{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ <br>26. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2023/305 - 2025/374<br>T.C.<br>ANKARA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>26. HUKUK DAİRESİ<br><br><br>ESAS NO\t: 2023/305 <br>KARAR NO\t: 2025/374<br><br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>K A R A R <br><br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 09.12.2022<br>NUMARASI\t\t: 2022/236 Esas 2022/977 Karar<br><br><br>DAVANIN KONUSU\t: Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan)<br>KARAR TARİHİ\t: 20.03.2025<br>GEREKÇELİ KARAR <br>YAZILMA TARİHİ\t: 21.04.2025<br><br>\tİlk derece mahkemesince verilen karara karşı davacı  vekili tarafından süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile  anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda;<br>\tTARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI<br>\tDavacı vekili, 13.02.2014 tarihinde davalı ...’ın idaresinde olup davalı ... Sigorta AŞ’ye zorunlu mali sorumluluk sigortası, davalı ... Sigorta AŞ’ye ihtiyari mali sorumluluk sigortası ile sigortalı olan ... plakalı aracın  önünde seyreden  aracın sağından geçerek davacıya çarpması sonucunda davacının yaralandığını, davalının kaza sonrasında olay yerini terk ettiğini, kaza nedeniyle yaralanan davacının ambulans ile hastaneye gidip geldiğini, günlük ihtiyaçlarını karşılayamadığını, maddi ve manevi olarak tarifsiz acılar yaşadığını, çalışma gücünün azalması ve hatta kaybı sebebi ile uğradığı zararlar, tedavi süresince çalışamamasından kaynaklanan zararlar, sair zararlar ile ekonomik geleceğinin sarsılması sebebiyle dava açıldığını belirterek tahkikat sonucunda davacının maddi ve manevi zararının değerinin tam ve kesin olarak belirlenmesi mümkün olduğunda artırılmak üzere, 10.000,00 TL maddi tazminatın haksız fiilin gerçekleştiği 13.02.2014 kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan tahsiline, 10.000,00 TL manevi tazminatın poliçede sorumlu olmaları halinde davalı sigorta şirketleri ile birlikte davalı ...’dan kaza tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini istemiştir.<br>\tDavalı ... vekili, olayın meydana gelmesinde davalının kusurlu olduğunu ancak kusurun tamamının davalıya atfedilmesinin hukuka aykırı olduğunu, olay yerinde yolun sağında arıza yapmış iş makinesi bulunduğunu, yolda gerekli güvenlik tedbiri alınmadığını, karayolunda kalan araçların kurallara uygun olarak işaretlenmesi gerektiğini, arıza yapan iş makinesinin en az 150 metre mesafe öncesinde koruyucu işaretleri ile aracını belli etmiş olması halinde kazanın gerçekleşmeyeceğini, davacı tarafça talep edilen zararların ispatı gerektiğini belirterek davanın reddini savunmuştur.<br>\tDavalı ... Sigorta AŞ vekili, kazaya karışan ... plakalı aracın davalı sigorta şirketine zorunlu mali sorumluluk sigortası ile sigortalı olduğunu, sorumluluklarının sigortalının kusuru oranında ve teminat limiti ile sınırlı olduğunu, SGK tarafından rücuya tabi ödeme yapılıp yapılmamasının belirlenmesi gerektiğini, kusur ve maluliyete ilişkin Adli Tıp Kurumundan rapor alınmasını talep ettiklerini, davadan önce müracaat bulunmadığından temerrütten söz edilemeyeceğini ve olay tarihinden itibaren faiz talep edilmesinin doğru olmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur. <br>\tDavalı ... Sigorta AŞ vekili, davaya bakmaya görevli mahkemenini asliye ticaret mahkemesi olduğunu ve görevsizlik kararı verilmesi gerektiğini, kazaya karışan aracın davalı sigorta şirketine genişletilmiş kasko poliçesi ile sigortalı olup sorumluluklarının poliçe teminat limitleri ile sınırlı olduğunu, talep edilen manevi tazminatın fahiş olup kaza tarihinden itibaren faiz talebinin yerinde olmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.<br> \tİLK DERECE MAHKEMESİ KARARI<br>\tMahkemece, 18.01.2019 tarihli ve 2014/477 Esas, 2019/19 Karar sayılı karar ile davacı ... tarafından açılan ve asıl dava ile birleşen Ankara 13. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2015/1008 Esas sayılı dava yönünden, davanın kısmen kabulüne ilişkin olarak verilen karara karşı davacı vekili ve davalı ... Sigorta AŞ vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Dairenin 04.03.2022 tarihli ve 2019/1605 Esas, 2022/553 Karar sayılı kararı ile kaldırılmasına karar verildiği, kaldırma kararı uyarınca 01.07.2022 tarihli ara kararı ile davacılar ... ve ...'nun davalarının asıl davadan tefriki ile ayrı bir esasa kaydına, davaya yalnız davacı ... yönünden devamına karar verilerek yapılan yargılama sonunda;  09.12.2022 tarihli, 2022/236 Esas, 2022/977 Karar sayılı karar ile kusura ilişkin düzenlenen 20.05.2016 tarihli raporda kazanın meydana gelmesinde davalı sürücünün % 100 oranında kusurlu olduğunun belirtildiği, davacı ... hakkında Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı tarafından Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği hükümleri uyarınca düzenlenen 21.06.2017 tarihli raporda sekel mahiyette arızası bulunmadığından maluliyet tayinine mahal olmadığı, geçici iş göremezlik süresinin 3 ay olduğunun belirlendiği, aktüer bilirkişi tarafından ibraz edilen 12.11.2018 tarihli rapordaki tespit ve hesaplamalar esas alınarak manevi tazminatın takdirine ilişkin ilkeler uyarınca maddi tazminat isteminin kısmen kabulü ile 1.057,07 TL geçici iş gücü kaybı tazminatının davalılar ... Sigorta AŞ ve ...'dan sigorta şirketi bakımından dava tarihinden, davalı ... bakımından kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte  müştereken ve müteselsilen tahsil edilerek davacı ...’a  verilmesine, davalı ... Sigorta AŞ aleyhine açılan maddi tazminatın reddine, manevi tazminat isteminin kısmen kabulü ile 1.000,00 TL manevi tazminatın davalılar ... Sigorta AŞ’den dava tarihi, davalı ...'dan kaza tarihinden itibaren işleyecek faiz ile birlikte müştereken ve müteselsilen tahsil edilerek davacı ...’a verilmesine, fazlaya ilişkin istemlerin reddine karar verilmiş, hükme karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. <br>\tİLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ<br>\tDavacı vekili istinaf dilekçesinde, kazaya ilişkin ceza yargılamasında ve mahkemece alınan kusura ilişkin raporlarda davalı sürücünün tam kusurlu olduğunun belirtildiğini, davacı ... hakkında düzenlenen raporda 3 ay süreyle iş göremez halde kaldığı, sürekli iş gücü kaybının bulunmadığının belirtildiğini, daha önce verilen kararın kaldırıldığını, hüküm altına alınan geçici iş göremezlik tazminatı ve manevi tazminat tutarının kazanın oluşuna, tarafların sosyal ve ekonomik durumlarına uygun olmadığını, manevi tazminat miktarı belirlenirken haksız eylem ile kazanın oluşuna sebep olan davalının kusuruna ve sosyal-ekonomik durumuna uygun bir tazminatın belirlenmesi gerektiğini, hüküm altına alınan manevi tazminat tutarının düşük olduğunu, davalı sürücünün trafikte makas atarak ilerlediğini, hüküm altına alınan geçici iş göremezlik tazminatı ve manevi tazminat tutarının adil olmadığını belirterek istinaf başvurusunda bulunmuştur. \t<br>\tDELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE<br>\t6100 sayılı HMK'nın 355. maddesi uyarınca ileri sürülen istinaf sebepleri ile sınırlı olarak dosya içindeki bilgi ve belgeler, Mahkeme kararının gerekçesi, dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesi ile yapılan inceleme sonucunda; <br>\tDavacı ... vekili, 13.02.2014 tarihinde davalı ...'ın idaresinde olup davalı ... Sigorta AŞ'ye zorunlu mali sorumluluk sigortası, davalı ... Sigorta AŞ'ye ihtiyari mali sorumluluk sigortası ile sigortalı aracın yaya konumundaki davaya çarparak yaralanmasına neden olduğunu belirterek maddi ve manevi tazminat talebinde bulunmuş, Ankara 7. Asliye Hukuk Mahkemesinin 05.11.2014 tarihli ve 2014/219 Esas, 2014/518 Karar sayılı görevsizlik kararı ile dosya Ankara 13. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2015/1008 Esas sırasına kaydedilmiş, 26.06.2015 tarihli karar ile Ankara 4. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2014/477 Esas sayılı dosyası ile birleştirilmiş, 18.01.2019 tarihli ve 2014/477 Esas, 2019/19 Karar sayılı karar birleşen Ankara 13. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2015/1008 Esas sayılı dava yönünden, davanın kısmen kabulüne ilişkin olarak verilen karara karşı davacı ... vekili ve davalı ... Sigorta AŞ vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Dairenin 04.03.2022 tarihli ve 2019/1605 Esas, 2022/553 Karar sayılı kararı ile kaldırılmış, kaldırma kararı uyarınca 01.07.2022 tarihli ara kararı ile davacılar ... ve ...'nun davalarının asıl davadan tefriki ile ayrı bir esasa kaydına, davaya yalnız davacı ... yönünden devamına karar verilerek yapılan yargılama sonunda davacı ...'ın maddi ve manevi tazminat talebinin kısmen kabulüne karar verilmiş, hükme karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. <br>\tDosya içeriğinden, 13.02.2014 tarihinde meydana gelen trafik kazasında davacının yaralandığı belirtilerek maddi ve manevi tazminat talebiyle açılan davada, davacı hakkında Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı tarafından Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği hükümlerine göre düzenlenen 21.06.2017 tarihli raporda davacının yapılan muayenesinde her iki diz eklem hareket açıklığının tam olduğu, ön çekmece, arka çekmece testlerinin negatif olduğu, her iki alt ekstremite arasında çap veya uzunluk farkı bulunmadığı tespit edildiği belirtildikten sonra trafik kazasına bağlı maluliyet tayinine mahal olmadığı, kaza nedeniyle bakıcı ihtiyacı olmadığı, geçici iş göremezlik süresinin 3 ay olduğunun belirtildiği, raporun kaza tarihi itibariyle Yargıtay uygulamalarına göre geçerli olan yönetmelik hükümlerine göre ve davacı muayene edilmek suretiyle düzenlendiği, hükme esas alınmış olmasında isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmıştır. Aktüer bilirkişi tarafından ibraz edilen 12.11.2018 tarihli raporda davacı ... için 3 aylık geçici iş göremezlik süresine göre 5.404,88 TL tazminat hesaplandığı, bu tazminattan SGK tarafından yapılan 4.247,81 TL geçici iş göremezlik ödemesi mahsup edilmek suretiyle belirlenen geçici iş göremezlik tazminatının hüküm altına alınmış olmasında isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmıştır.<br>\tDavacı vekilinin manevi tazminata ilişkin hükme yönelik istinaf başvurusuna gelince,  6098 TBK'nın 56. maddesindeki “Hakim, bir kimsenin bedensel bütünlüğünün zedelenmesi durumunda, olayın özelliklerini göz önünde tutarak, zarar görene uygun bir miktar paranın manevi tazminat olarak ödenmesine karar verebilir.\" hükmü ile aynı Yasanın 51.maddesinde de “Hâkim, tazminatın kapsamını ve ödenme biçimini, durumun gereğini ve özellikle kusurun ağırlığını göz önüne alarak belirler.” hükmüne göre, somut olayda olay tarihi (2014), olayın oluş şekli, kusur durumu, tarafların sosyal ve ekonomik durumu, davacının çektiği acı ve duymuş olduğu üzüntünün boyutu, hakkaniyet ve manevi tazminat miktarının bir taraf için zenginleşme aracı, diğer taraf için de yıkım olmaması ilkesi ve özellikle dava konusu trafik kazası nedeniyle davacının kalıcı maluliyet oluşmaksızın, 3 ay süre ile iş ve gücünden kalacak şekilde yaralanması ile bu nedenle uğradığı manevi zarar göz önüne alındığında hükmedilen manevi tazminat miktarının usul ve yasaya uygun olduğu anlaşılmıştır. <br>\t6100 sayılı HMK'nın 355. maddesi uyarınca ileri sürülen istinaf nedenleri ile sınırlı olarak yapılan inceleme sonucunda davacı ... vekilinin açıklanan nedenlerle yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun aynı Kanun'un 353/1-b-1. maddesi uyarınca esastan reddine karar vermek gerekmiştir. <br>\tHÜKÜM \t\t: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere;<br>\t1-Davacı ... vekilinin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1.b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, <br>\t2-Harçlar Kanunu gereğince davacıdan alınması gereken 615,40 TL istinaf karar ve ilam harcından peşin alınan 179,90 TL'nin mahsubu ile kalan 435,50 TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye gelir olarak kaydedilmesine,<br>\t3-Başvuran taraflarca yapılan istinaf yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, <br>\t4-Taraflarca yatırılan delil ve gider avansından kullanılmayan kısmın HMK'nın 333.maddesi uyarınca karar kesinleştiğinde yatırana iadesine, <br>\t5-Kararın taraflara tebliğine,<br>\tDosya üzerinden yapılan inceleme sonunda HMK'nın 361.maddesi gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içerisinde Yargıtay'da TEMYİZ  YOLU AÇIK olmak üzere 20.03.2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi. <br><br>\t\t\t\t<br><br>Başkan <br>Üye<br>Üye <br>Katip <br> <br><br><br>                     * Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.<br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"12f04b09e038ad6f","SID":"277b138f946a46b7"}}