{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>16. HUKUK DAİRESİ<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>DOSYA NO: 2023/1380 Esas<br>KARAR NO: 2025/490 Karar<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 01/12/2022<br>NUMARASI: 2020/702 E.  -  2022/897 K.<br>DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)<br>KARAR TARİHİ: 16/04/2025<br>İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. ve 356. maddeleri gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu;<br>G E R E Ğ İ  D Ü Ş Ü N Ü L D Ü:<br>DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı banka tarafından müvekkili aleyhine 20.200,00-TL bedelli bir adet çeke dayalı olarak icra takibine girişildiğini, müvekkilinin takip alacaklısı şahsa böyle bir borcunun bulunmadığını, söz konusu çekte yer alan imzanın müvekkiline ait olmadığını, bu nedenle imzaya itiraz ettiklerini, müvekkilinin takibe konu çekteki imzayı da tanımadığını, takip konusu çekin dayanağı olan herhangi bir borçlandırıcı işlemin davalı ile banka arasında yapılmış olmadığını, çekin arkasına da imzanın müvekkiline ait olmadığının şerh düşüldüğünü, buna rağmen banka tarafından kötü niyetli olarak takip başlatıldığını,  takibin haksız ve kötü niyetli olduğunu belirterek, takibe konu olan bonodaki imzanın müvekkiline ait olmaması sebebiyle borçlu olmadığının tespitine, kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla girişilen takibin tedbiren durdurulmasına, kötü niyetli alacaklının takip konusu alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere tazminata ve alacağın %10'u oranında para cezasına mahkum edilmesine, yargılama giderlerinin ve vekalet ücretinin davalıdan alınarak müvekkile verilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; dava menfi tespit davası olup, konusu bir miktar para ödenmesi olduğundan TTK m.5/A gereği huzurdaki davanın arabuluculuğa tabi olduğunu, davacı tarafın arabuluculuk kanun yoluna başvurmaksızın söz konusu davayı açtığından davanın öncelikle dava şartı yokluğu sebebiyle reddedilmesi gerektiğini davacı tarafın dava dilekçesinde müvekkili bankaya bir borcu olmadığını ve dava konusu çekte yer alan imzanın kendisine ait olmadığını iddia ettiğini, ancak davacı tarafın bu iddialarının asılsız olup gerçeği yansıtmadığını, davacı ...'nin dava dışı ... emrine, 25.06.2016 düzenleme tarihli, ... seri nolu, ... Bankası Dudullu Çarşı Şubesine ait 20.200 TL bedelli çek tanzim ettiğini, dava konusu çekin 27.06.2016 tarihinde müvekkili bankaya ibraz edildiğini, o tarihte çekin karşılığının bulunmaması sebebiyle 26.04.2017 tarihinde İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğü'nün ... E. Sayılı dosyası ile borçlu/davacı ...'ye karşı Kambiyo Senetlerine Özgü Haciz Yolu ile icra takibine geçildiğini, ödeme emrinin davacıya tebliğ edildiğini ve süresi içinde borca veya imzaya itiraz edilmediğinden takibin kesinleştiğini, İİK m.168/4 gereği borçlu imza itirazının ödeme emrinin tebliğinden itibaren 5 gün içerisinde, açıkça, dilekçe ile icra mahkemesine yapılması gerektiğini, aksi halde kambiyo senedindeki imzanın borçluya ait sayılacağını, süresi içinde imzaya itiraz edilmeyip işbu dosya ile imzaya itiraz edilmesinin yalnızca borçtan kurtulma maksadı taşıdığını, dava konusu çek üzerindeki imzanın da davacı tarafa ait olduğunu belirterek, dava şartı yokluğu sebebiyle öncelikle davanın usulden reddine, mahkeme aksi kanaatte ise hukuki dayanaktan yoksun davanın esastan reddine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.<br>MAHKEME KARARI: İstanbul Anadolu 4. Asliye Ticaret Mahkemesinin 01/12/2022 tarihli, 2020/702 Esasi 2022/897 Karar sayılı kararı ile \"…Mahkememizce alınan ATK fizik İhtisas Dairesi raporunda  dava konusu senetteki  imzanın  davacının  eli ürünü olmadığı, imzanın davacıya  ait olmadığı anlaşılmış ve davanın kabulüne karar vermek gerekmiş olup aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.<br>H  Ü  K  Ü  M: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle; Davanın KABULÜ ile,İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğün ... esas sayılı takip dosyasından takibe konu ... Bankası Dudullu Çarşı Şubesine ait ... nolu 25/06/2016 keşide tarihli, 20.200,00 TL bedelli çek yönünden BORÇLU OLMADIĞININ TESPİTİNE...\" karar verilmiştir.<br>İSTİNAF TALEBİ: Davalı vekili süresinde sunduğu istinaf dilekçesinde; davacı ...’nin, dava dışı ... emrine, 25.06.2016 düzenleme tarihli, ... seri nolu, ... Bankası Dudullu Çarşı Şubesine ait 20.200,00 TL bedelli çek tanzim ettiğini, dava konusu çekin 27.06.2016 tarihinde müvekkili bankaya ibraz edildiğini, o tarihte çekin karşılığı bulunmaması sebebiyle, 26.04.2017 tarihinde İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğü'nün ... E. Sayılı dosyası ile borçlu/davacı ...'ye karşı Kambiyo Senetlerine Özgü Haciz Yolu ile icra takibine geçildiğini, ödeme emri borçlu/davacıya tebliğ edilmiş olup, süresi içerisinde borca veya imzaya itiraz edilmediğinden takibin kesinleştiğini, İİK m.168/4 gereği borçlunun imza itirazını ödeme emrinin tebliğinden itibaren 5 gün içerisinde, açıkça, dilekçe ile icra mahkemesine yapması gerektiğini, aksi halde kambiyo senedindeki imzanın borçluya ait sayılacağını, süresi içerisinde imzaya itiraz edilmeyip huzurdaki dosya ile imzaya itiraz edilmesinin yalnızca borçtan kurtulma maksadı taşıdığını,Dava konusu çek üzerindeki imzanın davacıya ait olduğunu, davanın, usul ve yasaya aykırı  olup, tamamen kötü niyetle açıldığını, ayrıca bilirkişi raporuna itirazlarının ilk derece mahkemesi tarafından dikkate alınmadığını ve değerlendirme konusu yapılmadığını,Bilirkişi raporu hazırlanırken grafoloji biliminin gerekliliklerine uygun hareket edilmediğini, bu haliyle raporun objektif denetiminin mümkün olmadığını, öncelikle bilirkişi heyetinde herhangi bir grafoloji uzmanı bulunmadığını, yalnızca bilgisayar teknikleri kullanılarak imzaların incelendiğini, ayrıca bilirkişinin, kendince mukayese yaptığını,  ancak yapılan bu mukayeselerin görüntülerinin ve sair hususlarının rapora eklenmediğini, keza, bu görüntüler rapora eklenmediğinden, inceleme konusu imza ile mukayese imzanın tersim biçimi, işleklik derecesi, alışkanlıklar, istif, eğim, doğrultu, seyir, hız ve baskı derecesi bakımından iddia olunan farklılıkların görülmediğini, Bilirkişi raporuna dayanak kanıtlar ortaya konulmadığından yapılan inceleme ve tanzim edilen raporun Yargıtay’ın denetimine elverişli olmadığını, söz konusu raporda belirtilen özelliklerin tam ve kuşkuya yer vermeyecek şekilde belirlenmesi gerektiğini,  karşılaştırılan imza ve yazının hangi nedenlerle kuvvetle muhtemel davacı tarafın eli ürünü olmadığının fotoğraf ya da diğer uygun görüntü teknikleriyle desteklenmesi gerektiğini belirterek, arz ve izah edilen sebepler ile; istinaf kanun yolu başvurularının kabulü ile İstanbul Anadolu 4. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2020/702 Esas 2022/897 Karar sayılı dosyasından verilen kararın ortadan kaldırılmasına ve dosyanın yeniden inceleme amacıyla ilk derece Mahkemesine gönderilmesine karar verilmesi talep etmiştir.<br>DELİLLER: İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğünün... Esas sayılı takip dosyası incelendiğinde; alacaklının ... Bankası, borçlunun ... olduğu, 26.04.2017 tarihinde 20.200,00 TL asıl alacak olmak üzere, 23.949,00 TL toplam alacak için Kambiyo Senetlerine Özgü Haciz Yolu ile icra takibine başlandığı, takip dayanağının 25.06.2016 düzenleme tarihli, 8006418 seri numaralı, 20.200,00 TL bedelli çek olduğu tespit edilmiştir. Takibe konu çek örneği incelendiğinde; 25.06.2016 düzenleme tarihli, ... seri numaralı, ... Bankası Dudullu Çarşı Şubesine ait 20.200,00 TL bedelli çekte davacı ...' keşideci,  dava dışı ...’ın lehtar olduğu, çekin arkasında sırasıyla lehtarın ve davalı bankanın cirolarının bulunduğu, davalı vekilince dava konusu çekin 27.06.2016 tarihinde bankaya ibraz edildiği ve çek üzerindeki imzanın hesap sahibine ait olmadığından işlem yapılamadığının çekin arkasına yazıldığı tespit edilmiştir. İlk derece mahkemesince İstanbul Adli Tıp Kurumu Fizik İhtisas Dairesi’nden alınan 09/2022 tarihli, ... numaralı rapor incelendiğinde; \"… İnceleme konusu çekteki sınırlı sayıda harflerden ibaret yazı şeklinde tersim edilmiş basit tersimli keşideci imzası ile ...'nin mukayese imzaları arasında; tersim biçimi, işleklik derecesi, alışkanlıklar, istif, eğim, doğrultu, seyir, hız ve baskı derecesi bakımından farklılıklar saptandığından söz konusu imzanın mevcut mukayese imzalarına kıyasla kuvvetle muhtemel ...'nin eli ürünü olmadığı…\" yönünde görüş bildirildiği tespit edilmiştir.<br>G E R E K Ç E: Dava, icra takibinden sonra açılan imza inkarına dayalı menfi tespit davasıdır. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, karara karşı davalı vekili tarafından istinaf yargı yoluna başvurulmuştur. İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi gereğince, ileri sürülen istinaf başvuru nedenleri ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır. Davaya ve icra takibine konu çek üzerinde bulunan keşideci imzasının davacıya ait olmadığı iddia edilerek dava açılmış olup, İİK’nun 72/1. maddesi uyarınca davacı icra takibi sırasında da borçlu bulunmadığının tespiti davası açabilir. Mahkemece alınan Adli Tıp Kurumu raporu ile, çek üzerinde davacıya atfen atılan keşideci imzasının davacının eli ürünü olmadığına dair görüş bildirilmiştir. Davaya konu çek üzerindeki imzanın davacıya ait olduğunu ispat yükü çeki elinde bulunduran davalı taraftadır. Bilirkişi raporunu hazırlayan Adli Tıp Kurumu Fizik İhtisas Dairesi uzmanlarının grafoloji konusunda uzman oldukları, raporun inceleme metodlarına yer vermesi nedeniyle denetime uygun olduğu, Mahkemece davanın kabulüne karar verilmesinde hukuka aykırılık bulunmadığı kanaatine varılmakla, davalı vekilinin istinaf talebinin reddine karar verilmiştir.<br>H Ü K Ü M: Yukarıda açıklanan gerekçe ile: 1-6100 sayılı HMK.'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince davalı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf isteminin ESASTAN REDDİNE,2-Alınması gereken 1.379,86  TL nispi harçtan, peşin alınan 345,00 TL harcın mahsubu ile bakiye 1.034,86 TL eksik harcın  davalıdan alınarak hazineye irat kaydına, 3-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından avukatlık ücreti takdirine yer olmadığına,4-İstinaf yargılama giderleri olarak; a)Davacı avansından kullanıldığı anlaşılan; 20,00TL (posta-teb-müz) masrafının davalıdan alınarak, davacıya verilmesine, b)Davalı tarafça yapılan masrafların üzerinde bırakılmasına, 5-Artan gider avanslarının karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilk derece mahkemesince yatıran tarafa iadesine, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu 16/04/2025 tarihinde  oy birliği ile kesin olarak karar verildi. </font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"034c61fbb1b211f1","SID":"73893baf2de6ee39"}}