{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>16. HUKUK DAİRESİ<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>DOSYA NO: 2023/1379 Esas<br>KARAR NO: 2025/530<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 05/07/2023<br>NUMARASI: 2023/334 Esas, 2023/607 Karar<br>DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)<br>KARAR TARİHİ: 17/04/2025<br>İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. Maddesi gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu; <br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı tarafından her biri 100.000-TL bedelli 5 adet bonoya dayalı olarak İstanbul ... İcra Müdürlüğü ... E. sayılı dosyası ile kambiyo takibi başlatıldığını,  müvekkilinin takibe esas kambiyo senetlerinin borçlusu olmadığından dolayı yapılan takip açıkça hukuka aykırı olduğunu ileri sürerek, müvekkilinin borçlu olmadığının tespiti ile icra takibinin iptaline, davalı aleyhine  %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve etmiştir.<br>CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının kötü niyetli olarak itiraz ettiğini,  müvekkilinin iyi niyetli ve kendisine verilen şahsi güvene dayalı olarak aldığı senetleri takibe koyduğu, hukuki görüş ve düşüncelerde birlik olmayacağı huzurdaki dosya ile ortaya çıktığı, ancak itiraz edilen takibin geçirdiği uzun süreç ve aşamalar dikkate alındığında müvekkilin iyi niyetli olduğunu ve aleyhine tazminata hükmedilmesini gerektirecek ağır bir kusur olmadığını beyan ederek davanın reddini istemiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda, icra takibinin dayanağının  100.000 'er TL bedelli  5 adet bono olduğu,  şirket kaşesi üzerine iki adet imzanın bulunduğu, davacının isminin kaşe altında yer aldığı ancak bu isim altında ya da yanında ayrıca atılan bir imza olmadığı, senet metninde davacı tarafın imzasının sadece dava dışı şirketin kaşesi üzerinde yer aldığı, şirket kaşesi dışında ayrıca senet ön yüzünde davacının imzasının olmadığı, şirket kaşesinin altında davacının imzasının yer almasının davacı tarafı, dava dışı şirketten ayrı olarak ayrıca sorumlu tutulmasını gerektirir nitelikte olmadığı, davacının senet tanzim tarihinde dava dışı şirketin ortağı olduğu, davacının aval olarak şahsi sorumluluk şartları oluşmadığı gerekçesiyle, davanın kabulü ile;  davacının davalıdan İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... E. Sayılı icra dosyasından borçlu olmadığının tespitine, İİK 72/4 ve 5 maddesi şartları oluşmadığından tazminat hükmedilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.<br>İSTİNAF İSTEMİ: Davalı vekili istinaf dilekçesinde cevap dilekçesindeki savunmalarını tekrar ederek; mahkemenin kanunun açık hükmüne aykırı şekilde icrayı ve takibin durdurulmasına yönelik tedbir kararı verdiğini, her ne kadar senetlerde dava dışı borçlu ... İth. Ltd. Şti.'nin kaşesi üzerine atılmış imza bulunsa da, kaşe üzerinde iki ayrı imza olması ve davacı ...'in ismini yazarak ayrı ayrı noktalara iki ayrı imza attığının açık olduğunu, taraf delillerin toplanmaması ve grafolojik inceleme yapılmamasının usul ve esasa ilişkin önemli bir eksiklik olduğunu,  keşideci imzası dışında bononun ön yüzüne konulan her imza aval şerhi sayıldığını, senet metinlerinde yer alan çift imzanın birbirine olan uzaklığının, birbirinden bağımsız olan iki hukuki işlem ve hukuki sonuç doğduğunu ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.\t<br>GEREKÇE: Dava, menfi tespit talebine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda, yukarıda yazlı şekilde davanın  kabulüne karar verilmiştir. Karar  davalı  vekili  tarafından istinaf edilmiştir. Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, davaya konu takip dayanağı bonolarda keşideci ... Ltd. Şti'nin kaşesi üzerinde şirket yetkilisi olan davacının çift ismi bulunduğu, kaşenin altında ise davacının isminin yazılı olduğu, kaşe üzerinde çift imza bulunmasının diğer imzanın avalist imzası olduğu anlamına gelmeyeceği, kaşenin dışında bulunan imzaların aval imzası olduğu, davacının kaşe dışında imzasının bulunmadığı, davaya konu bonolarda davacı şirket yetkilisinin aval veren olarak şahsen sorumluluğunun bulunması için ,senede atılan ikinci imzanın şirket kaşesi üzerinde atılmaması gerektiği, aynı kişi tarafından kaşe üzerine atılan ikinci imzanın aval hükmünde olmadığı, davacının somut olayda aval veren olarak sorumluluğundan söz edilemeyeceği, bonoda kefil bölümünde davacının isminin yazılmış olmasının  bu durumu değiştirmeyeceği, çünkü aval için sadece imza yeterli olup ayrıca ad ve soyad yazılmasının gerekli olmadığı, (Emsal Kapatılan Yargıtay 19.HD'nin  2016/15397 E- 2018/3597 K.sayılı ve  2016/14686 E- 2018/1045 K.sayılı kararları) bu nedenlerle ilk derece mahkemesince davanın kabulüne karar verilmesinin yerinde olduğu  anlaşılmakla, davalı  vekilinin yerinde görülmeyen istinaf isteminin reddine karar verilmiştir.<br>HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davalı vekilinin istinaf talebinin HMK'nun 353/1-b-1 maddesi uyarınca  ESASTAN REDDİNE, 2-Alınması gereken 35.142,35 TL harçtan, peşin alınan 8.785,85 TL harcın mahsubu ile bakiye 26.356,50 TL harcın davalıdan alınarak hazineye irat kaydına, 3-Davalı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 4-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, oy birliğiyle kesin olarak karar verildi.17/04/2025</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"78b012372efc2d1a","SID":"cc7e5315f4746397"}}