{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>13. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2025/643 Esas<br>KARAR NO: 2025/578 Karar<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>NUMARASI: 2025/56 Esas- 2025/254 Karar<br>TARİH: 24/01/2025 (İstinafa Konu Ara Karar Tarihi)<br>TALEP: İhtiyati Haciz <br>KARAR TARİHİ: 10/04/2025<br>İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi:<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;  ... Ticaret A.Ş ile ... San. Tic. Ltd.Şti. arasında 13.06.2024 tarihinde kalıp ve mal üretimine ilişkin Tedarik Sözleşmeleri akledildiğini, müvekkili olduğu şirket işbu sözleşmeler kapsamındaki yükümlülüklerini eksiksiz olarak ifa etmiş olmasına rağmen ... tarafından sözleşme konusu ürünlerin whatsap ekran görüntüleri ve mail yazışmalarından da görüleceği hatalı ve kullanılamayacak şekilde üretildiğini, söz konusu üretilen tüm ürünlerde sızdırma meydana geldiğini, sözleşmede kararlaştırılan şekilde üretilmediği borçlu şirkete sözlü ve yazılı olarak bildirildiğini, ürünlerdeki hataların düzeltilmesinin talep edildiğini, ancak borçlu şirketin müvekkili şirketi türlü bahaneler ile oyaladığını fakat hataların düzeltilmesi için hiçbir aksiyon almadığını, bunun üzerine müvekkili şirketin 23.09.2024 tarihinde Beyoğlu ...Noterliği'nin ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile sözleşmeye konu ürünlerdeki hataların/sızdırmanın 2 hafta içerisinde giderilmesi gerektiğini, aksi halde sözleşmenin 13.1. maddesi uyarınca haklı nedenle tek taraflı feshedileceğini noter kanalı ile ihtar ettiğini, ancak borçlu şirket ile defalarca kez sözlü ve yazılı olarak iletişime geçilmesine rağmen ürünlerdeki hataların hiçbir şekilde giderilmediğini, ürünlerdeki hatalar giderilmediği gibi taraflar arasında akdedilen sözleşmenin \"8.2 Kalıp Bedelinin Ödenmesi\" başlıklı “Tedarikçinin ürünleri tam ve eksiksiz teslim edememesi halinde peşin olarak aldığı kalıp bedellerinin %30’unu Müşteriye iade etmeyi kabul eder.” maddesi uyarınca borçlu şirket ürünleri tam ve eksiksiz teslim edememesine rağmen, peşin olarak aldığı kalıp bedellerini müvekkili şirkete iade etmediğini, bu hususta müvekkili şirketin borçlu şirkete ulaşarak peşin olarak ödenen  tutarların iade edilmesini talep ettiğini ancak müvekkili şirketin tüm çabalarının sonuçsuz kaldığının mail yazışmaları ile de sabit olduğunu, bu nedenle borçlu şirkete ... üzerinden ihtarname gönderilerek, taraflar arasındaki sözleşmenin müvekkili şirket tarafından haklı sebeple feshediliğini, sözleşmenin \"8.2. Kalıp Bedelinin Ödenmesi” başlıklı maddesi uyarınca müvekkili şirket tarafından borçlu şirkete peşin olarak ödenen 168.000 TL ve 70.506 USD'nin şirket hesabına 5 iş günü içerisinde ödenmesi gerektiğinin ihtar edildiğini, ancak borçlu şirket ... Plastik tarafından bu güne kadar müvekkili şirkete bu hususta herhangi bir ödeme yapılmadığını, hal böyleyken müvekkili şirketin tahsil edemediği alacağının tahsili adına huzurdaki davanın ikame edildiğini, icra inkâr tazminatı talebi olduklarını, ayrıca alacağın rehin ile teminat altına alınmadığını, müvekkili şirketin alacağının faturaya bağlı bir alacak olduğunu, rehin ile teminat altına alınması durumunun söz konusu olmadığını, alacağının muaccel bir alacak olduğunu, öte yandan taraflar arasındaki sözleşmede açıkça belirtildiği üzere borçlu şirketin, ürünleri tam ve eksiksiz olarak teslim edememesi sebebiyle sözleşmeden kaynaklanan yükümlülüğünü ihlal ettiğini, bu durumda sözleşmede kararlaştırıldığı şekilde kalıp bedellerine ilişkin peşin olarak ödenen tutarı iade borcunun muaccel hale geldiğini, yaklaşık ispat koşulunun gerçekleştiğini, delilleri arasında mübrez taraflar arasındaki yazışmalar, sözleşmeler, faturaların incelenmesi ile ürünlerin borçlu şirket tarafından hatalı/ayıplı şekilde üretildiği, ihtara rağmen ayıpların giderilmediği, müvekkili şirket tarafından avans olarak ödenen tutarların iadesinin talep edildiği, ancak iadenin gerçekleştirilmediği, kalıp avansı olarak ödenen tutarlar, kalıpların sayısı ve birim fiyatlarının ne olduğu hususlarında yaklaşık ispat şartının sağlandığının görüleceğini beyanla öncelikle teminatsız, mahkeme aksi kanaatte ise münasip bir teminat karşılığında ihtiyati haciz taleplerinin kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ: İlk Derece Mahkemesi'nin 2025/56 Esas ve 24/01/2025 tarihli ara kararında; \"Talep, ihtiyati hacze ilişkindir. 2004 sayılı İİK.m258/f.1 hükmüne göre ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için mahkemenin ''alacağın varlığı hakkında kanaat edinmiş olması'' yeterlidir. Mahkemenin ''alacağın varlığına kanaat edinmiş olmasından'' anlaşılması gereken alacağın usul hukuku kurallarına göre kesin veya tam olarak ispat edilmesi değildir. Diğer hukuki himaye tedbirlerinde olduğu gibi ihtiyati hacizde de amaç davaya ilişkin yargılamadan farklı olarak, maddi hukuka dayanan hak bakımından nihai bir karar verip, uyuşmazlığı esastan sona erdirmek değildir. Yani ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için ispat gerekmez, yaklaşık ispat için delil sunulması yeterli olup, alacaklının ilişkisinin varlığını ve muaccel olduğunu tam ve kesin olarak ispat etmesi aranmamaktadır (Yargıtay 19. HD'nin 12/12/2019 Tarih, 2019/2300 E-2019/5531 K). Bu bağlamda dosya kapsamında yapılan değerlendirmede; talebe konu alacağın varlığı ve miktarı ile muacceliyet durumunun tespiti tamamen yargılamayı gerektirdiği, ihtiyati haciz koşullarından muaccel bir borcun varlığı hususunun henüz sabit olmadığı ve somut olay bakımından İİKm.257'de aranan koşulların oluşmadığı anlaşılmakla, ihtiyati haciz talebinin reddine karar vermek gerekmiştir...\"gerekçesi ile ''Davacı yanın ihtiyati haciz talebinin REDDİNE,'' karar verilmiş ve karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.  <br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Dosya kapsamında 24.01.2025 tarihli ara karar ile ihtiyati haciz talebinin reddine karar verildiğini, ret kararının gerekçesinin alacağın varlığının yaklaşık olarak ispatlanamaması olarak gösterildiğini, somut dosya içerisindeki bilgi ve belgelerin alacağın varlığı hususunda yaklaşık ispat koşullarını sağladığını, müvekkili ile davalı arasında 13.06.2024 tarihinde kalıp ve mal üretimine ilişkin tedarik sözleşmeleri akdedildiğini, müvekkili şirketin, taraflar arasında akdedilen tedarik sözleşmeleri kapsamındaki yükümlülüklerini eksiksiz olarak ifa etmiş olmasına rağmen davalının sözleşme konusu ürünleri hatalı ve kullanılamayacak şekilde ürettiğini, işbu hususun dosyaya sunmuş oldukları Whatsapp ekran görüntüleri ve mail yazışmaları ile de sabit olduğunu;Ürünlerdeki hatalar davalı şirket tarafından giderilmediği gibi taraflar arasında akdedilen sözleşmenin \"8.2 Kalıp Bedelinin Ödenmesi\" başlıklı “Tedarikçinin ürünleri tam ve eksiksiz teslim edememesi halinde peşin olarak aldığı kalıp bedellerinin %30’unu Müşteriye iade etmeyi kabul eder.” maddesi uyarınca borçlu şirketin ürünleri tam ve eksiksiz teslim edememesine rağmen, peşin olarak aldığı kalıp bedellerini müvekkili şirkete iade etmediğini, bu hususta müvekkili şirketin borçlu şirkete ulaşarak peşin olarak ödenen  tutarların iade edilmesini talep ettiğini ancak müvekkili şirketin tüm çabalarının sonuçsuz kaldığının mail yazışmaları ile de ortaya konduğunu; İİK madde 258/f.1'in; \"Alacaklı alacağı ve icabında haciz sebepleri hakkında mahkemeye kanaat getirecek deliller göstermeğe mecburdur.\" hükmünü haiz olduğunu, delillerinin arasında mübrez taraflar arasındaki yazışmalar, sözleşmeler ve faturaların incelenmesi ile ürünlerin davalı borçlu şirket tarafından hatalı/ayıplı şekilde üretildiği, ihtara rağmen ayıpların giderilmediği, müvekkili şirket tarafından avans olarak ödenen tutarların iadesinin talep edildiği, ancak iadenin gerçekleştirilmediği, kalıp avansı olarak ödenen tutarlar, kalıpların sayısı ve birim fiyatlarının ne olduğu hususlarında yaklaşık ispat şartının sağlandığının görüleceğini; Bunun yanı sıra taraflar arasındaki borçlu şirketin, ürünleri tam ve eksiksiz olarak teslim edememesi sebebiyle sözleşmeden kaynaklanan yükümlülüğünü ihlal ettiğini, bu durumda sözleşmede kararlaştırıldığı şekilde kalıp bedellerine ilişkin peşin olarak ödenen tutarı iade borcunun muaccel hale geldiğini, dolayısıyla dosyaya sunulan delillerin taraflar arasındaki ticari ilişkinin içeriği ve tutarı konusunda haklılıklarını tevsik eder mahiyette olduğunu, somut uyuşmazlıkta yaklaşık ispat şartının sağlandığının kabul edilmesi gerektiğini beyanla İlk derece mahkemesinin 24.01.2025 tarihli ara kararının kaldırılmasına, öncelikle teminatsız, aksi kanaatte olunması halinde ise münasip bir teminat karşılığında ihtiyati haciz taleplerinin  kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. <br>İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ: HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır. Talep; tedarik sözleşmesi uyarınca peşin olarak ödenen bedelin sözleşme konusu ürünlerin ayıplı teslim edildiğinden bahisle iadesi için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali talebi ile açılan davada alacağın tahsilinin temini için ihtiyati haciz kararı verilmesine ilişkin olup, Mahkemece yukarıda açıklanan gerekçe ile talebin reddine karar verilmiş, karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. Davacı vekili tarafından, İlk Derece Mahkemesince verilen 24/01/2025 tarihli ihtiyati haciz talebinin reddine yönelik ara kararın 26/02/2025 tarihinde istinaf edilmesi üzerine dosyanın Dairemize gönderildiği, Mahkemece 27/03/2025  tarihli karar ile davanın reddine karar verildiği ve davanın esastan sonuçlandığı anlaşılmıştır. İlk derece mahkemesince davanın esası hakkında karar verilmiş olduğundan istinafa konu 24/01/2025 tarihli ihtiyati haciz talebinin reddine yönelik ara karar yönünden istinaf incelemesi konusuz kalmıştır. Bu nedenle verilen ara kararın nihai kararla birlikte kanun yolu aşamasında değerlendirilmesi hususu saklı kalmak üzere, davacının istinaf başvurusu hakkında karar verilmesine yer olmadığına yönelik olarak aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.<br>HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davacının konusuz kalan istinaf başvurusu hakkında KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA; 2-Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına, 3-İstinaf talep eden davacı tarafından yatırılan istinaf karar harcının talep halinde iadesine, 4-İstinaf başvurusu için yapılan yargılama giderlerinin esas hükümle birlikte ilk derece mahkemesince yargılama giderleri içinde değerlendirilmesine, 5-Artan gider avansı olması halinde  yatıran tarafa iadesine, 6-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğe gönderilmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 10/04/2025 tarihinde HMK'nın  362/1-f  maddesi gereğince kesin olarak oy birliği ile karar verildi. </font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"eb7cba4a9fb73584","SID":"c147d4d955e23ea9"}}