{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>16. HUKUK DAİRESİ<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>DOSYA NO: 2023/1289 Esas<br>KARAR NO: 2025/546<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 1. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 27/04/2023<br>NUMARASI: 2022/125 Esas,  2023/80 Karar<br>DAVANIN KONUSU: Marka (Tecavüzün Tespiti İstemli)<br>KARAR TARİHİ: 17/04/2025<br>İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. Maddesi gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu; <br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin ... tescil numaralı “...”, ... numaralı “...”, ... numaralı “...”, ... numaralı “...”, ... numaralı “...”, ... numaralı “...”, ...numaralı “... ” ve ... numaralı “... ” markalarının TPMK nezdinde tescilli olduklarını, davalının iş yerinde müvekkilinin markasını taşıyan taklit çorap satışı yapıldığının haber alınması üzerine iki adet ürünün satın alındığını, ürünün ve fişinin dosyaya sunulduğunu, davalının bu eyleminin marka haklarına tecavüz ve haksız rekabet oluşturduğunu ileri sürerek, müvekkilinin marka haklarına tecavüz ve haksız rekabet teşkil eden taklit nitelikte ürünlerin satışa sunulup sunulmadığının tespitine, ticari amaçla elde bulundurulan taklit nitelikteki ürünlerin muhafaza altına alınmasına, davalının eylemlerinin  müvekkilinin marka haklarına tecavüz ve haksız rekabet teşkil ettiğinin tespitine, durdurulmasına, taklit nitelikteki ürünlere el konulmasın karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>CEVAP: Davalı cevap dilekçesi vermemiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:  İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; davalının 07/06/2021 tarihinde ticari faaliyetine başladığı, iş yerinde yapılan delil tespiti ile \"...\" markalı taklit çorap ürünlerinin mevcut olduğunun tespit edildiği, davalı tarafça da bu hususun doğrulandığı, ancak davalının bu ürünleri taklit olduklarını bilmeden başkasından satın aldığının savunulduğu, davacıya ait \"...\" markasının giysiler için bilinirliği olan bir marka olduğu, en az bir yıldan bu yana giyim eşyası satışı işiyle iştigal eden davalının bu markayı taşıyan ürünleri satmak amacıyla başkasından satın alsa dahi basiretli bir tacir gibi davaranarak orijinal ürünler olup olmadıklarını araştırması gerektiği, bu nedenle olayda kusurlu olduğu, davalının sattığı taklit çorap ürünlerinin davacıya ait \"ayak giysileri ve çorap\" için tescilli olan \"...\" esas unsurlu markaları birebir taşıdığı, bu durumun davacının marka haklarına tecavüz teşkil ettiği, sınai mülkiyet haklarının kendi özel yasası niteliğindeki 6769 sayılı SMK hükümleriyle korunması ve TTK’nın 55/1-a-4 maddesindeki düzenleme karşısında, davalının davacı adına tescilli markaların yer aldığı taklit ürünleri satması eyleminin TTK’nın 55/1-a-4.maddesi uyarınca aynı zamanda haksız rekabet teşkil ettiğine ilişkin talebin reddine karar vermek gerektiği gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile; davalının ... İÇ GİYİM isimli işyerinde davacıya ait \"...\" markalı sahte çorap ürünlerini satmak suretiyle davacının marka haklarına tecavüz ettiğinin tespitine, tecavüzün önlenmesine, davalıya ait iş yerinde satılan taklit ürünlerin muhafaza altına alınmasına, karar kesinleştiğinde masrafı davalıdan alınmak suretiyle imhalarına, fazlaya ilişkin taleplerinin reddine karar verilmiştir.<br>İSTİNAF İSTEMİ: Davacı vekili istinaf dilekçesinde; davalının hukuka ve ahlaka aykırı dava konusu edilen eyleminin, müvekkilinin markalarına karşı toplumda edindiği tanınırlığı, oluşturduğu güveni ve itibarının sömürülmesine neden olduğunu, Yargıtay kararlarında belirtildiği gibi, marka hakkının ihlaline ilişkin tespit sonucunda marka hakkına tecavüzün gerçekleştiğini ve bu eylemlerin aynı zamanda haksız rekabet oluşturacağının benimsenen görüş olduğunu, sınai mülkiyet haklarına dayalı olarak, bir sınai hak ihlalinin tespiti veya tespit sonucunda tazminat talepli davalarda, aynı zamanda başka bir fikri mülkiyet hakkına tecavüz edildiğinin ispatı ve tespiti halinde, her iki hak yönünden ayrı ayrı tazminata ve vekalet ücretine hükmedilirken, tamamlayıcı nitelikteki haksız rekabet hükümleri yönünden ayrıca vekalet ücretine hükmedilmediğini ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.<br>GEREKÇE: Dava, markaya tecavüzün, haksız rekabetin tespiti, men'i ve ref'i talebine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda, yukarıda yazlı şekilde davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Karar davacı  vekili  tarafından istinaf edilmiştir.Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı,  6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu ile haksız rekabet hükümlerinin birlikte uygulanmasını gerektiren kümülatif korumanın uygulama alanı kalmadığı gözetilerek haksız rekabetin tespiti, men'i ve ref'ine dair talepler yönünden ret kararı verilmesinin yerinde olduğu, (Yargıtay 11.HD'nin 2024/2085 E- 2025/416 K.,  2024/1738 E- 2025/58 K.,2024/1482 E- 2025/38 K., 2019/5189-1852 E-K, 2021/89-3054 E-K sayılı kararları) davanın reddine karar verilen kısmı yönünden, davalı lehine vekalet ücretine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla, davacı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf isteminin reddine karar verilmiştir.<br>HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davacı vekilinin istinaf talebinin HMK'nun 353/1-b-1 maddesi uyarınca  ESASTAN REDDİNE, 2-Alınması gereken 615,40 TL harçtan, peşin alınan 179,90 TL harcın mahsubu ile bakiye 435,50 TL harcın davacıdan alınarak hazineye irat kaydına, 3-Davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 4-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,  Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK'nun 361.maddesi uyarınca tebliğden itibaren iki haftalık süre içerisinde Yargıtay ilgili hukuk dairesinde temyiz yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi.17/04/2025</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"877586002af2ab95","SID":"b8b132f7869e55ca"}}