{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM  20. HUKUK DAİRESİ     <br>Esas-Karar No: 2025/628 - 2025/580<br>                     T.C.<br>                 ANKARA <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>         20.HUKUK DAİRESİ <br><br>ESAS NO       : 2025/628 <br>KARAR NO\t: 2025/580<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>                                                                                                K A R A R <br><br><br><br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 5. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t:10/01/2025 <br>NUMARASI\t\t: 2025/11 E.  <br><br><br>DAVANIN KONUSU\t: İhtiyati tedbir<br><br>\tTaraflar arasında görülen davada Ankara 5. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 10/01/2025 tarih ve 2025/11 E.  sayılı kararın Dairemizce incelenmesi  davacı tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:<br><br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ\t:Davacı vekili, müvekkili şirketin bayilerinden olan ...'nun davalı firmaya ait ve tüketicilere yönelik şikayetlerin yayınlandığı \"www.....com\" adlı internet sitesinde müvekkili aleyhine karalama yazısı yazdığını, müvekkilinin davalı şirkete anılan karalama yazısını kaldırılması amacıyla üç kez ez ihtarda bulunmasına rağmen davalının karalama yazısını kaldırmadığını,   davalının şikayet siteleri arasındaki tekel durumundan yararlanarak müvekkil firmaya yönelik dijital  baskı ve linç politikası uyguladığını, müvekkilini gündemde olmayan eski şikayetleri yayınlamakla tehdit ettiğini, davalının eyleminden dolayı iptal edilen satışlar neticesinde müvekkilinin minimum 50.000,00 TL zararının bulunduğunu, ancak gerçek zararın davalının bu yayınları sonrasında müvekkili ile iş yapmaktan vazgeçen bayilerin sayısı ve yaşanan  potansiyel müşteri kaybı ile ortaya çıkacağını, davalı şirket internet sitesinden karalama yazılarını kaldırsa  dahi Google arama motorunda anahtar kelimelerin saklı olup  unutulmadığını ve her fırsatta yapılan aramalarda kullanıcılarının yani potansiyel müşterilerin karşılarına çıkmaya devam edeceğini, haklı ya da  haksız anonim kullanıcılar tarafından yazılan tüm yazıları yayınlayarak bu ihtilaflardan reklam gelirleri elde eden davalının, ayrıca isimlerinin yayınlanmasını istemeyen şirketleri kurumsal üye olmaya zorladığını ileri sürerek, ... markasıyla ilgili bayiler dahil karalama amaçlı yazılarının yayına alınamaması için markanın \"www.....com\" URL adresindeki siteden çıkarılmasına, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla ihlalin ve zararın gerçekleştiği 5/12/2024 tarihinden itibaren hesaplanacak faizi ve e-tespit gideri ile birlikte şimdilik 51.520,00 TL maddi tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br> Davalı şirket vekili, Ankara Bölge Adliye Mahkemesinin kararı ile davacının dosya içinde deliller arasında bildirmiş olduğu arabuluculuk anlaşma belgesinin uygulanabilir olmadığına  karar verildiğinden dava şartının bulunmadığını, internet sitesi içindeki yorumların kullanıcılar tarafından oluşturulup gerekli kontrollerin ardından sitede yayınlandığını, yazının  sahibi olan kullanıcının bir işletmeden almış olduğu hizmetten kaynaklanan mağduriyetini dile getirmesinin  Anayasadan kaynaklanan ifade özgürlüğünün ve yakınma hakkının kullanımından ibaret olduğunu,   yazı sahibinin siteye 2009 yılından beri üye olup 47 farklı firma  ya da marka hakkında şikayet yazmış olup sırf davacıyı karalama adına şikayet yazmadığının ortada olduğunu savunarak davanın  reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>  <br>İLK DERECE MAHKEMESİ ARA KARARININ ÖZETİ: Mahkemece, davacıya ait \"...\" markasına yönelik tecavüz iddiasının yaklaşık olarak ispat edilemediği,  davacıya ait internet sitesinde yer verilen \"...\" markasının kullanıldığı hizmetin nevi ile davacıya ait \"...\" markası kapsamında yer alan hizmetlerin aynı veya benzer olup olmadığı hususunun teknik inceleme gerektirdiği, bununla birlikte 6769 sayılı SMK m.159 hükmü uyarınca \"hükmün etkinliğini temin etmek üzere\" SMK m.159/2'de belirtilen tedbir kararlarının verilebileceği, somut olayda, davacının davalıya isnat ettiği eylemden kaynaklı olarak salt maddi tazminat isteminde bulunduğu ve maddi tazminat istemi bakımından bu hükmün etkinliğini temin etmek üzere davacının talep ettiği ihtiyati tedbir kararının verilemeyeceği gerekçeleriyle tedbir  isteğinin reddine  karar verilmiştir. <br><br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:  Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde,  dava dilekçesi ekinde yer alan 18 adet delille yaklaşık ispat külfetininin fazlasıyla yerine getirildiğini, taraf firmalarının faaliyetlerinin birbiriyle alakası bulunmadığını, davanın teknik incelemeye muhtaçmış gibi algılanmasının zararı arttırmaktan başka bir işe yaramayacağını, kararda \"salt maddi tazminat isteminde bulunduğu, maddi tazminat istemi bakımından bu hükmün etkinliğini temin etmek üzere davacı yanın talep ettiği ihtiyati tedbir kararının verilemeyeceği\" gerekçesine dayanılmış ise de, müvekkilinin davadan beklentisinin sırf maddi zararın tazmini olmayıp önceliğinin sektöründe faaliyetine devam etmek olduğunu, yayının tedbiren durdurulmasının davalının eylemlerini tekrar etmemesi açısından hükmün etkinliğinin tesisine yönelik  bir uygulama olacağını, dolayısı ile aynı zamanda orantılı  olacağını, davalının zarar veren eylemleri ve bu konudaki ısrarcı yaklaşımı devam ederken tedbir uygulanmamasının müvekkilinin yaşayabilceği zararları yıkıcı hale getireceğini, davalının süreklilik arz eden, ısrarla yapılan ve karşılığında kazanç beklentisi olan haksız rekabet niteliğindeki fiillerinin marka hakkına tecavüz oluşturduğunu ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını ve tedbir isteğinin kabulüne karar verilmesini istemiştir.  <br><br>GEREKÇE\t: Talep, ihtiyati tedbir  istemine ilişkindir.<br>\tİnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.<br>Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, ihtiyati tedbirin şartlar başlıklı HMK'nın 389. maddesi uyarınca, mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkânsız hâle geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hâllerinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebileceği, HMK'nın 390/3. maddesi uyarınca ihtiyati tedbir talep eden tarafın, dilekçesinde dayandığı ihtiyati tedbir sebebini ve türünü açıkça belirtmek ve davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorunda olduğu, somut olayda dosya kapsamında bulunan delillere göre ihtiyati tedbir talep edenin haklılığının yaklaşık olarak ispat edilmediği  anlaşılmakla, ihtiyati tedbir isteyen vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir.<br><br> <br><br>HÜKÜM\t: Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere;<br>\t1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,<br>\t2-Alınması gereken 615,40-TL maktu istinaf karar ve ilam harcı ihtiyati tedbir isteyen tarafından istinaf başvurusunda yatırılan harcın mahsubu ile yeniden harç alınmasına yer olmadığına,<br>\t3-İstinaf aşamasında davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin uhdesinde bırakılmasına,<br>\t4-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,<br>\tDair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile  20/03/2025 tarihinde HMK 362/1-f maddesi uyarınca KESİN olmak üzere karar verildi.<br><br>GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 21/03/2025\t\t<br><br>Başkan<br><br> <br><br>Üye<br><br> <br><br>Üye<br><br> <br> <br>Katip<br><br> <br><br><br><br><br><br>Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.<br><br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"6f528b6d985d6db3","SID":"471728eb06b4a59f"}}