{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM  20. HUKUK DAİRESİ     <br><br>                     T.C.<br>                 ANKARA <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>         20.HUKUK DAİRESİ <br><br>ESAS NO       : 2023/404 <br>KARAR NO\t: 2025/576<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>                                                                                                  K A R A R <br><br><br>BAŞKAN\t\t: ...                    (...)<br>ÜYE\t\t: ...  (...)<br>ÜYE\t\t: ...                (...)<br>KATİP\t\t: ...          (...)<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 3. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 08/12/2022<br>NUMARASI\t\t: 2022/142 E. -  2022/417 K.<br><br><br>DAVANIN KONUSU\t: Marka (Marka Hükümsüzlüğünden Kaynaklanan)<br><br>\tTaraflar arasında görülen davada Ankara 3. Fikri Ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 08/12/2022 tarih ve 2022/142 E. - 2022/417 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:<br><br> TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ\t: Davacı vekili, davalının 2020/141113 başvuru  numarası ile \"...\" ibareli markanın 23. ve 35/5. sınıflarda tescili isteğine yönelik müvekkilinin itirazının YİDK tarafından nihai olarak reddedildiğini, gıda, temizlik ve her türlü tüketim maddesinin üretimi ve toptan satışı alanında faaliyet gösteren müvekkilinin \"...\" esas unsurlu seksenin üzerinde tescilli markasının mevcut olup markanın tanınmış marka  niteliğinde bulunduğunu, müvekkilinin tescilli markalarında esas unsur olarak yer alan “... ve ...” ibaresi ile itiraza konu olan markanın asli unsurunu teşkil teşkil eden “...” ibaresinin ayniyet derecesinde benzer ve markaların kapsamındaki mal ve hizmetlerin aynı/aynı tür olduğunu, bu itibarla davalı tarafından bu marka adı altında yapılacak her türlü proje, ürün ve tanıtımların müvekkiline ait olduğu yönünde bir izlenim oluşacağını ve davalının müvekkiline ait markaların varlığından haberdar olmasına rağmen bu markalarının tanınmışlığından yararlanmak amacıyla kötü niyetle tescil başvurusunda bulunduğunu ileri sürerek YİDK'in  2022-M-934 sayılı kararın iptaline ve markanın hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>Davalı kurum vekili, alınan kararlar ve yapılan işlemlerin usule ve yasaya uygun olduğunu belirterek davanın reddini talep etmiştir. <br>Davalı ... vekili, iki aylık süre içinde açılmadığından davanın süreden reddi gerektiğini, müvekkiline ait tescili istenen markanın siyah düz renklerde olup ilk harfinin büyük, davacının markasının ise küçük harflerle mavi renkte turuncu bir halka içerisinde yazılı olduğunu,  markaların yazı tiplerinin farklılık taşıdığını, üçüncü bir göz ile bakıldığında iki ibarenin birbirine benzemediğinin açık olduğunu, işitsel olarak ... ve ... kelimelerinin vurgu ve heceleme bakımından benzemediklerini, ibarelerin günlük hayatta sıklıkla kullanılan kelimelerden oluşu nedeniyle tüketiciler tarafından anlamlarının bilinmekte olup karıştırılma ihtimalinin bulunmadığını, davacı tarafça tanınmışlığa ilişkin sunulan tek argümanın google aramalarından ibaret olduğunu, başkaca bir delil sunulmadığından bu iddianın haksız olduğunu, davacının ticaret unvanındaki ismi ile müvekkilin markasındaki ibare farklı olduğundan SMK'nın 6/6 hükmündeki koşulların oluşmadığını, itiraza mesnet markalar gıda alanında kullanılmakta iken müvekkilinin markasının tekstil alanında kullanıldığını ve markalar benzer olmadıklarından haksız kazanç ihtimali bulunmadığı gibi müvekkilinin kötü niyetli olduğuna dair hiç bir somut delil ortaya konulamadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.<br><br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece, 5000 sayılı kanunun 15/c maddesi uyarınca YİDK kararlarının iptali istemi bu kararların tebliğinden itibaren iki aylık hak düşürücü süre içinde istenebilecek olup somut olayda iptali istenen YİDK kararı davacıya 13/02/2022 tarihinde tebliğ edildiğinden iki aylık sürenin dolduğu 13/04/2022 tarihinden sonra 14/04/2022 tarihinde açılan davanın usulden reddine, marka hükümsüzlüğü yönünden; dava konusu marka ile davacı markalarında “...” ibaresi ortak olarak yer alsa da, “...” ibaresinin ayırt edici niteliğinin zayıf olduğu, zayıf ibarelerin küçük eklemelerle ortalama tüketici nezdinde farklılaşabileceği, birinin bir yere gelmesini isteme, davet anlamına gelen “...” ibaresine yapım eki getirilerek oluşturulan \"...\" ibaresinin bir düşünce, görüntü vb.nin bir başkasını hatırlatması anlamına gelmekte olup hem işitsel hem de kavramsal olarak farklılaştığı, dolayısıyla bu durumun işletmeler arasında bir farklılığa yol açacağı, “...” ibareli markanın ayırt edici niteliği zayıf olduğundan üçüncü kişilerin markaları ile normal koşullarda iltibas ihtimali olsa dahi davacının üçüncü kişilerin bu kullanımlarına katlanmak durumunda olduğu, dava konusu markanın kapsamında yer alan mallar/hizmetler davacının redde gerekçe markalarının kapsamında aynı/aynı tür/benzer olarak yer alsa da, dava konusu marka ile redde gerekçe markalar arasında işitsel, görsel ve anlamsal olarak iltibas oluşturacak düzeyde benzerlik bulunmaması nedeniyle dava konusu marka ile redde gerekçe markalar arasında karıştırılma ihtimalinin söz konusu olmadığı, davacıya ait markanın tanınmışlığı iddiasının somut delillerle ortaya konulamadığı, marka başvurusunun kötü niyetli olduğuna ilişkin somut verilerin dosya kapsamında mevcut olmadığı ve davacının  “...” ibaresini veya bu ibareyle karıştırılma ihtimaline yol açacak başka bir ibareyi Türkiye’de uzun süredir dava konusu mallar/hizmetler bakımından kullandığına dair herhangi bir delil sunulmadığı gerekçeleriyle de  hükümsüzlük istemine ilişkin davanın esastan reddine karar verilmiştir.<br><br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde, dava konusu marka ile müvekkiline ait markanın kapsamında bulunan mal ve hizmetler aynı/benzer olmasına rağmen, subjektif yorumla iltibasın olmadığına dair kanaatın çelişkili olduğunu,  müvekkiline ait markanın asli unsurunu oluşturan \"...\" ibaresinin davalı markada aynen yer aldığını, bilirkişi raporunda belirtildiği üzere markalar arasında görsel, işitsel ve kavramsal benzerlik bulunmakla iltibasın varlığının kabulü gerektiğini, müvekkilinin “...”, \"...\" markalarını uzun yıllar boyunca sıkı bir çalışma programı ve emekle bilinen bir marka haline getirdiğini, bu nedenle zayıf marka tanımlamasının kabul edilemeyeceğini, müvekkiline ait markanın tanınmış marka niteliğinde olup şirkete ait internet sitesi arşiv kayıtlarından bu hususun açıkça tespit edileceğini, \"...\" ibaresi aynı zamanda müvekkilinin ticaret unvanı içinde yer aldığından müvekkilinin bu ibareyi içeren markaların kullanımını yasaklama hakkının bulunduğunu, internet üzerinden yapılacak basit bir araştırma ile müvekkiline ait markanın bilinirliği ortaya konulacağından davalının kötü niyetli olduğunu, karıştırılma ihtimalini gösteren ayrıntılı bilgi ve görsellerin dosyada bulunduğunu ve YİDK kararına yönelik iptal davasının iki aylık süre içinde açıldığını ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir. <br> <br>GEREKÇE\t:Dava, Marka ile ilgili kurum kararının İptali, Marka hükümsüzlüğü istemine ilişkindir.<br>\tİnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. <br>\tDosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, 2022-M-934 sayılı YİDK kararının davacı vekiline 13/02/2022 tarihinde tebliğ edildiği iki aylık dava açma süresinin 12/4/2022 tarihinde sona erdiği, anılan günün resmi tatil olmadığından 14/4/2022 perşembe günü YİDK kararının iptali istemiyle açılan davanın süresinde olmadığı, tescilli bir marka ile başvuru konusu işaret arasında iltibasa sebebiyet verebilecek derecede görsel, sescil ve anlamsal benzerlik olup olmadığının, her ikisinin ayırt edici ve baskın unsurları nazara alınarak münferit unsurlardan ziyade bütünü itibariyle bıraktığı izlenimin nazara alınarak belirlenmesi gerektiği, davacının itiraza mesnet markalarıyla davalının başvurusu arasında biçim, düzenleme ve tertip tarzı itibariyle görsel, sescil ve anlamsal olarak ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede bir benzerlik bulunmadığı, zira “...” ibaresi ortak olarak yer alsa da, davacının markasındaki \"...\" ibaresi ile davalının markasındaki \"...\" ibaresinin işitsel ve kavramsal olarak farklı olduğu, “...” ibaresinin ayırt edici niteliğinin zayıf olup davalı tarafından yapılan  küçük ekleme ile ortalama tüketici nezdinde  taraf markalarının farklılaştığı, taraf markaları benzer olmadığından tanınmışlığın somut uyuşmazlığa bir etkisinin bulunmadığı ve dava konusu marka başvurusunun kötü niyetle yapıldığının da kanıtlanamadığı anlaşılmakla, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir.<br> <br><br>HÜKÜM\t: Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere;<br>\t1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,<br>\t2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 615,40-TL maktu istinaf karar ve ilam harcından, davacı tarafından istinaf başvurusunda yatırılan 80,70-TL istinaf karar ve ilam harcının mahsubu ile bakiye 534,70-TL'nin davacıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına, <br>\t3-İstinaf aşamasında davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin uhdesinde bırakılmasına,<br>\t4-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,<br>\tDair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile 20/03/2025 tarihinde HMK 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere karar verildi. <br><br>GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 21/03/2025\t\t<br><br>Başkan<br>...<br><br><br>Üye<br>...<br> <br> <br>Üye<br>...<br> <br> <br>Katip<br>...<br> <br><br><br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"7f39e718471c465d","SID":"05271b47e9f43616"}}