{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. KONYA BAM   6. HUKUK DAİRESİ     Esas-Karar No: ........<br>T.C.<br>KONYA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>  6. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO\t: ........<br>KARAR NO\t: ........<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>BAŞKAN\t\t: ........  (...)<br>ÜYE\t\t\t: ........  (...)<br>ÜYE\t\t\t: ........  (...)<br>KATİP\t\t: ........  (...)<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: Konya.... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 07/05/2024<br>NUMARASI\t\t: ... Esas - ... Karar<br>İSTİNAF EDEN DAVACI: ........<br>VEKİLİ\t\t\t\t: Av........<br>İSTİNAF EDEN DAVALI: ...........  <br>VEKİLLERİ\t: Av........& Av........<br>DAVA\t\t: Tazminat (Sözleşmeden Kaynaklanan)<br>İSTİNAF KARARININ<br>KARAR TARİHİ\t: 15/04/2025<br>YAZIM  TARİHİ\t: 16/04/2025<br>Davacı tarafından davalı aleyhine Konya.... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyası ile açılan tazminat davasında 07/05/2024 tarihinde tesis edilen davanın reddine ilişkin karara karşı tarafların istinaf kanun yoluna başvurmaları üzerine, üye hakimin görüşleri alındıktan sonra dosya incelendiğinde;<br>DAVA:  Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin uzun yıllardır Zonguldak ili Karadeniz Ereğli bölgesinde faaliyet gösterdiğini, başta ........... içecek, ... ve ... sigaralarının olmak üzere birçok tanınmış markalı ürünün Karadeniz Ereğli, Zonguldak ve ilçelerinde çok uzun süre bayiliğini yürüttüğünü, müvekkili şirketin başarılarını takiben davalı ile çalışma kararı aldığını ve davalının tüm ürünlerinin Bartın, Zonguldak, Kocaeli, Karabük bayiliğini 2013 yılında alarak söz konusu ürünleri davalının Cost Plus sisteminde bayisi olarak 5 yıl boyunca anlaşmanın süreceğinin kararlaştırıldığını, müvekkili şirketin yaygın dağıtım ağından faydalanmak isteyen davalının Cost plus  (maliyet artı kar) olarak adlandırılan yeni bir sistem ile müvekkiline distribütörlük verdiğini, davalının bu sistem uyarınca müvekkili şirketten yalnızca bu bayilik sistemine konu ürünlerin satışı ve pazarlanmasına tahsis edilmek üzere Bartın, Zonguldak, Kocaeli, Karabük illerinde depolar, soğuk hava depoları, ekipman ve iş gücü temin etmesini talep ettiğini, müvekkili şirketin Cost Plus sistemine münhasır olarak sağlanacak ekipman, araç, teçhizat, iş gücü, depo gibi unsurların tamamının kendi belirleyeceği standartlara uygun olması için bu temin sürecinin her aşamasında aktif ve dominant bir şekilde rol aldığını ve bu sisteme münhasır olarak çalışacak işçilerin sayılarını ve alacakları aylık ücretleri ve primleri dahi kendi belirleyeceği rakamlara uygun olmasını zorunlu kıldığını, davalının gönderilen malların sayısını, tipini, ne sıklıkta gönderileceğini belirlediğini, stok yönetiminin tamamen davalının elinde olduğunu, müvekkili şirketin ise davalının gönderdiği ürünlerin sadece dağıtımını, piyasada alacakların risk ve tahsilinden sorumlu olduğunu, müvekkili şirketin bu sözleşme uyarınca üzerine düşen tüm yükümlülükleri yerine getirdiğini, sözleşmeye konu ürün grubu için ve davalının talepleri doğrultusunda tamamen yeni bir satış ve pazarlama ağı kurduğunu, depolar kiraladığını, finansal kiralama yoluyla borçlanarak taşıt filosu temin ettiğini, lojistik yapılanma (raf, forklift, soğuk hava deposu) sağladığını ve personel istihdam ettiğini, davalının da müvekkili ile girdiği Cost Plus sistemine dayanan bayilik ilişkisinden sürekli ve artan bir memnuniyet, fayda ve ciro ve kar elde ettiğini, davalının müvekkili şirketin onayını almaksızın, tamamen tek taraflı olarak Bayilik Sözleşmesi’nde müvekkili şirket aleyhine esaslı fiili değişiklikler yaptığını ve bu şekilde keşide ettiği faturaları müvekkili şirkete yapacağı prim ödemelerinden mahsup ederek tahsil ettiğini, sürekli surette iade edilen ürünlerle ilgili sayım haricinde sebepsiz yere bir dizi iade fatura kestiğini, iade faturalar sürekli artmakla kalmadığını, tüm ticari işleyişin iade faturalar üzerinden devam etmeye başladığını, bu durumun müvekkiline maddi-manevi kayba sebep olduğunu, 2015 yılının Aralık ayında davalı şirket yine hiçbir gerekçe göstermeksizin ve tamamen tek taraflı olarak, sözleşmeyle kararlaştırılmış olan COST PLUS (maliyet artı kar) sisteminden vazgeçtiğini, 1 Aralık 2015 tarihinden itibaren bayilerine iskontolu satış sistemine geçeceğini, bayi iskontosunun ise ortalama %10 oranında olacağının bildirildiğini, bu durumun davalının müvekkil ile en az 5 yıl süreli olarak 2013 yılının Ağustos ayında kurduğu COST PLUS bayilik ilişkisini esaslı olarak ihlal ettiği anlamına geldiğini, davalının müvekkili şirket ile aralarındaki distribütörlük ilişkisine aykırı ve hakim durumunu kötüye kullanan tavrı nedeniyle müvekkili şirket ciddi ticari sıkıntılar yaşamaya başladığını ve şartları oluştuğu için 31.03.2016 tarihinde Karadeniz Ereğli........ Asliye Hukuk Mahkemesi’nin ... Esas numaralı dosyası ile iflas ertelemesi başvurusunda bulunduğunu, 05.04.2016 tarihinde ihtiyati tedbir kararı verildiğini, müvekkilinin kendisine güvenerek verdiği teminat mektuplarını haksız ve mesnetsiz yere paraya çevirdiğini, müvekkilinin düştüğü kötü ticari durum nedeniyle müvekkilinin uzun yıllardır distribütörlüğünü yaptığı şirketlerin müvekkili ile çalışmaya son verdiklerini, davalı şirketin müvekkiline karşı başlatılan takip ve açılan davalardan sorumlu olduğunu, meydana gelen zararların davalıdan tahsili gerektiğini, davalı şirketin, müvekkilinin distribütörlük anlaşmalarının feshine sebep olduğundan söz konusu sözleşmelerin feshi nedeniyle oluşan kar kaybından, müvekkilin çalışanlarının iş akitlerinin feshine sebebiyet verdiğinden bu fesihler nedeniyle doğan işçi talepleri ve zararlardan, Cost Plus sözleşmesinin devam etmemesi sebebiyle oluşan müvekkilinin kar kaybı zararından, iade almayı kabul ettiği ürünleri iadeden daha sonra imtina etmesi sebebiyle verdiği zarardan, Cost Plus sistemi için müvekkilinin yaptığı masraflardan doğan zararından, müvekkil şirketin piyasa değerinde meydana gelen azalmadan davalı şirketin sorumlu olduğunu, davalının kötüniyetli ve pervasızca eylemleri nedeniyle iflas etme aşamasına gelen müvekkili şirketin manevi zararlara da uğradığını beyan ederek davalının haksız ticari uygulamaları ile müvekkilinin teminat mektuplarının haksız olarak paraya çevirdiğinin tespitine, davalının Cost Plus sistemine aykırı davranışları ve müvekkilinin teminat mektuplarını paraya çevirmesi nedeniyle meydana gelen müvekkili şirketin tüm zararlarından sorumlu olduğunun tespitine, bu çerçevede HMK'nın 107. maddesi uyarınca 7.000,00 TL ile, davalının kötüniyetli ve eylemleri nedeniyle iflas etme aşamasına gelen müvekkili şirket için 10.000,00 TL manevi zararın dava tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. <br><br>Davacı vekili 03/05/2024 tarihli ıslah dilekçesi ile, davalının müvekkilinin diğer distribütörlük sözleşmelerinin de feshine sebep olması nedeniyle mahrum kaldığı kar zararına istinaden 14.713.115,95 TL’nin, müvekkilinin çalışanlarının iş akitlerinin feshine sebebiyet vermesi nedeniyle “kıdem ve ihbar tazminatları, izin ücretleri ve sair tüm masraflara” karşılık 58.676,85 TL’nin, Cost Plus sözleşmesinin feshi nedeniyle müvekkilin uğradığı kar kaybı zararına istinaden 7.952.127,99 TL’nin dava tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline, geri kalan zarar kalemleri yönünden dosyanın tefrik edilerek bu zarar kalemlerinin hesaplanması için yeni bir heyetten bilirkişi raporu alınmasına karar verilmesini talep etmiştir. <br>CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının basiretli bir tacir gibi davranmadığını, sözleşme hükümlerine uymayarak, sözleşmeden kaynaklanan edimlerini gereği gibi yerine getirmediğini, davalı şirkete haksız ve dayanaksız giderler göstererek ödemesini talep etmeye başladığını, davalıya olan borçlarını ödememeye başladığını, davalıya da büyük zararlar verdiğini, davacı iptal davası açmamışsa, hiçbir dava sebebi nedeniyle davasının dinlenemeyeceğini, davacının, Cost Plus sistemiyle bayilik ilişkisinin davalının baskısıyla sonlandırıldığı iddiasındaysa bu sebeple hata, hile, ikrah v.b sebeplerle sözleşmenin sonlandırıldığı ya da iskontolu satış sistemini öngören yeni sözleşmeyi benzer sebeplerle iradesinin sakatlanması sebebiyle yaptığı iddiasındaysa bu yönde süresinde açtığı iptal davasını mahkemeye bildirmesi gerektiğini, taraflar arasında her iki tarafın da karşılıklı ve uygun irade beyanlarıyla imzalanan sözleşme bulunmadığını, davacının da bu şekilde imzalanmış yazılı bir sözleşme sunmadığını, her ne kadar davacı taraf, tarafların Cost Plus sistemine dayalı ilk sözleşmeye göre çalışırken ticari faaliyetlerinin çok iyi olduğundan bahsederek, davacının dayatması sonucu iskontolu satış sistemine geçilmiş olması sebebiyle zarar gördüğünü iddia etmekteyse de; bu nedenle iradesi sakatlanarak yeni bir sözleşme imzaladığından bahsetmeyen ve sözleşmenin iptali davası açtıklarını bildirmeyen davacının, dava dilekçelerinin 21 ve 31  numaralı açıklamalar bölümünde COST PLUS sistemiyle bayilik sözleşmesinin kendi rızalarıyla sona erdirildiğini ve yine dava dilekçelerinin 46 numaralı açıklamalar bölümünde COST PLUS sistemiyle bayilik sözleşmesinin tarafların rızalarıyla sonlandırılarak yine tarafların rızasıyla iskontolu satış sistemiyle bayilik sözleşmesinin yürürlüğe girdiğini kabul ve beyan ettiğini, iki tarafının da tacir olması sebebiyle, her iki tarafta basiretli bir tacir gibi davranması gerektiğini, Cost Plus sözleşmesini tarafların rızasıyla kaldırıldığını ve yeni bir sözleşme yapıldığını beyan  ve kabul eden davacının artık kendi rızasıyla ortadan kaldırılan Cost Plus yöntemiyle dağıtım öngören sözleşmenin uygulanmaması nedeniyle zarar gördüğünden bahisle zarar gördüğünü ve bu zararlarının tazminini isteyen taleplerinin dinlenemeyeceğini, müvekkili şirketin taraflar arasındaki sözleşmeye aykırı bir davranışının olmadığını beyan ederek davanın reddini talep etmiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; \"... Dava, maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. <br>Tüm dosya kapsamı hep birlikte değerlendirildiğinde; Davacının, davaya konu davalı ile aralarındaki ticari ilişkiden kaynaklı olarak fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, davalının haksız ticari uygulamaları ile davacının teminat mektuplarının haksız olarak paraya çevirdiğinin tespitine, davalının Cost Plus sistemine aykırı davranışları ve davacının teminat mektuplarını paraya çevirmesi nedeniyle meydana gelen davacı şirketin tüm zararlarından sorumlu olduğunun tespitine ve bu çerçevede; Bankalar ve üçüncü kişiler tarafından başlatılan icra takiplerinden ve açılan davalardan kaynaklanan faiz, vekâlet ücreti, icra tahsil harcı ve icra masrafının tespiti ile HMK. 107 uyarınca şimdilik 1.000,00 TL’nin davalıdan dava tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte tahsiline, davalı şirket, davacı şirketin distribütörlük anlaşmalarının feshine sebep olduğundan, davacı şirketin bu nedenle mahrum kaldığı kârın en az 20 yıl süre ile davalının sorumlu olduğunun bilirkişi marifetiyle tespiti ile HMK.107 uyarınca şimdilik 1.000,00 TL’nin davalıdan dava tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte tahsiline, davalı şirketin, davacı şirketin çalışanlarının iş akitlerinin feshine sebebiyet verdiğinden, bu sebeple ortaya çıkan kıdem ve ihbar tazminatları, izin ücretleri ve sair tüm masraflardan davalının sebep tutarın bilirkişi marifeti ile tespitine ve HMK. 107 uyarınca şimdilik 1.000,00 TL’nin davalıdan dava tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte tahsiline, davalı şirketin cost plus sözleşmesine devam etmemesi sebebiyle oluşan müvekkilin kâr kaybının, HMK md. 107 uyarınca şimdilik 1.000,00 TL’sinin dava tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline, davalı şirketin iade almayı kabul etmiş olduğu ürünleri iadeden daha sonra imtina etmesi sebebiyle meydana gelen davacı şirketin zararının bilirkişi marifeti ile tespitine ve HMK md. 107 uyarınca şimdilik 1.000,00 TL’nin davalından dava tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte tahsiline, davacı şirketin cost plus sistemi için yapmış olduğu depo ve ekipmanlar gibi harcamaların tamamı masraflarının tamamı nedeniyle uğramış olduğu zararın tespiti ile HMK md. 107 uyarınca asgari 1.000,00 TL’nin dava tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte tahsiline, davalının cost plus sistemine aykırı davranışları ve teminat mektuplarını paraya çevirmesi nedeniyle davacı şirketin piyasa değerinde meydana gelen toplam azalmanın bilirkişi marifeti ile tespitine ve HMK md. 107 uyarınca 1.000,00 TL’nin davalıdan dava tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte tahsiline, davalı’nın kötü niyetli ve eylemleri nedeniyle iflas etme aşamasına gelen davacı şirket için 10.000,00 TL manevi zararın dava tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ettiği, davalı tarafın davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>Kdz.Ereğli/Zonguldak Nöbetçi Asliye Hukuk (Ticaret) Mahkemesine talimat yazılarak; Davacı tarafın 2013, 2014, 2015, 2016 ve 2017 yıllarına ilişkin ticari defterlerini sunması veya bilirkişi incelemesi yapılması halinde ne şekilde hazır edileceğine yönelik beyanda bulunması durumunda dosyanın re'sen seçilecek mali müşavir bilirkişisine tevdi edilerek; Taraflar arasındaki uyuşmazlık konularıyla sınırlı olmak üzere davacı tarafın ticari defterleri üzerinde inceleme yapılarak ve davacının dava dilekçesinde belirtmiş olduğu tazminat talepleri konusunda zararına yönelik rapor tanzim edilmesinin istenildiği, SMMM bilirkişisi ........... tarafından düzenlenen 15.02.2019 tarihli bilirkişi raporunda;  Davacı işletmenin sunduğu ticari defterlerin TTK hükümlerine göre gerekli açılış ve kapanış onayına sahip olduğunu,  davacı işletmenin, davalı işletmenin sözleşmeyi feshi nedeniyle 2015 yılında, yani sözleşmenin feshinden önce 34.549.845,01 TL hasılatının mevcut olduğunu, sözleşmenin feshi ile birlikte 2016 yılında 10.706.434,52 TL hasılat elde ettiğinin ve iflas sürecine girdiği (iflasın ertelenmesi davasının açılmış olduğunun dosyadaki verilerden görüldüğünü), davacı işletmenin davalı işletmenin sözleşmeyi feshi ile zarar ettiği iddiasının kaydı olarak mevcut göründüğünü, davacı işletmenin 2015 yılında 588.963,07 TL kâr elde etmişken, 2016 yılında sözleşmenin feshi ile birlikte ( -) 6.715.304,54 TL zarar elde ettiğini, enflasyon farkı ile birlikte sözleşmenin feshi olmasaydı (enflasyon ve satış artışı oranı olarak paçal %10 alındığı) 6.715.304,54 TL zarar etmeyeceğini, + (588.963,07x%10) 647.859,30 TL kârdan mahrum kaldığını, dolayısı ile = toplam 7.363.163,84 TL zarar ve kâr mahrumiyetinin kaydı olarak mevcut olduğunu, davacı işletmenin sözleşmenin feshi nedeniyle oluşan ve TTK.'nun 122/2 maddesinde belirtilen hak ettiği yasadaki ifadeyle portföy tazminatı tutarının son yıl komisyon veya diğer ödemelerin ortalamasına tekabül eden gayrisafi kazanç tutarı olan 4.156.725,91 TL olduğunun bildirildiği görülmüştür. <br>Kdz.Ereğli/Zonguldak Nöbetçi Asliye Hukuk (Ticaret) Mahkemesine talimat yazılarak; Dosyanın önceki SMMM bilirkişisi ...........'a tevdii edilerek; Davacı ve davalı tarafın itirazları doğrultusunda ek rapor düzenlenmesinin istenildiği,  SMMM bilirkişisi ........... tarafından düzenlenen 24.10.2019 tarihli bilirkişi raporunda; Hem davacının hem de davalının 15.02.2019 tarihli bilirkişi raporuna yaptıkları itirazlarının somut verilere dayanmadığını, 15.02.2019 tarihli bilirkişi raporundaki görüşlerinin aynı olduğunun bildirildiği görülmüştür. <br><br>Mahkememiz dosyasının SMMM bilirkişisi ..........., SMMM bilirkişisi ........... ve  sözleşmeler konusunda uzman bilirkişi Av............'e  tevdi edilerek; Davalı tarafın ticari defterlerinin  incelenerek daha önceki bilirkişi SMMM bilirkişisi ........... raporuda değerlendirilmek suretiyle rapor düzenlenmelerinin istenildiği,  SMMM bilirkişisi ..........., SMMM bilirkişisi ........... ve  sözleşmeler konusunda uzman bilirkişi Av............ tarafından düzenlenen 06.10.2020 havale tarihli bilirkişi heyet raporunda; Davalı şirketin 2013-2014 yıllarına ait ticari defterlerinin açılış ve kapanış tasdiklerinin süresinde yapıldığını, 2015-2016 yılları ilgili dönem ticari defterlerinin e-defter olduğunu, e-defter uygulamasında açılış tasdikinin aranmadığını, e-defter kapanış beratlarının süresinde yapıldığını, bunun dışında incelenen ticari defterlerin muhasebe usul ve esaslarına uygun şekilde tutulduğunu, ticari defterlerin kendi içerisinde birbirini teyit eder nitelikte olduğunu, davalı şirkete ait incelenen 2013-2014-2015-2016  yılları ticari defterlerine göre taraflar arasında mal alım satımından kaynaklanan bir ticari ilişkinin var olduğunu, dava tarihi itibari ile davacının davalıya 466.078,57 TL tutarında borcunun bulunduğunu, davacı şirket ticari defterlerinin incelenmesi sonucu hazırlanan 15.02.2019 tarihli bilirkişi raporunun sonuç kısmında da davacının davalıya dava tarihi itibariyle 466.078,57 TL tutarında borcunun bulunduğunun tespit edildiğini, taraf ticari defterlerinin birbirini teyit eder nitelikte olduğunu, davacı şirketin talep etmiş olduğu maddi tazminat kalemlerinin tamamının, davacı şirket ticari defterlerinin incelenmesi sonucu tespit edilecek kalemler olduğunu, davacı şirketin ticari defterlerinin incelenmesi sonucu hazırlanan bilirkişi raporunda söz konusu maddi tazminat kalemleri ile ilgili bazı tespitlerin yapıldığını, mahkemenin söz konusu tespitleri yeterli görebileceği gibi, daha kapsamlı bir rapor almak için davacı şirket ticari defterlerinin bulunduğu Karadeniz Ereğli'deki mahkemeye talimat yazılabileceğinin bildirildiği görülmüştür. <br>Mahkememiz dosyası içerisine celbedilen Karadeniz Ereğli ........Asliye Hukuk Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyası içerisinde bulunan bilirkişi raporları ile dosyamızın bilirkişi heyetine tevdi edilerek; Tarafların bilirkişi raporuna yönelik itirazları değerlendirilerek teminat mektuplarının nakde çevrildiği tarih ile iflas erteleme dosyası içerisinde bulunan raporlar, davacının ticari defterlerinde yapılan inceleme sonucunda alınan raporlardaki tespitlerde davacının talepleri yönünden tek tek inceleme yapılarak davalının savunmaları da değerlendirilerek ek rapor düzenlenmelerinin istenildiği,  SMMM bilirkişisi ..........., SMMM bilirkişisi ........... ve  sözleşmeler konusunda uzman bilirkişi Av. ........... tarafından düzenlenen 18.01.2022 havale tarihli bilirkişi heyet ek raporunda; 06.10.2020 Tarihli Bilirkişi Kurul Raporlarında detaylı olarak belirttikleri gibi davalı şirkete ait incelenen 2013-2014-2015-2016 yılları ticari defterlerine göre taraflar arasında mal alım satımından kaynaklanan bir ticari ilişkinin var olduğunu, dava tarihi itibari ile davacının davalıya 466.078,57 TL tutarında borcunun bulunduğunun tespit edildiğini, davacı şirket ticari defterlerinin incelenmesi sonucu hazırlanan 15.02.2019 tarihli bilirkişi raporunun sonuç kısmında da davacının davalıya dava tarihi itibari ile 466.078,57 TL tutarında borcunun bulunduğunun tespit edildiğini, taraf ticari defterlerinin birbirini teyit eder nitelikte olduğunun, mahkemenin tazminata hükmedilmesi gerektiği kanaatinde olursa, davacı ticari defterlerinin incelenmesi sonucu oluşturulan bilirkişi raporunda tespit edilen tazminat kalemlerine hükmedebileceğini, zira söz konusu kalemlerin, davacının portföyü ve satış hacmi ile ilgili olduğunun bildirildiği görülmüştür. <br>Karadeniz Ereğli Asliye Hukuk Mahkemesine talimat yazılarak 2 mali müşavir, 1 sözleşme uzmanı bilirkişiden oluşan 3 kişilik bilirkişi heyeti ile davacı şirketin merkezinde, gerekmesi halinde diğer eklentilerinde keşif yapılmak suretiyle taraflar arasındaki sözleşmenin tek satıcılık sözleşmesi olup olmadığı, taraflar arasındaki sözleşmenin hangi nedenle ve kim tarafından fesih edildiği ve fesih tarihi itibariyle feshin haklı olup olmadığı, davacının sözleşmenin feshi nedeniyle zararının bulunup bulunmadığı varsa sözleşmenin feshi nedeniyle davacının dava dilekçesinde talep etmiş olduğu her bir zarar kalemine ilişkin ayrı ayrı değerlendirme yapılarak ve davalının ticari defterlerinde bilirkişilerce tespit edilen kayıtlar ile davacı tarafından Karadeniz Ereğli........Asliye Hukuk Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyasından görülen iflas erteleme dosyasındaki rapor ve kayıtlar ile davacı tarafın ticari defterlerindeki kayıtlar da incelenmek suretiyle ayrıntılı rapor düzenlenmesinin istenildiği, SMMM bilirkişisi ..........., SMMM bilirkişisi ........... ve sözleşmeler konusunda uzman Av............ tarafından düzenlenen 25.10.2023 tarihli bilirkişi heyet raporunda; Raporda ayrıntıları belirtilen hesaplamalar neticesinde dönemler itibariyle (2023 dönemi sonu itibariyle 14.713,115,95 TL kâr) hesaplandığını, davalının davacının çalışanlarının iş akitlerinin feshine sebebiyet verdiğinden bu fesihler nedeniyle doğan işçi talepleri ve zararlarının bilirkişi marifet tespiti istenildiğini, davacının 2016 dönemi defter kayıtları tetkikinde 770.14 hesap kodunda İşçi Tazminatları hesabında 58.676,85 TL kayıt yapıldığının, davalının, cost plus sözleşmesinin devam etmemesi sebebiyle oluşan davacının kâr kaybının 1.000,00 TL'nin işleyecek faiziyle birlikte tahsili talep edildiğini, bu hususta işletmenin 2016 dönemi oluşan zararının 6.715.305,54 TL + 647.859,38 TL (588.963,07 TL + %10 kâr 58.896,31TL  kâr eklenerek hesaplanan tutar) = 7.952.127,99 TL kâr kaybının tespit edildiğini,  davalı şirketin iade almayı kabul etmiş olduğu ürünleri iadeden daha sonra imtina etmesi sebebiyle meydana gelen zararın bilirkişi marifeti ile tespiti ve şimdilik 1.000,00 TL'nin işleyecek faiziyle birlikte tahsili hususunda bir tespit yapılamadığını, davalı şirketin cost plus sistemi için davacının yapmış olduğu masraflardan doğan zararı tespiti ve şimdilik 1.000,00 TL'nin işleyecek faiziyle birlikte tahsili hususunda bir tespit yapılamadığını, davacı şirketin piyasa değerinde meydana gelen azalmadan davalını sorumlu olduğu, meydana gelen zararın bilirkişi marifeti ile tespiti ve şimdilik 1.000,00 TL'nin işleyecek faiziyle birlikte tahsili konusunda işletmenin aktif varlıklarının piyasa değeri ve marka değeri bilinmemekte olup taraflarınca tespitinin de mümkün olmadığını, mevcut veriler kapsamında işletmenin değerleme yapılması ve işletmenin dğerindeki azalmanın tespitinin mümkün olmadığını, davalının kötü niyetli ve eylemleri nedeniyle iflas etme aşamasına gelen davacı şirket için 10,000,00 TL manevi zararının dava tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte talebi konusunun mahkemenin takdirinde olduğunun bildirildiği görülmüştür. <br>Karadeniz Ereğli Asliye Ticaret Mahkemesine talimat yazılarak, dosyanın önceki bilirkişilere tevdi edilerek tarafların itirazları doğrultusunda ek rapor düzenlenmesinin istenildiği,  SMMM bilirkişisi ..........., SMMM bilirkişisi ........... ve sözleşmeler konusunda uzman Av............ tarafından düzenlenen 26.02.2024 tarihli bilirkişi heyeti ek raporunda; Kök raporda belirtilen hususlar dışında farklı bir hususun tespit edilemediğini, kök raporun tekrar ettiklerini beyan etmiştir.<br>Davacı taraf davalı ile yapılan münhasır bayilik sözleşmesi kapsamında davalının sözleşmeye aykırı davranması nedeniyle dava dilekçesinde belirttiği hususlarda uğradığı maddi manevi tazminat talebinde bulunmuştur.<br>Taraflar arasındaki uyuşmazlığın taraflar arasında yapılan sözleşmelerin bayilik sözleşmesi veya tek satıcılık sözleşmesinden hangisi olduğu, davalının sözleşmeye aykırı davranıp davranmadığı, sözleşmenin davalı tarafından haklı nedenle veya haksız olarak feshedilip edilmediği, buna göre davacı tarafın maddi manevi tazminat talebinde bulunup bulunamayacağı noktalarında toplanmıştır.<br>Bayilik sözleşmesi; sağlayıcı ile bayi/satıcı arasındaki hukuki ilişkileri düzenleyen, çerçeve nitelikte ve süreklilik arz eden öyle bir sözleşmedir ki sağlayıcı mallarının tamamını veya bir kısmını satmak üzere bedeli mukabilinde bayiye göndermeyi, bayi de üreticinin veya sağlayıcının dağıtım ağına dahil olarak sözleşme kapsamındaki mal veya hizmetleri kendi adına ve hesabına satıp bu mal veya hizmetlerin sürümünü artırıcı faaliyetlerde bulunmayı üstlenmektedir. Bayilik sözleşmesi, kanunda düzenlenmeyen atipik bir sözleşme olup, geçerliliği herhangi bir şekle bağlı değilse de ispatı yazılı delille mümkündür. Eş söyleyişle, şekil sözleşmenin ispatı için aranmaktadır. Çerçeve sözleşme mahiyetindeki bayilik sözleşmesi bünyesinde farklı unsur ve sözleşmeleri barındırabilir. (Yargıtay 11.Hukuk Dariresi'nin 28/02/2024 tarih ve : 2023/3403 Es.2024/1588 Kar.)<br>Tek satıcılık sözleşmesi; Tek satıcılık sözleşmesi; üretici ile tek satıcı arasındaki ilişkileri düzenleyen, üreticinin mallarını belirli bir bölgede tekel şeklinde satmak üzere tek satıcıya göndermeyi üstlendiği, tek satıcının da kendisine gönderilen malların sürümünü artırmak için kendi adına ve hesabına faaliyette bulunduğu, taraflar arasında sürekli borç ilişkisi doğuran isimsiz bir sözleşmedir. (Yargıtay 19.Hukuk Dairesi7nin 28/09/2016 tarih ve 2016/5707 Es.2016/12723 Kar. Sayılı ilamı)<br>Her iki sözleşmede belirsiz süreli sözleşmelerden olduğundan dürüstlük kuralına uymak suretiyle taraflarca tek taraflı irade beyanı ve herhangi bir sebebe dayanmak zorunda olmaksızın ileriye dönük olarak feshi mümkündür. Olağan fesih yolu denilen  bu halde taraflar olağan fesih hakkının nasıl kullanılacağı ve ihbar süresini kanunda düzenlenmediğinden sözleşmeye hüküm koymak suretiyle düzenleyebileceği gibi dürüstlük kuralına uygun makul bir fesih ihbar süresi verilmek suretiyle kullanılabilecektir. Sözleşmeyi fesheden tarafın karşı tarafa fesih ihbar süresi olarak verdiği sürenin, verilmesi gereken süreden kısa olması halinde fesih haksız hale gelir ve sözleşme hemen sona ermiş olur. Olağanüstü fesihte ise, belirli veya belirsiz süreli sözleşmelerin haklı sebeplere dayanılarak ileriye etkili şekilde ve ihbar süresi verilmeden derhal sona erdirilmesidir. <br>Taraflar arasında iki adet ve davalı tarafın imzasının bulunmadığı sözleşme bulunduğu, tarafların beyanları dikkate alındığında birinci sözleşmenin Aralık 2013 tarihli olduğu, 2. Sözleşmenin Aralık 2015 tarihli olduğu, her iki tarafında her iki sözleşme kapsamında akdi ilişkiyi ve sözleşme içeriklerini inkar etmedikleri, sözleşmelerin vasıflandırılmasına gelince  davalı şirketin benzer sözleşmeleri nedeniyle davacıları farklı benzer davaların görüldüğü Konya Bölge Adliye Mahkemesi 6.Hukuk Dairesin'in 03/01/2024 tarih ve ... Es......... Kar. sayılı ilamında taraflar arasındaki sözleşme ilişkisinin bayilik sözleşmesi olarak değerlendirildiği, mahkememizce de taraflar arasındaki ilişkinin \"bayilik sözleşmesi\" olduğu, bayilik ilişkisi doğrultusunda davacının taleplerinin incelenmesi gerektiği kanaatine varılmıştır.<br>Taraflar arasında yapılan ikinci sözleşme ile ilk sözleşmenin hükümlerinin ortadan kaldırıldığı, ikinci yapılan sözleşmenin 12.10.maddesinde; \"alacakların vadesinde ödenmemesi hali temerrüt halidir. Temerrüt halinde, başkaca bir ihtar ve uyarıya gerek olmaksızın şirket bayinin teminata vermiş olduğu varlıkları re'sen dilediği fiyat üzerinden ve dilediği şekilde nakde çevirme yetkisine sahiptir.\" şeklinde, sözleşmenin 24. Maddesinde; \"bayi, iş bu sözleşmede belirtilen taahhüt ve yükümlülüklerini kısmen veya tamamen ihlal eder veya kendisine düşen edimlerden herhangi birini kısmen veya tamamen yerine getiremezse, herhangi bir ihtar veya ihbara veya hüküm almaya gerek kalmaksızın şirket sözleşmeyi tek taraflı olarak derhal fesih etmeye yetkilidir. Bayi, bu fesihten dolayıı şirketten hiç bir hak, alacak ve tazminat talebinde bulunamaz......ı) Şirket, yukarıdaki fesih sebepleri dışında, iş bu sözleşmeyi üç ay öncesinden yazılı bildirimde bulunmak kayıt ve şartı ile tek taraflı olarak ve hiçbir gerekçe göstermeden fesih hakkına sahip olup, bu durumda bayi tazminat,yoksun kalınan kar ve benzeri hiçbir nam ve ad altında herhangi bir talepte bulunmamayı kabul ve taahhüt eder.\" şeklinde düzenleme yapıldığı, anılan hükümler gereğince taraflar sözleşmenin 12.10.maddesinde hangi halde temerrüdün oluşacağının ve teminatların nakde çevrileceğinin, 24.maddesinde de olağan ve olağanüstü fesih sebepleri ile ihbar süresini düzenledikleri, tarafların ticari defterleri üzerinde yapılan inceleme sonucundun her iki tarafın ticari defter kayıtlarının örtüştüğü ve 2016 yılı itibariyle davalının davacıdan 466.078,57 TL alacaklı olduğunun tespit edildiği, bilirkişi raporları kapsamından 2015 yılı dönem sonunda davacının davalıya 5.091.103,37 TL,  2014 yılı dönem sonunda davacının davalıya 2.580.232,94 TL, 2013 yılı dönem sonunda davacının davalıya 329.502,15 TL borcunun olduğu, yine 12/04/2016 tarihinde davalının davacıya ait 6.500.000,00 TL tutarda teminat mektubunu nakde çevirdiği, 2016 yılı teminat mektuplarının nakde çevrildiği tarihde davacının davalıya 6.448.776,14 TL tutarında borcunun bulunduğu,  davalı tarafından sözleşmenin olağan veya olağanüstü feshine dair herhangi bir ihtar, bildirim gönderilmediği ancak davacıya ait teminat mektuplarının nakde çevirerek, mal göndermeyerek sözleşmeyi eylemli-fiili olarak tek taraflı ileriye dönük feshettiği, feshin geçerli olduğu, (İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi'nin19/11/2020 tarih ve  2019/191 Es. 2020/1327 Kar. sayılı ilamı ve Yargıtay 11.Hukuk Dairesi'nin 20/10/2022 tarih ve  2021/1369 Es. 2022/7207 Kar. sayılı onama ilamı benzer.) her ne kadar fesih tarihi tam olarak tespit edilemese de davalı tarafça 18/05/2019 tarihli dilekçesinde taraflar arasındaki sözleşmenin davacıdan kaynaklı nedenlerle 2016 mart ayında sona erdiğini beyan ettiği, davacının 31/03/2016 tarihinde Karadeniz Ereğli Asliye Hukuk Mahkemesinin ... Es.... Kar. Sayılı dosyasından iflas erteleme davası açtığı, taraflar arasındaki sözleşmenin 24.maddesinde iflas erteleme davası açmasının fesih sebebi olarak öngörüldüğü gibi  sözleşme gereğince yükümlülüklerinin yerine getirilmemesi halinin de sözleşmenin feshi sebebi olarak öngörüldüğü, davacının iflas erteleme davası açarak ve sözleşme gereğince ödemesi gereken borçlarını ödemeyerek davalı tarafından tek taraflı sözleşmeninin feshedilmesine sebep olduğu, olağanüstü fesih halinde herhangi bir ihbar süresine gerek bulunmadığı, davalının sözleşmeyi haklı nedenle feshettiği, taraflar arasındaki sözleşmenin tek satıcılık sözleşmesi olmaması nedeniyle davacının denkleştirme tazminatı talep edemeyeceği gibi davacı şirketin davalı tarafça haklı nedenle sözleşmenin feshetmesine sebebiyet verdiğinden dava dilekçesinde belirtilen her bir kalem yönünden maddi ve manevi tazminat talebinde bulunamayacağı anlaşılmakla davanın reddine karar vermek gerekmiş olup aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur....\" şeklindeki gerekçeyle davanın reddine karar verilmiştir. <br>İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; mahkemece davalının müvekkili şirket tarafından verilen 6.500.000 TL tutarındaki teminat mektuplarını nakde çevirdiği tarihte müvekkilinin davalıya 6.448.776,14 TL borcunun bulunduğu, bu sebeple davalının teminat mektuplarını nakde çevirip sözleşmeyi eylemli olarak feshinin haklı olduğu gerekçesinin somut olaya aykırı olduğunu, mahkemece, her ne kadar davalının sözleşmeyi haklı sebeple feshettiği kabulü ile karar tesis edilmişse de Av. ........... – SMMM ........... ve SMMM ...........’dan müteşekkil bilirkişi heyetince düzenlenen 25.10.2023 tarihli kök ve 26.02.2024 tarihli ek raporlarda isabetli olarak tespit edildiği üzere taraflar, aralarındaki cari hesaba konu borcun ödenmesi için müvekkili şirketin davalıya 4 adet vadeli çek vermesi konusunda anlaşmalarına rağmen, davalı bu çeklerden ilkinin vadesi gelmeden taraflar arasındaki sözleşmeyi feshettiğini mahkeme önünde ikrar ettiğini, HMK md. 188 hükmü uyarınca tarafların ve vekillerin mahkeme önünde ikrar ettikleri vakıaların çekişmeli olmaktan çıktığını ve ispatının gerekmediğini, bu sebeple sözleşmenin davalı tarafından fiili olarak fesih tarihinin, ilk çekin vadesinden önce olduğunun artık çekişmesiz hale geldiğini, mahkemenin bir diğer hatalı gerekçesinin taraflar arasındaki sözleşmenin 24.maddesinde iflas erteleme davası açmasının fesih sebebi olarak öngörülmesine ilişkin olduğunu, taraflar arasında ilk olarak 2013 yılında COST PLUS sistemiyle başlayan ve en az 5 yıl sürmesi öngörülen bayilik sözleşmesinin, 2015 yılında davalının sözleşmeye ilişkin taahhütlerini yerine getirmeyi durdurması ve sözleşme şartlarını fiilen tek taraflı olarak değiştirerek müvekkiline COST PLUS sistemi yerine iskontolu satış sistemini dayattığını, taraflar arasındaki sözleşmeye ve ahde vefa ilkesine aykırı olarak tek taraflı olarak dayatılan bu bayilik sistemi tarafların karşılıklı iradesine dayanmadığından taraflar arasında geçerli ve bağlayıcı bir sözleşme mahiyetinde olmadığını, davanın sözleşme hükümlerinin tek taraflı olarak değiştirilmesi ve teminat mektuplarının haksız şekilde nakde çevrilmesi nedeniyle oluşan zararların tazminine ilişkin olduğunu, davalının en az 5 yıl sürmesi öngörülen COST PLUS bayilik sisteminin şartlarını, ahde vefa ilkesine aykırı şekilde tek taraflı olarak müvekkili şirket aleyhine değiştirmesi, bunun neticesinde müvekkili şirketin kar etmesini fiilen imkânsız hale getirmesi ve nihayetinde teminat mektuplarını haksız şekilde nakde çevirerek müvekkili şirketin ticari olarak mahvına yol açmasına dayandığını, davalının yine tek taraflı olarak ne Bayilik Sözleşmesi’nde ne de ticari teamülde yeri olmamasına rağmen, sözleşmeye konu olan ve müvekkiline teslim edilen, halen daha satılmayan ürünlerin fiyatlarında meydana gelen artışlar nedeniyle oluşan fiyat farklarının müvekkili şirketten tahsil edileceğini bildirdiğini, Bayilik Sözleşmesi’nde bu konuda hiçbir hüküm bulunmadığı gibi ticari teamüllere de tamamen aykırı olan böyle bir değişiklik kabul edilmemesine rağmen davalı yine bu konuda da faturalar keşide ederek bu bedelleri de müvekkili şirketin prim alacaklarından mahsup yoluna gittiğini, mahkemece hukuki sebep ve vakıalar hatalı ve eksik değerlendirildiğini, davalının sözleşmeyi 2016 yılında haklı sebeple feshettiği kabul edilerek davanın reddine karar verildiğini, yalnızca teminat mektuplarının nakde çevrildiği tarihteki borç-alacak durumunu araştırdığını, davalının sözleşmeye aykırı eylem ve işlemleri ile bunların neticesinde müvekkilin birçok zarara uğradığı gerçeğinin gözardı edildiğini, dosyaya sunulan bilirkişi raporlarından ayrılmayı gerektiren somut gerekçelerin gerekçeli raporda ortaya konulmadığını beyan ederek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir. <br>Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacının maddi tazminata ilişkin 3.000,00 TL olan talebini ve davasını 03.05.2024 tarihli ıslah dilekçesi ile toplamda 22.723.920,79 TL'ye yükselttiğini, mahkemece, bu hali ile ıslah ile artırılan ve reddedilen miktar olan 22.723,920,79 TL maddi tazminat alacağı üzerinden AAÜT 13/1 maddesine göre 531.239,21 TL nispi vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğini beyan ederek ilk derece mahkemesi kararının vekalet ücreti yönünden kaldırılmasını talep etmiştir. <br>\tDELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: <br>\tDava; bayilik sözleşmesinin feshi nedeniyle tazminat talebine  ilişkindir.<br>\tİstinaf incelemesi HMK 355. madde gereğince istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplerle ve re'sen kamu düzenine aykırılık yönünden sınırlı olarak yapılmıştır.<br>Dosyada mevcut bilgi ve belgelere göre; davacı şirketin  iflas ertelemesi talep ettiği,  Kdz. Ereğli ...Asliye Hukuk Mahkemesi  20/12/2018 tarih ve ... Esas, ... Karar sayılı kararı ile iflas erteleme talebini kabul ettiği, karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulduğu, istinaf incelemesini yapan    Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi........Hukuk Dairesi'nin 18/05/2021 tarih ve ... Esas, ... Karar sayılı kararı ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırıldığı, kaldırma kararından sonra verilen  Kdz. Ereğli........Asliye Hukuk Mahkemesi   08/06/2023 tarih  ... Esas -... Karar sayılı kararla iflas erteleme talebinin reddine, davacı şirketin iflasına, 08/06/2023 günü, saat 11:43 itibariyle iflasın açılmasına  karar verildiği, bu  karara karşı da istinaf kanun yoluna başvurulduğu, istinaf incelemesini yapan  Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi........ Hukuk Dairesi'nin 22/12/2023 tarih ve ... Esas, ... Karar sayılı kararı ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırıldığı ve dosyanın  Kdz. Ereğli........Asliye Hukuk Mahkemesi'ne gönderildiği ve ... Esas numarasını aldığı, yargılama devam ederken Kdz. Ereğli........Asliye Hukuk Mahkemesi'nin kurulması nedeniyle dosyanın bu mahkemeye gönderildiği ve ... Esas numarasını aldığı, dosyanın halen derdest olduğu ve duruşma gününün 18/06/2025 tarihine bırakıldığı anlaşılmaktadır. <br> Dava sırasında taraflardan birinin iflas ettiğinin anlaşılması halinde mahkemece, iflas idaresine tebligat yapılması zorunludur. Davada taraf teşkili sağlandıktan sonra İİK'nın 194. maddesi gereğince, madde hükmünde istisna olarak sayılan davalar dışındaki müflisin davacı veya davalı olduğu davalara bakan mahkemece, bir ara kararı ile davaların ikinci alacaklılar toplantısından on gün sonrasına kadar durdurulmasına karar verilmelidir. (Yargıtay  6.Hukuk Dairesi'nin 2024/94 Esas, 2024/5018 Karar sayılı ilamı) <br> İİK’nın 164. maddesinin 3. fıkrasına göre iflâs kararına karşı kanun yoluna başvurulması, iflâsın ilânına ve masanın teşkiline mâni değildir. Aynı maddenin son fıkrasına göre ise iflâs kararı bozulursa borçlunun malları üzerindeki tedbirler devam eder. Müflis hakkında verilen iflâs kararının bozulması, iflâsın sonuçlarını hemen ortadan kaldırmaz. İflâs kararının bozulması ile icra muameleleri kaldığı noktada duracağından, kesinleşecek yeni hüküm çerçevesinde işlem yapılması gerekir. Bir diğer ifade ile iflâsın sonuçlarının ortadan kalkması için bozma ile oluşan durumun kesinleşmesi gerekir.(Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun  2020/12-701 Esas,  2022/1583 Karar sayılı ilamı) Mahkemece davacı şirket hakkında  Kdz. Ereğli 2.Asliye Hukuk Mahkemesi'nin    08/06/2023 tarih  ... Esas -... Karar sayılı kararı ile davacı şirketin iflasına, 08/06/2023 günü, saat 11:43 itibariyle iflasın açılmasına  karar verildiği, iflas kararının  Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi'nin 22/12/2023 tarih ve ... Esas, ... Karar sayılı kararı ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırıldığı gözetilerek iflas kararının kaldırılması ile oluşan hukuki durumun kesinleşmesinin beklenilmesi, davacı şirket hakkında yeniden iflas kararı verilmesi halinde öncelikle iflas idaresine dava dilekçesi tebliğ edilip taraf teşkili sağlandıktan sonra İİK’nun 194/I maddesi gereğince iflasın açılması ile hukuk davaları 2. alacaklılar toplanmasından 10 gün sonrasına kadar duracağından, davanın durmasına karar verilip, ikinci alacaklıların toplanmasından 10 gün sonra yargılamaya devam edilip, sonucuna uygun bir karar verilmesi gerekirken yargılamaya devamla davanın sonuçlandırılması doğru olmamıştır. Bu nedenlerle  taraf vekillerinin istinaf taleplerinin esasa ilişkin nedenler incelenmeksizin kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının HMK 353/1-a.6 maddesi gereğince kaldırılmasına karar verilmesi gerektiğine ilişkin aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. <br>HÜKÜM: Gerekçesi  yukarıda  açıklandığı üzere;<br>1-Tarafların istinaf başvuru taleplerinin KABULÜ ile; Konya.... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 07/05/2024 tarih, ... Esas - ... Karar sayılı KARARININ KALDIRILMASINA,<br>2-Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-a maddesi gereğince dosyanın ilk derece mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,<br>3-İstinaf başvurusunda bulunan davacı tarafından yatırılan 427,60 TL istinaf karar harcının talep halinde davacıya iadesine, <br>4-İstinaf başvurusunda bulunan davalı tarafından yatırılan 427,60 TL istinaf karar harcının talep halinde davalıya iadesine, <br>5-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından ücret-i vekalet ile ilgili hüküm kurulmasına yer olmadığına, <br>6-İstinaf başvurusunda bulunanlar tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince yeniden verilecek kararda dikkate alınmasına,<br>7-Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 359/4 maddesi gereğince; kararın tebliğ işlemlerinin ilk derece mahkemesi tarafından yapılmasına, <br>Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 15/04/2025 tarihinde oybirliği ile HMK'nın 353/1-a maddesi gereğince kesin olarak karar verildi.<br><br><br>     Başkan ...                  \t\t   Üye ...                          Üye ...                 \t    Katip ...<br>         e-imzalıdır                       e-imzalıdır                       e-imzalıdır                     e-imzalıdır<br><br><br><br><br>........<br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"44d74650b4b3b01b","SID":"f0e15d57f7fd240e"}}