{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM  31. HUKUK DAİRESİ     Esas-Karar No: 2024/1130 - 2025/298<br>                    T.C.<br>               ANKARA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>       31.HUKUK DAİRESİ<br>\t  \t                      (İnceleme aşamasında / Duruşmasız)<br>\t\t   \t (Başvurunun esastan reddi /HMK m.353/1-b-1)<br><br>DOSYA NO\t: 2024/1130  Esas<br>KARAR NO\t: 2025/298<br><br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br><br><br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ESKİŞEHİR ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 17/01/2024<br>NUMARASI\t\t: 2023/428 Esas 2024/55 Karar<br><br><br>DAVANIN KONUSU\t: Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan Menfi Tespit <br>BİRLEŞEN DAVANIN <br>KONUSU\t\t: Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan Alacak <br>KARAR TARİHİ\t: 25/03/2025<br>KARAR YAZIM TARİHİ\t: 21/04/2025<br><br>Taraflar arasında asıl ve birleşen davada görülen eser sözleşmesinden kaynaklanan menfi tespit ve  alacak davalarında mahkemece asıl davanın kısmen kabulüne birleşen davanın reddine dair verilen karara karşı süresi içinde taraf vekilleri tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine, dairemize gönderilen dosyanın yapılan istinaf incelemesi sonucunda;<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: <br>Davacı vekili tarafından verilen 21/03/2018 tarihli dava dilekçesinde özetle;   Müvekkili ile dava dışı ... arasında imzalanan sözleşmeye binaen müvekkilinin yüklenicisi olduğu, İzmir İli Aliağa ilçesi ... TM-Aliağa-GISTM 154 KV 1600 metre kare XLPE izoleli yer altı güç kablosu bağlantı projesi kapsamında yapılması gereken yatay sondaj işlerinin davalıya götürü bedelle verildiğini, ...'a sunulacak işin Petkin Trafo merkezi önü 140 metre, özel kaplamalar önü 40 metre, aygaz caddesi 150 metre olmak üzere 330 metre olduğunu, davalı tarafından 20/11/2017 tarihli teklifin müvekkiline sunulduğunu, müvekkilinin de 23/11/2017 tarihinde mail ile yapılacak işin sözleşmesini davalıya iletiğini, davalının bu sözleşmeyi imzalamadığını, müvekkili şirket tarafından ...'A sunulacak iş kapsamında olan yatay sondaj işinin öneminin, dikkatli çalışılması gerektiğinin davalı şirkete söylendiğini, yatay sondajın yapılacağı güzergahın ... sorumlulukları ve davalı şirket ekibi tarafından kazık çakmak suretiyle işaretlendiğini, yapılacak hataların ağır bedeli olacağı, alt yapılara dikkat edilmesi gerektiği, işin büyük bir profesyonellikle ve titizlikle yapılması hususunda davalı şirketin uyarıldığını, 11/01/2018 tarihinde işin tamamlanmış olacağının davalı şirket yetkililerince söylenmesine rağmen Aygaz caddesi 150 metrelik yatay sondajın 66 metresinde tıkanma olduğu, işin yapılamayacağı ve müvekkili şirkete ait boruların toprak altında kalarak zayi olduğunun bildirildiğini, davalı tarafça profesyonel olmayan bir ekip ile  yardımcı malzeme kullanmadan hatalı güzergahtan gidilip işin yapıldığını, davalının işi yarım bıraktığını, yaptığı işe karşılık 184.259,00-TL ödendiğini, yarım bıraktığı işin de başka bir şirkete 88.672,00-TL ye yaptırıldığını, Ankara 63. Noterliği'nin 25/01/2018 tarihli ihtarnamesi ile işin hatalı yapıldığı gibi bitirilmediği, uğranılan zararların tazmin edileceğinin bildirildiğini, davalının ise Eskişehir 8. Noterliğinin 09/02/2018 tarihli ihtarnamesiyle yatay sondaj hattının davacı tarafından hatalı gösterildiğini, sondaj alanında olan tıkanma nedeni ile davalıya ait 15 adet TTJ ve 1 adet RİMER'in toprak altında kaldığını, davalının konaklama eskavatör kiralama bentonit bedeli kadar zararda olduğunu, bakiye iş bedeli olarak 447.955,00 TL talep edildiğini, Aliağa Sulh Hukuk Mahkemesi aracılığı ile tespit yapılıp rapor alındığını, davalı şirketin yaptığı işin ne müvekkilince ne de ... tarafından kabul edilebilir şekilde ifa edilmediğini, müvekkilinin malzeme zayiaatına neden olmasına rağmen davalı yanca bedel talep edilmesinin yersiz olduğunu belirterek davaya konu sözleşme sebebiyle her türlü tazminat ve fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla menfi tespit davasının kabulüne, davacının, ihtarname ile davalı tarafından müvekkiline gönderilen fatura bedeli kadar davalıya borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep etmiştir.<br>Davacı vekili birleşen dosya dava dilekçesinde özetle; Müvekkili ... Müh.Müş.Taah.San.ve Tic.A.Ş. İle ... arasında imzalanan sözleşmeye binaen İzmir Aliağa ilçesi ... İzoleli Yeraltı Güç Kablosu Bağlantı Projesi kapsamında yapılması gereken yatay sondaj işleri için davalı ... Yatay Sondaj İnş Harf.San.ve Tic.Ltd.Şti ile götürü bedel usulünde anlaştıklarını, proje kapsamında müvekkili şirket tarafından Teiaşa sunulacak işin, ... Trafo Merkezi Önü 140 metre Özel Kaplamalar Önü 40 metre Aygaz Caddesi 150 metre olmak üzere toplam 330 metre olduğunu ve tarafların metrajların işin nihayetinde ...'ın kesin hesapları ile netleşeceği hususunda anlaştıklarını, ancak 11.01.2018 tarihinde işin tamamlanmış olacağının davalı şirket yetkililerince söylenmesine rağmen yatay sondajın 66.metresinde tıkanma olduğu, işin yapılamayacağı, müvekkili şirkete ait boruların ve bir kısım malzemenin toprak altında kalarak zayi olduğunun bildirildiğini, davalı şirketin işi hatalı ve yarım bırakarak çalışma sahasını terk ettiğini, davalı şirket tarafından hatalı olarak başlattırılıp sonuçlandırılmayan ve malzeme zayiatına sebebiyet verilmesine rağmen sözleşme kapsamında fahiş olarak 447.955,14 TL'nin ödenmesinin talep edildiğini belirterek, müvekkili şirketin ekipman ve malzeme kaybından kaynaklı alacağın fazlaya dair talep ve dava hakları saklı kalmak üzere şimdilik 1.000,00 TL'sinin dava tarihinden itibaren  işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>Davacı vekili 16/07/2020 tarihli ıslah dilekçesinde özetle; Birleşen dava yönünden 1.000,00 TL olan dava değerini fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 29.370,00 TL'ye yükselterek ıslah talebinin kabulü ile bu alacaklarının dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.<br>YANIT:<br>Davalı vekili tarafından verilen davaya cevap dilekçesinde özetle;   Müvekkilince söz konusu iş ile ilgili olarak 315.000,00 TL bedelli fatura ile 447.000,00 TL bedelli fatura düzenlendiğini, yapılan iş bedelinin tamamen ödenmeyip 180.000,00 TL civarında bir ödeme yapıldığını, davacı talebinin somut olmadığını, söz konusu iş için taraflar arasında sözlü anlaşma yapıldığını, sözleşmenin imzalanmamasının söz konusu olmadığını, müvekkilinin yüklendiği işlemi yaptığı güzergahın tamamının davacı tarafından belirlenip gösterildiğini, söz konusu işin müvekkiline davacı tarafından bıraktırıldığını, 23/01/2018 tarihinde 151.676,00 TL bedelli faturanın davacı tarafından düzenlenip müvekkiline gönderilmiş ise de faturaya yasal sürede müvekkilince itiraz edilip Eskişehir 8. Noterliğinin 29/01/2018 tarihli ihtarnamesi ile davacıya iade edildiğini, işin yapıldığı alanın özel koruma bölgesi olduğunu, bu alana giriş çıkışların özel izne tabi bulunduğunu ve güvenlik kameraları ile kontrol altında tutulduğunu, işin yapıldığı alana müvekkili çalışanlarının davacı şirket yetkilileri tarafından götürüldüğünü, davacının yaptırdığı Aliağa Sulh Hukuk Mahkemesindeki tespit raporuna karşı müvekkilince itirazda bulunulduğunu, sondaj alanında çalışacak kişilerin isimlerinin müvekkili tarafından davacıya bildirildiğini, bildirilen bu kişilerin SGK işe giriş bildirgelerinin davacı tarafından yapıldığını, müvekkilinin yaptığı işin alan projesininin, çalışma talimatının, yatay sondaj ile ilgili teknik verilerin davacı tarafından müvekkiline teslim edilmediğini, müvekkilinin işi tamamlayıp davacıya teslim ettiğini, davacı iddialarının yersiz olduğunu, davacının hatalı güzergah seçtiğini yapılacak işin projesini müvekkiline teslim etmediğini, müvekkilinin yaptığı işlemin davacı şirket çalışanları tarafından sürekli kontrol edildiğini, hatta hakediş belgesi düzenlenerek taraflarca imzalandığını, davacının dilekçesinde bildirdiği metrajların gerçeğe aykırı olduğunu, müvekkilinin bir kısım malzemelerinin de toprak altında kalıp zarara uğradığını belirterek davanın ve davacının tüm taleplerinin reddine karar verilmesini istemiştir.<br>Davalı vekili birleşen dosya cevap dilekçesinde özetle; Müvekkili şirket ile davacı arasında davacının yükleniminde olan ... Aliağa Tesislerinin içerisinde yer alan yatay sondaj işlerinin yapımı için davacı şirket yetkilisinin sözüne itibarla sözlü olarak anlaşmaya varıldığını, varılan anlaşma sonrasında da gösterilen güzergahta yatay sondaj işlemi yapılarak delme işlemine başlanıldığını, zeminin kaya olması nedeniyle ... İnş.Elekt.Tem.Taah.San.ve Tic.Ltd.Ştinin delme işlemini denediğini, fakat delme işlemini tamamlamadan bırakarak gittiğini, dava konusu edilen alacağın sebebinin dava dilekçesinde somutlaştırılmadığını belirterek, görülmekte olan işbu dava ile, davacı tarafça müvekkili davalı aleyhine Eskişehir Asliye Ticaret Mahkemesinde 2018/288 E numarasıyla açılan menfi tespit davası arasında hukuki ve fiili irtibat bulunması, dava sebeplerinin dahi aynı olması nedeniyle tensiben birleştirilmesine karar verilmesini, davacının haksız, mesnetsiz, hukuka ve hakkaniyete aykırı davasının ve davanın feri niteliğindeki tüm taleplerinin reddine, yargılama giderleri ve ücreti vekaletin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini istemiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ : <br>Eskişehir Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 17/01/2024 tarihli 2023/428 Esas 2024/55 Karar sayılı kararında özetle; Asıl dava eser sözleşmesine dayalı menfi tespit davası, birleşen dava ise, eser sözleşmesinden dolayı uğranılan zararın tazmini davasıdır. <br>Mahkememizce yapılan yargılama sonucu asıl davanın kısmen kabulü ile, taraflar arasında yapılan İzoleli Yeraltı Güç Tablosu Bağlantı Projesi kapsamında davalı tarafından düzenlenen 29/01/2018 tarih ve 2252 nolu 447.154,69-TL'lik faturadan dolayı davacının davalıya 317.154,62-TL borçlu olmadığının tespitine, birleşen dava yönünden ise; davanın reddine karar verilmiş, karar taraflara tebliğ edilmiş, karar davacı vekili ve  davalı vekili tarafından istinaf edilmiş, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi (BAM) 31. Hukuk Dairesi'nin 2021/510 Esas, 2023/530 Karar sayılı  ilamı ile \"... Bilirkişi kurulu, iki alternatifli rapor düzenlemiş ve bir nolu alternatife neden itibar edilemeyeceğini yasal gerekçeleri ile açıklamadan iki nolu alternatife (2. duruma)  göre karar verilmesinin uygun olacağı yönünde görüş beyan etmiş, mahkeme de aynı şekilde 2. duruma göre karar vermiş ise de, bilirkişi kurulu raporundaki inceleme ve değerlendirmelerin hüküm vermeye yeterli olacak düzeyde yapılmadığı, bir nolu alternatifte belirtilen ve 320.429,00 TL'lik davacı ticari defterlerinde kayıtlı olan fatura bedelinin taraflar arasındaki hakediş esas alınarak düzenlenmiş olmasına rağmen birinci durumda belirtilen davalı alacağı gözetilmeden  taraflar arasındaki alacak ve borçluluk durumlarının, taraf ticari defterlerinin birbirini doğrulamamasına, bu itibarla taraf ticari defterlerinin lehlerine delil olma nitelikleri bulunmamasına rağmen davacı ticari defterlerindeki kayıtlar esas alınarak bilirkişi raporundaki ikinci durum olarak belirtilen  alternatife göre  asıl davada uyuşmazlığın sonuçlandırılmış olması doğru olmamıştır. <br>Taraflar arasındaki sözlü sözleşme, ihale mevzuatına dahil bir sözleşme olmayıp Yapım İşleri Genel Şartnamesinin de, sözleşmenin sözlü olması sebebiyle sözleşmenin  eki olduğu anlaşılamamaktadır. Bu sebeple  Yapım İşleri Genel Şartnamesinin olayda uygulanma yeri yoktur. Taraflar arasında düzenlenen  hak edişler bir hesap mutabakatı niteliğinde olup taraflarca itirazsız imzalanması halinde kesinleştiğinden bu hakedişler esas alınarak dosyaya getirtilen ve davacının yüklenicisi olduğu asıl işe ilişkin evrak ve hakedişler de incelenerek davalı taşeronun asıl davada talep edebileceği iş bedeli alacağının hesabı yapılarak davalı alacağının belirlenmesi, belirlenen bu bedelden ihtilafsız olan ve kayıtları bulunan ödemelerin mahsubu ile asıl davanın sonuçlandırılması, birleşen dava yönünden ise, dava dışı iş sahibi ile davacı yüklenici arasında düzenlenen  eser sözleşmesine ilişkin belge ve dökümanlar ile ihale evrakları da incelenmek suretiyle sondaj çalışmaları sırasında davacıya ait malzemelerin toprak altına kalmasında davalı taşeronun  sorumluluğuna gidilip gidilemeyeceği konusunda denetime elverişli gerekçeli rapor alındıktan sonra asıl ve birleşen davanın sonuçlandırılması gerekirken davacı lehine delil olma niteliği bulunmayan davacı ticari defterlerine göre düzenlenen  yetersiz bilirkişi raporu esas alınmak suretiyle asıl ve birleşen davanın sonuçlandırılmış olması doğru olmadığından taraf vekillerinin istinaf başvurusunun kabulüne karar verilmesi gerekmiştir. <br>Yine kabule göre, asıl davada davanın kısmen kabulüne karar verildiği halde, reddedilen dava değeri üzerinden vekille temsil edilen davalı yararına nisbi tarife üzerinden vekalet ücretine karar verilmemiş olması da kabul şekli itibariyle doğru görülmemiştir.\" gerekçesiyle mahkememiz kararının kaldırılmasına karar verilmiş, dosya yeniden esasa kaydedilerek yargılamaya devam olunmuştur. <br>Mahkememizce BAM ilamı doğrultusunda talimat mahkemesi aracılığı ile bilirkişi heyetinden ek rapor alınmasına karar verilmiş, bilirkişi heyeti 30/08/2023 tarihli raporunda özetle; 1. duruma göre hüküm kurulması durumunda; davacı tarafın davalı tarafa olan borcunun 149.519.52 TL ((320.429.00 TL – 184.259.48 <br>TL = 136.169.52 TL cari alacak ) + (13.350.00 TL Depozito alacağı) = 149.519.52 TL <br>toplam alacak)) olduğu, 2. duruma göre hüküm kurulması durumunda; davacı <br>tarafın davalı tarafa olan borcunun 77.877.52 TL (262.137.00 TL – 184.259.48 TL = <br>77.877.52 TL cari alacak) olduğu heyetçe hesaplanmış olsa da, <br>davacı tarafın ticari defterlerinde ki muhasebe kayıtlarında davacı tarafın davalı tarafa 117.450.52 TL cari hesap ve 13.350.00 TL depozito borcu bulunduğundan, <br>davacı tarafın davalı tarafa 130.800.52 TL borcu olduğunun kabul edilmesi gerektiği, taraflar arasında düzenlenen 2 numaralı hak edişin kabul edilmesi ve bu duruma <br>göre hüküm kurulması durumunda, davacı tarafın davalı tarafa olan borcunun <br>144.150.52 TL ((315.060 TL Hak ediş tutarı - 184.259.48 TL = 130.800.52 TL cari <br>alacak ) + (13.350.00 TL Depozito alacağı) = 144.150.52 TL toplam alacak)) <br> olduğunu, davalı tarafın ticari defterlerine göre hüküm kurulması durumunda, davalı tarafın <br>ticari defterlerine göre, davacı taraftan 447.955.14 TL alacaklı olduğunu belirtilmiş, ek rapor taraflara tebliğ edilmiş, taraf vekillerinin itirazı üzerine, Ankara BAM 31. Hukuk Dairesi ilamında belirtilen hususları ve tarafların itirazlarını karşılayacak şekilde bilirkişi heyetinden tekrar ek rapor alınmasına karar verilmiş, bilirkişi heyeti 19/12/2023 havale tarihli ek raporunda özetle;  davalı tarafın davacı tarafa yapmış olduğu yapılan iş miktarının toplamda 262.137.00 TL olduğunu, davacı ve davalı tarafin resmi defterlerinin usulüne uygun tutulduğunu, açılış ve kapanış onaylarının yasal süreleri içerisinde (e-defter beratlarının da) yapıldığını, kesin hesapta verilen değerler ve dosyadaki eski bilirkişi raporu göz önünde bulundurulduğunda 3. durumun belirlendiğini, bu durum 2. etabın 54 metre olduğunu gösterdiğini, bu yönde hesapta eklendiğini, 3. durum seçilmesi durumunda 269.040,00TL - 184.259.48 TL = 84.780,52 TL hesaplandığını, 4. kesin hesapta verilen değerler ve tüm projeyi tamamladığı göz önünde bulundurulduğunda 4. durum belirlendiğini, bu durumun kesin hesaba göre belirlendiğini, 4. durum seçilmesi durumunda 331.934,00 TL - 184.259.48 TL = 147.674,52 TL hesaplandığını, yukarıda belirlenen tüm maddelerdeki değerlerden davalı tarafa yapılan ödeme tutarı olan 184.259,48 TL değeri çıkarılması durumunda ödenecek değer bulunabileceğini belirtmiş, rapor taraflara tebliğ edilmiş, her ne kadar taraf vekilleri itirazda bulunmuş ise de, raporun içerik itibariyle denetim ve hüküm vermeye elverişli olması ve somut gerekçeye dayanması nedeniyle itirazlara itibar edilmemiştir. <br>6098 sayılı TBK 470 maddesi uyarınca eser sözleşmesi, yüklenicinin bir eser meydana getirmeyi, işsahibinin de bunun karşılığında bir bedel ödemeyi üstlendiği sözleşmedir.<br>TBK 471 maddesi ile yüklenicinin borçları; \"Yüklenici, üstlendiği edimleri işsahibinin haklı menfaatlerini gözeterek, sadakat ve özenle ifa etmek zorundadır. Yüklenicinin özen borcundan doğan sorumluluğunun belirlenmesinde, benzer alandaki işleri üstlenen basiretli bir yüklenicinin göstermesi gereken meslekî ve teknik kurallara uygun davranışı esas alınır. Yüklenici, meydana getirilecek eseri doğrudan doğruya kendisi yapmak veya kendi yönetimi altında yaptırmakla yükümlüdür. Ancak, eserin meydana getirilmesinde yüklenicinin kişisel özellikleri önem taşımıyorsa, işi başkasına da yaptırabilir. Aksine âdet veya anlaşma olmadıkça yüklenici, eserin meydana getirilmesi için kullanılacak olan araç ve gereçleri kendisi sağlamak zorundadır.\", TBK 473 maddesi ile, İşe başlama ve yürütme; \"Yüklenicinin işe zamanında başlamaması veya sözleşme hükümlerine aykırı olarak işi geciktirmesi ya da işsahibine yüklenemeyecek bir sebeple ortaya çıkan gecikme yüzünden bütün tahminlere göre yüklenicinin işi kararlaştırılan zamanda bitiremeyeceği açıkça anlaşılırsa, işsahibi teslim için belirlenen günü beklemek zorunda olmaksızın sözleşmeden dönebilir. Meydana getirilmesi sırasında, eserin yüklenicinin kusuru yüzünden ayıplı veya sözleşmeye aykırı olarak meydana getirileceği açıkça görülüyorsa, işsahibi bunu önlemek üzere vereceği veya verdireceği uygun bir süre içinde yükleniciye, ayıbın veya aykırılığın giderilmesi; aksi takdirde hasar ve masrafları kendisine ait olmak üzere, onarımın veya işe devamın bir üçüncü kişiye verileceği konusunda ihtarda bulunabilir.\", TBK 476 maddesi ile, İşsahibinin sorumluluğu; \"Eserin ayıplı olması, yüklenicinin açıkça yaptığı ihtara karşın, işsahibinin verdiği talimattan doğmuş bulunur veya herhangi bir sebeple işsahibine yüklenebilecek olursa işsahibi, eserin ayıplı olmasından doğan haklarını kullanamaz.\", TBK 477 maddesi ile, eserin kabulü; \"Eserin açıkça veya örtülü olarak kabulünden sonra, yüklenici her türlü sorumluluktan kurtulur; ancak, onun tarafından kasten gizlenen ve usulüne göre gözden geçirme sırasında fark edilemeyecek olan ayıplar için sorumluluğu devam eder. İşsahibi, gözden geçirmeyi ve bildirimde bulunmayı ihmal ederse, eseri kabul etmiş sayılır. Eserdeki ayıp sonradan ortaya çıkarsa işsahibi, gecikmeksizin durumu yükleniciye bildirmek zorundadır; bildirmezse eseri kabul etmiş sayılır.\"  şeklinde düzenlenmiştir.<br> Davacı şirket ile dava dışı ... arasında imzalanan sözleşmeye binaen İzmir İli Aliağa ilçesi ... TM-Aliağa-GISTM 154 KV 1600 metre kare XLPE izoleli yer altı güç kablosu bağlantı projesi kapsamında yapılması gereken yatay sondaj işleri için iş bu davanın tarafları arasında sözlü eser sözleşmesi düzenlenmiş olup, davacının işveren, davalının ise yüklenici konumunda bulundukları, ...'a sunulacak dava konusu işin projeye göre, Petkin Trafo merkezi önü 150 metre, Özel Kaplamalar önü 45 metre ve Aygaz Caddesi 143 metre olmak üzere toplam 333 metre olduğu, ancak davacı vekilinin dava dilekçesindeki beyanına göre ise, Petkin Trafo merkezi önü 140 metre, Özel Kaplamalar önü 40 metre ve Aygaz Caddesi 150 metre olmak üzere toplam 330 metre olduğu anlaşılmıştır.<br>İstinaf Dairesi'nin ilamında da belirtildiği üzere, taraflar arasındaki sözlü sözleşme, ihale mevzuatına dahil bir sözleşme olmayıp yapım işleri genel şartnamesinin de, sözleşmenin sözlü olması sebebiyle sözleşmenin  eki olduğu anlaşılamadığından Yapım İşleri Genel Şartnamesinin olayda uygulanma yeri yoktur. <br>Taraflar arasında düzenlenen  hak edişler bir hesap mutabakatı niteliğinde olup taraflarca itirazsız imzalanması halinde kesinleştiğinden bu hakedişler esas alınarak dosyaya getirtilen ve davacının yüklenicisi olduğu asıl işe ilişkin evrak ve hakedişler de incelenerek davalı taşeronun asıl davada talep edebileceği iş bedeli alacağının hesabı yapılarak davalı alacağının belirlenmesi, belirlenen bu bedelden ihtilafsız olan ve kayıtları bulunan ödemelerin mahsubu ile asıl davanın sonuçlandırılması, birleşen dava yönünden ise, dava dışı iş sahibi ile davacı yüklenici arasında düzenlenen eser sözleşmesine ilişkin belge ve dökümanlar ile ihale evrakları da incelenmek suretiyle sondaj çalışmaları sırasında davacıya ait malzemelerin toprak altına kalmasında davalı taşeronun sorumluluğuna gidilip gidilemeyeceği konusunda değerlendirme yapmak gerekmektedir.<br>Asıl Dava Yönünden;<br>Taraf beyanları, hakediş, fatura, tarafların ticari defter ve kayıtları, keşif, fotoğraflar, davalı tanık beyanları, bilirkişi heyeti kök ve ek raporları  ile tüm dosya kapsamına göre;, İzmir İli Aliağa İlçesi ... Holding A.Ş.'ye ait işyerinde, dava konusu işin 140 m+ 40 m+ 66 m olmak üzere toplam 246 metrelik kısmı yapılmış olup, taraflar arasında düzenlenen hak edişler bir hesap mutabakatı niteliğinde olup taraflarca itirazsız imzalanması nedeniyle kesinleştiğinden 31/12/2017 tarihli hak ediş bedeli, diğer bir ifadeyle davalının yaptığı iş bedeli 315.060,00 TL'dir. Bu nedenle davalı taraf, bu iş karşılığı olarak 29/01/2018 tarih ve 2252 nolu 447.154,69 TL'lik fatura düzenlemiş ise de, alacak tutarı 315.060,00 TL olarak kabul edilmiştir. Taraf ticari defterlerinin birbirini doğrulamaması nedeniyle taraf ticari defterlerinin lehlerine delil olma nitelikleri bulunmamakta ise de, her iki tarafın ticari defterlerinde kayıtlı olan ve birbirini doğrulayan davacı tarafın ödediği ihtilafsız bedel olan 169.260,19 TL ödenen bu bedel 315.060,00 TL'den mahsup edildiğinde davalının bakiye alacağı 145.799,81 TL olup, bu alacağa  ayrıca davacı vekilinin kabul ettiği depozito ve teminat bedeli 13.350,00 TL eklendiğinde davalının  neticeten bakiye alacağı  159.149,81 TL'dir. <br>Her ne kadar davacı taraf, davalı yüklenicinin kusurundan kaynaklı olarak işin tamamlanmadığını, bu nedenle davalıya borcu olmadığını iddia etmiş ise de, sözleşmenin sözlü olduğu, davalı yüklenicinin sorumluluğunun yatay sondaj işini yapmak olduğu,  davalının sunduğu yazılı teklifin de bunu doğruladığı, güzergah takibi, kontrol ve sorumluluğununu ise davacı iş verene ait olduğu, aksi yönde davacı tarafça somut ve yeterli bir delil de sunulmadığı, ayrıca davacı tarafça yapılacak işe dair proje, zemin etüdüne dair teknik bilgi ve teknik şartnamenin temin edilip davalıya verildiğine dair bir delil de sunulmadığı, nitekim bu durumu doğrular ve destekler nitelikte olan ve keşif mahallinde dinlenen davalı tanıkları ...'ın dava konusu işte bizzat çalışmaları; somut, ayrıntılı, görgüye dayalı bilgileri olması ve beyanlarının birbirini doğrulaması nedeniyle mahkememizce itibar edilen beyanlarından da anlaşıldığı üzere; kazı işleminin ... alanında kaldığı, davacının ...'tan aldığı izin doğrultusunda ve davacı elemanları Murat ve Uğur adlı kişilerin belirlediği güzergaha göre davalı yüklenicinin yatay kazı işlemi yaptığı, davalının yaptığı işlemin davacı şirket çalışanları tarafından sürekli kontrol edildiği,  davacı tanığı ...'ın da beyanında kısmen, güzergahın davacı şirket görevlileri tarafından işaretlenerek belirlendiğini doğruladığı, ayrıca davalının yaptığı işe dair hakediş belgesi düzenlenerek taraflarca imzalandığı,  bu nedenle yatay kazı aşamasında  Aygaz Caddesi  66. metrede kayalık zeminde tıkanma olması ve boruların sıkışıp çıkarılamaması nedeniyle işin tamamlanamadığı, her ne kadar davacı taraf, davalı yüklenici ekibi tarafından güzergahın kazık çakmak suretiyle işaretlendiğini, yapılacak hataların ağır bedeli olacağı, alt yapılara dikkat edilmesi gerektiği, işin büyük bir profesyonellikle ve titizlikle yapılması hususunda davalı şirketin uyarıldığını da iddia etmiş ise de, buna dair yazılı ve somut bir ihtarname, fotoğraf vb. bir delil de sunulmadığı, bu haliyle TBK 476. maddesi uyarınca işin tamamlanamamasındaki kusur ve sorumluluğun, güzergah takibi, kontrol ve sorumluluğu üstlenen davacı iş verene ait olduğu, bu nedenle davalı yüklenicinin yaptığı işin bedeline hak kazandığı, buna göre; davacının davalı tarafa, davalı tarafından düzenlenen 29/01/2018 tarih ve 2252 nolu 447.154,69 TL'lik faturadan kaynaklı olarak (447.154,69 - 159.149,81= 288.004,88) 288.004,88 TL borçlu olmadığı anlaşılmakla, sübut bulan asıl davanın kısmen kabulü ile, davacının davalı tarafa, davalı yüklenici tarafından düzenlenen 29/01/2018 tarih ve 2252 nolu 447.154,69 TL'lik faturadan kaynaklı 288.004,88 TL borçlu olmadığının tespitine, kabul dışı kalan talebin reddine karar vermek gerekmiştir.<br>Birleşen Dava Yönünden ise;<br>Birleşen dosyada davacı vekili, taraflar arasında yapılan eser sözleşmesi uyarınca  yatay kazı aşamasında Aygaz Caddesi 66. metrede tıkanma olması nedeniyle işin tamamlanamadığını ve davalı yüklenicinin kusurlu olduğunu ileri sürerek yer altında kalan malzemeler nedeniyle tazminat talep etmiştir.<br>Bilirkişi heyeti kök raporuna göre, toprak altında kalan malzeme bedeli  29.370,00 TL+KDV'dir.<br>Dava dışı iş sahibi ile davacı yüklenici arasında düzenlenen eser sözleşmesine ilişkin belge ve dökümanlar ile ihale evraklarının bir kısmı  temin edilmiştir.<br>Taraf beyanları, hakediş, fatura, tarafların ticari defter ve kayıtları, keşif, fotoğraflar, davalı tanık beyanları, bilirkişi heyeti kök ve ek raporları, dava dışı iş sahibi ile davacı yüklenici arasında düzenlenen eser sözleşmesine ilişkin belge ve dökümanlar ile ihale evrakları ile tüm dosya kapsamına göre; yukarıda ayrıntılı olarak açıklandığı üzere; yatay kazı yapma sözleşmesinin sözlü yapıldığı, davalı yüklenicinin sorumluluğunun yatay sondaj işini yapmak olduğu,  davalının sunduğu yazılı teklifin de bunu doğruladığı, güzergah takibi, kontrol ve sorumluluğununu ise davacı iş verene ait olduğu, aksi yönde davacı tarafça somut ve yeterli bir delil de sunulmadığı, ayrıca davacı tarafça yapılacak işe dair proje, zemin etüdüne dair teknik bilgi ve teknik şartnamenin temin edilip davalıya verildiğine dair bir delil de sunulmadığı, davalı tanıklarının itibar edilen beyanlarından, davacının belirlediği güzergaha göre davalı yüklenicinin yatay kazı işlemi yaptığı, davalının yaptığı işlemin davacı şirket çalışanları tarafından sürekli kontrol edildiği, bu haliyle TBK 476. maddesi uyarınca davacı iş verenin elemanları tarafından belirlenen güzergahta yapılan yatay kazı işleminde tıkanma olması ve bu suretle işin tamamlanamamasındaki kusur ve sorumluluğun güzergah takibi, kontrol ve sorumluluğu üstlenen davacı iş verene ait olduğu, bu nedenle davacının toprak altında kalan malzemeden kaynaklı zararından davalı yüklenicinin sorumlu olmadığı, aksinin de davacı iş veren tarafından ispat edilemediği anlaşılmakla, sübut bulmayan birleşen davanın reddine karar verilmesi gerektiği gerekçeleriyle asıl davanın kısmen kabulüne, davacının, davalı tarafa, davalı tarafından düzenlenen 29/01/2018 tarihli 447.154,69 TL'lik faturadan dolayı 288.004,88 TL borçlu olmadığının tespitine, fazlaya ilişkin talebin reddine, birleşen davanın ise reddine dair dair karar verildiği görülmüştür. <br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ :<br>Davacı vekili tarafından verilen 01/11/2024 tarihli istinaf kanun yolu başvuru dilekçesinde özetle; Eskişehir Asliye Ticaret Mahkemesinin 2023/428 E. - 2024/55 K. sayılı kararında asıl davanın kısmen kabulüne birleşen davanın reddine karar verildiğini, asıl dava yönünden; davanın ve dava konusu yatay sondaj işinin ne demek olduğunun ve nasıl yürütüleceği hususunun heyetçe tam olarak anlaşılamadığını ortaya koyduğunu, dava konusu işin bir eser sözleşmesi olduğunun ve ayıplı ifa nedeniyle işin tamamlanamadığının anlaşılması gerektiğini, eser sözleşmesini düzenleyen TBK'nın 470. maddesi uyarınca; yüklenicinin ediminin bir eser meydana getirmeyi; iş sahibinin ediminin ise, karşılığında bedel ödemeyi üstlenmesi olarak tarif edildiğini, vekâlet akdindeki gibi sonuç taahhüt edilmeksizin sadece bir işin görülmesi taahhüdü bulunmadığını, bir eserin-sonucun yaratılıp teslim edilmesi borcu altına girildiğini, bu borcun altına giren tarafın, yani yüklenicinin, BK'nun 356/1 (TBK'nun 471/1) maddesi ve işin mahiyeti gereği, işi sadakat ve özenle yerine getirmek zorunda olduğunu, taraflarınca sözleşmede kullanılması belirlenen malzemenin kalitesinin belirlenenden düşük olmasının da ayıp olarak değerlendirildiğini, işin konusunun; İzmir’in Aliağa ilçesinde ... firmasının sahip olduğu ... Rafinerisi içinde bulunan ... Trafo Merkezi ile ...’a ait Aliağa-1 GIS Trafo Merkezi arasında yaklaşık 2,7 km’lik güzergahta yüksek gerilim yeraltı güç kablosu bağlantısının yapılması olduğunu, toplamda 4 etaptan oluşan projede güzergahında 1. etapta, 2. etapta ve 4. etapta olmak üzere toplamda 352 metre uzunluğunda 3 adet yatay sondaj geçişi bulunduğunu, bu metrajların 23.09.2019 tarihinde ... Trafo Merkezleri Tesis Daire Başkanlığı tarafından onaylanan As-Built (nihai) projede teyit edildiğini, ilgili yatay sondaj geçişleri için ilk başta ... firması ile anlaşıldığını ve firmanın ... nezdinde onayı alındığını, firma yetkililerinin saha çalışmalarında başarısız olduğunu ve sahayı terk ettiğini, 1. etaptaki 150 metre uzunluğundaki yatay sondaj işinin yapılamadığını, davalı tarafça her ne kadar bu alanda 66 metre delme işlemi yapıldığından bahsedilse de güzergahtan sapılarak yapılan delgi, kablo çekilmesine yarayamayan ayıplı ifa sayılan ve kullanılamayan bir sondaj işi olup, eser sözleşmesinin ayıplı ifası nedeniyle ödeme yapılması gerekmeyen bir iş olduğunu, yapılan hesaplamada, bu güzergahtaki  ayıplı ifa kabul edilmesi gereken ve başka firmaya yaptırılan kısımların,  hatalı olarak hesaba katıldığını, öte yandan tüm güzergahlara göre kaya ve toprak zeminin ayrıca raporda belirtilmesi gerektiğini, bu güzergaha ilişkin kısımların ise hesaplamadan çıkarılması gerektiğini, işin gereği gibi ifa edilememesinde davalı ... Firmasının yetersiz ve hatalı ekipman kullanımının etkili olduğunu, kullanılan ekipmanın işin yapımı için uygun ve gerekli şekilde seçilmediğinden, davalı Firmaca fark edilmeyeceği düşünülerek ve işin kolayına kaçarak  güzergahtan sapılarak hatalı istikamette kazı yapılmaya çalışıldığını ve ... arazisine girildiğini, eğer bu şekilde kablo döşeme işi gerçekleşebilseydi geçici kabul sırasında bu durumun ihale makamı ... tarafından fark edileceğini, yapılan işin iptal edileceğini, hakedişlerin ödenmeyeceği gibi müvekkili firmanın büyük bir tazminat yükümlülüğü ile karşı karşıya kalacağını ya da bu hatalı iş nedeniyle ... arazisinde çok büyük bir patlama ya da faciaya yol açılabileceğini, davalı firmanın usulüne uygun olmayan işlerinin tamamlanamadan farkedildiğini ve bu durumun farkedilmesinden hemen sonra firma yetkililerinin ekipmanlarını toplayarak sahadan kaçtığını, her ne kadar yapılan işin kontrolü devamlı sağlanmakta ise de çalışmalar yer altından yürütüldüğünden, yer üstünden kazık çakmak suretiyle işaretlenen güzergahtan sapılarak ... arazisine girileceği hususunun, yerin üstünden tespit edilmesinin fiziki ve teknik olarak mümkünü olmadığını, yapılan işin yer altında olduğunu, dolayısıyla işin gözetim ve denetimininin müvekkili şirkette olduğundan bahisle, davalıyı sorumsuz kılmanın mümkün olmadığını, yatay sondaj operatörü olan kişinin, toprak altında delme işlemini yaparken kendisine verilen koordinata göre nereden nasıl gideceğini, hangi zeminde hangi başlığı kullanması gerektiğini bilmek ve ona göre hareket etmek zorunda olduğunu, davalı firma tarafından kesilen 29.01.2018 tarihli 002252 sıra nolu ve 447.955,14 TL'lik faturanın müvekkili şirketçe kabul edilmeyip iade edildiğini, bu faturanın açıklamasına bakıldığında \"31.12.2017 tarihli geçici hakedişe istinaden kesin metraj ve fiyatlara göre yatay sondaj yapım işi\" açıklaması olduğunun görüleceğini, davalı ... firmasının başarısız olduğu 1 nolu yatay sondaj geçişinin yapımı için sahaya tekrar ... firmasının getirildiğini ve bu sefer 150 metre uzunluğunda yatay sondajın başarılı sonuçlandığını, karara esas alınan bilirkişi raporunda yer alan değerlendirmelerin, Ankara BAM 31. Hukuk Dairesinin 2021/ 510 E - 2023/ 530 k sayılı kaldırma ilamı ile istenenlerle uyumlu olmadığını, bilirkişi kurulunca yapılması gereken ilk işin, davacının yüklenicisi olduğu asıl işe ilişkin evrak ve hakedişler de incelenerek davalı taşeronun, asıl davada talep edebileceği iş bedeli alacağının hesabı yapılarak, davalı alacağının belirlenmesi olduğunu, dosyada öncelikle ...'tan istenen ihale dosyası ve hakedişlerin örnekleri üzerinden hesaplama sağlanması gerektiği, davanın menfi tespit davası olduğu dikkate alınarak, davalı şirketin işin tamamını yapıp yapamadığının net olarak ortaya konulmasını,  yerine çalışan firmanın kaç metrelik yatay sondaj işi yaptığını, bu durumda davalının alması gereken ücretin ne olması gerektiğinin hesaplanması gerektiğini, <br>Birleşen dava yönünden ise; istinaf kaldırma kararı öncesinde, ilk derece mahkemesinde yatay sondaj projesinin davalı yana verildiğinin ispatlanamadığı gerekçesiyle bu taleplerinin reddedildiğini, kaldırma kararından sonra her ne kadar rapor aldırılmış olsa da  bilirkişi raporunda birleşen dosyalarına ilişkin değerlendirmenin hatalı yapıldığını, arada bir sözleşme bulunmadığından zayıat hesabı yapılamadığından bahsedildiğini, yer altı sondaj çalışmasının tarla kazar gibi plansız ya da koordinatsız yapılamayacağı muhakkak olup, yatay sondaj işinden anlayan herkesin, proje olmadan koordinat verilmeden yer altı kazısı yapılamayacağını bileceğini, dinlenen tanıklarının da projenin davalı yana teslim edildiğini ve işin başlangıç ve çıkış noktalarının hem ... yetkililerince hem de müvekkili firma tarafından gösterildiğini beyan ettiğini, daha evvelki beyanlarında da açıklandığı gibi yapılması gerekenin yatay sondaj işi için, davalı şirket ile götürü bedel usulü anlaşıldığını, 20.11.2017 tarihli teklifin müvekkili şirkete sunulduğunu, birleşen davanın konusu yatay sondaj işinde yer altından yapılan çalışmalar esnasında güzergahtan hatalı olarak sapılarak ...’ ın arazisine girilmesinin, eğim nedeniyle malzemelerin sıkışarak yer altında kalması ve zayi olması nedeniyle müvekkili şirketin uğradığı zarar hakkında olduğunu, davaya konu Aygaz Caddesi yatay sondaj işinin hatalı ilerlemesi sonucu davalının sahayı terk ettiğini, malzemelerin zayi olmasına sebep olduğunu, bunun sebebinin işin profesyonel olmayan, işin gidişatına hakim olmayan ve anlamayan bir ekip çalıştırılması, maliyetten kaçınmak niyetiyle ucuz ve uygun olmayan malzeme kullanılması ve hatalı güzergah kullanılarak ...’ın alanına girilerek güzergahtan sapılması nedeniyle olduğunu, yatay sondajın yapılacağı güzergahın, ... sorumluları ve davalı şirket ekibi ile yer üstünden kazık çakmak suretiyle işaretlendiğini, ... arazisi ile yatay sondaj yapılacak arazi arasında yaklaşık 1 metre yüksekliğinde bir duvar ve duvarın üzerinde yaklaşık 3 metre tel bulunmakta olup yer üstünden yapılan kazık çakma işleminin hatalı olması ve ... arazisine girilmesinin fiilen mümkün olmadığını, her ne kadar yapılan işin kontrolü devamlı sağlanmakta ise de çalışmalar yer altından yürütüldüğünden, kazık çakmak suretiyle işaretlenen güzergahtan sapılarak ... arazisine girileceği hususunun yerin üstünden görülmesi /tespit edilmesinin fiziki ve teknik olarak mümkünü olmadığını, dilekçe ekinde heyetin yatay sondajın nasıl bir işlem olduğunu anlatan ve ayrıca davalı tarafça güzergah hatasının ne şekilde yapıldığını gösterir bir kroki sunulduğunu, bu nedenlerle istinaf başvurularının kabulü ile ilk derece mahkemesinin kararının kaldırılarak asıl ve birleşen davalarının kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. <br>Davalı vekili tarafından verilen 14/11/2024 tarihli istinaf kanun yolu başvuru dilekçesinde özetle; Eskişehir Asliye Ticaret Mahkemesinin 2023/428 E. - 2024/55 K. sayılı kararında asıl davanın kısmen kabulüne birleşen davanın reddine karar verildiğini, dava dosyasında tüm delillerin toplanmadığını, bilirkişi raporuna karşı taraflarınca itiraz edilmesine karşın itirazlarının giderilmediğini, dosya kapsamına ve maddi olguya uygun olmayan bilirkişi raporuna dayalı olarak asıl davanın kısmen kabulüne karar verildiğini, bilirkişi heyetince dosya kapsamındaki müvekkili şirket tarafından yapılan işlere ilişkin olarak, dosya kapsamında mevcut 315.000,00 TL bedelli faturaya ve bu fatura muhteviyatındaki itirazsız kabul edilen işlere dair bir inceleme ve değerlendirme yapılmadığını, itirazları üzerine yeniden aldırılan ek raporda da bu hususun değerlendirilmeyerek kök raporun tekrarıyla yetinildiğini, taraflar arasındaki hakedişe göre düzenlenen faturaya dair tarafların ticari defter ve kayıtlarında yer alan ve tarafların leh ve aleyhlerine delil olan kayıtlara göre bir değerlendirme yapılarak yapılacak bu değerlendirme sonucuna dair görüş ve kanaat bildirilmesi gerekirken itiraza konu raporda bu hususta bir değerlendirme ve inceleme yapılmadığını, yerel mahkeme kararında hükme esas alınan bilirkişi raporunda yapılan işlere ilişkin heyet görüşünde işlerin 70,00 m kaya, 191,00 m toprak zemin olmak üzere toplam 261,00 m olduğunun bunun da bedelinin 262.137,00 TL olacağı görüşüne yer verilmiş ise de bunun nasıl, ne şekilde tespit edildiğine, belirtilen metraj bilgilerinin ne şekilde bulunduğuna raporda yer verilmediğini, raporun bu yönüyle de dava konusu uyuşmazlığı aydınlatmaktan uzak olduğunu, raporda bu yönde değerlendirme ve inceleme yapılırken önceki rapordaki görüş ve kanaatin aynen tekrar edildiğini, BAM kararı doğrultusunda öncelikle incelenmesi gereken hususun, taraflar arasındaki ihtilafın niteliği de göz önüne alınarak yapılan işin ne kadarının kaya ne kadarının toprak zeminde gerçekleştiğini ... kesin hesabına göre belirlemenin bu belirleme yapıldıktan sonra da yapılan işin metrajına ve niteliğine göre hesaplama yaptığını, itiraza konu rapor incelendiğinde bu yönde bir inceleme ve değerlendirme yapılmadığını, raporun ikinci sayfasında ... kesin hesabına göre 1. etabın 150,00 m, 2. etabın 54,00 m. 3. etabın 148,00 m olduğu değerlendirmesine yer verildiğini izleyen sayfada bu etaplarının kaya veya toprak zemin olup olmadığına dair bir değerlendirmeye yer verilmediğinin görüldüğünü, hükme esas alınan raporun ikinci sayfasında projeye üzerinde yapılan incelemeler açıklaması ile ... trafo merkezi önü 150 metre, özel kaplamalar önü 45 metre ve Aygaz caddesi 143 olduğunun belirtildiğini, buna göre bir hesaplama yaptıklarında 150+45+143= 338 metre olduğunu, oysa ki bu tutarın heyet görüşünde 70+191= 261 metre olarak belirtildiğini, bunun nasıl ve ne şekilde tespit edildiğinin, zemin bilgilerinin nasıl elde edildiğinin, zeminde incelemenin yapılıp yapılmadığının raporda açıklanmadığını, davacının defter kayıtlarında yapılan iş bedeli olarak 184.259,48 TL müvekkili davalının defter ve kayıtlarında 169.260,19 TL ödeme yapıldığının yer aldığına raporda yer verildiğini, hükme esas alınan bilirkişi raporunda; Aygaz Caddesi 150 metrelik yatay sondajın 66 metresinde tıkanma olmasına dair yapılan değerlendirmede, bunun sebebinin hatalı sondaj işlemi veya çekme işlemi sırasında bekleme yapıldığının bu sebeple tıkanmanın olup, toprak altında boruların kalmasına sebep olmuş olabileceği görüşüne yer verildiğini, bu kapsamda da hesaplama yapılarak dava konusu işlerin bedelinin hatalı hesaplandığını, sonuç olarak da müvekkilinin yaptığı işin değerinin eksik belirlendiğini, hükme esas alınan bilirkişi raporuna uzman görüşü denilemeyeceğinin açık olduğunu, dava konusu 447.154,69 TL'lik fatura muhteviyatında belirtilen iş ve işçilik giderlerinin somut uyuşmazlığın niteliğine göre değerlendirilmesi gerektiğinin açık olduğunu, dava konusu 447.154,69 TL'lik fatura incelendiğinde, iş bu fatura muhteviyatındaki işlerin hesabında davacının itirazsız olarak kabul ettiğini, BAM kararında belirtilen hak edişe göre bizatihi davacının muhasebe sorumlusu ... tarafından tanzim edilen ve davacının ticari defter ve kayıtlarına işlenen 315.000,00 TL bedelli faturanın da olduğunun açık olduğunu, <br>Davacının istinaf dilekçesine ilişkin olarak; istinafa konu yerel mahkeme kararının asıl davanın kısmen kabulüne, 447.154,69 TL'lik faturadan dolayı davacının davalıya 288.004,88 TL borçlu olmadığının tespitine karar verildiğini, dilekçelerinde muhtelif yerlerinde de izah edildiği üzere hükme bilirkişi raporunu esas aldığını, davacı tarafın istinaf dilekçesi incelendiğinde asıl ve birleşen dava yönünden istinaf başvurusunda bulunulduğunu, UYAP ortamından yapılan incelemede 01.11.2024 tarihli 72651 sıra no'lu sayman mutemedi alındısının tetkikinde tek bir istinaf başvuru harcının yatırıldığını, huzurdaki davanın niteliği gereği asıl ve birleşen dava için ayrı ayrı istinafa başvuru ve karar harcı yatırılması gerekirken yatırılmadığı görüldüğünü, davacının istinaf başvurusunun öncelikle bu sebepten reddi gerektiğini, davacı tarafça yerel mahkeme kararına karşı istinafa başvurusunda bulunulmuş ise de davacının istinaf talep ve itirazları dayanaktan yoksun olup, davacının istinaf dilekçesinde ileri sürülen iddia ve savunmalar dosya kapsamındaki beyan ve dilekçelerinde ileri sürüldüğünü fakat ispatlanamadığını, davacının istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü istinaf talep ve itirazlarına karşı iş bu dilekçeleri ve dosya kapsamındaki beyan ve dilekçelerinde açıklamalar yapıldığını, tekrara düşmemek için onları davacının istinaf dilekçesine karşı cevap ve açıklama olarak yinelediklerini, bu nedenlerle istinaf başvurularının kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak asıl ve birleşen davaların tümden reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE :<br>İstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen karar hakkında; HMK'nın 355. maddesindeki düzenleme uyarınca, istinaf dilekçesinde belirtilen nedenler ve kamu düzenine ilişkin aykırılık bulunup bulunmadığı yönü gözetilerek yapılan inceleme sonucunda;<br> Dava, taraflar arasında sözlü olarak kurulan, davacının yüklenicisi olduğu İzmir Aliağa ... TM-Aliağa-GISTM 154 KV 1600 metrekare XLPE İzoleli Yeraltı Güç Kaplosu Bağlantı Projesi kapsamında yapılması gereken yatay sondaj işleminin davalıya taşeron olarak verildiği, davalının ... trafo merkezi önü 140 metre, özel kaplamalar önü 40 metre olan bölümlerdeki yatay sondaj işlemlerini yaparak tamamladığı, ancak Aygaz Caddesi 150 Metre olan yatay sondaj işinin 66. metresinde tıkanmaya sebebiyet vererek bu bölümdeki işin tamamlanamadığı ve davacı yüklenici şirkete ait boruların ve malzemenin toprak altında kalarak zayiatına sebebiyet vererek davacı yükleniciyi zarara uğrattığı, davalıya yaptığı işe karşılık 184.259,00 TL ödendiği, yarım bıraktığı işin başka bir şirkete 88.672,00 TL'ye yaptırıldığı ve davalıya uğranan zararların giderilmesi konusunda ihtarname gönderildiği, davalının bu ihtarnameye karşılık cevabi ihtarnamesi ile ödeme yapmaya kabul etmediği, sondaj işinde kusurunun bulunmadığını, verilen talimatlar uyarınca sorumluluğunun davacı yüklenicide olduğunu, kendi malzemelerinin de toprak altında kaldığını ve zarara uğradığını, bakiye iş bedeline yönelik olarak düzenledikleri 447.955,00 TL tutarındaki faturayı göndererek fatura bedelinin ödenmesini talep ettiklerini belirterek asıl davada taraflarına gönderilen bu fatura bedeli kadar davalıya borçlu olmadıklanın tespitine, birleşen dava ise, toprak altında kalan malzemeler ve ekipmanlar nedeniyle uğradıkları zararının davalıdan tahsiline karar verilmesi istemine ilişkindir.<br>Davacı yüklenici, davalı taşerondur.<br> Davalı vekili, asıl ve birleşen davaya cevabında, yukarıda belirtilen gerekçelerle sorumluluğunun davacı yüklenicide olması, yüklenilen işin yapılacağı güzergahın davacı tarafından belirlenip müvekkiline gösterildiğini ve işe devam edilmemesinin davacının isteğiyle olduğunu belirterek asıl ve birleşen davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>Mahkemece asıl davanın kısmen kabulüne, birleşen davanın ise reddine dair verilen 14/10/2020 tarihli 2018/288 Esas 2020/534 Karar sayılı kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine dairemizin 25/04/2023 tarihli 2021/510 Esas 2023/530 Karar sayılı kararı ile; \"taraflar arasındaki sözleşmenin eser sözleşmesi mahiyetinde olduğu, taraflar arasında yazılı bir sözleşmenin düzenlenmediği, taraf ticari defterleri üzerinde yaptırılan inceleme sonucuna göre davalı taşeronun düzenlemiş olduğu 320.429,00 TL'lik faturanın davacı ticari defterlerinde kayıtlı olduğu, bu faturaya ilişkin olarak taraf ticari defterlerinde farklı ödeme kayıtlarının bulunduğu ve bu faturanın her iki taraf arasında birlikte düzenlenen 2 nolu hakediş esas alınarak düzenlenmiş olduğunun anlaşıldığı, bilirkişi kurulunun düzenlemiş olduğu raporda iki alternatifli rapor düzenlendiği ve raporda bir nolu alternatife neden itibar edilemeyeceğinin yasal gerekçeleri açıklanmadan iki nolu alternatife göre karar verilmesinin uygun olacağı yönünde görüş beyan edildiği, mahkemece de bu rapora itibar edilerek karar verilmiş ise de bilirkişi raporundaki inceleme ve değerlendirmelerin hüküm vermeye yeterli olacak düzeyde yapılmadığı, bir nolu alternatifte belirtilen ve 320.429,00 TL'lik davacı defterlerinde de kayıtlı olan fatura bedelinin, taraflar arasındaki hakediş esas alınarak düzenlenmiş olmasına rağmen birinci alternatifte belirtilen alternatife göre davalı alacağının hesaplanması gerektiği gözetilmeden taraflar lehine delil olma niteliği taşımayan davacı ticari defterlerindeki kayıtlar esas alınmak suretiyle asıl davadaki uyuşmazlığın sonuçlandırılmış olması nedeniyle ve yine taraflar arasındaki sözlü sözleşmenin ihale mevzuatına dahil bir sözleşme niteliğinde olmayıp Yapım İşleri Genel Şartnamesinin de sözleşmenin sözlü olması sebebi ile sözleşmenin eki olduğu anlaşılamadığından taraflar arasında düzenlenen hakedişlerin bir hesap mutabakatı niteliğinde olup taraflarca itirazsız imzalanması halinde kesinleştiğinden, bu hakedişler esas alınarak ve dosyaya davacının yüklenicisi olduğu asıl işe ilişkin getirtilen evrak ve hakedişler de incelenerek davalı taşeronun asıl davada talep edebileceği iş bedeli alacağının hesabı yapılarak davalı alacağının belirlenmesi, belirlenen bu bedelden de ihtilafsız olan ve kayıtları bulunan ödemelerin mahsubu ile asıl davanın sonuçlandırılması, birleşen dava yönünden ise dava dışı iş sahibi ile davacı yüklenici arasında düzenlenen eser sözleşmesine ilişkin belge ve dokümanlar ile ihale evrakları da incelenmek suretiyle sondaj çalışmaları sırasında davacıya ait malzemelerin toprak altında kalmasında davalı taşeronun sorumluluğuna gidilip gidilemeyeceği konusunda denetime elverişli gerekçeli rapor alındıktan sonra asıl ve birleşen davanın sonuçlandırılması gerekirken davacı lehine delil olma niteliği bulunmayan davacı ticari defterlerine göre düzenlenen yetersiz bilirkişi raporu esas alınmak suretiyle asıl ve birleşen davanın sonuçlandırılmış olması ve yine asıl davada davanın kısmen kabulüne karar verildiği halde reddedilen dava değeri üzerinden vekil ile temsil edilen davalı yararına nispi tarife üzerinden vekalet ücretine karar verilmemiş olması sebebi ile taraf vekillerinin istinaf başvurularının kabulüne ve mahkeme kararının HMK'nın 353/1-a-6 maddesi uyarınca kaldırılmasına dair karar verilmiştir. <br>Dairemiz kaldırma kararından sonra, ilk derece mahkemesince dairemiz kaldırma kararı doğrultusunda bilirkişi kurulundan ek rapor alınmasından sonra ve bu rapor hüküm vermeye yeterli görülerek dairemiz kaldırma kararı gerekleri doğrultusunda yapılan inceleme ve araştırma sonucunda, yukarıda belirtilen gerekçelerle asıl davanın kısmen kabulüne, davacının, davalı tarafa 29/01/2018 tarihli 2252 nolu 447.154,69 TL'lik faturadan dolayı 288.004,88 TL borçlu olmadığının tespitine, fazlaya ilişkin talebin reddine, birleşen davanın da reddine dair karar verilmiş, bu karara karşı taraf vekillerinin yukarıda belirtilen gerekçelerle istinaf yoluna başvurdukları anlaşılmıştır. <br> Mahkemece de dosya kapsamındaki bilgi, belge ve toplanan deliller değerlendirilerek yasal düzenlemeler ile dairemiz kaldırma kararı gereklerine uygun ve isabetli gerekçeyle karar verilmiş olduğu, ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında, asıl ve birleşen dava yönünden verilen mahkeme kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla taraf vekillerinin bu karara karşı yapmış oldukları istinaf başvurularının, 6100 sayılı HMK'nın 353/(1)-b.1 maddesi uyarınca ayrı ayrı esastan reddine karar verilmesi gerekmiş ve aşağıdaki hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle;<br>1-Eskişehir Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 17/01/2024 tarihli 2023/428 Esas 2024/55 Karar sayılı kararı usul ve yasaya uygun bulunduğundan taraf vekillerinin bu karara karşı yapmış oldukları istinaf kanun yoluna başvurularının 6100 sayılı HMK'nın 353(1)-b-1 maddesi gereğince AYRI AYRI ESASTAN REDDİNE,<br>2-Davacının istinaf başvurusunun reddine karar verilmiş olduğundan alınması gerekli 615,40 TL istinaf karar ve ilam harcından davacı tarafından peşin olarak yatırılan 427,60 TL harç bedelinin mahsubu ile kalan 187,80 TL istinaf karar ve ilam harç bedelinin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,<br>3-Davacının birleşen dava yönünden yapmış olduğu istinaf başvurusu nedeniyle yatırması gerekli 615,40 TL istinaf karar ve ilam harcı ile başvuru tarihi itibari ile alınması gerekli 1.169,40 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcının davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,  <br>4-Davalının istinaf başvurusunun reddine karar verilmiş olduğundan alınması gerekli  19.673,61 TL istinaf karar ve ilam harcından davalı tarafından peşin olarak yatırılan toplam 5.346,00 TL harç bedelinin mahsubu ile kalan 14.327,61 TL istinaf karar ve ilam harç bedelinin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,<br>5-Taraflarca ayrı ayrı yatırılan 1.169,40'ar TL istinaf  kanun yoluna başvurma harcı ile istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerlerinde bırakılmasına,<br>6-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından, taraflar yararına vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,<br>7-Kararın dairemizce taraflara tebliğine,<br>Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 6100 Sayılı HMK'nın 361. maddesi gereğince kararın taraflara tebliği tarihinden itibaren 2 hafta içinde Yargıtay'da TEMYİZ yolu açık olmak üzere 25/03/2025  tarihinde oybirliği ile karar verildi.<br>         Başkan                  Üye                    Üye             Katip<br><br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"958fdf2c000b7992","SID":"da811dbdbc55eb4a"}}