{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>16. HUKUK DAİRESİ<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>DOSYA NO: 2025/295 Esas<br>KARAR NO: 2025/535<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 1. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 16/01/2025 (Ara Karar)<br>NUMARASI: 2025/7 Esas<br>DAVANIN KONUSU: Marka (Marka Hükümsüzlüğünden Kaynaklanan)<br>KARAR TARİHİ: 17/04/2025<br>İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. Maddesi gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu; <br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>İHTİYATİ TEDBİR TALEBİ: Davacı vekili dava dilekçesi ile, müvekkili şirketin 2012 yılında Birleşik Krallık'ta kurulmuş bir moda marka olduğunu, müvekkilinin \"...\" esas unsurlu WIPO, EUIPO ve diğer ülkeler nezdinde çok sayıda tescilli markasının bulunduğunu,  TPMK'ya yapılan başvurusu sırasında  davalı markasından haberdar olduklarını,  davalı tarafın  ... no'lu “...” markasını tescil ettirerek, müvekkilinin tasarım, etiket ve diğer detaylar da dahil olmak üzere müvekkilinin ürün gamından birebir şekilde kopyalanmış ürünler üzerinde kullandığını, bunları ürettiği ve satışa arz ettiğini, davalı tarafın müvekkilinin kopya ürünlerini müvekkili tarafından üretilmiş gibi  satışa arz etmekte ve adeta müvekkili gibi davrandığını ileri sürerek, söz konusu eylemlerin tedbiren durdurulmasını ve davalı adına ...  no ile tescilli markanın üçüncü kişilere devrinin tedbiren önlenmesinie davalının markayı kullanmasının ve her halükarda müvekkiline ve müvekkilinin Türkiyede'ki iş ortakları ve müşterilerine karşı kullanılmasının tedbiren önlenmesine karar verilmesini talep etmiştir.<br>İHTİYATİ TEDBİR KARARI: İlk derece mahkemesince 16/01/2025 tarihli ara karar ile; davacının ihtiyati tedbire ilişkin talebinin, dosya kapsamı deliller, davanın niteliği ve markaların tescil başvuru tarihlerine göre hükümsüzlüğü istenen davalı markasının üçüncü kişilere devrinin önlenmesi bakımından takdiren 10.000-TL teminat karşılığı kabulüne; davacı vekilinin sair sair tedbir taleplerinin ise HMK 389 ile SMK 159 ve devamı maddelerinde aranan yaklaşık ispat koşulu gerçekleşmediğinden bu aşamada reddine karar verilmiştir.<br>İSTİNAF İSTEMİ: Davacı vekili istinaf dilekçesinde, dava dilekçesindeki beyanlarını tekrar ederek; müvekkilinin huzurdaki dava kapsamında acil ve telafisi mümkün olmayan menfaatinin mevcut olduğunu, davalının haksız kullanımlarının bilirkişi tarafından  tespit edildiğini,  dolayısıyla yaklaşık ispat  koşulunun da sağlandığını ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.<br>GEREKÇE: Dava, markanın  hükümsüzlüğü, haksız rekabetin tespiti, men'i, ref'i ile maddi ve manevi tazminat talebine ilişkindir. Dairemiz önüne gelen somut uyuşmazlık ise,  davalının adına tescilli  “...” markasını  kullanmasının veya davacıya, davacının Türkiyede'ki iş ortakları ve müşterilerine karşı kullanılmasının tedbiren önlenmesine dair   davacının sair ihtiyati tedbir taleplerinin reddine dair 16/01/2025 tarihli ara karar  ilişkindir. Karar davacı vekili  tarafından istinaf edilmiştir.İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, davacının Türkiye'de adına tescilli markasının bulunmadığı, uyuşmazlığın yargılamayı gerektirdiği, yargılamanın başındaki mevcut duruma göre ilk derece mahkemesince davacının adına tescilli markayı kullanmasının, davacıya karşı kullanmasının önlenmesi yönündeki ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla, davacı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf isteminin reddine karar verilmiştir.<br>HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davacı vekilinin istinaf talebinin HMK'nun 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, 2-Harç peşin alındığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına, 3-Davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 4-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,  Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, oy birliğiyle kesin olarak karar verildi.17/04/2025</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"1ab4b813ccae6d1a","SID":"87d5948233f7e176"}}