{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C. <br>ANTALYA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>11. HUKUK DAİRESİ<br>KARAR TARİHİ: 17/03/2025<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br> <br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi<br>KARAR TARİHİ: 14/09/2021<br>DAVA: Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)<br>DAVA TARİHİ: 03/12/2018<br>GEREKÇELİ KARAR <br>YAZIM TARİHİ: 17/03/2025<br><br>İlk Derece Mahkemesinin kararı ve dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi.<br>Üye hakimin görüşü değerlendirildi.<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: <br>DAVACININ İDDİALARININ ÖZETİ: <br>Davacılar vekili, Antalya 11. İcra Müdürlüğü ... Esas nolu dosyası ile davalı tarafından davacıların mirasbırakanı ... tarafından düzenlenen kambiyo senedine dayalı olarak takip başlatıldığını, takibe konu senetteki imzanın sahte olup, muris ...'ın böyle bir borcunun bulunmadığını, davalı alacaklının söz konusu senet tanzim tarihinde 21-22 yaşlarında işsiz güçsüz ve pek çok suça karışmış sabıkalı birisi olduğunu, murislerinin ise serbest avukat olduğunu ve davalı ile ailesine vekalet hizmeti verdiğini ve davalı taraftan henüz tahsil edilmemiş vekalet ücret alacağının bulunduğunu, murislerinin ölümünün şüpheli olması sebebiyle savcılık soruşturmasının halen devam ettiğini, takibe konu senet incelendiğinde imzanın murise ait olmadığının anlaşılabildiğini, bu nedenle davalı hakkında bedeli olmayan senedi icraya koyma suçundan şikayetçi olduklarını, öncelikle 11. İcra Müdürlüğünün ... Esas nolu dosyasındaki takibin durdurulmasını beyanla, Antalya 11. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı takip dosyasında takibe dayanak bono nedeniyle borçlu olmadıklarının tespitine, alacaklı davalı aleyhine %20 oranında icra inkar tazminatına hükmedilmesini  talep ve dava etmiştir.  <br>DAVALININ SAVUNMALARININ ÖZETİ: <br>Davalı vekili, dava konusu bonodaki imzanın davacıların murisi ...'a ait olduğunu, davacıların iddialarını yazılı delille ispat etmeleri gerektiğini, davacı tarafın tanık dinletme talebine muvafakatlerinin olmadığını belirterek davanın reddine, davacıların % 20'den az olmamak üzere kötü niyet tazminatına mahkum edilmelerine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacılara yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: <br>Mahkemece, \"...Davacı tarafça Antalya 11. İcra Müdürlüğünün...E nolu dosyasında 17/12/2014 tanzim 31/01/2016 vadeli 11.000 TL bedelli bonodaki imzanın murislerinin eli ürünü olmadığı iddia edilmiş, yapılan bilirkişi incelemesi sonucunda düzenlenen yukarıda belirtilen İstanbul Adli Tıp Kurumu Fizik İhtisas Dairesinin raporundan da takibe dayanak bonodaki imzanın davacıların murisi eli ürünü olduğu anlaşılmıştır.<br>Davacılar tarafından davalının senet tanzim tarihinde davacı ile arasında vekalet ilişkisinin bulunduğu, yaşı itibariyle de davacıdan alacaklı olmasının mümkün olmadığı belirtilmiş ise de; buna ilişkin yazılı delillerin ibraz edilmediği görülmekle davacıların menfi tespit isteminin reddine  karar vermek gerekmiştir. <br>İİK 72/4. maddesinde; \"Dava alacaklı lehine neticelenirse ihtiyati tedbir kararı kalkar. Buna dair hükmün kesinleşmesi halinde alacaklı ihtiyati tedbir dolayısıyla alacağını geç almış bulunmaktan doğan zararlarını gösterilen teminattan alır. Alacaklının uğradığı zarar aynı davada takdir olunarak karara bağlanır. Bu zarar herhalde \"yüzde yirmiden\" aşağı tayin edilemez.\" düzenlemesi mevcut olup, Mahkememizce 08/08/2017 tarihli tensip 7 nolu ara karar ile takibe dayanak bono yönünden teminat karşılığında icra veznesine girecek olan paranın dava sonuna kadar alacaklıya ödenmemesi yönünde ihtiyati tedbir kararı verildiği ve bu kararın uygulandığı görülmekle alacaklı lehine sonuçlanan eldeki dava da takibe dayanak bono bedelinin %20'si tutarındaki 2.200,00 TL kötü niyet tazminatının davacılardan tahsili ile davalıya verilmesine\" karar verilmiştir. <br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: <br>Karara karşı, davacılar vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. <br>Davacılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; mahkemece aldırılan bilirkişi raporlarının çelişkili olduğunu, raporlarda bonodaki imzanın davacıların murisine ait olduğuna ilişkin kesin bir kanaatin bulunmadığını, davacılar murisinin davalıya borçlu olmasının hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, mahkemece eksik inceleme ile karar verildiğini, kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu istinaf sebepleri olarak ileri sürmüştür. <br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE: <br>Dava, menfi tespit istemine ilişkindir.<br>Mahkemece yazılı gerekçeyle, davanın reddine karar verilmiştir. <br>Dairemizce istinaf incelemesi, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.<br>HMK m. 359/3 uyarınca; dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, İlk Derece Mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, HMK m. 355/1. gereği incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, re'sen gözetilmesi gereken, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına, Antalya 4. İcra Hukuk Mahkemesinin...Esas sayılı dosyasında düzenlenen ... tarihli bilirkişi raporunda, bono üzerinde atılı bulunan borçlu imzalarının davacıların murisi ...'a ait olduğu, mahkemece aldırılan Ankara Jandarma Kriminal Daire Başkanlığınca düzenlenen ... tarihli raporda, inceleme konusu senet üzerinde ... adına atfen atılı bulunan imzaların davacılar murisi ... eli ürünü olması kuvvetle muhtemel olduğu, İstanbul Adli Tıp Kurumu Başkanlığı Fizik İhtisas Dairesince düzenlenen ... tarihli raporda, inceleme konusu senette yer alan borçlu imzaların davacılar murisi ...'ın eli ürünü olduğunun belirtilmesine, dosyada alınan bilirkişi raporlarının tamamı birlikte dikkate alındığında senette yer alan borçlu imzalarındavacılar murisi ...'ın eli ürünü olduğunun anlaşılmasına, davacıların borçlu olmadıkları iddiasını da yazılı delille ispat edememesine, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğunun anlaşılmasına göre; davacılar vekilinin istinaf itirazları yerinde görülmediğinden HMK m. 353/1-b-1. gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerektiği anlaşıldığından aşağıdaki hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; <br>1-Davacılar vekilinin İlk Derece Mahkemesi kararına ilişkin istinaf başvurusunun  HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,<br>2-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 615,40 TL maktu istinaf karar harcından peşin olarak yatırılan 59,30 TL harcın mahsubu ile bakiye 556,10 TL istinaf karar harcının davacılardan tahsili ile Hazineye GELİR KAYDINA, harç tahsil müzekkeresinin ilk derece mahkemesince YAZILMASINA,<br>3-Davacının istinaf başvurusu nedeniyle yapılan yargılama masraflarının kendi üzerinde BIRAKILMASINA, <br>4-Kullanılmayan istinaf gider avansının 6100 Sayılı HMK'nın 333. maddesi uyarınca İlk Derece Mahkemesince ilgilisine İADESİNE, <br>5-İstinaf incelemesi dosya üzerinden yapıldığından davalı lehine vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,<br>6-Kararın İlk Derece Mahkemesi tarafından taraflara TEBLİĞİNE,<br>Dair; dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, 6100 Sayılı HMK'nın 362/1-a. maddesi uyarınca miktar itibariyle kesin olmak üzere oybirliğiyle karar verildi.17/03/2025<br>...</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"50759b808687ec51","SID":"816f073519a6a4ab"}}