{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>17. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO:2025/359 Esas<br>KARAR NO:2025/487<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN\t        <br>MAHKEMESİ:BAKIRKÖY 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ:01/11/2024<br>NUMARASI:2024/786 Esas, 2024/991 Karar<br>DAVANIN KONUSU:İflas (Adi Takipten Doğan İflas (İİK 156))<br>KARAR TARİHİ:27/03/2025<br>6100  Sayılı  Hukuk  Muhakemeleri  Kanunu'nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi. <br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Bakırköy 11. Tüketici Mahkemesinin  kararı ile davalı aleyhine hükmedilen  nispi vekalet ücreti ve yargılama giderinin tahsili için davalı aleyhine İstanbul ... İcra Dairesi'nin .. sayılı dosyasından ilamlı icra takibi başlatıldığını, icra emrinin, davalı şirkete tebliğ edilmesine rağmen ilama dayalı borcun ödenmediğini,  bu nedenle takip şekilinin İİK 43. Maddesi gereği  İflas yoluna çevrildiğini, iflas emrinin davalıya tebliğ edildiğini, davalı tarafından yetkiye ve borca itiraz edildiğini, davalıların yetki itirazı üzerine takibin yetkili ... tevzi edildiğini, ... gönderilen iflas emrinin davalılara tebliğ edildiğini, davalılar tarafından yetkili icra dairesinden gönderilen iflas emrine karşı itiraz etmediklerini,davalıların süresi içinde borcu da ödemediğini, bu bakımdan iflas takibinin kesinleştiğini, bu bakımdan iflas takibi kesinleştiğinden İİK 158/2 maddesi gereğince iflas kararı verilmesi gerektiğini, Mahkemece İİK 155 ve devamı maddesi hükümlerince borçluların iflasına karar verilemeyeceği kanaatinde olunması halinde, İİK 177 ve devamı maddeleri gereğince iflasına karar verilmesini talep ettiklerini belirterek davalılar hakkında Bakırköy ... İcra Dairesi'nin ... sayılı dosyasından yapılan iflas takibi kesinleştiğinden borçluların iflasına karar verilmesine,  borçluların takibe itiraz ettiği kanaatinde olunması durumunda Bakırköy ... İcra Dairesi'nin ... sayılı dosyasına  yapılan itirazın kaldırılmasına karar verilerek davalı borçluların iflasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>CEVAP:Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafından açılan davanın dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilmesi gerektiğini, davacı tarafınca sunulacak delillere karşı ek delil ve karşı delil sunma hakları ile fazlaya dair her türlü hakları saklı kalmak kaydıyla  davacıya delillerini tarafımıza tebliğ ettirmesi için kesin süre verilmesini, aksi halde delil sunmaktan vazgeçmiş sayılmasının kabul edilmesini, talep ettiklerini, öncelikle müvekkili şirketin yalnızca 2021 yılı içinde 60 milyon Türk Lirası üzerinde ... etap projesi başta olmak üzere tüketicilere yani müvekkili şirketin müşterilerinden sözleşmeyi fesh eden kişilere ödeme yaptığı ve yapmaya da devam ettiğini,  müvekkili şirketin defter ve kayıtlarından müvekkilinin faaliyetlerine devam ettiğinin belirlenmesi ile müvekkilinin aciz halinde olmadığının, malvarlığının borçlarından fazla bulunduğunun ve ödemelerini tatil etmediğinin tespiti yönünden bilirkişi incelemesi yapılmasını talep ettiklerini belirterek  davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:Mahkemece; davacı vekili tarafından davalı şirket aleyhine faturadan kaynaklanan alacağın tahsili amacıyla daha önce ... Sayılı dosyada İİK 43.madde uyarınca takip iflas yoluyla takibe dönüşmüş olup yetkisizlik üzerine ... sayılı dosyası üzerinde icra takibinin başlatıldığı, icra takibine borçlunun itirazı üzerine takibin durdurulmasına karar verildiği ödeme emrinin davalı-borçluya tebliğ edilmesi üzerine borçlu-davalının ödeme emrine itiraz etmesi üzerine huzurdaki itirazın kaldırılması suretiyle iflas davasının açıldığı anlaşılmış ise de, davacı vekilinin elinde ilam varken icra takibine ilamlı icra olarak devam etmesi gerekirken takip yolunu değiştirerek iflas yolu ile adi takibe devam etmesi İİK'nın 32.maddesi ile HMK'nın 29.maddesi uyarınca dürüstlük kuralına uygun olmadığı, buna göre davacı vekili tarafından usulüne uygun bir icra takibinden söz edilemeyeceği gerekçesi ile  davanın HMK'nın 114/2 ve 115/2.maddeleri uyarınca usulüne uygun icra takibine ilişkin  özel dava şartı noksanlığı nedeniyle usulden reddine  karar verilmiştir.<br>İSTİNAF NEDENLERİ:Karar yasal süresinde davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir.Davacı vekili istinaf nedenleri olarak;  ilamlı icra takibinin adi iflas takibine çevrilmesinde ve buna dayalı olarak iflas kararı verilmesinde hukuki bir engel olmadığını, Mahkemece gerekçeli kararda bazı Yargıtay kararlarına atıf yapılmışsa da ilgili kararların uyuşmazlık ile hiç ilgisinin bulunmadığını, Yerel mahkemeden en azından uyuşmazlık konusunun ne olduğunu, dayanak icra takibinin konusu alacağın ne olduğunu, uygulanacak hukuk normunu doğru tespit etmesini beklediklerini, müvekkili tarafından Bakırköy 11. Tüketici Mahkemesinin 2021/362 E., 2022/358 K. ve 15.09.2022 tarihli ilamına dayalı olarak İstanbul ... İcra Dairesinin ... sayılı dosyasından davalı şirketler aleyhine ilamlı icra takibi başlatıldığını, ilamın konusu alacağın mahkemenin tespitinin aksine yargılama gideri ve vekalet ücretine ilişkin olduğunu, davalı şirketlere icra emri  tebliğ edilmiş olmasına karşın ilama dayalı borcun davalı şirketler tarafından ödenmediğini, ilamlı icra takibinde borçlu şirketlere haciz uygulayarak alacağı tahsil edemediklerinden  takip şeklinin  İİK M.43 gereği genel iflas yoluna çevrildiğini, kanundan doğan  bu hak ile alacaklının borçlusunu haciz değil de iflas yoluyla takip etmek isterse bir defaya mahsus olmak üzere takip yolunu değiştirebileceğini, buna göre huzurdaki davada da alacak ilama dayalı olduğundan davalılara alacak miktarını depo etmesi için süre verilip süresi içerisinde depo emri gereği gibi ifa edilmediğinde davalılar hakkında iflasa karar verilmesi gerekmekteyse de yerel mahkemece dava konusu takibin özel dava şartı eksikliğine dayalı olarak usulden reddedilmesinin hukuka ve hakkaniyete aykırı olduğunu, bu nedenle yerel mahkemece verilen kararın kaldırılmasını talep ettiklerini, yerel mahkemenin İİK M.155 ve devamı maddesi hükümlerince borçluların iflasına karar verilemeyeceği kanaatinde olması durumunda İİK M.177 ve devamı maddelerince ilama dayalı borcu ödemeyen borçlu şirketlerin iflasına karar verilmesini talep ettiklerini,  mahkemece  icra takibinin  iflas takibine dönüştürülmesi  kabul edilmiyor ise ortada ilamlı bir icra takibi kaldığını, ancak bu hususa ilişkin yerel mahkemece herhangi bir değerlendirilme ya da  karar verilmediğini,Yerel mahkeme heyeti tarafından dilekçelerinin okunmadan, dosya incelenmeden karar verildiğini ve özensiz şekilde gerekçeli karar yazıldığını belirterek kararın kaldırılmasını talep ve istinaf etmiştir. <br>DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE GEREKÇE:HMK'nın 355. ve 357. maddeleri gereğince istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle bağlı olarak ve kamu düzenine aykırılık hususlarını da gözetilerek yapılan inceleme neticesinde;Dava, ilama dayalı alacak için başlatılan icra takibinde icra emri uyarınca alacağın ödenmemesi üzerine, takibin İİK'nun 43/2 maddesi uyarınca iflas yolu ile takibe çevrilmesi sonucunda iflas istemine ilişkindir.İstinaf incelemesi 6100 sayılı HMK'nun 355. maddesi uyarınca istinaf başvurusunda ileri sürülen istinaf sebepleri ile sınırlı olarak ve kamu düzeni gözetilerek yapılmıştır.Davacı tarafından davalılar aleyhine Bakırköy 11. Tüketici Mahkemesi'nin 2021 / 362 (Hukuk Dava Dosyası) esas ve 2022/358 karar sayılı 15/09/2022 karar tarihli ilamına istinaden ilam vekalet ücreti, yargılama gideri ve işlemiş faiz alacağı olmak üzere toplam 45.389,09 TL nin  tahsili amacıyla ilamlı icra takibi başlatıldığı, davacı vekilinin talebi üzerine dosyada İİK 43.madde uyarınca takip iflas yoluyla takibe dönüştüğünü ve davalılara  iflas yolu ile adi takipte ödeme emrinin tebliği üzerine davalıların icra takibine itiraz ettiği, davacı vekilinin talebi üzerine yetkisizlik üzerine dosyanın gönderildiği ... sayılı dosyasından davalılara yeniden  adi iflas yolu ile adi takipte ödeme emrinin   tebliğ edildiği davalıların bu ödeme emrine karşı herhangi bir itirazlarına rastlanılmadığı,  akabinde davacının açtığı işbu dava ile davalının iflasını talep ettiği anlaşılmaktadır.Uyuşmazlık, ilama dayalı başlatılan haciz yolu ile takibin İİK'nun 43. maddesi kapsamında iflas yolu ile adi takibe dönüştürülmesinde davacının hukuki yararının bulunup bulunmadığı noktasında toplanmaktadır.\"...Belirteyim ki, ilam alacaklısı, iflasa tabi borçlusunun iflasını isteyebilmesi için, (yukarıda görüldüğü gibi) borçluya karşı ilamlı icra takibi (m.32) yapmak ve ondan sonra iflas talebinde bulunmak (doğrudan doğruya iflas davası açmak; m.37; m.177/4) zorunda değildir. İlam alacaklısı, hiç ilamlı icra takibi yapmadan (ilamı icraya koymadan), ilam borçlusuna karşı genel iflas yolu ile takip (m.155 vd) yapabilir...\" (Prof. Dr. ..., İcra ve İflas Hukuku, Tamamen Yeniden Yazılmış Üç Misli Genişletilmiş, Üçüncü Baskı, Cilt:3 Ankara 1993, s.2270). \"...Alacak bir ilama veya ilam niteliğindeki belgeye bağlı ise, alacaklı doğrudan doğruya iflas yoluna başvurabilir (m.37 ; 177/4). Fakat alacaklı, böyle bir ilama veya ilam niteliğindeki belgeye dayanarak, (özellikle m.32'ye göre bir ilamlı icra takibi yapmadan) genel iflas yoluna da başvurabilir... (Prof. Dr. BAKİ KURU, İcra ve İflas Hukuku El Kitabı, 2. Baskı, Ankara 2013, s.1110). 2004 sayılı İcra İflas Kanununun 43/2 maddesi hükmüne göre, iflas veya haciz yoluyla takip talebinde bulunan alacaklı bir defaya mahsus olmak üzere harç ödemeksizin diğerine yeni baştan müracaat edebilir. Somut olayda, ilamın yerine getirilmesi için haciz yolu ile başlatılan icra takibinin, İİK'nun 43/2 maddesi uyarınca adi iflas yolu ile takibe dönüştürülmesinde yasal olarak bir engel ve usule aykırılık bulunmamaktadır. Öte yandan kararın gerekçesine dayanak yapılan Yargıtay Kararlarının iflas hükümlerine ilişkin olmadığı, haciz yoluyla icra takibine ilişkin olduğu, bu nedenle somut olayda uygulanma yeri olmadığından davacının hukuki yararının bulunduğu kabul edilerek yargılamaya devam edilmesi gerekirken Mahkemece hukuki yarar yokluğundan davanın usulden reddine karar verilmesi isabetli olmamıştır.Açıklanan sebeplerle, ilk derece mahkemesince yazılı olduğu şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olduğundan davacının istinaf  başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.<br>H Ü K Ü M:Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere;1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun esasa ilişkin sebepler incelenmeksizin KABULÜNE,2-Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2024/786 Esas,  2024/991 Karar sayılı ve 01/11/2024 tarihli kararının HMK'nun 353/1a.4 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA,3-Dosyanın, Dairemiz kararına uygun şekilde yargılama yapılmak ve  yeniden bir karar verilmek üzere mahal Mahkemesine İADESİNE,4-Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 492 sayılı Harçlar Kanununa bağlı tarife gereğince alınması gereken 615,40 TL istinaf harçları peşin yatırıldığından yeniden harç alınmasına YER OLMADIĞINA,5-Davacı tarafın yapmış olduğu istinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince yeniden verilecek kararda dikkate alınmasına,Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-a-4 bendi gereğince kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi.27/03/2025</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"c7ea305b55d0d8e7","SID":"c01f28a829f213a8"}}