{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>ANTALYA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA <br>DÖRDÜNCÜ HUKUK DAİRES İSTİNAF KARARI<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: ANTALYA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>DAVA: Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)<br>KARAR TARİHİ: 28/03/2025<br>KARAR YAZIM TARİHİ: 28/03/2025<br><br>Taraflar arasındaki davanın yapılan yargılaması sonunda ilk derece mahkemesince verilen, yukarıda tarih ve numarası gösterilen kararına karşı istinaf başvurusunda bulunulmakla, dosyada duruşma yapılmasını gerektiren eksiklik görülmediğinden Hukuk Muhakameleri Kanunu'nun 353/1-a maddesi uyarınca istinaf incelemesinin duruşmasız yapılmasına karar verilerek, dosya incelendi;<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ<br>DAVACI İSTEMİNİN ÖZETİ:<br>Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; .... vekili olduğunu, ... A.Ş.' NE .... numaralı sigorta poliçesi ile sigortalı bulanan .... plakalı aracın, .... tarihinde ... idaresindeki .... plakalı araca çarptığını, ... idaresindeki ... plakalı aracın park halinde duran müvekkilinin maliki bulunduğu .... plakalı  fıat punto 1.3 multıjet shıne, 2006 model hususi araca çarpması neticesinde maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, kaza sonrası olay yerinde .... tarihli trafik kazası tespit tutanağında .... plakalı araç sürücüsü ... ın (araç sahibi .... ) asli ve tam kusurlu olduğunun belirtildiğini, müvekkiline ait araçta büyük hasar meydana geldiğini, davalı şahıslardan ... ın araç sürücüsü olduğunu, ... ın araç maliki olduğunu, davalı sigorta şirketinin müvekkilinin aracında meydana gelen değer kaybının tamamından ... plakalı aracın trafik sigortacısı olması sebebi ile sorumlu olduğunu, iş bu dava açılmadan önce davalı sigorta şirketine başvuru yapıldığını ve müvekkilinin hesabına 06/10/2023 tarihinde sadece 12.925,00TL ödemle yapıldığını, müvekkilinin aracını tamir sebebi ile bir süre kullanılamadığını ve yaklaşık 40 gün onarımda kaldığını, şimdilik 100TL sonradan artırılmak üzere araç tamir edildiği süreçte araçtan mahrum kalınmış olduğundan uğranılan araç mahrumiyet tazminatının istemi zorunluluğunun hasıl olduğunu, müvekkilinin aracındaki değer kaybının bu miktardan çok fazla olduğunu, belirlenecek rakamın yapılan yargılama sonucunda anlaşılacağını, zorunlu arabuluculuk başvurusu nihayetinde de davalı şirket ve diğer davalılar tarafından değer kaybı noktasında ödeme yapılmadığını, anlaşamama yönünde son tutanak tanzim edildiğini, bu nedenlerle maddi ve hukuki gerçekler tahtında fazlaya ilişkin tüm hakları ve ıslah hakkı saklı kalmak üzere mahkemece; davanın kabulü ile kşimdilik 500TL ve mahrum kalınan araç bedeli şimdilik 100TL olmak üzere şimdilik toplam 600,00TL değer kaybının (sonrasında harç tamamlattırılmak üzere, değer artırım/ıslah yapılaacaktır), kaza tarihi olan 15/06/2023 itibaren işleyecek bankalarca uygulanan en yüksek mevduat faizi, yargılama giderleri ve vekalet ücreti ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. <br>DAVALI CEVABININ ÖZETİ:<br>Davalı ... ve ... vekili cevap dilekçesinden özetle; dosyada görevli mahkemenin HMk m. 2 gereği Asliye Hukuk Mahkemesi olduğunu, müvekkillerinin tacir olmadığını, söz konusu uyuşmazlığın tarafların ticari ilişkilerinden doğan ticari bir uyuşmazlık olmadığını, davanın görevsiz mahkemede açıldığını, bu nedenle müvekkilleri yönünden davanın görevsizlik nedeniyle usulden reddini talep ettiklerini, davacının aracını kullanamaması nedeniyle araç mahrumiyet talebinde bulunduğunu ancak bu davanın belirsiz alacak davası olarak açılamayacağını, alacağın belirli veya belirlenebilir ise belirsiz alacak davası açılamayacağını, ancak şartları varsa kısmi dava açılmasının mümkün olduğunu, davacının araç mahrumiyet bedeli açısından iddia edilen zararını belirleyebileceğini, belirsiz alacak davası açılmasında hukuki yarar bulunmaması nedeniyle davanın usulden reddinin gerektiğini, davaya konu trafik kazasına ilişkin kaza tespit tutanağını kabul etmediklerini, trafik kazasında kusurun tamamen dava dışı  ... plakalı ....a ait olduğunu, dava dışı .... plakalı aracın sürücüsü ... ın davalı müvekkili .... idaresindeki ... plakalı araca çarptığını, dava dışı .... idaresindeki aracın hızının yüksek olması nedeniyle kaza anında da aracını durduramadığını ve hızı nedeniyle park durumundaki davacı ... ye ait ... plakalı araca çarptığını, davacının aracına çarpan ve zarara neden olan davalı müvekkilleri olmadığını, davacının aracına çarpan ve zarar veren ve kusurun tamamının ... plakalı araç sahibi ve sürücüsü olduğunu, dosyaya esas kaza tespit tutanağının olay yerinde davalı müvekkilinin bilgisi dışında hazırlandığını ve gerçeğe aykırı olduğunu bu nedenle kaza tespit tutanağını kabul etmediklerini ve itiraz ettiklerini, .... plakalı araç sahibi ve sürücüsü olan dava dışı ... ile davalı müvekkili arasındaki dava Antalya 6. Asliye Hukuk Mahkemesi ... E. Sayılı dosya ile devam ettiğini, dosyaların bağlantılı olduğunu ve kaza tespit tutanağına itirazın ve kusur belirlenmesine ilişkin hususun Antalya 6. Asliye Hukuk Mahkemesi'nde devam etmesi nedeniyle, bağlantılı davanın işbu dosyada bekletici mesele yapılması gerektiğini, araç değer kaybı, aracın kaza tarihindeki ikinci el piyasa değeri, makul tamirat giderleri göz önünde bulundurularak Sigorta Bilgi Gözetim Merkezi tarafından alanında uzman, bağımsız ve tarafsız eksperler atanması suretiyle belirlendiğini, hazırlanan rapor sonucunda davacının aracındaki değer kaybının hesaplandığını ve sigorta şirketi tarafından ödemesinin gerçekleştirildiğini, davacının araç değer kaybına ilişkin eksper tarafından belirlenen bedele ilişkin bir itirazı söz konusu ise buna ilişkin SBM'de itiraz etmesi gerektiğini,  araç değer kaybının sigorta ettiren davalı müvekkili adına sigorta şirketi tarafından ödendiğini, davacının araç değer kaybına ilişkin muhatabın davalı müvekkili değil diğer davalı sigorta şirketi olduğunu, sigorta tarafından ödenmiş değer kaybı bedelinin davacının beklentisinden az olması nedeniyle davalı müvekkilinden talep edebileceği ek bir değer kaybı bedeli bulunmadığını, davacının aracının defalarca el değiştirdiğini, daha önceden de kazalı ve yaşlı bir araç olduğunu, davacını aracındaki zarar, sigortanın ödediği 12.925,00TL ile tamamen karşılandığını, davacının haksız bir şekilde zenginleşmeye çalıştığını, davacının araç mahrumiyet beeli iddiası için somut zararını ispat edecek hiçbir delilinin bulunmadığını, davacının aracının onarımda kaldığını iddia ettiği sürenin aşırı olduğunu, aracın tamirinin geç başlatılması vs. hususlar söz konusu ise bunlardan müvekkillerinin kusurlu olmadığını, davacı araç değer kaybı ve araç mahrumiyet bedeli için kaza tarihinden itibaren faiz işletilmesini talep etmişse de bunun mümkün olmadığını, davacının talep ettiği faiz oranı da kabul edilemeyeceğini, bu nedenlerle davanın davalı müvekkilleri açısından görevsiz mahkemede açılmış olması nedeniyle davanın usulden reddini, belirsiz alacak davasının koşullarının oluşmaması nedeniyle davanın usulden reddini, esasa ilişkin tüm hususlarda davanın reddini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesini talep etmiştir. <br>Davalı sigorta şirketi vekili cevap dilekçesinden özetle; söz konusu kazada sigortalısı ... plakalı aracın kusursuz olduğunu, davacının taleplerinin haksız olduğunu bu nedenle davanın reddini talep ettiklerini, müvekkilinin teminat limiti miktarı kadar sorumlu olabileceğini, dava konusu trafik kazasına karışan  ... plakalı araç müvekkili şirket nezdinde   ... sayılı ve ... vadeli Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Mesuliyet (Trafik) Poliçesi  ile sigortalı olduğunu, müvekkili şirketin poliçeden kaynaklanan sorumluluğu kazanın poliçe vadesi içinde meydana gelmesi şartıyla poliçe teminat miktarı ile sınırlı olduğunu; kaza tarihi itibariyle teminat limitinin 100.000,00-TL olduğunu, söz konusu kaza sebebi ile 14.08.2023 tarihinde 29.201,75 TL. hasar bedeli ödendiği dikkate alındığında bakiye poliçe limiti  70.798,25TL. Olduğunu, kazanın meydana gelmesinde sigortalı araç sürücüsünün tek başına kusurlu olmadığını, davacının dava dilekçesinde talep etmiş olduğu değer kaybının fahiş olduğunu ve taraflarınca kabul edilemez nitelikte olduğunu, davacı yanın fazlaya ilişkin talebinin sebepsiz yere zenginleşmesine sebebiyet verecek nitelikte olduğunu, araç mahrumiyet bedelinin ZMSS poliçesi teminat kapsamı dışında kaldığını, kazanç kaybının gerçek zarar niteliğinde olmadığını, müvekkili sigorta şirketinin ZMSS poliçesi kapsamında herhangi bir sorumluluğunun söz konusu olmadığını, müvekkili sigorta şirketinin sorumluluğunun ancak değer kaybı veya hasa onarım bedeline ilişkin olabileceğini, şirketin dava açılmasına sebebiyet vermediğini, temerrüdün söz konusu olmadığını, en yüksek mevduat faizi taleplerinin haksız olduğunu reddinin gerektiğini, bu nedenlerle haksız davanın esastan reddini, aksi halde dosyanın meydana geldiği iddia edilen hasar bedeli ve değer kaybı konusunda uzman bilirkişiye tevdi ile rapor alınmasını, kusurun ve hasarın ispatlanamaması halinde davanın reddi ile yargılama harç ve giderleri ile ücret-i vekaletin davacı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir. <br>İDM KARARININ ÖZETİ       :<br>İlk Derece Mahkemesince verilen kararda özetle;\" Davanın kabulü ile;  500,00 TL 'sinin davalılar ... ve ... bakımından kaza tarihi olan ... ve davalı ... A.Ş .bakımından temerrüt tarihi olan 06.10.2023 tarihinden işleyecek yasal faiziyle ve 16.575,00 TL 'sinin davalılar ... , ... ve ... A.Ş. 'den  ıslah tarihi olan 02.10.2024 tarihinden işleyecek yasal faiziyle birlikte olmak üzere; toplamda 17.075,00 TL bakiye değer kaybının davalılar ... , ... ve ... A.Ş. 'den ( bakiye poliçe limitiyle sınırlı olmak üzere ) müştereken ve müteselsilen alınarak, davacıya verilmesine,100 TL'sinin kaza tarihi olan ... tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte ve 14.613,40 TL'sinin ıslah tarihi olan 02.10.2024 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte olmak üzere; toplamda 14.713,40 TL ikame araç bedelinin davalılar davalılar ... ve ... tan müştereken ve müteselsilen alınarak, davacıya verilmesine, karar verilmiştir. <br>İSTİNAF NEDENLERİ            : <br>Davalılar ... ve .... vekili istinaf dilekçesinde özetle; cevap dilekçelerindeki, davacıya ikame araç temin edilip edilmediğinin sorulması taleplerinin mahkemece değerlendirilmediğini ve araştırma yapılmadığını, davacıya ikame araç temin edilmesi durumunda kiralama hesaplaması değişeceğinden davanın esası açısından önem arz etiğini, Bu husus hem dilekçelerinde hem de 05.11.2024 tarihli duruşmada belirtip duruşma tutanağına da bu beyanları geçirilmiş olmasına rağmen Mahkemece hiçbir şekilde dikkate alınmamış ve araştırılmadığını, İkame araç temin edilmiş ise, temin edildiği süre, kiralama süresinden düşülecek ve kalan süre için hesaplama yapılacağını, bu hususa dikkat edilmeden yapılan hesaplama, sebepsiz zenginleşmeye neden olduğunu, davacı tarafından bir \"kiralama faturası\" sunulmadığını, davacıya ikame araç verilip verilmediği  veya davacının bir araç kiralama yapıp yapmadığı belirlenmeden, farazi bir kiralama bedeli hesaplanması kanuna ve Yargıtay'ın yerleşik içtihatlarına aykırı olduğunu,  Sigorta Bilgi ve Gözlem Merkezi (SBM) tarafından atanan eksperin düzenlediği eksper raporunda, makul onarım süresinin 10 gün olduğu belirtildiğini,  Mahkeme bilirkişisi ise bu süreyi 30 gün olarak belirlediğini, ancak bu sürenin ne şekilde belirlendiğine ilişkin hiçbir kıstas, belgelendirme yapmadığını, Bilirkişinin, SBM tarafından belirlenmiş bu 10 günlük makul süreyi ne şekilde ve hangi kıstaslarla 30 güne çıkarttığı ve 30 gün belirlediğine ilişkin bir dayanağı bulunmadığını, Somut delillerden dayanaksız bir şekilde belirlenmiş olan bu süreyi kabul etmediklerini, Bu konuda Yargıtay'ın yerleşik içtihatlarında belirttiği inceleme koşulları sağlanmadığından bilirkişi raporunun hükme esas alınması mümkün olmadığına, bu nedenlerle, karara dayanak olan bilirkişi raporunun yasaya ve usule aykırı olması nedeniyle kabul edilmesi kanuna aykırı olduğunu,  Davacının aracına çarpan davalının aracı  olmadığını, dava dışı ....plakalı aracın sahibi ... ın davacının aracına çarptığını, bu nedenle davalı müvekkilinin kusuru bulunmadığını, asıl dava olan  Antalya 6. Asliye Hukuk Mahkemesi .... Esas Nolu dosyada henüz kusur oranı belirlenmemiş ve henüz karar verilmediğini, hükme esas alınması gereken kusur durumu belirlenmeden ve keşif yapılmadan karar verilmesi kabul edilemeyeceğini, bu  nedenle Antalya 6. Asliye Hukuk Mahkemesinin dosyasının bekletici mesele yapılması gerektiğini ileri sürerek İstinaf dilekçelerinin kabulü ile kararın kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini  istemiştir. <br>Davalı .... Anonim Şirketi vekili istinaf dilekçesinde özetle; İlk derece mahkemesince gerekçeli karar dayanak olan bilirkişi raporunda mevcut olan hata ve eksik incelemelere itiraz edilmişse de mahkemece itirazlarının dikkate alınmadığını, Gerekçeli kararda ise itirazlarımızın neden kabul edilmediğine dair gerekçe gösterilmediğini,anılan bilirkişi raporunda tazminat talep edilen .... plakalı aracın kaza tarihinden önce hasar kaydının bulunmadığı tespit edildiğini, oysa ki yapılan tramer sorgusunda ... plakalı aracın dava konusu kaza tarihinden önce 3 tane hasar kaydının bulunduğunu,  hal böyleyken ilk derece mahkemesinin bu hususu göz önüne almaksızın kabul kararı vermesi hukuka aykırılık teşkil etiğini, Davacı taraf, her ne kadar  trafik kazası sonucu uğramış olduğunu iddia ettiği zararlara karşılık olmak üzere tazminat talebinde bulunmaktaysa da, esasen müvekkili olduğu şirket tarafından davacının zararlarına ilişkin ödeme yapılmış ve sigorta poliçesi hükümleri uyarınca müvekkili olduğu şirket üzerine düşen yükümlülükleri yerine getirmediğini, bu nedenlerle müvekkili olduğu sigorta şirketi tarafından davacı tarafa ödenmiş olan değer kaybı tazminatının tam ve yeterli olması sebebi ile ; müvekkili olduğu şirketin hukuken tüm sorumluluğunun yerine gelmiş olması sebebi ile ilk derece mahkemesinin kabul kararının kaldırılması gerektiğini ileri sürerek ilk derece mahkemesince verilen kararın kaldırılarak talepleri doğrultusunda karar verilmesini istemiştir. <br>G E R E K Ç E<br>6100 Sayılı HMK.'nun 355. maddesi gereğince istinaf dilekçesinde gösterilen istinaf sebepleri ile sınırlı olarak ve kamu düzeni yönünden yapılan istinaf incelemesi sonucunda;<br>Uyuşmazlık, trafik kazası sonucu araçta oluşan değer kaybı ve araç mahrumiyet bedeli  nedeniyle maddi tazminat isteğine ilişkindir. <br>Türk Borçlar Kanunu'nun 49. maddesi gereğince kasten veya taksirle başkasına zarar veren bu zararı gidermekle yükümlüdür. 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85. maddesi gereği motorlu araç işleteni doğan zararlardan sürücü ile birlikte müştereken ve müteselsilen sorumludur. 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 91, 97 ve 99. maddeleri gereği trafik kazasına ve zarara sebebiyet veren motorlu aracın zorunlu mali sorumluluk sigortacısı, yasa ve genel sigorta şartları kapsamına dahil maddi zararlardan işletenle birlikte müştereken ve müteselsilen sorumludur.<br>Davacı, trafik kazası sonucunda aracında maddi hasar meydana geldiğini, onarım sürecince araçtan mahrum kaldığını ve kazanç kaybı yaşadığını ve aracında kaza nedeniyle değer kaybı zararı bulunduğunu ileri sürerek bu kaza sonucu oluşan zararlardan karşı aracın  maliki, sürücüsü ve trafik sigortacısı olan davalılardan tahsilini talep etmiş, ilk derece mahkemesince yürütülen yargılama sonucunda davanın kabulüne karar verilmiş, bu karara karşı davalı asiller ve .... Anonim Şirketi vekili tarafından istinaf yasa yoluna başvurulmuştur. <br>Davalı ... Anonim Şirketi vekilinin istinaf itirazları değerlendirildiğinde; yerel mahkemece aldırılan bilirkişi raporunda  ... plakalı aracın kaza tarihinden önce hasar kaydının bulunmadığı tespit edildiğini, oysa ki  sigorta şirketi tarafındanyapılan tramer sorgusunda ...plakalı aracın dava konusu kaza tarihinden önce 3 tane hasar kaydının bulunduğunu  tespit ve beyan etmiştir. Bu durumda 3 kez kazaya karışmış araç ile hiç kazası bulunmayan araç arasında değer kaybı farkı olacağından, sigorta şirketinin bilirkişi raporuna da itirazları bulunduğundan bu itirazların değerlendirilmeden karar verilmesi hatalı olmuştur.Yine sigorta şirketi tarafından davacı tarafa ödenmiş olan değer kaybı tazminatının yeniden alınacak bilirkişi raporu ile tam ve yeterli olması durumunda  verilecek kararda bu husus da dikkate alınacak ve yargılama giderleri değişeceğinden, sigorta şirketinin istinaf itirazları haklı bulunduğundan ilk derece mahkemesince verilen kararın kaldırılması gerekir.<br>Davalılar ... ve ... vekilinin istinaf itirazlarına gelince; davalılar cevap dilekçelerinde davacıya ikame araç temin edilip edilmediğinin sorulmasını istemiş, talepleri mahkemece değerlendirilmeden ve ikame araç temin edilmiş ise  bilirkişi tarafından bunun hesapta nazara alınması gerektiğinden istinaf itirazında haklı olduğu, yine Sigorta Bilgi ve Gözlem Merkezi (SBM) tarafından atanan eksperin düzenlediği eksper raporunda makul onarım süresinin 10 gün olduğunun belirtildiği,  hesap bilirkişisi ise bu süreyi 30 gün olarak belirlediğinden, bilirkişinin 30 gün sürenin ne şekilde makul olduğunun gerekçeli olarak açıklanmadığı,  yine kusura yapılan itiraz hakkında dosyada yerel mahkemece oransal kusur raporunun alınması gerekirken eksik inceleme ve yetersiz bilirkişi raporu ile karar verildiğinden, davalıların istinaf itirazlarının kabulü gerekir.<br>HMK 353/1-a,6 maddesine göre, Mahkemece, uyuşmazlığın çözümünde etkili olabilecek ölçüde önemli delillerin toplanmamış veya değerlendirilmemiş olması ya da talebin önemli bir kısmı hakkında karar verilmemiş olması durumunda, bölge adliye mahkemesi, esası incelemeden kararın kaldırılmasına ve davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine duruşma yapmadan kesin olarak karar verir. (Değişik 28.07.2020T.7251 Sy.Kanun-35.madde)<br>Davalılar ... ,  ... vekilinin ve ....Sigorta Anonim Şirketi vekili istinaf başvurularının kabulüne, kararın kaldırılarak izah edilen biçimde tahkikat yapılması ile oluşacak sonuca göre gereken kararın verilmesi için dosyanın mahkemesine gönderilmesine hükmedilmiştir. <br>HÜKÜM :Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;<br>1-Davalılar ... ,  ... vekilinin ve  .... Anonim Şirketi vekilerinin istinaf başvurularının KABULÜNE,<br>2-Antalya 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 05/11/2024 tarih, .... Esas, ...sayılı kararının HMK'nın 353/1-a,6 maddesi gereğince  KALDIRILMASINA,<br>3-Dairemizin kararına uygun şekilde yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın mahal mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,<br>4-İstinaf yoluna başvuran  davalılar tarafından yatırılan istinaf karar harcının istek halinde istinaf yoluna başvuran davalılara iadesine,<br>5-İstinaf yoluna başvuran davalılar tarafından yapılan istinaf kanun yoluna başvurma harcı ile istinaf yargılama giderinin ilk derece mahkemesi tarafından kurulacak esasa ilişkin hükümde dikkate alınmasına,<br>6-HMK'nın 359/4. maddesi gereğince, temyizi kabil olmayan kararın ilk derece mahkemesi tarafından resen tebliğe çıkarılmasına,\t<br>Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 362/1-g maddesi gereğince kesin olmak üzere 28.03.2025 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.<br>...</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"79566281fc473c6a","SID":"034a4faf24270f8d"}}