{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>17. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO:2021/1682 Esas<br>KARAR NO:2025/483<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN\t        <br>MAHKEMESİ:İSTANBUL 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ:17/03/2021<br>NUMARASI:2020/601 Esas, 2021/183 Karar<br>DAVANIN KONUSU:KAYIT KABUL<br>KARAR TARİHİ:27/03/2025<br>6100  Sayılı  Hukuk  Muhakemeleri  Kanunu'nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi. <br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili dava dilekçesi ile özetle; müvekkili şirketin müflis bankadan alacaklı olduğunu, hesabında bulunan 200.385,00 ABD Doları tutarındaki mevduatının karşılığı 774.628,29 TL'nin tahsil tarihine kadar işleyecek faizi ile birlikte alacak kaydı için başvuruda bulunduklarını, iflas idaresince taleplerinin kısmen kabulüne karar verildiğini, 161.895,02 TL'lik kısım yönünden taleplerinin reddedildiğini, ret kararının haksız ve hukuka aykırı olduğunu iddia ederek bu miktarın masaya kaydına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. <br>CEVAP:Davalı vekili cevap dilekçesi ile özetle; dava hak düşürücü süre içerisinde açılmamışsa öncelikle usûlden reddi gerektiğini, müvekkili bankanın faaliyet izninin kaldırıldığını, daha sonra mahkemece iflasına karar verildiğini, iflas tasfiyesinin fon tarafından yerine getirildiğini, davacının, alacağının masaya kaydı için yaptığı başvurunun reddedildiğini, ret kararının usul ve yasaya uygun olduğunu belirterek davanın usulden ve esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEME KARARI:İlk Derece Mahkemesi, Fon tarafından atanan İflas İdare memurlarınca alınan kararla reddedilen sıra cetveline ilişkin kararın idari nitelikte olduğu, bu işlemlere karşı idari yargı yerinin görevli olduğu, Yargıtay 23. Hukuk Dairesinin, 2014/7272 Esas, 2015/3936 Karar ve 26.05.2015 tarihli, 2015/4750 Esas, 2016/1217 Karar ve 29.02.2016 tarihli kararlarınında bu doğrultuda olduğu, HMK 114.maddesinde dava şartlarının düzenlendiği, mahkemenin görevli olmasının dava şartları arasında yer aldığı gerekçesiyle davanın, görev-yargı yolu - dava şartı yokluğu nedeniyle usûlden reddine karar vermiştir.Karar, taraf vekillerince yasal süre içerisinde istinaf edilmiştir.Dairemizin 2018/1869 E- 2020/K sayılı 14.01.2020 tarihli kararı ile tüzel kişiliğe haiz fon tarafından düzenlenen ve İdari İşlem niteliğinde bulunan sıra cetveli nedeniyle çıkan uyuşmazlıklar idari yargının görev alanı içerisinde kaldığından davanın, dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine dair ilk derece mahkemesi kararında hukuka aykırılık bulunmadığından istinaf başvurularının reddine karar verilmiştir.Karar taraf vekillerince temyiz edilmiştir.Yargıtay 23 Hukuk Dairesinin 2020/669 E-2020/1530 K sayılı 04.03.2020 tarihli kararı ile  taraflar vekillerinin tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün onanmasına karar verilmiştir. Uyuşmazlık Mahkemesi'nin 28/09/2020 tarih ve 2020/468 E. -2020/559 K. sayılı kararı ile, davanın çözümünde adli yargının görevli olduğuna, bu nedenle İstanbul 10. İdare Mahkemesi'nin başvurusunun kabulü ile İstanbul 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nce verilen 3.12.2018 gün ve E:2018/561, K:2018/1207 sayılı  görevsizlik kararının kaldırılmasına karar verilmiştir.Uyuşmazlık Mahkemesinin kaldırma kararından sonra ilk derece Mahkemesince;  26/11/2018 tarihli bilirkişi raporu ile; müflis bankanın kayıtları üzerinde yapılan inceleme neticesinde davacının müflis banka nezdinde ... - ... nolu hesabında 97,00 TL ve ... - ... nolu hesabında 200.385,00 USD mevduatı bulunduğu, 16/11/2017 iflas tarihi itibariyle 200.385,00 USD = 777.714,22 TL + 97,00 TL = 777.811,22 TL olduğu (1 USD = 3.8811 TL ... Efektif Satış Kuru), davacının 16/11/2017 iflas tarihi itibariyle ... Efektif Satış Kuru olan 1 USD = 3.8657 TL üzerinden hesaplama yapılarak 724.629,29 TL talep ettiği, hesaplanan iki tutar arasında fark oluştuğu, davacının Türk Lirası Mevduat Hesabı'ndaki 97,00 TL'lik bakiyeyi talep etmediği, 200.385,00 USD için 16/11/2017 tarihindeki ... USD Efektif Satış Kuru'nun esas alınması gerektiği, buna göre davacının müflis bankadan 777.811,22 TL alacaklı olduğunun tespit edildiği, ancak taleple bağlılık ilkesi gereği davacının 774.629,29 TL talep edebileceği, buna göre kayıt ve kabulü istenen 774.628,29 - 612.733,27 TL = 161.895,02 TL alacağı olduğu tespit edildiği, tüm dosya kapsamı ile alınan bilirkişi raporunun denetime açık ve hüküm kurmaya elverişli olduğu gerekçesi ile  davanın kabulü ile 161.895,02 TL'nin sıra cetveline kaydına karar verilmiştir.<br>İSTİNAF NEDENLERİ:Karar, davalı vekilince yasal süre içerisinde istinaf edilmiştir.Davalı vekili istinaf nedenleri olarak; davacı tarafın alacak kayıt talebine konu hesaplarında bulunan 96,76 TL ve 200.384,82 USD(Müflis Bankanın faaliyet iznin kaldırıldığı 22.07.2016 Tarihi ... USD Alış Kuru 3.0573 ) olmak üzere toplam alacak tutarının 612.733,27 TL olarak sıra  cetveline yazılmasına karar verildiğini, yapılan işlemde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığını, müvekkili iflas idaresi tarafından dava konusu alacak kayıt talebi hakkında karar verilirken, TMSF Fon Kurulunun 10.05.2018 tarih ve 2018/260 sayılı kararı gereğince(Ek.1); müflis bankanın faaliyet izninin kaldırıldığı 22.07.2016 tarihli ... USD alış kuru üzerinden hesaplama yapıldığını, davacının talep ettiği rakam ile İflas İdaresi tarafından kabul edilen rakam arasındaki farkın, yabancı para alacağına ilişkin yapılan hesaplamada esas alınan kur farkından kaynaklandığını, Fon Kurulu'nun verdiği 10.05.2018 tarih ... nolu kararın uygulanmasının hukuka uygun olduğunu, yabancı para cinsinden alacak kayıt taleplerinin Fon Kurulu'nun aldığı karar doğrultusunda değerlendirilmesi gerektiğini,  İflas İdaresi'nin vermiş olduğu alacak kayıt kabul kararı hukuka uygun olduğunu belirterek yerel mahkeme kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir.<br>DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE GEREKÇE:HMK'nın 355. ve 357. maddeleri gereğince istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle bağlı olarak ve kamu düzenine aykırılık hususlarını da gözetilerek yapılan inceleme neticesinde;Dava, İİK 235. maddede düzenlenen sıra cetveline itiraz ( kayıt kabul) davasıdır.Taraflar arasında, davacının iflas kararı verilen bankanın müşterilerinden olduğu, bankada  döviz ve Türk Lirası cinsinden hesaplarının bulunduğu, davacının talebinin masa tarafından kısmen kabul edildiği konularında herhangi bir uyuşmazlık yoktur.Müflis bankanın, BDDK'nın 22/07/2016 tarih ve 6947 sayılı kararı ile 22/07/2016 tarihi itibariyle faaliyet izninin kaldırıldığı ve İstanbul 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2017/41 Esas sayılı dosyasından 16/11/2017 tarihi itibariyle iflasına karar verildiği anlaşılmıştır.Taraflar arasındaki uyuşmazlık, iflas masasına kaydı talep edilen yabancı para cinsinden olan alacağın, hangi tarihteki ... kuru esas alınarak TL'ye çevrilmek suretiyle iflas masasına kaydedileceği ve buna göre iflas idaresinin ret kararı uyarınca iflas masasına kaydı gereken bir alacak miktarının bulunup bulunmadığı noktasında toplanmaktadır.Davalı, bunun dışında, iflas masasına kaydı gerekenden fazla miktarda alacağa hükmedildiğine yönelik bir istinaf sebebi ileri sürmemiştir.İİK 235. Maddede, sıra cetveline itiraz edenlerin cetvelin ilanından itibaren 15 gün içinde iflas kararı verilen yerdeki ticaret mahkemesine  dava açmaya mecbur oldukları düzenlenmiştir.Yasal düzenlemede ki süre hak düşürücü süre olup mahkemece resen gözetilmesi gerekir. İlk derece Mahkemesince iflas idaresine yazılan yazıya verilen cevapta cetveli ilanının 01/06/2018 tarihinde ... ve 04/06/2018 tarihinde Ticaret Sicil Gazetesi'nde ilan edildiği, davacı tarafından ...yıt numarası ile masaya 774.628,29 TL'lik alacak kayıt talebinde bulunduğu, bu alacağın 612.733,27 TL'sinin 3. sırada kabulüne ve bakiye 161.895,02 TL'sinin ise reddine karar verildiği, red kararının davacı tarafından masraf yatırıldığından 11/06/2018 tarihinde  tebliğ edildiği, iş bu davanın ise 21/06/2018 tarihinde  İİK m.235 kapsamında  15 günlük süre içerisinde açılmış olduğu görülmektedir.Yargıtay 6.Hukuk Dairesinin 2024/422 E-2024/1816 K sayılı 29.05.2024 tarihli kararında; \"...İİK’nın 195. maddesinde, iflasın açılması ile müflisin borçlarının muaccel olacağı ve iflasın açıldığı güne kadar işlemiş faiz ve takip masraflarının ana paraya ilave edilerek masaya kaydedileceği öngörülmüştür. Bu  hükmün amacı, iflas tarihinde masanın aktif ve pasiflerinin eşit şekilde ve aynı zamanda belirlenerek, müflisin tüm alacaklılarına eşit ödeme yapılmasıdır. 5411 sayılı Yasanın 106/5. maddesi uyarınca iflas dairesi, alacaklılar toplantısı ve iflas idaresi yerine geçebilecek olan fon kurulunun, bu düzenlemeden aldığı yetki ve yönetmeliğe dayanarak İİK hükümlerini ortadan kaldıracak şekilde karar alamayacağının da kabulü gerekir. Somut olayda Bölge Adliye Mahkemesince; davacı alacağının, davalı müflis bankanın iflasının açıldığı 16.11.2017 tarihli ... Bankası Efektif Döviz Satış Kuru üzerinden hesaplanarak TL'ye çevrilmesi gerekirken, TMSF tarafından tahsil edilecek sigorta primlerine ilişkin usul ve esasları düzenleyen Sigortaya Tabi Mevduat ve Katılım Fonları ile Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonunca Tahsil Olunacak Primlere Dair Yönetmelik madde 6'ya itibar edilmesi doğru olmamıştır...\"  gerekçesi ile Bölge Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.İlk derece Mahkemesine sunulan 26.11.2018  tarihli bilirkişi raporunda, müflis bankanın kayıtları üzerinde yapılan inceleme neticesinde davacının müflis banka nezdinde ... -...nolu hesabında 97,00 TL ve ... - ... nolu hesabında 200.385,00 USD mevduatı bulunduğu, 16/11/2017 iflas tarihi itibariyle 200.385,00 USD = 777.714,22 TL + 97,00 TL = 777.811,22 TL olduğu (1 USD = 3.8811 TL ... Efektif Satış Kuru), davacının 16/11/2017 iflas tarihi itibariyle ... Efektif Satış Kuru olan 1 USD = 3.8657 TL üzerinden hesaplama yapılarak 724.629,29 TL talep ettiği, hesaplanan iki tutar arasında fark oluştuğu, davacının Türk Lirası Mevduat Hesabı'ndaki 97,00 TL'lik bakiyeyi talep etmediği, 200.385,00 USD için 16/11/2017 tarihindeki ... USD Efektif Satış Kuru'nun esas alınması gerektiği, buna göre davacının müflis bankadan 777.811,22 TL alacaklı olduğunun tespit edildiği, ancak taleple bağlılık ilkesi gereği davacının 774.629,29 TL talep edebileceği, buna göre kayıt ve kabulü istenen 774.628,29 - 612.733,27 TL = 161.895,02 TL alacağı olduğu tespit edilmiştir.İİK’nın 195. maddesinde, iflasın açılması ile müflisin borçlarının muaccel olacağı ve iflasın açıldığı güne kadar işlemiş faiz ve takip masraflarının ana paraya ilave edilerek masaya kaydedileceği  düzenlenmiştir.Yukarıda yer verilen Yargıtay kararında da açıklandığı üzere,  davacı alacağının, davalı müflis bankanın iflasının açıldığı 16.11.2017 tarihli ... Bankası Efektif Döviz Satış Kuru üzerinden hesaplanarak TL'ye çevrilmesi gerekir. Somut olayda, davacının, müflisin iflas masasına kaydını talep ettiği toplam 774.628,29 TL alacağın 612.733,27 TL'si kabul edilerek sıra cetveline kaydedilmiş olup bakiye 161.895,02 TL'lik talebin ise reddine karar verilmiştir. Buna göre iş bu davanın iflas idaresince reddedilen tutara ilişkin açıldığı, davacının yabancı para cinsinden olan alacağının davalı müflis bankanın iflasının açıldığı 16/11/2017 tarihli ... Bankası Efektif Döviz Satış Kuru esas alınarak hesaplanması gerektiği, bilirkişi tarafından yapılan hesaplamaya göre davacının, iflas masasına kabulüne karar verilen miktar dışında 161.895,02 TL daha iflas masasına kaydı gereken alacağı bulunduğu anlaşıldığından Mahkemece verilen kararda isabetlidir. Açıklanan nedenlerle, ilk derece mahkemesince tesis edilen kararda usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK 353/1.b.1 maddesi gereğince reddine  dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.<br>H Ü K Ü M:Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere; 1-İstanbul 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2020/601 Esas, 2021/183 Karar sayılı ve 17/03/2021 tarihli kararı usul ve yasaya uygun bulunduğundan davalı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1b-1 bendi gereğince esastan REDDİNE,2-Davalı harçtan muaf olduğundan harç alınmasına YER OLMADIĞINA,3-Davalı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu 353/1b-1 bendi ile aynı kanunun 362/1a Maddesi gereğince kesin olarak oybirliği ile karar verildi.27/03/2025 </font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"d16e55fc933920b4","SID":"e77506a310976884"}}