{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>3. HUKUK DAİRESİ<br>ESAS NO: 2024/3354 <br>KARAR NO: 2025/1047<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>K A R A R<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 30/05/2024<br>NUMARASI: 2022/291 E - 2024/430 K<br>DAVANIN KONUSU: Tazminat <br>KARAR TARİHİ: 17/04/2025<br>Yukarıda tarafları ve konusu yazılı bulunan dava ile ilgili olarak, ilk derece mahkemesince verilen kararın  istinaf edilmesi sebebiyle , dava dosyası üzerinde yapılan inceleme sonunda;<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: avacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacılar ile davalılar arasında imzalanan \"Ortaklık Sözleşmesi\" ile Balıkesir İli, Ayvalık Belediyesi tarafından ihaleye çıkartılan otogar yapımı ve işletilmesi işine ortak olarak girilmesi konusunda mutabakata varılmış olduğunu, söz konusu sözleşme uyarınca; ihale edilen İşin tamamının maliyeti davalıya ait olmak üzere inşa edileceği, yapılan harcamaları, otogar işletmesinden elde edilecek gelirden kar payı dağıtılmamak üzere geri alınacağı bu süreçte inşaatın tamamlanmasını müteakip otogar işletmesinin davacılar ... ve ...'in %22,5 şer, ...'nın %5 ve davalılar ... San. ve Tic, A.Ş. / ...nın %50 hisseye sahip oldukları kurulacak ve/veya devralınacak yeni bir işletmeye devredilerek davalı şirketin işletmeden çekileceği konusunda anlaşma sağlandığını. daha sonra dava dışı ...' nın ortaklıktaki %5 hissesini ...'e devretmesi sonucunda müvekkil davacı  ...'in hissesinin %27,5'a çıktığını, taraflar arasında imzalanan Ortaklık Sözleşmesinin 6. Md. sinde açıkça davalı müteahhit şirketin otogar inşaatını tamamlamasını müteakip, otogar işletmesini %50 şer payla davacılarla birlikte kuracakları ortak şirkete devredeceğinin düzenlenmiş olduğunu, davacılar ile davalı arasında imzalanan söz konusu Ortaklık Sözleşmesinin öncelikli amaçları ihale edilen işin inşai sürecinde doğmuş masrafların otogar işletmesinin gelirlerinden karşılanması, ihale edilen iş kendini amorti edene kadar müvekili davacılardan ek bir talepte bulunulmaması, davacılar ve davalının katılımıyla kurulacak yeni bir şirketin otogar işletmesi işini devralarak faaliyete devam etmesi olduğunu, bu süreçte Balıkesir İli, Ayvalık Belediyesi tarafından ihaleye çıkartılan otogar yapımı ve işletilmesi, ihalesi sözleşme ve ortaklık kapsamında davalı şirketçe kazanılarak idare ile sözleşme akdedildiğini ve inşaatın davalılar tarafından tamamlanarak 23.10.2013 tarihinde Otogar İşletmesinin faaliyete başladığını, müvekkili davacıların bu süreçte yükümlülüklerini tam ve eksiksiz yerine getirdiğini, ancak davalı şirket ... inşaat A.Ş. ve yetkilisi ...' nın edimlerini ifa etmekten ısrarla kaçınarak müvekkili davacıları zarara uğrattığını ve açıkça taahhüt edilmiş olmasına rağmen Otogar İşletmesi için müvekkili  davacılarla birlikte kuracakları ve davacılar tarafından yönetilecek şirketin kuruluşundan imtina ettiklerini ve otogar işletmesini kendi şirketi üzerinden yapmayı sürdürdüklerini, davalıların, faaliyet tarihinden itibaren günümüze kadar otogarı işletmeye devam ettiğini, otogar için yapılan masraflar ve maliyetlerin otogarın işletilmesi sonucu elde edilen gelirle karşılandığını ve kar elde edilmeye başlandığını, ancak davalı şirketin Ortaklık Sözleşmesinde öngörülen taahhütlerini yerine getirmediğini, davalıların da ortaklık haklarının bulunduğu yeni bir şirket kurularak otogar işletmesinin bu şirkete devredilmediğini ve sözleşmenin aynen ifası için davacılar tarafından yapılan başvuruların neticesiz bırakıldığını, bunun üzerine, müvekkili davacılar tarafından Beyoğlu ... Noterliği'nin 04.04.2017 T. ... YN/ lu ihtarnamenin keşide edilerek davalılara sözleşme gereğinin yerine getirilmesi için süre verildiğini, ancak davalıların sözleşmeden doğan edimlerini ifa etmeme konusunda ısrarcı davrandıklarını ve haklı hiç bir gerekçeye dayanmayarak ifadan kaçındıklarını, söz konusu sözleşme ile davalı tarafın inşaatın bitirilmesini müteakip işletmeden çekileceğini ve işletmeyi müvekkili davacılara bırakacağını açıkça kabul etmiş durumda olduğunu, bu durumun davalının inşaat şirketi olması hasebiyle otogar işletmeciliğini bilmediği hususunun da ikrarı sonucunu doğurduğunu, hal böyleyken, davalıların sözleşmeye aykırı davranarak ifadan kaçındıklarını ve bilmedikleri bir işi yapmaya çalışarak müvekkili davacıların zarara uğramasına sebebiyet verdiklerini, müvekkili davacıların gerçek işinin otogar işletmeciliği olmakla bu sözleşmeye bu vasıflan sebebiyle dâhil olduklarını, yaklaşık 3,5 yıl boyunca sözleşme konusu Otogar İşletmesinden elde edilen tüm gelirlerin davalı tarafça alındığı gibi işletmenin basiretli bir tacir gibi işletilmemesi nedeniyle de gelir kaybı ve zarar doğduğunu, davaların eylemleri nedeniyle gerek Belediyeye yapılan şikeyetlerde, gerekse mevcut fiili durumda boş dükkânlar bulunması, gerekli denetiminin yapılmaması, kiracı ve işletmecilerin taleplerinin yerine getirilmemesi, işletme bünyesinde bulunan otelin çalıştırılmaması vs hallerin bu durumu doğrular nitelikte olup, tüm bu hususların gelir kaybına yol açmakta olduğunu, oysa otogar işletmesini biien Müvekkil Davacılar tarafından Otogarın işletilmesinin sağlanmış olması halinde, davalıların elde ettiği gelirlerden çok daha fazlasının sağlanmış olacağını, davalının sözleşmeyle taahhüt ettiği işletmeyi devretmemesi, işletmeyi kendi yönetme ısrarı, ihmal ve kusur içeren kötü yönetimi işletmeden beklenen cirolara ulaşılamaması sonucunu doğurduğunu, bu durumun davacıların gelir kaybına yol açtığı gibi belediye ile yapılan işletme sözleşmesinin süreli olması sebebiyle her geçen gün telafisi mümkün olmayan zararlara sebebiyet verdiğini, 3,5 yıllık süreç içerisinde elde edilen ciroların beklenen ve olağan işletme cirolarınm oldukça altında kaldığını, davalı şirketin ticari defterlerinin incelenmesi neticesinde davalıların kötü yönetimi sebebiyle oluşan kar kaybı ve müvekkil davacıların zararının subuta ereceğini, davalılarca bu süreçte Otogar İşletmeciliğinin gereklerini yerine getirilmemesi, otogardaki eksikliklerin giderilmemesi, bu yönde yapılan başvuru ve şikâyetleri cevapsız bırakmasının otogara olan ilginin azalmasına, yazıhanelerin ve tesislerin boş kalmasına ve de olası kira ve işletme gelirlerinden mahrum kalınmasına sebebiyet verildiğini, davalı otogarda çalışan elemanların yemek paralarının bir süreden beri ödenmeyerek ve işyerinin hizmet kalitesinin verimliliğini düşürülerek gelir kaybına yol açıldığrnı, davalılarca otogar işletmesiyle ilgili müşteriler, belediye, kamu tarafından verilen şikâyet/talep dilekçelerine hiçbir surette cevap verilmemekte, dilekçelerin dikkate alınmamakta ve bu durumun otogardaki yazıhanelerin boş kalması ve otogarla ilgili talebin olmaması sonucunu doğurmakta olduğunu, davalıların, davacıların bilgisi olmaksızın kendi yakınlarına sebebi belli olmayan ücretler ödediğini, işletme ile ilgili olmayan kişileri işletmede sigortalı göstererek bu kişilerin giderlerini işletme gelirinden karşılamak suretiyle davacıları zarara uğrattığını, davalının bir takım şahsi giderlerini hukuka aykırı olarak işletmeden karşılayarak  kar ve gelir kaybına yol açtığını, esasen potansiyeli mevcut olan ve Ayvalık ilçesinde tek otogar işletmesi olan söz konusu işletmenin titiz ve iyiniyetli bir çalışma ile mevcut cirosunun çok daha üstünde cirolara ulaşabilecekken özellikle kötü yönetilmesi ve telef olmasına rağmen gelirlerden mahrum bırakılması, davalının müvekkili davacılara karşı bilinçli ve istikrarlı bir caydırma politikası uyguladığı kanaatini oluşturduğunu ve davacının bu eylemlerinin 15 yıllık işletme hakkı olan otogar işletmesini kar getirmeyen bir işletme görüntüsü vererek davacıların işletme taleplerinden vazgeçmelerini sağlama hedefindende olduğunu, davalı taraf işletmeyi taahhüt ettiği gibi devretmemesine gerekçe olarak, inşaat maliyetinin henüz karşılanmadığı gerekçesini İleri sürdüğünü, mahkemece de tespit edileceği üzere geçen 3,5 yıl içerisinde inşaat maliyetinin davalılarca fazlasıyla karşılanmış olup bu durumun davalı defterleriyle de subuta ereceğini,otogar işletmesinin davalıların kötü yönetimine rağmen bu haliyle bile maliyetini karşılayarak kar etmeye başladığım, maliyetini karşılayarak kara geçilmiş bir işletmede müvekkil davacıların sözleşmesel hak ve alacaklarının karşılığının kendilerine verilmemekte, yönetime ve işletmeye katılmaları da engellenmekte bu sebeple işletmenin daha verimli ve karlı hale getirilmesine engel olunmakta olduğunu, davalıların müvekili davacılarla imzaladıklar ortaklık sözleşmesinden doğan edimlerini ifa etmemeleri sonucu ortaya çıkan zararı tazmin etmekle yükümlü olduklarını, taraflar arasında imzalanan ortaklık sözleşmesinin BK/ nun 620 ve devamında düzenlenen \"adi ortaklık\" yapısı içerisinde olduğunu, söz konusu sözleşmede kar payının ne şekilde düzenleneceğinin açıkça belirtilmiş olmakla inşaat maliyeti çıktrktan sonra kar payının %50 şeklinde paylaşılması usulüne göre bir şirket kurulması planlandığını, davalıların tüm eylem ve fiillerinde kendilerinden beklenen özeni göstermedikleri gibi, açıkça sözleşme ile üstlenmiş oldukları ifa yükümlülüğünü de yerine getirmedikleri ve ortaklığın amacının gerçekleşmesinden imtina ederek kendi menfaatleri doğrultusunda iş ve işlem yaptıklarını, Sözleşmenin 3. Md.' sinde davalı şirket pilot ortak olarak tayin edilmiş olup, aynı zamanda da otogar işletmesinin fiilen ve resmiyette işleticisi durumunda olduğunu, bu durumun sözkonusu davalının yönetici ortak sıfatına sahip olması sonucunu ve kanunun yönetici ortağa yüklemiş olduğu vekâlet ilişkisi, işler yapılırken tüm gösterilmesi gereken özeni ağırlaştırılmış haliyle yerine getirmesi yükümlülüğü doğurduğunu, davalı tarafın sözleşme konusu işin ifasında gerekli özeni göstermediği gibi ortaklık sözleşmesinin belirlediği edimleri de ifadan kaçındığını, bu durumun işletme sözleşmesinin bundan sonraki dönemini tehlikeye attığı gibi müvekkili davacıların telafisi güç zararlarına da yol açacağını, davalı tarafın kasti ve kusurlu eylemleri karşısında ortaklık sözleşmesinin feshini talep etmek zaruretinin hâsıl olduğunu, Yargıtay kararlarında ve doktrinde kabul edilen görüş uyarınca, davalıların müvekkili davacıların zararını, ortaklık haklarının teslim edilmemesinden kaynaklanan kar kaybını, somut gelir kaybı ve otogarın gereği gibi işletilmesi halinde ulaşacağı potansiyel gelir ile somut durum arasındaki fark gibi kalemleri de kapsayacak şekilde tazmin etmesi gerektiğini, Yargıtay Kararlarında ve doktrinde açık bir biçimde kabul edildiği üzere işbu davada benzeri olaylarda zararın ve tazminat miktarının tespiti noktasında sözleşmedeki edimin gereği gibi ifa edilmesi sonucu ulaşılması hedeflenen haklı menfaatlerin tümü gözü önünde bulundurulmam gerektiğini, Bir başka ifadeyle, davalı yanın davacılarla imzaladığı 'Ortaklık Sözleşmesini' gereği gibi ifade ederek işletmeyi müvekkillerinin de  ortak olduğu şirkete devretseydi ve otogarı basiretli bir tacir gibi işletseydi varsayımıyla oluşacak hukuki ve maddi durumun esas alınması gerektiğini. zira davalılar tarafından davacılara taahhüt edilen fayda ve menfaatin, yine davalıların kendi kusurlu ve eksik tasarrufları sonucu meydana gelemediğini, otogar işletme sözleşmesinin 15 yıl sureli olduğunu, müvekkil davacıların davalılarla imzalamış olduğu ortaklık sözleşmesindeki beklentilerinin otogar inşaat maliyetleri çıkarıldıktan sonra geriye kalan süre boyunca elde edilen gelirden %50 kar amacı olduğunu, yapılan araştırmalara göre davalı otogarın faaliyete geçtiği tarihten bu yana geçen 3,5 yılda otogar inşaat maliyetini fazlası ile çıkartarak kara geçtiğini. ne var ki davacıların davalının ortaklık sözleşmesindeki edimlerini ifa etmemesi nedeni ile bu döneme kadar ki kardan mahrum kaldığı gibi, sözleşmesinin feshi sebebi ile de fesihten sonraki geriye kalan süreden elde edeceği kardan da mahrum kalacağını, ortaklık sözleşmesinin davalının kusuru ve edimlerini ifa etmemesi sebebi ile haklı nedenle feshedilmiş olacağı izahtan vareste olduğunu, bu durumda davalının fesih tarihine kadarki yoksun kalınan kardan ve mahkemenin vereceği fesih kararından sonraki tarihten sözleşme sona erinceye kadar geçen sürede elde edilecek kardan da mahrum kalacağı bedelin fesih tazminatı olarak davacılara  payları oranlarında ödenmesi gerektiğini  beyanla,öncelikle davanın kabulü İle \"Adi Ortaklığın\" Feshine ve Tasfiyesine, fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla davalıların fesih tarihine kadar müvekkili davacılara vermiş oldukları kazanç ve kar kaybı ile ilgili şimdilik 5.000,00 TL maddi tazminat ve yine fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydı ile fesih tarihinden itibaren otogar işletme sözleşmesinin bitiş tarihine kadar mahrum kalınacak kazanç ve kar kaybı ile ilgili 5.000,00 TL fesih tazminatı olmak üzere toplam 10.000,00 TL tazminatın tahakkuk tarihinden itibaren işleyecek ticari faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline  karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle; davacılarca dava dilekçesinde, taraflar arasında imzalanan ortaklık sözleşmesinde davalıların edimlerini yerine getirmediği, sözleşmeye konu otogar yapımının müvekkili davalılara ait olmakla yapım maliyetleri çıkartılanan kadar kar payının davalılara ait olduğunun kabul edilmiş ve maliyetlerin çoktan karşılandığı iddia edilerek, davacı ortakların hisselerine düşen kar paylarının dağıtılmadığı gerekçesiyle davalılardan tazminat talep edilmiş olup, davacıların bu davasının haksız ve hukuki dayanaktan yoksun ispata muhtaç bir dava olduğunu, öncelikle davacıların sözleşme şartlarına uymadığını. sözleşmede iş kendini amorti edene kadar ek bir talepte bulunulmayacağından söz edilmekte olup, açılış tarihi olan 23.10.2013 tarihine kadar ve bu tarihten sonra halen günümüze kadar olan zaman diliminde ortaklardan ...' ın kendine göre maaş adı altında para aldığını, dava dilekçesinde davacıların ortaklardan ...' ya ait %5 hisseyi davacı ...' e devredildiğinin ifade edildiğini, müvekkili davalıların bu hisse devrinden haberi olmadığı gibi, Ortaklık Sözleşmesinin 9.Md/ sinde hisse devrinin tüm ortakların onayı tabi olduğunun belirtildiğini, davacıların sözleşmeye aykırı hareket ettiğini, müvekkil davalıların yapmış olduğu maliyetleri çıkartamadığını, otogar yapım işi yaklaşık 4.500,000 TL' ye mal olmuş iken,müvekkili  davalı şirketin bugune kadar topladığı gelirin ise çok cüzi kaldığını, dolayısıyla gelirin maliyetleri bu aşamada karşılamasının imkansız olduğunu, bunula beraber amortisman giderleri, finansman giderleri, dahası işletme giderlerinin de devam ettiğini, otogarın işletmeye açılması ile işletmeden sadece kar edildiğini söylemenin ticari hayat ve işletme mantığıyla bağdaşmadığını, müvekkili davalıların davacıların yanlış yönlendirmeleri sonucu bu yanlış yatırıma yöneldiğini, otogar yapım işinin öngörülenin çok üzerinde bir maliyete mal olduğunu ve karsız bir yatırım olduğunu, davacılardan ...' ın sürekli otogar işletmesinde sorun çıkararak otogar işletmesinin verimli işletilmesine mani olduğunu, otogar işletmesinde aynı zamanda Ayvalık ilçesinin yaz ve kış yoğunluğunun da dikkate alınarak kar hesabının yapılması gerektiğini, 3 ay çok yoğun bir nüfusa sahip Ayvalık ilçesinin senenin diğer 9 ayında nüfusunun 80.000 civarına düştüğünü, bunun da otogar maliyetlerinin artması anlamına geldiğini, sezon bitimiyle kalan 9 aylık dönemde otogara gelen otobüs sayısının çok büyük bir düşüm gösterdiğinin izahtan vareste olduğunu, maliyetlerin 2-3 yıllık bir sürede çıkartıldığı ve kara geçildiği ifadelerinin mantıktan uzak olduğunu, müvekkili davalıların sözleşmede belirtildiği şekli ile maliyetlerin çıkartılmasından sonra davacıları toplantıya çağırıp, ortaklık sözleşmesi gereği yeni şirket kurulumu konusunda hareket edeceğini savunarak, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.Mahkeme, davaya konu otogar işletmeciliğini yürüten ve otogar inşaatını tamamlayarak 23.10.2013 tarihinden itibaren de otogarı işletme faaliyetini başlatmış bulunan davalı şirketin inşaat yapım maliyetlerini 2013-2016 yılları mali(bilanço/gelir) tablolarındaki mali verilenden hareketle henüz karşılayamadığı,davacılar vekilinin otogarın gereği gibi işletilmemesi gerekçesiyle kazanç kaybı talebi ile adi ortaklığın feshi/tasfiyesi ve buna bağlı olarak kar mahrumiyeti taleplerinin ispat edilemediği, ayrıca, davalı şirketin otogarı özensiz işlettiği hususunun ispat edilemediği gerekçesi ile; \"Davanın REDDİNE\" karar vermiştir.Kararı davacılar vekili istinaf etmiştir. Davacılar vekili istinaf dilekçesinde; dava dilekçesindeki beyanlarını tekrarla,alınan bilirkişi raporlarının sundukları mütalaa ile çeliştiğini ve çelişkinin giderildiğini, finansman maliyetleri otogarın yapım maliyetine dahil olmayıp,  sunulan mali kayıtlar incelendiğinde otogarın maliyetini çoktan çıkartmış olduğu ve kara geçtiğinin  sabit olduğunu,bu iddialarının yargılama süresince incelenmediğini,ayrıca davalının Otogar maliyetine suni finansman maliyetlerini de eklemek, kendi akrabalarına yüksek maaşlar ödenmek suretiyle zarar ediyormuş görüntüsü vermek yönündeki eylemlerinin varlığı göz ardı edildiğini,bilirkişi raporlarında  ortaklık sözleşmesini feshi için gerekli koşulların oluştuğu, davalının kusurlu eylemleri neticesinde taraflar arasındaki ticari güvenin ortadan kalktığı ve ortaklığın sürdürülmesinin beklenemeyeceği yönünde tespitler yer almasına ve bu duruma davalının kusurlu eylemleri sebep olmasına rağmen çelişkili şekilde müvekkilinin gelir mahrumiyeti talep edemeyeceği yönünde görüş verildiğini,itirazları sonrası alınan yeni bilirkişi raporunda da çelişkiler bulunduğunu,davalı şirketin otogar işletmesinin %50'sini müvekkillerine devretme sorumluluğu ve müvekkiline yönelik gelir mahrumiyeti tazminatı sorumluluğunun doğmasında otogarın özensiz işletilmesi bir  koşul değil sebeplerden biri olduğundan bilirkişinin  taraflar arasındaki ortaklık sözleşmesindeki  açık hükmü  hatalı yorumlamış veya gözden kaçırdığını,mahkemenin de bu hatalı yorumu gerekçeli kararına konu ettiğini, tüm bilirkişi raporlarında;  davalı şirketin otogar işletmesinin yüzde %50'sini müvekkiline devretmesi için otogarın inşaat maliyetinin karşılanması gerektiği şeklinde hatalı bir  yorum yapılmış olup , davalının işletmeden el çekmesi ve işletmeyi yeni kurulacak müvekillerinin de %50 ortak olacağı yeni işletmeye devretmesi otogarın yapım maliyetinin çıkartılması ile değil  otogar inşaatının tamamlanması ile derhal gerçekleştirilmesi gerekirken,  davalı şirket bu edimini gerçekleştirmemiş olup başka hiçbir incelemeye gerek dahi olmaksızın sözleşmeye açıkça aykırı davrandığını, müvekillerinin  yeni kurulacak ve %50 ortak olacakları işletmeden otogarın yapım maliyeti çıkana kadar kar payı almayacakları ayrıca düzenlenmiş olup ,buradaki maksat davalı mütteahitin otogar yapımındaki harcamasını biriken kardan karşılaması olduğu, müvekillerinin de ortak olduğu işletmenin  otogar yapım maliyetinin çıkartılması beklenilmeden çok daha önce inşaatın bitimiyle kurulmalı gerektiğini,taraflar arasındaki ortaklık sözleşmesinde; otogar ihalesinin alınması akabinde otogar inşaatının bitirilmesi ile birlikte müvekilleri ve davalı şirketin %50'şer hisse sahibi olacakları yeni bir şirket/ ticari işletme kurularak otogar işletmesinin bu şirkete devredileceği düzenlendiği, bununla birlikte otogar inşaat maliyetini çıkarana dek müvekillerinin  kar payı almayacağı sonrasında kar payı almaya başlayacaklarının  düzenlendiğini, davalı şirketin otogar işletmesinin %50'sini müvekkiline devretme sorumluluğu otogar inşaatı tamamlandıktan sonra ( 240 gün içerisinde ) sonra derhal sağlanmalı,müvekkillerine kar payı ödemesi ise finansman maliyetleri hariç olmak üzere otogar yapım maliyeti karşılandıktan sonra başlatılması gerektiğini,davalı şirketin işbu sorumlulukları yerine getirmesi gerekliliğinin  otogarın özenli veya özensiz işletilmesi ile bir ilgisi  olmadığını, davalı şirket otogarı özenli veya özensiz işletmesinden bağımsız olarak sözleşmeden doğan edimlerini yerine getirmeyerek işletmenin %50'sini müvekillerine devretmekten imtina ettiğini, davalının müvekkiline karşı gelir mahrumiyeti sebebi ile tazminat sorumluluğunun olduğunu, gelir mahrumiyetinin hangi tarihten itibaren hesaplanacağının ,gelir mahrumiyetinin başlangıç tarihinin tespit edilmesi  ve buna göre hesaplama yapılması gerekirken buna dair bilirkişi raporlarında tespit olmadığını,Ortaklık Sözleşmesi'nin 6. Maddesi; \" Mütteahhit firma otogar inşaatını tamamladıktan sonra , mevcut harcamaları amortisman düşüldükten sonra kalan değerin %50sini ortaklar tarafından kurulacak veya devralınacak yeni bir işletme firmasına fatura edecek, işletmeden çekilecek, işletme ile ilgili hiçbir talepte bulunmayacak, kayıtsız şartsız işten çekilecek işletme firmasına %50 ortak olmak suretiyle yoluna devam edecek, %50 ortaklıktan başka hiçbir hak ve talepte bulunmayacaktır. \" hükmünü,  Sözleşmenin 7. Maddesi; \" Otogar inşaatı mütteahit firma tarafından 240 gün içinde bitirilecektir.\"  hükmünü,Sözleşmenin 5. Maddesi ise; \"Müteahhit firma inşaatı bitirdikten sonra, yapmış olduğu harcamaları otogarın işletme işini yaparak geri alacak, alacağını alana kadar ortaklar işletme firmasından kar payı veya her hangi bir ad altında para veya para yerine geçen bir bedel almayacaklardır. ( fiili olarak çalışılması durumunda ücret veya hak ediş hariç )\"hükmünü içerdiğini,bu konuda karşı tarafa Beyoğlu ... Noterliği'nin ... Yevmiye No'lu 04.04.2017 tarihli ihtarnamesinde; \"Sözleşme uyarınca özetle; ihale edilen işin tamamının maliyeti tarafınıza ait olmak üzere inşaa edileceği, yapılan harcamaları, otogar işletmesinden elde edilecek gelirden kay payı dağıtılmamak üzere geri alınacağı, bu süreçte otogar işletmesinin müvekillerime %50 ve ... San ve Tic A.Ş. %50 olmak üzere kurulacak ve/veya devralınacak yeni bir işletmeye devredilmesi\" gerektiğinin  ihtar edildiğini,ayrıca  davalının otogarı özensiz işlettiğinin ispatlanamadığına yönelik görüşü de tam anlamıyla hukuka aykırı olup bu hukuka aykırı görüşün  gerekçeli karara da yansıdığını,davalını otogar işletmesine tek taraflı olarak devam ettiği ve müvekkiline işletme hakkını devretmediği bir durumda otogar ihale tarihinden bu yana 11 seneyi aşkın süre geçmiş olup,  otogarın toplam işletme süresinin 15 yıl olduğu gerçeği karşısında sadece bu durum dahi davalının otogarı bilinçli olarak kötü işletmekte olduğunun ve kusurlu olduğunun ispatı olduğunu, müvekkili dahil  hiçbir yatırımcının 15 yıllık bir işletme süresinin 2/3'ünü kar payı almadan ve hatta işletmedeki payını dahi alamadan bekleyemeyeceği, böyle bir düşüncenin ticaretin olağan akışına tam anlamıyla aykırı olduğunu,İlk derece Mahkemesinin hatalı ve hukuk aykırı kararının aksine; otogar inşaat yapım maliyetini karşılamış olup müvekkili lehine kar mahrumiyeti hesabı yapılması gerektiği,bugüne kadar ki bilirkişi incelemelerinde müvekkili tarafından daha önce dosyaya ibraz edilen davalının otogarın gerçek İnşaat maliyetini gösterir kayıtların dikkate alınmadığı, davalının otogar inşaat maliyeti ile ilgili kayıtlarına aldığı suni finansman maliyetlerinin hesaba katılmaması gerekirken yine bu itirazlarının  dikkate alınmadığını,dilekçe  ekinde sunulan mizandan anlaşılacağı üzere Ayvalık Otogarının gerçek maliyetinin  tüm ek maliyetleriyle birlikte 2.911.251,16 TL  olduğu,davalı   bir takım suni ve otogarla ilgisi olmayan masraflarla inşaat maliyetini şişirmekte ve otogarı bilinçli olarak kötü işleterek ve yine suni masraf kalemleri yaratarak otogarın maliyetini çıkartacak kadar gelir elde etmediği algısı yaratmaya çalıştığını,  otogarın 2.911.251,16 TL olan maliyetini çoktan karşıladığı  ve yıllardır kar ettiğini,dilekçe ekinde sunulan ticari kayıtlardan anlaşılacağı üzere otogarın gerçek maliyeti 2.911.251,16 TL olup,  2013-2019 yılları arası gelir ve hasıtlar toplamı 5.776.617,61 TL olduğu, sunulan \"Ayvalık Otogar 2013 ve 2019 temmuz itibarıyla mali verilere göre gelir - gider hesabı\" başlıklı ekten anlaşılacağı üzere otogar 2019 yılı temmuz ayına dek toplamda 5.776.617,61 TL gelir elde etmiş ( bu rakama dahil edilmeyen ve gizlenen ek gelir kalemlerinin  de mevcut olduğu ) , bunun karşılığında 2.276.364,77 TL gider kaydederek 3.500.252,84 TL kar ederek bilinçli olarak son derece düşük verimle çalıştırılmasına rağmen inşaat maliyetini karşıladığını, daha önce sunulan bu yöndeki mali kayıtların ve hukuki mütalaanın incelenmesi defalarca kez talep edilmiş olmasına rağmen ilk derece mahkemesi tarafından bu taleplerinin yerine getirilmediği,toplanan delillerin yeterince ve karşılaştırmalı şekilde incelenmesi yapılmadığı, eksik inceleme ile hatalı karar verildiğini belirterek davanın kabulüne karar verilmesi için kararın kaldırılmasını talep etmiştir. 6100 sayılı HMK'nun 355 md gereğince, istinaf sebepleri ile sınırlı olarak yapılan incelemeye göre; Dava,adi ortaklığın fesih ve tasfiyesi ile alacak talebine ilişkindir. Türk Borçlar Kanunu'nun 620 nci maddesinde; \"Adi Ortaklık Sözleşmesi, iki ya da daha fazla kişinin emeklerini ve mallarını ortak bir amaca erişmek üzere birleştirmeyi üstlendikleri sözleşmedir\" denilerek sözleşme unsuru açıkça belirtilmiştir.Ortaklar, ortak bir amacı gerçekleştirmek üzere bir sözleşme etrafında birleşirler. Sözleşmenin kurulması için tarafların karşılıklı ve birbirlerine uygun irade beyanlarını açıklamaları gerekir. Adi ortaklık, ortak bir amacı gerçekleştirmek üzere kurulur. Ortak amaçtan bahsedebilmek için, sözleşme ile ulaşılmak istenen hedefin bütün ortaklar için müşterek olması gerekir.TBK'nın 620 nci maddesinde; “ortak bir amaca erişmek üzere” ifadesiyle açıkça belirtilen ortak amaç unsuru, sözleşmenin temel unsurudur. Ortakların, ortak bir amacı gerçekleştirmek için bir araya gelmeleri de yeterli değildir. Bu nedenle, ortakların ayrıca bu amacı gerçekleştirmek üzere çalışmalara katılmayı ve bu amaçla işbirliği yaparak birlikte çaba göstermeyi de taahhüt etmeleri ve bu hususta üzerlerine düşeni yapmaları gerekir. Yani ortaklar, ortak amacın gerçekleşmesi için eşit durumda gayret ve özen gösterme yükümlülüğü altındadırlar. Daha önce İstanbul Anadolu 4.ATMnin  23/11/2020 tarihli ve 2017/565 E - 2020/609 K sayılı 23/11/2020 tarihli görevli mahkemenin Anadolu Asliye Hukuk Mahkemesi olduğuna ilişkin verilen görevsizlik kararının davalı tarafça istinaf edilmesi üzerine dosyanın Dairemize geldiği ancak davalı tarafın istinaf talebinden feragat etmesi nedeni ile bu Dairemizce  2021/525 E.  2021/1745 K.sayılı ve 14/06/2021 tarihli kararı ile \"Davalı istinaf başvurusunun HMK 349/2 maddesi uyarınca feragat sebebiyle reddine\" dair kesin olarak karar verilmiştir.Kararın kesinleşmesi sonrası merci tayini yönünden İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 37. Hukuk Dairesinin 2021/2100 Esas- 2022/661 Karar sayılı ilamı ile verilen  merci tayini  kararı üzerine dosyanın  İstanbul Anadolu 4.ATM nin  2022/291 E.sırasına kaydı yapılarak Asliye Ticaret mahkemesinde yargılamaya devam edildiği anlaşılmıştır. Dosya kapsamına göre   davalı şirket ile dava dışı idare arasında yapılan sözleşme ile ,  söz konusu otogarın inşa edilerek  işletmeye başlandığından itibaren , 15 yıl boyunca davalı şirket tarafından süre boyunca işletileceği belirtilmiştir. Söz konusu otogarın inşaatı bittikten sonra 23.10.2013 tarihinde işletilmeye başlanıldığı,buna göre  sözleşmeye konu edilen otogarın 15 yıllık işletme süresinin başladığı  23.10.2023 tarihinden sonra 15 yıllık işletme süresin ise  23.10.2028 tarihinde sona ereceği anlaşılmıştır.Yine bu davanın konusunun davacılar,dava dışı Hasan yazıcı ve davalılar arasında kurulan adi ortaklık konusunun Balıkesir Ayvalık İlçesi Belediyesi tarafından ihaleye çıkarılan otogar yapımı ve işletilmesi işine ortak girişim (adi ortaklık) olarak müşterek teklif verilmesi, ihale konusu iş ortak girişim üzerinde kaldığı takdirde bu işin müştereken yapılması olduğu gibi,sözleşmede pilot ortak olarak belirtilen davalı şirketin   otogar   ihalesini  alması,ihale konusu otogarı inşa etmesi,inşaat maliyetlerini karşılayana kadar otogarı tek basına işletmesi , işletme gelirlerinden inşaat maliyetlerini karşılaması,  işletme gelirlerinden inşaat maliyetlerini karşıladıktan sonra işletme işinden çekileceği,bununla beraber davalılar, davacılar ve dava dışı/...' nın ortak olduğu kurulacak yeni işletme firmasına   %50 paylı ortak olarak yer alacağı, %50 ortaklıktan başka hiçbir hak ve talepte bulunmayacağı, otogarın işletilmesinde bütün ortakların  müştereken hareket edeceğin kararlaştırıldığı görülmüştür. Taraflar arasındaki adi ortaklık sözleşmesinin hükümlerinden, davalı şirketin otogarın işletilmesi işinden çekilmesi ve davacıların da otogarın işletilmesine dahil olmaları ve otogarın işletilmesinden elde edilecek kazançtan pay talep etmeye hak kazanmaları için davalı şirketin, otogarı işletmek suretiyle  elde ettiği gelirlerle inşaat maliyetini karşılamış olması gerektiği açıktır. Ancak adi ortaklık sözleşmesi hükümlerinden davalı şirketin inşaat maliyet bedelini  karşılayacağı  otogarı işletilme gelirleriyle ne kadar sürede karşılayacağı hususunda süre öngörülmediği de belirlenmiştir.Bilirkişi ...'dan alınan 10/12/2018 tarihli  bilirkişi raporunda ;\"Davalı şirketin davaya konu otogar inşaatını başlattığı 2012 yılından itibaren yapmış olduğu inşaat harcamalarının toplamda yaklaşık 2.911.250,00 TL olarak gerçekleştiği Bilanço Kayıtlarından anlaşılmış olup,Yap, işlet devret modeliyle 15 yıllığına işletme hakkı alınmış olan otogar işletmeciliğine ait özel maliyet niteliğinde olan 2.911.250,00 TL olan inşaat maliyetinin VUK. Gereği otogarın işletme hakkının sona ereceği 15 yıllık sürenin sonunda amorti edilecek şekilde amortisman payı ayırmak ve ayrılan bu payı kurumlar vergisi matrahının ve buna bağlı olarak kurumlar vergisinin hesaplanmasında şirketin gelir elde etmesi halinde mahsup edilerek amorti edileceği,davalı şirketin 2013, 2014, 2015 ve 2016 yıllarında olmak üzere toplamda 800.845,00 TL' yi şirketin satış maliyetlerine/giderlerine kaydederek amortisman karşılığı ayırdığı, 2016 yılı sonu itibarıyla ayrılan amortismanlar sonucunda şirketin özel maliyet niteliğinde olan inşaat maliyet bakiyesinin 2.110.460,00 TL kaldığı,şirketin 2013, 2014, 2015 ve 2016 yılları gelir tabloları esas alındığında;2013-2016 yılları arasında oluşan bilanço zararının (-) 383.059,27 TL olduğu hesap edildiği,davaya konu otogar işletmeciliğini yürüten ve otogar inşaatını tamamlayarak 23.10.2013 tarihinden itibaren de otogarı işletme faaliyetini başlatmış bulunan davalı şirketin inşaat yapım maliyetlerini 2013-2016 yılları mali tablolarından hareketle henüz karşılayamadığı \" tespit edilmiştir.Bilirkişi ...'nın da aralarında olduğu,bilirkişiler ..., Prof Dr. ..., Prof Dr. ...'dan oluşan 5 kişilik bilirkişi heyeti tarafından düzenlenen 20/02/2020 tarihli bilirkişi heyet raporunda da ilk rapordaki ...'ının aynı tespitlerinin yapıldığı belirtilerek bilirkişi heyet raporunda \" Otogar inşaatının tamamlanıp davalı şirket tarafından otogarın işletilmeye başladığı 23.10.2013 tarihinden dava tarihine kadarki süreçte davalı şirket tarafından inşaat maliyetlerinin karşılanamamış ve bu nedenle de davacıların işletme gelirlerinden pay almaya başlamamış olmaları nedeniyle davacılar için adi ortaklığın çekilmez hale gelmiş olduğu ve taraflar arasında ciddi bir anlaşmazlığın doğduğu anlaşılmaktadır. Bu nedenle davacıların, adi ortaklığın feshini talebe hak kazandıkları kabul edilmeli ve adi ortaklığın feshine (TBK.md.639/7) ve tasfiyesi (TBK.md.642 vd.) yönelik davacı talepleri haklı görülmelidir.Ancak, raporumuzun Mali Kısmında belirtildiği üzere, dava dosyası içeriğinde yer alan delillerden, davalı şirketin, inşa ettiği otogarı işletmeye başladığı 23.10.2013 tarihinden dava tarihine kadarki süreçte otogarı gereği gibi işletmediği (özensiz ve kötü işlettiği) hususu anlaşılmamaktadır. Bu nedenle de davacıların, otogarın davalı şirket tarafından gereği gibi işletilmemesi nedeniyle mahrum karlıklarını iddia ettikleri kazancın tazminini talebe kazanamadıkları kanaatine varılmaktadır.Kaldı ki bir an için davalı şirketin  gereği gibi işletmediği farz edilse bile; ortaklığın feshi ile birlikte adi ortaklık sona ereceği için, davacılar, sadece adi ortaklığı feshedildiği tarihe kadarki süreçte davalı/şirketin otogarı gereği gibi işletmemiş olması nedeniyle mahrum kalmış oldukları kazancın tazminini talebe hak kazanırlar. Adi ortaklığı sona erdiği tarihten otogarın işletilmesinin normal olarak sona ereceği sürenin (15 yıllık sürenin) sonuna kadar mahrum kalacakları kazancın tazminini talebe hak kazanamaz.Sonuç olarak  davacının adi ortaklığın feshini ve tasfiyesini talebe hak kazandığı,ancak iddia ve talep ettiği   tazminat alacaklarına hak kazanamadığı \" tespit edilmiştir. Söz konusu otogar inşaatının biterek otogarın işletilmeye başladığı 23/10/2013 tarihinden itibaren inşaat maliyetinin 15 yıl süre ile otogarın işletilme gelirinden karşılanacağı adi ortaklık sözleşmesinde belirtilmekle birlikte bu sürenin daha az olacağı konusunda ayrı bir hükme sözleşmede yer verilmediği,yapılan bilirkişi incelemesi ve otogarın işletilme ticari kayıtlarında ise otogar işletme gelirleriyle davacının otogar inşaat maliyet giderinin  karşılanmadığı,bu itibarla işletilmeye başlama tarihi olan 23/10/2013 ile ilave 15 yıl kapsamında 23/10/2028  tarihinde 15 yıllık sürenin dolacağı,15 yıl sonunda otogar işletmesinin davalı tarafça bırakılarak %50 şer ortak olarak kurulacak yeni firmaya devredileceği kararlaştırıldığından,otogar inşaatının bittiği ve otogarın  işletme tarihi ile 15 yıl sonrası devir süresinin henüz dolmadığı gibi,inşaat maliyetinin de otogar işletme gelirinden henüz karşılanmadığı açıklığa kavuştuğundan,yine otogarın kötü işletildiği ve usulsüzlük iddiaları da ispatlanamadığından, davacıların davayı ispatlayamadığı anlaşılmıştır.Hükme dayanak bilirkişi heyet raporu taraf,mahkeme ve Yargıtay denetimine elverişli bulunmuştur.   Bu itibarla, ilk derece mahkemesince verilen kararda mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesi bakımından usul ve esas yönünden yasaya aykırı bir durum bulunmamasına göre davacıların istinaf başvurusunun  HMK 353/1-b-1 maddesi uyarınca  reddine karar verilmesi gerekmiştir. <br>K A R A R: Yukarıda açıklanan nedenlerle;Davacıların istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 maddesi uyarınca reddine, Alınması gereken 615,40 TL karar ve ilam harcından, peşin alınan toplam 855,20 TL harcın mahsubu ile bakiye 239,8‬0 TL'nin davacılardan alınarak hazineye irat kaydına, (Harç tahsil müzekkeresinin temyiz edilen dosyalarda Dairemizce, temyiz edilmeden kesinleşen dosyalarda İlk Derece Mahkemesince ilgili Vergi Dairesine yazılmasına,) İstinaf yargılama giderlerinin istinaf eden üzerinde bırakılmasına, İstinaf sebebiyle yatırılan gider avansı bakiyesi varsa karar kesinleştiğinde istinaf edene ilk derece mahkemesince iadesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 361.madde uyarınca  gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Yargıtay'da temyiz yolu açık olmak üzere oybirliği ile karar verildi. 17/04/2025</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"757e8b8e35356e5e","SID":"4aba856e51188b8e"}}