{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>3. HUKUK DAİRESİ<br>ESAS NO: 2024/3399 <br>KARAR NO: 2025/1043<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>K A R A R<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 09/10/2024<br>NUMARASI: 2022/959 E - 2024/769 K<br>DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali<br>KARAR TARİHİ: 17/04/2025<br>Yukarıda tarafları ve konusu yazılı bulunan dava ile ilgili olarak, ilk derece mahkemesince verilen kararın  istinaf edilmesi sebebiyle , dava dosyası üzerinde yapılan inceleme sonunda;<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalılar aleyhine Merkezi Takip Sistemi'nin ... sayılı dosyasından faturaya dayalı alacak için takip başlatıldığını, borçlu şirket ve şahsın hiçbir gerekçe göstermeksizin haksız ve mesnetsiz olarak işbu icra dosyasına itiraz ettiklerini, davalı şirket ile müvekkili şirket arasında ticari ilişki mevcut olduğunu, taraflar arasında “Elektrik Enerjisi Satış Sözleşmesi” akdedildiğini, bu sözleşmeye bağlı olarak davalı şirketin elektrik kullandığını, davalı şahsın, davalı şirketin yetkilisi olduğunu, sözleşmede ticari kefaleti bulunduğunu, davalı şirketin elektrik tüketimi yapmış olmasına rağmen takibe konu faturaları ödemediğini, sözleşmenin 5.3 maddesinin; “Toplam Satış Bedeli — (Alıcı tarafından alınan aktif enerji miktarı (madde 5.1) x (Aktif enerji elektrik birim satış fiyatı (madde 5.2) + (Dağıtım sistemi kullanım bedeli)+  (Enerji fonu) + (YEKDEM bedeli) + (TRT payı) + (BTV) + (KDV) + diğer fer'iler (mer'i mevzuat hükümleri çerçevesinde oluşan bedeller)” hükmünü havi olduğunu, ancak davalılara sözleşmeye istinaden elektrik tedariğinin başlangıcı olan 01.02.2020 tarihinden itibaren mezkur YEKDEM bedelinin fatura edilmediğinin görüldüğünü, Sözleşmenin 11.4 maddesinin; “Satıcı'nın işbu Sözleşme çerçevesinde kendisine tanınmış hak, yetki ve imtiyazı kullanmaması veya kullanmada gecikmesi bu haklardan feragat ettiği anlamına gelmez ve hakların bir kez veya kısmi olarak kullanımı söz konusu hakkın tekrar kullanımı veya diğer bir hakkın, yetkinin veya imtiyazın kullanımını engellemez” hükümlerine havi olduğunu, davalıya, tahsil edilmeyen mezkur YEKDEM bedelleri her iki sayacı için sözleşme başlangıcından itibaren hesap edilerek fatura edildiğini, ancak, davalıların ödemekle yükümlü oldukları bu bedele ilişkin faturaya Kartal ... Noterliği'nin ... yevmiye no'lu ihtarnamesi ile haksız olarak itiraz ettiklerini, mezkur ihtarnameye Kadıköy ... Noterliği'nin ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile cevap verilerek iadenin kabul edilmediğinin bildirildiğini, davalı şirketin ve şahsın yaptığı haksız itirazın iptaline ve takibin devamına, borçlu şirketin ve şahsın % 20'den aşağı olmamak üzere icra inkâr tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı şirket vekili  cevap dilekçesinde özetle; davacının, huzurdaki davayı eski müvekkili ... ve müvekkili ... A.Ş.'ye karşı ikame ettiğini, ...'in ilgili sözleşme için kefil sıfatına haiz olmadığını, sözleşmenin kefil kısmının boş bırakıldığını, şirket yetkilisi olarak sözleşmeyi imzaladığını, ayrıca ...'in 21.09.2022 tarihinde vefat ettiğini, davacı yanın, fatura alacağına istinaden müvekkili şirket ve diğer davalı ... aleyhine icra takibi başlattığını, ilgili takibe itirazda bulunulduğunu, davacı ile müvekkili şirketin Düzce'de bulunan fabrika binasında kullanılmak üzere 30.12.2019 tarihli Elektrik Enerjisi Satış Sözleşmesi ve ayrıca yine 30.12.2019 tarihli Ek Protokol akdedildiğini, ticari ilişkinin 01.02.2020 tarihinde başladığını, bu sözleşme uyarınca müvekkil şirketin iki ayrı abonelik numarası üzerinden hizmet almaya başladığını ve davacı tarafça her ay iki ayrı hizmet faturası düzenlendiğini, ilerleyen zamanda davacı tarafından müvekkili şirket lehine sunulan indirim oranının % 6'dan % 4'e düşürüldüğünü, müvekkili şirket bunu kabul etmek istemese de mecbur kaldığını ve ilgili hususta 30.06.2021 tarihinde taraflar arasında mutabakat imzalandığını, akabinde hem sözleşme ek protokolüne hem de yapılan işbu mutabakata aykırı olarak müvekkili şirketten YEK BEDELİ talep edildiğini, ancak tarafların sözlü olarak bu bedelin alınmayacağı hususunda anlaştıklarını, 11.10.2021 tarihinde ise davacı tarafın tek taraflı olarak yaptığı fiyat değişikliğine ilişkin yazıyı müvekkili şirkete gönderdiğini ve sözleşmede / ek protokolde / mutabakatta belirtilen bedellerin yükseltileceğini veya kendileriyle çalışılmasının sona ereceğini beyan ettiğini, bu tarihten sonra ... Elektrik müşteri temsilcisi ... tarafından müvekkili şirketin sürekli aranarak “tarife değişikliğinin kabul edilmesi konusunda kendilerini zorladığını ve tarife değişikliği onaylanmaz ise YEK BEDELİ faturası kesip müvekkili şirketi portföylerinden çıkaracaklarını” beyan ettiğini, müvekkili şirketin tarife değişikliğini onaylamadığını, akabinde davacı tarafça müvekkili şirkete Ekim — Kasım 2021 döneminde YEK BEDELİ faturası gönderildiğini, karşılıklı yapılan görüşmeler neticesinde ilgili bedelin müvekkili şirketten alınmayacağının yeniden bir kez daha kabul edildiğini, müvekkili şirket tarafından YEK BEDELİ faturasına karşı iade faturası düzenlendiğini ve bu faturanın davacı tarafından kabul edildiğini, müvekkilinin tarife değişikliğini kabul etmediği sözleşmenin bitişine 4 ay süre kaldığı ve sözleşme sonunda yeni şartlarla davacı yan ile yeni bir sözleşme imzalanması hususundaki iradesini davacı yana sözlü olarak bildirildiğini, bu bildirimden sonra 30.11.2021 tarihinde davacı tarafça müvekkili şirkete mail ile gönderilen ihbarname ile müvekkili şirketin portföylerinden çıkarıldığı ve bölge dağıtım şirketi ile anlaşma yapılması gerektiğine ilişkin yazı tebliğ edildiğini, akabinde 01.02.2022 tarihi itibariyle ... Satış A.Ş.'den hizmet alınmaya başlandığını, davacı tarafından YEK BEDELİ'nin tahsiline yönelik 05.01.2022 tarihli 613.217,68 TL bedelli fatura düzenlendiğini, Kartal ... Noterliği'nin 14.01.2022 tarih ... yevmiye no'lu ihtarnamesi ile ilgili faturaya itiraz edildiğini, davacı yan tarafından bu faturaya dayanılarak dava konusu icra takibinin başlatıldığını, haksız ve hukuka aykırı davanın reddine, davacı aleyhine asıl alacağın % 20'sinden az olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir. Mahkeme, davacının davalıya 11.10.2021 tarihli bildirimi ile davalıya bir nevi sözleşmeden cezai koşul olmaksızın cayma hakkı veren bildirimi sonrasında davalının bu hakkı kullanmadığı ve sözleşmenin 31.11.2021 tarihinde yine davacı tarafından sonlandırıldığı,  davacının YEKDEM bedelini yalnızca bildirimin yapıldığı Ekim ayı ile sözleşmenin sonlandığı  Kasım ayları için talep edebileceği, Ekim 2021 ayına ait KDV dahil 19.298,61 TL, Kasım 2021 ayına ait KDV dahil 16.410,74 TL olmak üzere davacının takip tarihi itibariyle KDV dahil toplam 35.709,35 TL alacağı olduğu,davacı tarafından tanzim edilen faturanın son ödeme tarihi olan 19.01.2022 ile 02.09.2022 icra takip tarihi arasındaki gün sayısının 226 gün olduğu, T.C. Merkez Bankası tarafından açıklanan Kredi Kartı İşlemlerinde uygulanacak azami gecikme faiz oranının Eylül 2022 ayı için aylık % 2,03 buna göre   davacının talep edebileceği işlemiş faiz miktarının 5.386,10 TL  olduğu, davalının takibe haksız ve kötü niyetli olarak itiraz ettiği, davacının alacağının likit olduğu, belirlenmekle ... Sanayi ve Ticaret  A.Ş aleyhine açılan davanın kısmen kabulüne, davadan önce ölen ve dava ehliyeti olmayan davalı ... aleyhine açılan davanın pasif dava ehliyeti yokluğu nedeniyle reddine karar verilmesi gerektiği\" gerekçesi ile; \"1-Davalı ... Sanayi ve Ticaret  A.Ş aleyhine açılan davanın kısmen KABULÜ  ile; İstanbul Anadolu Merkezi Takip Sisteminin ... esas sayılı takip dosyasına yapılan itirazın kısmen iptali ile, takibin 35.709,35 TL asıl alacak, 5.386,10 TL işlemiş faiz üzerinden takip tarihinden itibaren asıl alacağa değişen ve değişecek yasal faiz oranları uygulanmak suretiyle devamına, Davacının alacağı likit olduğundan % 20 inkar tazminatının davalıdan tahsiline, Aşan istemin reddine, 2-Davalı ... aleyhine açılan davanın pasif dava ehliyeti yokluğu nedeniyle reddine\" karar vermiştir.Kararı davacı şirket vekili ile davalı şirket vekili istinaf etmiştir. Davacı vekili istinaf dilekçesinde; davanın tümden kabulü yerine 2 dönem için kabulünün hukuka aykırı olduğunu,kararın hukuka uygun gerekçe içermediğini, YEKDEM bedelinin salt Ekim ve Kasım aylarında talep edilebileceğinin  hukuki olarak tek bir mesnedi olmadan ve çelişkili bir şekilde değerlendirildiğini,yekdem bedelinin indirim oranında değişikliğe gidildiği tarihten itibaren talep edilebileceği yönünde hüküm tesis edilmesinin  fahiş ölçüde hatalı ve hukuka aykırı olduğunu,davacı şirketin sözleşmeye uygun olarak yekdem bedelinin talep edebileceği ve davacı şirketin buna dair  faturalamaya yönelik hesaplamasının sözleşme ve mevzuata uygun olduğunu, mahkeme tarafından, sözleşmede kararlaştırılan indirim oranında değişikliğe gidildiği tarih ile YEKDEM bedelinin talep edilebileceği tarih arasında ilişki kurulmuş ise de, YEKDEM bedeli ile indirim oranında değişikliğe gidildiği tarih arasında hiçbir surette illiyet bağı bulunmadığını,birim fiyat değişikliğinin yekdem bedeli hesaplamasında etkisi bulunmadığını,sözleşmenin 11.4. maddesinde yer alan feragat etmeme hükmünün yerel mahkeme tarafından hiçbir şekilde dikkate alınmamasının  da özel hukuk ilkelerini yok saymak mahiyetinde olup, hukuka aykırı olduğunu, taraflar arasında akdedilen sözleşmenin 5.3. maddesinde YEKDEM bedelinin fatura içeriğinde toplam satış bedeli formülünde yer alarak davalıya yansıtılacağının  açıkça düzenlendiği,davalı alıcının  da basiretli bir tacir olarak her bir madde hükmünü okuyarak sözleşme hükümlerinin tamamında mutabık kalarak  sonucunda akdettiği,davalı tarafına tanzim edilecek enerji faturalarında YEKDEM bedelinin yer alacağını, işbu bedelin kendisinden tahsil edileceğini kabul beyan ve taahhüt ettiğini, YEKDEM bedelinin dönemsel veyahut toplu olarak fatura edilmesine yönelik kısıtlayıcı bir hüküm sözleşmede yer almadığı gibi kanunen de bir kısıtlama bulunmadığı davalı şirketin, YEKDEM bedellerinin müvekkili şirket yönünden ek bir maliyete yol açıp açmamasına bakmaksızın ödemeyi taahhüt ettiğini,yerel mahkemece davalı şirketin basiretli bir tacir olduğu, akdetmiş olduğu sözleşme ile yekdem bedelinin fatura tutarlarında yer alacağı, yekdem bedeline ilişkin ayrıca bir bildirime ihtiyaç olmadığı, sözleşmeden doğan hak ve alacaklarını sözleşmenin  5.3. Ve 11.4. maddesi uyarınca talep edebileceği hususlarını nazara almaksızın, bilirkişi raporlarında yer alan çelişkiler giderilmeksizin son derece haksız ve hukuka aykırı şekilde hüküm tesis edildiği, eksik ve çelişkili değerlendirmeler içerir yerel mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmiştir.Davalı şirket vekili istinaf dilekçesinde; davacı tarafça müvekkili şirkete ekim - kasım 2021 döneminde YEKDEM bedeli faturası gönderilmiş, Karşılıklı yapılan görüşmeler neticesinde ise ilgili bedelin müvekkili şirketten alınmayacağının  kabul edildiği, müvekkili şirket tarafından YEKDEM BEDELİ faturasına karşı iade faturası düzenlenmiş ve bu faturanın  davacı tarafından kabul edildiğini,davacının  birden fazla kez açık ikrar ile müvekkili şirketten YEKDEM bedeli alınmayacağını kabul ettiğini, davalı şirket ile davacı arasında 2019'da imzalanan elektrik enerjisi satış sözleşmesine aykırı olarak, davacı şirket tarafından indirim oranı düşürülmüş ve daha sonra yek bedel talep edildiğini,davalı  şirketin bu duruma itiraz ettiği  ancak sözlü bir anlaşma ile yek bedel talebinin  geri çekildiğini,11.10.2021 tarihinde ise davacı tarafın sözleşme ve ek protokolden doğan yükümlülüklerini ihlal ederek tek taraflı olarak fiyat değişikliği yaptığını,müvekkili şirketin sözleşmedeki fesih hakkını kullanmamasına rağmen, davacı şirket müvekkili şirketi sürekli arayarak tarife değişikliğini kabul etmeye zorlamış ve kabul etmezse yek bedel faturası kesileceği tehdidinde bulunduğunu, müvekkili şirket, tarife değişikliğini onaylamamış akabinde ise davacı tarafça müvekkili şirkete Ekim - Kasım 2021 döneminde YEK BEDELİ faturası gönderilmiş, karşılıklı yapılan görüşmeler neticesinde ise ilgili bedelin müvekkili şirketten alınmayacağının yeniden bir kez daha kabul edildiğini, müvekkili şirket tarafından YEK bedeli faturasına karşı iade faturası düzenlenmiş ve bu faturanın  davacı tarafından kabul edildiğini, davacının, birden fazla kez açık ikrar ile müvekkili şirketten YEK bedeli alınmayacağını kabul ettiğini,davacı tarafından, YEK bedelinin alınmayacağı birden çok kez açıkça ikrar edilmişken, YEK bedelinin tahsiline yönelik 05.01.2022 Tarihli 613.217,68 TL bedelli fatura düzenlendiğini, davacının davaya konu YEKDEM bedellerini talep etme hakkı olmamasına rağmen davayı kötü niyetli olarak ikame ettiğini,kök raporu olan 19.01.2024 tarihli bilirkişi raporunda ve 05.07.2024 tarihli bilirkişi ek raporunda ,davacı tarafından tanzim edilen davaya konu 613.217,68 TL tutarlı, YEKDEM bedelleri açıklamalı faturada belirtilen YEKDEM bedellerinin Şubat 2020 (dahil) - Kasım 2021 (dahil) aylarına ait olduğu, taraflar arasında akdedilen sözleşmenin 5.4 maddesinin 2. fıkrasında, “İndirim oranlarında değişiklik yapma yetkisine kayıtsız şartsız sahip olduğu davacıya tanınmış” ise de, sözleşmede bir tarafın yetkisine bırakılan hakların kullanılmasının TMK'nın 2. maddesi gereğince dürüstlük kuralları çerçevesinde değerlendirilmesi gerektiği, bu kapsamda somut olayda, indirim oranının tek taraflı davacıya bırakıldığı, davacının indirim oranını %1’e denk gelecek şekilde revize ettiğinin anlaşıldığı, dava konusu 613.217,68 TL tutarlı faturanın geriye dönük olarak tanzim edildiği, davacının 11.10.2021 tarih FD-00502 sayılı bildirim yazısıyla bildirim tarihinden sonra indirim oranınının güncel düşük tüketimli son kaynak tarifesi üzerinden 0,62898 TL/kWh’a denk gelecek indirim oranına revize edildiğinin bildirildiği, sözleşmede davalıya bu durumda fesih hakkı tanındığı, bildirim tarihinden önceki dönemlere ilişkin uygulama yapılamayacağı, zira önceden bildirim yapılmadığından davalıya sözleşmenin feshi hakkının tanınmamış olacağı, davalının da bu sözleşmede indirim hakkına güvenerek bu işe girdiği, hal böyle olunca, davacının, 11.10.2021 bildirim tarihinden önceki dönemlere ait yekdem bedeli talep edemeyeceği\" tespitine yer verildiğini,gerekçeli kararda da \"uygulamada dönem faturalarının hiçbirinde tahakkuk ettirilmeyen YEKDEM bedelinin sözleşme sona erdikten sonra toplu olarak fatura ettirilmesi gibi bir yöntem olmadığı\" şeklinde tespitlere yer verilmiş ve 11.10.2021 bildirim tarihinden önceki dönemlere ait yekdem bedeli talep edemeyeceğine karar verildiğini,davacı yanın kötü niyetle hareket ettiğinin  mahkemece de tespit edildiğini,davalı şirketin davacıya herhangi bir borcu olmadığından davanın reddine karar verilmesi gerekmekteyken, aksi şekilde davanın kısmen kabulüne karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup, hukuka aykırı olan bu kısmen kabul kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.6100 sayılı HMK'nun 355 md gereğince, istinaf sebepleri ile sınırlı olarak yapılan incelemeye göre; Dava,yekdem fatura alacağının tahsiline yönelik yapılan takibe karşı itirazın iptali ve icra inkar tazminatı talebine ilişkindir.İstanbul Anadolu Merkezi Takip Sisteminin ... esas sayılı  takip dosyasında davacı alacaklı tarafından davalı borçlular hakkında  613.917,68 TL asıl alacak , 95.682,12 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 708.899,80 TL nın tahsiline yönelik yapılan ilamsız takibin itiraz üzerine durdurulduğu görülmüştür. Elektrik mühendisi ve mali müşavir bilirkişiden oluşan kuruldan alınan bilirkişi heyet kök raporunda ;raporunda; \"Tarafların ticari defterlerinin açılış ve kapanış tasdiklerinin süresinde yapıldığı, e-defter beratlarının süresinde alındığı, usul ve yasaya uygun olduğu, kendi leh ve aleyhlerine delil olma özelliği taşıdığı ,davacı ...A.Ş.'nin kendi defterlerine göre davalı ... San. ve Tic. A.Ş.'den 613.217,68 TL alacaklı gözüktüğü, davalı Şirketin kendi defterlerine göre borç/alacak bakiyesi olmadığı cari hesabın O (sıfır) gözüktüğü, tarafların cari hesapları arasındaki uyumsuzluğun 613.217,68 TL (613.217,68 TL — 0,00 TL) olduğu, uyumsuzluğun; davacı ...A.Ş. tarafından tanzim edilen 05.01.2022 tarih ... no'lu 613.217,68 TL tutarlı faturanın davalı tarafından kayıtlarına alınmayarak iade edilmesinden kaynaklandığı, taraflar arasında akdedilen sözleşmenin 5.4 maddesinin 2. fıkrasında, “İndirim oranlarında  değisiklik yapma yetkisinin kayıtsız şartsız davacıya tanınmış olduğu” ise de, sözleşmede bir tarafın yetkisine bırakılan hakların kullanılmasının MK.nun 2. maddesi gereğince dürüstlük kuralları çerçevesinde değerlendirilmesi gerektiği, davacının indirim oranını revize edilerek düşürüldüğünün anlaşıldığı, yukarıda inceleme başlığı altında (111/5) sayılı bentte gösterildiği üzere dava konusu 613.217,68 TL tutarlı faturanın geriye dönük olarak tanzim edildiği, davacının yukarıda (111/10) sayılı bentte tanıtılan 11.10.2021 tarih ... sayılı bildirim yazısıyla bildirim tarihinden sonra indirim oranının revize edilerek düşürüldüğü, sözleşmede davalıya bu durumda fesih hakkı tanındığı bildirim tarihinden önceki dönemlere ilişkin uygulama yapılamayacağı, zira önceden bildirim yapılmadığından davalıya sözleşmenin feshi hakkının tanınmamış olacağı, davalının da bu sözleşmede indirim hakkına güvenerek bu işe girdiği, hal böyle olunca, davacının, 11.10.2021 bildirim tarihinden önceki dönemlere ait YEKDEM bedeli talep edemeyeceği kanaatine varıldığı,Ekim 2021 ayına ait KDV dahil 19.298,61 TL ve Kasım 2021 ayına ait KDV dahil 16.410,74 TL olmak üzere takip tarihi itibariyle asıl alacağının KDV dahil toplam 35.709,35 TL olduğu, (talep 613.217,68 TL) olduğu,ayrıca işlemiş faiz tutarının da 5.386,10 TL olduğu, (talep 95.682,12 TL)\" hesaplanmıştır. İtiraz üzerine aynı bilirkişilerden alınan ek heyet bilirkişi  raporunda ise;\" Kök raporda, indirim oranında değişikliğe gidildiği tarihten önceki dönem için YEKDEM bedeli talep edilemeyeceği yönünde varılan görüş, bildirim tarihinin davalıya sözleşmede tanımlandığı şekilde fesih hakkının tanımlandığı tarih olmasından kaynaklandığı için esas alındığı, dolayısıyla indirim oranında değişikliğe gidilmesinin pek tabi YEKDEM bedeli ile bir ilgisi olmayıp, bildirim yapılan tarih davalıya sözleşmede tanımlanan şekilde fesih hakkı doğuran bir tarih olduğu için esas alındığı,YEKDEM bedelinin normalde tedarikçinin dağıtım şirketlerinden aldığı elektrik enerjisi maliyetinin içerisinde bulunduğu bilinmekle, yine de sözleşmede aktif enerji bedeli birim fiyatından belirlenen bir oran üzerinden indirim veya yürürlükteki sabit fiyatlardan düşük birim fiyatla belirlenmesi halinde yek bedelinin tedarikçinin aktif enerji birim fiyatındaki indirimden kaynaklanan kaybının da telafisi için ikili anlaşmalarda fatura hesabında ayrı bir tahakkuk kalemi olarak yer almasının olağan bir uygulama şekli olduğu, taraflar arasındaki sözleşmede de fatura hesabında YEK bedelinin faturaya ekleneceğinin kayıt altına alınmış olduğu, dolayısıyla fatura hesabında YEK bedeli eklenmesinin taraflar arasındaki sözleşmeye uygun olduğu, ancak taraflar arasındaki uyuşmazlığın, söz konusu YEKDEM bedelinin sözleşmede süresi boyunca hiç tahakkuk ettirilmediği halde, taraflar arasındaki sözleşme sona erdikten sonra tahakkuk ettirilmesinden kaynaklandığı anlaşılmakla, uygulamada dönem faturalarının hiçbirinde tahakkuk ettirilmeyen YEKDEM bedelinin sözleşme sona erdikten sonra toplu olarak fatura ettirilmesi gibi bir yöntem olmadığı gibi, davacının bu işlemi yapmasına dayanak gösterdiği ilgili sözleşme maddesinden daha önce tahakkuk ettirilmemiş YEKDEM bedellerinin tahakkuk ettirilebileceği gibi bir anlam da çıkarılamayacağı, davacının davalıya gönderdiği 11.10.2021 tarihli bir nevi sözleşmeden cezai koşul olmaksızın cayma hakkı veren bildirimi sonrasında davalının bu hakkı kullanmadığı ve sözleşmenin 31.11.2021 tarihinde yine davacı tarafından sonlandırıldığı anlaşılmakla, davalının yenilik doğuran bu hakkı kullanmaması sebebiyle, davacının daha önceki hiçbir faturada tahakkuk ettirmediği YEKDEM bedelini yalnızca bildirimin yapıldığı ekim ayı ile sözleşmenin sonlandığı kasım ayları için talep edebileceği, davacının talep edebileceğine karar verilen Ekim- Kasım.2021 aylarına ait YEKDEM bedelinin 30.262,17-TLxKDV=35.709,35 TL olacağı ve işlemiş faiz miktarının 22.09.2022 tarihi  itibariyle 5.386,10 TL olduğu\" belirtilmiştir.Alınan kök ve ek bilirkişi heyet raporu kapsamında; taraflar arasındaki sözleşmede de fatura hesabında YEK bedelinin faturaya ekleneceğinin kayıt altına alınmış olduğu, fatura hesabında YEK bedeli eklenmesinin taraflar arasındaki sözleşmeye uygun olduğu, ancak taraflar arasındaki uyuşmazlığın, söz konusu YEKDEM bedelinin sözleşmede süresi boyunca hiç tahakkuk ettirilmediği halde, taraflar arasındaki sözleşme sona erdikten sonra tahakkuk ettirilmesinden kaynaklandığı, uygulamada dönem faturalarının hiçbirinde tahakkuk ettirilmeyen YEKDEM bedelinin sözleşme sona erdikten sonra toplu olarak fatura ettirilmesi gibi bir yöntem olmadığı gibi, davacının davalıya gönderdiği 11.10.2021 tarihli bir nevi sözleşmeden cezai koşul olmaksızın cayma hakkı veren bildirimi sonrasında davalının bu hakkı kullanmadığı ve sözleşmenin 31.11.2021 tarihinde yine davacı tarafından sonlandırıldığı,davalının yenilik doğuran bu hakkı kullanmaması sebebiyle, davacının daha önceki hiçbir faturada tahakkuk ettirmediği YEKDEM bedelini yalnızca bildirimin yapıldığı ekim ayı ile sözleşmenin sonlandığı kasım ayları için talep edebileceği açıklığa kavuşmuştur.Buna göre,davacının davalı şirket yönünden takibe konu asıl  alacak tutarının  ekim- kasım 2021 aylarına ait YEKDEM bedeli olarak  30.262,17-TLxKDV=35.709,35 TL, işlemiş faiz yönünden ise 22.09.2022 tarihi  itibariyle 5.386,10 TL olduğu belirlenmekle,hükme dayanak yapılan kök ve ek bilirkişi raporunun taraf,mahkeme ve Yargıtay denetimine elverişli olduğu anlaşılmıştır. Mahkemenin kararı usul ve hukuka uygun bulunmuştur.Ayrıca davalı ...'nin 21/09/2022 tarihinde vefat ettiği UYAP uyarısı ile bildirilmiş ise de, yargılama sırasında bu davalının dava öncesi vefat ettiği ve bu davalı yönünden pasif husumetten ret kararı verildiği,bu yönden istinaf talebi de bulunmadığından bu konuda  başkaca değerlendirme yapılmamıştır.Bu itibarla, ilk derece mahkemesince verilen kararda mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesi bakımından usul ve esas yönünden yasaya aykırı bir durum bulunmamasına göre davacının ve davalı şirketin  istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 maddesi uyarınca  reddine karar verilmesi gerekmiştir.<br>K A R A R: Yukarıda açıklanan nedenlerle; Davacının ve davalı şirketin  istinaf başvurularının HMK 353/1-b-1 maddesi uyarınca ayrı ayrı reddine,Davacıdan alınması gereken 615,40 TL karar ve ilam harcından, peşin alınan 427,60 TL harcın mahsubu ile bakiye 187,80 TL'nin davacıdan alınarak hazineye irat kaydına, (Harç tahsil müzekkeresinin temyiz edilen dosyalarda Dairemizce, temyiz edilmeden kesinleşen dosyalarda İlk Derece Mahkemesince ilgili Vergi Dairesine yazılmasına,) Davalı şirketten alınması gereken 2.807,23 TL  karar ve ilam harcından, peşin alınan 705,00 TL harcın mahsubu ile bakiye 2.102,23‬ TL'nin bu  davalıdan alınarak hazineye irat kaydına, (Harç tahsil müzekkeresinin temyiz edilen dosyalarda Dairemizce, temyiz edilmeden kesinleşen dosyalarda İlk Derece Mahkemesince ilgili Vergi Dairesine yazılmasına,)İstinaf yargılama giderlerinin istinaf eden üzerinde bırakılmasına,İstinaf sebebiyle yatırılan gider avansı bakiyesi varsa karar kesinleştiğinde istinaf edene ilk derece mahkemesince iadesine,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 361.madde uyarınca  gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Yargıtay'da temyiz yolu açık olmak üzere oybirliği ile karar verildi. 17/04/2025</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"490aec9fb88299de","SID":"2fe45f40f88a727e"}}