{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM  20. HUKUK DAİRESİ     <br><br>                     T.C.<br>                 ANKARA <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>         20.HUKUK DAİRESİ <br><br>ESAS NO       : 2023/303 <br>KARAR NO\t: 2025/572<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>                                                                                                  K A R A R <br><br>BAŞKAN\t\t: ...                    ...<br>ÜYE\t\t: ...  ...<br>ÜYE\t\t: ...                ...<br>KATİP\t\t: ...                 ...<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 3. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 24/11/2022<br>NUMARASI\t\t: 2022/154 E.  -  2022/403 K.<br><br><br>DAVANIN KONUSU\t: Marka (Marka İle İlgili Kurum Kararlarının İptali)<br>\t\t Marka (Marka Hükümsüzlüğünden Kaynaklanan)<br><br>\tTaraflar arasında görülen davada Ankara 3. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 24/11/2022 tarih ve 2022/154 E. - 2022/403 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:<br><br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ\t:Davacı vekili, ağırlıklı olarak tarım ürünleri ve hazır gıda sektörlerinde kullanılan her türlü ham madde, yarı mamul ve mamulün alımı, satımı, pazarlaması, ihracat ve ithalatı ile iştigal eden müvekkilinin ''...'' ibareli markasını tescil ettirerek ''www...com'' adlı internet adresi üzerinden bu markalı ürünlerin  tanıtımı, siparişi, tedariki ve ödeme işlemlerini gerçekleştirdiğini, hal böyle iken davalının ''...'' ibareli markanın 35. sınıfta tescili talebine yönelik müvekkilinin itirazının, YİDK tarafından nihai olarak reddedildiğini, davalının \"...\" ibareli markasının müvekkilinin markasının esas unsurunu teşkil eden \"...\" ibaresini aynen içerdiğini, markalar arasındaki fonetik benzerliğin ortalama düzeyde tüketicinin zihninde benzer bir çağrışım uyandırdığını, telafuzları ve görünüşleri açısından birbirine bu kadar benzer markaların tüketiciler nezdinde karışıklığa neden olacağını, markalar arasında 35. sınıftaki mal ve hizmetler yönünden emtia benzerliğinin de söz konusu olduğunu, var olan bu benzerliğin haksız rekabete, davalının haksız kazanç elde etmesine ve müvekkilinin zararına neden olacağını, ''...'' ibaresinin düşük ayırt ediciliğe sahip olduğu kabul edilse dahi, daha evvel tescil edilmiş olan bir markanın ayırt ediciliğinin tartışılmasının kanunun emredici hükmüne aykırı olduğunu ve \"...\" ibareli davalı markanın marka olarak tescilinin dahi mümkün olmaması gerektiğini ileri sürerek, YİDK'in 2022-M-1873 sayılı kararın iptaline ve tescili halinde markanın hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir. <br>Davalı kurum vekili, alınan kararlar ve yapılan işlemlerin usule ve yasaya uygun olduğunu belirterek davanın reddini talep etmiştir. <br>Davalı şirket, usulüne uygun tebligata rağmen davaya cevap vermemiş ve yargılamaya katılmamıştır.<br>  <br><br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece, aynı sözcüklerden oluşması ve yeşil renk kullanımı dolayısıyla markalar arasında düşük düzeyli de olsa görsel açıdan  \"...\" ve \"...\" şeklinde okunan markalar, yalnızca davalı markasının sonundaki çoğul eki itibariyle farklılaştığı ve her iki marka da “Anadolu’da yetişen ürün(ler)” şeklinde aynı anlamı haiz olduklarından işitsel ve anlamsal açıdan benzerlik bulunduğu, ancak çekişme konusu olan 35. sınıftaki hizmetlerin, davaya mesnet gösterilen davacının markasının tescil kapsamında yer almadığı, markaların mal ve hizmet listelerinin birbirleriyle yakından bağlantılı olmadığı, biri diğerinin doğal sonucunu oluşturabilecek ilişkili emtialardan oluşmadığı, bu mal ve hizmetlerin birbirine gönderme/ hatırlatma/ çağrıştırma yapma yeteneği bulunmadığından markaların kapsamında yer alan mal ve hizmetlerin tamamen farklı olduğu ve markaların farklı mal ve hizmetlerde kullanılacak olmaları nedeniyle SMK’nın 6/1 maddesi anlamında başvuru konusu 35. sınıftaki hizmetler bakımından iltibas tehlikesinin söz konusu olmadığı gerekçeleriyle davanın reddine karar verilmiştir. <br><br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf dilekçesinde, her ne kadar davalı markanın tescil başvurusunda mal ve hizmetler sınıfı 35 olarak gözüküyor ise de, markanın  35. sınıf ile birlikte, müvekkil şirketin de faaliyet alanında bulunan 29., 30. ve 43. sınıflardaki mal ve hizmetler sınıfını da kapsadığını, ...'nun resmi sitesinde de bulunan bilgilere göre 35. Sınıfın \"Reklamcılık, pazarlama ve halkla ilişkiler ile ilgili hizmetler, ticari ve reklam amaçlı sergi ve fuarların organizasyonu hizmetleri, reklam amaçlı tasarım hizmetleri; alıcı ve satıcılar için online pazaryeri (internet sitesi) sağlama hizmetleri. Büro hizmetleri; sekreterlik hizmetleri, gazete aboneliği düzenleme hizmetleri, istatistiklerin derlenmesi, büro makinelerinin kiralanması hizmetleri, bilgisayar veri tabanlarındaki bilginin sistematik hale getirilmesi, telefon cevaplama hizmetleri. İş yönetimi, idaresi ve bu konular ile ilgili danışmanlık, muhasebe ve mali müşavirlik hizmetleri, personel işe yerleştirme, işe alma, personel seçimi, personel temini hizmetleri, ithalat-ihracat acente hizmetleri, geçici personel görevlendirme (başkası adına fatura yatırma, vergi yatırma, trafik işlemleri gibi iş takibi) hizmetleri. Açık artırmaların düzenlenmesi ve gerçekleştirilmesi hizmetleri.\" olarak düzenlenmiş olduğunu, sosyal medya hesabından alınan görüntülerden anlaşılacağı üzere müvekkilinin, 35.sınıftaki mal ve hizmetler ile birlikte 29., 30. ve  43. sınıflardaki mal ve hizmetleri de kapsayacak şekilde ürün sağladığını, iki markanın benzer alıcı çevresine hitap ettiğini, iki markanın da ''doğal'' ve ''yerel'' ürünleri internet sitesi ile diğer sosyal medya platformları üzerinden tanıtım, pazarlama ve satış faaliyetlerine konu edildiğini, davalının  ''...'' adı altında sattığı ürünlerin müvekkilin satışını yaptığı ürünlerle aynı yahut çok benzer olduğunu, davalının müvekkiline ait marka ile görsel, işitsel ve anlam olarak markalar arasında karışıklığa neden olacak düzeyde benzerlikle içeren  markasını tescil ettirmek istemesinin aynı zamanda haksız kazanca neden olacağını ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak davanın kabulüne  karar verilmesini talep etmiştir.<br><br>GEREKÇE\t: Dava, marka ile ilgili kurum kararlarının iptali ve marka hükümsüzlüğü istemine ilişkindir.<br>\tİnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.<br>Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, davacının itiraza mesnet markası ile dava konu marka arasında bilirkişi raporunda  tespit edildiği üzere, görsel yönden düşük, işitsel ve kavramsal yönden yüksek düzeyli  benzerlik bulunuyor ise de, dava konusu markanın tescilli bulunduğu 35. sınıftaki hizmetlerin, davaya mesnet gösterilen davacının markasının tescil kapsamında yer almadığı, markaların mal ve hizmet listelerinin birbirleriyle yakından bağlantılı olmadığı, biri diğerinin doğal sonucunu oluşturabilecek ilişkili emtialardan oluşmadığı ve bu mal ve hizmetlerin birbirine gönderme/ hatırlatma/ çağrıştırma yapma yeteneğinin de bulunmadığı anlaşılmakla, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir.<br> <br><br>HÜKÜM\t: Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere;<br>\t1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,<br>\t2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 615,40-TL maktu istinaf karar ve ilam harcından, davacı tarafından istinaf başvurusunda yatırılan 80,70-TL istinaf karar ve ilam harcının mahsubu ile bakiye 534,70-TL'nin davacıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına, <br>\t3-İstinaf aşamasında davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin uhdesinde bırakılmasına,<br>\t4-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,<br>\tDair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile 20/03/2025 tarihinde HMK 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere karar verildi. <br><br>GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 21/03/2025\t\t<br><br>Başkan<br>...<br> <br><br>Üye<br>...<br> <br><br>Üye<br>...<br> <br><br>Katip<br>...<br> <br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"ce2abab90d16840e","SID":"873d3ab2008f86f7"}}