{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>14. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2025/489 <br>KARAR NO: 2025/529<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 06.01.2025 tarihli ara karar<br>NUMARASI: 2025/8 E<br>DAVANIN KONUSU: Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)<br>Taraflar arasındaki tazminat davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sırasında davacı vekilinin ihtiyati haciz talebinin reddine dair verilen ara karara karşı, davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; müvekkili müşterilerinin müvekkilinden satın aldıkları hizmet karşılığı müvekkili şirketçe sağlanan ve sadece kendilerinin kullanımına sunulan kullanıcı adı ve şifre ile veri tabanına erişerek bilgi sahibi olduklarını ve ticari ilişkiler kurduklarını, bir numaralı davalı şirketin müvekkilinin faaliyet gösterdiği şirket rakibi olduğunu, 2 numaralı şirketin ise müvekkilinin müşterisi olduğunu, yapılan sistem taramaları ve güvenlik kontrolleri esnasında şüpheli kullanıcıların giriş yaptığı IP adreslerinin analiz edilmesi sonucunda bu IP adreslerinden birinin ihaleci.com sitesi üzerinde kullanıldığının tespit edildiğini ve yine bu esnada kullanıcının sistem kullanımlarının gerçek IP adresini gizlemek için VPN'de kullandığının görüldüğünü, bu bulgunun rakip firma tarafından müvekkili şirketin sisteminden bilgi aldığını düşündüren önemli bir veri olduğunu, müvekkilinin ticari sırlarının ve gizli bilgilerinin ihlal edildiğini kanıtlar nitelikte olduğunu, davalıların bu eylemleri sonucunda davalı ... Haber'in müvekkilinin müşterilerini kendi müşteri portföyüne katmak, müvekkilinin verdiği fiyatları kırmak ve müvekkilini zarara uğratmak maksadıyla kullandığını , müvekkilinin müşteri kaybettiğini ve  maddi zarara uğramasına neden olunduğunu, davalının müvekkiline ait şirket verilerini haksız ve hukuka aykırı şekilde elde ederek ve kullanarak hiçbir emek harcamadan gelir elde ettiğini, ayrıca üyelik ücretlerini haksız bir şekilde düşürerek zarara uğramasına neden olduğunu, tüm bu zarar hesabı yapılırken inşaat endeksi ve işçilik masraflarının artışının göze alınarak hesaplama yapılması gerektiğini, müvekkilinin haksız ve hukuka aykırı eylemler sonucunda büyük maddi zarara uğradığını, yine alınan bilgiye göre davalıların kaçma ve mallarını kaçırma hazırlığı içerisinde olduğunu, müvekkili alacağının rehinle de teminat altına alınmamış olduğunu iddia ederek, davalılar hakkında TTK'nın 61.maddesi uyarınca ihtiyati  tedbir uygulanmasını, dava sonuçlanıncaya kadar davalıların mal varlığı üzerine ihtiyati haciz konulmasını, şimdilik 1.000.000,00 TL maddi tazminat ile 500.000,00 TL manevi zararın faizi ile tahsiline, haksız rekabetin tespiti ve meni ile mahkeme kararının gazetede ilanına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI ÖZETİ İlk derece mahkemesi, ihtiyati haciz talebini değerlendirdiği 06.01.2025 tarihli ara kararıyla; \"...Alacağın varlığı ve miktarı yargılamayı gerektirmesi nedeniyle, davacının haklılığı yapılacak yargılama sonucunda belirleneceğinden, davacının ihtiyati haciz talebinin reddine dair... \" gerekçesiyle davacının ihtiyati haciz talebinin reddine, karar verilmiştir.Bu ara kararına karşı, ihtiyati haciz talep eden davacı vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ Davacı vekili, istinaf başvuru dilekçesinde özetle;Davalıların TTK 54/2 ve 55/1-c  hükümleri uyarınca haksız rekabet koşullarını ihlal ettiklerinin sabit olduğunu, müvekkilinin davalıların bu eylemleri neticesinde zarara uğradığını, dava konusu internet sitesi içeriğini sağlamak için aylık giderinin 1.000.000,00 TL'nin üzerinde olduğunu, alacağın varlığının açık olduğunu, davalıların mal varlığını kaçırması halinde müvekkilinin alacağını tahsil etmesinin imkansız hale geleceğini iddia ederek, 06.01.2025 tarihli ara kararın kaldırılmasını ve uygun görülecek teminat karşılığında davalıların mal varlığı üzerine ihtiyati haciz konulmasını talep etmiştir. <br>İNCELEME VE GEREKÇE Dava, TTK'nın 54 vd maddeleri gereğince haksız rekabetin tespiti, meni ile maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince, esas hakkındaki dava içinde davacı vekilinin ihtiyati haciz talebinin reddine karar verilmiş; bu ara karara karşı, davacı vekili tarafından, yasal süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülen istinaf başvuru nedenleriyle ve kamu düzenine aykırılık yönleriyle sınırlı olarak yapılmıştır. İhtilaf, İİK'nın 257. maddesinde düzenlenen ihtiyati haciz şartlarının mevcut olup olmadığı ile mahkemece itiraz hakkında verilen ara kararın isabetli olup olmadığına ilişkindir.İhtiyati haciz talep eden davacı, davalıların TTK'nın 54 ve devamı maddelerinde düzenlenen haksız rekabet hükümlerine aykırı davranışları nedeni ile maddi ve manevi zarara uğradığına iddia ederek ,ihtiyati haciz talebinde bulunmuştur. İİK'nın 257. maddesinde ihtiyati haciz şartları düzenlenmiştir. Maddede, rehinle temin  edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısının, borçlunun yedinde veya üçüncü şahıstan olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacakları ile diğer haklarını ihtiyaten haczettirebileceği belirtilmiş, maddenin 2. fıkrasında ise iki bent halinde, vadesi gelmemiş borçlardan dolayı, borçlunun muayyen yerleşim yerinin olmaması, borçlunun taahhütlerinden kurtulmak maksadı ile mallarını gizlemeye, kaçırmaya veya kendisi kaçmaya  hazırlanır ya da bu maksatla alacaklının haklarını ihlal eden hileli işlemlerde bulunursa ihtiyati haciz istenebileceği düzenlenmiştir. İİK nun 258. hükmüne göre, ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için mahkemenin alacağın varlığına ve miktarına hakkında kanaat edinmiş olması yeterlidir. Mahkemenin alacağın varlığına kanaat getirmesinden anlaşılması gerekenin, alacağın usul kurallarına göre kesin bir şekilde ispat edilmesi değildir. Bu hükme göre  alacaklının, alacağının varlığını ve muaccel olduğunu tam ve kesin olarak ispat etmesi aranmamakta, bu konuda mahkemeye kanaat verecek delilleri göstermesi yeterli kabul edilmektedir.Somut olayın incelenmesinde; davacının talebine konu ettiği alacak kalemi, TTK'nın 54 vd maddeleri gereğince haksız rekabet nedeniyle oluştuğunu iddia ettiği maddi ve manevi tazminat istemlerinden kaynaklanmaktadır. TTK'nın  54/2. maddesinde haksız rekabet “Rakipler arasında veya tedarik edenlerle müşteriler arasındaki ilişkileri etkileyen aldatıcı veya dürüstlük kuralına diğer şekillerdeki aykırı davranışlar ile ticari uygulamalar haksız ve hukuka aykırıdır.” şeklinde tanımlanmıştır. Maddenin ilk fıkrasında ise haksız rekabet kurumunun amacının, bütün katılanların menfaatine, dürüst ve bozulmamış rekabetin sağlanması olarak belirlenmiştir. Görüldüğü gibi, yasada dürüstlük kuralına uygun yapılacak bir rekabete ilişkin bir yasaklama yahut yaptırım bulunmamakta, aksine düzgün rekabet ortamının oluşturularak, haksız rekabetin önlenmesi amaçlanmaktadır. Yasadaki genel haksız rekabet tanımından sonra, TTK'nın 55. maddesinde, tahdidi olmamak kaydıyla bazı özel haksız rekabet hâlleri örnek olarak sayılmıştır. Davacı vekili dava dilekçesine delil olarak 2 nolu davalı ile gerçekleştirilmiş olan üyelik sözleşme örneğini, e-fatura örneklerini, teklif özetini, yine adı geçen davalı ile ilgili olarak ödeme form örneğini ibraz etmiştir. Ayrıca Cumhuriyet Başsavcılığına ait soruşturma dosyası numarası ile internet sayfa örneği, IP adresini göstermiştir.  ihtiyati haciz talep eden davacı ile 2 nolu  davalı arasında üyelik sözleşmesinin mevcudiyeti ile birlikte davacının iddia ettiği zararların varlığı ve söz konusu zararlardan davalıların sorumlu olduklarına dair iddialar ispata muhtaç iddialardır.  İİK'nın 258. maddesi uyarınca, alacaklının alacağını ve icabında haciz sebepleri hakkında mahkemeye kanaat getirecek deliller göstermeye mecbur olduğu düzenlenmiştir. Yasal düzenleme emredici niteliktedir. Kanaat getirecek delillerden kastedilen hiç şüphesiz ki kesin delil değildir. Ne var ki dava konusu tazminat alacağının niteliği ve dayanak iddialar ile dosyaya ibraz edilen deliller  işbu davanın konusunu oluşturan alacak iddiasına yönelik olarak yaklaşık ispat şartı için yeterli olduğunun kabulü mümkün görülmemektedir. Bu nedenle, ilk derece mahkemesince talebin reddine dair verilen ara kararda hukuka aykırılık görülmemiştir. Mahkeme gerekçesinde yer verilen, alacağın varlığı ve miktarının yargılama gerektirdiğine dair ifadeler geçici hukuki koruma kapsamında yerinde olmamakla birlikte sonuca etkili görülmemiştir. Açıklanan bu gerekçelerle, HMK'nın 353/1.b.1 ve İİK'nın 258/3 maddeleri uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, davacı vekilinin ara karara yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine dair aşağıdaki karar verilmiştir.<br>KARAR: Yukarıda açıklanan gerekçelerle; 1-HMK'nın 353/1.b.1 ve İİK'nın 258/3  maddeleri uyarınca, ihtiyati haciz talep eden davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, 2-Davacı vekili tarafından yatırılan istinaf başvuru ve peşin karar harçlarının Hazineye irat kaydına, 3-Davacı tarafından yapılan kanun yolu giderlerinin kendi  üzerinde bırakılmasına,4-Gerekçeli kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine,5-Dosyanın, kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine dair;HMK'nın 353/1.b.1 ve İİK'nın 258/3 maddeleri uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, oybirliğiyle ve kesin olarak karar verildi. 25.03.2025<br>KANUN YOLU:HMK'nın 362/1.f ve İİK'nın 258/3 maddeleri uyarınca  karar kesindir.</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"919bb329d1f2969c","SID":"96feb2e9c326a89d"}}