{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. SAKARYA BAM   5. HUKUK DAİRESİ     <br>T.C.<br>SAKARYA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>  5. HUKUK DAİRESİ<br><br>DOSYA NO\t: 2025/575<br>KARAR NO\t: 2025/569<br>KARAR TARİHİ\t: 17/04/2025<br>KARARIN  YAZILDIĞI TARİH : 17/04/2025<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br><br>BAŞKAN\t:...\t(...)<br>ÜYE\t:...\t(...)<br>ÜYE\t:...\t(...)<br>KATİP\t:...\t(...)<br><br>İNCELENEN KARARIN <br>MAHKEMESİ         : KOCAELİ 2.ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>DAVA TARİHİ        : 11/12/2024<br>KARAR TARİHİ      : 04/03/2025<br>NUMARASI            : 2024/634 Esas -  2025/ 134 Karar<br><br>DAVACI \t: ... (...) ...<br>VEKİLİ\t: Av. ... <br>DAVALI \t: ... (...) ...<br>VEKİLİ\t: Av. ....<br><br>DAVA\t  : Eser sözleşmesinden kaynaklı itirazın iptali istemi<br>HÜKÜM\t: İstinaf başvurusunun esastan reddi<br>İSTİNAF  EDEN\t: Davalı  vekili<br><br>Taraflar arasındaki eser sözleşmesinden kaynaklı itirazın iptali istemi nedeniyle yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın görev yönünden reddine karar verilmiştir.<br><br>İlk derece mahkemesinin kararı  davalı vekili tarafından istinaf edilmekle; kesinlik, süre, istinaf şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, istinaf dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Üye Hakim tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:<br><br>I. DAVA<br>Davacı vekili dava dilekçesinde;<br>Vekil eden ile davalı arasında taşınmazına (Kocaeli İli, Başiskele İlçesi, Körfez Mahallesi, ... Ada, ... Parsel) taban oturumu 198 metrekare olan hafif çelik prefabrik yapı işlemleri yapılması konusunda davalının ortağıyla sözleşmesinin bulunduğunu, davalının kiracı olduğu taşınmaza, sözleşme gereği olan yapının imalat ve montajı ile söz konusu yapı içinde sözleşmeye konu olmayan ve davalının talebinin davalıya eksiksiz teslim edildiğini, yapılan tüm bu işlemler neticesinde vekil eden tarafından 02.06.2024 tarihli ... numaralı ve 1.200.000,00 TL bedelli ve 02.06.2024 tarihli ... numaralı ve 403.560,00 TL bedelli fatura düzenlenerek davalıya sunulduğunu, buna rağmen müvekkili tarafından davalı yararına veya zorunlu olarak yapılan imalat ve işçilik bedellerinin müvekkiline ödenmediğini, bunun üzerine  vekil eden tarafından Kocaeli 3. Noterliği 06.06.2024 tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesiyle kalan borcun 3 gün içerisinde hesabına iletilmesi, aksi durumda hukuki yollara başvurulacağının ihtar edildiğini, davalının herhangi bir ödeme yapmaması üzerine vekil eden tarafından davalıya yönelik Kocaeli İcra Dairesi 2024/69470 Esas sayılı dosyası üzerinden ilamsız icra takibi başlatıldığını, davalı tarafından icra takibine haksız ve mesnetsiz biçimde itiraz edildiğini ve takibin durduğunu belirterek, davalının borçlusu olduğu Kocaeli İcra Müdürlüğü'nün 2024/69470 Esas sayılı dosyasına haksız ve mesnetsiz itirazının iptali ile takibin devamına, davalı aleyhine %20 icra inkar tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. <br><br>II. CEVAP<br>Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; <br>Davacı taraf ile davalı vekil eden arasında vekil eden yeni kiracısı olduğu Kocaeli İli, Başiskele İlçesi, Bahçecik Mahallesi, ... Ada, ... Parselde kayıtlı olan taşınmazın bir takım inşaat ve tadilat işlerinin yapılması için ticari ilişkiye girildiğini, bu kapsamda yapılacak işlemler için davacı taraf ile davalı vekil eden arasında 25.12.2023 tarihli sözleşme düzenlendiğini, davacı tarafın sözleşme kapsamında belirlenen işlemlerin bir kısmını yerine getirdiğini ve ilgili işlemlerin bedelinin davacı tarafa banka dekontlarından da anlaşılacağı üzere ödendiğini,  davacı tarafın davalı müvekkili ile aralarında sözleşmeye konu olmayan bir takım işlemlerin yapıldığını ve buna bağlı olarak faturalar düzenlenerek davalıya sunduğunu ancak davalı vekil edenin yapılan işlemlerin bedellerini ödemediğini bunun üzerine Kocaeli İcra Dairesi 2024/69470 Esas sayılı dosyası üzerinden ilamsız icra takibi başlatılığını, davacı tarafından başlatılan icra takibinin haksız ve kötü niyetli olmasından dolayı alacağın %20'sinden az olmamak kaydıyla müvekkili lehine kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. <br><br>III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI<br>İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararına göre;...''HMK gereği görevli mahkemenin Asliye Hukuk Mahkemesi olduğu anlaşıldığından  HMK 114 (1) - c maddesi gereğince dava dilekçesinin görev yönünden reddine'' karar verilmiştir.<br><br>IV. İSTİNAF<br>A. İstinaf Yoluna Başvuranlar<br>İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekilince istinaf isteminde bulunmuştur. <br><br>B. İstinaf  Sebepleri<br>Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle;<br>Davacı taraf ile davalı vekil eden arasında Kocaeli İli, Başiskele İlçesi, Bahçecik Mahallesi, ... Ada, ... Parselde kayıtlı olan taşınmazın bir takım inşaat ve tadilat işlerinin yapılması için ticari ilişkiye girildiğini, yapılacak işlemler için davacı taraf ile davalı  vekil eden arasında 25.12.2023 tarihli sözleşme düzenlendiğini,  işlemler iki tarafın da ticari işletmesi ile ilgili olduğundan dolayı ticari dava niteliğinde olduğunu, davacı taraf sözleşme kapsamında belirlenen işlemlerin bir kısmını yerine getirdiğini  ve ilgili işlemlerin bedeli davacı tarafa ödendiğini, davacı sözleşme kapsamında mevcut olmayan ve gerçekleştirmediğinin bir takım işlemler için fatura düzenlemiş ve hakkı olmayan bir kazanç elde etme gayesi ile işbu davayı açtığını,  yerel mahkeme tarafından verilen görevsizlik kararı hukuka aykırı nitelikte olduğundan dolayı görevsizlik kararının kaldırılarak dosyanın esası hakkında inceleme yapılmak üzere yerel mahkemeye gönderilmesini talep ettiğini, yerel mahkeme tarafından verilen görevsizlik kararının ortadan kaldırılıp yerel mahkemenin görevli olduğuna dair karar verilerek, esası hakkında inceleme yapmak üzere yerel mahkemeye gönderilmesine karar verilmesini talep etmiştir. <br>Davacı vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle;<br>Davalı yanca yapılan istinaf başvurusunun, haksız ve kötüniyetli olup yargılama sürecini uzatmaya yönelik olduğunu, istinaf başvuru yolunun, adil yargılanma hakkı ve hukuki güvenlik ilkeleri çerçevesinde etkin bir denetim aracı olarak kullanılmasının gerektiğini,  literatürde de bu tür başvuruların, yargılamanın makul sürede tamamlanması ilkesine aykırılık teşkil edebileceği ve tarafların hak arama özgürlüğünü ihlal edebileceği kanaatine varıldığını,  davalı yanca yapılan isinaf başvurusu haksız ve hukuka aykırı olmakla esastan reddini talep ettiğini, yerel  mahkemesi tarafından yapılan incelemede davacının dava konusu işin yapıldığı tarihte tacir olmadığı tespit edildiğini, yerel mahkemesi kararına karşı davalı yanca yapılan istinaf başvurusunun esastan reddine, karar verilmesini  talep etmiştir. <br><br>C. Gerekçe<br>1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme<br>Uyuşmazlık,  eser sözleşmesinden kaynaklı itirazın iptali  istemine ilişkindir. <br><br>2. İlgili Hukuk<br>6100 HMK, 6098 Sayılı TBK<br><br>3. Değerlendirme ve karar <br>Dava, eser sözleşmesinden kaynaklı itirazın iptali istemine ilişkindir.<br>Mahkemece, Asliye Hukuk Mahkemesine görevsizlik kararı verilmiş, hükme karşı davalı vekilince istinaf yoluna başvurulmuştur. <br>Eldeki dava, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun yürürlüğe girdiği 01.07.2012 tarihinden sonra açılmıştır. Burada öncelikli olarak asliye ticaret mahkemesinin davaya bakmakla görevli olup olmadığının belirlenmesi, davanın ticari niteliğinin ve görevli mahkemenin belirlenmesinde 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu ile getirilen düzenlemelerin değerlendirilmesi gerekir.<br>\t6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 4. maddesine göre, bir davanın ticari dava sayılması için  uyuşmazlık konusu işin taraflarının her ikisinin birden ticari işletmesiyle ilgili olması ya da tarafların tacir olup olmadıklarına veya işin tarafların ticari işletmesiyle ilgili olup olmamasına bakılmaksızın Türk Ticaret Kanunu veya diğer kanunlarda o davaya asliye ticaret mahkemesinin bakacağı yönünde düzenleme olmalıdır. Örneğin, ödünç para verme işlemlerine ilişkin uyuşmazlıklar Türk Ticaret Kanunu'nun 4. maddesi uyarınca, iflas davaları ise 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 154 ve devamı maddeleri hükmünce ticari dava sayılır. Buna karşılık Türk Ticaret Kanunu'nun 4. maddesi uyarınca, tarafların tacir olup olmamasına bakılmaksızın ticari dava sayılan havale, vedia ve fikir ve sanat eserlerine ilişkin uyuşmazlıklardan doğan davalar herhangi bir ticari işletmeyi ilgilendirmiyorsa, ticari dava vasfını kaybedecektir.<br>\tDiğer taraftan 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 19/II. maddesi uyarınca, taraflardan biri için ticari iş sayılan bir işin diğeri için de ticari iş sayılması, davanın niteliğini ticari hale getirmeyecektir. Zira, Türk Ticaret Kanunu, kanun gereği ticari dava sayılan davalar haricinde, ticari davayı ticari iş esasına göre değil, ticari işletme esasına göre belirlemiştir. Hal böyle olunca, işin ticari nitelikte olması davayı ticari dava  haline  getirmez.<br>\t6335 sayılı Kanun'un 2. maddesi ile değişik 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 5. maddesi uyarınca ticari davalar asliye ticaret mahkemelerince görülerek karara bağlanır. Öte yandan aynı düzenleme gereğince, asliye ticaret mahkemeleri ile diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişki, 6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu’ndan ve 6102 sayılı Türk Ticaret     Kanunu’nun 6335 sayılı Kanun'la yapılan değişiklikten önceki halinden farklı olarak iş bölümü ilişkisi değil, görev ilişkisidir. Göreve ilişkin düzenlemeler, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 1. maddesi uyarınca kamu düzenine ilişkin olduğundan mahkemelerce ve temyiz incelemesi aşamasında Yargıtay’ca re'sen incelenir. Bu kuralın tek istisnası, 6335 sayılı Kanun'un 2. maddesi ile değişik 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 5/4. maddesinde düzenlenmiş olup, buna göre, yargı çevresinde ayrı bir asliye ticaret mahkemesi bulunmayan yerlerde asliye hukuk mahkemelerine açılan davalarda görev kuralına dayanılmamış olması görevsizlik kararı verilmesini gerektirmeyecektir. Başka bir anlatımla, yargı çevresinde asliye ticaret mahkemesi bulunmayan yerlerde bir ticari uyuşmazlığın çözümü için asliye hukuk mahkemesine genel mahkeme sıfatıyla dava açılması halinde, mahkemece görevsizlik kararı verilmeksizin işin görülmesi gerekir. Buna karşılık, Kanun aksi durumu düzenlememiş olduğundan, asliye hukuk mahkemesinin ticari olmayan bir davayı asliye ticaret mahkemesi sıfatıyla görmüş olması açıkça bozmayı gerektiren bir usule aykırılık halini oluşturmaktadır.<br>\tSomut olayda; uyuşmazlık eser sözleşmesinden kaynaklanmakta olup, bu nevi davaların ticari dava olduğuna ya da asliye ticaret mahkemelerinde görüleceğine ilişkin yasal bir düzenleme bulunmamaktadır. O halde, eldeki davanın ticari dava olarak kabulü ve asliye ticaret mahkemesinin görevli olması için uyuşmazlık konusu işin her iki tarafın birden ticari işletmesi ile ilgili olması zorunludur.<br>Mahkemece getirtilen kayıtlardan; davacı ve davalının gerçek kişi tacir olmadıkları, her iki tarafında işletme esasına göre defter tuttukları, özellikle, davalının  BA-BS formlarına göre Vergi Usul Kanunu'nda sayılan hadleri aşmadığı, faaliyetinin esnaf faaliyeti sınırlarında kaldığı anlaşılmaktadır. Bu durumda davalının tacir olmadığı açık olduğundan, davanın genel mahkeme olan Asliye Hukuk Mahkemesi'nce görülüp sonuçlandırılması gerekir.\t<br>\tAçıklanan nedenlerle; mahkemece verilen karar sonucu itibariyle yerinde görüldüğünden davalının istinaf başvurusunun esastan reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. <br>\tHÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle;<br>\t1-Davalının istinaf başvurusunun HMK’nın 353/1/b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, <br>\t2-Peşin alınan istinaf karar ve ilam harcından alınması gereken harcın mahsubu ile bakiye harç alınmasına yer olmadığına, <br>\t3-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf kanun yoluna başvuran davalı üzerinde bırakılmasına,<br>\t4- Duruşma açılmadığından vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına,<br>\t5-İstinaf kararının yerel mahkemesince taraflara tebliğine,<br>\t Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda oybirliği ile HMK.362/1-a-c maddesi uyarınca KESİN olarak karar verildi. 17/04/2025<br><br>\t\t         *                                        \t                       <br>...<br> Başkan<br> ...<br>  ¸e-imzalı<br>...<br> Üye<br> ...<br>  ¸e-imzalı<br>...<br> Üye<br> ...<br>  ¸e-imzalı<br>...<br> Katip <br>...<br>  ¸e-imzalı<br><br><br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"fc1346d6ee7f5734","SID":"857e7a3d09489e8a"}}