{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>14. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2025/556 <br>KARAR NO: 2025/534<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: Bakırköy 7. Asliye Ticaret Mahkemesi <br>TARİHİ: 31.01.2025 tarihli ara karar.<br>NUMARASI: 2025/103 Esas <br>DAVA: İtirazın İptali <br>Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sırasında ilamda yazılı nedenlerle ihtiyati haciz talebinin reddine dair verilen ara karara karşı, davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; davalının Mayıs 2024 tarihinde müvekkilinden ayakkabı tabanı sipariş verdiğini, devam eden tarihlerde yeni siparişler verildiğini, ödemenin yapılmayarak müvekkilinin oyalandığını, müvekkilinin ödeme taleplerine cevap verilmediğini, müvekkilinin bu nedenle davalı ile ticari ilişkisini sona erdirerek alacağın tahsili amacıyla Küçükçekmece İcra Dairesinin ... Esas sayılı dosyasında başlatılan takibe yönelik itirazın haksız olduğunu, itirazdan sonra yapılan görüşmelerde 26.06.2025 ödeme tarihli bir çekin müvekkiline ciro edilerek verildiğini, çekin ileri tarihli olduğunu ve ödenip ödenmeyeceğinin belirsiz olduğunu ileri sürerek, müvekkilinin alacağının tahsili amacıyla davalının dava dilekçesinde bildirilen kişilerdeki hak ve alacakları başta olmak üzere borca yeter mal varlığının ihtiyaten haczine karar verilmesini, itirazın iptali ile takibin devamına ve icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sırasında 31.01.2025 tarihli ara kararında;  \"...İhtiyati haciz kararı verilmesinin koşulları, İcra ve İflâs Kanunu'nun  İİK’nın 257’nci maddesinde düzenlenmiştir. Bu hükümde ihtiyati haciz talebine ilişkin iki hukukî sebep yer almaktadır. Birincisi, vadesi gelmiş (muaccel) bir para borcunun ödenmemesi hâlinde uygulanması gereken İİK’nın 257,I hükmüdür. İkincisi ise vadesi gelmemiş (müeccel) bir alacak için öngörülen İİK’nın 257,II’deki kuraldır. Bu iki kuralın yanı sıra ispata ilişkin İİK’nın 258’nci maddesi de somut olayımız açısından çok önemlidir.İcra ve İflâs Kanunu'nun  257’nci maddesinin 1’nci fıkrası uyarınca 'Rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı, borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacaklariyle diğer haklarını ihtiyaten haczettirebilir.' Bu hükme göre, bir para alacağının vadesinin gelmesi hâlinde alacaklı ihtiyati haciz talebinde bulunabilecektir.İcra ve İflâs Kanunu'nun  257’nci maddesinin 2’nci fıkrası uyarınca 'Vadesi gelmemiş borçtan dolayı yalnız aşağıdaki hallerde ihtiyati haciz istenebilir: 1 - Borçlunun muayyen yerleşim yeri yoksa; 2 - Borçlu taahhütlerinden kurtulmak maksadiyle mallarını gizlemeğe, kaçırmağa veya kendisi kaçmağa hazırlanır yahut kaçar ya da bu maksatla alacaklının haklarını ihlal eden hileli işlemlerde bulunursa. - Bu suretle ihtiyati haciz konulursa borç yalnız borçlu hakkında muacceliyet kesbeder.' İcra ve İflâs Kanunu'nun  258’nci maddenin 1’nci fıkrası uyarınca, '…Alacaklı alacağı ve icabında haciz sebepleri hakkında mahkemeye kanaat getirecek deliller göstermeğe mecburdur…' Bu hükme göre, alacaklı alacağının varlığı ile birlikte alacağın vadesinin geldiğini veya alacağının vadesi gelmemişse, İİK’nın 257,II hükmündeki sebeplerin varlığı hakkında mahkemeye kanaat verecek delilleri göstermek zorundadır. ( T.C. Yargıtay  19. Hukuk Dairesi'nin  2014/872  esas,  2014/3096 karar sayılı ilamı) Somut olayda davacı vekili;  dava konusu alacağının semeresiz kalmaması için davalının dava dilekçesinde bildirilen firmalar nezdinde bulunan hak ve alacakları başta olmak üzere mal varlığının harca esas değer miktarı kadar teminatsız ihtiyati haciz konulmasını talep etmiş ise de; alacağın varlığının ve miktarının yargılamayı gerektirmesi, yaklaşık ispat şartının sağlanmaması...\" gerekçesiyle ihtiyati haciz talebinin reddine, karar  verilmiştir. Bu ara karara karşı, davacı vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ Davacı  vekili, istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Dava dilekçesinde davalının mal kaçırma kastı olduğu ve alacağın yargılamayı gerektirmeyecek derecede açık olması nedeniyle ihtiyati haciz talep edildiğini, mahkemece ihtiyati haciz talebinin reddine karar verildiğini, İİK'nun 257. maddesine göre alacağın rehinle temin edilmediğini, müvekkilinin emtia teslim etmesine rağmen, borcun ödenmeyerek  haksız menfaat elde edildiğini, davalıya tebliğ edilen faturalar ve e irsaliyelere itiraz edilmediğini, fatura içeriklerinin itiraz edilmeyerek kabul edildiğini, alacağın muaccel hale geldiğini, tarafların personeli arasında alım satıma ilişkin yazışmalar yapıldığını, satım sonrası müvekkilince davalı adına e-fatura ve e-irsaliye düzenlendiğini, borcun varlığına ilişkin BA-BS kayıtları bulunduğunu,  davalı tarafından verilen ve ileri tarihli ve henüz tahsil edilememiş olan kısmi bedelli çek bilgisinin sunulduğunu, bu delilledin alacağın varlığını ve mal kaçırmayı kanıtladığını, bir çok şirketin benzer taleplerle davalıya başvurduğunu, Bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, ara kararın kaldırılmasına ve ihtiyati hacze karar verilmesini istemiştir.<br>İNCELEME VE GEREKÇE Talep, İİK'nın 257 vd. maddeleri uyarınca, ihtiyati haciz talebinin reddine dair kararın istinafına ilişkindir. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda ihtiyati haciz talebinin reddine karar verilmiş; bu karara karşı, ihtiyati haciz talep eden vekili tarafından, yasal süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülen istinaf başvuru nedenleriyle ve kamu düzenine aykırılık yönleriyle sınırlı olarak yapılmıştır.Davacı vekili 1.507.796,11 TL alacağın tahsili amacıyla Küçükçekmece İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasında başlatılan takibe yönelik itiraz üzerine, itirazın iptali davası açmıştır. Takip talebinde, fatura alacakları ile bu faturaların ödenmesi gereken tarihten itibaren faiz alacakları takibe konu edilmiştir. İlk derece mahkemesince davanın açıldığı tarihte, dava dilekçesinin ekine sunulan delillere göre karar verilmiştir.  Davalı, istinaf incelemesine konu karardan sonra sunduğu cevap dilekçesinde, davacıya ileri tarihli 900.000 TLbedelli çek verildiğini ve ödemenin davacının kabulünde olduğunu, ödeme yapılan miktar dışındaki faturalara konu malların teslim edilmediğini savunmuştur. Bu durumda, çek miktarı olan 900.000 TL yönünden davacının alacağının varlığı davalı tarafından kabul edilmiştir. Ancak çekin ileri tarihlilarak düzenlenmesi ve kabul edilmesi nedeniyle bu miktar yönünden çek tarihinden önce davalı ifaya zorlanamaz. Bu miktar yönünden İİK'nın 257/2. maddesine göre borçlunun mallarını kaçırdığının yaklaşık ispat ölçüsünde kanıtlanması gerekmektedir. Davacı vekili, başka alacaklıların da ihtiyati haciz talep ettiğini belirtmesine rağmen, davalının mallarını kaçırmaya veya gizlemeye çalıştığı, muayyen adresinin bulunmadığının yaklaşık ispat ölçüsünden kanıtlandığından söz edilemez. Takip konusu diğer alacak bakımından ise İİK'nın 257. maddesinde ihtiyati haciz şartları düzenlenmiş olup maddede, rehinle temin  edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısının, borçlunun yedinde veya üçüncü şahıstan olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacakları ile diğer haklarını ihtiyaten haczettirebileceği belirtilmiş, maddenin 2. fıkrasında ise iki bent halinde, vadesi gelmemiş borçlardan dolayı, borçlunun muayyen yerleşim yerinin olmaması, borçlunun taahhütlerinden kurtulmak maksadı ile mallarını gizlemeye, kaçırmaya veya kendisi kaçmaya  hazırlanır ya da bu maksatla alacaklının haklarını ihlal eden hileli işlemlerde bulunursa ihtiyati haciz istenebileceği düzenlenmiştir. İİK'nın 258. hükmüne göre, ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için mahkemenin alacağın varlığı hakkında kanaat edinmiş olması yeterlidir. Mahkemenin alacağın varlığına kanaat getirmesinden anlaşılması gereken  alacağın usul kurallarına göre kesin bir şekilde ispat edilmesi değildir. Bu hükme göre  alacaklının, alacağının varlığını ve muaccel olduğunu tam ve kesin olarak ispat etmesi aranmamakta, bu konuda mahkemeye kanaat verecek delilleri göstermesi yeterli kabul edilmektedir. İİK'nın 257. maddesi uyarınca ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için alacağın muaccel ve rehinle temin edilmemiş olması gerekmektedir. Somut olayda, dosyaya ibraz edilen yazışmalar taraflar arasında bir satım ilişkisinin bulunduğunu kanıtlamaktadır. Davalı da satım sözleşmesi ilişkisini inkâr etmemektedir. İbraz edilen irsaliyelerde imza bulunmadığından sevk irsaliyesindeki teslim edildiği iddia edilen ürünlerin miktarı ve kim tarafından teslim alındığına dair dosya içerisinde yaklaşık bir ispatın gerçekleşmediği anlaşılmıştır. Bu durumda, talep eden tarafın dosyaya ibraz edilen yazışma, e fatura ve e irsaliyelere göre davalı şirketle ticari ilişki bulunmasına rağmen çek bedelini aşan miktarda alacaklı olduğunu yaklaşık olarak ispat etmiş olduğu dosya içerisindeki delillerle kabul edilemeyeceğinden, mahkeme kararının bu anlamda yerinde olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Mahkeme gerekçesinde her ne kadar talebin yargılamayı konu edilmesi gerektiği ifadeleri iş bu geçici hukuki korumaya dair ihtiyati haciz talebine uygun düşmemiş ise de bu gerekçenin yaklaşık ispatın gerçekleşmediğini ifade etmek üzere kullanıldığı anlaşılmaktadır.Açıklanan bu gerekçelerle, HMK'nın 353/1.b.1 ve İİK'nın 258/3 maddeleri uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, ihtiyati haciz talep eden vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine dair aşağıdaki karar verilmiştir.<br>KARAR: Yukarıda açıklanan gerekçelerle; 1-HMK'nın 353/1.b.1 ve İİK'nın 258/3  maddeleri uyarınca, ihtiyati haciz talep eden davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, 2-İhtiyati haciz talep eden davacı vekili tarafından yatırılan istinaf başvuru ve peşin karar harçlarının Hazineye irat kaydına,3-İhtiyati haciz talep eden davacı vekili tarafından yapılan kanun yolu giderlerinin kendi  üzerinde bırakılmasına,4-Gerekçeli kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine,5-Dosyanın, kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine dair;HMK'nın 353/1.b.1 ve İİK'nın 258/3 maddeleri uyarınca dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, oybirliğiyle ve kesin olarak karar verildi. 25.03.2025<br>KANUN YOLU:HMK'nın 362/1.f ve İİK'nın 258/3  maddeleri uyarınca  karar kesindir. </font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"a11a0daf376dc31d","SID":"3ad70eb6c2693e45"}}