{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>ANTALYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>13. HUKUK DAİRESİ<br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>İSTİNAF KARARI<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ:ANTALYA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ:16/09/2021<br>DAVA:Maddi ve Manevi Tazminat<br>KARAR TARİHİ:16/04/2025<br>KARAR YAZIM TARİHİ:21/04/2025<br><br>Taraflar arasındaki davanın yapılan yargılaması sonucunda ilk derece mahkemesince verilen, yukarıda tarih ve numarası gösterilen kararına karşı davacılar vekili ile davalılar vekilleri tarafından ayrı ayrı istinaf başvurusunda bulunulmakla, dosyada duruşma yapılmasını gerektiren eksiklik görülmediğinden Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1 (a-6) maddesi uyarınca istinaf incelemesinin duruşmasız yapılmasına karar verilerek, dosya incelendi;<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ<br>DAVACI İSTEMİNİN ÖZETİ:<br>Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; davacı ...'nin oğlu ve diğer davacıların kardeşi olan müteveffa ...'nın 15/01/2018 tarihinde geçirdiği kaza nedeniyle vefat ettiğini, kazaya sebebiyet veren ... plakalı aracın sürücüsünün dava dışı ... olduğunu ve aracın davalı ... adına kayıtlı olduğunu, sigorta şirketinin ise davalının aracının trafik sigortacısı olduğunu, davalıların davacıların maddi zararlarından birlikte, manevi zararlarından ise sadece davalı ...'un sorumlu olduğunu, annesi vefat eden müteveffanın yaşadıkları iflas nedeniyle davacı babası ve kardeşlerinin geçimini sağladığı ve bakımını üstlendiğini, davalı sigorta şirketinin sadece davacı ... için 53.481,92 TL ödemede bulunduğunu, bu ödemenin de gerçek destekten yoksun kalma meblağı olmadığını, davalının sigortalısı olan aracın şoförü dava dışı ...'nun kazanın oluşumunda tek ve asli kusurlu olduğunu, davalı sigorta tarafından yapılan ödemenin mahsup edilerek bakiyesinin davalı sigorta şirketi açısından 14/03/2018 tarihinden, davalı ... açısından olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsiline, davacılardan ..., ... ve ...'ın gerçek destekten yoksun kalma tazminatının tespitine, davalı sigorta şirketi açısından 14/03/2018 tarihinden, davalı ... açısından olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsiline, manevi tazminat açısından davacıların yaşadığı manevi çöküntünün ve üzüntünün bir nebze de olsa giderilebilmesi için ... için 40.000,00 TL, ... için 20.000,00 TL, ... için 20.000,00 TL, ... için 20.000,00 TL olmak üzere toplam 100.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihi olan 15/01/2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ...'dan alınarak ayrı ayrı davacılara verilmesini  talep etmiştir.<br>DAVALI CEVABININ ÖZETİ:<br>Davalı ... Sigorta A.Ş. vekili davaya cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafından davalı şirkete başvuru yapılması üzerine hasar dosyasının açıldığını, 21/03/2018 tarihinde baba ...  için 53.481,92 TL ödeme yapıldığını, davalı şirketin başkaca bir sorumluluğunun bulunmadığını, müteveffa açısından destekten yoksun kalma tazminatı talep eden davacıların müteveffanın ölmeden önceki sürekli ve düzenli desteğini maddi olgularla ispat etmesinin gerektiğini, aktüerya hesaplamasında dikkat edilmesi gereken hususun ölüm tarih itibariyle müteveffanın yaşı olduğunu, müteveffanın destek sağladığının ispatlanmasının gerektiğini, sigortalı araç sürücüsü ...'nun kaza sırasında alkollü olduğunu, davalı şirket tarafından yapılan ödemeden dolayı herhangi bir sorumluluğunun bulunmadığını beyanla davanın reddini istemiştir.<br>Davalı ... davaya cevap vermemiştir.<br>DELİLLER                                :<br>İstanbul Adli Tıp Kurumu Başkanlığı Trafik İhtisas Kurulu raporu, aktüerya bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamı.<br>İDM KARARININ ÖZETİ       :<br>İlk Derece Mahkemesince verilen kararda özetle; trafik kazasının meydana gelmesinde davacıların yakınının yolcu olarak bulunduğu araç sürücüsü dava dışı ...'nun %80, karşı araç sürücüsünün ise %20 oranında kusurlu oldukları, dava dışı sürücü ...'nun alkollü olarak araç kullandığı ve davacıların yakınının bu durumu bildiği için zararın meydana gelmesinde müterafik kusurunun bulunduğu, ayrıca ölenin araçta hatır için taşındığı ve davalı sigorta şirketi hatır taşıması def'inde bulunduğundan bu davalı lehine hatır taşıması indirilmesi gerektiği, dosya kapsamına göre ölenin davacı kardeşi  ...'e desteğinin bulunduğu ve bu davacının da destek zararının oluştuğu gerekçesiyle, 60.395,45 TL maddi tazminatın (davalı ... Sigorta A.Ş. için 28.213,88 TL ile sınırlı olmak kaydıyla) 15/01/2018 tarihinden (davalı ... Sigorta A.Ş. için 16/03/2018 tarihinden itibaren) itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacılardan ... 'e verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, 25.672,36 TL maddi tazminatın (davalı ... Sigorta A.Ş. için 19.254,27 TL ile sınırlı olmak kaydıyla) 15/01/2018 tarihinden (davalı ... Sigorta A.Ş. için 16/03/2018 tarihinden itibaren) itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacılardan ...'e verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, davacılar ... ve ...' in maddi tazminat taleplerinin reddine, davacılardan ... için 12.000,00 TL, ..., ... ve ... için ayrı ayrı 6.000,00 TL olmak üzere toplam 30.000,00 TL manevi tazminatın 15/01/2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ...'dan alınarak davacılara verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.<br>İSTİNAF NEDENLERİ            : <br>Davacılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; kararda yer alan maddi tazminata ilişkin müterafik kusur indirimi ve yine hatır taşımacılığı indiriminin doğru olmadığını, maddi tazminata ilişkin davacılar aleyhine fazladan yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilmesinin doğru olmadığını, maddi tazminat açısından davacılar lehine hükmedilen yargılama gideri ve vekalet ücreti hesaplamasının da hatalı olduğunu, her davacı lehine ayrı ayrı vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğini, manevi tazminata ilişkin indirim gerekçesinin doğru olmadığını, hükmedilen miktarın az olduğunu, davalı işletenin sürücüye rücu edemeyecek olmasının manevi tazminat için indirim sebebi olmadığını, manevi tazminata ilişkin takdiri indirim sebebiyle davacılar aleyhine vekalet ücretine hükmedilmesinin doğru olmadığını, manevi tazminata ilişkin davacılar aleyhine fazladan yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilmesinin doğru olmadığını, davacılar lehine manevi tazminat açısından hükmedilen yargılama gideri ve vekalet ücreti hesaplamanın hatalı olduğunu, her davacı lehine ayrı ayrı vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğini, beyanla ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak davanın kabulünü istemiştir. <br>Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacılar lehine hükmedilen maddi ve manevi tazminatın hatalı ve çok yüksek olduğunu, davacıların ihtiyari dava arkadaşı olduklarını, reddedilen maddi ve manevi tazminat yönünden herkes için ayrı ayrı vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğini beyanla ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak davanın reddini istemiştir.<br>Davalı ... Sigorta A.Ş. vekili istinaf dilekçesinde özetle; maddi meselenin takdirinde hata yapıldığını ve eksik incelemeye dayalı olarak hüküm kurulduğunu, bilirkişi raporunda davacı kardeşin müteveffanın desteğine muhtaç olduğunun ispat edilmesi gerektiğini, hükme esas alınan bilirkişi raporunda TRH 2010 yaşam tablosu esas alınmışsa da teknik faiz uygulanmadan yapılan hesaplamanın hatalı olduğunu beyanla ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak davanın reddini istemiştir.<br>G E R E K Ç E<br>Uyuşmazlık, trafik kazasına bağlı ölüm nedeniyle maddi ve manevi tazminat isteğine ilişkindir.<br>Türk Borçlar Kanunu'nun 49. maddesi gereğince kasten veya taksirle başkasına zarar veren bu zararı gidermekle yükümlüdür. Ölüm halinde ölenin desteğinden yoksun kalanların aynı kanunun 53/3 maddesi gereğince maddi tazminat ve ölenin yakınları aynı kanunun 56/2 maddesi gereğince manevi tazminat isteyebilirler. 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85. maddesi gereği motorlu araç işleteni doğan zararlardan sürücü ile birlikte müştereken ve müteselsilen sorumludur. 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 91, 97 ve 99. maddeleri gereği trafik kazasına ve zarara sebebiyet veren motorlu aracın zorunlu mali sorumluluk sigortacısı, yasa ve genel sigorta şartları kapsamına dahil maddi zararlardan işletenle birlikte müştereken ve müteselsilen sorumludur.<br>Davacı ...'nin oğlu ve diğer davacıların kardeşi olan müteveffa ... 15/01/2018 tarihinde geçirdiği trafik kazası nedeniyle vefat etmiştir. Davalı ... ölenin yolcu olarak içinde bulunduğu aracın işletini, davalı ... Sigorta A.Ş. ise trafik sigortacısıdır. Davacılar bu ölümden dolayı destek zararlarını ve manevi zararlarının tahsilini talep etmiş, ilk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda davacılar ... ve ...'in açtıkları maddi tazminat davalarının reddine, diğer davacıların açtığı maddi tazminat davaları ile tüm davacıların açtıkları manevi tazminat davalarının kısmen kabulüne karar verilmiş, bu karara karşı davacı vekili, davalı ... vekili ile davalı ... Sigorta A.Ş. vekili tarafından ayrı ayrı istinaf yasa yoluna başvurulmuştur.<br>6100 Sayılı HMK.'nun 355. maddesi gereğince istinaf dilekçesinde gösterilen istinaf sebepleri ile sınırlı yapılan istinaf incelemesi sonucunda;<br>1-15/01/2018 günü saat 03.00 sıralarında D695-10 Devlet Karayolu üzerinde Akseki istikametinden Manavgat istikametine seyir halinde olan sürücü ... sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı otobüsün sol ön kısmının karşı istikamette seyreden sürücü ... sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı otomobilin ön kısmıyla çarpışması sonucu ... plaka sayılı otomobilde yolcu olarak bulunan müteveffa ... 'in ölümüyle neticelenen dava konusu trafik kazası meydana gelmiştir.<br>...'nun sevk idaresindeki araçta yolcu olarak bulunan ... 'in ve ...'nın otopsi raporlarında ve yine sürücü ...'nun otopsi raporunda kanında etil alkol tespit edildiği, sürücünün kanında 252 mg/dl etil alkol bulunduğu, bu itibarla, müteveffa ... ile ... ve ...'in birlikte alkol aldıkları ve yolculuk yaptıklarının anlaşıldığı, bu itibarla müteveffanın alkollü olduğunu bildiği veya bilmesi gerektiği sürücünün aracında yolculuk yaparak müterafik kusurunun bulunduğu bu nedenle % 20 oranında müterafik kusur indirimi yapılmasında ve yolcu olan müteveffanın bir ücret karşılığı hususi araçta yolculuk yaptığı ispatlanamadığından % 20 oranında hatır taşıması indirimi yapılmasında isabetsizlik bulunmadığı anlaşıldığından davacı vekilinin müterafik kusura ve hatır taşımasına yönelen istinaf itirazlarının reddine karar verilmiştir.<br>2-Davacılar ...  ve ... ihtiyari dava arkadaşı olmaları nedeniyle her bir davacı lehine maddi tazminat yönünden ayrı ayrı vekalet ücreti takdir edilmesi gerekirken, tek vekalet ücretine karar verilmesi doğru görülmemiştir. Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 13/3 maddesi uyarınca maddi tazminat istemli davanın kısmen reddi durumunda, karşı taraf vekili yararına bu Tarifenin üçüncü kısmına göre hükmedilecek ücret, davacı vekili lehine belirlenen ücreti geçemeyeceği gözetilerek davalılar lehine belirlenen vekalet ücretinin davacılar lehine belirlenen vekalet ücretinden fazla olarak karar verilmesi de doğru görülmemiştir. Ayrıca hatır taşıması indirimi ve müterafik kusur indirimi nedeniyle maddi tazminat talebinin reddedilen kısmı yönünden davalılar lehine vekalet ücreti hükmedilmemesi gerekir. Bu nedenle davacılar vekilinin vekalet ücretine yönelen istinaf itirazlarının kabulü gerekir.<br>3-Türk Borçlar Kanunu’nun 56. maddesi hükmüne göre hakimin olayın özelliklerini göz önünde tutarak manevi zarar adı ile hak sahibine verilmesine karar vereceği bir para tutarı adalete uygun olmalıdır. Hükmedilecek bu para, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer bir fonksiyonu olan özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi mal varlığı hukukuna ilişkin bir zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. O halde bu tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. 22/06/1966 günlü ve 7/7 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararının gerekçesinde takdir olunacak manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar da açıkça gösterilmiştir. Bunlar her olaya göre değişebileceğinden hakim bu konuda takdir hakkını kullanırken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir.<br>Somut olayda, olay tarihi, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, davalı ...nun işleteni olan araç sürücü ...'nun kusuru (%80), davacıların vefet eden ... ile olan yakın akrabalık bağı (davacı ...'nin oğlu, diğer davacıların kardeşi) paranın satın alma gücü, günün ekonomik koşulları ve yukarıda açıklanan ilkeler dikkate alındığında, ilk derece mahkemesince davacılar için takdir edilen manevi tazminat miktarı davacıların manevi zararlarını gidermeyi sağlayabilecek nitelik ve miktarda olmayıp, az olduğu anlaşılmıştır. Bu itibarla mahkemece davacılar için daha yüksek miktarda manevi tazminata hükmedilmesi gerekir. Bu nedenle davacılar vekilinin manevi tazminat miktarına yönelen istinaf isteminin kabulüne, davalı ... vekilinin manevi tazminat miktarına yönelen istinaf itirazının reddine karar verilmesi gerekmiştir.<br>4-Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesi ile Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin son kararları itibariyle (Yargıtay 4. HD. 23/06/2021 gün ve 2020/2895 esas, 2021/3586 karar);<br>\"Gerçek zarar miktarı; hak sahibinin olay tarihindeki bakiye ömrü esas alınarak aktif ve pasif dönemde elde edeceği kazançlar toplamından oluşmaktadır.<br>Buna göre Yargıtay tarafından da benimsendiği üzere destek ve davacının muhtemel bakiye yaşam süresinin TRH 2010 Yaşam Tablosu'na göre belirlenmesi gerekir. Ayrıca yine Yargıtay uygulamalarına göre destekten yoksun kalma tazminatında; bilinmeyen/işleyecek devre hesabı yapılırken, bilinen son gelirin her yıl için %10 artırılıp %10 iskonto edilmesi (progresif rant) yönteminin kullanılması suretiyle yapılması gereklidir.<br>Davalı sigorta şirketi davadan önce davacının destek zararına mahsuben 21/03/2018 tarihinde 53.481,92 TL ödeme yapmış, davacı ise bu ödemenin yetersiz olduğu, davacının destek zararını karşılamadığını ileri sürmüştür.<br>Böyle bir durumda davadan önce ödenen tazminatın ödeme tarihindeki veri ve koşullara göre hesaplandığında davacı babanın destek zararını karşılayıp karşılamadığının tespiti gereklidir.<br>İlk derece mahkemesince hükme esas alınan  20.04.2021 tarihli bilirkişi raporunda, 22.07.2019 tarihli bilirkişi raporuna atıf yapılarak davalı sigorta şirketinin yapmış olduğu 53.481,92 TL ödemenin zararı karşılamadığı kabul edilmiş ise de 22.07.2019 tarihli bilirkişi raporunda 1,8 teknik faiz kullanılarak ve progresif rant yöntemi uygulanmadan tazminat hesabı yapıldığı gözetildiğinde, raporun hükmü esas alınması doğru görülmemiştir. Ayrıca ilk derece mahkemesince kabul edildiği üzere hatır taşıması indirimi ve müterafik kusur indirimi de yapılarak ödemenin zararı karşılayıp karşılamadığı değerlendirilmelidir.<br>Dava dosyasının tazminat hesabından anlayan bir bilirkişiye tevdi ile önce davalı ... Sigorta A.Ş. tarafından 21/03/2018 günü yapılan 53.481,92 TL tazminat ödemesinin ödeme tarihindeki veri ve koşullara, TRH 2010 yaşam tablosuna ve progresif rant yöntemine göre, hatır taşıması ve müterafik kusur indirimi yapıldıktan sonra ödeme tarihi itibariyle davacının zararını karşılayıp karşılamadığı konusunda rapor alınması, zararını karşılamıyor ise şimdiki gibi bir karar verilmesi gerekir.<br>5-Davacı ...'in olay tarihinde 18 yaşından küçük olduğu, bu davacının iaşesinden davacı babasının yükümlü olduğu, ölen kardeşin bir yükümlülüğünün bulunmadığı, bu davacının sürekli destek görecek şekilde hastalığı ve sakatlığı bulunduğu yolunda dosyada bir delil bulunmadığı, çalışan desteğin aile içi dayanışma şeklinde bir yardımda bulunmasının kardeşe sürekli ve düzenli bir destekliği göstermeyeceği, bu itibarla davacı ...'in destekten yoksun kalma tazminatı talep edemeyeceğinin anlaşılmasına göre davacı ... yönünden maddi tazminat talebinin reddine karar verilmesi gerekirken, davanın kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiştir. Bu nedenle davalıların istinaf başvurusunun kabulü gerekir.<br>6-Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 3/2 maddesi uyarınca, müteselsil sorumluluk da dahil olmak üzere, birden fazla davalı aleyhine açılan davanın reddinde, ret sebebi ortak olan davalılar vekili lehine tek, ret sebebi ayrı olan davalılar vekili lehine ise her ret sebebi için ayrı ayrı avukatlık ücretine hükmolunur. <br>Somut olayda; davacılar ihtiyari dava arkadaşı olduğundan her bir davacı için reddedilen maddi ve manevi tazminat talepleri yönünden davalılar lehine her bir davacı aleyhine ayrı ayrı vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken tek vekalet ücretine hükmedilmesi doğru görülmemiş, davalı ... vekilinin bu nedenle istinaf itirazının kabulüne karar verilmiştir. <br>Hal böyle olunca açıklanan nedenler ve tüm dosya içeriğine göre; yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin sair istinaf itirazlarının reddine, (2, 3, 4, 5 ve 6) numaralı bentlerde açıklanan nedenlerle davacılar vekilinin ve davalılar vekillerinin  istinaf başvurularının kabulü ile 6100 Sayılı HMK.'nun 353/1 inci fıkrasının (a-6) bendi gereğince ilk derece mahkemesi kararının esası incelenmeden kaldırılmasına, davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine, diğer istinaf istemlerinin şimdilik incelenmesine yer olmadığına karar verilmesi gerekmiştir.<br>HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; <br>1-Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin sair istinaf itirazlarının 6100 Sayılı HMK'nun 353/1. fıkra (b-1) bendi gereğince ESASTAN REDDİNE,<br>2-(2, 3, 4, 5 ve 6) numaralı bentlerde açıklanan nedenlerle davacılar vekilinin ve davalılar vekillerinin istinaf başvurularının ayrı ayrı KABULÜNE,<br>3-Antalya 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin ... Esas - ... Karar sayılı, 16/09/2021 tarihli kararının 6100 Sayılı HMK'nun 353/1 fıkra (a-6) bendi gereğince ESASI İNCELENMEDEN KALDIRILMASINA,<br>4-Davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine,<br>5- Diğer istinaf istemlerinin şimdilik incelenmesine yer olmadığına<br>6-Davacılar vekili ve davalılar ... Sigorta A.Ş ile ... tarafından ayrı ayrı peşin yatırılan 162,10'ar TL istinaf kanun yoluna başvurma harcının Hazineye gelir kaydına, davacılar vekilinin yatırdığı 59,30 ‬TL, davalı ... Sigorta A.Ş'nin yatırdığı 810,65 TL ile davalı ...'nun yatırdığı 1.982,20 TL istinaf karar harcının istekleri halinde kendilerine iadesine,<br>7-Davalı ... Sigorta A.Ş. tarafından ilamın icrasının geri bırakılması için Antalya Genel İcra Dairesinin ... esas sayılı takip dosyasına yatırılan teminatın İİK.36/5 madde uyarınca bu davalıya iadesine,<br>8-Kesin olan işbu kararın taraflara tebliği, harç tahsil/ iade işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine,<br>İlişkin dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda 16/04/2025 tarihinde, 6100 sayılı HMK'nun 353. maddesi (1-a) bendi gereğince KESİN olarak oy birliğiyle karar verildi.<br>...<br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"5e5eee696a5d1b1b","SID":"66aebf3256bf5d2e"}}