{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>14. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2025/635 <br>KARAR NO: 2025/528<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 25/11/2024<br>NUMARASI: 2024/1444  D. İş - 2024/1520  K.<br>DAVANIN KONUSU: İhtiyati tedbir<br>Taraflar arasındaki ihtiyati tedbir talebinin ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ihtiyati tedbir talebinin reddine dair verilen karara karşı, ihtiyati tedbir talep eden vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ Talep eden vekili talep dilekçesinde özetle;  müvekkili şirket ile davalı ... A.Ş. arasında 03.09.2019 tarihinde bir “Ardiye Sözleşmesi “ ile “ Depo ve Antrepo Ek Protokolü “ nün imzalandığını, sözleşme gereğince davalı “ ... mah. ... Caddesi No: ... Gebze /Kocaeli adresindeki depo alanında yeterli miktarda açık ve kapalı bir alanı davacıya ait gümrüklü emtiaları muhafaza etmek ve müvekkili iade veya bildireceği kişilere teslim etmek hizmetini vereceğini, müvekkilininde ardiye bedeli  ödeyeceğini, davalının; davacıya saklama hizmeti vermekte olduğunu,  davalı saklayanın  muhafazasında bulunan müvekkile ait mal miktarının 13.08.2024 tarihli mutabakat listesinde;  evsaf ,cins, menşei  ve miktarı belirlenmiş olan toplam 9.532 Tonaj  demir, metal, çelik, alüminyum, sac vs emtia olduğunu, müvekkilinin,  dava dışı ... AŞ  ile  davalının saklayanı olduğu mallarından bir kısmının  satışı ve ... AŞ'ye teslimi hususunda dava dışı ... A.Ş. ile anlaştıklarını,18.11.2024 tarihli Proforma faturasından görüleceği üzere ... AŞ’ye satışı yapılan malların 2.100. Tonluk kısmının bedeli 1.333.500,00 EURO olduğunu, davalı saklayan, 07.10.2024 tarihinden bu yana depo da bulunan müvekkili davacıya ait malları rızası ile teslim etmemekte olduğunu, gecikmesinde sakınca olması nedeniyle davalının saklayanı olduğu mülkiyeti müvekkile ait mallardan satışı yapılan malların şimdilik 2.100 ton’luk kısmının öncelikle teminatsız, mahkeme aksi kanaate ise teminatlı şekilde tedbiren müvekkiline teslimi hususunda ihtiyati tedbir kararının verilmesini, emtianın  müvekkile teslimini talep etmiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI ÖZETİ İlk derece mahkemesi, ihtiyati tedbir talebini değerlendirdiği 25.11.2024  tarihli kararıyla; \"...Somut olayda talep edenle karşı taraf arasında sözleşmesel bir ilişki bulunduğu, daha önce verilen tedbirden sonra alınan karşı taraf ifadelerinde hapis hakkı nedeniyle malların verilmediğinin savunmasının yapıldığı, talep edenin davalıya ne kadar borcunun olduğunun bilinmediği,  bu haliyle istemin esasa girerek yargılama yapmayı gerektirdiği gibi bu aşamada ne kadar teminat alınacağının da  belirlenemediği, mülkiyet ihtilaflı değilse de hapis hakkının kullanılma şartlarının oluşup oluşmadığı ihtilaflı olup yaklaşık ispattan bahsedilemeyeceği, özetle istemin yargılamayı gerektirdiği ...\" gerekçesiyle ihtiyati tedbir talebinin reddine, karar verilmiştir. Bu karara karşı, ihtiyati tedbir talep eden vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ İhtiyati tedbir talep eden vekili, istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Müvekkili şirketin yurt içinden aldığı siparişlere göre yurt dışından emtiaları satın alıp ithal ederek yurt içinde sattığını, müvekkili ile karşı taraf arasında ardiye sözleşmesi ile depo ve antrepo ek protokolünün imzalandığı, sözleşmeye göre şirketin emtiaları muhafaza edeceğini  ve iade edeceğini, müvekkilinin ise ardiye bedelini ödeyeceği, 13.08.2024 tarihli mutabakat listesine göre müvekkiline ait davalı deposundaki 9.532  ton değişik miktar, şekil ve ebattaki malların karşı tarafça saklandığını, Eylül 2019 yılından bu yana vermiş olduğu hizmeti vermediğini, müvekkilinin maddi zararına neden olduğunu, TBK 561-580 madde hükümleri ile üstlendiği edimleri sözleşmeye uygun ifa etmemesi ve sözleşmeye aykırılığı derhal gidermesi için ihtarname gönderildiğini, karşı taraf saklayanın derhal teslimi için şirket yetkilisi avukatla birlikte depoya gidildiğinde malların teslim edilmediğini, müvekkili şirket yetkilisi ve avukatının malları kontrollerinin engellendiğini ve polis çağrıldığını,  şikayet ve soruşturma sonunda şüpheliler hakkında TCK 155/2 maddesi kapsamında hizmet nedeni ile güveni kötüye kullanma suçu nedeni ile uzlaştırma bürosuna evrakların gönderildiğini, demirin dayanaklı emtia olarak kabul edilen metal bir ürün olduğunu ancak saklama koşullarına göre değerini kaybetme riski altına olan bir ürün olduğunu, malların aynen iadesi hususunda açılacak dava öncesinde malların daha iyi korunmasını sağlanması için malların müvekkiline tesliminin talep edildiğini, daha öncesinde karşı taraf deposunda bulunan ve proforma faturalar ile 3.şahıslara satılan bir kısım emtialar hakkında gecikmesinde sakınca bulunması ve telafisi zor zararlara neden olmaması için İstanbul 13. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2024/1217 Değişik İş sayılı ve aynı mahkemenin 2024/1272 Değişik İş sayılı dosyalarında ihtiyati tedbir kararları ile toplamda 6.000.000,00 TL teminatın depo edilmek suretiyle bir kısmının icra marifetiyle infazı sağlanarak tedbiren teslim alındığını, karşı tarafın 07.10.2024 tarihinden bu yana Gebze/Kocaeli adresindeki depoda bulunan malları rızası ile teslim etmediğini, müvekkilinin rıza ve muvafakatı olmadan adresten kaçma girişimi içerisinde hareket ederek 27.11.2024 tarihinde adresteki tabelaların değiştirildiğini, ihtara cevapta görevi dava dışı kardeşine ait şirkete devrettiğini ve malların teslimi hususunda bir sorumluluğunun olmadığını iddia ettiğini, ret kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, ret kararında gerekçenin gösterilmesinin zorunlu olduğunu, haklılığın yaklaşık ispat kuralına göre ispat edilmesi halinde ihtiyati tedbir kararının verilmesi gerektiğini, tedbiren teslimi talep edilen malların mülkiyetinin müvekkiline ait olduğuna dair ispatın faturalarla yerine getirildiğini, HMK'nın 389 vd. maddelerindeki koşulların oluştuğunu, belirterek, ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının kaldırılmasına ve ihtiyati tedbir talebinin kabulüne karar verilmesini istemiştir.<br>İNCELEME VE GEREKÇE Talep, HMK'nın 389 vd maddeleri gereğince ihtiyati tedbir istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verilmiş; verilen Değişik iş kararına karşı, ihtiyati tedbir talep eden vekili tarafından, yasal süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülen istinaf başvuru nedenleriyle ve kamu düzenine aykırılık yönleriyle sınırlı olarak yapılmıştır. Talep eden vekilince delil olarak, taraflar arasında düzenlenen ardiye sözleşmesi, mailler, ihtarnameler, proforma faturalar, şikayet dilekçesi sunulmuştur. Ardiye sözleşmesi 03.09.2019 tarihli olup, karşı taraf sözleşmede ardiyeci, talep eden şirket ise saklatan sıfatını taşımaktadır. Sözleşmenin konusu 2.maddede yer almıştır. Ardiye bedeli ve ödeme şekli ise 3.maddede düzenlenmiştir. 3/3.fıkrada, ardiye bedelinin emtia miktarı ve alanda kaldığı periyotlar üzerinden hesaplanacağı ve emtianın depodan çıkarılmasını takiben ardiye ücretinin saklatana fatura edileceği, fatura bedelinin tanzim tarihinden itibaren 15 gün içinde ödeneceği veya varsa saklatanın alacaklarından mahsup edileceğinin belirtildiği, talep eden vekilince 07.10.2024 tarihinde Beyoğlu 13. Noterliğinde düzenlenen ihtarnamede karşı taraf şirkete 03.09.2019 tarihli ardiye sözleşmesi ve aynı tarihli depo ve antrepo ek protokolü gereğince üstlendiği edimlerin yerine getirilmediği, muhafaza edilen malların talimatlar çerçevesinde çıkışı yapılarak müşterilere tesliminin talep edildiği, karşı taraf vekilince Bakırköy ... Noterliğinde düzenlenen ihtarname ile talep eden vekilinin ihtarnamesine karşı 09.10.2024 tarihinde cevap verildiği ,verilen cevapta; öncelikle Ocak 2024 tarihinden itibaren sözleşmede adı geçen ardiyeci sıfatının ... Lojistik AŞ'ye devredildiği, bu tarihten itibaren hizmetin adı geçen şirket tarafından verildiği, ardiye ücretinin adı geçen şirket tarafından fatura edildiği ve bedellerinin ise şirket hesabına ödendiği belirtilerek devamında ise yaklaşık bir yıldır ihtara konu ardiye hizmeti bedelinin alınamadığı, şirketin düzenlenmiş herhangi bir faturasının bulunmadığı, herhangi bir depolama ücreti tahsilatınında olmadığı, ardiyedeki malların teslim yükümlülüğünün muhatabının ... AŞ şirketi olduğu, şirketin ... AŞ'ye halen ödenmemiş 2 adet ardiye bedeli faturası bulunduğundan adı geçen şirketin hapis hakkını kullandığının belirtildiği, talep eden şirket tarafından şikayette bulunulduğu, 07.10.2024 tarihli tutanakla , polis merkezi tarafından güveni kötüye kullanma suçu ile alakalı olarak şirket yetkilisine konu hakkında bilgi verildiği, adreste bulunan iş yerindeki malların rızaen teslim edip etmeyeceği yönünde görüşüldüğü, ... isimli şahsın alacakları yüzünden mallar üzerinde rehin hakkını kullandığını belirterek rızaen teslim etmeyeceğini beyan ettiği hususuna yer verildiği, talep eden şirket tarafından ardiyede yer alan bir kısım mallara dair İstanbul Anadolu 13. Asliye Ticaret Mahkemisinin 2024/1217  Değişik iş sayılı dosyasındaki başvurusunun 11.10.2024 tarihli karar ile teminat karşılığında kabul edildiği, yine aynı mahkemenin 2024/1272 Değişik İş sayılı dosyada da benzer nitelikte kararın verilmiş olduğu, talep eden tarafça daha sonraki aşamada talep konusu proforma fatura cinsindeki mallara yönelik ihtiyati tedbir talebinde bulunduğu, proforma faturanın talep eden şirketçe dava dışı ... AŞ adına düzenlenmiş olduğu, fatura tarihinin 04.10.2024 olup dava dışı şirket tarafından talep eden şirket adına 30.09.2024 tarihli olarak mobil bankacılık üzerinden 4.000.000,00 TL tutarında ödeme yaptığına ilişkin dekont örneğinin  bulunduğu anlaşılmıştır. HMK'nın 389.maddesi \"Mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme sebebiyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkansız hale geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hallerinde uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyat tedbir kararı verilebilir.\" hükmünü, aynı Kanun'un 390/3.maddesi ise \"Tedbir talep eden taraf,  dilekçesinde  dayandığı ihtiyati tedbir sebebini  ve türünü açıkca belirtmek ve  davanın esası yönünden  kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorundadır\" düzenlemesini içermektedir. Somut olayda, taraflar arasında ardiye sözleşmesi mevcuttur. Dosya içerisindeki delillerden özellikle cevabı ihtarname içeriğinden karşı taraf ardiye hizmetini veren şirketin ,hapis hakkını kullanmış olduğu anlaşılmaktadır. Yukarıda da belirtildiği üzere, tedbir talep eden taraf, davanın esası yönünden  kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorundadır. Taraflar arasındaki ardiye sözleşmesi ve ekli sözleşmeler ile uyuşmazlıkta uygulanması gereken TBK'nın 561 vd maddeleri ile 580. maddedeki hapis hakkına ilişkin düzenlemeler dikkate alındığında, talep eden vekilinin HMK'nın 390/3 hükmü gereğince yaklaşık ispat şartının gerçekleşmediği anlaşılmakla, ilk derece mahkemesince ihtiyati tedbir talebinin reddine dair verilen kararda hukuka aykırılık görülmemiştir. Açıklanan bu gerekçelerle, HMK'nın 391/3 ve 353/1.b.1. maddeleri uyarınca dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, ilk derece mahkemesince ihtiyati tedbir talebinin reddine dair verilen karar usul ve yasaya uygun bulunduğundan, ihtiyati tedbir talep eden  vekilinin istinaf başvurusunun  esastan reddine dair aşağıdaki karar verilmiştir. <br>KARAR: Yukarıda açıklanan gerekçelerle; 1-HMK'nın 353/1.b.1, 391/3  maddeleri uyarınca, ihtiyati tedbir talep eden vekilinin  istinaf başvurusunun esastan reddine, 2-Talep eden tarafından yatırılan istinaf başvuru ve peşin karar harçlarının Hazineye gelir kaydına, bakiye 187,80 TL istinaf karar harcının talep edenden tahsiline, Hazineye gelir kaydına, 3-Talep eden tarafından yapılan kanun yolu giderlerinin kendi  üzerinde bırakılmasına, 4-Gerekçeli kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine, 5-Dosyanın, kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine dair; HMK'nın 353/1.b.1, 391/3 maddeleri uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, 25.03.2025 tarihinde oybirliğiyle ve kesin olarak karar verildi. <br>KANUN YOLU:HMK'nın 362/1.f , 391/3  maddeleri uyarınca  karar kesindir.</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"afbdc8f2ce2957c8","SID":"170131116b365f56"}}