{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>ANTALYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>13. HUKUK DAİRESİ<br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>İSTİNAF KARARI<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ:ANTALYA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>DAVA:Tazminat<br>KARAR TARİHİ:11/04/2025<br>KARAR YAZIM TARİHİ:16/04/2025<br><br>Taraflar arasındaki davanın yapılan yargılaması sonucunda ilk derece mahkemesince verilen, yukarıda tarih ve numarası gösterilen kararına karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmakla, dosyada duruşma yapılmasını gerektiren eksiklik görülmediğinden Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1 maddesi uyarınca istinaf incelemesinin duruşmasız yapılmasına karar verilerek, dosya incelendi;<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ<br>DAVACI İSTEMİNİN ÖZETİ:<br>Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının olay günü yolun karşısına geçerken davalı ...'in kullandığı ve davalı sigorta şirketince sigortalanan ... plakalı aracın çarpması sonucu yaralandığını, bacağının ve kaburgalarının kırıldığını, yoğun bakımda yattığını, başkalarının yardımına muhtaç kalması nedeniyle derin elem ve üzüntü içerisinde kaldığını, kazanın oluşumda davalı ...'in asli kusurlu olduğunu belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 20.000,00 TL maddi ve manevi tazminatın davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.<br>DAVALI CEVABININ ÖZETİ:<br>Davalı ... Sigorta A.Ş. vekili davaya cevap dilekçesinde özetle; kabul anlamına gelmemekle birlikte, davalı şirketin sorumluluğunun sigortalısının kusuru ve poliçe limiti ile sınırlı olduğunu, sigortalı olan davalının kazada kusuru bulunmadığını, poliçede sadece davacının maluliyet hallerinin teminat altına alındığını, geçici iş göremezlik hallerinin teminat dışında olduğunu, sigorta şirketinin sorumluluğundan bahsedilmesi için davacının sürekli sakatlığının Adli Tıp 3. İhtisas Dairesinden alınacak rapor ile ispatlanması gerektiğini,  zarar hesabı için aktüerler sicilinde kayıtlı bilirkişi seçilmesi gerektiğini, SGK tarafından ödeme yapıldıysa bu ödemenin hesaplamadan düşülmesi gerektiğini, müterafik kusurun da tazminattan düşülmesi gerektiğini, manevi tazminat poliçe teminatı dışında olduğunu, kabul anlamına gelmemekle davalı sigortanın yalnızca dava tarihinden itibaren yasal faizden sorumlu olabileceğini beyanla davanın reddini istemiştir.<br>Davalı ... Satıcı vekili davaya cevap dilekçesinde özetle; davalının kazanın meydana gelmemesi için tüm çabayı sarf ettiğini, asıl kusurlu olanın davacı olduğunu, davacının talep ettiği miktarların sigorta şirketinin sorumluluğunda kaldığını, talep edilen tazminat miktarlarının fahiş olduğunu beyanla davanın reddini istemiştir.<br>Davalı ... Tic.ve San. A.Ş. vekili davaya cevap dilekçesinde özetle; davalı firmanın kazayla doğrudan ya da dolaylı bir irtibatı ya da kusuru olmadığını, olaydan sorumlu tutulmaları için işleten sıfatı olması gerektiğini, ancak davalı firmanın işletenliğinin söz konusu olmadığını, davacının talep ettiği kısımların sigorta şirketinin sorumluluğunda kaldığını, talep edilen maddi ve manevi tazminat miktarlarının fahiş olduğunu, davacının haksız zenginleşmesine neden olacağını beyanla davanın reddini istemiştir.<br>DELİLLER                                :<br>Antalya Cumhuriyet Başsavcılığının ... soruşturma sayılı dosyası, sigorta poliçesi, Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi ve İhtisas Kurulu raporları, aktüerya bilirkişi raporları ile tüm dosya kapsamı.<br>İDM KARARININ ÖZETİ       :<br>İlk Derece Mahkemesince verilen kararda özetle; kazanın oluşumunda davalı sürücünün % 15 oranında kusurlu olduğu, davacının kaza nedeniyle üç ay iş güçten kalacak şekilde yaralandığı, kalıcı bir maluliyetinin bulunmadığı, geçici iş gücü kaybı nedeniyle talep edebileceği tazminat tutarının 391,68 TL olduğu anlaşılmakla, maddi tazminat davası yönünden davanın kısmen kabulü ile 391,68 TL'nin dava tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, manevi tazminat davası yönünden ise kazanın oluş şekli, tarafların kusur oranları, ekonomik sosyal durumları, kazadan sonraki tutum ve davranışları göz önüne alınarak mahkememizce davacının kaza nedeniyle çektiği acı ve izdırabın bir ölçüde olsa telafi etmek ve manevi zararının gidermek maksadıyla mahkememizce takdir edilen 3.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.<br>İSTİNAF NEDENLERİ            : <br>Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; haksız fiil sonucu çalışma gücü kaybının olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebinin bulunması halinde, zararın kapsamının belirlenmesi açısından maluliyetin varlığı ve oranının belirlenmesi gerektiğini, söz konusu belirlemenin ise Adli Tıp Kurumu 3. İhtisas Dairesi veya Üniversite Hastanelerinin Adli Tıp Anabilim Dalı bölümleri gibi kuruluşların çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikayetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetinden, haksız fiil tarihinde yürürlükteki mevzuat hükümleri dikkate alınarak yapılması gerektiğini, itirazlar doğrultusunda yeni bir rapor temin edilememesi halinde ise dosyada mevcut rapora itibar edilip edilemeyeceği değerlendirilerek bir karar verilmesi gerekirke yazılı şekilde hüküm verilmesinin hatalı olduğunu beyanla ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak davanın kabulünü istemiştir.<br>İSTİNAFA CEVAP                   : <br>Davalılar ... Satıcı ve ... Tic.ve San. A.Ş. vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle; davacının esas davada beyan etmediği hususlar bakımından istinaf itirazı dilekçesiyle iddia ve savunmasının genişletilmesini kabul etmediklerini, yerel mahkeme tarafından toplanan delillere göre davacının açık şekilde davalıdan daha fazla kusurlu olduğu yaralanmasının da basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek düzeyde olduğunu, yerel mahkemece gerek maluliyete gerekse de kusura ilişkin Adli Tıp Kurumundan raporlar aldırılmış olup buna göre karar verildiğini, ilk derece mahkemesinin yargılama şekli, verilen kararlar usul ve hukuka uygun olduğunu beyanla istinaf talebinin reddini istemiştir.<br>G E R E K Ç E<br>Uyuşmazlık, trafik kazasına bağlı yaralanma nedeniyle maddi ve manevi tazminat isteğine ilişkindir.<br>Türk Borçlar Kanunu'nun 49. maddesi gereğince kasten veya taksirle başkasına zarar veren bu zararı gidermekle yükümlüdür. Bedensel zarara uğrayanların aynı kanunun 54. maddesi gereğince maddi tazminat ve aynı kanunun 56/1 maddesi gereğince manevi tazminat isteme hakları bulunmaktadır. 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85. maddesi gereği motorlu araç işleteni doğan zararlardan sürücü ile birlikte müştereken ve müteselsilen sorumludur. 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 91, 97 ve 99. maddeleri gereği trafik kazasına ve zarara sebebiyet veren motorlu aracın zorunlu mali sorumluluk sigortacısı, yasa ve genel sigorta şartları kapsamına dahil maddi zararlardan işletenle birlikte müştereken ve müteselsilen sorumludur.<br>Davacı ... , davalıların sürücüsü, kayıtlı maliki ve trafik sigortacısı olduğu ... plakalı aracın çarpması sonucu yaralanmış ve bu yaralanma nedeniyle uğradığı maddi ve manevi zararlarının tahsilini tahsilini talep etmiş, ilk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda maddi ve manevi tazminat davalarının kısmen kabulüne karar verilmiş, bu karara karşı davacı vekili tarafından istinaf yasa yoluna başvurulmuştur.<br>6100 Sayılı HMK.'nun 355. maddesi gereğince istinaf dilekçesinde gösterilen istinaf sebepleri ile sınırlı yapılan istinaf incelemesi sonucunda;<br>Adli Tıp Kurumu 3. İhtisas Kurulu tarafından düzenlenen 08/09/2017 gün ve ... karar nolu raporda; dosyaya ekli grafilerin incelemesinde; 26.10.2016 tarihli her iki alt ekstremite uzunluk grafisinde osteoz patoloji izlenmediği, bilateral uzunlukların 80.4 cm olduğu, sağ ayakta hallus valgus deformitesi görüldüğü diğer yapılarda osteoz patoloji izlenmediği tespit edildiğine göre; davacının 20.04.2015 tarihinde geçirmiş olduğu araç dışı trafik kazasına bağlı yaralanması, 11.10.2008 tarih ve 27021 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği hükümleri kapsamında maluliyetine neden olacak düzeyde araz bırakmadığından sürekli maluliyet tayinine mahal olmadığı, iyileşme (iş göremezlik) süresinin kaza tarihinden itibaren 3 (üç) aya kadar uzayabileceği belirtilmiştir.<br>Haksız fiil sonucu çalışma gücünde kayıp olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması hâlinde, zararın kapsamının tespiti açısından geçici iş göremezlik süresi ile sürekli iş göremezlik oranının doğru bir şekilde belirlenmesi zorunludur. Söz konusu belirlemenin, bağlı oldukları mevzuat uyarınca sağlık kurulu raporu vermeye yetkili hastaneler veya sağlık kuruluşları tarafından çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikâyetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetinden kaza tarihinde yürürlükte bulunan mevzuata göre yapılması gerekir.<br>11.10.2008 tarihinden önce Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğü, 11.10.2008 ilâ 01.09.2013 tarihleri arasında Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği, 01.09.2013 ilâ 01.06.2015 tarihleri arasında Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği, 01.06.2015 ilâ 20.02.2019 tarihleri arasında Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurul Raporları Hakkında Yönetmelik ve 20.02.2019 tarihinden sonra ise Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik yürürlükte olduğundan kaza tarihinde geçerli mevzuat uyarınca sağlık kurulu raporu düzenlenmelidir.<br>Somut olayda; kaza tarihi  20.04.2015 olup  uygulanması gereken Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği hükümlerine göre davacıda oluşan maluliyet oranının belirlenmesi gerekir.  Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği ve bu yönetmelikte yer almayan Ek-2, Ek-3 bölümleri için 11.10.2008 tarih ve 27021 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği hükümlerinden yararlanılmak suretiyle maluliyet oranı belirlenir. Bu nedenle Adli Tıp Kurumu 3. İhtisas Kurulunun olay tarihinde yürürlükte bulunan Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği hükümleri doğrultusunda davacının yaralanma derecelerine göre maluliyet oranlarının belirlenmesi mümkün olmadığından, bir önceki yürürlükte bulunan Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği hükümleri doğrultusunda maluliyet tespitinin yapılması hukuka aykırı görülmemiştir.<br>İstinaf talebinde bulunan davacı vekilinin ileri sürdüğü sebepler kapsamında yapılan inceleme sonucunda, davacının sürekli maluliyetinin bulunmadığının anlaşılmasına ve davalı vekilinin maluliyet raporuna itirazlarının yerinde görülmemesine göre mahkemece, yargılamanın HMK’da düzenlenen usul kurallarına uygun olarak yapılmış olduğu, kamu düzenine aykırılık hallerinin bulunmadığı, dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, ilk derece mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı anlaşıldığından davacı vekilinin yerinde bulunmayan istinaf kanun yolu başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.<br>HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; <br>1-Davacı vekilinin tüm istinaf nedenleri yerinde görülmediğinden 6100 Sayılı HMK'nun 353/1. fıkra (b-1) bendi gereğince istinaf başvurusunun ESASTAN REDDİNE,<br>2-Davacı tarafından peşin yatırılan 162,10 TL istinaf kanun yoluna başvuru harcı ile 59,30 TL istinaf karar harcının Hazineye gelir kaydına, bakiye 556,10 TL istinaf karar harcının davacıdan alınarak Hazineye verilmesine,<br>3-Yapılan istinaf giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına,<br>4-Artan istinaf gider avansının karar kesinleştiğinde yatıranlara iadesine,<br>İİlişkin dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda 11/04/2025 tarihinde 6100 Sayılı HMK'nun 361/1 ve 362/1-a maddeleri uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta süre içinde Yargıtay İlgili Hukuk Dairesi nezdinde temyiz yolu açık olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.<br>...<br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"c1b3c92f33677def","SID":"1379f84cba49af85"}}