{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. KONYA BAM   6. HUKUK DAİRESİ     <br>T.C.<br>KONYA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>  6. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO\t: ......<br>KARAR NO\t: ......<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br><br>BAŞKAN\t\t: ...  (...)<br>ÜYE\t\t\t: ...  (...)<br>ÜYE\t\t\t: ...  (...)<br>KATİP\t\t: ...  (...)<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: Konya.... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 15/05/2024<br>NUMARASI\t: ... Esas - ... Karar<br>İSTİNAF EDEN DAVACI\t: ...  <br>VEKİLİ\t: Av. ... <br>DAVALI\t: ...  <br>VEKİLİ\t: Av. ...  <br>DAVA\t: Menfi Tespit (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan)<br><br>İSTİNAF KARARININ<br>KARAR TARİHİ\t: 15/04/2025<br>YAZIM  TARİHİ\t: 16/04/2025<br>Davacı tarafından davalı aleyhine Konya.... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyası ile açılan menfi tespit davasında 15/05/2024 tarihinde tesis edilen davanın reddine ilişkin karara karşı davacının istinaf kanun yoluna başvurması üzerine, üye hakimin görüşleri alındıktan sonra dosya incelendiğinde;<br>DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalının müvekkili aleyhine farklı tarih ve miktarlardaki 12 adet bonoya dayalı olarak Konya.... İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı dosyası ile icra takibi başlattığını, müvekkilinin davalıya bir borcunun bulunmadığını, davalının Konya Cumhuriyet Başsavcılığının ... soruşturma sayılı dosyasında verdiği ifadede müvekkiline toz şeker sattığını ve alacağının bundan kaynaklı olduğunu beyan ettiğini, ancak bu beyanının doğru olmadığını, müvekkili ile davalı arasında herhangi bir ticari ilişkinin söz konusu olmadığını, müvekkilinin alüminyum döküm işi yaptığını, nakit paraya ihtiyacı olduğu dönemde bankalardan kredi çekemediği için davalıdan faiziyle ödemek üzere borç almak durumunda kaldığını, müvekkilinin  2007 yılında birkaç seferde davalıdan toplam 35.000,00-TL (Otuzbeşbin TL) faizle borç para aldığını, alınan paranın tamamının  bu kadar olduğunu ve bu miktarın kat kat fazlasının geri ödendiğini, müvekkilinin ....... Kooperatifi kanalıyla ...'tan 24.000,00-TL kredi çekip  borcuna karşılık davalıya verdiğini, ayrıca değişik zamanlarda çek ve senetler verdiğini, bunların bir kısmının kendi senetleri,  bir kısmının ise müşteri evrakı olduğunu, müvekkilinin nakit ve çek-senet vermek suretiyle davalıya ödediği paranın yaklaşık 200.000-TL  olduğunu, davalının borç parayı ilk olarak 6 ay vadeyle verdiğini, müvekkili ekonomik sıkıntılar sebebiyle zamanında ve tamamını ödeyemedikçe vadeyi uzattığını,  fakat her vade uzatımında borç miktarını % 100'e yakın oranlarda yükselttiğini ve her seferinde yeni açık senetler, müşteri senetleri aldığını, daha sonra da bu senetlerden iade etmedikleri ile dava konusu icra takibini yaptığını, takibe konu edilen bonoların toplam bedelinin 418.835,00 TL olduğunu, müvekkilinin takipten önce yaklaşık 200.000,00 TL ödeme yaptığını, kalan bedel üzerinden müvekkilinin yaklaşık 200-250 bin TL'lik şeker alması gerektiğini, ancak böyle bir alışverişin söz konusu olmadığını, davalı tarafın iddia ettiği şeker alışverişiyle ilgili herhangi bir fiş, fatura, irsaliye belgesi bulunmadığını, malın satışı ve teslimiyle ilgili bir belgenin de bulunmadığını beyan ederek müvekkilinin davalıya Konya.... İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı dosyası ve bu dosyadaki takip konusu bonolardan dolayı borçlu olmadığının tespitine, davalı aleyhine %40'dan az olmamak üzere tazminata hükmedilmesine karar verilmesi talep ve dava etmiştir.<br>CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkilinin alacaklı olduğunun Konya.... İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı dosyasına konu bonolarla sabit olduğunu, icra takibinde davacı tarafa usulünce tebligat yapıldığını ancak süresi içinde icra takibine itiraz edilmediğini ve takibin kesinleştiğini, icra dosyasından ev haczi işlemi yapıldığını ve bu hacizde davacının da bizzat hazır bulunduğunu, bu işlemden yaklaşık 15 ay sonra savcılığa şikayette bulunulması ve 18 ay sonra iş bu menfi tespit davasının açılmasının anlamsız olduğunu, davacının tutarsız ve çelişkili iddialarının olduğunu ve icra takibinden yaklaşık 18 ay sonra dava açılmasının kötüniyetli bir yaklaşım olduğunu, davacı tarafın mal kaçırma ve malları gizleme, devretme çabasında olduğunu, buna ilişkin Konya.... Asliye Hukuk Mahkemesinin ... ve ... esas sayılı dosyaları ile tasarrufun iptali davalı açtıklarını, müvekkilinin kesinleşen icra takibinden dolayı alacağını tahsil edemediğini, açılan davada ispat yükünün yerleşik Yargıtay içtihatlarıyla da sabit olduğu üzere davacı üzerinde olduğunu, tanık dinletme taleplerine muvafakatlerinin bulunmadığını beyanla açılan davanın reddine, davacı aleyhine %20 tazminata hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; \"... Dava, bonodan ve bonoya dayalı olarak başlatılan icra takibinden borçlu olunmadığının tespiti istemine ilişkindir.<br>Davalı  tarafından davacı aleyhinde Konya.... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyası ile, keşidecisinin davacı, lehtarının davalı olduğu, muhtelif bedel ve vadeli bonolara dayalı olarak icra takibi başlatıldığı, davacının, iş bu bonoların borç alınan para sebebiyle düzenlendiğini, davalıya tüm borç ödendiği halde bonoların kötü niyetli olarak takibe konulduğunu ileri sürerek menfi tespit talebinde bulunduğu, davalının ise bonoların mal satımı sebebiyle düzenlendiğini ve bedellerinin ödenmediğini savunduğu anlaşılmıştır.<br>İcra ve İflas Kanunu'nun 72.maddesi gereğince borçlu icra takibinden önce veya takip sırasında borçlu olmadığını ispat için menfî tespit davası açabilir. Kural olarak, bir vakıadan kendi lehine haklar çıkaran/iddia eden taraf, o vakıayı ispat etmeye mecburdur (4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 6.maddesi).<br>İspat yüküne ilişkin bu genel kural, menfi tespit davaları için de geçerlidir. Yani, menfi tespit davalarında da, tarafların sıfatları değişik olmakla beraber, ispat yükü bakımından bir değişiklik olmayıp, bu genel kural uygulanır. Bu davalarda da bir vakıadan kendi lehine haklar çıkaran (iddia eden) taraf o vakıayı ispat etmelidir.<br>Menfi tespit davasında borçlu ya borçlanma iradesinin bulunmadığını ya da borçlanma iradesi bulunmakla birlikte daha sonra ödeme gibi bir nedenle borcun düştüğünü ileri sürebilir. Borçlu borcun varlığını inkar ediyorsa, bu durumlarda ispat yükü davalı durumunda olmasına karşın alacaklıya düşer. Borçlu varlığını kabul ettiği borcun ödeme gibi bir nedenle düştüğünü ileri sürüyorsa, bu durumda doğal olarak ispat yükü kendisine düşecektir.<br>Menfi tespit davasında kural olarak, hukuki ilişkinin varlığını ispat yükü davalı/alacaklıdadır ve alacaklı hukuki ilişkinin (borcun) varlığını kanıtlamak durumundadır. Borçlu bir hukuki ilişkinin varlığını kabul etmiş, ancak bu hukuki ilişkinin senette görülenden farklı bir ilişki olduğunu ileri sürmüşse bu kez, hukuki ilişkinin kendisinin ileri sürdüğü ilişki olduğunu ispat külfeti davacı borçluya düşmektedir. Zira, davacı borçlu senedin bir hukuki ilişkiye dayanmadığını değil, başka bir hukuki ilişkiye dayandığını ileri sürmekte; temelde bir hukuki ilişkinin varlığını kabul etmektedir (Hukuk Genel Kurulu’nun 17.12.2003 gün ve  E:2003/19-781, K:2003/768;  12.10.2011 gün ve E:2011/19-473, K:2011/607; 04.12.2013 gün ve E:2013/19-89, K:2013/1645; 14.05.2014 gün ve E:2013/19-1155, K:2014/660; 17.04.2015 gün ve E:2013/19-1622, K:2015/1238 sayılı ilamları).<br>Somut olayda, davacı, dava ve takip konusu bonodaki imzasını inkar etmemiş, senedin aslında taraflar arasındaki borç para ilişkisine istinaden hatır senedi olarak verildiğini,  dahası, borç alınan paranın ödendiği halde bonoların anlaşmaya aykırı doldurarak takibe konu ettiğini bildirmiştir. <br> Yargıtay 19. Hukuk Dairesinin...... esas, ...... karar sayılı ilamında ve yine ...... esas, ...... karar sayılı ilamında uyguladığı üzere bononun ihdas nedeni bölümünde nakden ibaresi yazılı olduğu ve takip alacaklısının bonoda yazan tanzim sebebini talil etmediği halde, bononun boş olarak verildiği ve sonradan anlaşmaya aykırı doldurulduğu yönündeki iddialar ile bononun aslında hatır senedi olduğuna yönelik iddiaların yazılı delille ispatı gerekmektedir. <br>Dava konusu bonoların ihdas nedeni bölümü boş bırakıldığından bonoların aslında borç para karşılığı düzenlendiğini ve anlaşmaya aykırı olarak takibe konulduğunu davacı taraf yazılı delille ispatla yükümlüdür. Davacının bu türden bir delili dosyaya sunmamış olması ve ceza mahkemesinde yapılan yargılama neticesinde davalı hakkında beraat ve düşme kararları verilmesi karşısında ispat yükü üzerinde olan davacının bononun bedelsiz olduğuna yönelik iddialarını ispat edemediği neticesine varılmıştır. Ayrıca davacı tarafından ödeme iddialarına ilişkin olarak da dosyaya yazılı bir delil sunulmamıştır. <br>Davaya emsal Konya Bölge Adliye Mahkemesi......Hukuk Dairesi'nin 10/03/2023 tarih ve  ... Esas ...... Karar sayılı kararı: \"... HMK 226. Maddesi gereğince konusu suç teşkil eden vakıalar yemine konu olamayacağından bu hususta davalıya yemin teklif edilmesi de mümkün değildir. Ayrıca kambiyo senetlerinin ticari defterlere kayıt edilmesi zorunluluğu bulunmadığından dava konusu çekin davalı defterine kaydedilmemiş olması davalının çekten alacaklı olmadığı anlamına gelmez. Tüm bu hususlar birlikte değerlendirilerek mahkemece davanın reddine karar verilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı, davacı vekilinin istinaf taleplerinin yerinde görülmeyen istinaf taleplerinin HMK'nın 353/1.b.1. maddesi gereğince esastan reddi gerektiği sonuç ve kanaatiyle aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur...\" şeklindedir.<br> Davacı vekili yemin deliline dayanmış ise de, yukarıda yer verilen İstinaf Mahkemesi kararında belirtildiği üzere bedelsiz senet veya kötü niyetli iktisap iddiaları taraf yemini deliliyle ispata elverişli olmadığından yemin delili hatırlatılmasına lüzum görülmemiştir. Ayrıca bono bedeli, davalının açık rıza göstermemesi, yazılı delil başlangıcı mahiyetinde bir belge bulunmaması hususları karşısında davacının tanık dinletme talepleri kabul edilmemiştir.<br>Bu itibarla sübut bulmayan davanın reddi gerekmiştir.<br>Dava konusu icra takibinin tedbiren durdurulmadığı ve böylece İİK 72. Maddesinde belirtilen şartların oluşmadığı anlaşılmakla davacı aleyhine tazminata hükmedilmemiş ve aşağıdaki hüküm oluşturulmuştur...\" şeklindeki gerekçeyle, davanın reddine, yasal şartları oluşmadığından davacı aleyhine tazminata hükmedilmesine yer olmadığına karar verilmiştir. <br>İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı  vekili istinaf dilekçesinde özetle; İlk derece Mahkemesinin Yargıtay  6. Ceza Dairesi'nin ... Esas ve ... Karar sayılı k ilamını hiçbir şekilde değerlendirmediğini ve tartışmadığını, Ceza Usul Hukukuna  göre; beraat verilmesi gereken durumlarda beraat kararı dışında düşme kararı verilemeyeceğini, Yargıtay'ın görüşü beraat yönünde olmuş olsa idi düşme tartışmasını hiç yapmadan onama kararı vereceğini, Yargıtay ilamından açıkça görüleceği üzere Yargıtay'ın  bu dosya hakkında bozma  kararı verdiğini, ancak dosyanın zamanaşımı  nedeniyle düşmesi neticesiyle dosyadan el çektiğini, bu nedenle dosyadaki delillere, beyanlara, ifadelere itibar edilmesi, gerekçeli kararda bu hususların tartışılması gerektiğini, davalı hakkında Konya....Asliye Ceza Mahkemesi'nin ... Esas ve ... Karar sayılı dosyası ile  tefecilik, bedelsiz senedi kullanma ve açığa imzanın kötüye kullanılması suçlarından kamu davası açıldığını, mahkemece yapılan yargılama sonucunda davalının cezalandırılmasına karar verildiğini, bu kararın dikkate alınması gerektiğini, sözkonusu karar ile davalının tefecilik suçundan cezalandırıldığını, ilk derece mahkemesince anılan kararın gerekçesinin, maddi delillerin ve  tanık ifadeleri hiçbir şekilde değerlendirme konusu yapılmadığını, ilk derece mahkemesi kararında belirtilen senedin bedelsiz kaldığının ispatlanamadığı yönündeki gerekçenin yerinde olmadığını, davalının ceza mahkemesindeki yargılama sırasında bu hususta açık ikrarda bulunduğunu ve müvekkilinin davasını ispat ettiğini beyan ederek ilk derece mahkemesince verilen kararın kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. <br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: <br>Dava; menfi tespit talebine ilişkindir.<br>İstinaf incelemesi HMK 355. madde gereğince istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplerle ve re'sen kamu düzenine aykırılık yönünden sınırlı olarak yapılmıştır.<br>Davacı, davalının tefecilik yaptığını, davalıdan sadece 35.000,00 TL borç para aldığını, karşılığında  Konya......İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasında takip dayanağı olan bononun da aralarında bulunduğu bonoları verdiğini, davalıya olan borcunu kendisine ve müşterilerine ait evraklarla fazlasıyla ödediği halde davacının dava konusu bonoyu doldurarak icra takibine konu ettiğini ileri sürerek menfi tespit talep etmekte, davalı ise ispat yükünün davacıda olduğunu, davacının senedin bedelsiz kaldığını yazılı delille ispatlaması gerektiğini savunarak davanın reddini talep etmektedir.  <br>Menfi tespit davalarında ispat yükü kural olarak alacaklıdadır. Ancak davalının alacağı senede dayanıyorsa ispat yükü yer değiştirerek senetten dolayı borçlu olmadığını iddia eden davacı tarafa düşer. Kambiyo senetleri sebepten mücerret olduğundan borçlu olunmadığının ispat yükümlülüğü davacı borçluya aittir. Karine olarak bir kambiyo senedinin mevcut bir borcun ifası veya itfası amacıyla verildiği kabul edilir.Kambiyo senetleri birer ödeme aracıdır. Borçlu,  bononun  bedelsiz olduğu  yönündeki iddiasını yazılı delil ile ispatlamalıdır.Bu konuda tanık dinletilmesi de mümkün değildir. (Yargıtay 19.Hukuk Dairesi'nin  2018/2939 Esas,  2019/4786 Karar sayılı  2017/3521 Esas,  2019/1844 Karar sayılı kararları) Dava konusu somut olayda  dava konusu bonoyu davalıdan faiz karşılığı almış olduğu borç karşılığında verdiği ve bono bedelini ödediği yönündeki iddiasını ispatlayacak  yazılı bir delil sunmamıştır.  Her ne kadar davacı, davalının tefecilik yaptığının ceza mahkemesi kararı ile tespit edildiğini ileri sürmekte ise de dosyada mevcut bilgi ve belgelere göre  davalı hakkında Konya....Asliye Ceza Mahkemesi'nin  ... Esas  ... Karar sayılı dosyası ile  Açığa İmzanın Kötüye Kullanılması, Tefecilik Yapmak, Tehdit, Bedelsiz Senedi Kullanma suçlarından kamu davası açıldığı, mahkemece yapılan yargılama sonucunda tehdit suçundan suçun sabit olmadığı gerekçesiyle  beraat, bedelsiz senedi kullanma ve açığa imzanın kötüye kullanılması suçlarından altı aylık şikayet süresi içerisinde şikayet yapılmadığı gerekçesiyle düşme, tefecilik suçu nedeniyle 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, karara karşı temyiz yoluna başvurulması üzerine Yargıtay......Ceza Dairesinin  ...\tEsas, ... Karar sayılı ilamı ile  iddianamede tehdit olarak nitelenen eylemin sübutu halinde yağmaya teşebbüs suçunu oluşturabileceği, bu nedenle görevli mahkemenin Ağır Ceza mahkemesi olduğu gerekçesiyle kararın bozulmasına karar verildiği,  bozma kararı üzerine dosyanın Konya......Ağır Ceza Mahkemesi'ne gönderildiği, mahkemece yapılan yargılama sonucunda verilen 25/03/2021 tarihli  ... Esas, ...... karar sayılı karar ile   sanığın yağmaya teşebbüs ve  tefecilik suçlarını işlediğine dair yeterli delil elde edilemediği gerekçesiyle   sanığın yağmaya teşebbüs suçu ve tefecilik suçundan beraatine, sanık hakkında bedelsiz senedi kullanma ve açığa imzanın kötüye kullanılması suçlarından açılan kamu davaları bakımından ise, bu suçların şikayete tabi olduğu ve şikayetin süresinden sonra yapıldığı gerekçesiyle sanık hakkında bu suçlardan açılan kamu davalarının ayrı ayrı düşmesine karar verildiği, karara karşı temyiz yoluna başvurulması üzerine Yargıtay......Ceza Dairesi'nin ... Esas ... Karar sayılı ilamı   sanık hakkında yağma suçundan verilen beraat hükmü yönünden hükmün onanmasına karar verildiği, \t tefecilik, bedelsiz senedi kullanma ve açığa imzanın kötüye kullanılması suçları yönünden zamanaşımı sürelerinin dolması nedeniyle hükmün bozulmasına ve sanık hakkında açılan kamu davasının zamanaşımı nedeniyle düşmesine karar verildiği anlaşılmakta olup davalı hakkında verilip kesinleşen bir ceza bulunmadığından ceza dosyalarında hukuk hakimini bağlayacak maddi bir tespit yapıldığından sözedilmesi mümkün değildir. Yine davacı, davalının dava konusu senetler nedeniyle mal teslim edildiğini savunması nedeniyle ispat yükünün davalıya düştüğünü, davalının senet karşılığında mal verdiğini ispatlaması gerektiğini ileri sürmekte ise de dava konusu senetler üzerinde herhangi bir bedel kaydı bulunmadığından davalının senetler karşılığında mal verildiği yönündeki beyanı talil mahiyetinde olmayıp ispat yükünün yer değiştirmesi sözkonusu değildir.  (Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin  2021/9080 Esas, 2023/3581 Karar sayılı ilamı) Bu nedenlerle mahkemece davanın reddine karar verilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığından davacının istinaf başvuru talebinin HMK 353/1.b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerektiğine ilişkin aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. <br>HÜKÜM\t: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; <br>1- Davacının istinaf başvuru talebinin ESASTAN REDDİNE,<br>2-Alınması gereken 615,40 TL harçtan, peşin alınan 427,60 TL harcın mahsubu ile bakiye 187,80 TL karar ve ilam harcının davacıdan tahsili ile hazineye irad kaydına,<br>3-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından ücret-i vekalet ile ilgili hüküm kurulmasına yer olmadığına, <br>4-İstinafa başvuran davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendisi üzerinde bırakılmasına, <br>5-Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 359/4.maddesi gereğince; kararın tebliği işlemlerinin ilk derece mahkemesi tarafından yapılmasına, <br>6-Dava dosyasının ilk derece mahkemesine gönderilmesine, <br>Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 15/04/2025 tarihinde oybirliği ile HMK'nın 362/1.a maddesi gereğince kesin olarak karar verildi.  <br><br><br>     Başkan ...                     Üye ...                       Üye ...                  Katip ...<br>         e-imzalıdır                       e-imzalıdır                       e-imzalıdır                     e-imzalıdır<br><br><br><br><br>O.B <br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"5fae21f959f49fa9","SID":"093bd3bb3e10273d"}}