{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM  35. HUKUK DAİRESİ     Esas-Karar No: 2024/284 - 2025/483<br>\t\t\t    T.C.<br>ANKARA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>35. HUKUK DAİRESİ<br><br><br>DOSYA NO\t: 2024/284 <br>KARAR NO\t: 2025/483<br><br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>K A R A R <br><br><br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 10/07/2023<br>NUMARASI\t\t: 2022/90 Esas - 2023/508 Karar<br><br><br><br>DAVANIN KONUSU\t: Tazminat <br>KARAR TARİHİ\t: 10/04/2025<br>GEREKÇELİ KARAR <br>YAZILMA TARİHİ\t: 10/04/2025<br><br>\tMahalli mahkemesince verilen karara karşı davalı ... vekili tarafından süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda;<br>\tTARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI<br>\tDavacı vekili dava dilekçesinde; müvekkiline ait ... plakalı aracın 17/12/2020 tarihinde park halinde iken davalılar sorumluluğundaki ... plakalı aracın davacı aracına çarparak hasara yol açtığını, aracın değer kaybına uğradığını, ... plakalı araç sürücüsünün çarpmanın ardından olay yerinden ayrıldığını, ... aracın 201198392 numaralı ZMMS poliçesi ile kaza tarihinde davalı Sigorta Şirketi'ne sigortalı olduğunu, söz konusu kazada müvekkilinin kusursuz olduğunu, dava konusu kaza sonrası oluşan zararların karşılanmasına ilişkin davalı tarafa karşı arabuluculuk başvurusu yapıldığını, ancak netice alınamadığını belirterek, davalıların sorumluluğundaki aracın kusuru ve haksız fiili nedeniyle meydana gelen trafik kazası sonucunda müvekkilinin aracında oluşan değer kaybına binaen şimdilik 1.000,00 TL'nin kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, davalılar sorumluluğundaki aracın haksız fiili ve kusuru nedeniyle meydana gelen trafik kazası sonucunda müvekkilin uğradığı araç mahrumiyeti araç bedeli zararına binaen şimdilik 100,00-TL'nin kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle davalı ...'den tahsiline karar verilmesini istemiştir. <br>\tDavacı vekili 01.12.2022 tarihli  ıslah/talep artırım dilekçesi ile, değer kaybı  bedelini 20.000,00  TL olarak, araç mahrumiyet bedelini ise 3.000,00 TL  olarak belirlemiştir.<br>\tDavalı ... Sigorta vekili davaya cevap dilekçesinde; kazaya karışan ... plaka sayılı aracın müvekkil şirkete ZMMS poliçesi ile sigortalı olduğunu, müvekkil şirketin bu poliçedeki maddi zararlara ilişkin limitinin 41.000,00 TL olduğunu bildirerek, davacı yanın avans faizi talebinin reddini, ret taleplerinin kabul edilmemesi halinde bilirkişi incelemesi yapılmasını, talebin kabulü halinde, dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faize hükmedilmesine karar verilmesini istemiştir. <br>\tDavalı ..., cevap dilekçesi vermemiştir. <br>\tİLK DERECE MAHKEMESİ KARARI<br>\tMahkemece, 17.12.2020 tarihinde davacıya ait ... plakalı otomobilin park halinde iken davalı ...'e ait ... plakalı otomobilin davacı ait araca çarparak değer kaybına yol açtığı, kazaya neden olan ... plakalı aracın davalı Sigorta Şirketine ZMMS ile sigortalı bulunduğu, dosya içerisinde yer alan Adli Trafik bilirkişisi tarafından tanzim olunan ve hükmün tesisinde esas alınan rapor içeriğine göre kazanın meydana geliş şekline göre davalı Sigorta Şirketine sigortalı bulunan araç sürücüsünün asli ve tek kusurlu olduğu, yine makine mühendisi tarafından düzenlenen rapor içeriğine göre de, kazanın meydana geldiği tarih nazara alındığında yerleşik yargısal uygulamalar nazara alınmak suretiyle yapılan hesaplama neticesinde davacının aracından meydana gelen değer kaybı tutarının 25.000,00 TL, mahrum kalınan araç zararının ise 5.850,00 TL olduğu, davacı tarafça, dava açılmadan evvel davalı Sigorta Şirketine yapılan müracaatın 19.01.2021 tarihinde tebliğ edilmiş olup, bu tarihten 8 iş günü sonrası olan 01.02.2021 tarihinde davalı sigortanın temerrüde düşmüş sayılması gerektiği anlaşılmakla, 01.02.2021 tarihinden itibaren temerrüt faizi işletilmesi, davalı ... bakımından ise kaza tarihinden itibaren faize hükmedilmesi gerektiği gerekçesiyle; \"Davanın kabulüne, değer kaybı zararına ilişkin talebin kabulüne, 20.000,00 TL'nin (1.000,00 TL'sine davalı ... yönünden kaza tarihi olan 17.12.2020 tarihinden, davalı ... Sigorta A.Ş. yönünden 01.02.2021 temerrüt tarihinden itibaren işletilecek avans faizi ile, 19.000,00 TL'sine ıslah tarihi olan 01.12.2022 tarihinden itibaren işletilecek avans faizi ile) davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine, araç mahrumiyet zararına ilişkin talebin kabulüne, 3.000,00 TL'nin (100,00 TL'sine kaza tarihi olan 17.12.2020 tarihinden, 2.900,00 TL'sine ıslah tarihi olan 01.12.2022 tarihinden itibaren işletilecek avans faizi ile) davalı ...'den tahsili ile davacıya ödenmesine'' karar verilmiştir. <br>\tİLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ<br>\tDavalı ... vekili istinaf dilekçesinde, ...’in davaya konu kazanın tarafı olmadığını, müvekkilin davaya konu maddi hasarlı trafik kazasını gerçekleştirdiğine ilişkin ve buna bağlı olarak sorumluluğunun doğduğuna ilişkin yeterli delilin dosyaya kazandırılmadığını ve sonuç itibariyle davacı tarafın iddialarını somut delillerle ispatlayamadığını, ayrıca ticari davalarda zorunlu arabuluculuk şartı yalnızca ... Sigorta A.Ş'ye karşı gerçekleştirilmiş olup kendilerine arabuluculuk başvurusu yöneltilmediğini, bu nedenlerle husumet yokluğu ve zorunlu arabuluculuk şartı eksikliğinden davanın usulden reddi gerekirken mahkemenin esas incelemesine girmesinin hatalı olduğunu, kararın tek bir tanık beyanı ile müvekkilin aracının bahse konu kazayı gerçekleştirdiği ve sorumluluğunun doğduğu inancıyla verildiğini, söz konusu olayın yaşandığı iddia edilen sokakta bulunan mobese ve güvenlik kamerası kayıtları incelemeye alınmayarak yalnızca bir tanık ifadesinde bulunan muğlak ifadeler ile müvekkili işbu kazanın tarafı gibi değerlendirmenin hukuka ve hakkaniyete aykırı olduğunu, dosya münderecatına kazandırılan bilirkişi raporunun ise sadece dosyadaki soyut iddialar değerlendirilerek tanzim edildiği,  herhangi bir somut inceleme ve keşif yapılmadığını, ayrıca dosyadaki kaza tespit tutanağı aksi ispat edilinceye kadar geçerli bir delil olsa da sadece bu delile ve tek bir tanık beyanına dayanarak müvekkil hakkında aleyhe hüküm kurulmasının hukuka ve hakkaniyete aykırı olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasını istemiştir. <br>\tDELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE<br>\tMahkemece verilen kararda kamu düzenine aykırılık görülmediğinden, HMK'nın 355. maddesi gereğince istinaf edenin sıfatına göre ve istinaf sebepleri ile sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonucunda;<br>\tDava, trafik kazasından kaynaklanan maddi tazminat istemine ilişkindir. <br>\tArabuluculuk konusundaki istinaf yönünden, dava şartı olan zorunlu arabuluculuk hükümlerinin uygulanabilmesi için taraflar arasındaki uyuşmazlığın ticari dava olması gerekir. <br>\tTTK'nın 4/1.maddesi uyarınca her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ile tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın bu kanunda (-Türk Ticaret Kanunu'nda-) öngörülen hususlardan doğan hukuk davaları ticari dava sayılır. <br>\tSigorta hukuku 6102 sayılı TTK'nın 1401 ve devamı maddelerinde, zorunlu sorumluluk sigortası aynı Yasa'nın 1483 ve devamı maddelerinde düzenlenmiş olup, zarar gören üçüncü kişi tarafından, zarar verenin Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortacısı aleyhine açtığı davalar TTK'nın 4/1-a maddesi uyarınca mutlak ticari dava kapsamında kalmaktadır.<br>\tDavalı ... hakkında KTK'nın 85.maddesi uyarınca araç işleteninin sorumluluğuna dayanılarak dava açılmış olup, davacının gerçek kişi olması, uyuşmazlığın haksız fiilden kaynaklanıp TTK'da düzenlenen bir hususa ilişkin olmaması nedeniyle davalı işleten yönünden de nispi ya da mutlak ticari davadan söz edilemez. <br>\tBu durumda anılan davalı hakkında, davacının TTK'nın 5/A maddesi gereğince arabulucuya başvuru zorunluluğu bulunmadığından, bu yöne ilişkin istinaf sebeplerine itibar edilememiştir.<br>\tDosyadaki yazılara, kanuni gerektirici sebeplere, kazanın varlığını ispat yükü davacıda olup, kaza tespit tutanağı, soruşturma dosyası ve tanık beyanıyla kazanın ispatlandığı anlaşılmakla usul ve yasaya uygun ilk derece mahkemesi kararına karşı davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1. maddesi gereğince esastan reddine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.<br>\tHÜKÜM: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere;<br>\t1-Davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanunun 353/1-b.1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,<br>\t2-Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden davalıdan alınması gereken 1.571,13 TL istinaf karar harcından, peşin alınan 427,60 TL harcın mahsubu ile bakiye 1.143,53 TL harcın istinaf eden davalıdan alınarak Hazineye gelir kaydına,<br>\t3-İstinaf eden davalı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,<br>\t4-Gider avansından artan kısım varsa karar kesinleştiğinde yatırana iadesine,<br>\t5-Kararın taraflara tebliği, kesinleştirilmesi, bakiye harç tahsili ve gider avansı iadesi işlemlerinin ilk derece mahkemesi tarafından yapılmasına,<br>\tDair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK.nın 362/1-a maddesi uyarınca KESİN olmak üzere 10/04/2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi.<br><br>\t\t\t\t<br><br>Başkan<br>Üye <br>Üye <br>Katip <br><br><br>* Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.<br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"af6f3ff6dfd91add","SID":"da0b6afcd1f87585"}}