{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 31.HUKUK DAİRESİ<br> Esas-Karar No:  2025/28-2025/300 <br>                    T.C.<br>               ANKARA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>       31.HUKUK DAİRESİ<br>\t\t\t            (İnceleme Aşamasında / Duruşmasız)<br>(Başvurunun Esastan Reddi/ HMK m. 353/1-b.1)<br>(Başvuru Kabul/Yeniden Hüküm/HMK m. 353/1-b.2)<br>DOSYA NO\t: 2025/28  Esas<br>KARAR NO\t: 2025/300<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br><br><br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 13/06/2023<br>NUMARASI\t\t: 2020/503 Esas-2023/348 Karar<br><br><br>\t <br>DAVANIN KONUSU\t: Alacak (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan)<br>KARAR TARİHİ\t: 25/03/2025<br>KARAR YAZIM TARİHİ\t: 10/04/2025<br><br>\tTaraflar arasında yargılaması yapılan  Alacak (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasında  mahkemece davanın kısmen kabulüne kısmen reddine dair verilen  karara karşı süresi içinde taraf vekilleri tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine yapılan incelemede;<br>\tTARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: <br>\t\t\t\t\t\t\tDavacı vekili;Davacı vekili; müvekkil şirket ile  davalının , davalıya ait ... Köyü civarındaki rödevanslı demir <br>madeni içinde kalsit madeni de olduğu ve bunun değerlendirilmesi konusunda anlaştıklarını , bu amaçla davalı talebiyle Çorum’da bulunan müvekkiline ait kalsit mikronize tesisinin  bu madene  taşındığını ,  bu tesisin taşınması ve kurulumu, kırma ve eleme tesisinin kurulmasının planlanması ve danışmanlık hizmeti, <br>hammadde depolarının projelendirilmesi, ürün stok depolarının planlanması ve kalsit ocağının açılması gibi işlerin müvekkili tarafından  400.000,00 TL bedelle yapılması konusunda da anlaştıklarının , buna ilave olarak da 22.242,00 TL değerindeki ambalaj <br>malzemelerin de davalıya verildiğini , yine  yapılan bu anlaşma uyarınca gerekli kurulumun müvekkilince  yapılması ve sonrasında mikronize kalsit işi için iki şirket arasında ortaklık anlaşması yapılacağının da kararlaştırıldığını , davalı tarafın müvekkili alacağı olan 400.000,00 TL’ye karşılık olarak ilgili makinelerin Leasing ödemelerini yaptığını , Leasing ödemelerinin  bitmesi, kurulum için davacı müvekkile ödenmesi gereken 400.000,00 TL’nin ödenmesinden sonra ortaklık sözleşmesinin  kurulması gerekirken davalının  ortaklık anlaşmasına <br>yanaşmadığını , kalsit tesisi kurulumu tamamlanıp, kalsit üretimi ve satışı başladığında taraflar arasında 04.10.2017 tarihinde hesap <br>mutabakatının yapıldığını , bu hesap mutabakatında da “... Köyü Kalsit Tesisi KDV Dâhil Kurulum Bedeli” olarak 400.000,00 TL ve diğer harcamalar ile birlikte toplam 422.242,00 TL davalı borcu olduğu , davalı tarafın o tarih itibariyle 237.688,44 TL ödemeyi yaptığı ,  90.770,67 TL kalan Leasing ödemesi  ve  bakiye <br>93.782,89 TL  kurulum bedeli alacağı olmak üzere toplam 184.553,56TL davalı borcunun bulunduğunun kararlaştırıldığını, Haziran 2018 tarihinde Leasing taksit ödemeleri bitimi üzerine  davalıca  makinelerin devirlerinin yapılarak fatura kesilmesi <br>talebinin iletildiğini, ancak müvekkil tarafından,  yapılacak ödemelerin tamamlanması halinde 04.10.2017 <br>tarihli mutabakat gereği kalsit tesisi kurulum faturasının kesileceği,  ek ön şart olarak, baştaki <br>anlaşma gereği kalsit işinin ortak yapılacağına ilişkin sözlü anlaşmanın resmiyete dökülmesininin talep edildiği , fakat davalı <br>tarafın ruhsat sahası içinde değerli maden bulduklarını belirterek ortaklıktan vazgeçtikleri beyanı  üzerine, müvekkilince, kurulan tesisteki <br>makinelerin tarafına iade edilmesini ya da makine bedellerinin ödenmesini  talep ettiğini , davalı tarafça bu talebin kabul <br>edilmediğini , 31.12.2018 tarihinde şirket binasında taraflarca toplantı yapıldığını, bu toplantıda davalının kalsit işinden <br>zarar ettiklerini ve ortaklık yapmayacaklarını belirttiğini , bunun üzerine kalan kurulum bedelinin taraflarına ödenmesi  ve tesiste bulunan makinelerin tarafına iadesini talep <br>ettiklerini ,  bunun üzerine müvekkil şirket yetkilisine saldırıldığını , şirketin işlerini yürütmekte olan ...'ın aynı zamanda davalı şirkette daimi nezaretçi olarak 11.01.2019 <br>tarihine kadar çalıştığını , saldırı olayından sonra bu iş akdi  fesih edildiğinden <br>Ankara 9. İş Mahkemesinin 2019/123 E Sayılı dosyasında işçilik alacakları için dava açıldığını , daha sonra müvekkilinin 21.03.2019 tarihinde davalı tarafa Çorum 2. Noterliği’nin 21.03.2019 tarih ve 8838 yevmiye <br>numaralı ihtarnamesini çekerek ,  kalan kurulum bedelinin ödenmesini ve makinelerin iade edilmesini talep ettiğini , ancak <br>makinelerin iade edilmediği gibi bir ödeme de yapılmadığının belirterek  ve  fazlaya ilişkin her türlü talep ve dava hakkını saklı tutarak,  Kalsit üretim tesisinin <br>kurulum bedeli ve  makineler bedeline karşılık gelmek üzere şimdilik 1.000,00 TL’nin ticari faizi ile birlikte davalıdan alınarak müvekkiline ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davacı vekili 29.12.2022 tarihli ıslah dilekçesi ile; kalsit üretim tesisinin kurulum bedeli bakiyesi 81.144,22-TL ve makina bedeli olan 519.150,00TL olmak üzere toplam dava değerini 599.294,22-TL daha arttırarak 600.294,22-TL'ye yükseltmiştir.<br> Davalı vekili; Davacının , müvekkilİ şirket ile iş ilişkisinin, dava dışı ...’ın vekâletsiz iş görme hükümleri kapsamında vekili yöneticisi <br>sıfatıyla hareket ettiği eşi ... adına kayıtlı o dönemde Çorum İlinde faaliyet (işleri bozulmuş, borç ödeme <br>acziyetine düşmüş) gösteren davacı firmaya ait kalsit öğütme makineleri ve müştemilatının, müvekkili şirkete satılması ve <br>kurulumunun yapılarak teslim edilmesiyle , dava dışı ...’ın da üretim ve pazar faaliyetlerinin maaş+prim <br>şeklinde yürütülmesi hususunda mutabık kalınmasıyla  başladığını , dava dışı ... ile satış mutabakatı sağlandıktan sonra İş Leasing firması ile leasing sözleşmesinin müvekkil <br>şirkete devri ile alakalı görüşmeler ve yazışmalar yapıldığı , ancak  devir sürecinin uzayacağı, ekstra maliyetlerin çıkması ve <br>teminat istenmiş olmasından dolayı leasing sözleşmesinin devri yerine leasing ödemelerinin müvekkil şirket tarafından <br>davacı ...’ın nam ve hesabına Leasing firmasına yapılarak tamamlanması ve akabinde ...’ın envanterine <br>geçecek olan makinaların müvekkil şirkete kesilecek fatura ile devir işlemlerinin gerçekleşmesi yönünde anlaşıldığını , davacı firmanın vekâletsiz iş görme hükümleri kapsamında vekili ve yöneticisi sıfatı ile hareket eden ...'ın <br>makineleri ve müştemilatını satarken sektör bilgisinin çok yüksek olduğunu belirterek müvekkil şirkette çalışması halinde <br>şirkete faydalı olacağını beyan ettiği , tesisin satın alınması akabinde dava dışı ..., bu çerçevede müvekkili <br>şirkette Maden Mühendisi sıfatıyla üretim ve pazarlama faaliyetlerinden sorumlu personel olarak işe başladığı  , İş Leasing ödemelerinin 2018 yılının 7.ayında tamamlandığını , davacının  makineler faturasını , Leasing firmasından <br>alıp müvekkil şirkete anlaşma şartları çerçevesinde devretmesi gerekirken, anlamsız bahane ve mazeretlerle süreci zamana <br>yayarak müvekkili şirketi dolandırmak istediğini , satışı ve ödemesi yapılan Kalsit Tesisi ve müştemilatının fatura ile devrinin yapmayarak vede tüm bunları bir dolandırıcılık <br>faaliyeti çerçevesinde planlamış olması, Yönetim Kuruluna da tehdit ve hakarette bulunmuş olunması sebebiyle, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığına hem ... , hem de ... aleyhinde “Nitelikli Dolandırıcılık, <br>Tehdit, Hakaret, Güveni Kötüye Kullanma” suçlarından 02.04.2019 tarihinde suç duyurusunda bulunulduğu  , makinaların ve müştemilatının bakiye leasing ödemeleri dâhil davacı şirket ve dava dışı ... ile <br>yapılan mutabakat çerçevesinde  tüm ödemelerinin müvekkil şirket tarafından yapıldığını , kalsit tesisine ait olup Leasing <br>kapsamında olmayan ve davacı şirketin envanterinde bulunan bir kısım makine ve müştemilatın faturasının da, müvekkil şirkete <br>keşide edildiğini , ancak büyük bir kısmının faturasının tüm ihbar ve ikazlara rağmen düzenlenmediğini , Kalsit öğütme makineleri ve müştemilatının satış +tesis kurulum bedeli olan 400.000,00 TL (bir kısmı leasing firmasına, bir <br>kısmı ... firmasına bir kısmı dava dışı ...’a) ödendiğini , tüm bu ödemeler bittikten sonra leasing firmasınca Kalsit öğütme makinaları ve müştemilatının faturasını davacı ... firmasına keserek mülkiyetini  devir ettiğini , Kalsit <br>öğütme makinaları ve müştemilatının zilyetliğinin  taraflarına  devredilmiş olmasına karşın tüm ihtar ve ihbarlarımıza rağmen Leasingli kısmın faturalarının kesilmediğini, hesap mutabakatı yapılırken “... Köyü Kalsit Tesisi ve KDV Dahil kurulum bedeli” yazılması gerekirken sehven “... <br>Köyü Kalsit Tesisi KDV Dahil Kurulum Bedeli” yazılmış olmasından yola çıkarak, kendi nam ve hesabına haksız kazanç elde <br>etme düşüncesiyle müvekkili şirketi nitelikli şekilde dolandırmaya çalıştığını , ...’ın 24.10.2016 tarihinde göndermiş olduğu mailde makinelerin ve müştemilatının leasing ve diğer <br>maliyetlerinin “sıfır bedel” 628.000 TL olduğunu beyan ederek , müvekkil şirkete satış+sökme+kurulum “ikinci el bedeli”  475.000 TL olarak teklif gönderdiği, bu teklife istinaden yapılan görüşmelerde makinaların <br>satış+ sökme + kurulum bedeli olan toplam 400.000 TL’ye (o zamanki USD değeri yaklaşık 129.000 USD’dir) anlaştıklarını ve bu bedelin müvekkil şirket tarafından ödendiğini ,  tüm bu hususların belgeler ile sabit iken mutabakat metninde yapılan bir <br>hatadan dolayı makinelerin sadece kurulum bedeli olarak 400.000 TL’ye anlaşılmış olduğunu iddia etmek ticari hayatla, <br>akılla ve gerçeklerle bağdaşmadığını  belirterek , davanın esastan reddine  karar verilmesini <br>cevap ve talep etmiştir. <br><br>\tİLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ : <br>\t\t\t\t\t\t\tMahkemece; davacı şirkete ait ait Çorumda buluna kalsit tesisinin, davalıya ait   ... köyündeki kalsit tesisine  taşınması için sökümü ile kurulumu hususunda yazılı bir anlaşmanın bulunmadığı, davalının, taraflar arasındaki anlaşmanın tesiste bulunan makina ve ekipmanlar ile bunların sökümü ve kurulumu olmak üzere taraflar arasında hesap mutabakatından da anlaşılacağı gibi 400.000,00 TL bedelle  olduğunu , buna karşılık davacının ise bu bedelin yalınızca söküm ve kurulum hizmetine ilişkin olduğunu, makine bedelini içermediğini , makinelerin iadesi ya da bedelinin ödenmesinde gerektiğinin  iddia edildiği,  taraflar arasında anlaşma tarihinden yaklaşık 10 ay sonra düzenlenen ve tarafların itiraz etmedikleri imzalarını içeren  04.10.2017 tarihi hesap mutabakatı başlıklı belgede \"Tatıkköyü Kalsit Tesisi KDV dahil Kurulum bedeli 400.000,00 \" olarak yazılı ise de ,  gerek teknik bilirkişilerin söküm ve kurulum bedelinin o tarih itibariyle 50.000,00 TL olabileceği yönündeki tespiti, gerekse de  davalı adına yapılan Leasing taksit ödemleri ile  belgenin sol alt kısmına  düşülen \"Leasinge kalan bakiye ödendiğinde ... Yapı İnş. Mad. San. ve Tic. Ltd. Şti. Firmasının keseceği fatura ile hesap kapanmış olacaktır.\" şeklindeki notun, bu anlaşma içeriğine  leasing şirketinden finansal kiralama ile alınan davacıya ait ikinci el makinelerin de dahil olduğu, yine davacının kurulum ve işletmeden sonra maden ocağının işletimi yönünde ortaklık kurulacağı iddiasının, davacı şirketin temsilcisi olan ...  davalı iş yerinde iş akdiyle çalıştığı  tarafların beyanları ile sabit olduğu gibi makinelerin söküm ve kurulum bedeline ilişkin bilirkişilerin yaptıkları tespit nazara alındığında samimi görülmediği, tüm bu nedenlerle gerek hesap mutabakatı , gerekse defter incelemesi neticesinde bilirkişilerce tespit edilen  makina bedeli ve söküm/ kurulum bedelinin 400.000,00 TL içinde olmasının makul olduğu tespiti karşısında, yine tespit edilen ihtilaf bulunmayan ödemeleri toplamı 341.097,98 TL  düşülmesi ile (55.000,00 TL ödemenin davacı şirketin yetkilisinin şahsına yapıldığı bu kişinin de şirkette işçi statüsünde çalıştığı nazara alınarak borçtan düşülmediğinde) davacı alacağının( 400.000,00 TL- 341.097,98TL =) 81.144,22 TL olduğu, davacının ihtarname ile davalıyı temerrüte düşürdüğü de belirtilerek, davacının davasının kısmen kabulüne karar verilmiştir. <br>\tİLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ :<br>\tDavacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; taraflar arasında adi ortaklık anlaşması yapıldığını, adi ortaklık anlaşması kapsamında tarafların yükümlülüklerinin mevcut olduğunu, tesisin kurulumu için de 400.000,00 TL'ye anlaştıklarını, ayrıca 22.242,00 TL malzeme bedeli ödeneceğini, kurulum bedeline karşılık davalının müvekkilin nam ve hesabına leasing ödemeleri yaptığını, mutabakat metnine göre 184,553,56 TL alacak belirlendiğini, 2018 yılının Haziran ayında leasing ödemelerinin tamamlandığını, 400.000,00  TL'nin sadece makine bedeli olmayıp diğer yükümlülüklerinin de karşılığı olduğunu, davalının edimini ifa etmemesi sebebiyle tesisin zarar ettiğini, adi ortaklık hükümlerine göre değerlendirme yapılması gerektiğini, bilirkişi raporunu kabul etmediklerini, tanıkların da adi ortaklığı doğruladığını, ortaklığın davalı tarafından sonlandırılmış olması sebebiyle makinelerin iade edilmesi gerektiğini, alım-satım ilişkisi bulunmadığını belirterek yerel mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmiştir. <br>\tDavalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; davacı tarafın 29/12/2022 tarihli ıslah dilekçesi ile toplam 600.294,22 TL talep ettiklerini, 55.000,00 TL'lik ödeme kabul edilmeden defterler üzerinden sonuca gidildiğini, davacı şirkete borçlarının olmadığını, makine ve müştemilatının satışı-sökme-kurulum bedeli olarak KDV dahil 400.000,00 TL'ye anlaştıklarını, davacının faturayı kesmemesi sebebiyle 51.657,00 TL + KDV'ye hak kazanamadığını, davacı yetkilisinin talebi ile bir miktar ödemenin şahsi hesaba yapıldığını, bu konudaki mutabakatla ödeme arasında iki gün süre olduğunu, bakiyele ıslah tarihinden itibaren faiz işletilmesi gerektiğini belirterek yerel mahkeme kararının kaldırılmasını ve davanın reddini talep etmiştir. <br>\tGEREKÇE :<br>\tDava,  Eser Sözleşmesinden kaynaklanan  alacağın tahsili istemine ilişkindir. <br>\tİnceleme, 6100 sayılı Hukuk  Muhakemeleri Kanunu (HMK)'nun 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek duruşmasız olarak yapılmıştır.<br>\tEser sözleşmesinden kaynaklanan uyuşmazlıklarda yüklenici veya iş sahibinin saptanan alacağına faiz yürütülebilmesi için alacağın kararlaştırılan vadede ödenmemiş ya da alacaklının yöntemine uygun ihtarı ile borçlunun temerrüde düşürülmüş olması zorunludur (6098 sayılı TBK'nın 112. Maddesi). Temerrüt ihtarının bu kapsamda sonuç doğurabilmesi için miktar ve ödeme talebi içermesi gerekir.  Somut olayda, 20/03/2019 tarihli noter ihtarı içeriği dikkate alındığında ıslah ile arttırılan kısım için ıslah harcının yatırıldığı tarihten önce davacının usulüne uygun temerrüt ihtarı olmadığı gibi kesin vade de bulunmamaktadır. Bu nedenle ıslahla arttırılan miktar yönünden ıslah tarihinden itibaren faize hükmedilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir. \t<br>\tMahkemece, yukarıdaki açıklamalar dışında dosya kapsamındaki bilgi, belge ve toplanan deliller değerlendirilerek  yasal düzenlemelere uygun ve isabetli gerekçeyle karar verilmiş olduğu,  davacı vekili tarafından ileri sürülen istinaf sebepleri ve kamu düzenine ilişkin hususlar dikkate alındığında mahkeme kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla, davacı vekilinin  istinaf başvurusunun esastan reddine  karar verilmesi gerekmiştir.<br>\tYukarıda açıklanan nedenlerle, davalı  vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, mahkeme kararının kaldırılmasına, yargılamada eksiklik bulunmamakla beraber, kanunun olaya uygulanmasında hata edilip de yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmadığından HMK'nın 353/1-b.2 maddesi gereğince yeniden hüküm kurulmasına; davanın 81.144,22 TL alacak üzerinden kısmen kabulüne, fazlaya ilişkin talebin reddine, ıslah ile arttırılan 80.144,22 TL yönünden  avans faizinin ıslah tarihinden başlatılmasına  karar verilmiş ve aşağıdaki hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM:Yukarıda Açıklanan Nedenlerle;<br>1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,<br>2- Davalı vekilinin istinaf başvurusunun  KABULÜNE,<br>3- ANKARA 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin  13/06/2023 tarih ve 2020/503-Esas-2023/348 Karar  sayılı kararının HMK'nın 353/1-b.2 maddesi gereğince  KALDIRILMASINA,<br>\t4-Davanın KISMEN KABULÜNE, KISMEN REDDİNE<br>\t5-81.144,22 TL'nin 1.000,00 TL'sine dava tarihinden itibaren, bakiye 80.144,22 TL'sine ıslah tarihinden (29/12/2022) itibaren 3095 sayılı yasanın 2/2 maddesi gereğince değişen oranlarda avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine,<br>6-<br>Alınması gereken 5.542,96 TL harçtan peşin alınan 54,40 TL harç ve 10.234,45 TL ıslah harcının mahsubu ile bakiye 4.745,89 TL'nin karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatıran davacıya iadesine,<br>7-<br>Davacı tarafından yapılan yargılama gideri olarak 54,40  TL başvuru harcı, 54,40 TL peşin harç, 7,80 TL vekalet harcı ve 5.488,56‬‬ TL alınan peşin nisbi harç  toplamı 5.605,16‬ TL'nin  davalıdan alınarak davacıya verilmesine,<br>8- Davacı tarafından yapılan yargılama gideri olarak 511,32 TL posta masrafı, 300,00 TL yol gideri, 419,90 TL keşif harcı, 8.800,00 TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 10.031,22‬ TL'nin kabul/red oranına göre 1.355,21 TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,  geri kalan miktarın davacı üzerinde bırakılmasına,<br>9-Davalı tarafından ilk derece mahkemesi karar tarihinden sonra yapılan 10,00 TL posta masrafının 8,6 TL'sinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, <br>10-Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT gereğince hesap edilen 30.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,<br>11-Davalı kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT gereğince hesap edilen 81.872,50  TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya ödenmesine,<br> <br>12-6325 sayılı yasanın 18/A maddesi gereği Adalet Bakanlığı tarafından karşılanan ve yargılama giderinden sayılan Arabuluculuk Ücret Tarifesinde belirtilen iki saatlik ücret tutarı karşılığı ticari arabulucu ücreti olan 1.320,00 TL'nin kabul/red oranına göre 178,43 TL'nin davalıdan, 1.141,57‬ TL'nin davacıdan alınarak alınarak hazineye gelir kaydına,<br><br>13-HMK' nun 333 maddesi gereğince yatırılan gider avansından kalanın karar kesinleştiğinde yatırana iadesine,<br>\tİstinaf incelemesi yönünden;    <br>14-Davalıdan  alınan 1.386,00 TL istinaf karar harcının talep halinde kendisine iadesine,<br>15-Davacı tarafından yatırılan peşin harcın alınması gereken maktu  istinaf karar harcından mahsubu ile eksik kalan 345,55 TL harcın davacıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına, <br>16-Davalı tarafından yatırılan 738,00 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcı ve 150,00 TL istinafa dosya gönderme masrafı olmak üzere toplam 888,00 TL'nin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, <br>17-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından taraflar lehine  vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,<br>\tDosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince KESİN olmak üzere 25/03/2025 tarihinde oybirliği ile karar verildi.<br> <br>Başkan <br>  ✍e-imzalıdır<br><br>Üye <br>  ✍e-imzalıdır<br><br>Üye <br>  ✍e-imzalıdır<br><br>Katip  ✍e-imzalıdır<br> <br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"ed972d699935074d","SID":"a053ce9a4a438fe4"}}