{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 31.HUKUK DAİRESİ<br> Esas-Karar No:  2023/688-2025/270 <br>                    T.C.<br>               ANKARA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>       31.HUKUK DAİRESİ<br>\t\t\t         (İnceleme Aşamasında / Duruşmasız)<br>(Başvuru Kabul/Gönderme/HMK m. 353/1-a.6)<br>DOSYA NO\t: 2023/688  Esas<br>KARAR NO\t: 2025/270<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br><br><br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 13/04/2023<br>NUMARASI\t\t: 2021/116 Esas-2023/231 Karar<br><br><br>DAVANIN KONUSU\t: Alacak (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan)<br>KARAR TARİHİ\t: 18/03/2025<br>KARAR YAZIM TARİHİ\t: 10/04/2025<br><br>\tTaraflar arasında yargılaması yapılan  Alacak (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasında  mahkemece davanın reddine dair verilen karara karşı süresi içinde davacı  vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine yapılan incelemede;<br>\tTARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: <br>\t\t\t\t\t\t\tDavacı vekili;Davacılar vekili; müvekkili ile ... Sosyal Yardım Vakfı'nın koordinasyonunda Tarım Kredi Kooperatifleri'nin iştiraki olan davalı konumun gösterilen Şirketler ile 20/09/2016 tarihli \"Düzenleme Şeklinde Gayrimenkul Satış Vaadi ve İnşaat Yapım Sözleşmesi\" akdedildiğini, bu sözleşme gereği müvekkilinin, mülkiyeti kendisine ait olan ... Parsel'de bulunan 58.598m² arsa üzerinde kurulu 7074/58598 arsa paylı tapuda B blok otel olarak kayıtlı 3 nolu bağımsız bölümün 38.950.000,00TL+KDV bedelle satışı ile, proje, mahal listesi ve teknik şartnameye göre natamam işleri yapılıp 120 gün içerisinde iskan ruhsatı alınacağını taahhüt ettiğini, iskan ruhsatının 10/01/2018 tarihinde onaylandığını, sözleşmenin 2/f bendinde bulunan İskan Hakkedişi olan 17/01/2018 tarihli 5 nolu toplam 7.789.996,48TL+ KDV bedelli hakkediş ödemesi talebi ile idareye başvurulduğunu, buna karşılık müvekkiline 4.556.800,00TL ödeme yapıldığını, geri kalan miktarın eksiklikler bildirilerek başkaca ödeme yapılmadığını, tespit olunduğu iddia edilen eksikliklerin iskan ruhsatının ön koşulu, tamamlayıcı unsuru olmadığını, sözleşmenin ilave kat ve 850m² inşaat alanı olmaksızın 14.350m² inşaat alanı üzerinden mevzuata ve taraf iradelerine uygun olarak kurulduğunu, taşınmazın 18/12/2018 tarihinde dava dışı ... Turizm Otelcilik ve Tic. A.Ş.'ye satıldığını, akabinde kendi hesaplarına göre eksik olduğu iddia edilen imalat bedeli mahsup edilerek 3.132.448,50TL'nin müvekkiline ödendiğini, Ankara 5. Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2019/10 D.İş sayılı dosyasında tespit raporu alındığını, davalıların ödemeleri mahsup edildiğinde 1.425.028,30TL+ KDV eksik hakkediş ödemesi yapıldığını, fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 50.000,00TL'nin 10/01/2018 tarihinden itibaren işleyecek en yüksek avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile müvekkiline ödenmesini, ilave imalat, gecikmeden kaynaklanan fiyat güncellemesi alacaklarına karşılık şimdilik 50.000,00TL'nin 10/01/2018 tarihinden itibaren işleyecek en yüksek avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile müvekkiline ödenmesini talep ve dava etmiştir.<br>\tDavalılar vekili; kabul anlamına gelmemekle beraber eksik ödenen hakkediş bedeli için kısmi dava açılamayacağını, müvekkillerinin toplam 8 ayrı tüzel kişiliğin 15.000m²'den az olmamak kaydı ile taşınmaz satın almak istemesi ve davacı şirketin sahibi olduğu taşınmazın da 14.300 m² olması nedeniyle 850 m² ek kat inşa etmeyi, yine otel vasfında olan taşınmazın cins tashihini yaparak Ticari+Ofis'e çevirmeyi taahhüt ettiğini, her iki yükümlülüğü de yerine getiremeyeceğini bilerek kasten davalıları yanıltarak hukuken ayıplı olan taşınmazını müvekkil şirketlerine sattığını, 02/08/2016 tarihinde müvekkillerindne vakıf tarafından davacı şirkete yazı yazılarak son nihai teklifinin yazılı olarak sunmasını talep ettiğini ve davacı tarafından 03/08/2016 tarihli cevabi yazıda mevcut 12. Kat çatı katının çelik kontrüksiyon betonarme döşeme ile kapatılık mevcut kazan ve asansör dairesinin 13. Kata oluşturulacak çatı kat katına taşınması ile ilave 850m2 yeni alanın toplantı salonuna uygun şekilde ileri kaba natamam olarak elektrik ve mekanik tesisatlarının yapılmasını taahhüt ettiğini, inşaatın belirtilen süre içerisinde tamamlanmaması halinde aylık 500.000,00 TL cezai şartın vakfa ödenmesi gerektiğinin davacıya bildirildiğini, imzalanan sözleşmede işin süresinin imza tarihinden itibaren 120 takvim günü olarak belirlendiğini ve ek süre vakıf yönetim kurulu kararı ile verilebileceğinin imza altına alındığını, 12.05.2017 tarihli davacı şirket yazısıyla yapı ruhsatının alındığının bildirilmesine cevaben Vakıf tarafından sözleşmede belirlenen 120 günlük sürenin başladığının ve sürenin 08.09.2017 tarihinde sona ereceğinin davacıya bildirildiğini, 07.09.2017 tarihinde davacı tarafından 60 günlük ek süre talebinde bulunulduğunu ve bu talebe istinaden 10 günlük ek süre verilerek 18.09.2017 tarihine kadar sürenin uzatıldığını, 19.09.2017 tarihinde davacı şirket tarafından 120 günlük ek süre istendiğini ve Vakıf Yönetim kurulunun 19.10.2017 tarih ve 19 sayılı kararı ile 120 günlük ek süre talebinin kabul edilip iş bitim tarihinin 16.01.2018 tarihine uzatıldığını,10.01.2018 tarihinde davacı şirket tarafından Yapı Kullanma İzin Belgesinin (iskan) alındığını ve davacı tarafından Vakıfa yazılan yazı ile yükümlülükleri altında bulunan tüm işlerin eksiksiz olarak sözleşme ve ekleriyle yerine getirildiğinin ve sözleşmede belirlenen bakiye tutarın kesinti yapılmadan ödenmesinin istendiğini,  09.03.2018 tarihinde müşavir firma tarafından yapıda bir çok eksiklik tespit edildiğini, bu eksiklerin cins tahsisi yapılması ve yapılmayan ek kat dahil- giderilmesinin davacıya yazılı olarak bildirildiğini, dava konusu taşınmazın 17.12.2018 tarihinde dava dışı ... OTELCİLİK A.Ş.' ye satıldığını, Yapılamayan ek kattan dolayı davacı şirkete yapılacak ödemeden kesinti yapılacak miktarın, Vakıfın talebi üzerine müşavir firma tarafından 3 farklı yöntemle hesaplanarak bu yöntemlerden birisinin idarenin takdirinde olduğunu, 10.01.2018 tarihinde alınan yapı kullanma izin belgesinde cins kısmında hem B Blok otel hem de ticari ofis olarak 2 farklı türün bir arada olmasının tereddüt yaratması sebebiyle müşavir firma tarafından bu izin belgesine istinaden yapılan incelemede 30 kalem inşaat * 17 kalem elektrik * 7 kalem mekanik , bunlara ilaveten sözleşme öncesi süreç ve sözleşme eki mahal listesinde taahhüdü altında bulunan eksik ek kat taahhüdünden kaynaklanan mağduriyetin giderilmesi gerektiği ve binanın cins değişikliğinin yapılması gerektiğinin 09.03.2018 tarihli yazıyla davacıya bildirildiğini, 18/12/2018 tarihine kadar davacının bu edimini yerine getirmediğini, davacı şirketin davaya konu taşınmazının 14.340 m? olduğunu, davalılar tarafından ise yerleşim için en az 15.000 m? alana ihtiyacı olduğundan taşınmaz mal sahiplerinin ihaleye davet edildiğini, davacı şirket tarafından ihaleye girebilmek adına ek kat taahhüdünde bulunulduğunu, Ankara Büyükşehir Belediye Meclisi'nin 13.04.2012 tarih ve 617 nolu kararında “hava mania hat yüksekliğinin 1160 metre deniz seviyesi kotunun referans kot kabul edilip bu kotun altındaki yapılarda mania hattı iznine gerek duyulmadan mimari proje tasdiki ile yapı ruhsatı verilip yapı yapılabilir “ kararına istinaden davacı tarafından davalılara satışı yapılan B Blok otel uygulama projesinin Yenimahalle Belediyesi tarafından  21.12.2012 tarihinde onaylandığını, Büyükşehir Belediyesinin bu kararının ise Ankara 10. İdare Mahkemesi 21.03.2014 tarih/E:2012/1121, K:2014/128 sayılı kararı ile mania sınır kotu taşınmaz için tekrar 895 metreye çekildiğini, dava konusu taşınmazın güncel kotunun 920,51 metre olarak bina kotunu 25 metre aşmış şekilde bulunduğunu, Yapı Kullanma İzin Belgesinin \"12. Belgeye Esas Ruhsat” başlığındaki “16. İsim Değişikliği” olarak değil “8. Tadilat” olarak değiştirememesi, yine Tapu Müdürlüğünden otel vasfını ticari iş merkezine dönüştürülmesi şeklinde \"cins tahsisi” yapamaması, yine 850 m? ek kat taahhüdünü yerine getirememesinin sebebi uygulama projesinin mania hattı nedeniyle değiştirilememesi olduğunu, basiretli tacir gibi davranma yükümlülüğü olan davacı şirketin taşınmazı ilgilendiren idari işlemler ile bu işlemler hakkında görülmekte olan idari süreçleri vakfın bilgisine kasten sunmadığını, 2015 tarihli Yenimahalle Belediyesi İmar Müdürlüğü onaylı tadilat projesinde mania kotunun açık açık yer aldığını,Özetle davacıya sözleşme gereği ödenmesi gereken 38.950.000 TL'den TBK 475 gereği yerine getirilmeyen edimler nazara alınarak ayıp/eksik oranında 1.525.028,30 TL bedelden indirim yapılarak geriye kalan kısmın tam olarak ödendiğini, davacı şirketin fazla imalat yapmadığı gibi birçok işi de noksan olarak teslim ettiğini, iskân tarihi olan 18.01.2018 tarihinden, taşınmazın dava dışı şirkete satıldığı 17.12.2018 tarihleri arasında sözleşme dışı fazla imalat ve ince işçilik yapıldığına ilişkin müvekkili şirketlere hiçbir bildirim yapılmadığını, buna ilişkin hiçbir belge bulunmadığını, 09.03.2018 tarihinde yazıyla bildirilen 30 kalem inşaat + 17 kalem elektrik + 7 kalem mekanik tesisat işlerinden hangisinin tamamlanıp tamamlanmadığının da bilinmediğini, sözleşmede ek imalat ile ilgili hiçbir madde bulunmadığını, sözleşmenin yürürlükte kaldığı 2 yıl boyunca ek imalat ve ince işçilik ile ilgili olarak yazılı bir talep bulunmadığını, davalılar tarafından sözleşme dışı ek imalat yapılmasının da talep edilmediğini, sözleşme ve ekleri doğrultusunda Vakıf Yönetim Kurulu tarafından davacıya ek süre verilmesi sonrasında kur farkı, gecikme bedeli adı altında talepte bulunulmasının hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, sözleşmenin 7. Maddesinde belirtilen cezai şarta maruz kalmamak için davacı tarafından ek süre istenildiğini ve süresinin Vakıf kararıyla 18.01.2018 tarihine kadar uzatıldığını, iskân belgesinin 10.01.2018 tarihinde alınması sebebiyle gecikme cezasının işletilmediğini, inşaat sürecinin bu şekilde uzatılmış olması sürecinde kur farkı, gecikme bedeli adı altında talep edilen tutarların hiçbir yasal dayanağının olmadığını” belirterek davanın reddini talep etmiştir.<br><br>\tİLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ : <br>\t\t\t\t\t\t\tMahkemece;  davacı satıcının son teklifinde yer aldığı şekliyle sözleşme bedelinin yaklaşık 850 m² bir kat ilavesi ile 38.950.000,00 TL artı KDV bedelle düzenlenip imzalandığı, yapı ruhsatının alınmasıyla birlikte sözleşmede belirlenen 120 günlük inşaat süresinin başladığı ve bu sürenin 08/09/2017 tarihinde sona ereceği, 17/03/2017 tarihinde davacı tarafından davalıya yazılan yazıda askeri uçakların havaalanına iniş güzergahında olması sebebiyle 851,76 m² ek katı inşaatı taahhütlerinin yerine getirilmeyeceğinin bildirildiği, davacı tarafından yapım işi sebebiyle birden fazla talep olunan ek süre taleplerinin davalı Vakıf tarafından kabul edildiği, buna göre son olarak 19/09/2017 tarihinde davacı tarafından davalıdan 120 gün ek süre talebinde bulunulduğu, Vakıf Yönetim Kurulunca talep kabul edilerek inşaat süresinin 16/01/2018 tarihinde kadar uzatıldığı, yapım işindeki ayıp ve eksik işler sebebiyle davalı tarafından TBK'nın 475. maddesi uyarınca 1.525.028,30 TL sözleşme bedelinden indirim yapılarak sözleşmede belirtilen tutarın davacıya eksiksiz ödendiği, davacı tarafın sözleşme bedelinden eksik ödenen hakediş bedelinin ve ayrıca işin süresinin davalı nedeniyle uzamasından kaynaklı doğan fiyat farkının ve ilave imalat bedelinin davalılardan tahsilini talep ettiği, mahkemece teknik inceleme gerektirdiğinden bilirkişi heyeti oluşturularak rapor aldırılmasının istenildiği, Bilirkişi heyeti tarafından yapılan incelemede, elektrik tesisatı yönünden ayıplı imalata rastlanılmadığı, davacının eksik yaptığı belirlenen bir kata karşılık gelen 851,76 m²'lik imalat bedelinin 2.529.727,20 TL, dava dışı müşavir firma tarafından inşaat işlerinin tamamlanma oranının yüzde 94,68 oranında gösterildiği 10/01/20118 tarihli 5 nolu hakedişe göre tespit edilen eksik ve ayıplı imalat bedelinin 529.184,32 TL olduğu,  Ankara 5. Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2019/10 D.İş sayılı dosyasındaki tespit raporu ve düzenlenen hak ediş raporları esas alındığında mekanik işlerle ilgili eksik ve kusurlu işler toplamının 326.741,14 TL olarak belirlendiği, davacının ödenmediği iddia edilen çelik konstrüksiyon bedeli olan 660.084,00 TL'nin davacıya 6 nolu hakediş kapsamında ödendiği, davalı tarafından davacının mania kotu nedeniyle yapılamadığı anlaşılan ilave kat yapım işi bedeli ile diğer yapım işlerine ait eksik ve ayıplı işler bedeli çıkarılarak davacıya KDV hariç 1.525.028,30 TL dışındaki toplam fatura bedeli olan 43.853.393,74 TL'nin eksiksiz ödendiği, bilirkişi marifetiyle elde edilen tespitlere göre ayıplı ve eksik işler bedelinin bu tutardan fazla olduğu, dolayısıyla yukarıda belirtilen taraflar arasındaki sözleşme hükümleri, davacının yapım işi için talepte bulunduğu ek süre istemleri, delil tespiti raporu, mahkememizce alınan bilirkişi raporu, eksik-ayıplı işler bedeli, davacıya yapılan ödemeler karşısında davacının ödenmeyen eksik hakediş bedeli, gecikmeden kaynaklı fiyat farkı ve ispat olunamayan ilave imalat nedeniyle davalılar tarafından davacıya ödenmesi gerekli bir tutar bulunmadığı belirtilerek davanın reddine karar verilmiştir. <br>\tİLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ :<br>\tDavacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; mahkemenin sözleşmeyi hatalı yorumladığını, mahkemenin hangi gerekçeyle sözleşmeyi bilirkişiler gibi yorumladığının belirsiz olduğunu, ihtarnamelerin tartışılmadığını, manya hattı engeli nedeniyle taraf ifadelerinin ilave kat imalatına yer verilmediği yönünde olduğunu, sözleşmenin konusunun 1.maddede gösterildiğini, ilave kattan vazgeçilerek ilave çelik imalatı yapıldığını, eksik imalat yolunun son hakediş bedelinden 1.425.028,30 TL+KDV eksik ödendiğini, taraflar arasındaki nihai anlaşmanın 14340 m² yapı inşaat alanından inşaat yapılarak teslim edilmesi olduğunu, davalının taşınmazı 3.bir firmaya sattığını, bilirkişi heyetine uzman bir hukukçu eklenmemesinin hatalı olduğunu, raporun hüküm tesisine elverişli olmadığını, bilirkişinin yöntem ve hesabının anlaşılamadığını, davalı talepleri ve müşavir görüşüne uygun imalat yaptıklarını, iskan alındığını, tespit raporu ile imalatların tespit edildiğini, davalının iddiası kabul edilse dahi 211 m² fazladan teras yapıldığını, müşavir firma raporunu kabul etmediklerini, ilave imalat alacağı ve gecikme nedeniyle doğan fiyat farkı alacaklarının hesaplandığını, gecikmenin davalıdan kaynaklı olduğunu, mahal değişikliğinin istediğini, fazla imalat bedelinin fiyat farkı hariç 2.452.882,64 TL+KDV olduğunu, bilirkişilerin yerinde inceleme ve ölçüm yapmadığını, asıl alacak tutarına göre tek hakimle basit usule göre yargılama yapılmasının hatalı olduğunu belirterek yerel mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmiştir.  <br>\tDavalılar vekili istinaf başvurusuna cevap dilekçesinde özetle; davacının son fiyat teklifinde 13.kata ilave kat 850 m² inşaat yapmayı 39.850.000 TL bedelle fiyat teklifinde bulunduklarını, 20/09/2016 tarihinde sözleşme imzalandığını, mania hattı nedeniyle ek inşaat yapılamadığını, bu nedenle davacının alacağından kesinti yapıldığını, 350 m²'lik çelik mevcut yapının imar barışından ruhsatının alınması için davacıya  660.084,00 TL ödendiğini, bu yapının ek inşaat olmadığını, eksik iş bedelinin tespit edildiğini belirterek istinaf başvurusunun reddini talep etmiştir. <br>\tGEREKÇE :<br>\tDava,  Eser Sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili  istemine ilişkindir. <br>\tİnceleme, 6100 sayılı Hukuk  Muhakemeleri Kanunu (HMK)'nun 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.<br>\t1- Kural olarak götürü bedelli eser sözleşmelerinde, iş bedelinin tamamı veya bir kısmı ödenmemiş ise, yüklenici işi kararlaştırılan götürü bedelle yapmak zorunda olduğundan yüklenicinin hakettiği imalât bedelinin, fiziki oran yöntemi ile başka bir ifadeyle yüklenicinin sözleşme kapsamında gerçekleştirdiği imalâtların eksik ve ayıpları da dikkate alınarak işin tamamına göre fiziki oranının tespit edilip, bulunacak bu oranın götürü iş bedeline uygulanması suretiyle saptanması ve bulunacak bu rakamdan kanıtlanan ödemeler düşülerek hesaplanması gerektiği kabul edilmektedir. Bu şekilde belirlenen iş bedeli yapılan ödemelerden az ise, iş sahibi fazla ödediği bedelin iadesini; fazla ise yüklenici ödenmeyen iş bedeli alacağının tahsilini isteyebilir. Sözleşme dışı iş kalemlerine ilişkin istemlerde ise, yapıldıkları yıl mahalli piyasa rayiç bedellerine göre hesaplama yapılarak iş bedelinin bulunması gerekir  (Yargıtay (kapatılan) 15. Hukuk Dairesi, 2020/2407 Esas, 2020/3033 Karar).<br>\tAncak götürü bedelli sözleşmelerde iş bedelinin tamamı ödenmiş ise, eksik ve ayıplar nedeniyle fiziki oran kurulması gerekmez; bu durumda iş sahibi, eksik ve ayıplı işlerin giderim bedelini isteyebilir (ÖZTÜRK, Muammer; GÖZÜTOK Zeki: Usul ve Esaslarıyla Eser Sözleşmesi Uygulaması, 2019, s. 569).<br>\t2- 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 6. ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 190. maddeleri uyarınca taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlüdür. Yine, gerek doktrinde gerekse Yargıtay içtihatlarında kabul edildiği üzere; ispat yükü, hayatın olağan akışına aykırı durumu iddia eden ya da savunmada bulunan kişiye düşer. Bu kabul, adi karine niteliğindedir. Nitekim; Yargıtay 6. Hukuk Dairesi'nin istikrar bulmuş içtihatlarında kabul edildiği üzere, bir sözleşme fesih ya da başka bir nedenle ortadan kaldırılmadıkça, o sözleşme kapsamında kalan işlerin, o sözleşmenin yüklenicisi tarafından yapıldığı kabul edilir. Ancak, sözleşme feshedilmiş ve işin üçüncü kişiye yaptırıldığı ileri sürülmüşse, bu kez karine, üçüncü kişi yararına oluşmaktadır. Elbette, her iki durumda da, bu karinelerin aksini ileri süren tarafın, bu savunmasını kanıtlanması mümkündür. (Yargıtay 6. Hukuk Dairesi,  2021/423 Esas, 2021/1860 Karar).<br>\t3- O halde Mahkemece yapılacak işlem; taraflar arasındaki sözleşmede atıf yapılan 3. teklifin ve içeriğinin tespit edilmesi, kanıtlanması halinde söz konusu teklif, sözleşme hükümleri, mahal listesi, uygulama projesi ve teknik şartnameye göre işin kapsamının belirlenmesi, taraflar arasındaki sözleşme satış ve imalat içeren karma bir sözleşme niteliğinde olduğundan taraflar arasındaki hakedişlerden de faydalanarak sözleşmenin satış kısmının götürü bedel içerisindeki oranının belirlenmesi, delil tespiti ve yukarıda belirtilen karineler de dikkate alınarak imalata ilişkin kısım yönünden de tamamlanan işlerin fiziki oranlarının belirlenmesi, bu kapsamda mania hattı nedeniyle sözleşme tarihinde 13. Katın yapılmasının imar mevzuatına göre mümkün olup olmadığının, sonradan mı imkansız hale gelip gelmediğinin tartışılarak sözleşme tarihi itibariyle 13. Katın yapılmasının mümkün olması halinde bu katın da belirlenecek genel imalat fiziki oranı belirlenirken dikkate alınması, yine sözleşmede belirtilen cins değişikliği yükümlülüğünün fiziki oran hesabında dikkate alınması, bu şekilde fiziki oran yöntemiyle satış ve imalat bedelinin götürü bedel üzerinden hesaplanması; 12 katlı bina yanında bulunduğu belirtilen çelik yapı yönünden sözleşme tarihinde mevcut olup olmadığının tespiti ile sözleşme tarihinde mevcut ise satış bedeli içinde kabul edilmesi, aksi halde yapımı sözleşmeye dahil değilse ilave iş olarak kabul edilerek yapıldığı yıl serbest piyasa rayicine göre bedelinin hesaplanması, kanıtlanan ödemelerin toplam bedelden düşülmesi ile ulaşılacak sonuca göre karar verilmesinden ibaret olacaktır.  <br>\tAçıklanan nedenlerle; sair hususlar incelenmeksizin davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, mahkeme kararının HMK'nın 353/1-a.6 maddesi gereğince  kaldırılmasına, dosyanın Dairemiz kararına uygun şekilde sonuçlandırılması için kararı veren mahkemeye gönderilmesine karar verilmesi gerekmiştir.<br> HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;<br> 1-Davacı vekilinin  istinaf başvurusunun KABULÜNE,<br>\t2-ANKARA 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin 13/04/2023 tarih ve 2021/116 Esas-2023/231 Karar  sayılı kararının HMK’nun 353/1-a.6 maddesi gereğince KALDIRILMASINA,<br>\t3-Davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren ilk derece  mahkemesine  GÖNDERİLMESİNE,<br>\t4-Davacı tarafından yatırılan istinaf karar harcının talep halinde davacıya iadesine,<br>\t5-Davacı tarafından  ödenen istinaf kanun yoluna başvurma harcı ve yapılan istinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince verilecek kararda dikkate alınmasına,<br> 6-İnceleme konusu kararın icrasının geri bırakılması için İİK'nın 36/1 maddesi gereğince varsa taraflarca yatırılan nakit teminatların veya sunulan banka teminat mektuplarının dosya kapsamı ve kararın niteliğine göre aynı maddenin 5. Fıkrası gereğince yatıran/sunan tarafa  İADESİNE, <br>\tDosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 353/1.a maddesi gereğince KESİN olmak üzere 18/03/2025 tarihinde oybirliği ile karar verildi.<br><br> <br>Başkan<br>  ✍e-imzalıdır<br><br>Üye <br>  ✍e-imzalıdır<br><br>Üye <br>  ✍e-imzalıdır<br><br>Katip<br>  ✍e-imzalıdır<br> <br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"441827eddd0d32ad","SID":"6f70660c41b638f6"}}