{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>3. HUKUK DAİRESİ<br>ESAS NO:2024/1641 <br>KARAR NO:2025/995<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A K A R A R<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ:İSTANBUL 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ:07/03/2024<br>NUMARASI:2022/172 E - 2024/169 K<br>DAVANIN KONUSU:İtirazın iptali <br>KARAR TARİHİ:15/04/2025<br>Yukarıda tarafları ve konusu yazılı bulunan dava ile ilgili olarak, ilk derece mahkemesince verilen kararın  istinaf edilmesi sebebiyle , dava dosyası üzerinde yapılan inceleme sonunda;<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Asıl davada davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin işyerine davalı kurum tarafından 07/01/2022 düzenleme tarihli, ... Seri Numaralı Kaçak/Usulsüz Elektrik Kullanım Tespit Tutanağı kapsamında düzenlenen 10/01/2022 tarih ve ... Seri Numaralı faturaya dayalı 998.459,88 TL yönünden müvekkilinin borçlu olmadığını, kaçak tespitinin yapıldığı tarihte müvekkilinin işyerinde olmadığını, o tarihte aboneliğin dava dışı şahsa ait olduğunu, tutanağın ve faturanın usul ve yasaya aykırı düzenlendiğini; fatura bedelinin taksitlendirildiğini ve ilk taksit bedeli 230.000 TL'nin ödendiğini ileri sürerek dilekçesinde bildirdiği diğer nedenlerle 998.459,88 TL bedelli faturadan dolayı davalıya borçlu olmadığının tespitine, 230.000 TL'nin davalıdan istirdadına karar verilmesini talep  etmiştir. Talep arttırımı ;Davacı vekili  19/10/2023 tarihli ıslah dilekçesi ile, istirdat talebini 274.119 TL'ye yükseltmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde ; dava konusu mahalde bulunan sayaç üzerinde yapılan kontrolde eksik kayıt yapıldığının tespit edilmesi üzerine davacı adına 07/01/2022 düzenleme tarihli, ... Seri Numaralı Kaçak/Usulsüz Elektrik Kullanım Tespit Tutanağı düzenlendiğini, söz konusu tutanağa istinaden 20/01/2022 son ödeme tarihli 182204 kwh karşılığı kaçak elektrik kullanım faturası düzenlendiğini, davaya konu mahalde bulunan işletmenin davacıya ait olduğunu, haksız fiilden kaynaklı davacının sorumluluğunun bulunduğunu beyanla ,  davanın reddine karar verilmesini istemiştir. Birleşen davada davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirket saha ekipleri tarafından yapılan kontrollerde davalının kullanımındaki tüketim noktasında şönt yaparak enerji kullandığı tespit edildiğini, bunun üzerine davalı aleyhine 07/01/2022 düzenleme tarihli, ... Seri Numaralı Kaçak/Usulsüz Elektrik Kullanım Tespit Tutanağı düzenlendiğini, sayaç üzerinde laboratuvar ortamında yapılan kontrolde eksik kayıp yapıldığının tespit edildiğini, söz konusu tutanağa istinaden 20/01/2022 son ödeme tarihli 182204 kwh karşılığı 998.459,88 TL kaçak elektrik kullanım faturası düzenlendiğini, davacı tarafça yapılan kısmi ödemelerin mahsusu neticesinde davalı aleyhine 807.812,53 TL üzerinden... sayılı dosyasından takip başlatıldığını, davalı tarafça yapılan itiraz üzerine takibin durduğunu ileri sürerek dilekçesinde bildirdiği diğer nedenlerle itirazın iptaline, davalının icra inkar tazminatına mahkumiyetine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; asıl davada ve cevap dilekçesinde bildirdiği nedenlerle müvekkilinin birleşen davacıya borçlu olmadığını ileri sürerek davanın reddini istemiştir.Mahkemece yapılan yargılama sonunda;1-Asıl Davanın KISMEN KABULÜ ile, a)07/01/2022 düzenleme tarihli, ... Seri Numaralı KAÇAK/USULSÜZ ELEKTRİK KULLANIM TESPİT TUTANAĞINA bağlı olarak davalı tarafça davacı adına düzenlenen 10/01/2022 tarih ve ... Seri Numaralı 998.549,88 TL bedelli faturadan dolayı dava tarihi olan 16/03/2022 tarihi itibariyle davacının davalıya borçlu olmadığının tespitine,  b)Davacının istirdat talebi yönünden, 54.708,63 TL'nin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, bu konudaki fazlaya ilişkin isteminin reddine, c)Islahla talep edilen istem yönünden karar verilmesine yer olmadığına,karar verilmiştir.2-Birleşen İstanbul 4.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2022/436 Esas Sayılı Davasının REDDİNE, Mahkemece verilen kararı, taraf vekilleri  istinaf etmiştir.1- Davacı -davalı ... vekilince katılma yolu ile  verilen  istinaf dilekçesinde özetle;  istirdat talebine ilişkin kısmi red ve karar verilmesine yer olmadığına ilişkin hükümlerinin usul ve yasaya aykırı olduğundan kararın sadece bu hükümlerinin istinafen kaldırılarak istirdat talebimizin tam kabulüne karar verilmesini talep ettiklerini, müvekkilinin menfi tespit davası açılmadan evvel elektriğinin kesilmesi sebebi ile, sonrasında ise icra ve ceza davası baskısı altında defaatle yargılama sırasında da davalı kuruma ödemeler yapmış olduğunu,  menfi tespit talebine konu faturalara ilişkin karar tarihine kadar yapılan ödemelerin dekontları ile birlikte Yerel Mahkeme dosyasına da tek tek izah edilerek sunulduğunu,bu durumda dava dilekçesinde  talep edilen istirdat bedelinin  ıslah dilekçesiyle  artırılmış olduğunu,İİK m. 72 gereği menfi tespit davaları istirdat davaları ile birlikte açılabildiği gibi, menfi tespit davası borcun yargılanma sırasında ödenmesi halinde isrtadata dönüştürülebilmesine de kanunun  cevaz verdiğini,  yargılama öncesi yapılan ödemelerin yanısıra bilirkişi raporunda hesaplanan bedeli aşan tüketim bedeline ilişkin yargılama sırasında yapılan ödemelerin de ıslah dilekçesi  ile istirdat talebine dönüştürülerek yargılamaya konu edilmiş olduğu, ancak Yerel Mahkemece dava öncesi ödenen bedellere ilişkin olarak bilirkişi raporunda hesaplanandan fazla ödenen kısım bakımından istirdat talebi kısmen kabul edilmiş, yargılama sırasında yapılan diğer ödemeler bakımından ise karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiş olduğunu, bu sebeple Yerel Mahkemenin bu kararının yeniden bir hukuk yoluna başvurma gereğini doğuracağı gibi, karar verilmesine yer olmayan kısım bakımından hali hazırda fazladan ödenen bedelin de davalı kurum ukdesinde kalmasına neden olacağı, bu sebeplerle  kararın açıklanan yönlerden  usul ve hukuka aykırı olduğu  ileri sürülmüştür. 2- Davacı-davalı ... vekilince verilen  istinaf dilekçesinde özetle; davacının abonesiz kaçak elektrik kullandığını, bu nedenle davacı hakkında yapılacak hesaplamaların buna göre yapılması gerektiği, oysa hükme esas alınan bilirkişi raporu ve ek raporunda bu hususun gözden kaçırılmış ve davacının abone olduğu varsayımı ile hesaplamalar yapılmış ve kaçak miktarı buna göre belirlenmiş olduğu, dolayısıyla kurulu güç yerine, bağlantı gücü üzerinden hesaplama yapılması, ortalama günlük çalışma saati ve buna göre hesaplanacak olan tüketim miktarı ile kaçak kullanım süresi ve buna göre kaçak tüketim hesabı yanında ayrıca ek tüketim hesabı yapılması yönünden mevzuata ve mevcut delil durumuna aykırılıklar mevcut olduğu,   zabıt tarihinde cari olan EPTHY' nin 44/2-b maddesi, ''b) Diğer tüketici gruplarında, tespit edilen kurulu gücün kullanma faktörü olarak alınan 0,60 ile çarpımı sonucu bulunan değer bağlantı gücü olarak kabul edilir.'' şeklindeki hükmü uyarınca, tespit edilen kurulu gücün, kullanma faktörü olan 0,6 ile çarpılması gerekirken, hükme esas alınan bilirkişi ek raporunda, mevzuatta bu yönde bir tespit ve hesaplama metodu bulunmamasına karşın, kurulu güç değil, bağlantı gücü tespit edilerek ve bağlantı gücü ile kullanma faktörü olan 0,6 ile çarpılarak hatalı  hesaplama yapıldığını, davacı - birleşen dosya davalısı adına bir abonelik kaydının mevcut olmadığı, bu sebeple davalı - birleşen dosya davacısı müvekkil şirket tarafından, davacı - birleşen dosya davalısı adına abonelik kaydı bulunmadığından bahisle zabıt tarihinde cari olan EPTHY' nin 42/1-c maddesi ile aynı zamanda, 45/4 maddesi uygulanarak, hesaplamada esas alınacak olan sürede %20 artırım yapılmasının mümkün olmadığı belirtilerek yalnızca 14 saat üzerinden hesaplama yapıldığını, Fakat zabıt tarihinde cari olan EPTHY' nin 42/1-a maddesi, ''(1) Gerçek veya tüzel kişinin kullanım yerine ilişkin olarak; a) Perakende satış sözleşmesi veya ikili anlaşma olmaksızın dağıtım sistemine müdahale ederek elektrik enerjisi tüketmesi, kaçak elektrik enerjisi tüketimi olarak kabul edilir.'' şeklindeki ve 45/4 maddesi, ''(4) Perakende satış sözleşmesi veya ikili anlaşması olmayanlara, çalışma saatleri %20 oranında artırılarak uygulanır.'' şeklindeki hükümleri uyarınca, kaçak elektrik tespit ve tahakkukları, dava konusu mahallin genel durumuna göre değil, mahallin fiili kullanıcısı olan gerçek veya tüzel kişinin, zabıt tarihindeki durumuna göre gerçekleştirilmesi gerektiği, buna göre, dava konusu mahalde, başka bir şahıs adına abonelik kaydı bulunması, adına abonelik kaydı bulunmayan mahallin fiili kullanıcısının, sözleşmesiz olarak da kaçak elektrik kullandığına dair tespitin mevzuata ve mevcut delil durumuna uygunluğuna tesir etmeyeceği,yine hükme esas alınan bilirkişi ek raporunda, 30/12/2021 - 20/12/2021 tarihleri arasındaki 10 gün için kaçak ve 20/12/2021 - 20/04/2021 tarihleri arasındaki 244 gün için ek tüketim tahakkuk hesabı yapılmışsa da işbu hesaplamaların da mevzuata aykırı olduğu,öyle ki 20/04/2021 tarihi itibariyle tüketim değerlerinin düşmeye başladığı, dosyada mübrez tüketim ekstrelerine göre sabit olup kaçak elektrik tespit tarihi olan 07/01/2022 tarihi ile kaçak kullanım başlangıç tarihi olan 20/04/2021 tarihi arasındaki 242  gün için yalnızca kaçak elektrik hesabı yapılması gerektiği,.Davacı - birleşen dosya davalısı tarafından, ödeme yapıldığı iddia edilmişse de işbu iddianın ispatı amacı ile ödeme dekontları ibraz edilmemiş ve ödemenin ihtirazi kayıtsız olarak ve haciz baskısı altında yapılmış olduğu ortaya konulmamış olup bu sebeple de koşulları mevcut olmayan istirdat talebinin kısmen kabulüne karar verilmesinin hatalı olduğu, Bilirkişi raporunu ve kararı kabul anlamına gelmemek kaydı ile kaçak kullanım nedeniyle müvekkili şirket tarafından 998.549,88 TL fatura düzenlenmiş ve davacı tüm fatura bedeli nedeniyle borçlu olmadığını iddia ederek iş bu davayı açmış olup, ancak kabul anlamına gelmemek kaydı ile yargılama sırasında davacının 175.291,37 TL borçlu olduğunun  anlaşıldığı, bu nedenle davacının menfi tespit isteminin kısmen kabulüne karar verilmek gerekirken tümden kabulünün hatalı olduğu ve  sanki menfi tespit davası tümden kabul edilmişçesine vekalet ücreti ve yargılama gideri hesabı yapılması da hatalı olup kararın tüm bu nedenlerden kaldırılması gerektiği,Diğer yandan ,kaçak elektrik kullanım bedellerinin ödenmediği gecikmiş günler için son ödeme tarihinden itibaren işletilecek olan gecikme zammı/faizi KDV matrahına esas alınmalı ve işbu bedeller yönünden de KDV hesabının yapılması gerekmekte olup; gecikme zammının ve ona işleyen KDV'nin davacı - birleşen dava davalısının sorumlu olduğu bedele dahil edilmesi gerektiği, Ayrıca ;birleşen dava kapsamında icra inkar tazminatı ve gecikme zammı ile KDV taleplerinin de kabulü gerektiği, bu yönlerden kararın usul ve hukuka aykırı olduğu  ileri sürülerek,kaldırılması istenmiştir.HMK.nun 355. maddesi uyarınca, ileri sürülen istinaf sebepleri ile sınırlı olarak yapılan  inceleme  sonucunda; Asıl dava; menfi tesbit ve istirdat, Birleşen dava;  davalı aleyhine başlatılan takipte borca  itirazın  iptali istemine ilişkindir. Davanın dayanağı olan ... sayılı dosyasında ; 789.916,19TL kaçak elektrik bedeli  ,faiz ve KDV olmak üzere 807.812,53 TL toplam alacağın tahsili üzerinden takip başlatılmış,  davalı-borçlunun itirazı üzerine ilamsız takip durmuştur. Dosyadaki bilgi ve belgelere göre;birleşen davadaki davacı şirketçe ,dava konusu mahalde bulunan sayaç üzerinde yapılan kontrolde eksik kayıt  yapıldığının tespiti gerekçesiyle  davacı -davalı hakkında  07/01/2022 düzenleme tarihli, ... Seri Numaralı Kaçak/Usulsüz Elektrik Kullanım Tespit Tutanağı düzenlendiği, söz konusu tutanağa istinaden 20/01/2022 son ödeme tarihli 182204 kwh karşılığı kaçak elektrik kullanım faturası düzenlendiği ve kısmi ödemeler düşülerek  ilamsız takip yapıldığı anlaşılmaktadır. Dosyaya ibraz edilen  laboratuvar incelemesi  raporunda''Sayacın giriş - çıkış klemens kovanı yandan delinmiş, giriş - çıkış klemensleri şöntlü sayaç R fazında %-88,25, S fazında %-87,36, T fazında ise %-88,32 oranında eksik kayıt yapıyor.'' tespiti ile  04/01/2022 tarihli sayaç test / muayene sonuç forumu düzenlenmiş olduğu görülmüştür.Davacı -davalı ... tarafından yapılan kaçak tahakkuku ;\"... seri nolu tutanağa istinaden, davalı - birleşen dosya davacısı müvekkil şirket tarafından,  zabıt tarihinde cari olan Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliğinin ilgili maddeleri uyarınca, (20/04/2021-07/01/2022=262 gün; 208A x 0,22/0,6=76,26 kw; T zaman aralıklarına istinaden tespit edilen 2 vardiyalı çalışma esasına göre ve zabıt tarihinde cari olan EPTHY' nin 45/3-c maddesi, ''iki vardiya çalışanlar için 14 saat'' şeklindeki hükmü uyarınca, 14 saat ve 45/4 maddesi, ''(4) Perakende satış sözleşmesi veya ikili anlaşması olmayanlara, çalışma saatleri %20 oranında artırılarak uygulanır.'' şeklindeki hükmü uyarınca, dava konusu mahallin işletme sahibi ve fiili kullanıcısı olan davacı - birleşen dosya davalısının, sözleşmesiz olarak elektrik kullanmasından ötürü, %20 artırım yapılarak 16,8 saat ve 44/2-b maddesi, ''b) Diğer tüketici gruplarında, tespit edilen kurulu gücün kullanma faktörü olarak alınan 0,60 ile çarpımı sonucu bulunan değer bağlantı gücü olarak kabul edilir.'' şeklindeki hükmü uyarınca, 0,6 nazarı ile 262 gün x 76,26 kw x 0,6 x 16,8h  üzerinden) 201399 kwh 47178 - 27983 = 19195 kwh endeks düşümü yapılarak neticeden 182204 kwh tüketim miktarı karşılığı olarak, hesap bültenine göre, mükerrer kaçak elektrik tespit tutanağı olan ve dosyada mübrez ... seri numaralı kaçak elektrik tespit tutanağı gereği ve zabıt tarihinde cari olan Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliğinin 46/1-3. maddesi uyarınca, 998.549,88 TL kaçak elektrik faturası tahakkuk edilmiştir\" şeklinde açıklanmıştır.Mahkemece yargılamada elektrik mühendisi bilirkişiden kök ve ek rapor alınmıştır. Hükme esas alınan  bilirkişi ek raporunda özetle; davalı birleşen davacı tarafça düzenlenen 07/01/2022 düzenleme tarihli, H/478884 Seri Numaralı Kaçak/Usulsüz Elektrik Kullanım Tespit Tutanağına istinaden, davacının Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği 42.md kapsamında kaçak elektrik tüketimi gerçekleştirdiği; tespit tarihinde işletme sahibi davacı birleşen davalının tesisatın abonesi olmadığı, emsal Yargıtay kararı uyarınca tesisatın abonesi ile fiili kullanıcı olan davacı birleşen davalının kaçak elektrik kullanımından birlikte sorumlu olacakları, somut olayda tesisatın yasal abonesinin bulunduğu, sayacın davalı birleşen davacı kuruma kayıtlı olduğu, davalı birleşen davacı kurum görevlilerince sayacın her ay düzenli kontrol edildiği ve sayacın okunduğu, davacı birleşen davalının ilgili tesisatın abonesi olmaması sebebi ile abonesiz kaçak kullanım hesabı yaptığı, ancak tesisatın yasal abonesi bulunduğundan ilgili yönetmeliğin 42/1-c maddesi kapsamında işlem yapılması gerektiği; Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği doğrultusunda ve EPDK elektrik tarife tablosunda belirtilen birim fiyatlar dikkate alınarak, asıl ve birleşen dava konusu kaçak elektrik tüketim bedelinin 15.600,05 TL ve kaçak ek normal tüketim bedelinin 159.691,32 TL olduğu, davacı birleşen davalının toplamda 175.291,37 TL elektrik enerji tüketim bedelinden sorumlu olduğu yönünde görüş bildirilmiştir.Yönetmeliğin 42.maddesinde;(1) Gerçek veya tüzel kişinin kullanım yerine ilişkin olarak;a) Perakende satış sözleşmesi veya ikili anlaşma olmaksızın dağıtım sistemine müdahale ederek elektrik enerjisi tüketmesi, b) Perakende satış sözleşmesi veya ikili anlaşması mevcutken ayrı bir hat çekmek suretiyle dağıtım sistemine müdahale ederek sayaçtan geçirilmeksizin elektrik enerjisi tüketmesi,c) Perakende satış sözleşmesi veya ikili anlaşması mevcutken sayaçlara veya ölçü sistemine müdahale ederek, tüketimin doğru tespit edilmesini engellemek suretiyle, eksik veya hatalı ölçüm yapılması veya hiç ölçülmeden veya yasal şekilde tesis edilmemiş sayaçtan geçirilerek, mevzuata aykırı bir şekilde elektrik enerjisi tüketmesi, ç) Dağıtım lisansı sahibi tüzel kişinin ilgili mevzuata uygun olarak kestiği elektriği mücbir sebep halleri dışında açması, kaçak elektrik enerjisi tüketimi olarak kabul edilir. Dosya kapsamına göre ,asıl dosya davacısının abone olmayıp,başkası adına kayıtlı sayacın fiili kullanıcısı olduğu anlaşılmıştır.Fiili kullanıcı ve abone, ilgili tedarik şirketine karşı müteselsilen sorumlu olduklarından, kurumda kayıtlı sayaca müdahale edilerek ,eksik kayıt yapmasına yol açıldığı laboratuvar incelemesi ile tesbit edilmiş olmakla, bu durumda, Yönetmelik 42/1-c maddesi uyarınca kaçak elektrik kullanımı yapıldığının kabulü gereklidir. Yönetmeliğin 45.maddesinde;(süre) c- 42 nci maddenin birinci fıkrasının (e) bendi çerçevesindeki tespitlerde; son endeks okuma ile tutanak düzenlenmiş olması kaydıyla kontrol, mühürleme, kesme-bağlama, sayaç değiştirme işlemleri gibi, sayaç mahallinde dağıtım şirketince gerçekleştirilmiş olan en son işlem tarihi ile kaçak tespitinin yapıldığı tarihe kadar olan süredir ve bu süre 90 günü geçemez. ç- Birinci fıkranın (b) ve (c) bentlerinde belirtilen sürenin dışında, tüketicinin kaçak elektrik enerjisi kullanım başlangıç tarihinin doğru bulgu ve belgelerle tespit edilmesi halinde, kaçak tüketime ek olarak birinci fıkranın (b) ve (c) bentlerinde belirlenen başlangıç tarihinden itibaren, doğru bulgu ve belgelerle tespit edilmiş kaçak elektrik enerjisi kullanımı başlangıç tarihine kadar geriye dönük normal tüketim hesabı yapılır.1) Kaçak tüketimi ile kaçağa ilişkin normal tüketim hesabında esas alınacak sürelerin toplamı,12 ayı geçemez. Yapılacak hesaplamada tüketimin yapıldığı kabul edilen dönemlerdeki birim fiyatlar dikkate alınır ve gecikme zammı alınmaz. İlgili Yönetmeliğin 44/2-b maddesine göre kaçak tüketim miktarı yönünden  hesaplama yapılması.45. madde uyarınca da kaçak süresinin tesbiti  gereklidir.Davacı abone değilse de ,42/1-c maddesine göre tesbit yapıldığından  ek kaçak tüketim hesabının da yapılması gereklidir.ilirkişi raporunda ; Davanın ... sorumlusu elektriğin fiili kullanıcısı hakkında  açılmış olduğu ve davacı adına dosya içerisinde düzenlenmiş mükerrer tutanak bulunduğundan  kaçak tüketim bedeli hesabında 2  kat ceza tarifesinin uygulanması gerektiği yönündeki görüş ve hesaplamaya bu katsayıyı esas almasında hukuka aykırılık bulunmamaktadır,Bilirkişinin  Kaçak Kullanım süresi yönünden:Tespit Tarihi (sayacın söküldüğü tarih)- son endeks okuma tarihi (30.12.2021-20.12.2021) 10 gün esas alınması 45. Maddenin c bendine uygundur.Kaçak Kullanım Süresi: 30.12.202 1(Sayacın değişim tarihi)- 20.04.2021 (sayaç bağlantılarına müdahale edildiği tarih) = 254 gün gün (başkaca doğru bulgu ve belge bulunmadığından) kabul edilerek hesaplama yapılmasında mevzuata aykırılık bulunmamaktadır.Böylece ,ilgili kaçak tutanağı sebebiyle asıl dosya davacısının (birleşen dosyada davalı)  07/01/2022 düzenleme tarihli, ... Seri Numaralı Kaçak/Usulsüz Elektrik Kullanım Tespit Tutanağına istinaden düzenlenen faturadan kaynaklı  olarak ,kaçak elektrik tüketim bedeli yönünden 15.600,05 TL ve kaçak ek normal tüketim bedeli yönünden 159.691,32 TL olmak üzere toplam 175.291,37 TL olarak  hesaplanmıştır. Dosya kapsamına göre ,takip tarihinden önce davalı tarafça yapılan ve davacının da kabulünde olan ödeme miktarı toplam 230.000 TL'dir. Mahkemece ,takip öncesi yapılan  toplam 230.000 TL ödemenin 175.291,37 TL kaçak enerji bedelinden mahsubu sonrasında davacının takip tarihi itibariyle herhangi bir alacağının bulunmadığı  gerekçesiyle , birleşen davanın reddine karar verilmiştir.Takip tarihinden önce davacı tarafça yapılan ve davacının da kabulünde olan toplam  ödeme  dışında ,davacı ,yargılama sırasında da ödeme yaptığını ileri sürmektedir.Yapılan ödeme miktarlarına göre ,istirdadı gereken miktarın hesaplanması gereklidir.Mahkemece ,bu yön üzerinde durulmamış ve bu yönden inceleme ve değerlendirme yapılmamıştır.Kabule göre de;Asıl davada davacı tarafça ; kaçak kullanım nedeniyle düzenlenen  998.549,88 TL  fatura bedeli nedeniyle borçlu olmadığını iddia ederek menfi tesbit davası  açılmış olup,  yargılama sırasında davacının 175.291,37 TL borçlu olduğunun  anlaşıldığı, bu nedenle davacının menfi tespit isteminin kısmen kabulüne karar verilmek gerekirken tümden kabulünün  hatalı olduğu,Birleşen davanın reddine yönelik olarak; davacının dava ve takip konusu fatura ile ilgili olarak  borçlu olduğu miktar da bulunduğundan ,asıl alacağa itirazının bu miktar üzerinden iptaline ,işlemiş faiz yönünden bu miktara isabet eden faiz ve KDV yönlerinden itirazın iptaline  karar verilmesi gerekirken,birleşen davanın tümden reddine karar verilmesi hatalı olmuştur. Böylece ;davacının ve davalının istinaf başvurusunun kabulü ile, kararın,HMK 353/1-a-6 maddesi uyarınca kaldırılmasıyla,yukarıda açıklanan şekilde (yapılan tüm ödeme miktarları dikkate alınarak istirdadı gereken miktarın tesbiti  )  yeniden yargılama yapılıp bir karar verilmek üzere dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine karar verilmesi gerekmiştir.<br>K A R A R:Yukarıda açıklanan nedenlerle;Davacının ve davalının istinaf başvurusunun kabulü ile, kararın, HMK 353/1-a-6 maddesi uyarınca kaldırılmasıyla, yeniden yargılama yapılıp bir karar verilmek üzere dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine, Peşin alınan istinaf karar harcının istinaf edenlere isteği halinde iadesine, İstinaf sebebiyle yatırılan gider avansı bakiyesi varsa karar kesin olmakla istinaf edenlere ilk derece mahkemesince iadesine,Dair dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda HMK 353/1-a maddesi gereğince kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi.15/04/202</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"68639e8d13ecb335","SID":"ddba76c06b30e84d"}}