{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ    21. HUKUK DAİRESİ     2022/1396 Esas  - 2025/238 Karar<br>T.C.<br>ANKARA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>21.HUKUK DAİRESİ<br><br><br>ESAS NO\t\t\t\t\t\t\t\t\t: 2022/1396 <br>KARAR NO\t\t\t\t\t\t\t\t\t: 2025/238<br><br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>KARAR <br><br><br><br>İNCELENEN DOSYANIN<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t:17/05/2022<br>NUMARASI\t: 2018/470 Esas  2022/414 Karar<br><br>DAVA\t: Alacak<br>DAVA TARİHİ\t: 02/07/2018<br><br>KARAR TARİHİ\t: 13/03/2025<br>GEREKÇELİ KARARIN<br>YAZILDIĞI TARİH\t: 13/03/2025<br><br>\tTaraflar arasındaki alacak istemine ilişkin davanın yapılan yargılaması sonunda, ilamda yazılı gerekçelerle davanın kabulüne yönelik verilen karara karşı, davalı ... Bankası tarafından süresinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. <br>\tDAVA<br>\tDavacı;  kooperatifin, ... ... Bankası A.Ş'nin Ankara'da bulunan... Şubesinde 43000028 nolu, ... şubesinde ise 43000151, 43000152 ve 43000157 nolu mevduat hesaplarının sahibi olduğunu, bu hesaplarının, başta internet bankacılığı olmak üzere davalı bankanın usulsüz işlemleri ile hesaplardan yetkisiz kişilerin para transferleri yapmasına imkan sağlanarak kullanıldığını, kooperatif hesaplarındaki paraların yapılan usulsüz işlemlerle yetkisiz kişiler eliyle başka hesaplara aktarılarak çekilmiş olduğunu, bu suretle kooperatifin zarara uğratıldığını, hukuka aykırı işlemlerin gerçekleşmesinde davalı bankanın, bankacılık mevzuatına aykırı bir şekilde yetkisiz kişilere şifre teslimi yaparak ve hesaplardan yine yetkisiz kişilerin para transferleri yapmasına imkan sağlayarak üzerine düşen özen yükümlülüğünün gereğini yerine getirmeyerek kusurlu biçimde hareket ettiğini, kim ya da kimler tarafından yapıldığı tespit edilemeyen 71 adet mevzuata aykırı ve usulsüz bankacılık işlemi sonucunda kooperatifin uğradığı zarardan davalı bankanın sorumlu olduğunu ileri sürerek kooperatifin banka hesaplarında yapılan usulsüz ve hukuka aykırı bankacılık işlemlerinden kaynaklanan alacaklarının, şimdilik 100.000-TL'sinin, usulsüz ödemelerin yapıldığı tarihten itibaren hesaplanacak TCMB reeskont faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>                         Davacının, 01/03/2022 tarihli ıslah dilekçesi kapsamında davalıdan tahsilini talep ettiği alacak miktarını 152.000-TL'ye çıkartarak bakiye harcı yatırdığı anlaşılmıştır.<br>                        CEVAP<br>\tDavalı; açılan davayı kabul etmediklerini,  25/03/2010-18/01/2013 tarihleri arasında gerçekleştirilen bankacılık işlemlerinin usulsüz yapıldığı iddiası ile iş bu davanın açıldığının anlaşıldığını, davanın öncelikle zamanaşımından reddine karar verilmesi gerektiğini, yine davanın İstanbul mahkemeleri yerine yetkisiz Ankara mahkemelerinde açıldığını, eksik harcın tamamlatılması ve davanın ihbarı talepleri olduğunu, davacı kooperatifin banka hesaplarına ilişkin internet bankacılığı şifresinin yetkisiz kişilere verildiği iddiasının doğru olmadığını, internet bankacılığı şifresinin yetkisiz kişilere verildiği iddiasının asılsız olup söz konusu tarihte yönetim kurulu üyesi olan ...'ın kooperatifi temsil etme yetkisinin bulunduğunun açık olduğunu, diğer yapılan işlemlerde ise hiçbir surette hukuka aykırılık bulunmadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.<br>\tİLK DERECE MAHKEMESİ KARARI<br>\tMahkemece, hükme esas alınan bilirkişi raporunda tespit edildiği üzere; davalı bankanın, davacıya ait müşteri hesapları üzerinden yapılan tasarruf işlemlerinde davacıyı temsil ve ilzama yetkili kişileri, taraflar arasındaki sözleşme ve ticaret sicil kayıtlarına uygun olarak tespit edip işlem yapmak isteyen kişinin kimlik belgeleri ile karşılaştırıp kontrol etmesi gerektiği halde toplam 304.000-TL miktarlı bankacılık işleminde gerekli dikkat ve özeni göstermeyerek davacının zararına neden olduğu, yapılan işlemlerin, davacı kooperatifin amaç ve yararına olduğunun da ispat edilemediği, bu bağlamda usulsüz işlemler dolayısıyla davalı bankanın davacının zararını tazmin etmesi gerekmekte ise de; davacı kooperatifin denetim yükümlüğünü yerine getirmeyerek doğan zararın artmasına neden olduğu, bu nedenlerle dava konusu olayda davalı taraf ile birlikte müterafık kusurunun bulunduğu, 6098 sayılı TBK'nın 52. (818 sayılı mülga BK'nın 44.) maddesi gereğince doğan zararın yarısının davacının üzerinde bırakılmasının hakkaniyete uygun olacağı kanaatine varıldığı, davacı tarafından da bu kabule uygun olarak davanın 152.000-TL üzerinden ıslah edildiği anlaşılıp davanın kabulü ile, davacı tarafından davalının davadan önce temerrüde düşürüldüğü ispat olunmadığından 152.000-TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek reeskont faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesi gerektiği gerekçesiyle; \" Davanın kabulü ile; 152.000,00 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek reeskont faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, \" ilişkin karar verilmiş, karara karşı davalı tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.<br>\tİSTİNAF SEBEPLERİ<br>\tDavalı istinaf dilekçesinde özetle; kararın eksik incelemeyle verildiğini, hükme esas alınan ek raporun da yetersiz ve eksik incelemeye dayalı olduğunu, internet bankacılığı işlemlerinde dava dışı ...'e 39 adette toplam 1.926.629,26-TL arsa, harç, tapu, ruhsat, vergi, yapı denetim, yol katılım ve kooperatif işlemleri için ödendiği, yine ...' 10 adet işlemle toplam 255.000-TL arsa işlemleri için ödendiği belirlenmiş olup yapılan bu işlemlerin kooperatifin amaç ve yararına olduğu açık olmakla aynı nitelikli ...'e arsa işlemleri için  gönderilen 103.000-TL, ...'a reklam panoları açıklaması ile gönderilen 6.000-TL'nin  kabul edilmemesinin hatalı olduğunu, 30/07/2010 - 28/09/2012 - 18/01/2013 tarihlerinde sırasıyla 110.000-TL - 60.000-TL - 25.000-TL kasadan yapılan nakit ödemeler toplamı 195.000-TL'den sorumlu tutulamayacağını, bu işlemlerde sadece şekil eksikliği bulunup tediye işlemini gerçekleştiren, havale talimatını imzalayan kişilerin kooperatifle ilgisi bulunmayan yetkisiz kişiler olduğu iddiasının asılsız olduğunu, kaldı ki  09/07/2009- 27/03/2013 tarih aralığında ... şirketine 62 adette toplam 16.203.271-TL hak ediş avans ödemesi ile ...'a 24 adette toplam 423.502,83-TL büro, çap yenileme, harç, ipotek, noter, oda, ruhsat, tapu, vergi ve yapı denetim işlemleri için ödemeler yapıldığını, banka tarafından, internet şubesi aracılığıyla yapılan havale, eft ve kasadan nakit ödeme işlemlerinin kooperatifin bilgisi dahilinde gerçekleştirilen olağan işleyiş ile amaca uygun işlemler olduğunun açık olduğunu, kabul anlamına gelmemek üzere dava tarihinden yasal faiz istenebileceğini, kooperatif defterleri usule uygun tutulmadığından delil olamayacağı, muhasebe kayıtlarının gerçeği gizler şekilde verildiğini, internet bankacılığı şifresinin yetkisiz kişilere verildiği iddiasının doğru olmadığını, 01/07/2009 tarihli Ankara Ticaret Sicil Müdürlüğü yetki belgesi ile 3 yıl süreyle yönetim kurulu asil üyeleri olarak ..., ... seçilip ilan edildiğini, yetki belgesindeki bu kişilerin müşterek yetkili olduğu belirtilmemekle münferit yetkili kabul ile 09/07/2009 tarihli bankacılık hizmet sözleşmesi ve imza kartonu ile 17/07/2009 tarihli internet bankacılığı sms şifresi için cep telefonu numarasının tanımlanması ve şifrenin teslim edilmesi için düzenlenen talimatın kooperatifi temsilen yönetim kurulu üyesi ... tarafından imzalandığını, hukuka aykırı bir durum bulunmadığını, zararın ispatı gerektiğini, davacının haksız kazanç elde etmeye çalıştığını, kooperatifin işleyişi ve amacı için kullanılan paraların talep edilmesinin sebepsiz zenginleşme olup kabul edilemeyeceğini ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesini istemiştir.  <br>\tHUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ<br>\tDava; bankacılık  işlemlerinden kaynaklanan alacak istemine ilişkindir.<br>\t6100 Sayılı HMK'nın 355.maddesi gereğince, istinaf incelemesinin istinafa gelen tarafın sıfatı ile istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırılık bulunup bulunmadığı hususu gözetilerek ilk derece mahkemesinin taraflar arasındaki ihtilafta görevli mahkeme oluşu ve eldeki davada kesin yetki kuralına da aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla işin esasına girilerek yapılan incelemede;  <br> Davacı kooperatif, hesaplarının, başta internet bankacılığı olmak üzere davalı bankanın usulsüz işlemleri ile yetkisiz kişilerin para transferleri yapmasına imkan sağlanarak kullanıldığını, kooperatif hesaplarındaki paraların yapılan usulsüz işlemlerle yetkisiz kişiler eliyle başka hesaplara aktarılarak çekildiğini, bu suretle kooperatifin zarara uğratıldığını, hukuka aykırı işlemlerin gerçekleşmesinde davalı bankanın, bankacılık mevzuatına aykırı bir şekilde yetkisiz kişilere şifre teslimi yaparak ve hesaplardan yine yetkisiz kişilerin para transferleri yapmasına imkan sağlayarak üzerine düşen özen yükümlülüğünün gereğini yerine getirmeyerek kusurlu biçimde hareket ederek sorumlu olduğunu ileri sürmüş,  Davalı banka ise; yetkisiz kişilerce işlem yapılmayıp tüm işlemlerin kooperatif yönetiminin bilgisi dahilinde ve kooperatifin işleyişi ve amacına, olağan işlemlerine yönelik yapıldığını, bir zarar doğmadığını savunarak davanın reddini dilemiş, Mahkemece, taraflar yarı oranında kusurlu kabul edilerek bilirkişi ek raporu doğrultusunda hesaplanan zararın yarısı olan 152.000-TL'nin reeskont faiziyle davalı bankadan tahsiline karar verilmiştir. \t<br>\tMahkemece; tüm deliller toplanarak davalı banka tarafından gerçekleştirilen işlemler, davacıya ait hesaplar ve hesap hareketleri getirtilip yerinde de incelenmek suretiyle düzenlenen ve hükme esas alınan Bilirkişi asıl ve ek raporunda;\" a) ... Şubesinden internet bankacılığı yoluyla gerçekleştirlen işlemlerde;  İşlemlerin, kooperatifi temsile yetkili temsilci ile yapılan sözleşme kapsamında, usulüne uygun gerçekleştirildiği ayrıca hesap hareketlerine göre bu işlemlerin kooperatif amaç ve yararına olup itiraz edilmeyen diğer işlemlerle aynı nitelikte oldukları, bu nedenle bunlara ilişkin davacı talebinin yerinde olmadığını, b)  ... Şubesi nezdindeki hesaplardan internet bankacılığı aracılığı ile yapılan işlemlerde;  Kooperatifi temsil ve ilzama yetkili dışında ...'a internet şifresi verilmesi sureti ile ve ayrıca kasadan yine davacı kooperatifi temsile yetkili kimselerin talimatı ile yapıldığı ispat ve tespit olunamayan işlemlerden dolayı, bankanın kusurlu olduğunu, ... Bankası A.Ş. ... Şubesi yetkililerinin, davacı kooperatifi temsil ve ilzam yetkisi ( TTSG 7340/ 22.06.2009) iki kişide olduğu halde, tek başına temsil ve ilzam yetkisi olmayan yönetim kurulu üyesi ...'a internet şifresi vererek paraların, 04/09/2009 - 19/10/2009 tarih aralığında 5 ayrı işlemle internet bankacılığı yoluyla mevduat hesabının boşaltılmasına sebebiyet verildiğini, bu işlemler karşılığı muhasebede dayanak belge bulunmadığından ve ayrıca bu hesap işlemlerinin kooperatif amaç ve yararına ait olduğu tespit edilemediğinden 109.000-TL'nin, c) Kasadan nakit işlemler nedeniyle yetkili kişiler 2010 yılında (TTSG7526/17/03/2010) en az iki kişi olduğu halde, tek başına temsil ve ilzam yetkisi olmayan yönetim kurulu üyesi ...'a, kooperatif mevduatındaki hesaptan kasa fişi ile 30/07/2010 tarihinde tediye yapıldığını, karşılığında muhasebede çekişe dayanak belge bulunmadığından 110.000-TL'nin, ... Bankası A.Ş. ... Şubesi yetkililerinin Kooperatifi temsil ve ilzama yetkili kişilerin 2012 (TTSG 7849/28/06/2011) yılında en az iki kişi olduğu halde, tek başına temsil ve ilzam yetkisi olmayan yönetim kurulu üyesi ...'ın talimatıyla 28/09/2012 tarihinde kooperatif mevduat hesabından ... avans ödemesi olarak havale yapılan 60.000-TL'nin, ... Bankası A.Ş. ... Şubesi yetkililerinin Kooperatifi temsil ve ilzama yetkili kişilerin 2013 (TTSG81924 08/11/2012) yılında en az üç kişi olduğu halde, temsil ve ilzamın iki yönetim kurulu üyesinin imzasıyla 18/01/2013 tarihinde kooperatif mevduatındaki hesaptan 25.000-TL'nin  çekilerek (muhasebede çekişe dayanak belge bulunmadığından ) mevduat kaybına yol açtığını, ... Bankası A.Ş. nin... ve ... şubelerindeki yetkili personelin, Bankacılık kurallarına ve ... Bankası A.Ş. nin dahili mevzuatına uygun hareket etmesi gerekirken objektif özen ve kusursuz sorumluluk gereği mevduat müşterisi kooperatifin mevduatından 304.000-TL' sinin usulsüz bir şekilde ödediği, bu işlemlere ilişkin kooperatif yetkili temsilcilerinin havale talimatlarının şubece ibraz edilemediği ve ayrıca bu hesap işlemlerinin kooperatif amaç ve yararına ait olduğu tespit edilemediğinden sonuç olarak; toplamda 109.000+195.000 = 304.000-TL zarardan, davalı bankanın sorumlu olduğu ancak davacı kooperatifin dava konusu işlemleri denetlemede kusuru olduğu, işlem tarihlerinden yaklaşık 2 yıl sonra dava açıldığı gözetildiğinde takdiri mahkemeye ait olmak üzere davacı kooperatifin % 50 oranında kusurlu kabul edilmesi halinde, 152.000-TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek reeskont faizi ile davacıya ödenmesi gerektiği\" hususları tespit edilmiştir.<br>                        Kooperatif ana sözleşmesinin \"Avans ve Ödemeler\" başlıklı 74. Maddesinde; \" Kooperatifin amaç ve işleri dışında avans verilemez ve ödeme yapılamaz. Her türlü ödemelerin geçerli belgelere dayandırılması şarttır.\" hükmüne, \"Kooperatifin Temsil ve İlzamı\" başlıklı 46. Maddesinde; \" Kooperatif adına düzenlenecek evrakın muteber olması veya kooperatifi ilzamı için, kooperatif unvanı altında temsile yetkili olanlardan ikisinin imzası gereklidir. Yönetim Kurulu, kooperatifi temsil ve kooperatif adına imza atmaya yetkili şahısları kararla tesbit eder ve bu kararın noterlikçe onaylanmış bir sureti, imzalarla birlikte tescil edilmek üzere Ticaret Sicil Memurluğuna verilir. Gerektiğinde, yukarıdaki fıkra hükmüne göre hareket edilerek imza yetkisine sahip kimseler değiştirilebilir.\" hükmüne yer verilmiştir. <br> Dosya kapsamında toplanan delillerden; 30/07/2010 tarihli 1209094 nolu kasa fişi ile ...'a, 43000152 nolu ... Konut Yapı Kooperatif  hesabından 110.000-TL nakit ödemesinde bulunulduğu, ...'ın, ödeme fişini tek başına imzaladığı, oysa ki ...'ın tek başına para çekme yetkisi bulunmadığı, yine 28/09/2012 tarihli, 3134055 nolu mahsup fişi ile ... kooperatif kaşesi ile tek başına imzalayarak havale talimatı vermek suretiyle ... İnşaata avans ödemesinde bulunulduğu, ...'ın, tek başına yetkili olmadığı halde, havale talimatını şirket kaşesi ile tek başına imzalamış olduğu görülmüştür. Yine 18/01/2013 tarihli, 7142750 nolu kasa fişi ile 43000151 nolu ... Yapı Kooperatif hesabından şirket kaşesi altında çift imza ile 25.000-TL nakit çekilmiştir. Ancak anılan dönemde kooperatifi temsil ve ilzama üç kişinin yetkili kılındığı dosyada mevcut Ticaret Sicil Gazeteleri kapsamlarından anlaşılmaktadır.<br>Davacı tarafından, aynı dönemde internet bankacılığı üzerinden gerçekleştirilen 143 adet işlemden sadece 71 adedine itiraz edilerek söz konusu işlemlerin iş bu davaya konu edildiği anlaşılmış, 72 adet işleme ise davacı tarafından itiraz edilmemesi dikkate alındığında; söz konusu işlemlerin davacı kooperatifin amaç ve yararına olup olmadığı hususunun tespiti gerektiği değerlendirilmiştir.<br>Hemen belirtilmelidir ki mahkemece verilen yukarıda yazılı kararın, sadece davalı banka tarafından istinaf edilerek davacı kooperatif tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmamış olması gözetildiğinde; davalı bankanın, davacıya ait hesaplardan, 3. kişilere dayanaksız gönderilen/ verilen tutarlar yönünden oluşan zarardan yarı oranında (%50), yine iş ve işlemleri denetlemeyen davacı kooperatifin de yarı oranında (%50)  kusurlu olduğunun tespitine ilişkin somut olay yönünden mahkemece yapılan kusur oranı tespitinin, davacı kooperatif yönünden artık bağlayıcı olup kesinleştiğinin kabulü gerekir.<br>Mahkemece, bilirkişi rapor ve ek raporu doğrultusunda, tarafların % 50 oranında sorumlu olduklarının kabulüyle; ... Şubesinden internet bankacılığı yoluyla gerçekleştirlen işlemlerde;  işlemlerin, kooperatifi temsile yetkili temsilci ile yapılan sözleşme kapsamında, usulüne uygun gerçekleştirildiği ayrıca hesap hareketlerine göre bu işlemlerin kooperatif amaç ve yararına olup itiraz edilmeyen diğer işlemlerle aynı nitelikte oldukları, bu nedenle bunlara ilişkin davacı talebinin yerinde olmadığına yönelik mahkeme kabulünde bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmaktadır.<br>... Şubesi nezdindeki hesaplardan internet bankacılığı aracılığı ile yapılan işlemlerin incelenmesinde ise; ... Bankası A.Ş. ... Şubesi yetkililerinin, davacı kooperatifi temsil ve ilzam yetkisi ( TTSG 7340 22/06/2009) iki kişide olduğu halde, tek başına temsil ve ilzam yetkisi olmayan yönetim kurulu üyesi ...'a internet şifresi vererek 04/09/2009 - 19/10/2009 tarih aralığında 5 ayrı işlemle internet bankacılığı yoluyla mevduat hesabının boşaltılmasına sebebiyet verdikleri ve kusurlu bulundukları, bu işlemler karşılığı muhasebede dayanak belge bulunmadığından, ayrıca bu hesap işlemlerinin kooperatif amaç ve yararına ait olduğu da tespit edilemediğinden, 109.000-TL tutarlı işlemlerden, davalı bankanın % 50 kusuru nispetinde sorumlu olması gerektiği kabul edilerek mahkemece karar verilmiş ise de; bu işlemlerden toplam 103.000-TL tutarlı EFT işlemlerinin (04/09/2009 tarihli - 50.000-TL tutarlı - ...'e gönderilen;  07/09/2009 tarihli - 10.000-TL tutarlı - ...'e gönderilen; 11/09/2009 tarihli - 10.000-TL tutarlı - ...'e gönderilen; 11/09/2009 tarihli - 30.000-TL tutarlı - ...'e gönderilen; 19/10/2009 tarihli - 3.000-TL tutarlı - ...'e gönderilen), davacı kooperatifin amaç ve yararına olacak şekilde kooperatif hesaplarından, kooperatifin yüklenicisi ... İnş. San. ve Tic. Ltd Şti. yetkilisi \" ...\" isimli kişiye gönderilmiş olduğu dosya kapsamındaki delillerden anlaşılmaktadır. Ayrıca davacı kooperatif de ilk derece mahkemesinin anılan kişilere gönderilen diğer tutarların  kooperatif için gönderildiğine ilişkin gerekçesini açıkça istinafa getirmediğinden, ... isimli kişiye yapılan EFT işlemlerinin, kooperatifin amacını gerçekleştirmeye yönelik olarak ... İnşaat şirketine gönderilmiş olduğunun, kooperatif kayıtlarında belge bulunmamasının ödemenin ilgili kişi hesaplarına giderek ancak kooperatif ile ... şirketi arasında görülecek bir davanın konusu olabileceğinin ve bu durumun da davacı kooperatifin kabulünde olduğunun değerlendirilmesi suretiyle, 103.000-TL tutarlı EFT işlemleri yönünden davacı talebinin reddine karar verilmesi gerekirken mahkemece, yazılı olduğu üzere talebin kabulüne karar verilmiş olması isabetsizdir. Bu hususa ilişkin davalı banka istinaf istemi yerinde olup kabulü gerekir. <br>Yine aynı şubeden 15/09/2009 tarihli - 6.000-TL tutarlı - ...'a, kooperatif hesaplarından gönderilen EFT işlemi yönünden ise, bu işlemin kooperatif amaç ve yararına yapıldığı hususunun ispat edilememiş olması dikkate alındığında; mahkemece benimsenen ve dosya kapsamında kesinleştiği az yukarıda değerlendirilen davalı bankanın  % 50 kusur oranı nispetinde hesaplanan (6.000-TL/2) 3.000-TL'nin, davalı bankadan tahsili gerektiğinin kabulü gerekir. Bu hususa ilişkin davalı banka istinafı bu nedenle yerinde olmayıp reddi gerekir.<br> Kasadan yapılan nakit işlemler yönünden yapılan incelemede; davacı kooperatifi temsil ve ilzama yetkili kişiler 2010 yılında (TTSG 7526 17/03/2010) en az iki kişi olduğu halde, tek başına temsil ve ilzam yetkisi olmayan yönetim kurulu üyesi ...'a, kooperatif hesabından kasa fişi ile 30/07/2010 tarihinde ödeme yapıldığı, bilirkişi raporuna göre bu işlem karşılığında muhasebede dayanak belge bulunmadığı, bu nedenle ödenen 110.000-TL'nin, kooperatif amaç ve yararına olduğunun tespit edilemediği, yine ... Bankası A.Ş. ... Şubesi yetkililerinin, Kooperatifi temsil ve ilzama yetkili kişiler 2013 (TTSG 81924 08/11/2012) yılında en az üç kişi olduğu halde, iki yönetim kurulu üyesi imzasıyla 18/01/2013 tarihinde kooperatif mevduat hesabından 25.000-TL çekilmesine izin vermek suretiyle (bilirkişi raporuna göre muhasebede çekişe dayanak belge bulunmadığından ) mevduat kaybına yol açtığı dosya kapsamında toplanan deliller ile bilirkişi raporu kapsamından anlaşılmaktadır.<br> O halde ... Bankası A.Ş. ... ve ... şubelerindeki yetkili personelin, Bankacılık işlem kuralları ve mevzuatına uygun hareket etmesi gerekirken objektif özen yükümlülüğüne aykırı hareket ederek müşterisi kooperatifin mevduat hesabından, az yukarıda açıklandığı üzere 6.000 + 110.000 + 25.000= 141.000-TL tutarı usulsüz bir şekilde ödediği, bu işlemlere ilişkin kooperatif yetkili temsilcilerinin havale talimatlarının şubeler tarafından dosya kapsamına ve bilirkişi incelemesine ibraz edilemediği, ayrıca bu hesap işlemlerinin kooperatif amaç ve yararına ait olduklarının da tespit edilememesi dikkate alındığında;  davalı bankanın tespit edilen % 50 oranında ki kusuru nispetinde Dairemizce hesaplanan (141.000 / 2) 70.500-TL'nin, istinafa gelen tarafın sıfatı da gözetilerek davacıya ödenmesi gerektiğinin kabulü gerekir.  Bu nedenlerle davalı bankanın, bu işlem ve tutarlarına yönelik istinaf istemleri yerinde olmayıp reddi gerekmiştir.<br>Faiz türü ve başlangıç tarihine yönelik istinaf istemlerinin incelenmesine gelince; taraflar tacir olup davacı tarafından talep edilen alacakların reeskont faizi ile ödeme tarihlerinden geçerli olmak üzere tahsilinin talep edildiği anlaşılmaktadır. Mahkemece talep doğrultusunda hükmedilen alacağa ancak TTK uyarınca, reeskont faizini aşmamak üzere avans faizi işletilmesine karar verilmesi gerekirken mahkemece, reeskont faizi işletilmesi isabetsiz olup yanlış olmuştur. Öte taraftan mahkemece, hükmedilen alacağa dava tarihinden geçerli olmak üzere faiz yürütüldüğü, bu hususun ise davacı tarafından istinafa getirilmediği anlaşılmaktadır. Bu nedenle, istinafa gelen tarafın sıfatına göre davalı bankanın, faiz başlangıç tarihine yönelik istinaf istemi yerinde olmayıp reddi gerekmiştir.<br> ... Bankası A.Ş. ... Şubesi yetkililerinin, Kooperatifi temsil ve ilzama yetkili kişiler,  2012 (TTSG 7849 28/06/2011) yılında en az iki kişi olduğu halde, tek başına temsil ve ilzam yetkisi olmayan yönetim kurulu üyesi ...'ın talimatıyla 28/09/2012 tarihinde, kooperatif mevduat hesabından, \" ... avans ödemesi \" açıklaması ile  havalesi yapılan 60.000-TL yönünden yapılan incelemede ise;  söz konusu tutarın, az yukarıda açıklanan gerekçelerle davacı kooperatifin bilgisi dahilinde olduğunun kabulü ile kooperatif amaç ve yararı doğrultusunda, davacı kooperatifin yüklenicisi olduğu uyuşmazlık konusu olmayan ... İnşaat şirketine gönderilmiş olduğunun kabulü gerekir. O halde bu tutar yönünden davacı talebinin reddi gerekirken mahkemece, bu istem yerinde görülerek davalı bankanın yarı oranında kabul edilen sorumluluğu nispetinde tahsile karar verilmesi isabetsiz olup usul ve yasaya aykırıdır. Bu nedenlerle bu tutara yönelik davalı banka istinaf istemi yerinde olup kabulü gerekmiştir.<br>Ankara 6. (2016/181 Esas) ve 8. Ağır ceza mahkemelerinde (2016/217 Esas) görülerek istinaf incelemesi sonrası birleştirilerek Ankara 8. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 2016/217 Esas sayılı ceza yargılamasında; davacı kooperatif yöneticilerinden olan ... hakkında, zimmet suçundan yargılama yapıldığı, yönetici sanığın, dosyamız davacısı olan kooperatife ait banka hesabından, \" ... Mühendislik İnşaat Ltd. Şti.\" ye ödenmek üzere şirket çalışanı ...'a gönderdiği ve \" ...'a iade \" açıklaması içeren 50.000-TL'lik havale yönünden zimmet suçundan cezalandırılmasına karar verildiği, bu kararın, Ankara 5. Ceza Dairesi 2020/1030 Esas 2023/2522 Karar sayılı ilamıyla yerinde bulunularak istinaf isteminin reddiyle 17/11/2023 tarihinde kesinleştiği, söz konusu \" 50.000-TL \" tutarlı havale işleminin, dosyamızda dava konusu edilen işlemler arasında yer almadığı görülmüş, incelenmesi ile yetinilmiştir.<br>\tYukarıda açıklanan tüm bu gerekçelerle; bankaların güven kurumu olup hafif kusurlarından dahi sorumlu olmaları göz önünde bulundurularak davalı bankanın, istinaf başvurusunun kısmen kabul kısmen reddi ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, tarafların kesinleşen % 50 kusurları nispetinde, davalı bankanın, davacı kooperatife ait mevduat hesaplarından, yetkisiz kişiler tarafından havale edilen ve  nakit çekilen tutarların, 70.500-TL'sinden sorumlu olup bu tutarın, davalı bankadan dava tarihinden işleyecek avans faizini geçmemek üzere reeskont faiziyle tahsiline dair karar vermek gerekmiş ve takdiren aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. <br>\tHÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;<br>\tA)1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun KISMEN KABUL KISMEN REDDİ ile,<br>\tAnkara 13. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 17/05/2022 tarih ve  2018/470 Esas  2022/414 Karar sayılı kararının HMK'nın 353/(1).b-2 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA,<br>\tB)1-Davanın KISMEN KABULÜ ile, <br>\t2- 70.500-TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek reeskont faiz oranını geçmemek üzere avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, <br>\t3-Fazlaya ilişkin istemin reddine, \t<br>\t4-Alınması gereken 4.815,86- TL harçtan, peşin alınan 1.707,75-TL ve ıslah harcı ile yatırılan 888,03-TL'nin  mahsubu ile bakiye 2.220,08‬-TL harcın, davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, <br>\t5-Davacı tarafça başlangıçta yatırılan 1.707,75-TL nispi harç, 888,03-TL ıslah harcı ve 35,90-TL başvurma harcı olmak üzere toplam 2.631,68‬-TL harcın, davalıdan  tahsili ile davacıya verilmesine,  <br>\t6-Davacı tarafından yapılan 265-TL tebligat ve 67,20-TL müzekkere gideri, 5.000-TL bilirkişi ücreti  olmak üzere toplam 5.332,20-TL yargılama giderinin, davanın kabul ve ret oranına göre hesaplanan 2.473,16-TL yargılama giderinin  davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına, <br>\t7-Davalı tarafından yapılan tebligat ve posta gideri olmak üzere toplam 133,60-TL yargılama giderinin, davanın red/kabul oranına göre 71,63-TL'lik kısmının davacıdan alınarak davalıya verilmesine, fazlaya ilişkin yargılama giderinin davalı üzerinde bırakılmasına, <br>\t8-Davanın kabul edilen kısmı yönünden, istinaf karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T.'ne göre takdir ve tayin olunan 30.000-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,<br>\t9-Davanın reddedilen kısmı yönünden, istinaf karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T.'ne göre takdir ve tayin olunan 30.000-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,<br>\t10-Taraflar tarafından yatırılan gider avansının kullanılmayan kısmın karar kesinleştiğinde ve istekleri halinde yatırana iadesine,<br>\tC)1-Davalı taraftan istinaf karar harcı olarak alınan 2.595,78-TL harcın talep halinde davalıya iadesine, <br>\t2-Davalı tarafça istinaf aşamasında yapılan  220,70-TL istinaf kanun yoluna başvurma harcı ile dosyanın istinafa gönderim gideri 52,01-TL olmak üzere toplam 272,71‬-TL yargılama giderinin, davacıdan alınarak davalıya verilmesine, <br>\t3-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından taraflar yararına vekalet ücreti taktirine yer olmadığına,   <br>\tDosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda\tHMK'nın 361. maddesi uyarınca gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içerisinde Yargıtay'da temyiz kanun yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 13/03/2025<br><br>  Başkan-         Üye -                  Üye -\t   Zabıt Katibi<br><br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"374ec392451618d7","SID":"b0745ba9288b6ae8"}}