{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İZMİR<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>6. HUKUK DAİRESİ<br><br>T Ü R K   M İ L L E T İ   A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br><br>DOSYA NO\t : 2025/1096 <br>KARAR NO\t\t : 2025/1003<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t : MANİSA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t : 17/12/2024<br>ESAS NO \t \t: 2024/592<br>KARAR NO\t \t: 2024/866   <br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: SALİHLİ 3.ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ <br>(TÜKETİCİ MAHKEMESİ SIFATIYLA)<br>TARİHİ\t\t: 02/0/52024<br>ESAS NO\t\t: 2023/320<br>KARAR NO\t\t: 2024/199<br>DAVANIN KONUSU\t: Menfi Tespit (Abone Sözleşmesi)<br>KARAR TARİHİ\t:14/04/2025<br>GEREKÇELİ KARAR TARİHİ : 14/04/2025<br><br>\tManisa Asliye Ticaret Mahkemesi ile Salihli 3. Asliye Hukuk Mahkemesi arasında oluşan görev uyuşmazlığının yargı yeri belirlenmesi yoluyla giderilmesi Manisa Asliye Ticaret  Mahkemesi  tarafından talep edilmekle dosya kapsamı  incelendi.<br> <br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ  :<br>Dava, menfi tespit  istemine ilişkindir. <br>Davanın açıldığı Salihli  3. Asliye Hukuk Mahkemesince,  somut dosyada davacı her ne kadar TTK hükümleri gereğince tacir değilse de, davacı vekilince siber dolandırıcılığa maruz kalarak bilgisi ve onayı dışında adına  nakit avans kredisi kullanıldığı ve çekilen kredi tutarının eft yoluyla başka hesaplara gönderildiği iddia edilmekte olduğunu, iddianın ileri sürülüş biçimi uyarınca yukarıda yer verilen istinaf ilamında yer aldığı üzere taraflar arasındaki ihtilaf davalı bankanın güvenlik sistemi yönünden özen yükümlülüğüne aykırılık iddiasına dayanmakta olup, tüketici hukukuna ilişkin olmadığından, bankalara ilişkin düzenlemelerde öngörülen hususlardan doğan bir uyuşmazlık olması nedeniyle TTK'nın 4. maddesi gereğince ticari iş niteliğinde sayılması gerektiği gözetilmekte olduğunu, bu bakımdan dava TTK'nın 5/1. maddesi uyarınca mutlak ticari dava niteliği taşımakta olup bu davaya bakma görevinin ticaret mahkemesine ait olması nedeniyle görevli mahkemenin asliye ticaret mahkemesi olduğu, ayrıca 1.7.2012 tarihinden itibaren yasanın 5/3. maddesi gereği Asliye Hukuk mahkemeleri ile Asliye Ticaret mahkemeleri arasındaki ilişkinin işbölümü olmaktan çıkıp görev ilişkisi haline gelmiş olması karşısında bu davaya bakma görevinin asliye ticaret mahkemesine ait olması nedeniyle Hâkimler ve Savcılar Kurulu Genel Kurulunun 7.7.2021 tarih 608 sayılı kararı ile Manisa Asliye Ticaret Mahkemesinin yargı çevresinin Manisa ilinin mülki sınırları olarak kabul edilmesi, Manisa Asliye Ticaret Mahkemesinin de 1.9.2021 tarihinde faaliyete geçmesi karşısında mahkemeye açılan davanın açılış tarihi itibariyle Manisa Asliye Ticaret Mahkemesinde görülmesi gerektiği gerekçesiyle  Manisa Asliye Ticaret Mahkemesine görevsizlik kararı verilmiştir. <br>Dosyanın gönderildiği Manisa Asliye Ticaret Mahkemesince de,  eldeki uyuşmazlığın davalı banka nezdindeki mobil bankacılık şifresinin haksız olarak ele geçirilmesi üzerine davacının karta bağlı hesabından  bilgisi ve rızası dışında taksitli avanslar çekilerek başkasının hesabına aktarılması işleminden kaynaklandığı, davacının tacir olmadığı, davalı banka ile davacı arasında hesap ve karta bağlı bir sözleşme ilişkisinin bulunduğu, davanın, bu sözleşme ilişkisinde davalı bankanın üzerine düşen yükümlülüğünü yerine getirmediği iddiası ile açıldığı, söz konusu sözleşmenin tüketici işlemi mahiyetinde olduğu, bu nedenle davalı banka ile davacı arasındaki hukuki ilişkinin tüketici işlemi olduğu gözetildiğinde davaya bakmakla görevli mahkemenin tüketici  mahkemesi olduğu gerekçesiyle karşı görevsizlik kararı verilmiştir. <br>28.11.2013 tarihli Resmî Gazetede yayımlanan ve 28.05.2014 tarihinde yürürlüğe giren 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunun (TKHK) 2. maddesinde Kanunun kapsamı \"Bu Kanun, her türlü tüketici işlemi ile tüketiciye yönelik uygulamaları kapsar\" şeklinde açıklanmıştır. Kanunun \"Tanımlar\" başlıklı 3.maddesinin birinci fıkrasının (l) bendinde ise tüketici işlemi, \"Mal veya hizmet piyasalarında kamu tüzel kişileri de dâhil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla hareket eden veya onun adına ya da hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiler ile tüketiciler arasında kurulan, eser, taşıma, simsarlık, sigorta, vekâlet, bankacılık ve benzeri sözleşmeler de dâhil olmak üzere her türlü sözleşme ve hukukî işlemi ifade eder\" biçiminde tanımlanmıştır.<br>6502 sayılı TKHK'nın 73. maddesi uyarınca tüketici işlemleri ile tüketiciye yönelik uygulamalardan doğacak uyuşmazlıklara ilişkin davalarda tüketici mahkemesi görevli kılınmıştır. Bunun yanında Kanunun 83. maddesinde de taraflardan birini tüketicinin oluşturduğu işlemler ile ilgili diğer kanunlarda düzenleme olmasının, bu işlemin tüketici işlemi sayılmasını ve bu Kanunun görev ve yetkiye ilişkin hükümlerinin uygulanmasını engellemeyeceği belirtilmiştir.<br>Bir hukukî işlemin sadece 6502 sayılı Kanunda düzenlenmiş olması tek başına o işlemden kaynaklanan uyuşmazlığın tüketici mahkemesinde görülmesini gerektirmez. Bir hukuki işlemin 6502 sayılı Kanun kapsamında kaldığının kabul edilmesi için taraflardan birinin tüketici olması  gerekir. <br>TTK'nun 4. maddesi \"(1) Her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ve çekişmesiz yargı işleri ile tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın;<br>a)Bu Kanunda,<br>b)Türk Medenî Kanununun, rehin karşılığında ödünç verme işi ile uğraşanlar hakkındaki 962 ilâ 969 uncu maddelerinde,<br>c)11/1/2011 tarihli ve 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun malvarlığının veya işletmenin devralınması ile işletmelerin birleşmesi ve şekil değiştirmesi hakkındaki 202 ve 203, rekabet yasağına ilişkin 444 ve 447, yayın sözleşmesine dair 487 ilâ 501, kredi mektubu ve kredi emrini düzenleyen 515 ilâ 519, komisyon sözleşmesine ilişkin 532 ilâ 545, ticari temsilciler, ticari vekiller ve diğer tacir yardımcıları için öngörülmüş bulunan 547 ilâ 554, havale hakkındaki 555 ilâ 560, saklama sözleşmelerini düzenleyen 561 ilâ 580 inci maddelerinde,<br>d) Fikrî mülkiyet hukukuna dair mevzuatta,<br>e) Borsa, sergi, panayır ve pazarlar ile antrepo ve ticarete özgü diğer yerlere ilişkin özel hükümlerde,<br>f) Bankalara, diğer kredi kuruluşlarına, finansal kurumlara ve ödünç para verme işlerine ilişkin düzenlemelerde, öngörülen hususlardan doğan hukuk davaları ve çekişmesiz yargı işleri ticari dava ve ticari nitelikte çekişmesiz yargı işi sayılır. Ancak, herhangi bir ticari işletmeyi ilgilendirmeyen havale, vedia ve fikir ve sanat eserlerine ilişkin haklardan doğan davalar bundan istisnadır.<br>(Değişik: 28/2/2018-7101/61 md.) Ticari davalarda da deliller ile bunların sunulması 12/1/2011 tarihli ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu hükümlerine tabidir; miktar veya değeri beş yüz bin Türk lirasını geçmeyen ticari davalarda basit yargılama usulü uygulanır.\" şeklinde düzenlenmiştir.<br>TTK'nun 5.maddesinde \"(1) Aksine hüküm bulunmadıkça, dava olunan şeyin değerine veya tutarına bakılmaksızın asliye ticaret mahkemesi tüm ticari davalar ile ticari nitelikteki çekişmesiz yargı işlerine bakmakla görevlidir.<br>(2) Bir yerde asliye ticaret mahkemesi varsa, asliye hukuk mahkemesinin görevi içinde bulunan ve 4 üncü madde hükmünce ticari sayılan davalarla özel hükümler uyarınca ticaret mahkemesinde görülecek diğer işlere asliye ticaret mahkemesinde bakılır. Bir yerde ticaret davalarına bakan birden çok asliye ticaret mahkemesi varsa, iş durumunun gerekli kıldığı yerlerde Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulunca, asliye ticaret mahkemelerinden biri veya birkaçı münhasıran bu Kanundan ve diğer kanunlardan doğan deniz ticaretine ve deniz sigortalarına ilişkin hukuk davalarına bakmakla görevlendirilebilir.<br>(3) (Değişik: 26/6/2012-6335/2 md.) Asliye ticaret mahkemesi ile asliye hukuk mahkemesi ve diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişki görev ilişkisi olup, bu durumda göreve ilişkin usul hükümleri uygulanır.<br>(4) (Değişik: 26/6/2012-6335/2 md.) Asliye ticaret mahkemesi bulunmayan yargı çevresindeki bir ticari davada görev kuralına dayanılmamış olması, görevsizlik kararı verilmesini gerektirmez; asliye hukuk mahkemesi, davaya devam eder.\" şeklinde düzenlenmiştir.<br>Somut olayda; Dava, davalı bankada bulunan davacıya ait hesaptan ve kredi kartından  bilgisi dışında yapıldığı belirtilen  para çekme , eft işlemleri  nedeniyle takipten önce açılan menfi tespit istemine ilişkindir. Davacı tacir olmadığı, davalı banka ile arasında  hesap ve artış  karta bağlı  sözleşme ilişkisi olduğu, davalı bankanın sözleşmeye ile üzerine düşen yükümlülüğü  yerine getirmediği  iddiası ile  dava açılmıştır. Davacı ile davalı  banka arasındaki  hukuki ilişki  tüketici işlemi olduğundan , uyuşmazlığın, tüketici  mahkemesinde görülüp sonuçlandırılması  gerekmektedir. <br>Açıklanan nedenlerle, yargı yeri olarak Salihli 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin (Tüketici Mahkemesi Sıfatıyla ) belirlenmesine   karar vermek gerekmiştir.<br>KARAR  :  Gerekçesi  yukarıda  izah  edildiği   üzere; <br>6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 21.ve 22. maddeleri gereğince Salihli 3.Asliye Hukuk (Tüketici Mahkemesi Sıfatıyla) Mahkemesinin  YARGI YERİ OLARAK BELİRLENMESİNE,  <br>Dosyanın yargı yeri belirlenmesi talep eden mahkemesine iadesine,<br>Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu 362/1-c maddesi uyarınca temyiz kanun yolu kapalı olmak üzere 14.4.2025 günü oybirliği ile karar verildi.</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"14271140ae3b592a","SID":"bceb9691d398516e"}}