{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İZMİR<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>6. HUKUK DAİRESİ<br><br>T Ü R K   M İ L L E T İ   A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br><br>DOSYA NO\t : 2025/330 <br>KARAR NO\t \t: 2025/797<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t : İZMİR 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t : 24/12/2024<br>ESAS NO \t \t: 2024/75<br>KARAR NO\t \t: 2024/1185   <br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: İZMİR FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 18/10/2023<br>ESAS NO\t\t: 2023/157<br>KARAR NO\t\t: 2023/109<br>DAVANIN KONUSU\t: Ticari Şirket (Ortaklıktan Çıkma Veya Çıkarılmaya İlişkin)<br>KARAR TARİHİ           :24/03/2025<br>GEREKÇELİ KARAR TARİHİ : 24/03/2025<br><br>\tİzmir 2.Asliye Ticaret Mahkemesi ile İzmir Fikri Sınai  Haklar Hukuk Mahkemesi  arasında oluşan görev uyuşmazlığının yargı yeri belirlenmesi yoluyla giderilmesi İzmir 2. Asliye Ticaret  Mahkemesi  tarafından talep edilmekle dosya kapsamı  incelendi.<br> <br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ  :<br>Dava, marka devrinin ve tescilinin iptaline ilişkindir. <br>Davanın açıldığı İzmir Fikri ve Sınai Haklar Mahkemesince, dava dilekçesinde  davacı şirket ortağı, davalı şirket ortağının muvazalı işlemlerle şirkete ait markaların kendi yakınlarına devredilmek suretiyle şirketin ve kendisinin zarara uğradığını ileri sürmekte ve yapılan marka devirlerinin iptalini talep ettiğini, buradaki zarar iddiasına konu unsurun marka olması mahkemesini görevli kılmayacağını,  burada zarar iddiasına konu unsur şirkete ait bir gayrimenkul olsaydı bu durumda da Asliye Hukuk Mahkemesi değil yine Asliye Ticaret Mahkemesi görevli kabul edileceğini, zira huzurdaki davada bir Fikri Mülkiyet Hakkının özüne ilişkin, sahipliğine ilişkin, tesciline ilişkin, hükümsüzlüğü ve iptaline ilişkin hiçbir tartışma bulunmadığını,bu sebeple eldeki davanın 6102 sayılı TTK'da düzenlenen şirket yöneticisinin sorumluluğu, işlemlerinin denetimi ve iptali gibi hususları düzenleyen sorumluluk davasının tipik bir örneğini oluşturduğunu, diğer yandan, şirket mallarının tasarrufunun iptali talepli bir uyuşmazlıktan da bahsedilebileceğini, bu durumda dahi mahkemesinin delilleri değerlendirme ve yargılama yapma görevine sahip bulunmadığını,  TTK'da mutlak ticari davalar arasında gösterilen bir uyuşmazlık söz konusu olduğunu, bu itibarla huzurdaki davada mahkemesinin görevsiz olduğunu,görevli mahkemenin asliye ticaret mahkemesi olduğu belirtilerek İzmir Asliye Ticaret Mahkemesine görevsizlik kararı verilmiştir. <br>Dosyanın gönderildiği İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesince de,  davacının talep sonucunun açıkça marka devir ve tescillerinin iptali ile dava dışı şirket adına tesciline ilişkin bulunduğu, sınai mülkiyet haklarının devrinin 6769 sayılı SMK'nın 148. maddesinde düzenlendiği, dava konusu devir sözleşmesinin geçerli olup olmadığının bu hüküm çerçevesinde değerlendirilmesi gerektiği, dava dışı şirket adına devirleri gerçekleştiren davalının, temsil yetkisinin bulunup bulunmadığının 6102 sayılı TTK hükümlerine göre belirlenecek olmasının da varılan sonucu değiştirmeyeceği, zira yukarıda belirtildiği üzere işbu davada marka devir sözleşmesinin ve marka tescillerinin iptalinin talep edildiği hususları gözetildiğinde davaya bakma görevi ihtisas mahkemesi olan Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi olduğu gerekçesiyle karşı görevsizlik kararı verilmiştir.<br>6769 sayılı Sınai Mülkiyet Hakkı Yasası'nın 148/1.maddesinde''  (1) Sınai mülkiyet hakkı devredilebilir, miras yolu ile intikal edebilir, lisans konusu olabilir, rehin verilebilir, teminat olarak gösterilebilir, haczedilebilir veya diğer hukuki işlemlere konu olabilir. Coğrafi işaret ve geleneksel ürün adı hakkı; lisans, devir, intikal, haciz ve benzeri hukuki işlemlere konu olamaz ve teminat olarak gösterilemez.'' şeklinde düzenlenmiştir.<br>6769 sayılı Sınai Mülkiyet Hakkı Yasası'nın 156/1.maddesinde'' Bu Kanunda öngörülen davalarda görevli mahkeme, fikri ve sınai haklar hukuk mahkemesi ile fikri ve sınai haklar ceza mahkemesidir. Bu mahkemeler, Hâkimler ve Savcılar Kurulunun olumlu görüşü alınarak, tek hâkimli ve asliye mahkemesi derecesinde Adalet Bakanlığınca lüzum görülen yerlerde kurulur. Bu mahkemelerin yargı çevresi, il ve ilçe sınırlarına bakılmaksızın Adalet Bakanlığının önerisi üzerine Hâkimler ve Savcılar Kurulu tarafından belirlenir. Fikri ve sınai haklar hukuk mahkemesi kurulmamış olan yerlerde bu mahkemenin görev alanına giren dava ve işlere, asliye hukuk mahkemesince; fikri ve sınai haklar ceza mahkemesi kurulmamış olan yerlerde bu mahkemenin görev alanına giren dava ve işlere, asliye ceza mahkemesince bakılır. Bu dava ve işlere bakacak asliye hukuk ve asliye ceza mahkemeleri ile bu mahkemelerin yargı çevresi, il ve ilçe sınırlarına bakılmaksızın Adalet Bakanlığının önerisi üzerine Hâkimler ve Savcılar Kurulu tarafından belirlenir.'' şeklinde düzenlenmiştir. <br>\tSomut olayda; Davacı, davalılardan ... ile İzmir Ticaret Sicil Memurluğu'nun ... sicil no ile kayıtlı ... Ltd Şti' nin %50'şer hisseye sahip ortakları olup şirketi temsil yetkisinin 20 yıllığına davalı ... te olduğunu , davalı ... 'un ... Şirketi'nin 1970 yılından bu  yana faaliyette olup sunulan listedeki 28 adet marka adına tescilli olduğu halde ,ortaklar kurulu kararı olmadan davacının bilgisi dışında bu markaları diğer davalıya noterde Marka Devir Sözleşmesi ile 8.400 TL bir bedelle devrettiğini, devreden şirket yetkilisine bu konuda özel bir yetki verilmediğini yasaya aykırı bu devrin iptali ile eski hale iadesine ve belirtilen 28 adet markanın ... Şirketi adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir. Çekişmeyle ilgili İzmir Fikri Sınai Haklar Mahkemesi ile Asliye Ticaret Mahkemesi arasında olumsuz görev uyuşmazlığı doğmuştur. Dava tarafların ortağı oldukları dava dışı ... Şirketine ait tescilli markaların davalı tarafından yetkisiz biçimde akrabası olan diğer davalıya tescil ettirildiği iddiasına dayalı marka devir sözleşmesinin geçersizliğinin tesbiti ile belirtilen markaların tescillerini iptali ve dava dışı şirket adına yeniden tesciline karar verilmesi istemidir. Burada çekişmeye uygulanacak olan yasal düzenleme  6769 sayılı Sınai Mülkiyet Hakkı Kanunu'nun  148/1.maddesi olup sınai mülkiyet hakkının devredilmesi mümkün olup aynı yasa maddesinin 4.bendine göre sınai mülkiyet hakkına ilişkin hukuki işlemler yazılı şekle tabidir. Kanunun 156.maddesi uyarınca görevli mahkeme Fikri ve Sınai Haklar Mahkemesidir. (Yargıtay 11. HD  2011/14628 Esas 2013/11480 Karar ,2017/4625 Esas 2019/1456 Karar ) Burada asıl olan tesçilli markaların usulsüz devri ile eski hale getirilmesi istemi olmakla 6769 sayılı yasanın uygulama alanında kaldığından Fikri ve Sinai Haklar mahkemesince görülmesi gerekir.<br>Açıklanan nedenlerle, yargı yeri olarak  İzmir Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin belirlenmesine karar vermek gerekmiştir.  <br>KARAR  :  Gerekçesi  yukarıda  izah  edildiği   üzere; <br>6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 21.ve 22. maddeleri gereğince İzmir Fikri Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin  YARGI YERİ OLARAK BELİRLENMESİNE,  <br>Dosyanın yargı yeri belirlenmesi talep eden mahkemesine iadesine,<br>Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu 362/1-c maddesi uyarınca temyiz kanun yolu kapalı olmak üzere 24.3.2025 günü oybirliği ile karar verildi.</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"9841f34944156353","SID":"491497818363eaf9"}}