{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. ADANA BAM   3. HUKUK DAİRESİ     Esas-Karar No: 2023/634 - 2025/972<br>T.C.<br>ADANA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>  3. HUKUK DAİRESİ<br><br><br>DOSYA NO\t: 2023/634 <br>KARAR NO\t: 2025/972<br><br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br><br>BAŞKAN\t: <br>ÜYE\t: <br>ÜYE\t: <br>KATİP\t: <br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t: 07/12/2022<br>NUMARASI\t: ... Esas, ... Karar<br><br>DAVACI \t: ... <br>VEKİLİ\t: Av. <br>DAVALI \t: 1- TÜRKİYE SİGORTA A.Ş. (... SİGORTA A.Ş.) <br>VEKİLLERİ\t: Av. <br>DAVALI \t: 2- ... SİGORTA A.Ş. -  <br>VEKİLİ\t: Av.  <br>DAVA\t: Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)<br>KARAR TARİHİ\t: 17/04/2025<br>GEREKÇELİ KARARIN <br>YAZILDIĞI TARİH \t: 17/04/2025<br><br>.... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 07.12.2022 tarih ve ... Esas, ... Karar sayılı kararına yönelik olarak istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla Dairemize gönderilen dosyanın yapılan incelemesinde;<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: <br>DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;  20.12.2015 tarihinde ... ve ... plakalı araçlar arasında çift taraflı kazanın meydana geldiğini, ... plakalı araçta yolcu konumunda olan müvekkilinin kazada yaralandığını, meydana gelen kazada, 2918 sayılı Kanuna göre ... plakalı aracın sürücüsü ...'in 53/1-b; ... plakalı aracın sürücüsü ...'ın  52/1-a kusurlu olduğunun tespit edildiğini, oluşan maluliyet nedeni ile davalı ... Sigorta A.Ş'ye ve ... Sigorta A.Ş'ye başvuru yapıldığını ancak davalıların yasal süre geçmesine rağmen başvurularını sonuçlandırmadıkların  belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak koşuluyla 100,00-TL maddi tazminatın davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir. <br>Davacı vekili 01.02.2022 tarihli ıslah dilekçesi ile taleplerini 289.950,00-TL olarak belirlemişlerdir.<br>CEVAP: Davalı ... Sigorta A.Ş vekili cevap dilekçesinde özetle; açılan davanın haksız ve mesnetsiz olduğunu, müvekkili şirketin sorumluluğunun kusur oranı ve kaza tarihi olan poliçe limiti ile sınırlı olduğunu belirterek haksız ve yersiz açılan davanın reddini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasını talep etmiştir. <br>Davalı ... Sigorta A.Ş vekili cevap dilekçesinde özetle;  açılan davanın haksız ve mesnetsiz olduğunu, müvekkili şirketin sorumluluğunun poliçe limiti ile sınırlı olduğunu belirterek haksız ve yersiz açılan davanın reddini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasını talep etmiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: Mahkemece, davalı Türkiye Sigorta A.Ş yönünden açılan davanın kabulü ile; kusur oranına isabet eden 290.000,00-TL kalıcı iş göremezlik tazminatının 23.03.2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan Türkiye Sigorta A.Ş'den alınarak davacıya ödenmesine, davalı ... Sigorta A.Ş yönünden açılan davanın feragat nedeniyle reddine karar verilmiştir.<br>İSTİNAF NEDENLERİ: Karara karşı davalı Türkiye Sigorta (... Sigorta) AŞ Vekili; Hükme esas alınan maluliyet raporunun, tahkikat aşamasında belli eksikliler giderilmeden düzenlenemeyeceği de göz  önüne alınınca,  dava konusu olayda meydana gelen kazada , davacı yanın heyet raporu olmadan yapılan 12.03.2018 tarihli başvuruyu usulüne uygun kabul edip bu tarihten sonraki 8 iş günü sonrasını temerrüdün başlangıç tarihi kabul edilerek faizin başlangıç tarihi kabul edilmesinin dava açılmasına sebebiyet vermemelerine rağmen  yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmeden yerel mahkeme kararının kaldırılması gerektiğini, davanın dava şartı yokluğundan davanın  usulden reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:<br><br>Dava, trafik kazasında meydana gelen maluliyetten kaynaklı kalıcı iş göremezlik ve geçici iş göremezlik zararının tahsili istemine ilişkindir. <br>Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş olup karar davalı Türkiye Sigorta (... Sigorta) vekili tarafından istinaf edilmiştir. <br>Usulüne uygun başvuru yapılmadığı ve bu nedenle davalının faiz, yargılama gideri ve vekalet ücretinden sorumlu utulamayacağına yönelik istinaf incelemesinde: <br>Davalı vekili usulüne uygun başvuru yapılmadığını belirtmiş ise de davacının tedavi evrakları ve soruşturma dosyası belgeleri ile birlikte başvuru yaptığı, maluliyet raporu bulunmasa da tedavi belgelerinin bulunması sebebiyle davalının yapacağı inceleme ile zarar hesabı yapabileceği, kaldı ki yargılama sırasında alınan maluliyet raporunun tebliğine rağmen halen dahi ödeme yapılmamış olması dikkate alındığında başvurunun sonuçsuz kaldığının kabulü gerekir.<br>Yine davacının usulüne uygun olarak başvuru yaptığı, yargılama sırasında alınan maluliyet raporuna rağmen halen ödeme yapmadığı, başka deyişle davalının ödeme yapmamış olması nedeniyle davanın açılmasına sebebiyet verdiği anlaşılmakla yargılama giderinden sorumlu tutulması ve davalının başvurudan 8 iş günü sonra temerrüde düştüğünün kabulü  yerindedir. Davalı vekilinin istinafı haksız bulunmuştur.<br>HMK'nın 355. Maddesi gereği, kamu düzenine aykırılık teşkil eden hususlar hariç tutularak,  istinaf neden ve gerekçeleri ile sınırlı olmak üzere yapılan incelemede;<br>İlk Derece Mahkemesince açıklanan ve benimsenen nedenlerle dosya içeriğine, toplanan delillere, hükmün dayandığı yasal ve hukuksal gerekçeye ve delillerin taktirinde ve değerlendirilmesinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş olmasında, usul ve esas yönünden yasaya aykırı bir durum bulunmadığı anlaşılmakla, davalı Türkiye Sigorta (... Sigorta) A.Ş vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerekmiş olup aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; <br>1-Davalı Türkiye Sigorta A.Ş vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, <br>2-Harçlar Kanunu gereğince davalıdan alınması gereken 19.809,90\tTL istinaf karar harcının, peşin yatırılan 4.953,00 TL istinaf karar ve ilam harcından mahsubuyla, bakiye 14.856,9‬0 TL harcın davalıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydına,<br>3-Davalı tarafından yapılan istinaf giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,<br>4-Artan gider avansının bulunması halinde, karar kesinleştiğinde ilgilisine iadesine, <br>5-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, <br>6-Kesin olan işbu kararın taraflara tebliği, avans iade ve harç tahsil işlemlerinin HMK'nın 359/3. maddesi gereğince İlk Derece Mahkemesince yerine getirilmesine,<br><br>Dair, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 362. maddesi gereğince; miktar veya değeri beş yüz kırk dört bin (544.000,00) Türk Lirasını geçmeyen davalara ilişkin kararlar hakkında temyiz yoluna başvurulamayacağından miktar itibari ile KESİN olmak üzere dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda oy ÇOKLUĞU ile karar verildi.17/04/2025\t\t\t<br><br>Başkan<br> <br>e-imzalıdır<br> <br>Üye<br> <br>e-imzalıdır<br> <br>Üye<br> <br>e-imzalıdır <br> <br>Katip<br> <br>e-imzalıdır <br> <br>       (KARŞI OY)<br><br><br>KARŞI OY GEREKÇESİ<br><br>Dairemizin sayın çoğunluğu tarafından iş bu dosyada temyiz kesinlik sınırınını 6100 sayılı HMK'nın 362. Maddesi ve aynı yasanın Ek 1/2 maddesi gereğince 544.000,00TL olduğu kabul edilerek buna göre Dairemizin kararının kesin olduğu belirtilmiş ise de Anayasa Mahkemesinin 30/01/2025 günlü resmi Gazetede yayınlanan 2023/182 esas 2024/203 sayılı 04/12/2024 günlü kararı ile 6100 Sayılı HMK'nın 24/11/2016 tarihli ve 6763 Sayılı Kanunun 44. Maddesi ile eklenen ek 1. Maddesinin 2 numaralı  fıkrasında yer alan \"...341 inci, 362 nci ve  369 uncu maddelerdeki parasal sınırların uygulanmasında hükmün verildiği tarihteki miktar esas alınır.\" hükmündeki \" 341 inci, 362 nci ve\" ibarelerinin Anayasanın 13 ve 36 maddelerine aykırı olduğu gerekçesi ile iptaline karar verilmiştir. Söz konusu kanun maddesindeki \"362.\" ibaresinin iptaline karar verilmiş olması nedeni ile artık 6100 sayılı yasanın 362. Maddesinde yer alan Bölge Adliye Mahkemelerince verilen kararların temyiz sınırını belirleyen parasal sınırlara ilişkin olarak Bölge Adiye Mahkemesince hüküm verildiği tarihteki miktarın uygulanması olanaklı değildir. Zira temyiz sınırına ilişkin olarak Blge Adliye Adliye Mahkemesinin \" karar tarihindeki\" miktara göre temyiz sınırının belirlenmesine ilişkin hükmün Anayasa'nın 13 ve 36. Maddelerine aykırı olduğu Anayasa mahkemesince tespit edilmiş ve bu tespite ilişkin karar Resmi Gazetede yayınlanmıştır. <br>Dolayısı ile artık Anayasa'ya aykırı olduğu tespit edilen bir kanunun hükmüne göre temyiz kesinlik sınırının belirlenmesi olanaklı değildir. <br>Türk Anayasal sisteminde, \"Devlete güven\" ilkesini sarsmamak ve ayrıca devlet yaşamında bir kargaşaya neden olmamak, kazanılmış hakları korumak için iptal kararlarının geriye yürümezliği kuralı kabul edilmiştir. Anayasa'nın bağlayıcılığı, Anayasa Mahkemesi kararlarına tüm devlet organlarının uyma zorunluluğu ve Anayasa'nın üstünlüğü ilkesi, Anayasa'ya aykırı bir kuralın aykırılığının saptanmasından sonra uygulama alanı bulmasını kesinlikle önler.<br>Her ne kadar Anayasa Mahkemesi kararının resmi Gazetede yayınlanmasından 9 ay sonra yürürlüğe girmesine karar verilmiş ise de <br>T.C. Anayasası’nın 153 üncü maddesinin 6 ncı fıkrasında, “Anayasa Mahkemesi kararları Resmî Gazetede hemen yayımlanır ve yasama, yürütme ve yargı organlarını, idare makamlarını, gerçek ve tüzelkişileri bağlar.” düzenlemesi mevcut olup, bu düzenlemenin doğal sonucu olarak Anayasa Mahkemesi’nce bir kanun veya kanun hükmünde kararnamenin tümünün ya da bunların belirli hükümlerinin Anayasa’ya aykırı bulunarak iptal edildiğinin bilindiği halde görülmekte olan davaların Anayasa’ya aykırılığı saptanan kurallara göre görüşülüp çözümlenmesi, Anayasa’nın üstünlüğü prensibine ve hukuk devleti ilkesine aykırı düşeceği için uygun görülmeyeceği kabul edilmektedir (Danıştay 4. Dairesi. 09.05.2011 tarih ve 2011/2546 E., 2011/3384 K. sayılı kararı).<br>Bu konudaki Anayasa Mahkemesinin 12.12.1989 tarih ve 1989/11-48 sayılı kararında; “Anayasanın 152. maddesine göre, itiraz yoluna başvuran mahkemeler, Anayasa Mahkemesi'nce verilecek kararlara uymak zorundadırlar. Bu durumda, itiraz eden mahkeme, elinde bulunan ve Anayasa Mahkemesi'nin iptal kararından önce açılmış olan bir davayı Anayasa Mahkemesi kararına göre çözecek ve doğrudan iptal kararının etkisini önceye uygulayacaktır. Ayni durum, itiraz yoluna başvurmayan mahkemeler yönünden de geçerlidir. İptal davası veya itiraz üzerine bir kuralın iptali sonucu, Mahkemeler bakmakta oldukları davaları bu karara göre çözmekle yükümlüdürler. Bu sonuç Anayasa'nın, \"Anayasa Mahkemesi kararları Resmi Gazete’de hemen yayımlanır ve yasama, yürütme ve yargı organlarını, idare makamlarını, gerçek ve tüzel kişileri bağlar.\" yolundaki 153. maddesinin altıncı fıkrasında yer alan kuralın sonucudur. …” gerekçesine yer verilmiştir.<br> Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 21.03.2012 tarihli ve 2012/20-12 E., 2012/232 K. sayılı kararında ve yine 21.01.2004 tarihli ve 2004/10-44 E., 2004/19 K. sayılı ve 03.02.2010 tarihli ve 2010/4-40 E., 2010/54 K. sayılı kararlarında da: “Uygulanması gereken bir kanun hükmü, hüküm kesinleşmeden önce Anayasa Mahkemesince iptaline karar verilirse, usulî kazanılmış hakka göre değil, Anayasa Mahkemesi'nin iptal sonrası oluşan yeni duruma göre karar verilebilecektir.” yönünde değerlendirme ve açıklama yapılmıştır. <br>Görüldüğü üzere, Anayasa Mahkemesi’nin somut norm denetimi neticesinde verdiği iptal kararlarının Resmî Gazete’de yayımlanması ile sonuç doğuracağı ve eldeki tüm uyuşmazlıklara uygulanması gerektiği uyulması zorunlu yargısal içtihatlar ile kabul edilmiştir.<br>            Bu nedenlerle eldeki dosyada dosyamız davalısı Türkiye Sigorta A.Ş tarafından ilk derece Mahkemesinin 07.12.2022 günlü kararına karşı istinaf yasa yoluna başvuru yapılmış olup  bu/ tarihteki Temyiz sınırı olan 107.090,00 TL miktarı esas alınarak dairemizce verilen kararın temyize tabi olduğu kanaatinde olduğumdan dairemizin kararının kesin olduğu yönündeki karar katılmadığımdan dairemiz kararına bu yönü ile karşı oy kullanmaktayım. <br>\t\t\t\t <br>\t\t\t\t\t BAŞKAN  <br><br>\t\t\t\t\t¸e-imzalıdır<br>                  İş bu karar 5070 Sayılı Yasa hükümlerine uygun olarak elektronik imza ile imzalanmıştır.<br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"1e514630d979c2e7","SID":"b0bb994de1bf0c0a"}}