{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İZMİR<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>11. HUKUK DAİRESİ<br><br>DOSYA NO\t: 2024/1957 <br>KARAR NO\t\t: 2025/605<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: KARŞIYAKA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 11/10/2024<br>NUMARASI\t\t: 2022/352 E.  2024/661 K. \t  <br>DAVANIN KONUSU\t:  Cismani Zarardan Kaynaklı Tazminat<br>KARAR TARİHİ\t: 11.04.2025 <br>KARAR YAZIM TARİHİ\t: 11.04.2025<br>\t<br>\tKarşıyaka Asliye Ticaret Mahkemesinin 11.10.2024 tarih 2022/352 E. 2024/661 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, üye ... tarafından düzenlenen rapor dinlenip ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendi.<br>\tGEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ :<br>\tDAVA :Davacı vekili, 09.08.2007 tarihinde davalı ... şirketince ZMMS poliçesi ile sigortalı aracın sürücüsünün akaryakıt istasyonundan akaryakıt almak için aracını durdurduğunu, pompacının akaryakıt tabancasının aracın deposuna yerleştirip akaryakıt vermeye başladığını, araç sürücüsünün yakıt alma işlemin tamamlandığını düşünerek akaryakıt tabancasının yakıt deposundan çıkarılıp çıkarılmadığını kontrol etmeden aracını hareket ettirmesiyle birlikte aracın depo giriş ağzında bulunan akaryakıt tabancısının yakıt deposu giriş ağzından kurtularak müvekkilinin başına isabet ederek kulağının kopmasına ve kalıcı maluliyetine yol açtığını, Karşıyaka 3. İş Mahkemesi'nin 2010/75 Esas 2017/14 Karar sayılı dosyasında işgüvenliği açısından kusur incelemesi yapıldığını, trafik kazası açısından KTK kapsamında kusur incelemesi yapılmadığını, iş mahkemesi dosyasında araç sürücüsünün %2 oranında kusurlu olduğunun tespit edildiğini,  SGK Ankara Sosyal Güvenlik Merkezi'nin 01.08.2012 tarihli raporuna göre bu kaza nedeni ile davacının %20 nispetinde meslekte kazanma gücünü kaybettiğinin belirlendiğini, %20 kalıcı maluliyet oranı ile Karşıyaka 3.İş Mahkemesi'nce karar verildiğini ve zararın ödenerek karşılandığını, Adli Tıp Kurumu 3. İhtisas Dairesi'nce düzenlenen 09.10.2015 tarihli raporunda davacının %24 oranında meslekte kazanma gücünü kaybettiğini, nihai olarak tespit edildiğini, her iki rapor arasındaki %4 daimi meslekte kazanma gücü kaybı oranı farkı zararının giderilmesi için bu davayı açtıklarını belirterek, şimdilik 4.500,00 TL daimi iş göremezlik tazminatını kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsilini istemiştir.<br>\tCEVAP : Davalı vekili, dava konusu talebin zaman aşımına uğradığını, işletenin sorumluluğunun bulunmaması karşısında müvekkili şirketinde sorumluluğunun da bulunmayacağını, davacının zararının ispat etmesi gerektiğini, kabul anlamına gelmemek şartıyla müvekkili şirketin sigortalısının kusuru ve limit ile sınırlı sorumlu olabileceğini, dava konusu olayın trafik kazası olmadığını, iddia edilen olaydaki sorumluluğun KTK'dan değil İş Kanunu ve İş Güvenliği mevzuatından kaynaklandığını, sigortalı araç sürücüsünün %2 kusuru tespit edilse dahi bu kusurun KTK'dan kaynaklı olmaması nedeni ile müvekkili şirketin sorumluluğunun doğmayacağını, işletenin yalnızca KTK yönünden sorumluluğunu teminat altına aldığından dava konusu zararların poliçe limiti dışında olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.<br>\tDAİREMİZİN KALDIRMA KARARINDAN ÖNCE İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ : Mahkemece iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, dava konusu olayın iş kazası olarak nitelendirilmesi gerektiği, bu nedenle davalı ... şirketinin zorunlu mali  mesuliyet sorumluluk sigorta poliçesinden dolayı sorumlu tutulamayacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.<br>\tDAİREMİZİN KALDIRMA KARARI: Dairemizce,  KTK'nın 2.maddesi gereğince akaryakıt istasyonlarında karayolu taşıt trafiği için faydalanılan yerlerde de KTK'nın uygulanacağı, ZMMS poliçesi ile sigortalı aracın maliki ve sürücüsü tarafından  kazanın aracın hareket ettirilmesi ile işletilme halinde iken karayolu olarak sayılan akaryakıt istasyonunda meydana gelmesi nedeniyle dava konusu kazanın iş kazası olmayıp trafik kazası niteliğinde olduğunu, davanın trafik kazası niteliği taşıması nedeniyle davalı ... şirketinin sorumluluğunun KTK'ya göre belirlenmesi gerektiğini belirterek HMK'nun 353/1-a-6 maddesi uyarınca ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına  karar verilmiştir. <br>\tDAİREMİZİN KALDIRMA KARARINDAN SONRAKİ İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacı ...'ın çalıştığı benzin istasyonunda akaryakıt pompasının çarpması nedeniyle bedensel zarara uğradığı bu kaza ile ilgili olarak  Karşıyaka 3. İş Mahkemesi'nin 2010/75 E sayılı dosyasında davalılar ..., ..., ...'e karşı dava açıldığı, davacının maluliyet oranının %20 üzerinden kabul edilerek davanın kısmen kabulüne karar verildiği, Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığının 01.08.2012 tarihli raporda, davacının 09.08.2007 tarihinde geçirmiş olduğu kaza sonucunda sürekli iş göremezlik derecesinin %20 olduğu, itirazlar üzerine Yüksek Sağlık Kurulundan alınan 10.09.2014 tarihli kararda; sigortalının geçirmiş olduğu iş kazası neticesinde maluliyetinin % 29 olduğu, her iki rapor arasında çelişki olması üzerine yapılan itirazlar sonucunda Adli Tıp Kurumu 3. İhtisas kurulundan alınan 09/05/2015 tarihli raporda  davacının kaza tarihinde yürürlükte bulunun Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğüne göre  maluliyet oranının %24 olarak tespit edildiği, davacının talebinin Karşıyaka 3. İş Mahkemesinin 2010/75 E sayılı dosyasında alınan bu maluliyet oranına göre eksik kalan %4 oranındaki maluliyetten kaynaklanan sürekli iş görmezlik tazminatına ilişkin olduğu, davacının maluliyetinin %24 olarak kabul edilmesi gerektiği,  davacının artan maluliyetini tespit eden ATK'nun 09/05/2015 tarihli  rapor tarihinden itibaren 10 yıllık sürenin dolmadığı, davanın 07/05/2018 tarihinde 10 yıllık zamanaşımı süresinde açıldığı, davalı sigortanın Karşıyaka 3. İş Mahkemesi'nin 2010/75 E sayılı dosyasında  taraf olarak bulunmadığı bu nedenle kararın kendisi yönünden kesin hüküm oluşturmadığı, davalı ... şirketince ZMMS poliçesiyle sigortalanan ... plakalı araç sürücüsü ...'in KTK'nun 67. ve  Karayolları Trafik Yönetmeliğinin 137. maddesinde belirlenen kuralları ihlal etmesi nedeniyle tam kusurlu olduğu, davacının KTK nunu ihlal eden bir davranışının bulunmadığı, davalı ... şirketinin davacının maddi zararını sigortalısının kusuru oranında ve poliçe limiti ile ödemek zorunda olduğu aktüerya uzmanından alınan raporda davacının kalıcı iş göremezlikten kaynaklanan zararının 181.685,02 TL olarak tespit  edildiği ancak sigorta teminat limitinin 80.000,00 TL ile sınırlı olduğu, davalı ... şirketinin 04/07/2017 tarihinde temerrüde düştüğü anlaşılmakla davanın kabulüne karar verilmiştir.<br>\tKarara karşı davalı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.<br>\tİSTİNAF NEDENLERİ : Davalı vekili, davanın zamanaşımına uğradığını, kazanın 2007'de gerçekleştiğini 2 yıllık zamanaşımı süresinin dolduğunu, kaza tarihi olan 09.08.2007 tarihinde esas alınması gereken yönetmeliğin Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğü olduğunu, ancak hükme esas alınan maluliyetin Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemler Yönetmeliğine göre hazırlandığını, TRH 2010 Hayat tablosu ve 1,8 teknik faiz oranına göre hesaplama yapılması gerektiğini, Anayasa Mahkemesinin iptal kararlarının geriye yürümeyeceğini, davaya konu kazanın iş kazası olduğunu, davacının dava konusu kaza neticesinde zararın artmasında müterafik kusurunun bulunup bulunmadığının değerlendirilmesi gerektiğini, diğer yandan kaza tarihindeki verilere göre hesap yapılması halinde müvekkili şirkete karşı, tazminata temerrüt tarihinden itibaren faiz işletileceğini, ancak güncel veriler kullanılarak hesaplanan işleyecek dönem zararına ayrıca faiz işletilmesinin hakkaniyete aykırı olduğunu, gelecek dönem zararına geçmiş tarihten faiz işletilmesinin hatalı olduğunu, bu nedenle ıslah tarihinden, bu talep kabul görmez ise rapor hesap tarihinden faiz işletilmesi gerekirken dava tarihinden itibaren hüküm kurulmasının isabetsiz olduğunu belirtmiştir.<br>\tGEREKÇE : Dava, kazaya sebebiyet verdiği iddia olunan aracın zorunlu mali mesuliyet sigortacısından bakiye maluliyet tazminatı istemine ilişkin olup, ilk derece mahkemesince yukarıda yazılı gerekçeyle davanın kabulüne karar verilmiştir. <br>\tDairemizce HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf nedenleriyle ve resen kamu düzenine ilişkin sebeplerle  sınırlı olarak istinaf incelemesi yapılmıştır. \tSomut olayda davalı ... şirketince zorunlu mali mesuliyet sigorta poliçesi ile sigortalı aracın maliki ve sürücüsünün akaryakıt istasyonundan akaryakıt aldığı sırada işlemin tamamlandığını düşünerek akaryakıt tabancası yakıt deposundan çıkarılmadan aracını hareket ettirmesi ile aracın depo giriş ağzında bulunan akaryakıt tabancısının geriye fırlaması üzerine o sırada benzin almak için bekleyen davacının başına isabet ederek yaralanması sonucu oluşan bakiye maluliyet tazminatı aracın zorunlu mali mesuliyet sigortacısından talep edilmektedir.<br>\t 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun  91/1. 85/1. ve 85/son maddeleri ile Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarına göre trafik kazası nedeni ile oluşan davacının maddi zararından davalı ... şirketi ile işleten sıfatına haiz araç maliki ve sürücünün, sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında sorumlu olduğu amirdir.(Yargıtay HGK'nun 15.6.2011 tarih ve 2011/17-142 E. - 2011/411 K., 17. HD' nın 20/05/2013 tarih ve 2012/8984 E. - 2013/7276 K.)<br>\tDavalıların sorumluluğunun belirlenebilmesi için olayın oluşumunda tarafların mevcut kusur durumun tespiti önem arzeder. Bu kapsamda, dosyaya kazandırılan kusura ilişkin bilirkişi raporunda davalı ... şirketince ZMMS poliçesiyle sigortalanan ... plakalı araç sürücüsü ...'in KTK'nun 67 ve  Karayolları Trafik Yönetmeliğinin 137 maddesinde belirlenen kuralları ihlal etmesi nedeniyle tam kusurlu olduğunun tespit edildiği, raporun denetime elverişli olup, olaya ilişkin belirlenen maddi olgular çerçevesinde ve olayın oluş şekline uygun düştüğü değerlendirilmiştir.<br>\tDiğer taraftan haksız fiil sonucu çalışma gücünde kayıp olduğu iddiası yönünden, zararın kapsamının tespiti açısından maluliyetin varlığı ve oranının doğru bir şekilde belirlenmesi gerekmektedir. Söz konusu belirlemenin ise Adli Tıp Kurumu veya Üniversite Hastanelerinin Adli Tıp Anabilim Dalı bölümleri gibi kuruluşlarının çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikâyetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetinden kaza tarihi 11/10/2008 tarihinden önce Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğü, 11/10/2008 tarihi ile 01/09/2013 tarihleri arasında Çalışma Gücü Ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği, 01/09/2013 tarihinden sonra Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği, 01/06/2015 tarihi ile 20/02/2019 tarihleri arasında Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmeliği, 20/02/2019 tarihinden sonra da Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirilmesi Hakkındaki Yönetmeliğe uygun olarak düzenlenmesi gerekir.(Yargıtay 4.HD'nin 29.06.2022 tarih ve 2022/1706 - 2022/9633). <br>\tSosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığının 01.08.2012 tarih ve 6732 sayılı raporunda, davacının 09.08.2007 tarihinde geçirmiş olduğu kaza sonucunda sürekli iş göremezlik derecesinin % 20 olduğu, itirazlar üzerine Yüksek Sağlık Kurulundan alınan 10.09.2014 tarihli kararda;  sigortalının geçirmiş olduğu iş kazası neticesinde maluliyetinin % 29 olduğu, her iki rapor arasında çelişkinin giderilmesi amacıyla Adli Tıp Kurumu 3.İhtisas kurulundan alınan 09/05/2015 tarihli raporda davacının maluliyetinin %24 olduğunun tespit edildiği, bu itibarla her ne kadar Karşıyaka 3. İş Mahkemesinin 2010/75 E sayılı dosyasında davacının maluliyeti % 20 olarak kabul edilerek karar verilmiş ise de, yerel mahkemece davacının artan  maluliyetini tespit eden Adli Tıp Kurumu 3.İhtisas Kurulu rapor tarihi dikkate alındığında davanın zamanaşımı süresi içerisinde açıldığının kabulünde isabetsizlik bulunmadığı, eldeki davanın SGK raporuyla tespit edilen maluliyet oranına göre eksik kalan %4 oranındaki maluliyetten kaynaklanan sürekli iş görmezlik tazminatına ilişkin olduğu dikkate alındığında, mahkemece davacının %24 oranındaki maluliyeti dikkate alınarak hesaplanacak tazminat tutarından, davacıya Karşıyaka 3. İş Mahkemesinin 2010/75 E sayılı dosyasında ödenen tazminat miktarının rapor tarihine güncellenerek düşürülmesi suretiyle davalının sorumlu tutulacağı tazminat tutarının belirlenmesi gerekirken,  mahkemece bu husus gözetilmeden direkt  raporlar arasındaki fark olan %4 maluliyete göre hesaplama yapılmasında isabet bulunmamakta ise de, yapılan hesaplamanın tazminat sorumlusunun lehine olduğu, bu nedenle söz konusu eksikliğin istinaf talebinde bulunan davalının sıfatına göre sonuca etkisinin bulunmadığı değerlendirilerek, yerinde görülmeyen istinaf itirazlarının HMK'nun 353/1-b.1 maddesi gereğince reddine karar vermek gerekmiştir.   <br>\tHÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle;<br>\t1-Davalının istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,\t<br>\t2-Davalı yönünden istinaf karar harcı olan 5.464,80-TL'den peşin alınan 1.366,20-TL'nin mahsubu ile bakiye 4.098,60-TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,<br>\t3-İstinaf başvurusu nedeniyle davalı tarafından yapılan giderlerin kendi üzerinde bırakılmasına,<br>\tDosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, HMK'nın 362/1-a maddesi uyarınca miktar itibariyle kesin olmak üzere  11.04.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"9c850ee00602c2d2","SID":"b08b88bfe15659fd"}}