{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM  24. HUKUK DAİRESİ     Esas-Karar No: 2025/294 - 2025/592<br>T.C.<br>ANKARA <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br> 24. HUKUK DAİRESİ<br><br><br>DOSYA NO\t: 2025/294 <br>KARAR NO\t: 2025/592<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>   K A R A R <br><br><br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 16/05/2024<br>NUMARASI\t\t: 2023/76Esas  2024/343 Karar<br><br><br>DAVANON KONUSU        : Tespit <br><br>KARAR TARİHİ\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t: 27/03/2025<br>KARAR YAZMA TARİHİ\t: 27/03/2025<br><br>\tMahkemece verilen karara karşı davalı-karşı davacı ... Turizm İnşaat Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. <br>\tİstinaf talebinin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya okunup gereği düşünüldü: <br>\tTALEP: Asıl davada davacı vekili dava dilekçesinde, tarafların 12/01/2016 tarihinde ... 3.000 Konut Projesi için Proje Yönetim ve Ortaklık Anlaşması akdettiklerini, sözleşmenin konusunun ... – ... Ortak Girişimi’nin Cezayir Konut Bakanlığına bağlı ... İdaresi ile imzalamış olduğu 10/06/2014 tarih ve 22/14DU numaralı sözleşmeye dayanarak üstlenilen 3.000 konutluk projenin işleyişi, uygulanması, tarafların ortaklık yapıları ile hak ve yükümlülüklerinin belirlenmesi olduğunu, sözleşme gereği davacı şirketin Cezayirdeki 3.000 konutluk projenin %28 ortağı olduğunu, taraflar arasında yaklaşık fiilen 1,5 yılı aşkın devam eden iş ilişkisi ve proje ortaklığının yazılı protokole dönüştürülerek yazılı metin halinde getirildiğini, sözleşme kapsamında görev dağılımı yapılarak uygulamalara devam edildiğini, süreç içerisinde davalı şirket tarafından anılan projeye devam edilemeyeceğine karar verildiğini ve ... – ... Ortak Girişimindeki hisseleri ve Cezayir’de üstlenilen projenin başkaca dava dışı şirketlere devredildiğini, taraflar arasındaki iş ve proje ortaklık ilişkisinin sonlandırılmasına karşılıklı olarak karar verildiğini ve davacı şirket adına temsilen ... ve davalı şirket arasında 19/02/2016 tarihinde “ibraname” imzalandığını, ibraname uyarınca 11/01/2016 tarihli Proje Yönetim Anlaşması’nın (Proje Ortaklığı’nın) karşılıklı feshedildiğini, ibraname metninde belirtilen şartlarla birbirlerini gayrikabili rücu olarak ibra ettiklerini ve ibranamede belirtilen hak ve alacakları dışında hiçbir maddi, manevi, dolaylı talepte bulunmayacaklarını kabul, beyan ve taahhüt ettiklerini, davacı şirket tarafından, Proje Yönetim Anlaşması uyarınca doğan her türlü hakların davalı şirket lehine gayrikabil rücu olarak ibra edildiğini ve davalı şirket tarafından ibranamede taahhüt edilen ödemelerin hiçbir şekilde gerçekleştirilmediğini, Beşiktaş 11.Noterliğinin 30/03/2016 tarih ve 11963 yevmiye numaralı ihtarnamesi ile davalı şirket dâhil olmak üzere davalı şirketin projeyi devrettiği tüm şirketlere 19/02/2016 tarihli ibraname içerisindeki alacak miktarlarının ödenmesi konusunda ihtarname gönderildiğini, davalı şirket tarafından Beyoğlu 47. Noterliğinin 07/04/2016 tarih ve 04875 yevmiye numarası ile tasdikli cevabi ihtarnamede birtakım asılsız iddialar ile kendilerince verilen taahhütten geri dönmeye yönelik beyanlarda bulunulduğunu, 16/06/2016 tarihi itibariyle muaccel olan toplam 350.000 USD alacağın tahsili için davalı aleyhine Ankara 26. İcra Müdürlüğünün 2016/12972 E. sayılı dosyasında başlatılan ilamsız icra takibinin davalının haksız itirazı sonucu durdurulduğunu belirterek, davalının takibe haksız itirazının iptaline, takibin devamına, icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.<br>\tBirleşen Ankara 5. Asliye Ticaret Mahkemesinin, 2017/828 E. sayılı dosyasında davacı vekili dava dilekçesinde; taraflar arasında 12/01/2016 tarihinde ... 3.000 konut projesi için Proje Yönetimi ve Ortaklık anlaşması akdedildiğini, fiilen 1,5 yılı aşkındır devam eden iş ilişkisi ve proje ortaklığının yazılı protokole dönüştürüldüğünü, sözleşme kapsamında görev dağılımı yapılarak uygulamalara devam edildiğini, ancak süreç içerisinde davalı şirket tarafından projeye devam edilemeyeceğine karar verildiğini, ... - ... Ortak Girişimindeki hisseleri ve Cezayir'de üstlenilen projenin dava dışı şirketlere devredildiğini, taraflar arasındaki iş ve proje ortaklık ilişkisinin 19/02/2016 tarihli \"İbraname \" düzenlenerek sonlandırılmasına karşılıklı olarak karar verildiğini ibraname uyarınca proje yönetim anlaşmasının feshedildiğini, ibranamede belirtilen hak ve alacaklar dışında birbirlerine gayrikabili rücu olarak ibra ettiklerini, davalı şirket tarafından davacı şirkete ödenmesi taahhüt edilen ödemelerin ihtara rağmen gerçekleştirilmediğini, davacı şirket tarafından davalı aleyhine Ankara 26. İcra Müdürlüğünün 2016/12972 E sayılı ilamsız icra takibi başlatıldığını, itiraz üzerine haksız itirazın iptali talepli dava ikame edildiğini, davanın Ankara 11. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2017/443 E. sayısında derdest olduğunu, icra takip tarihinde henüz muaccel olmayan ancak davalı tarafın 19/02/2016 tarihinde muaccel hale gelen son alacak kaleminin tahsili amacıyla Ankara 2. İcra Müdürlüğünün 2017/13395 E sayılı dosyasında icra takibi başlatıldığını, itiraz üzerine işbu davanın açıldığını belirterek, davalının icra takibine vaki itirazının iptali ile takibin devamına ve icra inkar tazminatına karar verilmesini talep etmiştir. <br>\tBirleşen Ankara 12. Asliye Ticaret Mahkemesinin, 2018/872 E. sayılı dosyasında davacı vekili dava dilekçesinde; 12.01.2016 tarihinde ... Turizm İnşaat - ... (...) - ... arasında bir proje yönetim anlaşması imzalandığını, bu proje yönetim Anlaşması’nın imzalanmasından 1 ay sonra davacı şirketin işi başka şirketlere devretme kararı aldığını ve ekli 26.02.2016 tarihli hisse devir sözleşmesi akdedildiğini, öncesinde ise, işbu davaya konu 19.02.2016 tarihli ibraname başlıklı sözleşme imzalandığını, ibranamenin şartlı olduğunu, davacı şirkete gerçekte bir ödeme yükümlülüğü yüklemediğini, davalı şirkete kayıtsız ve şartsız bir ödeme taahhüdünde bulunulmadığını, aksine, 3 üncü kişiler tarafından inşaat sahasında yapılacak tespitler sonucunda yapılacak belirlemelere dayalı olarak ödenip ödenmeyeceği değerlendirilecek, şarta bağlı bir ödemenin söz konusu olduğunu,  aksinin kabulü halinde dahi, davaya konu 19.02.2016 tarihli ibraname başlıklı belgede, davacı şirket tarafından değil dava dışı 3. kişiler tarafından davalıya ödeme taahhüdünde bulunulduğunu, davacı şirketin davalı tarafa borçlu olmadığının kabulü zorunlu olmakla birlikte, aksinin kabul edilmesi halinde ise, borca mesnet olarak gösterilen ibranamenin iptaline karar verilmesi gerektiğini, zira ...-...'in davacı ... Turizm İnşaat'a ait %97.5 hissesinin sözleşmede adları geçen \"alıcılar\"a devredilmek zorunda kalındığını, 136.042.673,12 DZD olarak beyan edilen tablonun fiili durumu yansıtmadığını ve 31.01.2016 tarihi itibariyle borç miktarının 301.186.189.48 DZD olduğunun tespit edildiğini, borç farkının işbu davaya konu 19.02.2016 tarihli ibraname başlıklı belgenin uygulama şartlarını belirleyen 26.02.2016 tarihli sözleşmeye uygun olarak. 500.000.00 USD'lik kısmı “ALICILAR\" tarafından yapılacak ödemeden ve kalan kısım EURO olarak Avans Teminat Mektubu düşümlerinden mahsup edilerek kapatıldığını, davalı Şirket'e (...) “ALICILAR” tarafından davacı şirket adına yapılacak 500.000 USD ödemenin ifa imkanı kalmadığını, 19.02.2016 tarihli ibranamenin hukuken hiçbir geçerliliği kalmadığını belirterek, 19.02.2016 tarihli ibranamenin iptali ile davalı tarafa bu belgeden dolayı borçlu olunmadığının tespitine, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 10.000.00 USD maddi tazminatın işleyecek faiziyle birlikte davalı taraftan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. <br>\tBirleşen Ankara 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin, 2023/921 E. sayılı dosyasında davacı vekili dava dilekçesinde; Ankara 11. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2017/443-2021/131 E-K sayılı dosyasında istinaf incelemesi sonucunda kararın Ankara BAM 24. H.D 18/01/2023 tarih ve 2021/659-2023/88 E-K sayılı kararı ile kaldırıldığını, kaldırma kararı sonrasında Ankara 11. Asliye Ticaret Mahkemesinin 02/11/2023 tarihli celsesinde istinaf kararı uyarınca davalı ... aleyhine dava açıp anılan dava ile birleştirilmesi için süre verildiğinden bahisle davanın Ankara 11. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2023/76 Esas sayılı dosyası ile birleştirilmesine, 19/02/2016 tarihli sözleşmenin iptaline karar verilmesini talep etmiştir.<br>\tBirleşen Ankara 8. Asliye Ticaret Mahkemesinin, 2023/416 E. sayılı dosyasında davacı vekili dava dilekçesinde; Ankara 11. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2023/76 Esas sayılı dosyası ile yargılaması devam eden dava dosyasının 11/05/2023 tarihli duruşmasının 1 no.lu ara kararında; “Davacı vekilinin Bölge Adliye Mahkemesi 24.H.D.nin 18/01/2023 tarihli kararı uyarınca adi ortaklığın diğer ortağı ...’ü davaya dâhil etmesi için dâhili dava dilekçesi vermek üzere bir ay süre verilmesine, dâhili dava dilekçesi verildiğinde, açmış olduğu dava dilekçelerinin tebliğine” şeklinde hüküm kurulduğunu,  sözü edilen kişinin davaya dâhil edilmemesi halinde yargılamanın eksik yapılacağı ve verilecek kararın yanlış olacağının Ankara Bölge Adliye Mahkemesi kararı uyarınca belirtildiğini, bu nedenle herhangi bir yasal usul eksikliği olmaması amacıyla Yargıtay emsal kararları da dikkate alınarak; yukarıda adı ve adresi yazılı şirket ortağı ...’ün anılan Ankara 11.Asliye Ticaret Mahkemesi’ndeki davaya dâhil edilmesi gerektiğini belirterek,  Ankara Bölge Adliye Mahkemesi kararı uyarınca adi ortaklığın diğer ortağı ...’ün de Ankara 11. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2023/76 Esas sayılı dava dosyasında dâhili davalı olarak kabulü için, mevcut Yargıtay kararları ve usul ekonomisi gereği, yargılama yapılmaksızın işbu davanın Ankara 11. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2023/76 Esas sayılı dosya ile birleştirilmesine karar verilmesini talep etmiştir.<br>\tCEVAP: Asıl ve birleşen itirazın iptali davalarında davalı vekili cevap dilekçesinde, davalı şirketin böyle bir borcu bulunmadığını, davacı taraftan davalı şirketin alacağı bulunduğunu, davacı tarafın davasına dayanak olarak gösterdiği yönetim anlaşmasının; ilk olarak davacı tarafın yükümlülüklerini yerine getirmemiş olması nedeniyle, ikinci olarak sözleşme öncesi ve sonrası davalı şirket yetkilisinin iradesinin sakatlanması suretiyle yapılmış olması nedeniyle ve son olarak da hiçbir zaman gerçekleşmeyerek ve askıda kalmış bir anlaşma olması nedeniyle hükümsüz olduğunu belirterek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>\tBirleşen menfi tespit davasında davalı vekili cevap dilekçesinde; davacı şirketin işbu dava ile terditli olarak talep ettiği sözleşmenin iptali hakkındaki isteminin, hata ve hile sebebiyle irade sakatlığına dayandırması sebebiyle ibranamenin imzalanmasından itibaren aradan 3 yıl geçmiş olması ve yasa tarafından öngörülen 1 yıllık hak düşürücü sürenin dolması sebebiyle reddine, davacı şirketin uğradıklarını iddia ettikleri zararlarını tazminini talep hakları zararı öğrendikleri 31/01/2016 tarihinden bu yana 2 yılın geçmiş olması sebebiyle Türk Borçlar Kanunun ilgili maddeleri uyarınca zamanaşımına uğradığından reddine, davacı şirketin asıl ve birleşen itirazın iptali davalarının konusu olan 19.02.2016 tarihli ibraname ile ilgili iradesinin sakatlandığında dair dosyaya somut bir delil sunmaması ve iddiasının hukuki temelden yoksun olması, iradesinin sakatlandığı iş ve işlemlerin zaten davacı ... turizm şirketinin sorumluluğunda olan işlemler olması ve davacı şirketin basiretli bir tacir gibi davranması gerekirken aksi şekilde davranmasının davalıya atfedilebilir bir durum olmaması, işbu durumun ibranamenin geçerliliğine helal getirmeyecek olması sebebiyle davanın esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>\tBirleşen dosyalarda dahili davalı ... cevap dilekçesinde; aleyhine başlatılmış bir icra takibi olmadığından, tarafına itirazın iptali davası yöneltilmesinin yasal olmadığını, bu sebepten dolayı davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, ayrıca, icra takibine konu sözleşme incelendiğinde görüleceği üzere, her ne kadar tarafı yerine ... tarafından imzalanmış bir sözleşme söz konusu olsa da, sözleşmede aleyhine yüklenen hiçbir sorumluluk bulunmadığını, bu hususun davacı ... Şirketinin de kabulünde olduğunu, aleyhine yöneltilmiş hiçbir husumet bulunmadığını, birleşen dava dilekçesinde de aleyhine hiçbir beyanda bulunulmadığını belirterek, dahil edildiği davanın tarafı yönünden reddine karar verilmesini talep etmiştir. <br>\tMAHKEME KARARI : Ankara 11. Asliye Ticaret Mahkemesinin, 16/05/2024 tarih, 2023/76 E., 2024/343 K. sayılı kararı ile asıl davada davanın kabulüne, Ankara 26. İcra Müdürlüğünün 2016/12972 sayılı takip dosyasında davalı tarafından yapılan itirazın iptaline, 350.000,00 USD asıl alacağın takip tarihinden itibaren 3095 sayılı yasanın 4/a maddesi uyarınca devlet bankalarının 1 yıllık USD cinsinden açmış olduğu mevduat hesabına uyguladıkları en yüksek faizi ile birlikte davalıdan tahsili için takibin devamına, 350.000,00USD 'nin takip tarihinde karşılığı olan 1.026.270,00TL üzerinden  %20 oranından hesaplanan 205.254,00 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, birleşen Ankara  5. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2017/828 esas sayılı dosyasında, davanın kabulü ile Ankara 2. İcra Müdürlüğünün 2017/13395 sayılı takip dosyasında davalı tarafından yapılan itirazın iptaline , 150.000,00 USD asıl alacağın takip tarihinden itibaren 3095 sayılı yasanın 4/a maddesi uyarınca devlet bankalarının 1 yıllık USD cinsinden açmış olduğu mevduat hesabına uyguladıkları en yüksek faizi ile birlikte davalıdan tahsili için takibin devamına, 150.000,00 USD 'nin takip tarihinde karşılığı olan 527.805,00 TL üzerinden  %20 oranından hesaplanan 105.561,00 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya  ödenmesine, birleştirilen Ankara 12. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2018/872 esas sayılı dosyasında davanın reddine, birleştirilen Ankara 8.Asliye Ticaret Mahkemesinin 2023/416 esas sayılı dosyasında karar verilmesine yer olmadığına, birleştirilen Ankara 2.Asliye Ticaret Mahkemesinin 2023/921 esas sayılı dosyasında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.<br>\tİLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : Davalı-karşı davacı ... Turizm İnşaat Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi vekili istinaf dilekçesinde, asıl ve birleşen davalarda, davalı-karşı davacı ... şirketinin, davalı şirket yetkilisi Necmi tarafından hileli işlemlerle aldatıldığını ve onun vermiş olduğu belge ve bilgilere dayanarak ibra sözleşmesinin ve hisse devri sözleşmesinin imzalandığının ileri sürüldüğünü, iddialar hakkında hiçbir araştırma yapılmadığını, irade sakatlığına yönelik iddia hakkında tanık dinlenmediğini, bilirkişi incelemesi yaptırılmadığını, 19/02/2016 tarihli ibranamedeki hükümler nedeniyle ibra sözleşmesi taraflarının devir sözleşmesinden, taraflarından ve hükümlerinden haberdar olmadıklarını ileri sürmelerinin mümkün olmayacağını, Mahkemenin doğru bir sonuca varması için ibra sözleşmesini bir bütün halinde yorumlayıp, ibra sözleşmesindeki devir sözleşmesine atıf yapan hükümler ile devir sözleşmesi hükümlerini birlikte değerlendirerek hem birleşen hem asıl davaların dayanağı olan ibra sözleşmesinin geçerli olup olmadığının tespiti için sözleşmenin şarta bağlı yapılıp yapılmadığını, şartın niteliğini ve gerçekleşip gerçekleşmediğini belirlemesi gerektiğini,  birleşen 2018/872 E sayılı dosyada, ibra sözleşmesinde hile ile iradenin fesada uğratılıp uğratılmadığı yönünden davalı ...A.Ş. yetkilisine yemin teklif etme hakkı hatırlatılmadan eksik incelemeyle davanın reddine karar verildiğini, hakimin davacıya bu hakkını hatırlatması gerektiğini, yabancı para üzerinden karar verilmesinin davacı taleplerine aykırı olduğunu, ...’in ibraname imzalama yetkisi bulunmadığını, vekaleten ibraname imzalanabilmesi için, vekil eden tarafından vekilin ibraya yetkili olduğunu içeren noter onaylı bir vekaletname verilmesi gerektiğini, ibra sözleşmesinin tarafları bağlayıcı nitelikte olduğu gerekçesiyle verilen hükmün dosya kapsamıyla bağdaşmadığını, davacı- karşı davalı tarafın ibra sözleşmesinin geciktirici şarta bağlı olarak yapıldığını açıkça ikrar ettiğini, sözleşme taraflarının açıkça alacak verecek ilişkisini  ortaklığın bünyesindeki mal varlığının net olarak  belirlenmesi olgusuna bağladıkları, yani tasfiye sürecine uygun bir şekilde irade gösterdiklerini, 11/01/2016 tarihli proje yönetim anlaşmasının sonlandırıldığı 19/02/2016 tarihli ibranamede; iş tamamlanmadan, ortaklığın mal varlığı net olarak belirlenmeden ve alacak verecek hesabı görülmeden diğer bir ortağa ortaklık nedeniyle kayıtsız şartsız 500.000 USD ödeme taahhüt edilmesinin hayatın olağan akışına da uygun olmadığını, davacı karşı - davalı taraf ibra sözleşmesinden döndüğünü 30/03/2016 tarihli ihtarnamede açıkça ikrar etmiş olduğundan bu halde de sözleşmenin geçerliliği kalmadığını, ibra sözleşmesinde kararlaştırıldığı üzere davalı-karşı davacı ... şirketinin borç ilişkisinin dışına çıkarıldığını, borcun dış üstlenilmesi sözleşmesinin kurulmasından sonra alacaklının alacağını ancak, borcu üstlenen üçüncü kişiden isteyebileceğini, borcu nakleden asıl borçludan isteyemeyeceğini, şirketin ibra sözleşmesinde belirtilen ödemeye ilişkin borcunu (kabul etmemekle birlikte) TBK. m. 196 gereğince alıcılara naklettiği ve borcunun bu şekilde sona erdiği kabulüyle itirazın iptali davalarının reddine karar verilmesi gerektiğini, şirket aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesinin hukuka aykırı olduğunu, yargılama ve hukuki ihtilafa konu işbu sözleşmeye dayalı alacakların likit olduğunun kabulünün hukuken mümkün olmadığını ileri sürerek, kararın kaldırılmasına, dosyanın yeniden incelenmek ve hükmolunmak üzere Mahkemesine gönderilmesine, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından karar verilecek ise; talep doğrultusunda karar verilmesini talep etmiştir.<br>\tGEREKÇE: Asıl ve birleşen Ankara 5. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2017/828 esas sayılı davaları, icra takibine itirazın iptali ve inkâr tazminatı istemine,  birleşen Ankara 12. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2018/872 sayılı davası ise 19/02/2016 tarihli ibraname nedeniyle borçlu olunmadığının tespiti, uğranılan zarar nedeniyle maddi tazminat istemine ilişkindir. <br>\tAnkara 5. Asliye Ticaret Mahkemesinin, 25/12/2017 tarih, 2017/828 E., 2017/1040 K. sayılı kararı ile işbu dava dosyasının HMK 166. maddesi gereğince aralarında hukuki bağlantı bulunan Ankara 11. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2017/443 E. sayılı dava dosyası ile birleştirilmesine; Ankara 12. Asliye Ticaret Mahkemesinin, 06/12/2018 tarih, 2018/872 E., 2018/830 K. sayılı kararı ile dava dosyası ile Ankara 11. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2017/443 esas sayılı dosyası arasında bağlantı bulunduğundan HMK'nın 166/1 maddesi uyarınca dava dosyalarının birleştirilmesine, yargılamaya Ankara 11. Ticaret Mahkemesinin 2017/443 esas sayılı dosyasında devam edilmesine karar verilmiştir.<br>\tAsıl dava dosyasındaki takibin dayanağı Ankara 26. İcra Müdürlüğünün 2016/12972 E. sayılı icra takip dosyasının incelenmesinde, asıl davada davacı alacaklı vekili tarafından, davalı borçlu aleyhine, 19/02/2016 tarihli ibraname uyarınca 1.026.270,00 TL asıl alacak(350.000,00 Amerikan Doları Karşılığı) için ilamsız takip yapıldığı, ödeme emrinin davalı borçluya 27/06/2016 tarihinde tebliğ edildiği, davalı borçlu vekilinin 27/06/2016 tarihli dilekçe ile borca ve fer ‘ilerine itiraz ettiği ve takibin durdurulduğu; birleşen Ankara 5. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2017/828 esas sayılı dosyasındaki takibin dayanağı Ankara 2.İcra Müdürlüğünün 2017/13395 E. sayılı icra takip dosyasının incelenmesinde, davacı alacaklı vekili tarafından, davalı borçlu aleyhine, 527.805,00 TL asıl alacak için ilamsız takip yapıldığı, ödeme emrinin davalı borçluya 21/07/2016 tarihinde tebliğ edildiği, davalı borçlu vekilinin 28/07/2016 tarihli dilekçe ile borca ve fer ‘ilerine itiraz ettiği ve takibin durdurulduğu görülmüştür.<br>\tAnkara 11. Asliye Ticaret Mahkemesinin, 11/02/2021 tarih, 2017/443 E., 2021/131 K. sayılı “asıl davada davanın kabulüne, Ankara 26. İcra Müdürlüğünün 2016/12972 sayılı dosyasında davalı tarafın takibe itirazının iptaline, 350.000,00 USD asıl alacağın takip tarihinden itibaren 3095 sayılı yasanın 4/a maddesi uyarınca devlet bankalarının 1 yıllık USD cinsinden açmış oldukları mevduat hesabına uyguladıkları en yüksek faizi ile birlikte davalıdan tahsili için takibin devamına, 350.000,00 USD nin takip tarihindeki karşılığı olan 1.026,270 TL üzerinden %20 oranında hesaplanan 205.254,00 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, birleşen Ankara 5. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2017/828 sayılı dosyasında; Ankara 2.İcra Müdürlüğünün 2017/13395 sayılı dosyasında davalı tarafın takibe itirazının iptaline, 150.000,00 USD asıl alacağın takip tarihinden itibaren 3095 sayılı yasanın 4/a maddesi uyarınca devlet bankalarının 1 yıllık USD cinsinden açmış oldukları mevduat hesabına uyguladıkları en yüksek faizi ile birlikte davalıdan tahsili için takibin Devamına, 150.000,00 USD nin takip tarihindeki karşılığı olan 527.805,00 TL üzerinden %20 oranında hesaplanan 105.561,00 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, birleşen Ankara 12. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2018/872 esas sayılı dosyasında davanın reddine\" ilişkin kararına karşı davalı-karşı davacı ... Turizm İnşaat Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi vekilinin istinaf başvurusu üzerine, Dairemizin 18/01/2023 gün, 2021/659 E., 2023/88 K. sayılı ilamı ile \"… Adi ortaklığın tüzel kişiliği olmadığı için, taraf ehliyeti de yoktur. Bu nedenle, adi ortaklığa ilişkin davalarda, adi ortaklığı oluşturan kişilerin taraf olarak hep birlikte hareket etmeleri gerekir. Adi ortaklığa karşı açılan dava, diğer ortakların tümüne karşı yöneltilmiş demektir. Başka bir anlatımla, aktif ve pasif taraf ehliyeti tüm ortaklara aittir. Bu açıdan ortaklar arasında mecburi dava arkadaşlığı vardır. Adi ortaklık adına, üçüncü kişiler aleyhine açılacak davaların bütün ortaklar tarafından açılması gerekir. Aynı şekilde, bir ortağın diğeri aleyhine açtığı davada da, tüm ortaklar davaya dahil edilmelidir. Somut olayda; 19/02/2016 tarihli ibraname, 12/01/2016 tarihli proje yönetimi anlaşması ve tüm dosya kapsamından, adi ortaklık ilişkisine dava dışı ...’ün dâhil olduğu başka bir ifade ile ...’ün adi ortaklığın ortaklarından biri olduğu anlaşılmaktadır. Bu tür davalarda ortaklar arasında mecburi dava arkadaşlığı bulunduğundan dava açılırken husumet tüm ortaklara karşı yöneltilmesi zorunludur. Dava dışı ... adi ortaklığın ortağı olduğundan, davada ...’ün de yer alması gerekir. Bu durumda, mahkemece; davada taraf teşkili sağlanmadan ve buna ilişkin usul eksikliği giderilmeden davanın esası hakkında yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmediğinden davalı-karşı davacı ... Turizm İnşaat Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile (esasa ilişkin istinaf sebepleri incelenmeden) HMK.'nun 353/1-a,4 maddesi gereğince, mahkeme kararının kaldırılarak dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine” karar verilmiştir. <br>\tDavada ortaklardan ...’ün de yer alması için açılan Ankara 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin, 2023/921 E. ve Ankara 8. Asliye Ticaret Mahkemesinin,  2023/416 E. sayılı dava dosyalarının Ankara 11. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2023/76 Esas sayılı dosyası ile birleştirilmesine, yargılamanın Ankara 11. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2023/76 E. sayılı  dosyası üzerinden yürütülmesine karar verilmiştir. <br>\tMahkemece, olayda ibra belgesinin oluşumunda taraf iradelerinin birleştiği, ibra belgesini imzalayan şirketi temsile yetkili kişinin, tacir olduğu gibi; aldatma (hile) olarak nitelendirilen davalı tarafın tutum ve davranışlarının da Borçlar Kanunu'nun 36. maddesi hükmünde tanımı yapılan hile niteliğinde kabul edilemeyeceği, anılan yasa hükmü uyarınca, karşı tarafın aldatması ya da hilesi sonucunda sözleşme yapmaya kandırılmış olan tarafın hatası esaslı olmasa bile o taraf sözleşmeyle bağlı olmaz ise de, davacı temsilcisinin aldatılarak ibra belgesini imzalamış olduğunun kabulünü gerektiren deliller ve  hukuksal sebepler bulunmadığından, ibranamenin tarafları bağlayıcı nitelikte olduğu, sözleşme uyarınca zarara uğradığı kabul edilse bile ibraname hükümleri uyarınca davacı ... Turizm İnşaat Ticaret Sanayi Ltd.Şti.nin davalı ... ve Yapı AŞ’den tazminat talep edemeyeceği, ibranameden dolayı borçlu olunmadığının tespiti ve maddi tazminat talepleri yerinde görülmediğinden davacı ... Turizm İnşaat Ticaret Sanayi Ltd.Şti. tarafından birleşen Ankara 12. Asliye Ticaret Mahkemesi dosyasında açılan davanın reddine,  davacı  ... ve Yapı A.Ş.'nin ibranamede belirlenen vade tarihleri itibarıyla ... Turizm İnşaat Ticaret Sanayi Ltd.Şti. tarafında ödenmesi taahhüt edilen  toplam 500.000,00 USD'nin ödenmesini davalı ... Turizm İnşaat Ticaret Sanayi Ltd.Şti. talep etmekte haklı olduğu, davalı ... Turizm İnşaat Ticaret Sanayi Ltd.Şti.nin takiplere itirazında haksız olduğu, ibranamede taahhüt edilen alacak tutarları likit nitelikte olduğundan kabul edilen tutarlar üzerinden davacı takip alacaklısı lehine inkar tazminatı hükmedilmesi gerektiği gerekçesiyle; asıl ve birleşen Ankara 5. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2017/828 sayılı dosyalarında davanın kabulüne, birleştirilen Ankara 12. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2018/872 E. sayılı dosyasında davanın reddine, birleştirilen Ankara 8.Asliye Ticaret Mahkemesinin 2023/416 E. ve birleştirilen Ankara 2.Asliye Ticaret Mahkemesinin 2023/921 esas sayılı dava dosyalarında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.<br>\tİtirazın iptâli davalarında İcra ve İflas Kanunu'nun 67 nci maddesinin ikinci fıkrası gereğince, alacaklı yararına icra inkâr tazminatına hükmedilebilmesi için; diğer yasal koşullar yanında, takibe konu alacağın likit olması da zorunludur. Her uyuşmazlığın çözümü kendine özgü somut özelliklerine göre değişmekle birlikte, bir uyuşmazlıkta alacağın likit olup olmadığı belirlenirken, alacak ve onun borçlusu birlikte değerlendirilmelidir. Buna göre, likit bir alacaktan söz edilebilmesi için, ya alacağın gerçek miktarının belli ve sabit olması ya da borçlusu tarafından belirlenebilmesi için bütün unsurların bilinmesi veya bilinmesinin gerekmekte olması; böylece, borçlunun borç tutarını tahkik ve tayin etmesinin mümkün bulunması; başka bir ifadeyle, borçlunun yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda olması gerekir. Gerek borç ve gerekse borçlu bakımından, bu koşullar mevcut ise, ortada likit bir alacak bulunduğu kabul edilmelidir. <br>\tİnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.<br>\tDosyadaki yazılara,  kararın dayandığı bilgi ve belgelere, özellikle istinaf olunan ilk derece mahkemesi kararında yazılı gerekçelere göre, asıl ve birleşen Ankara 5. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2017/828 E. sayılı dosyasında alacağın belirlenebilir ve likit olduğu anlaşılmakla, yerinde bulunmayan bütün istinaf sebeplerinin reddi ile davalı-karşı davacı ... Turizm İnşaat Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi vekilinin istinaf başvurusunun ESASTAN REDDİNE karar verilmiştir.<br>\tHÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenler ile ;<br>\t1-Davalı-karşı davacı ... Turizm İnşaat Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi vekilinin istinaf başvurusunun HMK’nın 353/1/b/1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, <br>\t2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken (70.104,50 TL+ 36.054,75 TL=) 106.159,25 TL harçtan davalı tarafça yatırılan 26.515,00 TL nin mahsubu ile bakiye 79.644,25 TL nisbi karar ilam harcının davalı-karşı davacı ... Turizm İnşaat Sanayi ve Ltd.Şti'den alınarak hazineye irat kaydına,<br>\t3-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf kanun yoluna başvuran üzerinde bırakılmasına,<br>\tDosya üzerinde yapılan inceleme neticesinde 6100 sayılı HMK'nın 361/1. maddesi gereğince kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde temyiz yolu açık olmak üzere 27/03/2025 tarihinde oybirliği ile karar verildi.  <br><br>Başkan <br>  e-imzalıdır<br><br>Üye <br> e-imzalıdır <br><br>Üye <br> e-imzalıdır <br><br>Katip <br> e-imzalıdır <br><br><br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"7c4fbd38a31d39d1","SID":"c2cba4d5338ad024"}}