{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>17. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO:2021/1559 Esas<br>KARAR NO:2025/481<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN\t        <br>MAHKEMESİ:İSTANBUL 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ:17/06/2021<br>NUMARASI:2020/423 Esas, 2021/483 Karar<br>DAVANIN KONUSU:Alacak (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)<br>KARAR TARİHİ:27/03/2025<br>6100  Sayılı  Hukuk  Muhakemeleri  Kanunu'nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi. <br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;  müvekkili ile davalı arasında imzalanan Stat turu ve organizasyon sözleşmesinin davalı tarafından haksız olarak  tek taraflı olarak feshedildiğini, bu süreçte müvekkilinin sözleşme ile üstlendiği edimlerini tam ve eksiksiz olarak yerine getirdiğini, Corona Virüs sebebiyle sözleşmeyi mücbir sebebe dayanarak feshedebileceğini düşünen davalının, bir yandan da tadil protokolü imzalanması halinde sözleşme ilişkisinin devam edebileceği bildiriminde bulunarak açıkça çelişkiye düştüğünü, davalının sözleşmede beyan ve taahhüt ettiği yükümlülüklerinin ifasının etkilenmediğini, ifayı etkiyen bir durum olsaydı tadil protokolü teklifi yapılamayacağını, davalının hem tadil protokolü imzalatmak istemesi hem de mücbir sebebe dayanarak sözleşmeyi feshedebileceğini düşünmesinin hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, davalı tarafından taraflar arasındaki sözleşmenin haksız olarak feshedilmesi sebebi ile müvekkili davacının sözleşmenin 7.2 maddesine göre cezai şart bedelini hak ettiğini, belirterek kısmi dava olarak şimdilik 100.000,00 TL cezai şart bedelinin dava tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>CEVAP:Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Covid-19 virüsünün Dünya Sağlık Örgütü tarafından 11.03.2020 tarihinde pandemi olarak  ilan edilmesi üzerine, kamu kurumları tarafından önleyici tedbirler alınmaya başlandığını, müvekkili şirket tarafından salgının yayılmasını engellemek üzere ivedilikle çalışmalar başlatıldığını, 13.03.2020 tarihinde e-mail üzerinden organizasyonun 14.03.2020 tarihi itibariyle durdurulması gerektiğinin davacı şirket yetkilisine bildirildiğini, bildirimin 16.03.2020 tarihli Noter ihtarnamesi ile tekrarlandığını,  yapılan bildirimler üzerine davacı şirket tarafından herhangi bir itiraz sunulmayarak organizasyonun derhal durdurulduğunu, dolayısıyla müvekkili işletme ile bu zorunluluk hali konusunda mutabık kalındığını, davacı şirket yetkililerinin sözleşme maddeleri kapsamında sözleşmenin feshinin veya hangi koşullarda devam edeceği konusunda müzakereye davet edildiğini, davacının toplantı davetini reddettiğini, müvekkilinin 30.04.2020 tarihli ihtarname ile sözleşmenin ana unsurları hakkında yeni bir teklifte bulunduğunu, davacının müzakere sürecine herhangi bir olumlu katkı sunulmaması sonrasında sözleşmeden kaynaklı fesih hakkının kullanıldığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:Mahkemece; davalının mücbir sebebe dayalı olarak sözleşmeyi feshinde haklı olduğu gerekçesi ile davacının cezai şart talebinin reddine  karar verilmiştir.<br>İSTİNAF NEDENLERİ:Karar yasal süresinde davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir. Davacı vekili istinaf nedenleri olarak; davalının haksız feshine sözleşmenin 11.1-3. Maddesinin dayanak gösterilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu,  sözleşmenin 10.2 maddesinin koşulları oluşmadığından davalının feshinin haksız olduğunu, müvekkili şirketin cezai şarta hak kazandığını, uzman görüşü ile de tespit edildiği üzere davalının müzakere yoluyla çözüm arama şartını ihlal ettiğini, sözleşmenin davalı tarafından Corona mücbir sebep bahanesi ile feshedildiğini, mücbir sebebe dayanarak sözleşmeyi fesheden davalının esasen gönderdiği tadil metni ile kendisi için mücbir sebepin şartlarının oluşmadığını ikrar ve kabul ettiğini, davalının icabını davacının gerçek ve özgür iradesinini yok sayarak tek taraflı zorlayıcı bir şekilde kabul şartına bağladığını, sözleşmenin pandemi ile ilgisi olmayan ve son derece önemli hükümlerini değiştirmek istediğini, davalının amacının bir şekilde sözleşmeden kurtulmak, hazır ve faaliyeti devam eden stat turunu gelir paylaşımı yapılmaksızın ele geçirmek olduğunu, davalının önerdiği modelde müvekkilinin zarar edeceğini, sözleşme maddesine göre tarafların kendi iradeleri ile haksız fesih halinde cezai şart ödemeyi kabul ettiklerini, sözleşmenin 11-1 maddesine göre; sözleşme süresinin Stat turunun başlangıç tarihinden itibaren 10 yıl olduğunu, diğer bir ifade ile 08/09/2017 tarihinden itibaren 10 yıllık ilk sürenin 07/09/2027 yılına kadar olduğunu, ayrıca sözleşmenin yenilenmesi başlıklı 11-1 maddesine göre de müvekkiline bir defaya mahsus ilave 5 yıllık bir süre için rüçhan hakkı tanındığını, davalının sözleşmeyi haksız olarak feshetmesi sebebi ile fesih tarihinden itibaren sözleşmenin bakiye dönemi için (ilk üç yıl geçtiği için yaklaşık 7+5= 12 yılı) müvekkilinin elde edeceği kazançtan mahrum kaldığını, ... Turu projesi ile 2019 yılında elde edilen kazanç ile elde edilmesi hedeflenen kazançlar emsal alınarak müvekkilinin bökiye dönem için mahrum kaldığı kazancın hesaplanabileceğini, bilirkişi incelemesi marifeti ile bu hesaplamanın yapılmasını talep ettiklerini, mahrum kalınan kazanca ilişkin müvekkilinin talep haklarının şimdilik saklı tutulduğunu, gerekçeli kararda yalnızca davalının ihtarnamelerinden söz edildiğini ve hatalı şekilde müvekkilinin davalının teklifini kabul etmediği sonucuna varıldığını, davalının değişiklik taleplerinin mücbir sebeple ve mücbir sebebin olumsuz etkilerini bertaraf etmekle en ufak bir ilgisinin bulunmadığını, gerekçeli kararda müzakere süreci yapıldığından bahisle davanın reddine karar verilmiş ise de taraflar arasında hiç bir zaman müzakere süreci yapılamadığını, bu durumun sorumlusunun davalı olduğunu, davalının değişikliğin kabul edilmediği takdirde, mücbir sebebe dayalı olarak sözleşmeyi tek taraflı feshedileceğini söylerken son çare değil daha ilk anda sözleşmeyi feshetme iradesini açıkça ortaya koyduğunu, Mahkemece dosyaya sundukları deliller incelenmeden ve taraflarınca sunulan uzman görüşü dikkate alınmadan karar verildiğini, gerekçeli karara dayanak gösterilen bilirkişi raporunun hatalarla dolu olduğundan kabul etmediklerini, bu rapora itirazlarının değerlendirilmeden ve bu husus kararda gerekçelendirilmeden eksik inceleme ile karar verildiğini, raporlar arasındaki çelişki giderilmeden davanın reddine karar verilmesinin hatalı olduğunu, bilirkişinin müvekkili şirket bünyesinde gerçekleştirilen incelemeye dahi katılmadığını, raporun hiç bir şekilde yeterli olmadığını, dava konusu ihtilafı aydınlatmaya denetime ve hüküm kurmaya elverişli olmadığını, bilirkişinin taraflar arasındaki sözleşmeyi ayrıntılı olarak incelemeden görev ve yetki sınırlarını aşarak hukuki değerlendirmeler yaptığını, davalının basiretli tacir gibi davranmadığını, kötüniyetli ve imza altına aldığı sözleşmeye aykırı şekilde hareket ettiğini belirterek kararın kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir.<br>DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE GEREKÇE:HMK'nın 355. ve 357. maddeleri gereğince istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle bağlı olarak ve kamu düzenine aykırılık hususlarını da gözetilerek yapılan inceleme neticesinde;Dava; sözleşmenin haksız feshedildiği iddiasına dayalı cezai şart alacağının tahsili istemine ilişkindir.Taraflar arasında ... Sözleşmesi imzalanmıştır. Bu sözleşmede tarafların hak ve yükümlülükleri sözleşmenin konusu, mali koşullar ve ödeme şartları, cezai şartlar, mücbir sebepler, fesih gibi hususlar taraflarca anlaşılarak imza altına alınmıştır.Davacı, sözleşmenin 7.2 maddesinde düzenlenen:''Taraflardan birinin işbu sözleşmenin süresinden evvel haksız yere sonlandırılması ve/veya fesih halinde haksız yere fesheden taraf diğer tarafın tüm maddi manevi zararları ile birlikte ayrıca 1.500.000,00-USD cezai tazminat bedelini herhangi bir ihtara gerek kalmaksızın diğer zarar gören tarafa nakden ve defaeten ödemeyi kabul ve taahhüt eder.'' bendi uyarınca davalı ... tarafından sözleşmenin haksız olarak feshedildiğinden bahisle sözleşme gereği düzenlenen cezai şart bedelinin ödenmesi için kısmi dava açmış olduğu anlaşılmaktadır.Taraflar arasında imzalanan sözleşmenin konusunu oluşturan 2.1 bendine göre: ''İşbu sözleşmenin konusunu tanımlar bölümünde belirtilen tur alanı dahilinde ... tarafından üretilecek ve ...'a sunulacak projelerden ...'ın kabulüyle yazılı onay vereceği projelerin ... tarafından organizasyonlarının, pazarlama satışlarının yapılmasıyla ilgili hizmet şartlarını düzenlemektedir.'' Hizmet başlıklı tanıma göre: ''... turu ve etkinliklerin projelendirilmesi ve organizasyonlarını, satış ve pazarlamalarının işbu sözleşme kapsamında yapılması.''Tarafların hak ve yükümlülüklerin belirlendiği 4. bölüm incelendiğinde, davalı ...'ın sözleşme konusu işle ilgili olarak ...'na tahsis edilmesi gereken tüm yerleri ...'na kullandırmayı, ...takımının statta oynayacağı maç günlerinde ve Avrupa Kupası maçlarında maçtan bir gün evvel ve maç günü stadın hiçbir bildirime ihtiyaç duyulmaksızın ... tarafından kapatılacağını, tarafların sözleşme kapsamında tur ve paketlerle ilgili sponsorluklar ve kiralanacak alanlarla ilgili sözleşmeleri birlikte yapacak ve imzalayacakları .... gibi hususların düzenlenmiştir.Bu hükümlerden anlaşılacağı üzere davalı, stat alanlarını davacı ...'na kullandırılacak ve davacı ... ise stat turu ve etkinlikleri organizasyonu satış ve pazarlamasını yapacaktır. Taraflar arasında imzalanan 20.06.2017 tarihli ... Sözleşmesinin süre başlıklı 11-1 maddesinde sözleşmenin imza tarihinden itibaren 10 (on) yıl boyunca yürürlükte kalacağı belirtilmiştir.Taraflar arasındaki sözleşme davalı tarafından davacıya gönderilen ... 2. Noterliğinin 17.06.2020 tarihli ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile davacı ile arasında imzalanan, 20.06.2017 tarihli sözleşmenin yapılan tüm müzakerelere rağmen tarafların anlaşamamış olması nedeniyle sözleşmenin 10-1,10-2 ve 11-1.3 maddeleri kapsamından feshedildiği ihtar edilmiştir.Davalı sözleşmenin fesih nedenini, corona/covid 19 pandemisinin ortaya çıkardığı mücbir sebep hali nedeniyle sözleşmenin 10-1,10-2 ve 11-1.3 maddelerine dayandırmıştır. Sözleşmenin mücbir sebep başlıklı bölüm X düzenlemesine göre 10.1: ''Mücbir sebepler; doğal afetler, harp hali, iç savaş, sabotaj, milli ya da devlet üstü idari merciilerin işlemleri... Bulaşıcı hastalık, grev, lokavt ... gibi tarafların kontrolü dışında meydana gelen ve taraflardan herhangi birinin veya her ikisinin çalışma imkanlarının kısmen veya tamamen, geçici veya daimi şekilde durduran veya işbu sözleşme ile kendisine düşen yükümlülüklerini yerine getirmesini imkansız hale getiren sebeplerdir. Taraflar mücbir sebep dolayısıyla yükümlülüklerini tam veya zamanında yerine getirmemekten dolayı sorumlu tutulmayacaktır.'' denilmiştir.Sözleşmenin 10.2 maddesinde ise: ''Mücbir sebep durumunun kesintisiz 30 gün devam etmesi halinde taraflar bir araya gelerek işbu sözleşmenin devam, askıya alınma, fesih veya başka bir şekilde tasfiye şekillerini müzakere edeceklerdir. Tarafların müzakere süreci içerisinde bir anlaşmaya varamaması halinde taraflardan herhangi biri işbu sözleşmeyi tek taraflı olarak her zaman fesih etmek hakkına sahiptir.'' şeklinde anlaşmaya varılmıştır.Görüleceği üzere, taraflar, 17.06.2017 tarihli sözleşmede, mücbir sebep durumunun  30 günden fazla sürmesi halinde, tarafların bir araya gelerek işbu sözleşmenin devamı, askıya alınması, fesih veya başka bir şekilde tasfiyesı şekillerini müzakere edeceklerini, tarafların müzakere süreci içerisinde bir anlaşmaya varamaması halinde taraflardan herhangi birinin işbu sözleşmeyi tek taraflı fesih edebileceğini kararlaştırmıştır. Somut olayda Covid-19 pandemisi nedeniyle sözleşmenin ifasının 30 günden uzun bir süre boyunca imkansızlaştığı sabittir. Sözleşmenin 10.2 maddesinde mücbir sebep durumunun kesintisiz 30 gün devam etmesi halinde tarafların bir araya gelerek işbu sözleşmenin devam, askıya alınma, fesih veya başka bir şekilde tasfiye şekillerini müzakere edeceklerini, tarafların müzakere süreci içerisinde bir anlaşmaya varamaması halinde de taraflardan herhangi birinin işbu sözleşmeyi tek taraflı olarak her zaman fesih etmek hakkına sahip olduğu düzenlenmiştir. Bu durumda müzakere sürecinin ne şekilde yapılacağı konusunda sözleşmede bir hüküm bulunmamakla birlikte sözleşmede sadece tarafların müzakere süreci içerisinde bir anlaşmaya varamaması halinin taraflara tek taraflı fesih hakkı tanıdığı anlaşılmıştır.Sonuç olarak, sözleşmenin 10.2. maddesine göre taraflar, tek taraflı fesih hakkını, yürütülecek bir  müzakere sürecinde anlaşma sağlanamaması koşuluna bağlamıştır. Sözleşmede müzakere sürecinin ne şekilde yürütüleceği ve müzakere koşullarının ne şekilde olacağına ilişkin bir düzenleme yer almamaktadır.Bu nedenle dosya kapsamına göre tarafların müzakere sürecinde bir anlaşmaya varamadığı anlaşılmış olmakla, sözleşmeye göre de  müzakere sürecinde herhangi bir anlaşmaya varılmamasına ilişkin şartın gerçekleştiği anlaşılmıştır. Bu durumda  sözleşmenin ifa imkansızlığının davalıdan kaynaklı bir nedenden kaynaklanmadığı, Covid-19 pandemisi kapsamında ifa imkansızlığının 30 günden uzun sürmesi nedeniyle tarafların müzakere süreci içerisinde bir anlaşmaya varamadığı, basiretli tacir olan tarafların sözleşme hükümleri ile bağlı olduğu dikkate alındığında davalı tarafından yapılan feshin haklı olduğu sonucuna varılmıştır. Açıklanan nedenler ile, ilk derece mahkemesi kararında hukuka aykırılık görülmediğinden davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1.b.1 bendi gereğince esastan reddine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.<br>H Ü K Ü M:Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere;1-İstanbul 10. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2020/423 Esas, 2021/483 Karar sayılı ve 17/06/2021 tarihli kararı usul ve yasaya uygun bulunduğundan davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1b-1 bendi gereğince esastan REDDİNE,2-Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 492 sayılı Harçlar Kanununa bağlı tarife gereğince alınması gereken 615,40 TL istinaf karar harcından davacı tarafça peşin olarak yatırılan 59,30 TL harcın mahsubu ile bakiye 556,10 TL harcın davacıdan tahsili ile HAZİNEYE İRAT KAYDINA,3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu 353/1-b.2 bendi ile aynı kanunun  361.1 maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta süre içerisinde Temyiz Kanun Yolu açık olmak üzere oybirliği ile karar verildi.27/03/2025</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"eba507e3a389b05b","SID":"abfe0b17a1537e78"}}