{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>16. HUKUK DAİRESİ<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>DOSYA NO: 2025/421 Esas<br>KARAR NO: 2025/486 Karar<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 17.01.2025<br>NUMARASI: 2022/575 E. ARA KARAR <br>DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)<br>KARAR TARİHİ: 16/04/2025<br>İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. ve 356. maddeleri gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu;<br>G E R E Ğ İ  D Ü Ş Ü N Ü L D Ü:<br>TALEP: İhtiyati tedbir talep eden vekili talep dilekçesinde özetle; davacının üniversiteden yeni mezun olmuş bir genç olduğunu, aleyhine açılan icra takibinde alacaklı görünen şirket ve şahsı tanımadığını, takibe dayanak senetteki imzanın kendisine ait olmadığını, imza taklidi veya nitelikli dolandırıcılık şeklinde elde edilmiş olabileceğini, bu hususta savcılığa şikayette bulunulduğunu, davacının borçlu olmadığının tespitini, icra takibinin durdurulması ve paranın alacaklıya ödenmemesi yönünde ihtiyati tedbir kararı verilmesini  talep etmiştir.<br>TEDBİR KARARI:İstanbul 14.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2022/575 Esas ve 12/12/2022 tarihli ara karar ile; \"...İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Sahtecilik Ve Dolandırıcılık Bürosunun 2022/157821 Cbs Soruşturma Dosyasının halen derdest olduğu, Mahkememizin 2022/809 Esas sayılı dosyasında aldırılan Emniyet Müdürlüğü İstanbul Bölge Kriminal Polis Laboratuvarı Müdürlüğü'nün 14.11.2022 tarihli Uzmanlık raporundaki \"....ibareli el yazıları ve borçlunun imzasının bulunduğu bölümün; -Alt, üst ve sağ tarafına denk denk gelecek şekilde şeritler halinde dikdörtgen biçiminde çerçeve benzeri izlerin bulunduğu , -bu hatlar boyunca olan ve üst bölüme denk gelecek şekilde (imza) ibarelerinin sağ ve alt bölümü ile senet ortasına denk gelecek şekilde üç yerde turuncu renkli lekenin olduğu -imzanın bitiriliş bölümünde yukarıda bahsedilen çerçeve izinin denk geldiği bölümde imza hattında kopma bulunduğu ve aynı yerde imzanın devamı olan fulaj izinin kısmen gözlendiği , Tespit edilmiştir. Yukarıda tespiti yapılan bulgular birlikte değerlendirildiğinde ; bahse konu senedin “imza” hanesindeki “...” ibareli el yazıları ve borçlu imzasının bulunduğu bölüm açıkta kalacak şekilde bir düzenek hazırlanıp senedin diğer bölümlerinin  -muhtemelen başka bir belge ile – kapatılıp şahsın bu bölgeye isim yazısı ve imzasının –farklı bir amaç için- attırılması suretiyle husule getirilmiş olabileceği değerlendirilmiştir.\" şeklindeki olaya benzer bir çok olayın hayatın olağan akışı içinde gerçekleşebildiği hususları dikkate alındığında tedbir koşullarının oluştuğu anlaşılmış ve  teminatsız olarak HMK 209 maddesi gereğince takibin durdurulmasına..\" karar verilmiştir. <br>DAİREMİZİN KARARI: Karara karşı davalı ... tarafından istinaf yargı yoluna başvurulması üzerine 08/06/2023 tarihli, 2023/547 Esas, 2023/887 Karar sayılı kararı ile;  İstanbul 14.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2022/809 Esas sayılı dosyasında aldırılan Emniyet Müdürlüğü İstanbul Bölge Kriminal Polis Laboratuvarı Müdürlüğü'nün 14.11.2022 tarihli raporundaki \"....ibareli el yazıları ve borçlunun imzasının bulunduğu bölümün; -Alt, üst ve sağ tarafına denk denk gelecek şekilde şeritler halinde dikdörtgen biçiminde çerçeve benzeri izlerin bulunduğu , -bu hatlar boyunca olan ve üst bölüme denk gelecek şekilde (imza) ibarelerinin sağ ve alt bölümü ile senet ortasına denk gelecek şekilde üç yerde turuncu renkli lekenin olduğu -imzanın bitiriliş bölümünde yukarıda bahsedilen çerçeve izinin denk geldiği bölümde imza hattında kopma bulunduğu ve aynı yerde imzanın devamı olan fulaj izinin kısmen gözlendiği , Tespit edilmiştir. Yukarıda tespiti yapılan bulgular birlikte değerlendirildiğinde ; bahse konu senedin “imza” hanesindeki “...” ibareli el yazıları ve borçlu imzasının bulunduğu bölüm açıkta kalacak şekilde bir düzenek hazırlanıp senedin diğer bölümlerinin  -muhtemelen başka bir belge ile – kapatılıp şahsın bu bölgeye isim yazısı ve imzasının –farklı bir amaç için- attırılması suretiyle husule getirilmiş olabileceği değerlendirilmiştir.\" yönündeki raporu dikkate alındığında, somut olay ve dosya kapsamına göre HMK.209 maddesi gereğince tedbir kararı verilmesinde isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle davalı ... vekilinin istinaf isteminin reddine karar verilmiştir. <br>İHTİYATİ TEDBİR KARININ KALDIRILMASI TALEBİ: Davalı ... vekili dosyaya sunduğu 24/12/2024 tarihli dilekçesinde; ihtiyati tedbire dayanak gösterilen İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının 2022/157821 soruşturma sayılı dosyasında karar verilmesine yer olmadığına kararı verildiğini, müvekkilinin iyi niyetli üçüncü kişi olduğunu, fason tekstil işi yaptığını, vergi açılışı olmadığı için yaptığı işler için fatura düzenlemediğini, söz konusu bononun ödenmemesi nedeniyle iflasın eşiğine geldiğini, ihtiyati tedbir kararı verilebilmesi için davacının iddialarını yaklaşık olarak ispat etmesi gerektiğini, somut olayda davacı imzanın kendisine ait olmadığını veya elinden hile ile alındığı hususunu dosya kapsamı itibariyle yaklaşık olarak ispat edemediğini belirterek, bu nedenlerle takibin teminatsız durdurulmasına yönelik ihtiyati tedbir kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.<br>TEDBİRİN KALDIRILMASI TALEBİNİN REDDİNE DAİR KARAR:İstanbul 14.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 17/01/2025 tarihli 2022/575 E.sayılı ara kararıyla; \"...Şartları oluşmasına rağmen HMK.’nun 209 maddesinin takip hukukunda uygulanmaması halinde borçlu ancak İİK.’nun 72/3. maddesi gereğince icra kasasına yüklü miktarda para yatırarak icra veznesindeki paranın alacaklıya verilmemesini isteyebilir ise de bu uygulama da 2011 yılında yürürlüğe giren yasanın borçluya tanıdığı hakların ortadan kaldırılması sonucunu doğurur. Borçlunun ekonomik durumu zayıf ise tamamen korunaksız olduğu için takip işlemleri sonuna kadar gidecek, haczi kabil malları, hak ve alacakları elinden çıkacak, ceza mahkemesinin senedin iptali kararı kesinleştiğinde kötü niyetli takip alacaklısına zararını telafi ettiremeyecektir. Çünkü kötü niyetli alacaklının haczi kabil hak ve alacağına ulaşılamayacaktır. Bu husus göz göre göre borçlunun haksızlığa uğramasına sebep olacağı için hukuka aykırı olacağı kanaatiyle mahkememizin 16/01/2025 tarihli mürafaa duruşmasında ihtiyati tedbir kararına itirazın reddine\" karar verilmiştir.<br>İSTİNAF BAŞVURUSU: İhtiyati tedbirin kaldırılmasını talep eden davalı ... vekilinin süresinde ibraz ettiği istinaf dilekçesinde; borçlunun yazı ve imza inkarı yokken, imzanın borçluya ait olduğu 2 adet rapor ile açıkça ortaya koyulmuşken, tedbire dayanak gösterilen suç duyurusunda KYOK kararı verilmişken, kati kanaat içermeyen rapordaki değerlendirmeyi dayanak göstermek ve huzurdaki uyuşmazlık ile ilgisi olmayan (HMK md. 209 vb.) kanun maddelerinin kıyasen yorumlanması ile teminatsız olarak icra takibinin durdurulması tedbirinin kaldırılmasına ilişkin yapmış oldukları itirazın reddine karar verilmesinin hukuka aykırı olduğunu belirterek, açıkladıkları nedenlerle, takibin teminatsız durdurulmasına yönelik ihtiyati tedbire itirazın reddi ara kararına itirazlarının kabulü ile ihtiyadi tedbirin kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.<br>G E R E K Ç E:Dava, bonodan kaynaklanan menfi tespit davasıdır. Mahkemece davacı vekilinin talebi üzerine ihtiyati tedbir talebinin kabulüne, HMK’nun 209. maddesi uyarınca teminatsız olarak takibin durdurulmasına karar verilmiş, karara itiraz eden davalı ... vekilinin itirazı reddedilmiş, bu karara karşı yaptığı istinaf başvurusunun da Dairemizce reddine karar verilmiştir. Davalı vekili bu kez İstanbul C. Başsavcılığında devam eden soruşturma sonucunda kamu adına kovuşturma yapılmasına yer olmadığına karar verildiği gerekçesiyle ihtiyati tedbir kararının kaldırılmasını talep etmiş, Mahkemece talebin reddine karar verilmiş, karara karşı davalı ... vekili istinaf yargı yoluna başvurmuştur. İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi gereğince, ileri sürülen istinaf başvuru nedenleri ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.<br>Her ne kadar davalı vekili ihtiyati tedbir kararının kaldırılması talebinin reddi kararına karşı istinaf yoluna başvurmuşsa da, daha önce ihtiyati tedbir kararına itirazının reddi kararıyla ilgili istinaf talebinin Dairemizce reddine karar verilmiştir. Bu karar kesin niteliktedir. Davalı vekilinin bu kez ihtiyati tedbir kararına gerekçe yapılan ceza soruşturmasının sonucunda kovuşturmaya yer olmadığına karar verilmesi üzerine HMK’nun 396/1. maddesi uyarınca  durum ve koşulların değiştiği iddiasıyla ihtiyati tedbir kararının kaldırılmasını talep ettiği anlaşılmıştır. HMK’nun 396/2. maddesinde HMK'nun 394/5. maddesine atıf yapılmadığından, HMK’nun 396/1. maddesi uyarınca verilen ihtiyati tedbirin kaldırılması talebinin reddi kararına karşı istinaf yolu kapalı olup, bu nedenle davalı vekilinin istinaf talebinin usulden reddine karar verilmiştir.<br>H Ü K Ü M: Yukarıda açıklanan gerekçe ile: 1-6100 sayılı HMK.'nın 394 ve 396. maddeleri gereğince davalı ... vekilinin yerinde görülmeyen istinaf isteminin USULDEN REDDİNE, 2-Alınması gereken harç peşin alınmakla yeniden harç alınmasına yer olmadığına, 3-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından avukatlık ücreti takdirine yer olmadığına, 4-İstinaf yargılama giderleri olarak;Davalı tarafça yapılan masrafların üzerinde bırakılmasına, 5-Artan gider avanslarının karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilk derece mahkemesince yatıran tarafa iadesine, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu 16/04/2025 tarihinde  oy birliği ile kesin olarak karar verildi. </font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"6f4298006356a70f","SID":"2f65a03ef2c319de"}}