{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İZMİR<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>11. HUKUK DAİRESİ<br><br>DOSYA NO\t: 2022/1543 <br>KARAR NO\t\t: 2025/506<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: İZMİR 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 30/06/2022<br>NUMARASI\t\t: 2019/692 Esas - 2022/577 Karar<br>DAVANIN KONUSU\t: Tazminat (Ölüm ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)<br>DAVA TARİHİ \t: 02/11/2018<br>KARAR TARİHİ \t: 21/03/2025 <br>KARAR YAZIM TARİHİ \t: 21/03/2025 <br>                  <br>\tİzmir 6. Asliye Ticaret Mahkemesinin 30/06/2022 tarih 2019/692 Esas  2022/577 Karar sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacılar vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, üye ... tarafından düzenlenen rapor dinlenip ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendi.<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>DAVA :Davacı vekili, 06.10.2018 tarihinde meydana gelen trafik kazasında, davalı ...'in maliki, davalı ...'in sevk idaresinde bulunan ve  diğer davalı tarafından ZMMS poliçesiyle sigortalanan ... plakalı ticari araçla davacılardan   ... ve ... 'nin çocukları, diğer davacıların kardeşleri ...'ye çarpması nedeniyle vefat ettiğini, trafik kazası tespit tutanağı ile davalı araç sürücüsünün asli kusurlu (6/8 oranında) olduğunun tespit edildiğini, ancak maktulün tali kusurunu kabul etmediklerini, ölenin memleketi Rize'ye sevk ve defni için İzmir'den büyük yolcu otobüsünün kaldırıldığını,  ölenin yakınlarının 1 hafta boyunca Rize'de kaldıklarını,  hastanede kaldığı 5 gün içinde yapılan harcamaların olduğunu, davacı anne/baba herhangi bir işte çalışmadıkları için çocuklarının maddi desteğinden yoksun kaldıklarını,  ailenin tarifi güç manevi elem ve ızdırap içerisinde kaldığını, tüm ailenin düzeninin bozulduğunu, aile bireylerinin ciddi bir psikolojik desteğe ihtiyaç duyduklarını, genç yaştaki çocuğun ansız ölümü sevenlerini ve yakınlarını yasa boğduğunu belirterek müvekkillerinin destekten yoksun kaldığının kesin olarak belirlenmesinin mümkün olduğu anda arttırılmak üzere anne/baba için ayrı ayrı 100'er bin TL, kardeşler için ayrı ayrı 4 kardeş 25'er bin TL olmak üzere toplamda 300.000,00 TL destekten yoksun kalma tazminatının, yine 10.000,00 TL maddi tazminat ile; anne/baba için 100'er bin TL ve kardeşler için ayrı ayrı 4 kardeş, 25'şer bin TL olmak üzere toplamda 300.000,00TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte müştereken ve müteselsilen davalılardan alınarak davacılara verilmesini istemiştir.<br>CEVAP :Davalı ... vekili; kazada kaza tespit tutanağına göre müvekkilinin asli kusurlu olduğunu kabul etmediklerini, İzmir 37. Asliye Ceza Mahkemesi dosyasının bekletici mesele yapılmasını istediklerini, davacıların cenaze masrafları adı altında talep ettikleri 10.000 TL'nin makbuzları veya faturaları ile ispatlanması gerektiğini, istenen Manevi Tazminat miktarının çok fahiş olduğunu, müvekkilinin taksi şoförlüğü yaptığını, kendisinin asgari ücretle geçinmeye çalışan bir kişi olduğunu, manevi tazminata hükmedilecekse müvekkilinin bu durumunun da göz önünde tutulması gerektiğini, kusur incelemesinin yaptırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>Davalı ... vekili; vefat eden ...’nin de kusurlu olduğunu, müvekkili araç maliki tarafından, diğer davalı ... arasında işleten vasfının devri şeklinde bir ilişki söz konusu olduğunu, bu nedenle müvekkilinin  sorumluluğunun bulunmadığını, diğer davalı ... aleyhine açılan İzmir 37. Asliye Ceza Mahkemesi 2018/1051 E sayılı dosyasının sonucunun beklenmesini TBK'nun mad. 74  kapsamında, kusurun mahkemace belirlenmesini talep ettiklerini, talep edilen maddi ve manevi tazminat tutarlarının çok yüksek olduğunu, davacılarca sigortalardan alınmış her türlü gelir, yardım, maddi tazminat tutarlarının sorulmasını ve hesaplanacak tazminat tutarlarından mahsubunu talep ettiklerini belirterek davanın reddini talep etmiştir. <br>Davalı sigorta şirketi vekili; davacının şirkete dava öncesi başvurusunun bulunmadığını, müvekkili şirketin ancak sigortalısının kazadaki kusuru oranında ve maddi zararın varlığı ispat edildiği takdirde  maddi zarardan sorumluluğunun poliçe azami teminat limiti ile sınırlı olarak söz konusu olabileceğini,  öncelikle kusur tespitinin yapılmasını talep ettiklerini,  davacı yanın maddi vakıayı kusur, maddi zararı ispat etmesi gerektiğini, Sosyal Güvenlik Kurumundan davacıya rücuya tabi herhangi bir ödeme yapılıp yapılmadığının sorulmasını talep ettiklerini, davacı yanın  manevi tazminat taleplerinin  trafik  sigorta genel şartlarının A-3-e bentleri uyarınca teminat dışı olduğunu belirterek davanın usulden ve esastan reddine karar verilmesini istemiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ : Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davanın 06/10/2018 tarihli kazada ... plakalı araç sürücüsü ...'in tam kusurlu olduğunu, davacılar murisi ...'nin kazadan önce aşçı olarak  çalıştığı, dosyaya gönderilen SGK  kayıtları ve bilirkişi raporuyla prime esas brüt kazançlarının brüt asgari ücret üzerinden bildirildiği, asgari ücretin üzerinde maaş aldığının kanıtlanamadığı, asgari ücret üzerinden TRH 2010 ve Progresif Rant Yöntemine göre bilirkişi raporuyla davacı ...'nin 88.221,40 TL, davacı ...'nin 96.373,75 TL destekten yoksun kalma tazminatı, cenaze defin gideri olarak 5.055,50 TL talep edebileceğinin hesaplandığı, hesaplanan tazminatın davalı sigorta şirketinin poliçe limiti dahilinde kaldığı, diğer davacıların çalışmaya engel durumlarının bulunmadığı  ve davacı kardeşler bakımından destek ilişkisinin bulunmadığı, hesaplanan tazminat miktarından kaza tarihi itibariyle ... plakalı aracın işleteni, sürücüsü ve ZMMS poliçesini düzenleyen sigorta şirketinin sorumlu olduğu belirlenerek  DYK Tazminat talepleri ile cenaze defin giderleri yönünden davanın kısmen kabulü,  hastane masrafları yönünden davanın feragat nedeniyle, davacılar ..., ..., ... ve ...'ün DYK tazminat taleplerinin sübut bulmadığından reddine, manevi tazminat talebi yönünden davalı sigorta şirketi hakkındaki  davanın  trafik poliçesi teminatı kapsamında olmadığından reddi gerektiği, diğer davalılar yönünden manevi tazminat talebinin, olayın oluş şekli, tarafların sosyal  ekonomik durumları, kusur durumu ve aniden meydana gelen kaza sonucu  kardeşlerini ve çocuğunu kaybeden davacıların manevi huzurunun gerçekleşmesi yönünden davacı anne ve baba yönünden 60.000 TL kardeşler yönünden 15.000 TL üzerinden kısmen kabulü gerektiği sonucuna ulaşılarak  maddi tazminat talebi yönünden; destekten yoksun kalma tazminat talebine ilişkin davanın kısmen kabulü ile, davacı ... için 96.373,75 TL, ... için 88.221,40 TL destekten yoksun kalma tazminatının davalı sigorta şirketinden trafik poliçesi teminat limiti ile sınırlı olmak kaydıyla dava tarihinden, davalılar ... ve ...'ten 06.10.2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile ilgili davacılara verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, Davacılar ..., ..., ..., ...'ün destekten yoksun kalma tazminat taleplerinin reddine, cenaze defin giderleri ve hastane giderleri yönünden maddi tazminat talebinin kısmen kabulü ile 5.055,50 TL  tazminatın davalı sigorta şirketinden trafik poliçesi teminat limiti ile sınırlı olmak kaydıyla dava tarihinden, davalılar ... ve ...'ten 06.10.2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacılara verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, manevi tazminat talebi yönünden davanın kısmen kabulü ile; Davacı ... için 60.000,00 TL, Davacı ... için 60.000,00 TL, Davacı ... için 15.000,00 TL, Davacı ... için  15.000,00 TL, Davacı ... için 15.000,00 TL Davacı ... için 15.000,00 TL manevi tazminatın 06.10.2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizle birlikte davalılar ... ve ...'den müştereken ve müteselsilen tahsili ile ilgili davacılara verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, davalı sigorta şirketi yönünden manevi tazminat talebinin reddine karar verilmiştir.<br>Karara karşı davacılar vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.<br>İSTİNAF NEDENLERİ:Davacılar vekili, ölen ...'nin kazadan önce aşçı olarak çalıştığı, dosyaya gönderilen SGK hizmet dökümü belgesinde mesleğinin aşçı ve aşçıbaşı olarak geçtiği, dosyaya gelen ... Derneğine ait 23/11/2018 tarihli yazı cevabında 2018 yılı aşçı maaşlarının  ortalamasının 3.000 TL-5.000 TL arasında değiştiğinin bildirildiği, aldırılan 09.03.2022 tarihli ek bilirkişi raporunda davacılar için asgari ücret üzerinden davacı ...’nin davalılardan talep edebileceği DYK Tazminatının 96.373,75 TL, Davacı ...’nin davalılardan talep edebileceği DYK Tazminatının  88.221,40 TL olduğu, asgari ücretin 2,5 katı (... Derneğinin 23/11/2018 tarihli yazısına göre  3.000 TL ve  5.000 TL emsal kazanç üzerinden yapılan hesaplamada) davacı ...’nin DYK Tazminatı miktarının 240.934,38 TL, davacı ...’nin DYK Tazminat miktarının 220.553,50 TL olduğuna ilişkin iki seçenekli hesaplama yapıldığını, dosyaya gelen ... Derneğine ait   23/11/2018 tarihli yazı,  aşçı maaşlarının  ortalamasının 3.000 TL ve  5.000 TL olarak belirlediği halde gerçek gelir  tablosu yok sayılarak destekten yoksun kalma tazminatı  hesabının gerçek kazanç yerine asgari ücret üzerinden yapılmış olmasının hatalı olduğunu,  muris  ...'nin gerçek gelirinin asgari ücretin en az 2,5 katı olduğunu, diğer taraftan davacılar lehine  toplam 180.000 TL manevi tazminat takdir etmiş olup, manevi tazminat taleplerinin kısmen kabul edildiğini, hükmedilen miktarın müvekkillerinin yaşadığı acıyı ve ızdırabı dindirme ve denkleştirme imkanı bulunmadığını, takdir edilen manevi tazminat miktarının oldukça düşük olup, müvekkillerinin yaşadıkları ruhsal ve sinirsel  bozuklukları telafi edebilecek nitelikte olmadığını, anne ve babayla aynı elem ve ıstırabı yaşadıkları halde  manevi tazminat miktarının kardeşler yönünden oldukça düşük tutulduğunu, belirterek, araç sürücüsü ve maliki olan davalılar aleyhine davacı ... için 100.000,00 TL, davacı ... için 100.000,00 TL, davacı kardeşler için ise 25.000,00'er TL'den toplam 300.000,00-TL manevi tazminatın tümden kabulüne karar verilmesini istemiştir.<br>GEREKÇE : Dava, destekten yoksun kalmaya ilişkin maddi ve manevi tazminat istemine ilişkin olup, ilk derece mahkemesince yukarıda yazılı gerekçeyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.<br>Dairemizce HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf nedenleriyle ve resen kamu düzenine ilişkin sebeplerle  sınırlı olarak istinaf incelemesi yapılmıştır.<br> 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun  91/1. 85/1. ve 85/son maddeleri ile Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarına göre trafik kazası nedeni ile oluşan davacının maddi zararından davalı sigorta şirketi ile işleten sıfatına haiz araç maliki ve sürücünün, sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında sorumlu olduğu amirdir.(Yargıtay HGK'nun 15.6.2011 tarih ve 2011/17-142 E. - 2011/411 K., 17. HD' nın 20/05/2013 tarih ve 2012/8984 E. - 2013/7276 K.) Buna karşın, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun  85 ve 90. maddeleri kapsamında davacıların manevi zararından  işleten sıfatına haiz  araç maliki ile araç sürücüsünün kusuru oranında sorumludur.<br>Hak sahiplerinin bakiye ömürleri daha önceki yıllarda 1931 tarihli PMF cetvellerine göre saptanmakta ise de gerçek zarar hesabı özü itibariyle varsayımlara dayalı bir hesap olup, gerçeğe en yakın verilerin kullanılması esastır. Bu nedenle TRH 2010 yaşam tablosuna göre bakiye ömür sürelerinin belirlenmesi güncel veriler ve ülkemiz gerçeklerine daha uygun olduğundan tazminat hesaplamasında TRH 2010 yaşam yönteminin kullanılması gerekir. ( Yargıtay 4. HD'nın  03.01.2022 tarih ve 2021/9412 E - 2022/3622 K., 17. HD'nin 23.03.2021 tarih ve 2020/6173 E. - 2021/3121 K.) Aynı şekilde, yeni genel şartlar zamanında düzenlenen poliçelerde yeni genel şartlardaki hesaplama tekniği uygulanamayacağı için tazminat hesabında eski uygulamalardaki gibi progresif rant yönteminin kullanılması ile bilinmeyen (işleyecek) devredeki gelirlerin her yıl için % 10 artırılıp % 10 iskonto edilmesi icap etmektedir. (Yargıtay 17. HD'nin 24.02.2021 tarih ve 2019/3292 E. - 20121/1848 K. )  <br> Açıklanan tüm bu hukuki ve maddi vakıalar karşısında; bilirkişi raporlarının hüküm kurmaya ve denetime elverişli olmasına, kusurun olayın oluş şekline ve dosya kapsamına uygun olarak belirlenmesine, destekten yoksun kalma zararın anılan ilke ve esaslar ile örtüşecek şekilde olayın oluş şekline ve dosya kapsamına uygun olarak belirlenmesine, mütevefanın gelirinin soysal ve ekonomik durumuna uygun düşecek şekilde saptanmasına, tazminat hesabının TRH 2010 yaşam tablosu ile progresif rant yöntemi esas alınarak hesaplanmasına, pay dağılımına ilişkin ilkelere uygun düşecek şekilde davacının hak kazandığı tazminatın kusur oranı dikkate alınarak tespit edilmesine, zararın poliçe kapsamı dışında kaldığının davalı sigorta şirketi tarafından ispat edilememiş olmasına, tarafların iddia ve savunmaları ile dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin doğru nitelendirilmesine, hükmün dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayanağı maddî delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, ilk derece mahkemesince maddi tazminat yönünden verilen kararda bir hukuka aykırılık bulunmamakla, yerinde görülmeyen maddi tazminata ilişkin istinaf itirazlarının Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.\t   <br>6098 sayılı Borçlar Kanunu'nun 49. maddesi gereğince haksız bir eylem sonucunda zarara uğrayan kimse, uğradığı maddi ve manevi zararın ödetilmesini isteyebilir. Manevi tazminat, zarar görenin kişilik değerlerinde meydana gelen eksilmenin (manevi zararın) giderilmesi, tazmin ve telafi edilmesidir. Esasen manevi tazminat, ne bir ceza, ne de gerçek manasında bir tazminattır. Hükmedilecek bu para, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer bir fonksiyonu olan özgün bir nitelik taşır. O halde bu tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır.(Yargıtay İBK 22/06/1966 tarih ve 1966/7 E- 1966/7 K) Olay nedeni ile davacıların manevi zarara uğrayacağı yadsınamaz bir gerçekliktir. Maddi zararda olduğu gibi manevi tazminatta kesin bir hesabın yapılması olanaksızdır. Bunun için tazminat miktarı, somut olayın özelliği, kusur durumu, tarafların sosyal ve ekonomik durumları dikkate alınarak M.K.nun 4. maddesi uyarınca hakim tarafından takdir ve tayin edilir. Miktarın belirlenmesinde her olaya göre değişebilecek özel hal ve şartların bulunacağı da gözetilerek takdir hakkını etkileyecek nedenleri karar yerinde objektif olarak gösterilmelidir. Bu itibarla, somut olayda davalı sürücünün sevk ve idaresinde bulunan araçla tam kusurlu olarak davacılar murisin çarparak ölümüne neden olduğu, dolayısıyla davacıların maruz kaldığı acı ve elem ile yaşadığı sıkıntılar nedeniyle oluşan manevi zararına karşılık, takdir edilen manevi tazminat anılan ilke ve esaslar çerçevesinde az olup daha fazla miktarda manevi tazminata hükmedilmesi gerekir.<br>O halde, manevi zarara uğrayan davacılarda bir huzur duygusunun oluşabilmesi için davalı araç sürücüsünün kusuru, sosyal ve ekonomik durumu, ülkenin ekonomik koşulları, paranın alım gücü, davacıların maruz kaldığı acı ile hakkaniyet ilkesi gözetilerek davacıların manevi tazminat talebinin tümden kabul edilmesi gerekirken kısmen kabulüne karar verilmesinde isabet bulunmadığı, bu itibarla, belirtilen hususlar yönünden  davacılar vekilinin istinaf başvurusunun yerinde olduğu değerlendirilmiştir. <br>Bu durumda, davacılar vekilinin maddi tazminat talebine ilişkin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine, manevi tazminat talebine ilişkin istinaf başvurusunun ise HMK'nın 353/1-b.2 maddesi uyarınca kabulü ile yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmadığından, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak, esas hakkında yeniden aşağıdaki gibi karar vermek gerekmiştir.\t<br>HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle;<br>1-Davacılar vekilinin maddi tazminata ilişkin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b.1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,<br>2-Davacılar vekilinin manevi tazminata ilişkin istinaf başvurusunun KABULÜ ile İzmir 6. Asliye Ticaret Mahkemesinin 30/06/2022 tarih 2019/692 Esas  2022/577 Karar sayılı kararının Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b.2 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA,<br>Kaldırılan kararın yerine geçmek üzere yeniden hüküm tesisi ile;<br>Maddi tazminat talebi yönünden;<br>I-Destekten yoksun kalma tazminat talebine ilişkin davanın Kısmen Kabulü ile,<br>a)Davacı ... için 96.373,75 TL,<br>b)... için 88.221,40 TL destekten yoksun kalma tazminatının davalı sigorta şirketinden trafik poliçesi teminat limiti ile sınırlı olmak kaydıyla dava tarihinden, davalılar ... ve ...'ten 06.10.2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile ilgili davacılara verilmesine,<br>Fazlaya ilişkin talebin Reddine,<br>c)Davacılar ..., ..., ... ve ...'ün destekten yoksun kalma tazminatı taleplerinin reddine,<br>II-Cenaze defin giderleri ve hastane giderleri yönünden maddi tazminat talebinin kısmen kabulü ile 5.055,50 TL tazminatın davalı sigorta şirketinden trafik poliçesi teminat limiti ile sınırlı olmak kaydıyla dava tarihinden, davalılar ... ve ...'ten kaza tarihi olan 06.10.2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacılara verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine,<br>Manevi tazminat talebi yönünden davanın kabulü ile;<br>1-Davacılar ... ve ... için 100.000'er TL; davacılar ..., ..., ... ve ... için 25.000'er TL'den toplam 300.000-TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 06.10.2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizle birlikte davalılar ... ve ...'den müştereken ve müteselsilen tahsili ile ilgili davacılara verilmesine,<br>2-Davalı sigorta şirketi yönünden manevi tazminat talebinin reddine,<br>Maddi tazminat talebi yönünden,<br>492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 12.955,03-TL harçtan başlangıçta peşin olarak alınan 1.058,81-TL'nin mahsubu ile eksik kalan 11.896,22-TL harcın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile Hazineye  gelir kaydına,  <br>Davacı ... kendisini vekille temsil ettirdiğinden kabul edilen miktar yönünden AAÜT uyarınca hesaplanan 30.000,00-TL vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile ilgili davacılara verilmesine, <br>Davacı ... kendisini vekille temsil ettirdiğinden  kabul edilen miktar yönünden AAÜT uyarınca hesaplanan 30.000,00-TL vekalet ücretinin vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile ilgili davacılara verilmesine, <br>Davalı ... kendisini vekille temsil ettirdiğinden reddedilen miktar yönünden AAÜT uyarınca hesaplanan 30.000,00-TL vekalet ücretinin davacılardan alınarak bu davalıya verilmesine,<br>Davalı ... kendisini vekille temsil ettirdiğinden reddedilen miktar yönünden AAÜT uyarınca hesaplanan 30.000,00-TL vekalet ücretinin davacılardan alınarak bu davalıya verilmesine,<br>Davalı ... Sigorta A.Ş. kendisini vekille temsil ettirdiğinden reddedilen miktar yönünden AAÜT uyarınca hesaplanan 30.000,00-TL vekalet ücretinin davacılardan alınarak bu davalıya verilmesine,<br>Manevi Tazminat Talebi yönünden; <br>492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 20.493,00-TL harçtan başlangıçta peşin olarak alınan 1.024,65 TL'nin mahsubu ile eksik kalan 19.468,35-TL'nin davalılar ... ve ...'den müştereken ve müteselsilen tahsili ile Hazineye  gelir kaydına, <br>Davacı ... kendisini vekille temsil ettirdiğinden AAÜT uyarınca hesaplanan 30.000,00-TL vekalet ücretinin ... ve ...'den müştereken ve müteselsilen tahsili ile bu davacıya verilmesine, <br>Davacı ... kendisini vekille temsil ettirdiğinden AAÜT uyarınca hesaplanan 30.000,00-TL vekalet ücretinin ... ve ...'den müştereken ve müteselsilen tahsili ile bu davacıya verilmesine, <br>Davacı ... kendisini vekille temsil ettirdiğinden AAÜT uyarınca hesaplanan 25.000,00-TL vekalet ücretinin ... ve ...'den müştereken ve müteselsilen tahsili ile bu davacıya verilmesine, <br>Davacı ... kendisini vekille temsil ettirdiğinden AAÜT uyarınca hesaplanan 25.000,00-TL vekalet ücretinin ... ve ...'den müştereken ve müteselsilen tahsili ile bu davacıya verilmesine, <br>Davacı ... kendisini vekille temsil ettirdiğinden AAÜT uyarınca hesaplanan 25.000,00-TL vekalet ücretinin ... ve ...'den müştereken ve müteselsilen tahsili ile bu davacıya verilmesine, <br>Davacı ... kendisini vekille temsil ettirdiğinden AAÜT uyarınca hesaplanan 25.000,00-TL vekalet ücretinin ... ve ...'den müştereken ve müteselsilen tahsili ile bu davacıya verilmesine, <br>\t<br>Davalı ... Sigorta kendisini vekille temsil ettirdiğinden AAÜT uyarınca hesaplanan 30.000,00-TL vekalet ücretinin davacılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile bu davalıya verilmesine, \t<br>Davacı tarafça yapılan ilk yargılama gideri 46,30-TL, tebligat ve posta gideri 544,28,-TL, bilirkişi ücreti 500,00-TL, ATK gönderim ve ATK fatura bedeli toplamı 348,38-TL  olmak üzere toplam 1.438,96-TL yargılama giderinden  kabul ve red oranına göre 1.155,06-TL'sının  (davalı sigorta şirketinin bu miktarın ‭880,62-TL'lik kısmı ile sınırlı olarak sorumlu olması kaydı ile) davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacılara verilmesine, bakiye yargılama giderinin davacılar üzerinde bırakılmasına,<br>Davacı tarafça maddi tazminat talebi yönünden yatırılan 1.058,81-TL'nin  TL'nin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacılara verilmesine,<br>Davacılar tarafından manevi tazminat talebi yönünden yatırılan 1.024,65-TL'nin TL peşin harcın davalılar ... ve ...'den alınarak davacılara verilmesine, <br>Davalı ... tarafından yapılan tebligat ve posta giderinden oluşan 116,13-TL yargılama giderinden kabul ve red oranına göre 22,91-TL'sının davacılardan müştereken ve müteselsilen  tahsili ile  davalı ...'e verilmesine, bakiye yargılama giderinin  ... üzerinde bırakılmasına, <br>Kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine,<br>3-Davacılar yönünden istinaf karar harcı olan 615,40-TL'den peşin alınan 80,70-TL'nin mahsubu ile bakiye 534,70-TL harcın davacılardan alınarak hazineye gelir kaydına, <br>4-İstinaf başvurusu nedeniyle davacılar tarafından yapılan 220,70-TL istinaf yoluna başvurma harcı ve 53,00-TL posta masrafı olmak üzere toplam 273,70-TL istinaf yargılama giderinin davalılardan müştereken müteselsilen alınarak davacılara verilmesine,<br>Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, HMK'nın 362/1-a maddesi uyarınca miktar itibariyle kesin olmak üzere 21/03/2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"db4ef21718049e97","SID":"eea54dd93cc618a8"}}