{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İZMİR<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>11. HUKUK DAİRESİ<br><br><br>DOSYA NO\t: 2022/1716 <br>KARAR NO\t\t: 2025/616<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: İZMİR 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 31.05.2022<br>NUMARASI\t\t: 2020/727 Esas 2022/470 Karar<br>DAVANIN KONUSU\t: İtirazın İptali <br>KARAR TARİHİ\t: 14.04.2025<br>KARAR YAZIM TARİHİ\t: 14.04.2025<br><br>\tİzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 31.05.2022 tarih 2020/727 Esas 2022/470 Karar sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, üye ... tarafından düzenlenen rapor dinlenip ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendi.<br>\tGEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ :<br>\tDAVA : Davacı vekili, 317.077,80-TL alacak için borçlu ... aleyhine ilamsız takip yolu ile İzmir 22.İcra Müdürlüğü'nün 2018/8381 takip sayılı dosyası ile başlatılan icra takibine borçlunun itirazı üzerine takibin durduğunu ve borçlu mallarını kaçırmaya başladığını, bu sırada davacı müvekkilin takibin devamı ve borçlunun mallarını kaçırarak davacının alacağını karşılıksız bırakmaması için İzmir 2.Asliye Ticaret Mahkemesinin 2018/952 esas sayılı dosyasında itirazın iptali ile takibin devamı ve ihtiyati haciz talepli dava açıldığını, mahkeme alacağının tarafların mutabık kaldığı 163.650,00 TL lik kısmı için alacak rehinle temin edilemediğindn davacının talebini haklı bularak ilerde telafisi mümkün zararların doğmaması için 24.550,00 TL teminat mukabilinde borçuluk yedinde ve üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz mallarının veya alacaklar ile diğer haklarının ihtiyaten haczine karar verdiğini beyan ederek davalı bankanın aleyhine başlatılan İzmir 27.İcra Müdürlüğü'nün 2019/15201 takip sayılı dosyasındaki borç ve ferilerine itirazın iptali ile takibin devamı ile alacak likid ve belli olduğu halde kötü niyetle itiraz nedeniyle 164.779,86 TL üzerinden %20 inkar tazminatının hüküm altına alınması yönünde karar verilmesini talep etmiştir.<br>\tCEVAP  : Davalı vekili, teminat mektubu ilişkisi muhatap ile banka arasında kurulan bir ilişki olduğunu, teminat mektubunun temelini, esasını, akıbetini bu ilişkinin taraflarını belirlediğini, muhatap dışındaki tarafların teminat mektubuna dair talep ve iddiaların bankaya yöneltilmesinin hukuken mümkün olmadığını, somut olayda olduğu gibi aksi bir durumda bu talebin değerlendirilmesi, teminat mektubu metninin yorumlanması ve buna göre işlem yapılmasının yasal düzenlemeye, mevzuata aykırı olduğu gibi teminat mektubunun banka-finans sisteminde hukuk düzenindeki var oluş nedeniyle de aykırılık teşkil ettiğini beyan ederek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>\tİLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ : Mahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacının dava dışı üçüncü kişi ile ilgili olarak İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nde itirazın iptali istemli dava açtığı, davacının bu davada ihtiyati haciz isteminde de bulunduğu, ilgili ihtiyati haciz isteminin mahkemece kabulüne karar verildiği, aleyhine ihtiyati haciz verilen üçüncü kişinin 163.500,00 TL tutarındaki teminat mektubu sunmak ile verilen ihtiyati haczin kaldırılmasını talep ettiği, mahkemece teminat mektubunda yazılı miktarı aşan kısım için ihtiyati haciz isteminin reddedildiği, yapılan yargılama sonunda itirazın iptaline karar verildiği, davacının alacağının tahsili için üçüncü kişinin dosyaya sunduğu teminat mektubunu aldığı, teminat mektubunu ilgili bankaya sunduğu, bankanın teminat mektubunda yazılı miktarı davacıya ödemediği, bunun üzerine banka aleyhine icra takibine girişildiği, bankanın icra takibine itiraz ettiği, teminat mektubunun garanti fonksiyonu gereği bankanın teminat mektubunu kendisine ibraz edene ibraz edenin tahsil hakkı bulunup bulunmadığını kontrol ettikten sonra ödemesi gerektiği, davacının kendisini vekil ile temsil ettirdiği vekilin teminat mektubunu ibraz etmesinin alacağın tahsili işlemlerini kapsadığı, vekaletnamesi ile bu yetkiyi haiz olduğu, kaldı ki bankanın davacının bizzat başvurmasına rağmende teminat mektubunda yazılı olan ödemeyi yapmadığının anlaşıldığı, teminat mektubunun garanti fonksiyonuna aykırı şekilde ödeme talebinin reddeden bankanın icra takibine yaptığı itirazın haksız olduğu, yapılan itirazın temsil hukukunun ilkelerine garanti sözleşmelerinde garanti verenin yükümlülükleri aykırı olduğu anlaşılmakla, alacağın likit olduğu gözetilerek davanın kabulü ile İzmir 27. İcra Müdürlüğü'nün 32019/15201 Esas sayılı dosyasına yapılan itirazın iptaline takibin devamına, dava değeri olan 164.779,86 TL üzerinde %20 icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.<br>\tKarara karşı davalı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.<br>\tİSTİNAF NEDENLERİ : Davalı vekili, mahkemece verilen kararın haksız ve hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, gerekçesinin de yetersiz ve kendi içinde çelişkili olup geçersiz olduğunu, İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2018/952 E. 2019/818 K.sayılı davaya konu dosya alacağını temlik alan tarafından borçlusu aleyhinde talep edilen ihtiyati haciz kararının mahkemece yerinde bulunduğunu, buna karşılık davalı taraf ihtiyati haczin İ.İ.K. 266. maddesi uyarınca kaldırılmasını talep ederek mahkemeye hitaben düzenlenmiş davalı bankanın teminat mektubunu ibraz ettiğini ve bedelinin tahsilini talep edildiğini, bu talebin yasa ve hukuka uygun olmadığından banka tarafından uygun görülmediğini, tazmin talebinin reddi dolayısıyla takip alacaklısı tarafından davalı banka aleyhinde icra takibi başlatıldığını, takibe itirazları üzerine İzmir 12.İcra Hukuk Mahkemesi'ne itirazın kaldırılması talebinde bulunulduğunu ve davanın reddine karar verildiğini, gerek icra mahkemesinde açılan davada gerekse işbu davada sunulan dilekçelerde banka teminat mektuplarının hukuki vasıfları, özellikleri anlatılmış, somut olayla bağlantıları yasal hukuksal çerçevesi çizilerek anlatıldığını, buna göre uyuşmazlığın teminat mektubunun tazmini ile bedelinin davacıya ödenip ödenmemesi konusunda toplandığını, 15.03.2021 tarihli davaya cevap dilekçesinde arz edildiği gibi bankanın teminat mektubu banka ile muhatap arasında akdedilen sözleşme olduğunu, garanti sözleşmelerinde metne sıkıya bağlılık ilkesinin geçerli olduğunu, garanti veren bankaların metne uygun hareket etmekle yükümlü olduğunu, ödemenin yapılabilmesi için gereken koşulların muhatabın müracaatı, usulüne uygun ödeme talebi, teminat mektubunda yer alan şartları haiz bir ödeme talebi olduğunu ve ödeme talebinin muhatabın müracaatı ile yapılması gerektiğini, yukarıda arz edilen ve atıf yapılan dilekçelerde ayrıntılarıyla açıklandığı üzere davalı bankanın yasaya, mevzuata, hukuka, usul ve teamüllere uygun olarak teminat mektubunun muhatap dışında müracaatta bulunana ödemesini yapmadığını, böylelikle teminat mektubunun tüm yasal hukuksal özelliklerine  banka finans sisteminde var oluş nedenine uygun davrandığını, davanın haklı bir nedeni yasal bir dayanağının olmadığını, davanın kabulü kararının gerekçesi de hukuksal dayanaktan yoksun, geçersiz bir yoruma göre verildiğini istinaf nedenleri olarak ileri sürmekle kararın kaldırılmasını istemiştir.<br>\tGEREKÇE : Dava, banka teminat mektubuna dayalı alacak iddiasıyla temlik alan davacı tarafından davalı banka aleyhine girişilen icra takibine itirazın iptali ve icra inkar tazminatı istemine ilişkin olup, ilk derece mahkemesince yukarıda yazılı gerekçeyle davanın kabulüne karar verilmiştir.<br>\tDairemizce HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf nedenleriyle ve resen kamu düzenine ilişkin sebeplerle  sınırlı olarak istinaf incelemesi yapılmıştır.<br>\tDosya içerisinde bulunan İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 26.06.2019 tarih 2018/952 Esas 2019/818 sayılı kararında alacaklı ... tarafından borçlu ... aleyhine açılan itirazın iptali davasında, davanın kabulü ile, davalıların İzmir 22. İcra Dairesi'nin 2018/8381 takip sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazın iptali ile, takibin 317.077,80 TL üzerinden devamına, takip tarihinden itibaren yasal faiz yürütülmesine, kabul edilen 317.077,80 TL üzerinden %20 inkar tazminatının davalılardan alınarak davacıya verilmesine karar verildiği, işbu kararın 12.09.2019 tarihinde kesinleştiği anlaşılmıştır. <br>\tDavaya dayanak teşkil eden ve davalı banka tarafından sunulan 18.09.2018 tarih 2137KRTM1800119 mektup numaralı teminat mektubu ile İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2018/952 Esas sayılı dosyası ile ilgili olarak alınmış bulunan 10.09.2018 günü ihtiyati haciz kararından dolayı aleyhine ihtiyati haczi istenen ...'nin haksız çıkması halinde davacı ve üçüncü şahısların uğrayacakları zararlara karşılık olarak 163.650,00 TL kadar aleyhine ihtiyati haciz kararı alınan ...'nin sözü geçen zararı tazmin borcu için bankanın müteselsil kefil olduğunu, ilk yazılı istek üzerine önceden ihtarname çekilmesine, hüküm alınmasına ve borçlunun iznine gerek olmaksızın derhal nakden ve tamamen ve talep anından ödenme anına kadar geçecek günlere ait kanuni faiziyle birlikte müteselsil kefil sıfatı ile banka tarafından ödeneceğini kabul ve taahhüt ettiğini, işbu teminat mektubunun kesin ve süresiz olduğu görülmüştür.<br>\tBanka teminat mektubu ile; banka (garanti veren) muhataba (garanti alan) karşı bir üçüncü kişinin (lehtar) fiilini taahhüt etmektedir. Banka teminat mektubu, temel ilişkide lehtarın muhataba olan borcunu hiç veya gereği gibi yerine getirmemesi sonucunda muhatabın zarara uğraması ve dolayısıyla riskin gerçekleşmesi durumunda muhatabın bankaya müracaat ederek talepte bulunması halinde paraya çevrilebilmektedir. Buna göre normal şartlar altında teminat mektubunun, muhatabı tarafından risk gerçekleştikten sonra paraya çevrilmesi gerekir.<br>\tDiğer taraftan teminat mektubu bir kıymetli evrak olmadığından ve muhatabın ödeme talebine ilişkin olarak herhangi bir şekil şartı düzenlenmediğinden, muhatap mektubun aslını iade etmeden de tazmin talebinde bulunabilecektir. Mektubun kaybedilmesi, hatta lehtar tarafından iade edilmesi halinde dahi banka ile muhatap arasındaki garanti sözleşmesi ilişkisi devam edecektir.(Prof. Dr. Seza Reisoğlu, banka teminat mektupları uygulamalarında ortaya çıkan başlıca sorunlar) <br>\tBu açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde; kesin ve süresiz olarak davalı yanca tanzim edilmiş olan teminat mektubu yönünden, İDM'ce davacının dava dışı üçüncü kişi ile ilgili olarak İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesinde itirazın iptali istemli dava açtığı, davacının bu davada ihtiyati haciz isteminde de bulunduğu, ilgili ihtiyati haciz isteminin mahkemece kabulüne karar verildiği, aleyhine ihtiyati haciz verilen üçüncü kişinin 163.500,00 TL tutarındaki teminat mektubu sunmak ile verilen ihtiyati haczin kaldırılmasını talep ettiği, mahkemece teminat mektubunda yazılı miktarı aşan kısım için ihtiyati haciz isteminin reddedildiği, yapılan yargılama sonunda itirazın iptaline karar verildiği, davacının alacağının tahsil için üçüncü kişinin dosyaya sunduğu teminat mektubunu aldığı, teminat mektubunu ilgili bankaya sunduğu, bankanın teminat mektubunda yazılı miktarı davacıya ödemediği bunun üzerine banka aleyhine icra takibine girişildiği, bankanın icra takibine itiraz ettiği, teminat mektubunun garanti fonksiyonu gereği bankanın teminat mektubunu kendisine ibraz edene ibraz edenin tahsil hakkı bulunup bulunmadığını kontrol ettikten sonra ödemesi gerektiği, davacının kendisini vekil ile temsil ettirdiği vekilin teminat mektubunu ibraz etmesinin alacağın tahsili işlemlerini kapsadığı, vekaletnamesi ile bu yetkiyi haiz olduğu, kaldı ki bankanın davacının bizzat başvurmasına rağmende teminat mektubunda yazılı olan ödemeyi yapmadığının anlaşıldığı, teminat mektubunun garanti fonksiyonuna aykırı şekilde ödeme talebinin reddeden bankanın icra takibine yaptığı itirazın haksız olduğu, yapılan itirazın temsil hukukunun ilkelerine garanti sözleşmelerinde garanti verenin yükümlülükleri aykırı olduğundan davanın kabulüne yönelik verilen kararda herhangi bir usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı değerlendirilmiştir.<br>\tBu durumda, istinaf kanun yoluna başvuranın dilekçesinde yer verdiği itirazların açıklanan gerekçe ışığında yerinde olmamasına, kararda kamu düzenine ilişkin bir aykırılık bulunmamasına, kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olmasına göre, duruşma açılmasına gerek görülmeyerek Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1 maddesi gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.<br>\tHÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle;<br>\t1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,<br>\t2-Davalı yönünden istinaf karar harcı olan 11.256,11 TL'den peşin alınan 2.813,82‬ TL'nin mahsubu ile bakiye 8.442,29 TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,<br>\t3-İstinaf başvurusu nedeniyle davalı tarafından yapılan giderlerin kendi üzerinde bırakılmasına,<br>\tDosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, HMK'nın 362/1-a maddesi uyarınca miktar itibariyle kesin olmak üzere 14.04.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. <br>\t\t\t\t</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"f8610ffdf85e3682","SID":"733cef573cf0e8c7"}}