{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>17. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO:2021/1707 Esas<br>KARAR NO:2025/485<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN\t        <br>MAHKEMESİ:İSTANBUL 19. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ:14/07/2021<br>NUMARASI:2018/1388 Esas, 2021/602 Karar<br>DAVANIN KONUSU:İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)<br>KARAR TARİHİ:27/03/2025<br>6100  Sayılı  Hukuk  Muhakemeleri  Kanunu'nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi. <br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ile davalı arasında 29.06.2018 tarihli sözleşme ile 14.08.2018 tarihinde ... Tiyatrosunda ilk şarkılar ve güz şarkıları konseri gerçekleştirilmesi konusunda anlaşma sağlandığını, davalının organizatör sıfatı ile 14.08.2018 tarihinde saat 21:00 da ... Tiyatrosunda konser organize etmeyi, müvekkilinin ise yapımcı sıfatı ile davalı organizatör tarafından düzenlenecek olan konsere, konser vermek üzere menajerliğini üstlendiği sanatçıları hazır bulunduracağını kabul ve taahhüt ettiğini,  sözleşme bedelinin düzenlendiği 2. Maddede ise organizatör şirket düzenleyeceği konserden dolayı yapımcı davacı şirkete konser bedeli olarak 260.000,00 TL +KDV bedeli şeklinde ödemeyi kabul ve taahhüt ettiğini, davalı tarafından konser tarihi olan14.08.2018 tarihinde ... Tiyatrosunda konser organize edilmediği gibi bu konuda müvekkiline hiçbir bildirimde de bulunulmadığını, konser bedeli olan 260.000,00 TL +KDV bedelinin ödeme tarihi olan 06.08.2018 tarihinde ödemediğini, sözleşmenin 11. Maddesinde sözleşme maddelerinden birini dahi ihlal eden tarafın konser bedelinin cezai şart olarak ödemeyi peşinen kabul ve taahhüt ettiğini, davalının sözleşmeye açıkça aykırı davrandığını bu nedenle davalı hakkında cezai şart bedelinin tahsili için ... Sayılı icra dosyası ile icra takibi başlatıldığını, davalının icra takibine itiraz ettiğini belirterek davalı  tarafından yapılan itirazın iptaline, takibin devamına, asıl alacağın % 20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına karar verilmesini  talep ve dava etmiştir.<br>CEVAP:Davalı süresi içinde cevap dilekçesi sunmamıştır.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:Mahkemece; davalı mücbir sebep iddiasıyla sorumluluklarının bulunmadığını ileri sürmüş olup dosyada yer alan İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı Şehir Tiyatroları Müdürlüğü tarafından davalı yana hitaben düzenlenen 10.07.2018 tarih ... sayılı ...Tahsis İptali yazısı uyarınca davalının sözleşmenin ifası için gerekli ön hazırlıkları yaptığı ve belirli bir döneme kadar üstüne düşen yükümlülükleri yerine getirdiği, yine davalının kendi özgür iradesi dışında Belediye Başkanlığının tasarrufu sonucu ifanın gerçekleştirilemediği, bu hususun  davalı yanca 07.06.2018 tarihinde davacıya bildirdiğine ve başka bir gün ifa talebine yönelik yazışmaları dosyaya sunduğunun görüldüğü,  davalının TBK 136. Maddenin 3. Fıkrasındaki \"gecikmeksizin durumun karşı tarafa bildirilmesi\" yükümlülüğünü de yerine getirdiği, TBK. 136 maddesi hükmü ile taraflar arasında düzenlenen sözleşmenin 10.maddesi dikkate alındığında, somut olayda davalı-borçlunun dışında gelişen bir olay, ifanın yerine getirilebilmesini imkansız hale getirdiği gerekçesi ile davanın reddine, davalı aleyhine şartları oluşmayan kötü niyet tazminat isteminin reddine karar verilmiştir.\t\t<br>İSTİNAF NEDENLERİ:Karar yasal süresinde davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir. Davacı vekili istinaf nedenleri olarak; davalının süresinde cevap dilekçesi sunmadığı, davalının davayı inkar etmiş duruma düştüğünü,inkar sınırlarını aşan bir itiraz ve savunma sunamayacağını, davalının dosyaya sunduğu belgelerin inkar kapsamında olmayıp, savunmanın genişletilmesi niteliğinde olduğunu, savunmanın genişletilmesine muvafakatlarının olmadığını daha önce bildirdiklerini, davalı tarafından dosyaya sunulan whatsap yazışmaları ve elektronik postaların içeriğini kabul etmediklerini de bildirdiklerini, davalı tarafın sunduğu ve muvafakatlarının bulunmadığı belgelere dayanılarak TBK 136. Maddesi hükmü gereği olarak davalının bildirim yükümlülüğünü gerçekleştirdiği kanaatine varılmasının açıkça yasaya ve usule aykırı olduğunu, kaldı ki ilk derece Mahkemesinin gerekçesinde davalının bildirim yükümünü gerçekleştirildiği ifade edilmekle, bu bildirimin yapıldığına ilişkin herhangi bir somut gerekçeye dayandırılmadığını, kabul anlamına gelmemekle birlikte İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı Şehir Tiyatroları Müdürlüğü'nün 10.07.2018 tarihli yazısı ile iptal edildiği söylenen dava konusu konser organizasyonunun iptaline ilişkin bildirimin 07.06.2018 tarihinde nasıl yapıldığının da ayrıca anlaşılamadığını, davalının biletix üzerinden sözleşme konusu konser biletlerini satışa çıkarttığını, iş bu konserin iptali sonrasında da konserin yapılacağının 14.08.2018 tarihinde davalının organizasyonda farklı konser biletlerinin yine ... aracılığı ile satışa çıkarıldığını, ortada  2. Madde anlamında olağanüstü bir durum söz konusu değilken, dava dışı İstanbul Büyükşehir Belediyesi tarafından keyfi bir iptalinin, müvekkiline ödenmesi gereken tazminat yükümünü ortadan kaldırmasının hukuken mümkün olmadığını, davalı ile Belediye arasında akdedilen tahsis sözleşmesi celp edilmeden ve tahsisin iptalinin haklı bir nedene dayanıp dayanmadığının, 2. Madde anlamında mücbir sebep oluşturup  oluşturmadığı hususu irdelenmeksizin karar verildiğini, iş bu sözleşme konusu edimin yerine getirilmemesinden doğan zararı, nihai sorumlu kişinin tazmin ile yükümlü olduğunu, dolayısıyla bu haksız tahsis iptali nedeniyle, davalının dava dışı belediyeden tazmin etmesinin de sebepsiz zenginleşmeye  sebep olabileceğini belirterek kararın kaldırılması ve davanın kabulüne karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir.DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE GEREKÇE:HMK'nın 355. ve 357. maddeleri gereğince istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle bağlı olarak ve kamu düzenine aykırılık hususlarını da gözetilerek yapılan inceleme neticesinde; Dava, taraflar arasında düzenlenen sözleşmeden kaynaklı cezai şart bedelinin tahsili amacıyla başlatılan icra dosyasına itirazın iptali istemine ilişkindir. ... sayılı dosyasında davacı   tarafından davalı aleyhine sözleşme cezai şart bedeli ile damga vergisi alacağına dayalı olarak 262.597,90 TL asıl alacak, 207,39 TL ihtarname gideri, 8.195,34 TL işlemiş faiz olmak üzere toplamda 271.000,63 TL alacağın tahsili amacıyla 21.03.2019 tarihinde icra takibi başlatıldığı,  davalıya ödeme emrinin 05/11/2018 tarihinde tebliğ edildiği, davalı vekili tarafından 08/11/2018 tarihli dilekçesi ile borca ve ferilerine itiraz ettiği, davacı tarafından 260.000,00 TL harca esas değer üzerinden iş bu davayı İİK 67. Maddesi gereğince 30/12/2018 tarihinde bir yıllık hak düşürücü sürede iş bu itirazın iptali davasını açtığı anlaşılmıştır.Mahkemece yapılan yargılama sonucunda davanın reddine karar verilmiş davacı kararı istinaf etmiştir.Taraflar arasındaki sözleşmenin varlığı ve sözleşmede belirlenen tarihte konser etkinliğinin gerçekleşmediği konusunda bir uyuşmazlık bulunmamaktadır. Davacı vekili, davalının sözleşmeyi ihlal ettiğinden sözleşmede kararlaştırılan cezai şart alacağının davalıdan tahsili amacıyla başlatılan icra takibinde itirazın iptali talep etmiştir.Davalı vekili ise konser etkiliğinin kendilerinden kaynaklanmayan bir nedenden dolayı ileri bir tarihe ertelendiğini, bu durumun davacıya bildirildiğini bu nedenle cezai şart koşullarının oluşmadığını savunmuştur.İstinafa konu uyuşmazlık; davalının yasal iki haftalık süresinden sonra ileri sürdüğü mücbir sebep savunmasının,  savunmanın genişletilmesi yasağı kapsamında olup olmadığı, davacının sözleşme kapsamında cezai şart bedeli talebinin yerinde olup olmadığına ilişkindir.Davalı süresinde dava dilekçesine cevap vermeyerek dava dilekçesinde iddia olunan vakıaları inkar etmiş sayılmıştır.Davalı süresinden sonra verdiği 20/05/2019 tarihli dilekçesinde takibe konu sözleşme kapsamında davacı şirkete hiç bir borcunun bulunmadığını savunmuştur. Yine 23/05/2019 tarihli dilekçesinde de sözleşme kapsamında üzerine düşen yükümlülükleri yerine getirdiğini müvekkilinin iradesi dışında kalan nedenlerle sözleşme konusu konser etkinliğinin gerçekleştirilemediğini savunmuştur. Cevap dilekçesi vermeyerek davayı inkâr etmiş sayılan ve sadece inkâr çerçevesinde savunma yapabilecek olan davalı dava dosyasından anlaşılan itiraz sebeplerini savunmanın genişletilmesi yasağına tâbi olmaksızın ileri sürebilir. Bu nedenle taraflar arasındaki yer alan sözleşmedeki mücbir sebep kapsamında davalının edimini yerine getiremediği yönündeki savunmasının davayı inkar kapsamında olduğu kanaatine varılarak savunmanın genişletilmesi yasağı kapsamında değerlendirilmemiştir.Taraflar arasında 29 Haziran 2018 tarihinde akdedilen sözleşmenin 1. Maddesinde; 'İşbu sözleşme ile organizatörün organize edeceği bir adet konserde yukarıda ismi geçen yapımcı aşağıdaki yer, gün ve saatte işbu sözleşmede yazılı şartlar çerçevesinde konser vermek üzere menajerliğini üstlendiği sanatçıların hazır bulunacağını taahhüt eder. Ancak Güz şarkıları ekibinde müzisyen değişikliği olabilir. Konser Yeri: Harbiye Açıkhava Tiyatrosu Konser Tarihi: 14.08.2018 Konser Saati: 21:00' Sözleşmenin 2. Maddesinde; 'İşbu sözleşme ile organizatör düzenleyeceği konserden dolayı yapımcıya konser bedeli olarak aşağıda detaylandırılan şekilde ödeme yapmayı kabul etmektedir. Yapımcı sözleşme konusunda adı geçen sanatçının bütçe ödemelerine dair faturayı organizatöre düzenleyecektir ve ödemeyi yapımcının belirteceği banka hesabına yapacaktır. Yapımcı Bütçesi: 260 bin TL + KDV Ödeme Tarihi: 06.08.2018 Tüm ödeme belirtilen tarihte yapılmadığı takdirde konser iptal edilir ve o ana kadar alınan ödeme yapımcı tarafından iade edilmez ve cezai şart olarak yapımcı adına irat olarak kaydedilir.' Sözleşmenin 9. Maddesinde; \"iş bu sözleşmenin imza altına alındığı tarih itibariyle, Organizatör ve Yapımcı hiç bir suretle konser adresini, tarihini ve saatini değiştiremez ve erteleyemez.\"Sözleşmenin 10. Maddesinde; 'Mücbir sebepler olmadıkça (deprem, sel ve su baskını, toprak kayması, büyük halk hareketleri, hastalık, ölüm, idari makamların konseri erteleme kararları veya idari makamların yasal düzenlemeler veya yasakları nedeniyle konserin yapılamaması halleri vb.) yapımcı 1. Maddede belirtilen tarih, saat ve yerde konserini gerçekleştirecektir. Doğal afet, zorunlu ulaşım imkansızlıkları ve ...'ın hastalanması halinde alacağı raporla işbu sözleşmenin tüm şartları geçerli olmak üzere konser yapımcı ve organizatörün ortak kararları doğrultusunda başka bir tarihe ertelenir. Böyle bir erteleme halinde yapımcı ücret iadesinde bulunmaz.' düzenlemesi yer almaktadır.Türk-İsviçre Borçlar Hukuku'nda mücbir sebep \"kusurdan uzak, sezilemeyen, karşı konulamayan gerçek bir olay\" olarak tarif edilmektedir. Bu tanıma göre mücbir sebebin unsurları;a) Kusursuzlukb) Sezilememezlikc) Karşı konulamazlık'tır. Mücbir sebebin mevcudiyeti için kusursuzluk şarttır. Eğer olayın doğumuna sebep olan bir kusur varsa, mücbir sebebin öteki unsurlarını araştırmaya gerek yoktur. Diğer taraftan, bir olayın mücbir sebep sayılabilmesi için sezilememiş, kestirilememiş, önceden tahmin edilememiş olması da lazımdır. Bu olayın aynı zamanda karşı konulamaz, yenilemez olması da zaruridir (Yargıtay 11. HD'nin 2015/14270 Esas, 2016/89 Karar sayılı kararı). Somut uyuşmazlıkta, 14.08.2018 tarihinde saat 21:00 de ... Tiyatrosunda konser düzenleneceği sözleşmede hüküm altına alınmıştır. Dosya kapsamına sunulan İstanbul Büyükşehir Belediyesi Kültür ve Daire Başkanlığı 10/07/2018 tarihli davalıya hitaben yazılan yazıda\" Müdürlüğümüze bağlı ... Sahnesinde 1-2-3-4-5-6-7-8-9-10-11-12-14 Ağustos 2018 tarihlerinde konser etkinliği düzenlemek için firmanız tarafından idaremize kiralama talebinde bulunulmuş ve belirtilen konser etkinlik günleri 17/05/2018 tarihinde imzalanan sözleşme ile firmanıza tahsis edilmiştir. Müdürlüğümüz 14 Ağustos 2018 tarihinde tiyatro etkinliği düzenleyeceğinden, firmanıza tahsis edilen bu günün tarafınızdan iptal edilmesi gerekmektedir...\" denilmiştir. Taraflarca imzalanan sözleşmenin 10. Maddesinde mücbir sebepler olmadıkça(deprem, sel ve su baskını, toprak kayması, büyük halk hareketleri, terör hareketleri, lokavt, grev, yangın, hastalık, ölüm, idari makamların konseri erteleme kararları veya idari makamların yasal düzenlemeler veya yasakları nedeniyle konserin yapılamaması halleri... Vb) yapımcının 1. Maddede belirtilen tarih, saat ve yerde konserini gerçekleştireceği düzenlenmiştir. Bu durumda belirlenen günde konserin dava dışı İstanbul Büyükşehir Belediyesi tarafından yapılan tahsis işleminin tek taraflı iptal edilmesi  nedeniyle yapılamaması, sezilemeyen ve öngörülemeyen bir sebep olarak kabul edilemez. Bu nedenle konser yerinin İstanbul Büyükşehir Belediyesi tarafından tahsis edilmesi işleminin aynı gün tiyatro etkinliği düzenleneceğinden bahisle tek taraflı olarak iptal edilmesi nedeniyle konserin yapılamamasının sözleşmenin 10. maddesi uyarınca mücbir sebep olarak değerlendirilmemiştir. Diğer taraftan, davalının, dava dışı Belediyenin tahsis işlemini iptal ettiğini davacıya bildirildiğine dair dosyada bilgi ve belge de bulunmamaktadır. Sözleşme tarihi 29/06/2018 tarihi olup, İstanbul Büyükşehir Belediyesinin davalıya hitaben tahsis işleminin iptal edildiğine yönelik yazı tarihi 10/07/2018 tarihidir. Davalının davacıya tahsis işleminin iptalini bildirdiğini iddia ettiği ve dosya kapsamına sunulan whatshap yazışmalarının tarihi ise bu tarihlerden önceki bir tarih olan 07/06/2018 tarihidir.Davalı tarafından İstanbul Büyükşehir Belediyesi tarafından tahsis işleminin iptalinin kendilerine bildirildiği 10/07/2018 tarihinden sonra davacıya bu yönde bir bilgi verildiğine ilişkin herhangi bir delil sunulmamıştır. TBK'nın 112. maddesi; \"Borç hiç veya gereği gibi ifa edilmezse borçlu, kendisine hiçbir kusurun yüklenemeyeceğini ispat etmedikçe, alacaklının bundan doğan zararını gidermekle yükümlüdür.\" hükmünü düzenlemektedir. Yine aynı yasanın 114. maddesinde  borçlunun, genel olarak her türlü kusurdan sorumlu olup, bu sorumluluğun kapsamının işin özel niteliğine göre belirleneceği, iş özellikle borçlu için bir yarar sağlamıyorsa, sorumluluğun daha hafif olarak değerlendirileceği, haksız fiil sorumluluğuna ilişkin hükümlerin, kıyas yoluyla sözleşmeye aykırılık hâllerine de uygulanacağı hükümleri bulunmaktadır. Somut davada, konser etkinliğinin sözleşmede belirlenen tarihte gerçekleştirilmemesi nedeniyle, davalı edimini gereği gibi yerine getiremediğinden davacının bundan doğan zararını talep etmesi mümkündür. Sözleşmenin 11. Maddesinde; 'Taraflar işbu sözleşmenin tüm maddelerine ve hükümlerine riayet etmekle yükümlüdür. Sözleşme maddelerinden birini dahi ihlal eden taraf diğer tarafa maddi ve manevi hakları saklı kalmak şartıyla defaten ve nakden yukarıda belirtilen konser bedelini cezai şart olarak ödemeyi peşinen kabul, beyan ve taahhüt eder.' şeklinde düzenlemeler mevcuttur. 6098 sayılı Kanun'un 179 uncu maddesinin birinci fıkrasında; \"Bir sözleşmenin hiç veya gereği gibi ifa edilmemesi durumu için bir ceza kararlaştırılmışsa, aksi sözleşmeden anlaşılmadıkça alacaklı, ya borcun ya da cezanın ifasını isteyebilir\" şeklinde düzenleme yer almaktadır.Yasada düzenlenen cezai şart, sözleşmenin hiç veya gereği gibi ifa edilmemesi halinde borçlunun belirli bir miktar para ödeme taahhüdüdür. Anılan maddenin birinci fıkrasında seçimlik şart, ikinci fıkrasında ise ifaya eklenen cezai şart düzenlenmiştir. Madde metninden de açıkça anlaşıldığı üzere sözleşme hiç ya da gereği gibi yerine getirilmediği takdirde aksine kararlaştırma yoksa alacaklı ya edimin ifasını ya da cezai şartın ödenmesini isteyebilir. Davacının bu maddeye dayanarak 260.000,00 TL cezai şart talep ettiği ve yukarıda açıklanan nedenlerle davacının sözleşme kapsamında cezai şart talebinin yerinde olduğu, Mahkemece alınan bilirkişi raporuna göre cezai şart tutarının davalının ekonomik yönden mahvına sebebiyet vermeyeceğinin tespit edildiği anlaşılmış, Mahkemece davanın kabulü yerine yazılı şekilde davanın reddine karar verilmesi isabetli olmamıştır. Yerleşik Yargıtay kararlarına göre, ceza koşulu miktarının tespiti yargılamayı gerektirdiğinden likit bir alacak olmadığı kabul edilerek icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir. Açıklanan nedenlerle; davacı vekilinin istinaf başvurusunun yukarıda açıklanan nedenlerle kabulü ile HMK 353/1.b.2 maddesi gereğince ilk derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, yeniden yargılama yapılmasına gerek olmaksızın davanın kabulüne dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ ile, İstanbul 19. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2018/1388 Esas, 2021/602 Karar sayılı ve 14/07/2021 tarihli kararının HMK'nun 353/1-b.2 maddesi gereğince KALDIRILMASINA, yeniden esas hakkında HÜKÜM TESİSİNE, 2-a)Davanın KABULÜ ile, davalının ... sayılı dosyasına yaptığı itirazının 260.000,00 TL yönünden iptali ile takibin 260.000,00 TL üzerinden takipteki diğer koşullarla DEVAMINA,b)Davacının icra inkar tazminatı talebinin koşulları oluşmadığından REDDİNE, c)Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 492 sayılı Harçlar Kanununa bağlı tarife gereğince alınması gereken 17.760,60 TL harçtan davacı tarafından başlangıçta yatırılan 35,90 TL harcın mahsubu ile bakiye 17.724,70 TL harcın davalıdan tahsili  ile  HAZİNEYE İRAT KAYDINA, d)Davacı tarafından başlangıçta yatırılan 35,90 TL başvurma harcı ile 35,90 TL peşin harcın davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, e)Davacı tarafından yapılan 1.815,90 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, f)Davalı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde BIRAKILMASINA,g)Davacı kendisini bir vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT gereğince takdir olunan 41.600,00 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya VERİLMESİNE,<br>İstinaf Başvurusu Yönünden;3-Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 492 sayılı Harçlar Kanununa bağlı tarife gereğince alınması gereken 615,40 TL harçtan davacı tarafından peşin olarak yatırılan 59,30 TL harcın mahsubu ile bakiye 556,10 TL'nin davalıdan tahsili ile HAZİNEYE İRAT KAYDINA,4-Davacı tarafından peşin olarak yatırılan 221,40 TL istinaf harçları ile yapılan 56,50 TL istinaf yargılama gideri olmak üzere toplam 277,90  TL'nin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, 5-6100 sayılı HMK'nun 333. maddesi gereğince taraflarca yatırılan gider avansının kullanılmayan kısmının kararın tebliğ gideri karşılandıktan sonra artan kısmın yatıran tarafa İADESİNE, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-b.2 bendi ile aynı Kanunun 362/1-a maddesi gereğince kesin olarak oybirliği ile karar verildi.27/03/2025</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"4e81c34a97db5641","SID":"ce32e193735bd9da"}}