{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>16. HUKUK DAİRESİ<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>DOSYA NO:2023/1242 Esas<br>KARAR NO:2025/491 Karar<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ:BAKIRKÖY 1. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ<br>TARİHİ:13/07/2023<br>NUMARASI:2021/178 E. - 2023/172 K.<br>DAVA:Markaya Tecavüz ve Haksız Rekabetin Tespiti, Durdurulması Önlenmesi <br>KARŞI DAVA:Markanın Hükümsüzlüğü<br>DAVA TARİHİ:06/07/2021<br>KARAR TARİHİ:16/04/2025<br>İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. ve 356. maddeleri gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu;<br>G E R E Ğ İ  D Ü Ş Ü N Ü L D Ü:<br>ASIL DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 1999 yılından itibaren Ortahisar-Trabzon adresinde \"...\" adı ile  faaliyet gösterip ... tescil numaralı \"...\" ibareli, ... tescil  numaralı \"...\" ibareli markaların sahibi olduğunu, davalının aynı isim, konsept, tabela ve sektörde davalı adresinde ve franchise yoluyla açılan  yaklaşık 24 şubede \"...\" adı altında faaliyet gösterdiğini, işbu durumun 6769  sayılı kanun uyarınca müvekkiline ait marka tescilinden doğan haklarının ihlali olduğunu, marka  hakkına tecavüz ve haksız rekabet teşkil ettiğini, bu nedenle davalı tarafa Kartal ... Noterliğinin 11.05.2021 tarih ve ... yevmiye sayılı ihtarnamesi ile  ihlalin düzeltilmesinin ihtar edildiğini, karşı tarafın Beyoğlu ... Noterliğinin 04.06.2021 tarih ve  ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile dava konusu durumu kabul etmediklerini cevabi  ihtarname ile beyan ettiklerini, davalı yanın müvekkili adına tescilli markalar ile ayniyet derecesinde benzer tescilsiz işaretleri  müvekkilinin hizmet verdiği sektörde kullandığını, bu kullanımların karıştırılmaya sebebiyet verdiğini iddia ederek, davalı eylemlerinin haksız rekabet ve marka hakkına tecavüz teşkil ettiğinin tespitine, fiillerin  durdurulmasına ve önlenmesine karar verilmesini talep etmiştir. <br>CEVAP:Davalı vekili cevap dilekçesinde;  davalı müvekkilinin 2016 yılında kurulup \"...\" markası ile üretim ve satışa başladığını, markasının ... tescil numarası \"...\" ibaresi ile tescilli olduğunu, 2019 yılında ... alanında da hizmet vermeye başlayıp ... ve ... tescil numaralı markaları tescil ettirdiğini,  davalının 2019 yılında üretim yapmaya başladığını, 46 şube ile hizmet vermekte olup, aylık  ortalama davacının 9000 katı olacak şekilde 35 milyon TL civarında cirosu olduğunu, markanın  tanıtımı için milyonlarca lira harcandığını, davacının dava dilekçesinde belirttiğinin aksine,  davacının \"...\" ismini 2020  yılından sonra kullanmaya başladığını, davacı tarafından \"...\" markasının adlarına  tescilli oldukları beyan edilse de \"...\" ibareli markanın sahibi olduğunu,   davacının hiçbir şekilde \"...\" ismini kullanmadığını, ayrıca bu markayı 2020  yılında tescil ettirdiğini,  davacı yan tarafından \"...\" isminin tüm Türkiye’de tanıtıldığı iddia edilse  dahi, işbu markanın marka haline getirilip tanıtılmasının müvekkili tarafından yapıldığını,davacının kötü niyetli olduğunu, davacı markaları ile müvekkilinin kullanımlarının benzer  olmadığını beyan ederek, asıl dava bakımından davanın reddini talep etmiştir. <br>KARŞI DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı müvekkilinin \"...\" ibaresi üzerindeki tanıtım faaliyetlerinin akabinde, karşı  davalı yanın 2010 yılında faaliyette bulunmasına karşın 10 yıl sonra –bu tanıtım faaliyetlerinden sonra- \"...\" isimli marka tescili için 4 adet marka başvurusu yapıp 3’üne müvekkili tarafından itiraz edildiğini, müvekkili tarafından karşı davalı yan tarafından müracaatı gerçekleştirilen bir markanın gözden kaçırıldığını, \"...\" ibareli ... tescil numaralı markanın tescil ediğini, \"...\" ibareli ... tescil numaralı marka başvurusunun müvekkilinin tanıtım faaliyetlerinin akabinde kötü niyetli olarak gerçekleştirildiğini, öte yandan müvekkili adına tescilli ... tescil numaralı \"...\" ve ... tescil numaralı \"...\" markaları ile iltibas yarattığını, asıl davacı/karşı davalı yanın tüm bu marka başvurularından önce 2020 yılının Mart ayında müvekkili ile görüşüp \"...\" markasını astronomik bir bedel ile satmayı teklif ettiğini, müvekkili tarafından bunun kabul edilmemesi üzerine karşı davalı yan tarafından tescil başvurularının yapıldığını iddia ederek, karşı dava bakımından 2020 ... tescil numaralı markanın hükümsüzlüğü ile sicilden terkinine karar verilmesini talep etmiştir.<br>KARŞI DAVAYA CEVAP:Davalı vekilli cevap dilekçesinde;  müvekkilinin 1999 yılından beri faaliyette olup karşı yandan 20 yıl önce kurulan bir işletme  olduğunu, kötü niyet iddialarının mesnetsiz ve yersiz olduğunu, karşı davacı yanın yazılı, görsel  mecralarda kullanılan tescilsiz işaretler ve tanıtımı yapılan ürünler ile ilgili sektörde herkes  tarafından bilinen müvekkilinin \"...\" ibareli tescilli markası ile müvekkili  ile özdeşleşen ürünlerine kullanımlarını yaklaştırdığını ve kötü niyetli olarak müvekkilinin markalarından haksız faydalandığını, müvekkilinin işletme ve markasının Trabzon’da doğmuş olsa da, çok daha geniş bir çevrede   tanınır ve bilinir olduğunu beyan ederek, karşı davanın reddini talep etmiştir.<br>MAHKEME KARARI:Bakırköy 1.Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 13/07/2023 tarihli 2021/178 E. - 2023/172 K.  sayılı kararıyla; asıl dava yönünden yapılan değerlendirmede; \"... davacı dayanak markası ile davalı fiili kullanımının kelime unsurlarının benzerliği söz konusu ise de, yukarıdaki paragrafta değinildiği üzre, bu kelimeler yiyecek-içecek sağlanması hizmetleri yönünden zayıf olup, özellikle davalı kullanımının baskın karakteri şekil unsurudur. Davacının tescilli markası ile davalının fiili kullanımı bir bütün olarak tüketicide bıraktığı genel intiba gözetildiğinde, keza davacının dosyada görseli bulunan fiili kullanımının tescilinden farklı olması da gözetildiğinde iltibas veya ilişkilendirme dahil karıştırma ihtimali bulunmadığı ve böylece davalıların davacı taraf markasından doğan haklarına tecavüz veya buna bağlı olarak haksız rekabetinin olmadığı...\" gerekçesiyle asıl davanın reddine karar verildiği görülmüştür.Karşı dava yönünden yapılan değerlendirmede ise;  \"...davacı/karşı davalının \"...\" ibaresini 43. Sınıfta yer alan hizmetlerde 2011 yılından itibaren tescil ettirerek kullanmaya başlamakla, davalı/karşı davacıya göre söz konusu ibare üzerinde öncelikli hak sahibi olduğu, bu bakımdan sonrasında aynı esas unsurlu marka tescil başvurularını seri marka oluşturma amacıyla yaptığının ve bu şekildeki tescilinin  kötü niyet teşkil etmediği, ayrıca  hükümsüzlüğü talep edilen ve erkek kafası, hamburger ekmeği şekli ile \"...\" ibarelini ihtiva eden markanın davalı/karşı davacı markalarından farklı olması, dolayısıyla yanaşma suretiyle bu markalara benzeşmek suretiyle haksız bir fayda elde etme amacı da taşımadığı ve böylece  davacı/karşı davalıya ait ... tescil nolu markanın SMK m.6/9 anlamında hükümsüzlük şartlarının oluşmadığı...\" gerekçesiyle karşı davanın reddine karar verildiği görülmüştür. <br>İSTİNAF İSTEMLERİ:Davacı-karşı davalı vekilinin süresinde ibraz ettiği istinaf dilekçesinde; dava dilekçesindeki iddialarını tekrarla; müvekkilinin 1999 yılından bu yana kullandığı ve 2011 yılından bu yana sahibi olduğu \"...\" ile davalının kullandığı \"...\" ibaresinin iltibasa neden olacak derecede benzer olduklarını, ... platformunda bu iki markanın karıştırılmasının bu durumu kanıtladığını,Dosyada iddialarını kanıtlar şekilde iki adet bilirkişi raporu olmasına rağmen, Mahkemece asıl davanın reddine karar verilmesinin hukuka aykırı olduğunu,1.ve 3. raporların lehlerine, 2. raporun aleyhlerine olduğunu, Mahkemece iki rapor arasındaki çelişkinin giderilmesi için üçüncü raporun alındığını, buna rağmen bilirkişi raporları ile bağlı kalmaksızın alınmaksızın karar verildiğini, bu halde üçüncü raporun neden alındığının anlaşılamadığını,Mahkemenin gerekçesinin markalar arasındaki görsel farklılıklar bulunması olduğunu, bu gerekçenin hukuk ve mantık sınırlarını zorladığını, Mahkeme kararının gerekçesine göre müvekkilinin kötüniyetli tacir durumuna düşürüldüğünü, TPMK'nun Mahkeme ile aynı görüşte olmadığını ve davalının tescil başvurusu yaptığı \"...\" markalarıyla ilgili başvuruları reddettiğini,Mahkemece davalının tescilsiz olarak kullandığı \"...\" markasını kullanmasının önlenmesi için ihtiyati tedbir kararı verilmesi taleplerinin reddedildiğini, dava tarihinde 24 şubesi bulunan davalının halen 50'den fazla şubesi olduğunu, davalının bu kullanımlarının önlenmesi için ihtiyati tedbir kararı verilmesini talep ettiklerini belirterek, arz ve izah edilen ve Mahkemece resen gözetilecek sair nedenler dolayısıyla, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile, Bakırköy 1.Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 2021-178 Esas , 2023-172 Karar sayılı ilamının, asıl dava yönünden bozularak , istinaf incelemesi neticesinde kaldırılmasına; öncelikle davalılar tarafından kullanılan ve müvekkil adına kayıtlı markalara tecavüz özelliği ortada olan ...com internet sitesinin erişim hakkının ihtiyati tedbir olarak durdurulmasına, buna bağlı olarak davalı tarafından gerek sosyal medyada gerekse de şubelerinde ,yazılı veya görsel olarak kullanılan tüm \"...\" ibareli , her türlü meteryalin kullanılmasının durdurulması ile ilgili de ihtiyati tedbir kararı verilmesine; müvekkili adına  tescilli \"...\" ve \"...\" markaları ile benzerlik arz eden davalı tarafça  gerek merkezlerinde gerekse de şubelerinde kullanılan tescilsiz \"...\" işaretlerinin, tabelalarının, broşürlerin ve her türlü materyalin bunlara bağlı olarak  ... web sitesinin kullanım şekli ve genel görünümü olmak üzere tüm özellikleri itibariyle müvekkilinin marka hakkına tecavüz doğurduğu ve bu durumun aynı zamanda haksız rekabet teşkil ettiğinin tespitini ile SMK ve TTK amir hükümleri uyarınca, davalıların, müvekkilinin marka hakkına tecavüz teşkil eden fiillerinin durdurulmasını ve önlenmesini, yargılama gideri ile vekalet ücretinin davalı tarafa yüklenmesini talep etmiştir.Davalı-karşı davacı  vekilinin süresinde ibraz ettiği istinaf dilekçesinde; karşı dava dilekçesindeki iddialarını tekrarla, davacı-karşı davalının Trabzon'da küçük bir işletme olduğunu, pide üretimi yaptığını, müvekkili ile yaptığı görüşmeden sonra müvekkilinin milyonlarca lira harcayarak kullandığı \"...\" markasının sahibi olmaya çalıştığını,1999 yılında \"...\" ismini aldıktan sonra 20 yıl hiç marka başvurusu yapmadığı halde 2020 yılında marka başvurusu yapmasının işletmenin gereği için değil, başka amaçla yapıldığını gösterdiğini,Müvekkilinin tescil başvurusu yapıp, tescil bedelini ödemediği markaların neredeyse aynısının tescili için başvuru yaptığını,Davacı-karşı davalının işletmesinin hacmine göre yeni bir marka tescili yaptırmasına gerek bulunmadığını, Davacı-karşı davalının başvurusunu yaptığı dört markadan üçüne itiraz edildiğini, her nasılsa karşı davaya konu markası gözden kaçtığından, bu markaya  itiraz edilemediğini,Davacı-karşı davalının marka tescilinde MK'nın 2. maddesi uyarınca kötüniyet bulunduğunu, Alınan her üç bilirkişi raporunda da marka tescilinin kötüniyetli olduğunun belirtildiğini, buna rağmen karşı davanın reddine karar verilmesinin hukuka aykırı olduğunu belirterek, izah edilen ve dosyaya sundukları tüm dilekçelerinin de (tekrardan kaçınmak amacı ile) istinaf sebebi olarak kabul edilerek, Mahkeme kararının karşı dava yönünden kaldırılmasına ve davanın kabulüne, asıl dava yönünden ise davacının istinaf sebeplerinin reddine ve davacının tedbir talebinin  reddine ve talepleri gibi karar verilmesini talep etmiştir. <br>DELİLLER:Dosya arasında bulunan Türk Patent ve Marka Kurumu kayıtları incelendiğinde; 04/07/2011 koruma tarihli, ... tescil  numaralı \"...\" markanın 43. Sınıfta \"Yiyecek ve içecek sağlanması hizmetleri. Geçici konaklama hizmetleri (gündüz bakım (kreş) hizmetleri dahil). Hayvan bakım evleri hizmetleri\" için  ve 05/10/2020 başvuru  tarihli, ... tescil numaralı \"...\" ibareli markanın da 29, 35 ve 43. sınıflarda davacı-karşı davalı  ... adına tescilli olduğu, 30/10/2017 başvuru, 03/05/2018 tescil tarihli, ... tescil nolu \"...\" markasının ise 43. sınıfta \"Yiyecek veiçecek sağlanması hizmetleri. Geçici konaklama hizmetleri, geçici konaklama ile ilgili rezervasyon hizmetleri, düğün salonu kiralama hizmetleri, konferans ve çeşitli toplantılar için yer sağlama hizmetleri. Gündüz bakımı (kreş) hizmetleri. Hayvanlar için geçici barınma sağlanması hizmetleri.\" için davalı-karşı davacı ... adına  tescilli olduğu anlaşılmıştır. Yine davalı-karşı davacı ...'in 43. sınıfta tescil için başvurusunu yaptığı ... başvuru numaralı \"...e\" marka başvurusu ile ... başvuru numaralı \"...\" markasının da müddet olduğu tespit edilmiştir.İlk derece mahkemesince  marka vekili ..., marka vekili ... ile Sektör Bilirkişisi ...'den oluşan bilirkişi heyetinden alınan  17/06/2022 havale tarihli raporda; asıl dava yönünden; davalı/karşı davacı kullanımlarının davacı/karşı davalı yana ait tescilli markalara tecavüz ve davacı/karşı davalı yan ile haksız rekabet teşkil eder mahiyette olduğunu, somut olayın arz ettiği şartlar çerçevesinde davacı/karşı davalı yanın  bu iddiaları ileri sürmekte sessiz kalma suretiyle hak kaybına uğrayıp uğramadığı takdirinin mahkemeye ait olduğunu, karşı dava yönünden; karşı dava konusu \"...\" ibareli ... tescil numaralı markanın hükümsüzlük koşullarının oluşmadığını bildirmişlerdir.Marka- patent vekili ..., marka- patent vekili Dr. ... ile grafik tasarımcı/akademisyen Doç. Dr. ... davacı /karşı davalı adına yiyecek-içecek hizmetleri için tescilli olan ... nolu ve ... nolu tescilli markaları ile davalı/karşı davacının aynı hizmetler için tescilli olan ... nolu markasını ve fiilen kullandığı \"...\" ibareli markaların bir bütün olarak farklı olduğunu, esas davada marka hakkına tecavüz koşullarının oluşmadığını, karşı davada davacı/karşı davalının ... nolu marka tescilinde iyi niyetli olarak değerlendirilemeyeceği gerekçesiyle SMK m. 6/9 uyarınca hükümsüzlük koşullarının oluştuğunun kabul edilebileceğini bildirmişlerdir.Marka-patent vekili ..., marka-patent vekili ... ile ...'dan oluşan bilirkişi heyetinden alınan 09/05/2023 havale tarihli raporda; asıl dava yönünden; davalıların kullanıma konu işaretlerin, davacıya ait ... numaralı markası bakımından marka hakkına tecavüz teşkil ettiğini, davacıya ait ... numaralı markanın koruma tarihinin davalıların davaya konu kullanımlarından daha sonraki tarihli olması karşısında, davacının sonraki tarihli markaya dayanarak önceki kullanımlarının ihlal teşkil ettiğini ileri süremeyeceğini, bunun gibi söz konusu kullanımların davalıların ... numaralı ve 43. Sınıfta tescilli olan markasının kullanımı olarak kabul edilmesi halinde de marka hukukunda öncelik ilkesi uyarınca davacının ... numaralı markasına dayanarak bu arkadan daha önce tescil edilmiş olan markanın ihlal teşkil ettiği iddiasında bulunamayacağını, karşı dava yönünden; davacı/karşı davalının \"...\" ibaresini 43. Sınıfta yer alan hizmetlerde 2011 yılından itibaren tescil ettirerek kullanmaya başlamakla, davalı/karşı davacıya göre söz konusu ibare üzerinde öncelikli hak sahibi olduğu, bu bakımdan sonrasında aynı esas unsurlu marka tescil başvurularını yapmasının kötü niyet teşkil etmediğini, bununla birlikte, hükümsüzlüğü talep edilen ve erkek kafası, hamburger ekmeği şekli ile \"...\" ibarelini ihtiva eden markanın davalı/karşı davacı markalarından farklı olması, dolayısıyla yanaşma suretiyle bu markalara benzeşmek suretiyle haksız bir fayda elde etme amacı da taşımadığı düşünüldüğünden davacı/karşı davalıya ait ... tescil nolu markanın SMK m.6/9 anlamında hükümsüzlük şartlarının oluşmadığını bildirmişlerdir. <br>G E R E K Ç E:Asıl dava, marka hakkına tecavüzün ve haksız rekabetin tespiti, önlenmesi ve kaldırılması, karşı dava ise marka hükümsüzlüğü davasıdır. Mahkemece asıl ve karşı davaların reddine karar verilmiş, karara karşı her iki taraf vekili de istinaf yargı yoluna başvurmuştur.İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi gereğince, ileri sürülen istinaf başvuru nedenleri ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.Davacı-karşı davalının asıl davayla ilgili istinaf talepleri incelendiğinde; davacı adına tescilli \"...\" markasının esas unsurunun \"...\" ibaresi olduğu, diğer ibarelerin tanımlayıcı nitelikte oldukları, davalının iş yerlerinde ve internet ortamında \"...\" ibaresini kullandığını kabul ettiği, bilirkişi raporları ile de internet üzerinde yapılan incelemeler ile \"...\" ibaresini kullandığının tespit edildiği,  davalının  \"...\" şeklindeki kullanımında da esas unsurun \"...\" ibaresi olduğu, \"...\" ibaresinin ise tanımlayıcı nitelikte ve davacının markasında yer alan \"...\" ibaresinin kısaltması olduğu, davalının bu ibareyi davacının markasını tescilli olduğu 43. sınıfta yer alan \"yiyecek ve içecek sağlanması hizmetleri\" için kullandığı tespit edilmiştir. Her ne kadar davacının markasında yer alan şekil unsuru ile davalının kullanımındaki şekil unsuru birbirlerinden farklıysa da, davalının kullandığı alan adında \"...\" ibaresinin kelime olarak yer aldığı, ayrıca bilirkişi raporunda da belirtildiği gibi internet sitesi içeriğinde de şekil unsuruna yer vermeksizin \"...\" ibaresinin tek başına da markasal olarak kullanıldığının görüldüğü, şekil unsurunun tarafların markalarını farklılaştırmaya yetmediği, markaların hitap ettikleri ortalama tüketiciler tarafından markaların karıştırılma ihtimalinin bulunduğu, davalının şube sayısının fazla olmasına rağmen davacının işletmesinin yalnızca Trabzon’da faaliyet göstermesinin tescilli markasından kaynaklanan haklarının korunmasına engel olmayacağı, davacının markasını kendisine ait işletmede  aralıksız olarak kullandığının her iki tarafın da kabulünde olduğu,  davalının 2019 yılında başlayan kullanımlarına 2020 yılında ihtarname göndererek karşı çıkan, ardından 2021 yılında işbu davayı açan davacının sessiz kaldığının kabul edilemeyeceği kanaatine varılmıştır. Tüm bu nedenlerle davalının \"...\" markasını 43. sınıfta \"yiyecek ve içecek sağlanması hizmetleri\" için merkez ve şubelerinin tabelalarında, internet alan adında ve internet sitesinde kullanmasının davacının marka haklarına tecavüz teşkil ettiğinin kabulü gerektiği halde, Mahkemece denetime ve dosya kapsamındaki delillere uygun birinci ve üçüncü bilirkişi raporu dikkate alınmaksızın asıl davanın reddine karar verilmesi doğru olmamıştır. Asıl davada davacı tarafça davalının marka kullanımlarının aynı zamanda haksız rekabet de teşkil ettiği iddia edilmişse de, 6102 sayılı TTK’nun 55/1-a-4. maddesinde haksız rekabet \"...Başkasının malları, iş ürünleri, faaliyetleri veya işleri ile karıştırılmaya yol açan önlemler almak...\" şeklinde tanımlanmış olup,  madde gerekçesine göre kanun koyucunun tescilli marka ve tasarım ile tescilsiz tasarımın tıpkı faydalı model ve patent hakkı gibi sadece 6769 sayılı Kanun kapsamında korunmasını yeterli bulduğu anlaşılmaktadır. Bu nedenle artık, 6102 sayılı Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten sonraki olaylara dayalı açılan davalarda, tescilli sınai haklar bakımından sadece özel kanun olan SMK hükümleri uygulanabilecek olup, TTK'nın haksız rekabet hükümlerinin anılan özel hükümler yanında ve aynı anda uygulanması söz konusu olamayacaktır. Diğer bir ifade ile bu kapsamda kümülatif koruma uygulanmayacaktır. Bu nedenle davalının eylemi yalnızca marka hakkına tecavüz niteliğinde olduğundan, davacının haksız rekabete ilişkin istinaf talepleri kabul edilmemiştir. Davalı-karşı davacılar vekilinin karşı davayla ilgili istinaf talepleri incelendiğinde; hükümsüzlük davasına dayanak olarak gösterdikleri ve karşı davacının 43. sınıfta tescil için başvurusunu yaptığı ... başvuru numaralı \"...\" markası ile ... başvuru numaralı \"...\" markasının tescil edilmedikleri, müddet oldukları tespit edilmiştir. Bu nedenle SMK’nun 6/1. maddesi uyarınca açılan marka hükümsüzlüğü davasının reddine karar verilmesi yerindedir.Davacı-karşı davalının markasının kötüniyetle tescil edildiğine ilişkin istinaf talebiyle ilgili yapılan incelemede; davacı-karşı davalının, ... tescil  numaralı \"...\" markasının 43. sınıfta \"Yiyecek ve içecek sağlanması hizmetleri. Geçici konaklama hizmetleri (gündüz bakım (kreş) hizmetleri dahil). Hayvan bakım evleri hizmetleri.\" için  tescilli olduğu, karşı dava ile hükümsüzlüğü talep edilen ... tescil numaralı \"...\" markasının da esas unsurunun “...ibaresinden oluştuğu, “...” tali unsuru yerine de “...” ibaresine yer verildiği, davacı-karşı davalının markasının esas unsurunu değiştirmediği, davacı-karşı davalının markasının esas unsurunu değiştirmeksizin 43. sınıfta aynı mal ve hizmetler için yeni bir görünümle tescil ettirebileceği, bu sınıf için kazanılmış hakkı bulunduğu, davalı-karşı davacının müddet olan marka başvuruları nedeniyle davacı-karşı davalının kötüniyetli olduğunun kabul edilemeyeceği, davacı-karşı davalının marka tescilinin kötüniyetli olduğu ispatlanamadığından, karşı davanın reddine karar verilmesinde hukuka aykırılık yoktur.Tüm bu nedenlerle; davalı-karşı davacının karşı davaya ilişkin istinaf taleplerinin reddine, davacı-karşı davalının asıl davaya ilişkin istinaf talebinin kısmen kabulüne, ilk derece mahkemesinin kararının kaldırılmasına, yeniden yargılama yapılması gerekmediğinden kazanılmış haklar korunarak yeniden hüküm kurulmasına, asıl davanın kısmen kabulüne, davacı adına tescilli ... tescil numaralı \"...\"  markası ile benzerlik arz eden ve davalı tarafça işletmelerinde kullanılan \"...\" markasının yer aldığı tabelalarının, broşürlerin ve her türlü materyalin, bunlara bağlı olarak ... web sitesinin alan adının ve site içeriğindeki kullanımlarının davacının ... tescil numaralı markasından kaynaklanan haklarına tecavüz teşkil ettiğinin tespitine, markaya tecavüzün önlenmesine ve durdurulmasına,  ...m alan adına erişimin engellenmesine, haksız rekabetin tespiti, önlenmesi ve durdurulması taleplerinin reddine, bu aşamada ihtiyati tedbir kararı verilmesi talebinin reddine, karşı davanın reddine karar vermek gerekmiştir.<br>H Ü K Ü M:Yukarıda açıklanan gerekçe ile:1-Davalı - karşı davacı vekilinin karşı davayla ilgili yerinde görülmeyen istinaf isteminin ESASTAN REDDİNE, 2-Davacı-karşı davalı vekilinin asıl davayla ilgili istinaf isteminin KISMEN KABUL, KISMEN REDDİ İLE 6100 sayılı HMK.'nın 353/1-b-2 maddesi gereğince  BAKIRKÖY 1. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ'nin 13/07/2023 tarihli 2021/178 E. -  2023/172 K.  sayılı  kararının KALDIRILMASINA,Asıl davanın KISMEN KABULÜNE,Davacı adına tescilli ... tescil numaralı \"...\"  markası ile benzerlik arz eden ve davalı tarafça işletmelerinde kullanılan \"...\" markasının yer aldığı tabelalarının, broşürlerin ve her türlü materyalin, bunlara bağlı olarak ...  web sitesinin alan adının ve site içeriğindeki kullanımlarının davacının ... tescil numaralı markasından kaynaklanan haklarına tecavüz teşkil ettiğinin tespitine, markaya tecavüzün önlenmesine ve durdurulmasına,... alan adına erişimin engellenmesine,Haksız rekabetin tespiti, önlenmesi, durdurulması ve fazlaya ilişkin taleplerinin REDDİNE,Bu aşamada ihtiyati tedbir kararı verilmesi talebinin REDDİNE,Karşı davanın REDDİNE,3-İlk derece yargılaması yönünden;Asıl davada; a-Karar tarihinde yürürlükte bulunan harçlar tarifesi gereğince hesaplanan 615,40 TL ilam harcından, 59,30 TL peşin harcın mahsubu ile, 556,10 TL bakiye karar harcının, davalı-karşı davacıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına,b-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince kabul edilen marka hakkına tecavüzün tespiti ve önlenmesi davası yönünden hesaplanan 40.000,00 TL vekalet ücretinin, davalı-karşı davacıdan alınarak davacı-karşı davalıya verilmesine,c-Reddedilen kısım üzerinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesaplanan 40.000,00 TL vekalet ücretinin, davacı-karşı davalıdan alınarak davalı-karşı davacıya verilmesine, ç-Davacı tarafından yatırılan 59,30 TL başvurma ve 59,30 TL peşin harç olmak üzere toplam 118,60 TL harcın davalı-karşı davacıdan alınarak davacı-karşı davalıya verilmesine,d-Davacı tarafından yapılan 12.000,00 TL bilirkişi ücreti, 600,00 TL posta gideri olmak üzere toplam 12.600,00 TL yargılama giderinin davanın kabul ve ret oranına göre (1/2) 6.300,00 TL’sinin davalı-karşı davacıdan alınarak davacı-karşı davalıya verilmesine, fazla kısmın davacı-karşı davalı üzerinde bırakılmasına, e-Davalı-karşı davacı tarafından asıl dava için bilirkişi ücreti olarak ödenen 3.000,00TL yargılama giderinden davanın ret ve kabul oranına göre (1/2) 1.500,00 TL’sinin davacı-karşı davalıdan alınarak davalı –karşı davacıya verilmesine, fazla kısmın üzerinde bırakılmasına,Karşı davada;a-Karar tarihinde yürürlükte bulunan harçlar tarifesi gereğince hesaplanan 615,40 TL ilam harcından, 59,30 TL peşin harcın mahsubu ile, 556,10 TL bakiye karar harcının, davalı-karşı davacıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına, b-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince davacı-karşı davalı vekili için hesaplanan 40.000,00 TL vekalet ücretinin, davalı-karşı davacıdan alınarak, davacı-karşı davalıya verilmesine, c-Davalı-karşı davacı tarafından karşı dava için bilirkişi ücreti olarak ödenen 3.000,00 TL yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına, 4-İstinaf yargılaması yönünden; a-Davacı-k.davalı vekilinin istinaf istemi kabul olunmakla, istinaf peşin harcının karar kesinleştiğinde ve talep halinde iadesine, b-Davalı-k.davacı vekilinin istinaf istemi yerinde görülmediğinden Karar tarihinde yürürlükte bulunan harçlar yasası uyarınca hesap olunan 615,40 TL maktu harçtan peşin alınan 269,85 TL harcın mahsubu ile bakiye 345,55 TL'nin davalı-k.davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,c-İstinaf yargılaması için davacı-k.davalı tarafından yapılan 738,00TL istinaf yoluna başvurma harcı 326,00 TL tebligat, müzekkere ve posta gideri olmak üzere toplam 1.064,00TL'nin, davacıdan alınarak  davalıya verilmesine,ç-Davalı-k.davacı tarafından yapılan masrafların üzerinde bırakılmasına, d-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından avukatlık ücreti tayinine yer olmadığına, 5-Artan gider avanslarının karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilk derece mahkemesince ilgilisine iadesine,Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık yasal süre içerinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere  16/04/2025 tarihinde  oy birliği ile karar verildi.</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"91e289476a02b7d9","SID":"e9b22ad4d82f790b"}}