{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>13. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2022/1642 Esas<br>KARAR NO: 2025/402 Karar<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ:  İSTANBUL 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>NUMARASI:  2021/758 Esas -  2022/548 Karar <br>TARİH:  06/06/2022<br>DAVA: İtirazın İptali <br>KARAR TARİHİ: 13/03/2025<br>İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi:<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;  müvekkilinin ... San. ve Tic. Ltd.Şti. ile Halkalı-Çerkezköy arası Enerji sinyal ve Haberleşme kablo serimi ve kanal yapım işinde kullanılmak üzere  gerekli malzemeler konusunda anlaşmalar yapılmış ve bedelinin ödendiğini, ancak projenin iptal edilmesi sonucunda alınan malzemelerin bir kısmı üretici firmasının sahasında kaldığını, ... Ltd.Şti.'den alınan malzemelerin ... Yapı Malzemeleri- ...’in sahasında kalan malzemelerin geri satın alma talebinde bulunarak, yapılan tutanakla teslim edildiğini ve karşılığında e-fatura düzenlendiğini ancak buna karşılık ödenmesi gereken fatura bedelinin ödenmediğini,  söz konusu alacağın tahsili amacıyla görüşmeler yapıldığını, davalı tarafın ödemeden imtina etmesi sonucu icra takibi başlatıldığını,  davalı itiraz’inin alacağı geciktirmeye yönelik, haksız ve kötü niyetli olduğundan itirazın iptalini talep etme zorunluluğu doğduğunu belirterek; davalı-borçlu ... Yapı Malzemeleri- ...   aleyhine 17.05.2021 tarihinde İstanbul  ... İcra Müdürlüğünün ... Esas numaralı dosyasında icra takibi başlatıldığını, davalının itiraz ederek haksız olarak takibi durduğunu belirterek, itirazın iptali ile takibin devamına %20 den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle;  müvekkilin davacı yanla ilgili herhangi bir ticari ilişkisi bulunmadığını, müvekkilinin dava konusu edilen malzemelerin bir kısmının üretim firma pozisyonunda olduğunu,dava edilen malzemeler ise ... tarafından üretildiğini,müvekkilin imal ettiği bir kısım ürünlerin ... San: Tic. Ltd. Şti.ne sattığını, müvekkili tarafından ... İnş.San: Tic. Ltd. Şti.ne satılan ürünlerin davacı tarafından,müvekkilden değil ... Tic. Ltd. Şti.’den satın alındığını, dolayısıyla alım ve satım ilişkisinin davacı ile değil ... Tic. Ltd. Şti.ile yapıldığını, müvekkilinin davacının iddia ettiği gibi malzemeleri geri satın alma talebinde bulunmadığını, dava konusu malların müvekkiline teslim edildiğine ilişkin hiçbir sevk irsaliyesinin bulunmadığını, takibe konu edilen faturanın da usulüne uygun olarak müvekkiline teslim edilmediğini, davacının sunmuş olduğu 03.07.2018 tarihli tutanağın,davacı tarafından satın alınan ve talep halinde kendisine teslim edileceğine dair tutanak  olduğunu, dolayısıyla müvekkiline satış yapıldığına dair hiçbir kayıt bulunmadığını, müvekkilinin dava konusu edilen ürünlerin ... San: Tic. Ltd. Şti.ne sattığı fiyat biriminden daha yüksek bir şekilde davacıdan almasının herhangi bir mantığı bulunmadığını belirterek, haksız ve mesnetsiz olan davanın reddi ile %20 den az olmamak üzere  davacı aleyhine Kötü niyet tazminatına mahkum edilmesini talep ve dava etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ:İlk Derece Mahkemesi 06/06/2022 tarih ve 2021/758 Esas -  2022/548 Karar sayılı kararında; \"Dava; faturadan kaynaklı itirazın istemine ilişkindir. Tarafların iddia ve savunmaları, takip dosyası, bilirkişi raporu ile dosyamızda bulunan tüm bilgi ve belgeler bir arada değerlendirildiğinde;Fatura alacağının tahsili amacıyla davacının davalı aleyhine ilamsız icra takibi başlattığı, takibe vaki itiraz nedeniyle eldeki itirazın iptali davasının açıldığı,Fatura konusu malların davalıya teslim edildiğini ispat yükünün davacı üzerinde olduğu, dava dilekçesi ekinde sunulan tutanak ve belgelerde fatura konusu malların davalıya teslim edildiğine dair bir tespitin yer almadığı, Tek başına fatura düzenlenmesinin alacağı kanıtlamadığı gibi faturanın tebliğ edilmiş olmasının da fatura içeriği alacağın varlığı sonucunu doğurmadığı, Davacı tarafından düzenlenen ve usulüne uygun olarak tutulmuş olan davalı ticari defterlerinde kayıtlı olmayan faturanın davacının ticari defterlerinde kayıtlı olmasının, tek başına alacağın varlığına yeterli olmadığı kanaatine varılmakla ispatlanamayan davanın reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. Davacının kötüniyetli olduğu ispatlanamadığından, davalının tazminat isteminin reddine karar verilmiştir.\"gerekçesi ile, ''Davanın reddine, Şartları oluşmadığından davalının tazminat isteminin reddine,'' karar verilmiş ve karara karşı davacı ve davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.  <br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; yerel mahkeme kararı ve gerekçesinden anlaşıldığı üzere eksik incelemeye dayalı olarak verildiğini, haksız, hatalı ve hukuka aykırı bir karar olduğunu; aşağıda açıklanan nedenlerle istinaf mahkemesi hakimliğince kaldırılarak düzeltilmesi ve davanın kabulü yönünde karar verilmesi gerektiğini,  yerel mahkemece, dava dilekçeleri ile uyuşmazlık konusu olayların yeterli incelenmediğini, maddi vakıalar ve ticari ilişkinin açıklanmasına fırsat verilmediğini, neticesinde hatalı bir karar ortaya çıktığını; Ticari ilişki yeterince anlaşılamadan, deliller değerlendirilmeden davanın ispatlanamadığı gerekçesi ile reddedilmesinin haksız ve hukuka aykırı olduğunu, Dava dilekçelerinin daha ilk sayfasında 3. Paragrafta ; davalı ...'in davaya konu malzemelerin üreticisi olduğunun yazıldığını; davaya cevap dilekçesinde davalı dahi davalının üretici olduğunu, tarafları ile ticari ilişki içerisinde olduğunu dolaylı olarak ikrar ettiğini; Taraflar arasında satıcısı davalı, tedarikçisi (davacı şirkete satmak adına malları satın alan dava dışı aracı üçüncü Şirket ... San. ve Tic. A.Ş., ana alıcısı  davacı ... A.Ş olan bir ticari ilişki bulunduğunu, davacının  Halkalı- Çerkezköy 38 ile 114 km ler arası enerji F/O sinyal ve haberleşme kablo serimi ve kanal yapım işi projesini idareden üstlendiğini, bu projede ihtiyacı olan malzemeleri üretici firmalardan temin etmek üzere dava dışı aracı ... San. ve Tic. A.Ş. ile anlaştığını, malzeme bedellerinin tümünün davacı tarafından ödendiğini, aabinde projenin idare tarafından iptal edilmesi sonucu üretici davalıdan temini için anlaştıkları malzemelerin bir kısmının üretici davalının sahasında taraflarına teslim edilmeden kaldığını, davalı sahasında kalan mazlemenin bir tutanakla tespit edildiğini, dava dilekçesi ekinde sundukları yerel mahkeme kararında adı geçen tutanağın da bu olduğunu,  bu nedenle delil olarak sundukları 03.07.2018 tarihli  tesellüm fişlerinin altında;  \"Malzemeler üretici firmanın (davalı ...-...) sahasında olup 03.07.2018 tarihli tutanakta belirtildiği üzere talep edildiği takdirde şantiye sahasına( müvekkilimiz ... A.Ş.'nin proje sahasına) sevk edilmek kaydıyla kabul edilmiştir.\"    yazdığını, tespit sırasında davalı ...'in malzemelerini geri alma talebinde bulunduğunu, davacının da nakliye yerine zaten davalı-üretici firma sahasında bulunan malların geri satışı uygun gördüğünü ve yapılan görüşmeler sonucunda fiyatta anlaşılarak malzemelerin davalıya geri satıldığını ve karşılığında e-fatura düzenlendiğini,  hatta davalının malzemelerin bir kısmına kırık vb. nedeni ile itiraz ettiğini,  bunun üzerine tespit tutanağından daha az sayıda bir malzemenin davalıya kendi isteği üzerine fatura edildiğini; kendisinin proje sorumlularına faturada yer almasını istediği malzemelere ilişkin  gönderdiği mailin dilekçeleri ekinde olduğunu; malzemelerin zaten davalının sahasında bulunduğundan ayrıca sevk irsaliyesi düzenlenmediğini, Tanık dinletme taleplerinin reddedilmesinin hukuka aykırı olduğunu,  10.12.2021 tarihli Mahkemeye sundukları liste ile tanıklarını sunduklarını ancak bu taleplerinin 07/03/2022 tarihli ön inceleme duruşmasının 2 no'lu ara kararı ile senetle ispat zorunluluğu gerekçe gösterilerek reddedildiğini, mahkemenin ret kararına rağmen uyuşmazlığın mahiyeti gereği ticari ilişkiyi yürüten davalı ile telefonda görüşerek ve  mail yolu ile irtibata geçen, malzemelerin halen davalı ...'in sahasında bulunduğunu bizzat görerek  delilleri içerisindeki 03/07/2018 tarihli tutanağı davalı ile birlikte imzalayan yetkililerin davalarında dinlenmesinin çok önemli olduğunu, dosyada delil başlangıcı sayılabilecek nitelikte, fatura, tutanaklar, mailler, tesellüm fişleri dahil birçok yazılı belge bulunmakta olduğunu, yazılı delille ispat sınırının altında kalan miktar için tanık dinlenebileceği gibi, tespiti istenen miktar sınırı aşsa dahi  yazılı delil başlangıcı sayılabilecek belgeler bulunuyorsa tanık dinlenmesinin mümkün olduğunu; Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 20.10.2010 gün ve 2010/10-480 Esas - 2010/523 Karar, 20.10.2010 gün ve 2010/10-481 Esas - 2010/524 Karar, 20.10.2010 gün ve 2010/10-482 Esas - 2010/525 Karar, 19.10.2011 gün ve 2011/10-608 Esas - 2011/649 Karar, 19.06.2013 gün ve 2012/10-1617 Esas - 2013/850 Karar sayılı ilamlarında da aynı görüş ve yaklaşım benimsendiğini, Dosya kapsamında yerel Mahkemenin ticari defter ve belgelerin yerinde incelenmesi  kararına istinaden Bilirkişi tarafından ticari defter ve diğer belgelerinin detaylı olarak mali yönden incelendiğini; ayrıca davalı tarafından  sunulan ticari belgelerin de incelendiğini, bilirkişi tarafından dosyaya 10/05/2021 tarihinde bilirkişi raporu ibraz edildiğini; Mahkemenin ise bilirkişi raporu ile  yapılan tespitleri tümüyle reddederek gerekçesini açıklamaksızın bilirkişi raporu ile yapılan tespitlerin bahsini dahi geçirmeksizin rapor aksine kanaatini oluşturduğunu, yerel mahkemeye ibraz edilen bilirkişi raporunda; dosyaya sunulan ticari defterlerin 6102 sayılı T.T.K 64-65-66 maddelerine göre sahibi lehine kesin delil olma özelliğini haiz olduğu, fatura muhteviyatına veya bedeline davalı tarafından herhangi bir itiraz yapılmadığından dolayı, 6102 sayılı T.T.K. 21/2 maddesine göre 8 gün içinde itiraz edilmeyen fatura muhteviyatının kabul edilmiş olduğu, davalının dahi faturanın kendisine tebliğ edilmediği hususunda itirazı bulunmadığı bu nedenle ispat külfetinin davalıya geçmiş olduğu yönünde ilişkin dosya kapsamı ve maddi gerçekle uyumlu olarak tespitler yapıldığını, elbette hakimin, bilirkişi görüşü ile her hâlükârda bağlı olmadığını, ancak özellikle özel ve karmaşık hâllerde bilirkişi görüşünün sahip olması gereken kriterlerle ilgili herhangi bir şüphesi varsa, Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 281’inci maddesi gereğince alacağı ek rapor veya yeni bir rapor vasıtasıyla bilirkişi görüşünün aksine karar verebiliceğini, hatta iki rapor arasında çelişki mevcutsa, hâkimin başka bir bilirkişi tayin etmesinin dahi mümkün olduğunu; hâkimin bilirkişinin oy ve görüşünü sadece bu yolla sağlıklı bir şekilde değerlendirebileceğini; hâkimin kararında bilirkişinin oy ve görüşüne neden itibar ettiğini ya da etmediğini mutlaka gerekçesiyle açıklaması gerektiğini, dosyalarında hakimin adeta bilirkişi raporu alınmadığı, alınmasına gerek olmadığı gibi kararını gerekçelendirdiğini,  bilirkişi raporuna neden itibar edilmeyeceği ile ilgili hiçbir değerlendirmede bulunmadığını, delillerini de hiçe saydığını, Dava konusu malzemelerin halen üretici yani davalı ...'in sahasında olduğunu, bedellerinin tümünün müvekkili şirket tarafından ödendiğini ve malzemeye sahip olunduğunu, sadece nakliyesinin yapılamadığını, mahkemenin tüm delilleri reddederek tek gerekçe olarak gösterdiği \"malların teslim edilmediği olgusunun\" aleyhine değerlendirilmesi gereken tarafın davalı taraf olduğunu, malzemelerin zaten üreticisinin elinden çıkmadığını,  davalı, üretici yani malzemeleri ilk teslim etmesi gereken taraf  olmasına rağmen  herhangi bir sevk irsaliyesini asıl kendisinin sunamadığını, faturanın kendisine teslim edilmediği, ticari ilişkinin bulunmadığı şeklinde hiçbir itirazı bulunmadığını, ispat yükü davalı tarafa geçmesine rağmen süresi içerisinde iddialarının aksini ispatlayan hiçbir belge de sunulmadığını, Davalı ile  müvekkili arasındaki ticari iş ilişkisi çerçevesinde  düzenlenen e-faturaya konu borcun 07/12/2019 tarihinde davalıca ödenmesi gerekirken bugüne kadar  taraflarına herhangi bir ödeme yapılmadığını; E-fatura sisteminde düzenlenen faturanın bütün tarafların muhasebe kaydında otomatik olarak görüldüğünü, bugüne kadar bu faturaya davalı tarafça itiraz edilmediğini, davalının, icra takip dosyasına sundukları e-faturadan dolayı borçlu bulunmakta olduğunu; icra dairesine itirazında söz konusu borcunun olmadığı gerekçesiyle borca itiraz ettiğini ancak icra takip dosyasına sunulan e-fatura ile ilgili herhangi bir açıklama getirmediğini ve ödeme belgesi de sunmadığını; davalı, müvekkili şirkete belirtilen e-faturadan , kurulan akit ilişkisinden  dolayı borçlu olduğunu, ayrıca e- faturanın ticari ilişkiye uygun olarak kesilmiş olduğuna dair mailin davalı ile paylaşıldığını; paylaşılmadığına ilişkin hiçbir iddia bulunmamakta olduğunu,  akdi ilişkinin varlığı konusunda da tereddüt olmadığını; dilekçelerine ek olarak sundukları tutanak ve tesellüm fişlerinden, maillerden , tanık ifadelerinden de akdi ilişkinin varlığı anlaşılacak iken yerel Mahkemenin ne delilleri dikkate aldığını ne de tanık dinletmelerine müsaade ettiğini, Davalının imzalamış olduğu mal teslimine ilişkin 03/07/2018 tarihli tutanağın, müvekkili şirketin malları satın aldığı ancak henüz nakliye etmediği, geri satışta anlaşılması üzerine istediği tarihte; davalı  ...’e (kendi sahasında)  teslim edeceğine ve akdi ilişkinin kurulduğuna dair  yazılı bir belge olduğunu; Vergi Usul Kanunu gereği  satın alan firmanın sevk irsaliyesi talep etmesi gerekirken bunun davalı firma tarafından  yapılmadığını; malzemelerin zaten kendi sahasında olduğunu, ayrıca sevk irsaliyesine gerek de olmadığını; müvekkili şirketin, 3 yıldır bedelsiz olarak ... 'in sahasında bulunan ancak sahibi olduğu malların bedelinin ödenmemesi ve davalının haksız ve dayanaksız itirazı neticesinde zarara uğradığını, Yerel mahkemenin eksik inceleme ve delillerini yanlış değerlendirerek verdiği  kararı ile ayrıca müvekkili Şirketin zararının artmakta olduğunu, İleri sürerek, yukarıda açıklanan ve re'sen gözetilecek nedenlerle; ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına ve yeniden yargılama yapılarak talepleri doğrultusunda  davanın kabulüne, takibe itirazın iptali ile davalının inkar tazminatı ile sorumlu tutulmasına, incelemenin duruşmalı yapılmasına,  icranın geri bırakılmasına, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yüklenmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkilin davacı taraf ile herhangi bir ticari ilişkisi bulunmadığını, ticari ilişkinin varlığını ispat yükünün davacıda olduğunu, ancak davacının, olmayan bu ticari ilişkiyi de ispatlayamadığını,Bilirkişinin, müvekkili ve davacı şirkete ait ticari belge ve kayıtlarında yapılan incelemeler neticesinde müvekkil ile davacı arasında ticari ilişkinin varlığını gösterir herhangi bir sözleşmenin mevcut olmadığı, müvekkilin davacıdan herhangi bir mal ve hizmet alışının yapılmadığını tespit ettiğini, bilirkişi raporunun davacı şirkete ait ticari belge kayıtları bölümünde, ''a)Davacı şirket ile Davalı  arasında herhangi bir sözleşmenin  mevcut olmadığı'' tespiti yapıldığını,  davalı şirkete ait ticari belge kayıtları bölümünde,''- Davalı şirketin 2019 yılında Davacı şirketten herhangi bir mal ve hizmet alışının (BA) yapmadığı tespit edilmiş olup, davalının davacıdan aldığı mal ve hizmet faturasının davalı firma beyannamelerinde ve (BA) formlarında yer almadığı, görülmüştür.'' tespiti yapıldığını, Dosyaya sunulu dilekçeleri, yazılı ve sözlü beyanlarında da belirtikleri üzere, müvekkilinin ticari ve alım satım ilişkisinin davacı ile değil ... ile olduğunu, davacı tarafından da belirtildiği üzere, davalının dava konusu edilen malzemelerden bir kısmını üreten firma pozisyonunda olduğunu, dava konusu birtakım malzemeleri ise müvekkilinin değil ... firmasının ürettiğini; cevap dilekçeleri ekinde sunulan bir kısım faturalardan da görüleceği üzere, müvekkilinin ticari faaliyeti kapsamında imal ettiği ürünlerin bir kısmını ... San. Tic. Ltd. Şti.'ne sattığını ve fatura ettiğini, müvekkili tarafından ... San. Tic. Ltd. Şti.'ye satılan ürünlerin davacı tarafından, müvekkilinden değil ...'ten satın alındığını, Davacı tarafın gerçeğe aykırı bir şekilde iddia ettiği gibi müvekkili davacıdan malzemeleri geri satın alma talebinde bulunmadığını, bu iddianın davacının haksız davasına dayanak oluşturma çabasıyla oluşturulan hayali beyanlardan öteye gitmediğini, davacı lehine  herhangi bir alacak bulunmasına rağmen, davacı tarafından haksız bir şekilde müvekkil aleyhine icra takibi açıldığını, işbu icra takibinin haksız ve hukuka aykırı olması sebebiyle de itiraz edildiğini, dava konusu malların müvekkiline teslim edildiğine ilişkin hiç bir sevk irsaliyesi bulunmamakta olduğunu, dava konusu faturanın konusunu oluşturan ürünlerin müvekkiline satışının yapıldığına dair herhangi bir sözleşme bulunmadığı gibi işbu ürünlerle alakalı sevk irsaliyesi de bulunmamakta olduğunu,  dava konusu edilen ürünlerin toplam sevkinin 60-70 kamyon arası bir sevk olduğunu; ancak dava konusu edilen ürünler hakkında düzenlenen herhangi bir sevk irsaliyesi olmadığı gibi bu ürünlerin müvekkiline satıldığına ve sevkinin gerçekleştiğine dair herhangi bir belge sunulamadığını; ispat külfeti davacıda olup davacı yanın haksız alacağını ispatlayamadığını, ... Beton sahasındaki ürünlerin de müvekkiline satışının yapılmadığını ve sevkinin gerçekleşmediğini, dava dilekçesi ekinde sunulan davacı ile ... Beton arasında düzenlenen tutanağın işbu dava dosyasına eklenme sebebini anlayamadıklarını, ancak davacı ile ... Beton arasında düzenlenen tutanaktaki aynı zamanda ... Beton sahasında bulunan ürünlerin dahi, davacı tarafından müvekkiline haksız bir şekilde fatura edilmeye çalışılmakta olduğunu, Taraflar arasında ticari ilişki bulunmadığından, takibe konu faturanın da usulüne uygun olarak müvekkiline teslim veya tebliğ edilmediğini, müvekkiline davacı tarafından ''sözde'' satışı yapılan ürünler hakkında usulüne uygun tebliğ edilmiş fatura bulunmamakta olduğunu,  karşı taraf her  ne kadar  faturanın mail ile gönderildiği ve tarafların faturanın tebliğ edilmediğine dair itirazının olmadığı iddiasında ise de, cevap dilekçelerinde de ayrıntılı şekilde belirtildiği üzere müvekkile usulüne uygun veya yasal bir şekilde teslim veya tebliğ edilen herhangi bir fatura bulunmadığını, müvekkiline davacı yandan usulüne uygun bir şekilde teslim veya tebliğ edilen bir fatura bulunmadığı için yasal hak olan 8 günlük itiraz süresinin de müvekkiline kullandırılmadığını, usulüne uygun tebliğ edilen fatura olmadığı gibi taraflar arasında herhangi bir mutabakat mektubu veya ba-bs formu da karşılıklı imza altına alınmadığını,  sözde düzenlenen faturanın sözde teslim anında düzenlenmediğinin; bu haliyle de dosyaya sunulu bilirkişi raporunda bilirkişinin belirttiği  faturanın, malın teslim anında düzenlenmesi zorunluluğu şartını taşımadığının dosya içerisindeki belgelerle sabit olduğunu, Dosyaya sunulu bilirkişi raporunun değerlendirme bölümünün a ve b maddelerinde,''a) .... Davacı firmanın davalıya düzenlemiş olduğu  e-Arşiv faturalarını ,Özel Entegrasyonu Yöntemi ile düzenlediği, (Bu yöntemden faydalanabilmek için Gelir İdaresi Başkanlığından almış olduğu izin ile bilgi işlem sistemi üzerinden bu fatura uygulamasından faydalanabilir) e-posta adresine elektronik olarak gönderildiği, ancak bu imkandan yararlanabilmek için faturanın, malın teslim anında düzenlenmesi zorunlu olduğudur. b) Dava konusu olan ürünlerin teslim yeri, üretici olan davalının kendi sahasında olması nedeniyle faturanın teslim anında düzenlendiği ve davacı tarafından  e-posta adresine elektronik ortamda  gönderildiği, Nitekim dava dosyasında bulunan ve muhtelif tarihler arasında yapılan yazışmalar ve mailler ile  tespit edilmiştir.'' denilmekte ise de, sözde düzenlenen faturanın sözde teslim anında düzenlenmediğinin, bu haliyle de bilirkişinin belirttiği  faturanın, malın teslim anında düzenlenmesi zorunluluğu şartını taşımadığının görüldüğünü, Davacının dava dilekçesinde; ''Bu kapsamda ...şirketi tarafından şirketimize teslim edilmek üzere satın alınan malzemelerin ... MALZEMELERİ-... sahasında kalanlar bir tutanakla tespit edilmiştir. Tutanak dilekçemiz ekindedir. BU TESPİT SIRASINDA-- ... malzemeleri geri satın alma talebinde bulunmuş şirketimizce de uygun görülerek malzemeler kendisine --SATILMIŞ-- ve karşılığında --E-FATURA DÜZENLENMİŞTİR.--'' diyerek,  sahada kalan malzemelerin tutanakla tespit edildiğini, tutanak düzenlenen tarihte tespit sırasında da müvekkiline söz konusu malzemelerin satıldığını ve karşılığında e-fatura düzenlendiğini iddia ettiğini,  Davacı yanın dava dilekçesi ekine koyduğu müvekkilinin imzasının yer aldığı tutanağın 03.07.2018 tarihli olduğunu,  davacı dava dilekçesinde tespitin yapıldığı tutanak tarihinde müvekkiline satış yapıldığını belirtmiş olup,  kabul anlamına gelmemek kaydıyla sözde yapılan satış 03.07.2018 tarihinde ise, usule aykırı düzenlenen faturanın da 07.11.2019 tarihli olduğu dikkate alındığında, her iki tarih arasında yani (sözde) satış ile e-fatura düzenlenme tarihi arasında 1 yıldan fazla süre olduğunun görüldüğünü,  bu sebeple bilirkişinin raporundaki  ''Davacı firmanın davalıya düzenlemiş olduğu  e-Arşiv faturalarını ,Özel Entegrasyonu Yöntemi ile düzenlediği, e-posta adresine elektronik olarak gönderildiği, ancak bu imkandan yararlanabilmek için faturanın, malın teslim anında düzenlenmesi zorunlu olduğu'' ibarelerinden de görüleceği üzere davacının faturayı sözde iddia edilen malın teslim anında düzenlemediğini, hatta 1 yılı aşan sürede düzenlediğini,  davacı yan ile müvekkili arasında herhangi bir ticari ilişki olmadığını,  ticari ilişkinin varlığını ispat yükünün davacıda olduğunu,  ancak davacının, olmayan bu ticari ilişkiyi de ispatlayamadığını, Davacının sunmuş olduğu 03.07.2018 tarihli tutanağın,  davacı tarafından satın alınan malların talep halinde kendisine teslim edileceğine ilişkin tutanak olduğunu,  davacı yanın bu tutanak ile tespit edilen malların kendisi tarafından satın alındığını ve teslim alacağını kabul ettiğini,  bu tutanakta müvekkiline satış yapıldığına ilişkin hiç bir kayıt bulunmadığını,  davacı tarafından malzemelerin tespitine ilişkin sahada düzenlenen tutanağın, davacı şirketin tespit edilen malları satın aldığı ve talebi halinde müvekkili ... tarafından teslim edileceğine ilişkin taraflar arasında düzenlenen bir tutanak olduğunu, davacı tarafın projeye devam edememesi üzerine TCDD ile olan sözleşmesini feshettiğini; ... Elektromekanik'in müvekkiline ödemesini yapıp fakat davacının sahadan almadığı ürün sayılarını ve davacının proje sahasında geçici süre durması için getirmiş olduğu ürünlerin sayılarını belirlemek için davacı tarafından ilgili kişilerle sahada malzeme sayımı yapılarak dava dilekçesi ekinde sunulan tutanağın tutulduğunu, davacı taraf ile müvekkili arasında düzenlenen işbu tutanağın, müvekkilinin dava dışı ... Şirketi'ne sattığı, ... Şirketi'nin de davacı şirkete satmış olduğu malların inşaat sahasında olup olmadığının tespitine, davacı şirketin ... Elektromekanik'in müvekkiline ödemesini yapıp fakat davacının sahadan almadığı ürün sayılarını tespite ve ayrıca davacının projesi iptal olduğundan proje saha alanından geçici olarak durması için getirilen ürünlerin tespitine ilişkin tutanak olduğunu; işbu tutanaktan da görüleceği üzere, müvekkilinin bu malları davacı şirketten satın almadığını; aksine davacı şirketin tespit edilen malları satın aldığını ve talebi halinde müvekkili ... tarafından teslim edileceğine ilişkin taraflar arasında düzenlenen bir tutanak olduğunu, mevcut tutanakta davacı tarafından konu edilen ürünlerin müvekkiline satışı yapıldığına dair hiçbir ibare mevcut olmadığını; ayrıca davacı tarafından ''sözde'' müvekkiline satışı yapıldığı iddia edilen ürünlerin hiçbirisine ait sevk irsaliyesi de mevcut olmadığını, Ayrıca cevap dilekçeleri ekinde sunulan müvekkili ile ... Elektromekanik arasında düzenlenen tutanakta da müvekkilinin  ticari ilişkisinin ... Elektromekanik ile olduğunun görüldüğünü,  dava konusu edilen bir kısım ürünlerin ... Elektromekanik'in talebi doğrultusunda davacıya en fazla 90 gün içerisinde teslim edileceği, 90 gün içerisinde teslim alınmayan malzemelere stoklama bedeli yansıtılacağı hususunda karşılıklı olarak anlaşıldığına ilişkin tutanak olduğunu, Yine cevap dilekçeleri ekinde sunulan ... Elektromekanik ortaklarından şirket yetkilisi ... ile davacı şirket çalışanı ... arasındaki mail yazısında da ... Elektromekanik ortaklarından şirket yetkilisi ... tarafından ...'ye hitaben, ''... Bey merhaba, Aralık 2017 tarihinden itibaren beri üretim sahasında bekletilmekte olan beton kanallar üreticinin stok sahasını kapatmaktadır. Üretilmiş olan bu beton kanalların sevk edilmediği takdirde depolama ücreti fatura edilecektir. (aylık palet başına 5 tl)''  şeklinde belirtmek suretiyle (müvekkilin de içerisinde bulunduğu) üreticilerin sahasında bulunan ürünlerin alınmaması halinde depolama ücreti uygulanacağını belirttiğini, Tüm bu hususlar değerlendirildiğinde davacı tarafın müvekkile dava konusu ürünlerin satışını yapmadığı apaçık gözükmekte olup haksız davasını ispatlayamayan davacının tüm istinaf taleplerinin reddedilmesi gerektiğini, içeriği belli olmayan, müvekkili işletme tarafından takip ve kontrol edilemeyen, paylaşımı müvekkil tarafından onaylanmayan mail, mesaj/diğer yazışmaların işbu davada geçerli bir delil olamayacağı izahtan vareste olduğunu, davacı dava dilekçesinde faturanın mail ile gönderildiğini belirttiğini; öncelikle ''sözde'' müvekkili aleyhine düzenlenen faturaların usulüne uygun şekilde müvekkiline tebliğ edilmediğini belirtmek istediklerini, davacı tarafından dosyaya ibraz edilen her türlü mail, mesaj ve diğer yazışmalara itiraz ettiklerini, dava dilekçesi ekinde sunulan mailde subject(konu) kısmı maili gönderen ''...@...com.tr'' adresi tarafından oluşturulduğunu, dosyaya sunulu mail konusunda her ne kadar ''sahada ve imalatcıdan raifoğlu inşaata teslim edilecek malzemeler.'' ibaresi yer alsa da bu konuda müvekkilinin herhangi bir rızası veyahut kabulü olmamakla birlikte mail konusunun, maili gönderen ...@...com.tr adresi tarafından oluşturulduğunu; karşı yanca belirlenen işbu mail konusu dahi davacı tarafından müvekkilce düzenlenmiş gibi gösterilmek istenerek yargı makamlarının yanlış yönlendirilmeye çalışılmak istenmekte olduğunu, bu sebeple de haksız davasını ispatlayamayan davacının tüm istinaf taleplerinin reddedilmesi gerektiğini, Davacı yanın haksız iddialarını kabul anlamına gelmemek kaydıyla müvekkilin dava konusu edilen ürünleri ... Elektromekanik'e sattığı fiyat biriminden daha pahalı bir şekilde davacıdan almasının herhangi bir mantığı bulunmamakta olduğunu, dosyada sunulu ... Elektromekanik'e kesilen faturalardan da görüleceği üzere, örneğin beton kanalın birim fiyatı 3,5 TL iken, davacının gerçeğe aykırı bir şekilde müvekkil aleyhine düzenlediği e-faturada 5,5 TL olduğunun görüldüğünü;: müvekkili imalat firması olup neden ... Elektromekanik'e sattığı fiyattan daha yüksek bir fiyata davacı yandan satın almak isteyeceğini anlayamadıklarını; bu hususun dahi davacı yanın kurgulamak istediği hikayede mantık hatası içerdiğini göstermekte olduğnu,  Alacak tutarı miktarı sebebiyle senetle ispat edilmesi gerektiğinden, tanıkla ispat sınırını aşmakta olduğnuu,  bu nedenle davacının tanık dinletilmesi talebine itiraz ettiklerini, dava konusu edilen alacak miktarı sebebiyle işbu davada iddia edilen alacağın senetle ispat edilmesi zorunlu olup HMK'da belirtilen yasal düzenleme gereğince iddia edilen alacak miktarının senede karşı tanıkla ispat yasağına ilişkin parasal sınırı aşmakta olduğunu; bu sebeplerle davacının tanık dinletilmesi talebi ve tanık deliline itiraz ettiklerini, muvafakat etmediklerini ancak davacı yanın tanık dinletme talebini kabul etmesi halinde taraflarınca dosyaya sunulan tanıklarının dinlenmesini talep ettiklerini, tanıklarından ...in dava konusu iddia edilen bir kısım ürünlerden müvekkilinin ... Elektromekanik'e satışının yapıldığı dönemde müvekkil çalışanı olup, imalat sorumlusu olarak görev yaptığını; müvekkili ile davacı arasında düzenlenen tutanak hakkında da bilgi sahibi olup işbu tutanağın yukarıda da belirtildiği üzere davacı ile müvekkili arasında dava konusu ürünler hakkında herhangi bir alım satım ilişkisi içermediğini, davacı şirketin tespit edilen malları satın aldığı ve talebi halinde müvekkil ... tarafından teslim edileceği ve diğer konularda beyanlarda bulunacağını, dava dilekçesi ekinde sunulan davacı ile ... Beton arasında düzenlenen tutanağın işbu dava dosyasına eklendiğini; ancak zannediyoruz ki davacı ile ... Beton arasında düzenlenen tutanaktaki aynı zamanda ... Beton sahasında bulunan ürünlerin dahi müvekkile haksız bir şekilde fatura edilmeye çalışılmakta olduğunu; ... Beton sahasındaki ürünlerin de müvekkile satışı yapılmadığını ve sevkinin gerçekleşmediğini; buna ilişkin resmi hiç bir belge veya kayıt bulunmamakta olup ayrıca tutanakta imzası bulunan ... Beton sahibi ... de işbu davada tanığımız olarak belirtilen ürünlerin satışının ve sevkinin taraflarına yapılmadığı konusunda ve diğer konularda beyanda bulunacağını, müvekkilin ticari ilişki kurduğu ve davacının da ticari ilişki kurduğu ... Elektromekanik ortaklarından şirket yetkilisi ... da işbu davada tanıkları olarak dava konusu edilen malzemelerin müvekkile satışının yapılmadığını teyit eder nitelikte beyanlarda bulunacağını; tanıklarının ayrıca davacı  şirket çalışanı ... arasındaki mailde de belirtildiği üzere (müvekkilin de içerisinde bulunduğu) üreticilerin sahasında bulunan ürünlerin davacı tarafından alınmaması halinde depolama ücreti uygulanacağı hakkında mailleri ve diğer konularda beyanlarda bulunacağını, İleri sürerek, yukarıda arz ve izah edilen sebepler ve re'sen nazara  alınacak diğer sebeplerle; -başkaca talep ve dava hakları saklı kalmak kaydı ile- davacı yanın hukuksal dayanaktan yoksun istinaf başvurusunun ve tüm istinaf taleplerinin reddine, davacı yanın tanıklarının dinletilmesi talebine muvafakat etmediklerini belirterek davacının tanıklarının dinletilmesi taleplerinin reddine; taraflarınca sunulan tanıklarının dinlenilmesine, davacının icranın geri bırakılması taleplerinin reddine,  davacının haksız davasının reddine, davacı yanın %20'den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatı ödemesine hükmedilmesine, yargılama giderleri ve ücreti vekaletin karşı yana yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. <br>İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ: HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır. Dava; satış faturasına dayalı olarak başlatılan ilamsız takibe vaki itirazın iptali istemine ilişkin olup, mahkemece davanın reddine karar verilmiş, karara karşı taraf vekilleri tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. Mahkemece tarafların 2019 yılı BA-BS kayıtları celbedilmiş, icra dosyası getirtilmiş ve tarafların ticari defter ve kayıtları ile dosya üzerinde mali bilirkişi incelemesi yaptırılmış olup, bilirkişi tarafından takip konusu faturanın davacı tarafından e arşiv uygulaması kullanılarak düzenlendiği ve davalıya e-mail yolu ile gönderildiği, bu nedenle faturanın davalıya tebliğ edildiğinin ve sekiz günlük yasal sürede itiraz edilmediğinin kabulü gerektiği, ancak faturanın davalı defterlerinde kayıtlı olmadığı, vergi dairesine de beyan edilmediği tespitlerinde bulunulmuştur. Mahkemece fatura konusu malların davalıya teslim edildiğini ispat yükünün davacı üzerinde olduğu, dava dilekçesi ekinde sunulan tutanak ve belgelerde fatura konusu malların davalıya teslim edildiğine dair bir tespitin yer almadığı, tek başına fatura düzenlenmesinin alacağı kanıtlamadığı gibi faturanın tebliğ edilmiş olmasının da fatura içeriği alacağın varlığı sonucunu doğurmadığı, davacı tarafından düzenlenen ve usulüne uygun olarak tutulmuş olan davalı ticari defterlerinde kayıtlı olmayan faturanın davacının ticari defterlerinde kayıtlı olmasının, tek başına alacağın varlığını ispata yeterli olmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir. Davacı tarafından ileri sürülen istinaf sebepleri; bilirkişi raporunda faturanın davalıya tebliğ edildiği ve alacaklarının varlığı tespit edilmiş olmasına rağmen gerekçesi açıklanmaksızın raporun aksine karar verildiği, dava dilekçesi ekinde dosyaya sundukları delillerinin değerlendirilmediği, zaten davalı sahasında olan malzemenin davalıya teslimi için ayrıca sevk irsaliyesi düzenlenmesinin gerekli olmadığının gözden kaçırıldığı, tanık dinletme taleplerinin haksız olarak reddedildiği, dosyadaki tutanaklar ve mail yazışmalarının yazılı delil başlangıcı niteliğinde olduğu ve akdi ilişkinin varlığını ispat için tanık dinletebilecekleri, bilirkişi raporuna ve delillerine neden itibar edilmediğinin açıklanmadığı, davalı ticari ilişkiyi ikrar etmiş olmasına ve faturanın tebliğ edilmediğine dair bir itirazı olmamasına, buna göre ispat yükü davalıya geçmiş olmasına rağmen, hatalı şekilde davanın reddine karar verildiği yönündedir. Davalı yan tarafından sunulan istinaf dilekçesi incelendiğinde; somut bir istinaf sebebinin yer almadığı, istinafa cevap dilekçesinin ayrıca istinaf dilekçesi olarak sunulduğu, netice-i talep kısmında da istinaf başvurusunun reddinin talep edildiği görülmüş olup, somut bir istinaf sebebinin ileri sürülmemesi karşısında davalının istinaf başvurusu bakımından inceleme kamu düzeni ile sınırlı olmak üzere yapılmıştır. Davacı taraf; dava dışı ... firmasının davalıdan, davacının da dava dışı ... firmasından satın aldığı takip dayanağı 07/11/2019 tarihli  212.516,58-TL bedelli fatura konusu malzemelerin davalı üreticinin sahasında bekletildiğini, bu malzemenin kullanılacağı projenin iptal edildiğini, malzeme hali hazırda kendi sahasında olan davalı ile malzemenin davalıya faturadaki birim fiyatlar üzerinden satışı hususunda anlaşıldığını ileri sürmüş olup, davalı yanın cevap dilekçesinde akdi ilişkiyi ve faturanın kendisine tebliğ edildiğini kabul etmemiş olması karşısında, akdi ilişkinin varlığını, bu faturanın kurulan satış sözleşmesine istinaden düzenlendiğini ispat yükü davacı üzerinde olduğundan, davacının davalı tarafın faturanın tebliğ edilmediği yönünde bir itirazı olmadığına ispat yükünün davalıya geçtiğine yönelik istinaf sebebi yerinde görülmemiştir. Takip dayanağı fatura davalı defterlerinde kayıtlı olmadığı gibi vergi dairesine de beyan edilmemiştir. Davacı şirket muhasebe memuru tarafından davalıya gönderilen 07/11/2019 tarihli e-mailde e arşiv faturasının kesildiğinin ve kayıtlara alınabileceğinin, e vergi dairesinden faturanın sorgulanabileceğinin belirtildiği,   aynı kişi tarafından gönderilen 19/11/2019 tarihli mailde  ise \" ... Bey Merhaba, Telefonda konuştuğumuz üzere son kesilen faturanız ekli asıl faturadır\" ifadelerini yer aldığı, bu maillere davalı tarafından verilmiş bir cevabın dosyaya sunulmadığı, maillerin ulaştığına dair bir delilin de sunulmadığı, davacı çalışanından sadır olmuş ve davalı kabulünde olmayan bu maillerin faturanın tebliğ edildiğini ispata yeterli olmadığı, aksi yöndeki istinaf sebebinin yerinde olmadığı anlaşılmıştır. Davacının dosyaya sunmuş olduğu davalının da imzasını içeren tutanak içeriği \" Halkali-çerkez köy arası sinyalizasyon malzemesi temini yapım işi için ... inş.san.tic.İtd. şti. den satın alınan 25*36*23 ebatlarında 10 000 adet beton kanal 25*8*36 ebatlarında 12854 adet beton kapak ve 56 adet kablo ek odası ayazağa mahallesi ... caddesi no:... sarıyer/İstanbul adresinde bulunan raifoğlu yapı- ... firmasının sahasında tespit edilmiştir. Yukarıda yazılı olan ürünlerin bedeli ödenmiş olup. ... elektronik san tic.aş firmasının talebi halinde Malzemenin tamamını istediği tarihte alabileceği ...-... tarafında teslim edileceği beyanla 03/07/2018 tarihinde iş bu tutanak tarafımızca 3 nüsha olarak tanzim edilmiştir. \" şeklinde olup, bu tutanakta davalı sahasındaki malzemenin davalı tarafından satın alınması hususunda tarafların anlaştığını gösterir bir kayıt mevcut değildir. Davacı tarafından dilekçe ekinde dosyaya sunulan  03/08/2017 tarihli davacı çalışanı ile dava dışı ... firması yetkilisinin imzasının bulunduğu tutanağın ise dava konusu malzemelerle bir ilgisinin olmadığı anlaşılmaktadır. Yine dilekçeye ekli tesellüm fişleri, davacının dava dışı ... firmasından  satın aldığı malzemenin teslimine ilişkin olup, davacı ile davalı arasında bir satış ilişkisi kurulduğunu ispata yarar nitelikte değildir. Davacı, davalı ile arasında  212.516,58-TL tutarlı bir satış ilişkisi kurulduğunu iddia etmekte olup, HMK'nun 201 maddesi uyarınca hukuki ilişkinin varlığı yazılı delil ile ispat edilmek durumundadır. Bu iddianın tanıkla ispatı mümkün olmadığı gibi, dava dilekçesi ekinde sunulan ve içeriği yukarıda açıklanan belgeler HMK'nun 202/2 fıkrası kapsamında yazılı delil başlangıcı niteliğinde de kabul edilemeyeceklerinden mahkemece tanık dinletme isteminin reddine karar verilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamaktadır. HMK'nun 282 maddesi uyarınca hakim bilirkişi raporunu diğer tüm deliller ile birlikte serbestçe takdir edeceğinden, bilirkişi raporunda yer alan faturanın davalıya e-mail yolu ile tebliğ edildiğine dair tespit bağlayıcı olmadığı gibi, davalı kabulünde olmayan bu e-maillerin, faturanın davalı defterlerinde kayıtlı olmaması ve vergi dairesine de beyan edilmemiş olmaları karşısında hükme esas alınmamalarında isabetsizlik bulunmamaktadır. Davacı taraf akdi ilişkinin varlığını ve faturanın bu akdi ilişkiye istinaden düzenlendiğini ispat edemediğinden mahkemece davanın reddine karar verilmesi yerinde olup, aksi yöndeki istinaf nedenleri yerinde görülmemiştir. Sonuç itibariyle, ilk derece mahkemesi kararında usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı gibi kamu düzeni aykırılık da tespit edilmediğinden, tarafların istinaf başvurularının HMK'nun 353/1-b1 maddesi uyarınca ayrı ayrı esastan reddine karar vermek gerekmiştir. <br>HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;  1-Tarafların istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK' nın 353/1-b1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu gereğince istinaf edenler tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harçlarının hazineye gelir kaydına, 3-Karar tarihi itibariyle Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 615,40-TL istinaf karar harcından istinaf eden tarafından peşin olarak yatırılan 80,70-TL harcın mahsubu ile bakiye 534,70-TL'nin davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 3-Karar tarihi itibariyle Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 615,40-TL istinaf karar harcından istinaf eden tarafından peşin olarak yatırılan 80,70-TL harcın mahsubu ile bakiye 534,70-TL'nin davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 4-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf talep edenler üzerinde bırakılmasına, 5-Artan gider avansı bulunması ve talep halinde yatıran tarafa iadesine, 6-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğe gönderilmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 13/03/2025 tarihinde HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince kesin olarak oy birliği ile karar verildi.</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"5827f461c63ff9bc","SID":"472225d69d099c44"}}