{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>40. HUKUK DAİRESİ<br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ  KARARI<br>DOSYA NO: 2021/1088 <br>KARAR NO: 2025/494 <br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İstanbul 7. Asliye Ticaret Mahkemesi<br>TARİHİ: 10/03/2021<br>NUMARASI: 2017/317 (E) - 2021/213 (K)<br>DAVANIN KONUSU: Maddi Tazminat <br>KARAR TARİHİ: 20/03/2025<br>Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda;   <br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 27/11/2016 tarihinde, sürücüsü ve plakası tespit edilemeyen bir aracın yolun karşısına geçmek için bekleyen müvekkiline çarpması sonucu müvekkilinin yaralandığını belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere 50 TL geçici işgöremezlik ve 50 TL sürekli iş gücü kaybı tazminatının temerrüt tarihinden itibaren işleyecek faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep etmiş; 08/02/2021 tarihli bedel belirleme dilekçesiyle sürekli iş göremezlik tazminatı talebini 41.807,28 TL, geçici iş göremezlik tazminatı talebini 8.307,55 TL olarak belirlemiştir.  Davalı vekili cevap dilekçesinde davanın reddini talep etmiştir.İlk derece mahkemesince; \"Davanın kısmen kabulüne, davacının sürekli iş göremezlik tazminatı talebinin kısmen kabulü ile 32.529,66 TL sürekli iş göremezlik tazminatının davacının davalıya başvuruda bulunduğu tarihten sonraki 8. iş günü olan 02/02/2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 8.307,55 TL geçici iş göremezlik tazminatının davacının davalıya başvuruda bulunduğu tarihten sonraki 8. iş günü olan 02/02/2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine\" karar verilmiştir. Karara karşı taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuşlardır.  Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; davada esas alınması gereken maluliyet yönetmeliğinin Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği olduğunu, Yargıtay'ın güncel kararları doğrultusunda bakiye ömür yönünden TRH-2010 yaşam tablosu ve hesap yöntemi açısında ise progresif rant yönteminin esas alınması gerektiğinden eksik hazırlanan hesap bilirkişi raporunun kabulünün mümkün olmadığını, hüküm altına alınan sürekli iş göremezlik ve geçici iş göremezlik tazminatı miktarları üzerinden davacı yararına ayrı ayrı avukatlık ücreti hesaplamak gerekirken toplam tazminat üzerinden vekalet ücreti hesaplanmasının usul ve yasaya aykırı olduğunu, davalı yararına vekalet ücreti hesaplanırken maddi tazminat talebinin bir bölümünün reddinin davacının bu hususu bilebilmesinin mümkün bulunup bulunmamasına göre karar verilmesi gerektiğini, somut olayda ıslah dilekçesinin 25/01/2021 tarihli hesap bilirkişi raporu esas alınarak fazlaya ilişkin haklar saklı tutularak hazırlandığını, hesap bilirkişi raporu alındığında emsal nitelikte bir Yargıtay kararı olmadığından dolayı TRH 2010 bakiye ömür ile %1,8 teknik faiz ve PMF 1931 bakiye ömür ile prograsif rant hesap yöntemi ile iki farklı hesaplama yapıldığını, bilirkişi tarafından bile hangi bakiye ömür ve hesaplama yönteminin esas alınması konusunda belirsizlik mevcutken  varsayımsal hareket ederek arttırım yapılmasının akla ve mantığa uygun olmadığını, dolayısıyla hukuka aykırı biçimde reddedilen maddi tazminat talebi nedeniyle karşı vekalet ücretine hükmedilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.Davalı ... vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; dava öncesi müvekkiline usulüne uygun şekilde başvuru şartı gerçekleşmediğini, eksik belgelerin tamamlanmadığını, kazaya kusuru ile sebebiyet verdiği iddia edilen aracın varlığı ve cinsinin araştırılmadığını, poliçe düzenlenmesi gerekli araçlardan olup olmadığının tespit edilmediğini, olayın nasıl meydana geldiğinin aydınlatılmadığını, mahkemece hükme esas alınan raporda davacının %3 oranında sürekli sakatlığı oluştuğunun belirtildiğini, dosyada yer alan bir başka raporda ise davacının sürekli sakatlığının bulunmadığının belirtildiğini, mahkemece müvekkili aleyhine tespitler içeren rapora itibar edildiğini, birbirine tamamen zıt raporlar arasındaki çelişkinin giderilmediğini, hükme esas alınan raporun Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre düzenlenmediğini, mahkemece Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından geçici iş göremezlik ödemesi yapılıp yapılmadığının araştırılmadığını ve müvekkili sorumlu olmadığı halde geçici iş göremezlik yönünden karar verildiğini, müvekkiline usulüne uygun başvuru bulunmadığından faiz talebinin reddi gerekmekte iken hatalı tespit edilen faiz başlangıç tarihine göre verilen kararın kaldırılmasını talep etmiştir. HMK'nin 355. maddesi kapsamında istinaf itirazları ve kamu düzenine ilişkin hususlarla sınırlı olarak yapılan inceleme sonunda: Dava, trafik kazasından kaynaklanan bedensel zarar nedeniyle geçici ve sürekli iş göremezlik tazminatı istemine ilişkindir. 1-Maluliyet raporuna yönelik istinaf itirazlarının incelenmesi; 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (TBK) 54. maddesi kapsamında açılan davalarda, maddede öngörülen meslekte kayıp oranının belirlenmesinde yargısal uygulamalarda, kaza tarihi itibarıyla ayırım yapılarak kaza tarihi 11/10/2008 tarihinden önce ise Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğü, 11/10/2008 tarihi ile 01/09/2013 tarihleri arasında Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği, 01/09/2013-01/06/2015 tarihleri arası Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği, 01/06/2015 tarihinde yürürlüğe giren genel şartlardaki atıf gereğince 01/06/2015-20/02/2019 tarihleri arası Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurul Raporları Hakkında Yönetmelik, 20/02/2019 tarihinden sonra Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik  hükümleri dikkate alınarak maluliyet raporu alınması gerektiği kabul edilmektedir. Somut uyuşmazlıkta ATK 2. İhtisas Kurulu tarafından düzenlenen 30/05/2018 tarihli raporda; Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği hükümlerinden yararlanılarak davacının % 3.3 oranında meslekte kazanma gücünden kaybetmiş sayılacağı, iyileşme süresinin kaza tarihinden itibaren 6 aya kadar uzayabileceği tespit edilmiş, 28/12/2018 tarihli raporda  Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre değerlendirme yapılarak davacının yaralanmasının maluliyetine neden olacak düzeyde araz bırakmadığından maluliyet tayinine mahal olmadığı, iyileşme süresinin kaza tarihinden itibaren 9 aya kadar uzayabileceği tespit edilmiş; ATK Adli Tıp 2. Üst Kurulundan alınan 29/08/2019 tarihli raporda ise Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümleri esas alınarak kişinin tüm vücut engellilik oranının %3, iyileşme süresinin olay tarihinden itibaren 6 aya kadar uzayabileceği tespit edilmiştir. İlk derece mahkemesince, ATK Adli Tıp 2. Üst Kurulu tarafından Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre düzenlenen raporla belirlenen 6 ay geçici iş göremezlik süresi ve % 3 sürekli sakatlık oranı benimsenerek karar verildiği anlaşılmıştır.  Eldeki davada olduğu gibi, TBK'nin 54. maddesi kapsamında çalışma gücünün azalmasından doğan kayıp nedeniyle açılan davalarda, beden ve ruh tamlığı ihlallerinin, zarar görenin sanatına veya mesleğine yapmış olduğu etkinin ve bunun oranının gözetilmesi ile belirlenmesi gerekir. 2918 sayılı KTK'nin 90. maddesinde zorunlu mali sorumluluk sigortası kapsamındaki tazminatların bu Kanunda öngörülen usul ve esaslara tabi olduğu belirtilmiş, ayrıca bu Kanunda düzenlenmeyen hususlarda TBK'deki haksız fiillere ilişkin hükümlerin uygulanacağı öngörülmüştür. Davacının meslekte kazanma gücü kaybı oranının belirlenmesi bakımından (somut olayda) kaza tarihi itibarıyla yargısal uygulamalarda uygulanması kabul edilen  Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik yürürlükte olduğu gibi,  Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği de yürürlüktedir. Bu yönetmeliğin (Çalışma Gücü  ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği) \"Dayanak\" başlıklı 3. maddesinde; 5510 sayılı Kanunun 107. maddesi hükmüne dayanılarak hazırlandığı belirtilmiş; \"Kapsam\" başlıklı 2. maddesinin (1) nolu bendinde de yönetmeliğin, \"5510 sayılı Kanunun 4. maddesinin birinci fıkrasının (a) ve (b) bentleri kapsamındaki sigortalıların iş kazası ile meslek hastalığı sonucu sürekli iş göremezlik hâllerinin meslekte kazanma gücünü ne oranda azaltacağına, \" ilişkin usul ve esasları kapsadığı belirtilmektedir. Buna karşılık Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmeliğin \"Dayanak\" başlıklı 3. maddesinde bu Yönetmeliğin, 31/12/1960 tarihli ve 193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu, 1/7/1976 tarihli ve 2022 sayılı 65 Yaşını Doldurmuş Muhtaç, Güçsüz ve Kimsesiz Türk Vatandaşlarına Aylık Bağlanması Hakkında Kanun, 7/5/1987 tarihli ve 3359 sayılı Sağlık Hizmetleri Temel Kanunu ile 1/7/2005 tarihli ve 5378 sayılı Özürlüler ve Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılması Hakkında Kanunun 5. maddesine dayanılarak hazırlandığı, yine anılan yönetmeliğin 2. maddesinde Yönetmeliğin, özürlülere sağlanan haklardan ve verilecek hizmetlerden yararlanmak üzere istenilen özürlü sağlık kurulu raporları ile özürlü sağlık kurulu raporu verebilecek yetkili sağlık kurumlarını ve özürlülerle ilgili sınıflandırma ve ölçütleri kapsadığı düzenlenmiştir. Buna göre -adli tıp öğretisinde de kabul edildiği üzere- Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı  Tespit İşlemleri Yönetmeliği, amaç ve kapsam olarak tazminat hukuku ilkeleri bağlamında hükümler içerip haksız fiile maruz kalan kişideki travmatik lezyonlar ile birlikte meslek veya iş türü, meslek grup numaraları,  iş kolları ve kişilerin  yaşlarına yönelik ayrı ayrı cetveller içermekte ve bu itibarla tıbbi kıyas/takdir metoduna elverişli olması nedeniyle bilirkişinin/adli tıp uzmanının yorumuna olanak vermektedir.  Buna karşılık Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik ise kişinin maruz kaldığı haksız fiil ve bunun sonucu olarak mesleğinde kazanma  gücünü hangi oranda kaybettiğini belirlemekte yeterli olmayıp daha ziyade kişide bulunan sistematik hastalıkları ön plana çıkarmakta, malulen emeklilik, vergi indirimi, bakım ücreti, özel eğitim  ve özel donanımlı araç kullanımına yönelik olup  tazminat hesabında  asıl önem arz eden yaş, sanat, meslek, meslek grubu gibi faktörlerin hesaplamada değerlendirilmemesinden dolayı tazminatın unsurlarını ve hak edilen tazminatın belirlenmesinde yeterli ve gerekli  parametreleri içermediği için yeterli olmamaktadır. Bu durumda mahkemece, davacının maluliyetini Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği hükümlerine göre belirleyen ATK 2. İhtisas Kurulunun 30/05/2018 tarihli raporunun hükme esas alınması gerekirken Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre belirleyen ATK Adli Tıp 2. Üst Kurulunun 29/08/2019 tarihli raporunun hükme esas alınması doğru olmamıştır. 2-Hesap raporuna yönelik istinaf itirazının incelenmesi; İlk Derece Mahkemesince hükme esas alınan 25/01/2021 tarihli aktüer bilirkişi raporunda seçenekli hesaplama yapılarak; TRH 2010 tablosu, %1,8 teknik faiz  ve belirli  süreli rant formülü kullanılarak yapılan hesaplamada; davacının geçici iş göremezlik zararının 8.307.55 TL, sürekli iş göremezlik zararının 32.529,66 TL olduğu; PMF 1931 Tablosu ve progresif rant yöntemine göre yapılan hesaplamada ise geçici iş göremezlik zararının 8.307.55 TL, sürekli iş göremezlik zararının 41,807.28 TL olduğu tespit edilmiş, mahkemece TRH 2010 tablosu, %1,8 teknik faiz  ve belirli  süreli rant formülü kullanılarak yapılan hesaplama uyarınca karar verilmiştir. Anayasa Mahkemesinin 17/07/2020 tarih ve 2019/40 (E) - 2020/40 (K) sayılı kararı ile \"Karayolları Trafik Kanunu’nun 90. maddesinin birinci cümlesinin “...bu Kanun ve bu Kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda öngörülen usul ve esaslara tabidir.” bölümünde yer alan “...ve bu Kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda…” ibaresi, ikinci cümlesinde yer alan “...ve genel şartlarda...” ibaresinin, b) Kanun’un 92. maddesinin (i) bendi “Bu Kanun çerçevesinde hazırlanan zorunlu mali sorumluluk sigortası genel şartları ve ekleri ile tanımlanan teminat içeriği dışında kalan talepler.” ibaresinin, Anayasa’nın 5, 13, 17, 35 ve 48. maddelerine aykırı olduğundan iptallerine karar vermiştir. Yargıtay 17. (Kapatılan) ve 4.Hukuk Dairelerinin Anayasa Mahkemesi'nin yukarıda bahsedilen kararı sonrasında vermiş olduğu güncel kararları gereğince tazminat hesaplarında bakiye ömrün belirlenmesinde TRH 2010 tablosu uygulanacak, bilinmeyen (işleyecek) devre bakımından da progresif rant formülü kullanılarak tazminatın hesaplanması gerekecektir. Davacı vekili bilirkişi raporuna itiraz dilekçesinde hesaplamada PMF yaşam tablosunun uygulanması gerektiğini, TRH 2010 yaşam tablosunu kabul etmediğini bildirmekle  PMF 1931 yaşam tablosuna göre bakiye ömür süresini belirleyen ve progresif rant tekniği kullanılarak hesaplama yapan seçenek uyarınca karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamıştır. 3-Davalı vekilinin diğer istinaf itirazlarının incelenmesi; Büyükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 2016/49268 Soruşturma sayılı dosya içeriğine ve soruşturma kapsamında, taksirle yaralama suçu nedeni ile daimi arama kararı verilmesine göre davacının kazanın varlığını ve kazaya plakası tespit edilemeyen bir aracın/sürücüsünün neden olduğunu ispatladığı anlaşılmakla davalı vekilinin bu yöne ilişkin istinaf itirazı yerinde değildir.  Dava dosyası içeriğine göre davacı vekilinin eldeki davayı açmadan önce başvuru dilekçesine ekli hastane evrakları ve ifade tutanakları ile birlikte usulüne uygun olarak davalıya başvurduğu anlaşılmakla bu yöne ilişkin istinaf itirazı da yerinde değildir. 25/02/2011 tarihli Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 6111 sayılı Kanun ile değişik 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun 98. maddesinde belirtilen tedavi giderleri yönünden sorumluluğun SGK'ya geçmesine karşın belgeye dayanmayan tedavi giderlerinden (geçici iş göremezlik, bakıcı gideri, tedavi yol gideri vb.) zorunlu mali sorumluluk sigortası poliçesini düzenleyen sigorta şirketi ile araç işleteni ve sürücüsünün sorumluluğu devam ettiğinden davalı Güvence Hesabı'nın geçici iş göremezlik tazminatından sorumlu tutulmasında isabetsizlik bulunmamaktadır. Ayrıca her ne kadar davacının dava konusu trafik kazasına bağlı yaralanması nedeniyle SGK tarafından rücuya tabi ödeme yapılıp yapılmadığı mahkemece araştırılmamış ise de UYAP'tan yapılan sorgulamada davacının kaza tarihi itibarıyla SGK'ya bağlı olarak çalışmasının bulunmadığı anlaşılmakla bu yöne ilişkin istinaf itirazı yerinde görülmemiştir. Davalı ...na  24/01/2017 tarihinde başvuru yapılmış olup; bu tarihten 8 iş günü sonrası olan 04/02/2017 tarihinden itibaren faize karar verilmesi gerekirken  02/02/2017 tarihinden itibaren faize karar verilmesi doğru olmamış, davalı vekilinin bu yöne ilişkin istinaf itirazı kabul edilmiştir. Yukarıda açıklanan nedenlerle; ilk derece mahkemesince alınan bilirkişi raporundaki PMF 1931 Tablosu ve progresif rant yöntemine göre yapılan seçenek hesaplama ve Dairemizce davacının % 3.3 oranında maluliyeti esas alınmak suretiyle resen yapılan hesaplama uyarınca geçici iş göremezlik zararı 8.307.55 TL,  sürekli iş göremezlik zararı 45.988,01 TL belirlenmiş olup 8.307,55 TL geçici iş göremezlik tazminatına ve taleple bağlı kalınarak 41,807.28 TL sürekli iş göremezlik tazminatına karar verilmiştir.<br>HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; A-Davacı vekilinin ve davalı vekilinin istinaf başvurularının ayrı ayrı kabulü ile, Yukarıda esas ve karar numarası belirtilen İlk Derece Mahkemesi kararının, HMK'nin 353/1-b/2. maddesi gereğince düzeltilerek yeniden esas hakkında karar verilmek üzere kaldırılmasına, Buna göre: 1-Davanın kabulü ile 8.307,55 TL geçici iş göremezlik tazminatı ve 41.807,28 TL sürekli iş göremezlik tazminatı olmak üzere toplam 50.114,83 TL maddi tazminatın 04/02/2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 3.423,34 TL karar ve ilam harcından peşin yatırılan 31,40 TL harç ile 170,83 TL ıslah harcı olmak üzere toplam 202,23‬ TL harcın mahsubu ile bakiye 3.221,11‬ TL karar ve ilam harcının davalıdan alınarak Hazineye gelir kaydına,3-Davacı tarafından yatırılan 31,40 TL peşin harç, 4,60 TL vekalet harcı, 31,40 TL başvurma harcı ve 170,83 TL ıslah harcı olmak üzere toplam 238,23‬ TL harcın davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 4-Davacı tarafından yapılan 553,47‬ TL tebligat ve posta gideri, 750 TL bilirkişi ücreti ve 1.710 TL ATK fatura bedeli olmak üzere toplam 3.013,47 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 5-Davalı tarafından yapılan 50 TL tutarındaki posta ve tebligat giderinin üzerinde bırakılmasına, 6-Dairemizin karar tarihinde yürürlükte olan AAÜT'ye göre belirlenen 30.000 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 7-Taraflarca dosyaya yatırılan ve sarf edilmeyen gider avansının karar kesinleştiğinde HMK'nin 333. maddesi uyarınca ilgili tarafa iadesine,<br>B-İstinaf İncelemesi Bakımından:1-Davacı ve davalı tarafından peşin olarak yatırılan istinaf karar harçlarının, istem halinde ilk derece mahkemesi tarafından yatıran tarafa iadesine,2-İstinaf aşamasında davacı tarafından yapılan 11 TL posta ve tebligat gideri ile 162,10 TL istinaf başvuru harcının davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 3-İstinaf aşamasında davalı tarafından yapılan 33 TL posta ve tebligat gideri ile 162,10 TL istinaf başvuru harcının davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine, 4-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına, 5-İstinaf için yatırılan  gider avansından artan kısmın yatıran tarafa iadesine, Dair dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK'nin 362/1-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.20/03/2025</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"1659470b7d2571ba","SID":"c989bbb7547b4b86"}}