{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">   T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM  22. HUKUK DAİRESİ     <br><br>T.C.<br>A N K A R A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ<br>22. H U K U K   D A İ R E S İ  <br><br>ESAS NO\t: 2025/220 \t\t                                        ( KABUL KALDIRMA)<br>KARAR NO\t: 2025/300<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br><br>BAŞKAN\t\t: ...  (...)<br>ÜYE\t\t: DR. ...  (...)<br>ÜYE\t\t: ...  (...)<br>KATİP\t\t: ...  (...)<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 02/11/2021<br>ESAS-KARAR NO\t: 2015/822 E 2021/680 K<br><br><br><br>DAVANIN KONUSU\t: Menfi Tespit <br>KARAR TARİHİ\t: 14/03/2025<br>YAZILDIĞI TARİH\t: 11/04/2025<br><br>Taraflar arasında yukarıda bilgileri belirtilen kararın Dairemizce incelenmesi taraf vekillerince istenmiş, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca, yapılan ön inceleme sonucu, istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği ve eksiklik bulunmadığı anlaşıldığından inceleme aşamasına geçilmiştir. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildi.\t<br>GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ\t\t<br>İDDİANIN ÖZETİ<br>Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalının tefecilikle uğraştığını, müvekkilinin müteahhitlik yaptığını, nakit ihtiyacı nedeniyle davalıdan faizle 25.000,00 TL borç para aldığını, karşılığında bono ve daire tapusunu verdiğini, borcun 6 aylık sürede ödenememesi üzerine ve davalının tehditleri nedeniyle 50.000,00 TL'lik bir senet daha vermek zorunda kaldığını, bu arada 20.000,00 TL ödeme yaptığını, borcun ödenememesi nedeniyle borç miktarının artığını, daha fazla bedelli bono verilmesi ve tapu verilmesi konusunda müvekkilini zorladıklarını, müvekkilinin korktuğu için toplam 3 tapuyu ve dava konusu olan 74.000,00 TL bedelli ek bir bonoyu aldığı 37.000,00 TL karşılığında davalıya verdiğini, tapular teminat olarak verilmesine rağmen davalının dairelerin tamamını müvekkiline haber vermeden toplam 215.000,00 TL ye sattığını, teminat ödemesi olan 74.000,00 TL lik senedin de takibe konulduğunu, senedin karşılığının bulunmadığını, davalı hakkında tefecilik suçundan savcılığa suç duyurusunda bulunulduğunu belirterek müvekkilinin senet nedeniyle borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. <br><br>SAVUNMANIN ÖZETİ<br>Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı iddialarının doğru olmadığını, müvekkilinin müteahhit olan davacıdan 3 adet daire aldığını ve bedelini ödediğini, iki adet dairenin tapusunun verildiğini, 3.dairenin tapusunun ise üzerinde haciz bulunduğundan haciz kaldırıldıktan sonra tapusunun verileceği beyan edilerek 3.dairenin satım bedeli için kararlaştırılan ve davacıya ödenen 74.000,00 TL için senet düzenlenerek müvekkiline verildiğini, 3.dairenin tapusunun verilmediğini, bu nedenle senedin takibe konulduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARAR ÖZETİ\t\t<br>Mahkemece toplanan delillere ve tüm dosya kapsamına göre, senette ihdas nedeninin nakten olduğu, ispat yükünün davacı üzerinde bulunduğu, tefecilik suçuna ilişkin BAM Ceza Dairesi kararının değerlendirildiği,  davacı tarafından taşınmazların tapudan satış şeklinde davalıya devredildiği ve satış bedelinin nakten ve tamamen alındığının belirtildiği, davacının resmi senetteki bu hususun aksini yazılı delille ispat etmesi gerektiği, buna ilişkin dosyada delil bulunmadığı, davacının iddia ettiği gibi borç para karşılığında taşınmazların verildiği sonucuna varılamayacağı, 74.000,00 TL'lik bononun 37.000,00 TL'lik borca karşılık verildiği kabul edilerek davanın kısmen kabulü ile davacının takip tarihi itibariyle 74.000,00 TL'lik senet nedeniyle 37.000,00 TL asıl alacak ve 2.838,36 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 39.838,36 TL borçlu olmadığının tespitine, tazminat isteminin reddine karar verilmiştir. <br>İSTİNAF SEBEPLERİ\t\t<br>Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; davalının tefeci olduğunu, ortada gerçek mal alım satım işleminin olmadığını, ceza dosyasında tefecilik yapıldığının sabit olduğunu, mahkemece yeterli inceleme yapılmadığını, bekletici mesele yapılan ceza dosyasının hatalı olarak beklenmesinden vazgeçildiğini, müvekkilinin satılan daireleri karşılığında kendisine herhangi bir para verilmediğini ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir. <br>Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; dava konusu senedin kambiyo senedi olduğunu, bedelsizliğinin yazılı belge ile ispat edilmesi gerektiğini, davacının teminat iddiasında bulunmakla senedin veriliş nedenini talil ettiğini, iddiasını ispat edemediğini, müvekkili hakkında kesinleşmiş ceza bulunmadığını, kabul anlamına gelmemek kaydıyla davacının 37.000,00 TL borç para aldığını beyan etmesine rağmen mahkemece 37.000,00 TL ve ferilerinde dolayı borçlu olmadığı yönünde karar verildiğini ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiş, istinaf süresi içinde sunduğu ek istinaf dilekçesinde, icra takip dosyasından davacının müşterek mülkiyeti altında bulunan hacizli taşınmazı için alınan yetki belgesi ile ortaklığın giderilmesi davası açıldığını, işbu menfi tespit davası nedeniyle davanın durdurulduğunu, bu nedenle icra takip dosyasının da dolaylı olarak durduğunu, bu nedenle % 20 tazminata hükmedilmesi gerektiğini ileri sürmüştür. <br>UYUŞMAZLIK KONUSU OLAN HUSUSLAR<br>Uyuşmazlık, davacının keşidecisi olduğu senet nedeniyle borçlu olup olmadığı noktasında toplanmaktadır. <br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE<br>Dava, menfi tespit  istemine ilişkindir. <br>İnceleme, 6100 sayılı HMK’nin 355.maddesi uyarınca istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplerle sınırlı, ancak kamu düzenine ilişkin nedenler resen göz önünde tutularak yapılmıştır.\t<br>Davaya konu senet nedeniyle davalı alacaklı tarafından 28/09/2010 tarihinde Ankara 10.İcra Müdürlüğünün 2010/12667 Esas sayılı takip dosyası üzerinden 74.000,00 TL asıl alacak, 5.676,71 TL işlemiş faiz, 5,00 TL kırtasiye masrafı olmak üzere toplam 79.681,71 TL üzerinden ilamsız icra takibi başlatıldığı görülmüştür. <br><br>Ankara 18.Asliye Ceza Mahkemesinin 18/11/2016 Tarih, 2014/1641 Esas, 2016/872 Karar sayılı dosyasında davacının şikayetçi, davalının sanık olarak yargılandığı tefecilik suçundan dolayı mahkemece beraat kararı verildiği, kararın Ankara BAM 5.Ceza Dairesi'nin 16/02/2021Tarih, 2018/24 Esas, 2021/155 Sayılı kararı ile kaldırıldığı, kaldırma gerekçesinde, davalının da içinde bulunduğu sanıkların 2008-2012 tarihleri arasında farklı kişilere değişik zamanlarda faiz karşılığı borç para verdikleri ve bu işlemlerden faiz geliri elde ettikleri, bu ilişki kapsamında teminat maksadıyla alınan taşınmazların sanıklar tarafından mal edinildiği, tefecilik suçunu işlediklerinin sabit olduğu hususlarının belirtildiği, kaldırma kararı sonrasında Ankara 18.Asliye Ceza Mahkemesinin 24/10/2022 Tarih, 2021/1181 Esas, 2022/876 Sayılı Kararıyla davalının mahkumiyetini karar verildiği, kararın henüz kesinleşmediği görülmüştür. <br>Yukarıda açıklanan bilgi ve belgelere göre, taraflar arasında dava konusu senede ilişkin ceza yargılamasının bulunduğu, ceza mahkemesi kararının henüz kesinleşmediği, kesinleşen ceza mahkemesi kararındaki maddi olguların TBK 74. maddesi uyarınca hukuk hakimini bağlayacağı, bu kapsamda ceza mahkemesi kararının bekletici mesele yapılarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamıştır. \t<br>Kabule göre de, davacı dava dilekçesinde senet nedeniyle menfi tespit isteminde bulunarak senet bedeli olan 74.000,00 TL üzerinden dava harcını yatırmasına rağmen mahkemece takipte talep edilen asıl alacak ve işlemiş faiz alacağı dikkate alınarak davacının 37.000,00 TL asıl alacak, 2.838,36 TL (takipteki) işlemiş faiz olmak üzere toplam 39.838,36 TL borçlu olmadığının tespitine karar verilmekle dava konusu olmayan işlemiş faiz yönünden de karar verilmesi doğru olmamıştır. \t<br>Açıklanan nedenlerle davacı tarafın istinaf itirazlarının kabulüne, kabul sebebine göre davalının istinaf itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına karar verilerek HMK 353/1-a-6 maddesi uyarınca aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. <br>HÜKÜM :Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;<br>1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ ile;<br> Ankara 8. Asliye Ticaret Mahkemesinin, 02/11/2021 tarih ve 2015/822 Esas, 2021/680 Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA, kaldırma sebebine göre davalı tarafın istinaf itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, <br>2-HMK.'nin 353/1-a-6.maddesi uyarınca davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye GÖNDERİLMESİNE,<br>3-İstinaf başvurma harcı dışında alınan istinaf  karar ilam harcının istek halinde başvuranlara İADESİNE,<br>4-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından istinaf kanun yoluna başvuran lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,<br>5-Taraflarca yapılan istinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince verilecek nihai kararda dikkate alınmasına,<br>6-Kararın tebliğinin ilk derece mahkemesince yapılmasına,<br> HMK'nin 362/1-g maddesi gereğince kesin olmak üzere dosya üzerinden yapılan inceleme sonucu 14/03/2025 tarihinde oybirliği ile karar verildi.<br>\t\t\t\t<br>Başkan ...<br>e-imzalıdır <br>Üye ...<br> e-imzalıdır<br>Üye ...<br> e-imzalıdır<br>Katip ...<br> e-imzalıdır<br><br>NOT: BU BELGE ELEKTRONİK İMZA İLE İMZALANMIŞ OLUP, AYRICA FİZİKİ OLARAK İMZALANMAYACAKTIR.<br> \"5070 sayılı Kanun m. 5 ve 6098 sayılı TBK m. 15. uyarınca elektronik imza ile oluşturulan belgeler elle atılan fiziki imza ile aynı sonucu doğurur.\"   <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"f9926293b4c4d626","SID":"fd9fe49cea8d0253"}}