{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>17. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2025/251 Esas<br>KARAR NO: 2025/466<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN\t        <br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 02/07/2024<br>NUMARASI: 2024/398 Esas, 2024/539 Karar<br>DAVANIN KONUSU: Sıra Cetveline İtiraz (İflas Tasfiyesinde Düzenlenen Sıra Cetveline Yönelik Kayıt Kabul Ve Terkin Talebi (İİK 235))<br>KARAR TARİHİ: 20/03/2025<br>6100  Sayılı  Hukuk  Muhakemeleri  Kanunu'nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi. <br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müflis firma ... A.Ş hakkında İstanbul 1 Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2022/915 E. Sayılı dosyasından 21/12/2023 tarihinde iflas kararı verildiğini, müflisin kullandığı kredileri ödememesi üzerine hesabının kat edildiğini ve müflis şirket hakkında İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün ... E. Sayılı dosyasıyla ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile takip başlatıldığını, müflis firma yönünden İstanbul ...İflas Müdürlüğü'nün ... İflas sayılı dosyasından iflasa dayalı olarak sıra cetveli düzenlendiğini ve müvekkili bankaya tebliğ edildiğini, hazırlanan \"Adi Tasfiyede Sıra Cetveli\" nezdinde alacak kaydı yaptıran tüm gerçek ve tüzel kişilerin sırası ve alacaklarının  niteliğinin hatalı tespit edildiğini, bu nedenle dava konusu sıra cetvelinin davalı alacaklıların ve müvekkili bankanın sırasına itiraz etme zorunluluğu doğduğunu, müflis firma adına kayıtlı geminin henüz satışının yapılmamış olmasına rağmen iflas müdürlüğü tarafından TTK'nun 1389 ve devamı maddelerine atıfla işçilik alacaklarının tamamının gemi adamı alacağı olarak değerlendirilerek sıra cetvelinin 1. Sırasında yer verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, 2,4,5,6,7,8,9 alacak kayıt numaralarına ilişkin olarak, müflis firmaya ait geminin paraya çevrilmediği, sıra cetvelinde yer verilen işçilik alacaklarının gemi adamı alacağı olduğunu ispat eder evrak bulunmadığı, sıra cetvelinde yer verilen işçilik alacaklarının müflis firmaya ait gemide çalıştıklarını ispat eder evrak bulunmadığı halde iflas müdürlüğü tarafından dava konusu sıra cetvelinde gemi adamı alacağı niteliğinde olup olmadığı araştırılmaksızın tüm işçi alacaklarının, firmanın şirket merkezinde çalışan ofis çalışanları dahil, gemi adamı alacağı olarak nitelendirilmek suretiyle müvekkilini ipotek alacağına imtiyazlı olarak kabul edilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, bu nedenle ilgili işçilik alacaklarının tamamına ilişkin tesis edilen sıra cetveli kararına itiraz ettiklerini, yine gemi adamı alacağı olarak kabul edilmesi açıkça usul ve yasalara aykırı olan işçilere ait SGK nezdindeki prim alacaklarının da yine TTK'na dayanılarak sıra cetvelinde yerinin  belirlenmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, ayrıca ilgili alacakların zamanaşımına uğrayıp uğramadığının da yargılamaya muhtaç olduğunu, bu nedenle zamanaşımı itirazlarının da bulunduğunu, vergi müdürlüklerinin alacaklarına ilişkin olarak da aynı sıra cetvelinde yer verilen sıraların eksik ve hatalı olduğunu, her iki vergi dairesinin alacağının 6183 sayılı AATUHK'na dayanmasına karşın sıra cetvelinde iş bu sırada olmalarının usul ve yasalara aykırı olduğunu, ayrıca ilgili alacakların zamanaşımına uğrayıp uğramadığının da yargılamaya muhtaç olduğunu, bu nedenle zamanaşımı itirazlarının da bulunduğunu eksik ve hatalı değerlendirmelere dayalı olarak adi tasfiyeye dair sıra cetveli yapılması gerekir iken iflas müdürlüğü tarafından sanki geminin satışı işlemi gerçeklemiş gibi ‘’pay cetveli’’ hazırlamasının usul ve yasalara aykırı olduğunu, yine, müvekkili bankaya ipotekli gemide müvekkili bankanın alacağına rüçhan/öncelik teşkil edecek şekilde hatalı sıra cetveli düzenlenmesi sebebiyle de müvekkili bankanın da sırasına itiraz etme ve sıra cetvelinin iptalini talep etme zorunluluğu doğduğunu belirterek işbu sıra cetvelinin tamamının terkinini ve sırasına itiraz edilen alacaklılara düşecek bedellerin müvekkili bankaya ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>CEVAP Dava dilekçesi davalılara tebliğe gönderilmemiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece; dava konusu uyuşmazlığın alacağın esas veya miktarına ilişkin değil, ilgili iflas idaresi tarafından sıra cetveli düzenlenmesi usulüne ilişkin olduğu, bu nedenle, icra mahkemelerinin görevli olduğu gerekçesi ile davanın usulden reddine karar verilmiştir.<br>İSTİNAF NEDENLERİ Karar yasal süresinde davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir. Davacı vekili istinaf nedenleri olarak; görevsizlik kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, iflas dosyası üzerinden hazırlanan Adi tasfiyede sıra Cetveli nezdinde alacak kaydı yaptıran tüm gerçek ve tüzel kişilerin sırası ve alacaklarının niteliğinin hatalı tespit edilmesi üzerine iş bu davanın açıldığını, İİK 235. Maddesinde açıkça itirazın alacağın esas veya miktarına taallük etmemesi halinde İcra Mahkemelerinde görülebileceğinin belirtildiğini, iş bu davanın niteliği itibariyle alacağın esas ve miktarının da değerlendirileceğini, bir alacağın gemi alacağı olup olmadığı, kanundan doğan rehin haklarının bulunup bulunmadığı hususunun TTK 5/2 maddesi uyarınca Denizcilik İhtisas Mahkemesinde tartışılıp değerlendirilmesi gerektiğini, yerleşik Yargıtay kararları ve doktrin görüşü uyarınca iş bu davada görevli Mahkemenin Asliye Ticaret Mahkemeleri olduğunu belirterek ilk derece Mahkemesinin görevsizlik kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir.<br>DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE GEREKÇE: HMK'nın 355. ve 357. maddeleri gereğince istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle bağlı olarak ve kamu düzenine aykırılık hususlarını da gözetilerek yapılan inceleme neticesinde;  Şikayet, İİK'nun 235. maddede düzenlenen sıra cetveline itiraz istemine ilişkindir. İİK 235. Maddede, sıra cetveline itiraz edenlerin, cetvelin ilanından itibaren 15 gün içinde iflasa karar verilen yerdeki ticaret mahkemesine dava açmaya mecbur olduğu düzenlenmiştir. Müflis şirket hakkında İstanbul ... İflas  Müdürlüğü'nün ... İflas sayılı dosyası ile  düzenlenen 14.06.2024 tarihli basit tasfiyede  sıra cetvelinin Ticaret sicil gazetesinde 21.06.2024 tarihinde, Türkiye Gazetesinde 22.06.2024 tarihinde ilan edildiği,  işbu davanın 01.07.2024 tarihinde açıldığı, buna göre İİK 235. Maddesinde belirlenen hak düşürücü süre içerisinde olduğu anlaşılmıştır. İstinafa konu uyuşmazlık, Mahkemece verilen görevsizlik kararının yerinde olup olmadığı noktasında toplanmıştır. İflas idaresinin, sıra cetvelini düzenlerken uyması gereken iflas hukuku kurallarına aykırı hareket ettiği veya yaptığı bir işlemin hadiseye uygun olmadığı iddia edilirse, bu halde sıra cetveline karşı şikayet yoluna başvurulur (İİK'nın m.227; m.16). Şikayet sebeplerinden en önemlisi, bir alacaklının kendisine verilen sıraya itiraz etmesidir (m. 235, IV). Buna göre, alacağı sıra cetveline kabul edilen bir alacaklı, alacağının esas ve miktarına değil de, yalnız alacağına verilen sıraya itiraz ediyorsa, bunu şikayet yolu ile icra mahkemesine bildirir. Diğer şikayet sebeplerine örnek olarak; sıra cetvelinin açık olmaması, bu husustaki kanun hükümlerine (İİK'nın m.233-234) uyulmamış olması, sıra cetvelinin ilan edilmemiş olması, masaya yazdırılmış olan bir alacağın unutulmuş olması, masa alacaklarının da sıra cetvelinde gösterilmiş olması, reddedilen bir alacağın neden dolayı reddedildiğinin, yani red  sebeplerinin gösterilmemiş olması gösterilebilir. (Prof. Dr. Baki Kuru, İcra ve İflas Hukuku, El Kitabı, 2. Baskı, 2013, Ankara, sh 1329) Bir alacaklı, kendi sırasına veya iflâs hukuku kurallarının yanlış uygulandığına (şikayet) değil, kendi alacağı hakkında nedenleri gösterilerek verilen red veya kısmen kabul kararının esasına (kayıt ve kabul davası açarak) veya bir başka alacaklının alacağına veya onun sırasına  (kayıt terkin davası açarak) itiraz ediyorsa ticaret  mahkemesine dava açmalıdır. İİK'nın 233. maddesine göre sıra cetvelinde, kabul edilmeyen alacaklar red sebepleri ile birlikte gösterilir. İİK'nın 235.1. maddesi uyarınca iflas sıra cetveline yönelik itirazlar (kayıt kabul ve kayıt terkin davaları) kural olarak genel mahkemelerde (Asliye Ticaret Mahkemesinde) görülür. Şikayetçi sadece kendi sırasına yönelik itirazlarını, husumet iflas idaresine yöneltilerek İİK'nın 235. son maddeleri uyarınca icra mahkemesinde ileri sürmelidir. İflas sıra cetvelinde başka bir alacaklının kabul edilen miktar kadar alacağı bulunmadığına ya da sırasına yönelik itiraz, o alacağın sıradan terkin edilmesi talebini içerdiğinden, şikayet olarak icra mahkemesinde değil, İİK'nın 235.2. maddesi uyarınca sırasına itiraz edilen alacaklıya husumet yöneltilerek dava yolu ile genel mahkemede  (Asliye Ticaret Mahkemesinde) ileri sürülmelidir. (Yargıtay 23. Hukuk Dairesinin 27.01.2016 tarih 2015/4147 E. 2016/408K. Sayılı ilamı)  İİK 235. Maddesine göre ise  iflastan sonra oluşturulacak sıra cetveline ilişkin olup,  bu maddeye göre sıra cetveline itiraz edenler, cetvelinden ilanından itibaren 15 gün içinde, iflasa karar verilen yerdeki ticaret mahkemesine dava açmaya mecburdurlar. Somut uyuşmazlıkta, şikayetçi (kendi alacağının) esas ve miktarına değil, diğer alacaklıların alacağının esasına ve sırasına, kendi alacağı bakımından ise sadece alacağına verilen sıraya itiraz etmektedir. Öncelikle çözülmesi gereken mesele, şikayetçinin hem kendi sırasına, hemde şikayet olunanın sırası ve alacağının varlığına ilişkin yaptığı itirazın birlikte genel mahkemelerde görülüp görülemeyeceği hususudur. Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 12.10.1989 tarih ve 6467 E., 5275 K. sayılı kararı göz önüne alındığında, usul ekonomisi açısından davaların birlikte görülebileceği anlaşılmaktadır. Yine Yargıtay 23 Hukuk Dairesinin 2016/2445 E-2016/5683 K sayılı 06.12.2018 tarihli kararında; \"İİK'nın 235/1. maddesi uyarınca iflas sıra cetveline yönelik itirazlar Asliye Ticaret Mahkemesinde görülür. Şikayetçi sadece kendi sırasına yönelik itirazlarını, husumet iflas idaresine yöneltilerek İİK'nın 235/son maddeleri uyarınca şikayet olarak icra mahkemesinde ileri sürmelidir. Ancak itirazın, hem alacağın esas ve miktarına hem de sıraya yönelik olması durumunda uyuşmazlığın genel  mahkemede görülmesi gerekir. Dairemizin yerleşmiş içtihatları bu yöndedir. Somut olayda, davacı hem sıraya hem de alacağının esasına yönelik itirazda bulunmuştur. Bu durumda mahkemece Dairemizin yerleşmiş içtihatları ve usul ekonomisi gereği iflas idaresine karşı dava açıldığı hususu da göz önünde bulundurularak sıraya ilişkin şikayetin de çözümlenmesi gerekirken sıraya ilişkin şikayetle ilgili görevsizlik nedeniyle ret kararı verilmesi doğru görülmemiştir.\"denilmiştir. Sonuç olarak yukarıda  açıklandığı üzere, somut olayda şikayet iflastan sonra oluşturulan sıra cetveline ilişkin alacağın esas ve miktarına yönelik olduğundan,  görevli mahkeme İİK 235/1 maddesi gereğince asliye ticaret mahkemesidir. Bununla birlikte davacının hem sıraya hem de alacağın esasına yönelik iki ayrı talebi olduğu anlaşılmıştır. İtiraz ve şikayet birlikte açıldığına göre,  usul ekonomisi gereğince iflas idaresine karşı da dava açıldığı dikkate alınarak sıraya ilişkin şikayetin de çözümlenmesi gerekir. Bu nedenle Mahkemece görevsizlik kararı verilmesi isabetli olmamıştır. Açıklanan nedenlerle , davacı vekilinin istinaf talebinin kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının HMK 355.maddesi ve HMK 353/1.a.6 maddesi uyarınca kaldırılmasına dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.<br>H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere; 1-Davacı istinaf başvurusunun esasa ilişkin sebepler incelenmeksizin  KABULÜNE,2-İstanbul 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2024/398 Esas, 2024/539 Karar sayılı ve 02/07/2024 tarihli kararının HMK'nın 353/1-a.6 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA,3-Dosyanın, Dairemiz kararına uygun şekilde yargılama yapılmak ve  yeniden bir karar verilmek üzere mahal Mahkemesine İADESİNE, 4-Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 492 sayılı Harçlar Kanununa bağlı tarife gereğince alınması gereken 615,40 TL istinaf karar harcından davacı tarafça peşin olarak yatırılan 427,60 TL harcın mahsubu ile bakiye 187,80 TL harcın davacıdan tahsili ile HAZİNEYE İRAT KAYDINA, 5-Davacı tarafın yaptığı istinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince yeniden verilecek kararda dikkate alınmasına, Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-a-6 bendi gereğince kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi.20/03/2025</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"e9240be1820a4b74","SID":"a39972901747ef7a"}}