{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C. KONYA . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ    Esas-Karar No: ... E. - ... K. <br>                        T.C.<br>                     KONYA                                                                          TÜRK MİLLETİ ADINA<br>. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ                                                                 KARAR              <br>ESAS NO\t: <br>KARAR NO: <br><br>BAŞKAN\t: <br>ÜYE\t: <br>ÜYE\t: <br>KATİP\t: <br><br>DAVACI\t: <br>VEKİLLERİ\t: <br>DAVALI\t: <br>VEKİLİ\t: <br>DAVA\t: LİMİTED ŞİRKET GENEL KURUL (ORTAKLAR KURULU) KARARININ İPTALİ<br>DAVA TARİHİ\t: <br>KARAR TARİHİ\t: <br>GEREKÇELİ KARARIN<br>YAZILDIĞI TARİH \t: <br><br>Davacı tarafından davalı aleyhine açılan davanın yapılan yargılaması sonunda;\t<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ\t:<br>Davacı vekili 25/04/2023 tarihli dilekçesiyle; davacının davalı şirketin ortağı olduğunu, davalı şirketin 25/01/2023 tarihli genel kurulunda (ortaklar kurulunda) alınan kararların tamamının, toplantı çağrı usulüne uyulmaması, kendilerinin muhalefet şerhinin tutanağa yazılmaması ve alınan kararların kanun, anasözleşme ve iyi niyet prensiplerine aykırı olması nedeniyle iptalinin gerektiğini beyan ederek, davalı şirketin 25/01/2023 tarihli genel kurulunda alınan bütün kararların iptaline karar verilmesini dava ve talep etmiştir. <br>Dilekçeler aşaması tamamlanmış, taraflara duruşma gününü bildirir davetiye tebliğ edilerek duruşma açılmıştır.<br>Davalı vekili, öncelikle dava şartı yokluğu nedeniyle ve ayrıca hak düşürücü süre ve zamanaşımı süresinin geçmesi nedeniyle davanın reddini, aksi takdirde esastan reddini istemiştir.<br>Dava konusu genel kurul (ortaklar kurulu) kararına ilişkin ticaret sicili müdürlüğü kayıtları, taraflar arasındaki Mahkememizin ... E. sayılı ve ... E. sayılı başka davalarına ilişkin belge suretleri dosyamıza getirtilmiş, bilirkişi heyetinden 08/07/2024 tarihli rapor alınmış ve taraf tanıkları dinlenilmiştir. <br>İncelenen dosya kapsamı ve toplanan deliller bir bütün halinde değerlendirildiğinde; <br>Dava, \"Limited Şirket Genel Kurul (ortaklar Kurulu) Kararının İptali\" davasıdır.<br>Somut olayda ; davacı taraf, davalı şirketin 25/01/2023 tarihli genel kurulunda alınan kararlara muhalefet ettiği halde muhalefet şerhinin toplantı tutanağına yazılmadığı, toplantı çağrı usulüne uyulmadığı ve alınan kararların kanun, anasözleşme ve iyi niyet prensiplerine aykırı olduğu gerekçesiyle iptalini istemiştir. <br>Davalı taraf, zamanaşımı ve hak düşürücü süre itirazında bulunmuş ise de; bu davaya ilişkin zamanaşımı süresinin bulunmaması, davanın karar tarihinden itibaren 3 aylık hak düşürücü süre içerisinde açılmış olması nedeniyle davalı tarafın bu yöndeki itirazları kabul edilmemiştir. <br>Dosya kapsamına uygun görülerek hükme esas alınan bilirkişi heyetinin 08/07/2024 tarihli raporuna göre; dava konusu toplantıda tüm hisselerin temsil edilmiş olduğu, davacı yönünden vekaletle ve bir kısım hissedarlar yönünden de kayyım aracılığıyla temsil ve katılım sağlandığı, vekaletle temsil ve kayyımla temsil yönünden herhangi bir aykırılık bulunmadığı, toplantıya çağrının yasaya uygun olarak (6102 s. TTK'nin 617/1. maddesine göre) müdür ... tarafından yapıldığı, toplantıda bütün hisselerin temsil edilmiş olması nedeniyle toplantıya çağrıda da herhangi bir usulsüzlük bulunmadığı, toplantıda davacı tarafın muhalefet şerhinin bulunmadığı, davanın 3 aylık hak düşürücü süre içerisinde yetkili ve görevli mahkemesinde açıldığı, toplantıda alınan kararların genel kurulun yetkisinde olan kararlar olduğu ayrıca, alınan kararların kanun, anasözleşme ve iyi niyet prensiplerine herhangi bir aykırılığının tespit edilemediği belirlenmiştir. <br>6102 s. TTK'nin 617/3. maddesine göre, \"(3) Toplantıya çağrı, azlığın çağrı ve öneri hakkı, gündem, öneriler, çağrısız genel kurul, hazırlık önlemleri, tutanak, yetkisiz katılma konularında anonim şirketlere ilişkin hükümler, Bakanlık temsilcisine ilişkin olanlar hariç, kıyas yoluyla uygulanır. Her ortak kendisini genel kurulda ortak olan veya olmayan bir kişi aracılığıyla temsil ettirebilir.\"<br>Yargıtay HGK’nun 17.11.2022 gün ve ... E. ... K. sayılı emsal içtihadına göre de, \"Anonim şirketlerin genel kurul toplantılarında alınan kararlar, toplantıda hazır bulunup bulunmaması yahut karara olumlu oy verip vermemesinden bağımsız olarak şirketteki tüm pay sahipleri için geçerli olmaları sebebiyle usul ve yasaya aykırı genel kurul kararlarının iptali için başvurulabilecek imkânlardan biri olan genel kurul kararlarının iptali davası, TTK’nın 445 ve devamındaki maddelerde düzenlenmiştir. Bu bağlamda TTK’nın 445. maddesi gereğince aynı Kanun’nun 446. maddesinde belirtilen kişiler kanun veya esas sözleşme hükümlerine ve özellikle dürüstlük kuralına aykırı olan genel kurul kararları aleyhine, karar tarihinden itibaren üç ay içerisinde, şirket merkezinin bulunduğu yerdeki asliye ticaret mahkemesinde iptal davası açabileceklerdir. Maddede sayılan sebepler tahdidi olmayıp somut duruma göre hukukun genel ilkelerine aykırı ve nesnellikten uzak nitelikte olan genel kurul kararlarının iptali mümkündür (... : Sermaye Ortaklıklarının Yeni Hukuku, İstanbul 2015, s. 393)…<br>Buna göre öncelikle genel kurul toplantısında asaleten yahut vekâleten hazır bulunan pay sahibinin, iptalini istediği genel kurul kararının alınması anında yapılan oylamada alınacak karara olumsuz oy vermesi gerekir. Olumsuz oydan maksat alınan karar aleyhine oy verme olup iptali istenen genel kurul kararına karşı olumlu oy verip kararın alınmasına sahip olduğu pay itibariyle destek olan pay sahibi, TTK’nın 545. maddesi kapsamında anılan kararın iptalini talep edemez. Bu koşul ile amaçlanan husus pay sahibinin çelişkili davranışlarının önüne geçmek olup bu hüküm ile genel kurul kararlarının iptali hususunda çelişkili davranış yasağı (venire contra factum proprium) benimsenmiştir.<br>Türk Ticaret Kanunu’nun 446/1-a maddesi kapsamında toplantıda hazır bulunan pay sahibinin genel kurulda alınan bir kararın iptalini talep koşullarından bir diğeri ise iptalini istediği karara karşı muhalefetini tutanağa geçirmiş olmasıdır. Muhalefet şerhiyle alınan karara karşı çıkıldığına ve iptal davası açma hakkının saklı tutulduğuna dikkat çekilmiş olur. Bu bakımdan pay sahibinin karşı çıktığı karara karşı tutanağa geçirtmiş olduğu muhalefet şerhi alınan genel kurul kararının geçerliliğine yahut uygulanmasına etki etmez. Hemen belirtilmelidir ki; TTK’nın 446/1-a maddesindeki muhalefet şerhinin gerekçeli olması gerekmediği gibi gerekçeli olarak belirtilen muhalefet şerhindeki gerekçeden farklı nedenlere dayalı olarak da muhalif olunan genel kurul kararının iptali istenebilir. <br> Muhalefet şerhi, pay sahibinin TTK’nın 446/1-a maddesine kapsamında açacağı iptal davası için bir külfet niteliğinde olup pay sahibi, muhalefet şerhi şartını yerine getirmezse iptal davası açma hakkını kaybeder. Bu çerçevede iptali istenen karara karşı pay sahibinin muhalefetinin tutanağa geçirilmesi, genel kurul iptali davası açısından önemli bir koşul olup bu koşul 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (HMK) 114/2. maddesi kapsamında özel dava şartı olarak nitelendirilebilir.<br> Dolayısıyla genel kurul toplantısında hazır bulunan pay sahibinin olumsuz oy kullandığı ve TTK’nın 445. maddesi kapsamında iptalini talep edeceği genel kurul kararına karşı muhalefetini toplantı tutanağına geçirtmemiş olması durumunda açılan davanın HMK’nın 115. maddesi çerçevesinde usulden reddine karar verilir...<br>Türk Ticaret Kanunu’nun 446/1-a maddesi kapsamında aranan muhalefetin genel kurul toplantısı sırasında alınacak kararlara ilişkin görüşmeler sırasında ve gündem maddesine dair oylama öncesinde değil oylama sırasında ve olumsuz oy kullanılan kararın alınmasından sonra tutanağa geçirtilmesi gerekir. Bu bağlamda iptali istenen gündem maddesinde belirtilen kararın alınmasından önce peşinen muhalefet, TTK’nın 446/1-a maddesi anlamında geçerli bir muhalefet olarak nitelendirilemez. Başka bir anlatımla; madde metninde karara muhalefetin tutanağa geçirtilmesi gerektiği ifade edilmekle, henüz ortada oylanan bir karar yokken gündemin görüşülmesinden ve kararın alınması için yapılması gereken oylamadan önce karara muhalif olduğunu belirtmek genel kurul kararının iptali davası için TTK’nın 446/1-a maddesi uyarınca gereken muhalefet koşulunun yerine geçmez. Buna ek olarak gündemin görüşülmesi sırasında gündemde oylanacak hususa ilişkin eleştiri düzeyindeki açıklamalar da TTK’nın 446/1-a maddesi kapsamındaki muhalefet olarak nitelendirilemez. Zira muhalefet şerhinden, toplantıda alınan karara karşı açıkça muhalif olunduğunun anlaşılması gerekir Bunun yanında muhalefetini yazdırması engellenen pay sahibi, bu durumu ispat ve diğer koşulların varlığı ile genel kurul kararının iptalini dava edebilir.\"<br>Dava konusu genel kurulda (ortaklar kurulunda) alınan kararların yokluk veya butlanını gerektiren sebepler tespit edilmediğinden, bu davanın açılması için toplantıya katılan davacının (vekilinin) alınan kararlara muhalefet şerhinin bulunması gerektiği, bu hususun yukarıda yazılı Yargıtay HGK'nin emsal içtihadında da belirtildiği üzere özel bir dava şartı olduğu sonucuna varılmıştır. <br>Davacı taraf, muhalefet şerhi yazdırmak istedikleri halde toplantı da engellendiklerini ve muhalefet şerhlerinin yazılmadığını iddia etmiştir. <br>Bu hususta her iki tarafın tanıkları dinlenilmiş, davacı tanığı ve aynı zamanda davacının vekili de olan Murat İlhan, muhalefetlerinin tutanağa geçirilmediğini bildirmiş ise de, davalı tarafın dinlenen ve içlerinde davalı tarafın vekilinin de bulunduğu diğer tanık anlatımlarından davacı tarafın muhalefet şerhinin tutanağa geçirilmemesi ve davacı tarafın engellenmesi gibi bir durumun olmadığını bildirmişlerdir. <br>Tarafların tanıklarının beyanlarının tamamen aksi yönde olması ve taraf tanıkların herhangi birisinin anlatımına üstünlük tanınamaması nedeniyle, davacı tarafın kendi muhalefet şerhlerinin tutanağa geçirilmediği hususunu ispat edemediği, toplantıdan sonra herhangi bir yolla muhalefet şerhlerinin davalı şirkete gönderildiğinin de iddia ve ispat edilemediği sonucuna varılmıştır. <br>Davacı taraf, dava dilekçesinde her ne kadar yemin deliline de dayanmış ise de, 6100 s. HMK'nin 226/1-c maddesine göre, yemin edecek kişiyi (davalı şirket temsilcisini) ceza soruşturması ya da kovuşturması ile karşı karşıya bırakacak vakıalar yemin konusu olamayacağından, bu konuda davacıya davalı tarafa yemin teklif edip etmeyecekleri sorulmamıştır. <br>Davacı taraf, alınan kararlara muhalefet ettiklerini ve muhalefetlerinin tutanağa yazılmadığını, bu konuda engellendiklerini ispat edemediğinden, alınan kararlara muhalefet şerhlerinin bulunmadığı sonucuna varılmıştır. <br>Alınan kararların batıl veya yokluk sebepleri bulunmadığından ve muhalefet şerhinin bulunması dava açılması için özel kanunlarda yer alan dava şartı olup, bu şartın davacı tarafından yerine getirilmediği anlaşıldığından, davacının davasının dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine karar vermek gerekmiş ve oluşan vicdani kanaat ile aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM\t\t: Yukarıda açıklanan gerekçelerle ;<br>1-Davacının davasının DAVA ŞARTI YOKLUĞU NEDENİYLE USULDEN REDDİNE, <br>2-Karar tarihi itibariyle alınması gereken 615,40 TL. maktu ret karar ve ilam harcından peşin alınan 179,90 TL. harcın mahsubu ile kalan 435,50 TL. harcın davacıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına, <br>3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderleri ile gerekçeli karar tebliği için davacı avansından yapılacak olan yargılama giderlerinin davacının kendi üzerinde bırakılmasına, <br>4-Davalı tarafından yapılan 1.871 TL. yargılama giderinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, <br>5-Karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca davalı vekili için 30.000 TL. maktu vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,<br>6-Taraflarca yatırılan gider avansından artan kısmın, 6100 s. HMK'nın 333. maddesine göre karar kesinleştiğinde ve re'sen davacıya iadesine,   <br>Dair ; davacı vekili ile davalı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 6100 s. HMK'nın 345. maddesi gereğince ( 2 ) hafta içerisinde, Konya BAM ilgili Hukuk Dairesi Başkanlığına sunulmak üzere Mahkememize verilecek dilekçe ile istinaf yolu açık olmak üzere ve oy birliğiyle verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 12/03/2025<br>       <br>Başkan                 Üye \t               Üye  \t     Katip <br><br><br><br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"e49741c16875fc50","SID":"c9f7f1ef7a5c1596"}}