{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>44. HUKUK DAİRESİ<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F  M A H K E M E S İ  K A R A R I<br>DOSYA NO:2025/347 Esas<br>KARAR NO:2025/503<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ:İstanbul 4. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi<br>TARİHİ:17/01/2025 ara karar <br>NUMARASI:2024/150 E. <br>DAVANIN KONUSU:Marka (Tecavüzün Tespiti İstemli)<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ:27/03/2025<br>Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda;<br>G E R E Ğ İ  D Ü Ş Ü N Ü L D Ü:<br>DAVA:Davacı vekili ihtiyati tedbir talepli dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin 2010 yılında kurulmuş, spor kıyafetleri ile koşu ayakkabıları tasarlayan ve pazarlayan İsviçre menşeili bir atletik ayakkabı ve performans spor giyim şirketi olduğunu, ayakkabılarında ...adı verilen patentli bir tasarım olan özel yastıklama teknolojisi kullandıklarını, TPMK nezdinde ..., ... ve ... ibareli tescilli markaları bulunduğunu, müvekkilinin kendi tanıtım ve paylaşımlarında kullandığı fotoğraf ve grafik eserlerin FSEK 4. Madde uyarınca güzel sanat eseri olarak koruma altında bulunduğunu, müvekkilinin \"...\" alan adını 25 Ocak 1993 tarihinde tescil ettirdiğini ve kullandığını, davalıların müvekkilinin izni olmaksızın ... markalarını ve telif hakkına sahip olduğu fotoğrafları izinsiz şekilde kullanarak marka ve telif haklarına tecavüz ve haksız rekabet yarattığını beyanla; davalıların mütecaviz fiilleri  suretiyle yaratılan müvekkilin eser sahipliğinden doğan telif haklarının ihlali , marka tecavüzü  ve haksız rekabet durumunun tespitini, e tespit tutanakları  dikkate alınmak suretiyle mevcut marka tecavüzü ve haksız rekabet durumu nedeniyle ve esas davanın etkinliğini sağlamak, daha sonra tazmini mümkün olmayan zararların önüne geçmek amacıyla , davalıların kötü niyetli de dikkate alınarak gıyapta, takdiren teminatsız olarak gerekli görülürse karşı taraflara tebliğden önce bilirkişi raporu da alınıp inceleme yapılmak suretiyle ihtiyati tedbir kararı verilmesini, tanıtım ve satışının yapıldığı internet sitelerine (...-..., -... adresleri) Türkiye'den erişimin engellenmesini, - ,Türkiye genelindeki tüm gümrük müdürlüklerine iletilmek üzere , Gümrükler  Genel Müdürlüğüne müzekkere yazılarak davalılar tarafından ithalat, ihracat ve transit rejine sokulan müvekkilin markalarını izinsiz olarak içeren ürünlerin gümrüklerde durdurulmasını, durdurma işleminin tarafına bildirilmesini, tespit edilen müvekkilin eser sahipliğinden doğan haklarının ihlali , marka tecavüzü ve haksız rekabet durumunun önlenmesini ,sonuçlarının ortadan kaldırılmasını, müvekkilin tescilli markalarının davalılar tarafından mevcut tüm kullanımlarının engellenmesini, talep etmiştir.İstanbul 4. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 20/12/2024 tarihli  2024/150 Esas sayılı 20/12/2024 tarihli ara kararı ile \"1-6100 sayılı HMK'nun 389-390. maddeleri ile 6769 sayılı SMK'nun 159. maddesi gereğince İHTİYATİ TEDBİR TALEBİNİN TAKDİREN 400.000 TL (dörtyüzbinbintürklirası) nakdi teminat veya aynı miktarda kesin ve süresiz banka teminat mektubu ibrazı şartıyla KABULÜNE, 2-TPMK  nezdinde davacı  tescilli ... numaralı \"şekil\" ibareli, ... numaralı \"...\" ibareli, ... numaralı \"...\" ibareli, ... numaralı \"...\" ibareli, ... numaralı \"...\" ibareli markalardaki ibare ve şekillerin bulunduğu  davalılara ait ürünlerin;  davalının adreslerindeki üretim, dağıtım, tanıtım, ithalat, ihracat ve satışının durdurulmasına, önlenmesine, markalardaki bu ibare ve şekillerin bulunduğu davalılara ait ürünlere ve bu ürünlere ait ilan, reklam, broşür, afiş, ambalaj, etiket, kutu, iş evrakı,katalog ve her türlü tanıtım ve promosyon araçlarına Türkiye sınırları içinde  veya  gümrük ve  serbest liman veya bölge  gibi alanlar  dâhil bulundukları  yerlerde el konulmasına, el konulan ürünlerin bu aşamada masrafı  davacı  tarafından karşılanmak üzere yediemine tevdiine, 3-Davalıya ait olduğu tespit edilen https://...-tr.com/ internet adresine erişimin engellenmesine,4- Davalıya ait olduğu tespit edilen .../ isimli internet adresinde dosya içerisinde alınan 09/12/2024 tarihli bilirkişi raporunda tespit edilen ürün ve içerikler ile yine bulunması halinde yukarıda belirtilen davacı adına tescilli marklarda bulunan ibare ve şekillerin bulunduğu içerik ve ürünlerin bu internet sitesinden çıkarılması için ara kararın davalılara tebliğ edildiği tarihten itibaren başlamak üzere davalılara iki haftalık kesin süre verilmesine, verilen kesin süre içerisinde bu ürünlerin ve içeriklerin çıkarılmaması halinde internet sitesine  erişimin engellenmesi hususunun talep halinde ayrıca değerlendirilmesine 5-HMK'nın 393/2 maddesi gereğince  bu tedbirin İstanbul Nöbetçi İcra Dairesi aracılığıyla infazına, infazda terettüde mahal vermemek için alınan 09/12/2024 tarihli bilirkişi raporunun  karara eklenmesine,\" şeklinde karar verildiği görülmüştür.Davalı vekilinin 20/12/2024 tarihli ara karara karşı vermiş olduğu 03/01/2025 tarihli itiraz dilekçesinde özetle; Müvekkilinin yurt dışından ürünleri orijinal olarak satın alan ve bu kapsamda uluslararası tükenme ilkesi kapsamında paralel ithalat yapan bir firma olduğunu, müvekkilinin uzun yıllardır bu şekilde ticaret yapmakta olduğunu, Türkiye piyasasında bulunmayan veya tüketici tarafından tercih edilen ürünleri orijinal olarak satın almak suretiyle ülkeye sokmakta ve tekrar satışını yaptığını,  müvekkili ... A.Ş.'nin  “...” ibareli markaların Türkiye nezdinde tescilli olduğunu ancak kullanılmadığını tespit ettiğini, bu kapsamda 09.01.2024 tarihinde ..., ... ve ... nolu markaların kullanılmama nedeniyle iptali ile ... tescil nolu markanın salt yasal 5 yıllık sürenin yenilenmesi amacıyla tescil edilmesinin kötüniyetli olması nedeniyle hükümsüzlüğü talepli Ankara 2. FSHHM'nin 2024/12 esas sayılı dosyası ile davayı açtığını, davanın derdest olduğunu, hükümsüz kılınacağı veya iptal edileceği muhtemel olan ... ve ... nolu markalara dayalı ihtiyati tedbir kararı verilmesinin mümkün olmadığını, davacı vekili dava dilekçesinde ..., ... ve ... nolu “...” esas unsurlu markalarının ihlal edildiğini iddia ettiğini İhtiyati tedbire dayanak bilirkişi raporunun sonuç bölümünün 1 nolu bendinde “...” esas unsurlu 3 markanın sadece müvekkil ... Ltd'ye ait “...-tr.com” adlı alan adında kullanıldığının tespit edildiğini, bilirkişi raporunun sonuç kısmının 4 nolu bendinde “...” esas unsurlu markaların “...-tr.com” adlı alan adında gerçekleştirilen kullanımların marka ihlali yarattığını beyan ve gerekçelerle dava konusu ürünlerin tamamının müvekkil ... tarafından meşru mecralardan temin edilip Türkiye'ye getirmiş olduğu orijinal olması, ihtiyati tedbire dayanak ... ve ... nolu ve “...” ibareli markalara yönelik Ankara 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 2024/12 E. Sayılı iptal ve hükümsüzlük davasının mevcut olması ve hükümsüz ve/veya iptal edilmesi olası markalara dayalı olarak ihtiyati tedbir kararının verilmesinin mümkün olmaması, bilirkişiler tarafından gerçekleştirilen tespitlerin sadece web siteleri üzerinden yapılması ve nihayet müvekkil tarafından tanıtımı ve satışı yapılan ürünlerin orijinal olup olmadıklarının değerlendirilmemesi nedenleriyle mahkemece verilen 20.12.2024 tarihli ihtiyati tedbir kararının kaldırılmasına; 1 nolu bentteki talebin kabul edilmemesi durumunda, varlığı iddia edilen taklit markalı ürünlerin, davacı tarafından Mahkeme'ye sunulacak referans ürün ile karşılaştırmasının yapılarak taklit olup olmadığının tespiti yerine, dayanak bilirkişi raporunda salt alan adı üzerinden erişim sağlanan web sitelerinin incelenmesi sonucu düzenlenen raporun esas alınmış olması nedeniyle, “... davalılara ait ürünlerin, davalının “adreslerindeki üretim, dağıtım, tanıtım, ithalat, ihracat ve satışının durdurulmasına, önlenmesine, markalardaki bu ibare ve şekillerin bulunduğu davalılara ait ürünlere ve bu ürünlere ait ilan, reklam, broşür, afiş, ambalaj, etiket, kutu, iş evrakı, katalog ve her türlü tanıtım ve promosyon araçlarına Türkiye sınırları içinde veya gümrük ve serbest liman veya bölge gibi alanlar dahil bulundukları yerlerde el konulmasına, el konulan ürünlerin bu aşamada masrafı davacı tarafından karşılanmak üzere yediemine tevdine...” kaldırılmasına, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacı üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.İstanbul 4. Fikri Ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 17/01/2025 tarih  2024/150 Esas sayılı ara kararı ile;  davacı vekili tarafından sunulan dava dilekçesinde davacı adına tescilli davaya dayanak markalar yönünden davalıların tecavüz ve haksız rekabet oluşturan kullanımlarının bulunduğunun beyan edilerek bu davanın açıldığı, dava dilekçesinde delil tespiti ve tedbir talebinde bulunulduğu, davacı vekilinin delil tespiti talebinin kabul edilerek bilirkişi raporu alındığı, davalıya ait olduğu tespit edilen internet siteleri ve davalıların iş yerinin incelenerek kullanımların tespit edildiği raporun sunulduğu, dosyaya sunulan raporda yapılan tespitler kapsamında davacı adına tescilli  ... numaralı \"şekil\" ibareli, ... numaralı \"...\" ibareli, ... numaralı \"...\" ibareli, ... numaralı \"...\" ibareli, ... numaralı markalar yönünden 20/12/2024 tarihli ara karar ile tedbir talebinin kabulüne karar verildiği, davacı tarafça yasal süresi içerisinde takdir edilen teminatın yatırılarak tedbir kararının uygulanmasının talep edildiği, tedbir kararına karşı davalılar vekili tarafından itiraz edildiği, itirazın duruşmalı olarak değerlendirildiği, davalılar vekilince tedbir kararına konu davacı adına tescilli  ... numaralı \"şekil\" ibareli ve  ... numaralı \"...\" ibareli markalar yönünden Ankara 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 2024/12 Esas sayılı dosyasında kullanmama nedeniyle iptal ve hükümsüzlük talepli dava açıldığının beyan edildiği,Ankara 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 2024/12 Esas sayılı dosyanın incelenmek üzere dosya içerisine alındığı, dosya incelendiğinde yargılamanın devam ettiği henüz bir kararın verilmediği, bir markanın sicilden terkin edilene kadar SMK korumasından yararlanacağı,yine Ankara 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 2024/12 Esas sayılı dosyasında alınan raporlar incelendiğinde dosyadaki somut olay yönünden çelişkili tespitin bulunmadığı, davalılar vekilince satışa sunulan ürünlerin yetkili bayiden paralel ithalat yoluyla hukuka uygun olarak elde edilen orijinal ürünler olduğu yönünde savunmada bulunulmuş ise de bu savunmasının delillerin toplanıp yargılamayı gerektirdiği, davalının davacının yetkili bayisi ve distribütörü olduğu yönünde iddia ve savunmasının da bulunmadığı tüm bu hususlar birlikte değerlendirildiğinde, TPMK tescil kayıtları ve bilirkişi raporunda yapılan tespitler ve diğer deliller birlikte değerlendirildiğinde bu aşamada yaklaşık ispat şartının sağlandığı, ihtiyati tedbirin şartlarının oluştuğu bu nedenle davalılar vekilinin itirazının yerinde olmadığı anlaşıldığından tedbirin kaldırılmasına ilişkin talebin reddine,\" karar verilmiştir.<br>İSTİNAF:Davalılar Vekili İstinaf Dilekçesinde Özetle; müvekkili ... A.Ş.'nin yurt dışından ürünleri orijinal olarak satın alan ve bu kapsamda uluslararası tükenme ilkesi kapsamında paralel ithalat yapan bir firma olduğunu, bu kapsamda müvekkili şirketin uzun yıllardır bu şekilde ticaret yapmakta olup Türkiye piyasasında bulunmayan veya tüketici tarafından tercih edilen ürünleri orijinal olarak satın almak suretiyle ülkeye soktuğunu ve tekrar satışını yaptığını, müvekkili ... A.Ş. “...” ibareli markaların Türkiye nezdinde tescilli olduğunu ancak kullanılmadığını tespit etttiğini, bu kapsamda 09.01.2024 tarihinde ..., ... ve... nolu markaların kullanılmama nedeniyle iptali ile ... tescil nolu markanın salt yasal 5 yıllık sürenin yenilenmesi amacıyla tescil edilmesinin kötüniyetli olması nedeniyle hükümsüzlüğü talepli davayı  açtığını.- Mahkemece ihtiyati tedbire dayanak gösterilen “...” ibareli ... ve ... markalar hakkında kullanmama nedeniyle iptal ve hükümsüzlük davaları açıldığını ve derdest olduğunu, HMK 389 ve SMK 159. Maddeler gereğince ihtiyati tedbir koşullarının oluşmadığını, bir an için eldeki tespit ve ihlal davasında mübrez bilirkişi raporunun varlığında talepte bulunan ...,...’un ihlal iddiasını yaklaşık olarak ispat ettiğinin kabulünde dahi, ihlal iddiasına dayanak olan tescilin hükümsüz kılınıp kılınamayacağının ya da iptal edilip edilmeyeceğinin de değerlendirilmesi, karşı tarafça ihlale dayanak tescilin hükümsüzlüğüne ilişkin bir iddia var ise bu iddianın ciddiyeti değerlendirilmesi ve son olarak silahların eşitliği ilkesi gereği ihlalci olduğu iddia edilen tarafa hükümsüzlük iddiasını yaklaşık olarak ispat etmesi için imkan sağlanması gerektiğinin düşünüldüğünü.-Yargıtay 11.Hukuk Dairesi’nin 02.01.2013 tarihli 2013/2309 E. 2013/4127 K.sayılı kararında “…açılan hükümsüzlük davası göz önünde bulundurulduğunda taraflar arasındaki üstün hakkın belirlenmesinin yapılacak yargılamayla belirleneceği ve tedbir kararı verilmesi halinde bunun davalı tarafın ticari faaliyetinin tamamen sona erdirilmesi sonucuna yol açacağı gerekçeleri ile HMK’nın 389.maddesinde belirlenen şartlara uymayan ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verilmiştir” denildiğini, yine Yargıtay 11.Hukuk Dairesinin 05.03.2013 tarihli ve 2013/2309 E.ve 2013/4127 K. sayılı ilamında “…hükümsüzlük davası dikkate alındığında; taraflar arasındaki uyuşmazlığın esası ile ilgili konu ve üstün hak belirlemesinin yargılamaya muhtaç olduğu, davanın esasını çözecek şekilde ihtiyati tedbir kararı verilmesi mümkün olmadığı, verilecek tedbir kararının karşı tarafın tüm haklarını yok edebilecek nitelikte olacağı gerekçesiyle ihtiyati tedbir talebinin reddine” denilerek hükümsüzlük davasının varlığında ihtiyati tedbir verilemeyeceğinin hüküm altına alındığını.-Doktrin ve yüksek yargı kararlarında ittifakla kabul edildiği üzere ihtiyati tedbire konu hakka yönelik hükümsüzlük/iptal iddiasının mevcudiyeti durumunda öncelikle bu iddianın incelenmesi, tedbire dayanak tescil hakkındaki hükümsüzlük ve iptal davalarının sonuçlarına göre ihtiyati tedbir yönünde bir karar verilmesi gerekirken gerek Bölge Adliye Mahkemesi gerekse Yargıtay içtihatları ile taban tabana zıt bir şekilde “markalar sicilde tescilli olduğu sürece korumadan yararlanır…” şeklinde bir gerekçe ile ileride müvekkil nezdinde geri döndürülemez zararlara yol açabilecek şekilde tedbir kararı verilmesinin usul ve yasaya uygun olmadığını.- Bir an için davaya dayanak markalar hakkında açılan iptal ve hükümsüzlük davalarının gerek Yerel Mahkeme, gerek Bölge Adliye gerekse Yargıtay aşamasında müvekkili lehine sonuçlanması durumunda eldeki davanın dayanaksız kalacağnı, verilen ihtiyati tedbir kararının da salt müvekkiline bu süreçte zarar vermiş olacağını, mahkemenin sadece davacı firmanın yurtdışı menşei bir firma olduğunu, müvekkilinin ise Türkiye’de paralel ithalat yapan bir firma olarak adeta doğrudan suçlu olduğu sonucuna vararak bir karar verdiğini.-İhtiyati Tedbire Konu edilen “...” Esas Unsurlu Markalar Hakkında:Davacı vekilinin dava dilekçesinde ..., ... ve ... nolu “...” esas unsurlu markalarının ihlal edildiğini iddia etmişse de, ihtiyati tedbire dayanak bilirkişi raporunun sonuç bölümünün 1 nolu bendinde “...” esas unsurlu 3 markanın sadece müvekkil... Ltd’ye ait “...-tr.com” adlı alan adında kullanıldığının tespit edildiğini ,Yine bilirkişi raporunu son kısmının 4 nolu bendinde “...” esas unsurlu markaların “...-tr.com” adlı alan adında gerçekleştirilen kullanımların marka ihlali yarattığını beyan ettiklerini,  tespitlere katılmasalar dahi yapılan tespitin davacıya ait “...” ibareli markaların sadece “...-tr.com” adlı alan adı içeriğinde kullanıldığı, bunun haricinde fiziksel ürünlerde ve/veya ticaret mevkiine çıkartılan ürünler üzerinde hiçbir şekilde “...”ibaresinin kullanıldığına ilişkin bir açıklama yapılmadığını, ancak mahkemenin anılan hususu dikkate almadan “...” esas unsurlu markalara dayalı olarak da itiraza konu kararın 2 nolu bendinde, bilirkişi raporunda sadece web sitesinde kullanım olduğu iddia edilmişken çok geniş kapsamlı bir tedbir kararı verildiğini, müvekkili tarafından üretilen, satılan “...” ibareli herhangi bir ürün bulunmadığını, “...” ibareli markalara dayalı olarak verilen ihtiyati tedbir kararının usul ve yasa ya uygun olmadığını.-Bilirkişi heyeti tarafından yapılan tespitlerin usul, yasa ve özellikle fikri mülkiyet hukukunun temel ilkeleri ile uyuşmadığını, raporun 7.Sayfasında “...-tr.com” adlı alan adı içeriğindeki kullanımların tespit edildiğini, anılan kullanımların alan adı içeriğinde mevcut olduğunu ancak, davacıya ait “...” esas unsuru markalara yönelik iptal ve hükümsüzlük davasının derdest olduğunu, iptal ve/veya hükümsüz kılınması olası markalara dayalı olarak ihtiyati tedbir kararı verilmesinin usul ve yasa ile uygun olmadığını, elen adı içerisinde görselleri verilen kullanımların müvekkili tarafından yurtdışından satın alınan orijinal ürünlerin satışa sunulmasının, tükenme ilkesi gereğince önlenemeyeceğini,  gerek 6769 sayılı yasa gerek mehaz AB Direktif ve Yönetmeliklerinde aranan şartın  tecavüz iddiasına konu malların marka sahibi tarafından veya onun izni ile piyasaya sürülmüş olması gerektiğini, davacının dava dilekçesi ve eklerinde tecavüz oluşturduğunu iddia ettiği ürünlerin bizzat davacının yetkili bayisinden satın alınan ürünler olup tamamının orijinal olduğunu, marka tecavüzü ve haksız rekabet oluşturmayacağını, mahkemenin de gerekçeli kararında bu hususun yargılamayı gerektirdiğini açıkladığını, yargılamayı gerektiren bir hususta tedbir kararı verilmemesi gerektiğini.-“...” Alan Adındaki Kullanımlar yönünden alan adı içeriğinde \"...\" unsurlu kullanımlar bulunduğunun doğru olduğunu ancak iptal ve/veya hükümsüz kılınması olası markalara dayalı olarak ihtiyati tedbir kararı verilmesinin usul ve yasaya uygun olmadığını ayrıca orijinal ürünlerin tekrardan satışa sunulması önünde herhangi bir yasal engel olmadığı,tükenme ilkesi kapsamında değerlendirilmesi gerektiğini.-Bilirkişi heyetinin 04.12.2024 tarihinde gerçekleştirdiği yerinde inceleme esnasında işyerinde yapılan incelemede iş yeri içerisinde marka kullanımına dair ürün veya eşyanın tespit edilemediğini.-Doktrin ve uygulamada haksız rekabet hükümlerinin kümülatif olarak uygulanamayacağının kabul edildiğini beyanla mahkeme kararının kaldırılarak, itirazın kabulü ile tedbir kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.Davacı vekilinin istinaf dilekçesine karşı cevabında; davalılar vekilinin istinaf başvurusunun yerinde olmadığını, tedbir kararının davalıların işyerinde icra edildiğini, davalılar tarafından satışa sunulan, müvekkilinin markalarını taşıyan ürünlere el konulduğunu,...nezdinde başvurdukları Alan Adı Uyuşmazlıkları Tahkim sürecinde ... sayılı dosya ile görüldüğünü,  görülen alan adı uyuşmazlığında idari hakemin 14.10.2024 tarihinde müvekkilin ... Markalarının tüm dünyada ve Türkiye’de öncelikli ve gerçek hak sahibi olduğunun, ...’nin spor giyim ve ayakkabı sektöründe faaliyet gösteren bir şirketin kurucusu olduğu dikkate alındığında ... markasının varlığından habersiz olmasının düşünülemeyeceğini ve ... markalarını taşıyan ürün ve görsellerinin ve ... markasının ilgili internet sitesinde belirgin ve yoğun bir şekilde kullanmasını kasıtlı olarak, iltibas yaratıp haksız kazanç elde etme amacıyla kötü niyetli bir kullanım olarak nitelendirdiğinin belirtildiğini,  davacıya ait <...-tr.com.tr> alan adına karşı ... nezdinde başvurdukları, alan adı şikayeti mekanizmasında da ...-..-(...) sayısı ile görülen alan adı uyuşmazlığında idari hakemin 16.12.2024 tarihinde davalı ... Şirketi’nin kendini müvekkilinden lisans veya onay almış gibi göstermeye çalıştığını,  davacının kasıtlı olarak kullanıcılarda iltibas yaratarak haksız kazanç elde etme amacıyla kötü niyetli bir kullanım gösterdiğini ve spor giyim ve ayakkabı sektöründe faaliyet gösteren bir şirketin kurucusunun müvekkilinin ... markasından habersiz olamayacağını değerlendirilerek iltifaf'a konu alan adının müvekkiline devrine karar verildiğini, söz konusu alan adındaki kullanımlara ilişkin dava dilekçesinde sundukları deliller ve yukarıda yer verilen idari hakem kararlarındaki tespitlerden de görüleceği üzere davalıların söz konusu alan adı ve alan adı içeriği ile dürüst kullanımın sınırlarını aşarak müvekkilinden lisans veya izin almış gibi veya marka sahibi gibi hareket ettiğini, davalıların bizzat müvekkilinin ... ve ... markalarını Türkiye’de tescil ettirme ve kullanma niyetinde olduklarını Ankara 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi nezdinde 2024/12 E. sayısı ile görülen dosyada da açıkça müvekkilinin markalarının gasp amaçları ifade edildiğini, davalılarca gerçekleştirilen marka tescillilerinin itirazları üzerine reddedildiğini, dava dosyasına sunulan delillerin ve bilirkişi raporunun ihtiyati tedbire karar verilmesi  için aranan “yaklaşık ispat” koşulunun gerçekleştiğini beyanla, mahkemece verilen 17/01/2025 tarihli ara kararına karşı davalının istinaf isteminin reddini talep etmiştir. <br>GEREKÇE:Davacı vekilinin dava dilekçesinde, davalıların internet siteleri ve işyerinde müvekkilinin tescilli markaları ve telif hakkına sahip oldukları fotoğraf ve grafik eserleri kullanarak, tescilli markaları ve telif haklarına tecavüz ve haksız rekabet yarattıklarını ileri sürerek, tedbir talep ettiği, ilk derece mahkemesince bilirkişi raporu alındığı, ihtiyati tedbir talebinin kabulüne karar verildiği, davalılar vekilinin ihtiyati tedbire itirazlarının ise reddine karar verildiği anlaşılmıştır.Davalılar vekilinin tedbire itiraz ve istinaf dilekçelerinde;  davacı tarafın ihtiyati tedbire dayanak ... ve ... nolu  “...” ibareli markalara yönelik Ankara 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi’nin 2024/12 E. Sayılı iptal ve hükümsüzlük davasının mevcut olduğu ve hükümsüz ve/veya iptal edilmesi olası markalara dayalı olarak ihtiyati tedbir kararının verilmesinin mümkün olmadığını, bilirkişiler tarafından gerçekleştirilen tespitlerin sadece web siteleri üzerinden yapıldığını ve müvekkili tarafından tanıtımı ve satışı yapılan ürünlerin orijinal olup olmadıklarının değerlendirilmediğini, tedbir talebinin alan adlarında gerçekleştirilen kullanımlara yönelik olduğu halde mahkemece talebin genişletilerek tedbir kararı verilmesinin usul ve yasaya uygun olmadığını ileri sürdüğü anlaşılmıştır.Mahkemece alınan 09/12/2024 tarihli bilirkişi raporunda  ;  aleyhine tespit istenen https://...-tr.com/ alan adında \"...\" ve \"...\" ibaresinin \"... \" \"...\" \"...'daki misyonumuz hareket yoluyla insan ruhunu ateşlemektir.\" şeklinde kullanıldığı, https://...-tr.com/ alan adlı web sitesinin kişisel verilerinin korunması başlıklı sayfasında \"... Şti\" tarafından işletildiği, htpps://...-tr.com alan adının yapılan ... sorgusunda alan adının sahiplik bilgilerine ulaşılamadığı, alan adının sahiplik bilgilerine ... A. Ş 'ye sorularak öğrenilebileceği, alan adının 26/03/2023 tarihinde tescil edilmiş olduğu.-Aleyhine tespit istenen .../ alan adında markasal kullanımların yer aldığı, .../alan adlı web sitesinin \"... A.Ş \" tarafından işletildiği ... alan adının yapılan ... sorgusunda alan adının ... Şti adına kayıtlı olduğu, alan adının 07/05/2024 tarihinde tescil edildiği.- ... alan adının güncel durumda raporun incelenen .../ alan adına yönlendirmiş olduğu, ... alan adındaki geçmiş tarihli dosya konusu markaların kullanılıp kullanılmadığı yönüyle ... üzerinde yapılan incelemelerde davalı ... isimli şirketin kurucusu olarak tanıtıldığı, https://batuspor.com alan adlı web sitesinin \"... Şti. Tarafından işletildiği,...toplama/ adresinin 23/05/2024 tarihli arşiv kaydında bayi kayıt formunun yer aldığı, ... markası bayisi olmak isteyen bayi adaylarının form doldurmak suretiyle iletişim kurmaya yönlendirildiği, bayilik veren şirket unvanın ... A.Ş olarak belirtildiği, batuspor.com alan adının yapılan ... sorgusunda alan adının sahiplik bilgilerinin bulunduğu bilgilerinden kamuya açık verilerden alan adı sahiplik bilgilerine ulaşılamadığı, alan adının sahiplik bilgilerinin gerekli görülmesi halinde ... A.Ş'ye sorularak öğrenilebileceğini, alan adının 10/04/2021 tarihinde tescil edilmiş olduğu.- ... sitesi içeriği incelendiğinde bu web sitesi içeriğinde davacı tescilli markalarını taşıyan spor ayakkabısı ürün görsellerine yer verildiği, bu ürünlerin tanıtıldığı dikkate alındığında bu site içeriğinde yer alan kullanımların ticari etki yaratan kullanımlar olduğu ve bu ... web sitesi içeriğinde tespit edilmiş bu kullanımların davacıya ait ... başvuru nolu , ... başvuru nolu ...şekilli,..başvurulu ... sky şekilli , ... başvuru nolu ... play şekilli , ... başvuru nolu ... şekilli markalara ilişkin olarak SMK maddde 7/3/d kapsamında marka hakkının ihlalini oluşturduğu, ...sitesi içeriği incelendiğinde bu web sitesi içeriği incelendiğinde davacı tescilli markalarını taşıyan spor ayakkabısı ürün görsellerine yer verildiği ve bu ürünlerin tanıtıldığı dikkate alındığında bu site içeriğinde yer alan kullanımların ticari etki yaratan kullanımlar olduğu ve https://...-tr/ web sitesi içeriğinde tespit edilmiş bu kullanımların davacı adına  tescilli markaları ile aynı sınıfta yer alan kullanımlar dikkate alındığında https://...-tr.com / web sitesi alan adında \"...\" ibaresi kullanımının , davacıya ait tescilli ... başvuru nolu an şekilli markaya ilişkin olarak SMK madde  7/3/d kapsamında  marka hakkının ihlalini oluşturduğu yönünde görüş ve kanaat bildirdiği görülmüştür.Dosya kapsamında bulunan davacı tarafa ait marka tescil kayıtları, mahkemece alınan bilirkişi raporu, taraf vekillerinin dilekçeleri ve tüm dosya kapsamından, 6100 Sayılı HMK 389 ve 6769 Sayılı SMK 159. Madde gereğince ihtiyati tedbir kararı verilmesi yönünden yaklaşık ispat koşullarının oluştuğu, davalılar vekilince Ankara 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 2024/12 Esas sayılı dosyasında davacı adına tescilli bir kısım markaların hükümsüzlüğü ve iptali davası açıldığı ileri sürülmüşse de, bu davanın henüz sonuçlanmadığı ve hükümsüzlük davası açılmasının doğrudan tedbir kararı verilmemesini gerektirmediği, somut uyuşmazlığın koşullarının değerlendirilmesi gerektiği, davalılar vekili her ne kadar istinaf sebepleri arasında, görselleri dosyaya sunulan ve rapora konu edilen ürünlerin taklit olmadığını, paralel ithalat yoluyla ürünlerin alındığını, bu ürünlerin incelenmediğini ileri sürmüş ve bu hususun yargılamayı gerektirdiği, mahkemece henüz bu yönde inceleme yapılmadığı anlaşılmakla,  davalılar vekilinin  istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK 353/1-b-2 maddesi gereğince kısmen kabulüne, mahkeme kararının kaldırılmasına, davacı tarafın TPMK  nezdinde davacı  tescilli ... numaralı \"şekil\" ibareli, ... numaralı \"...\" ibareli, ... numaralı \"...\" ibareli, ... numaralı \"...\" ibareli, ... numaralı \"...\" ibareli markalardaki ibare ve şekillerin bulunduğu  davalılara ait ürünlerin;  davalının adreslerindeki üretim, dağıtım, tanıtım, ithalat, ihracat ve satışının durdurulmasına, önlenmesine, markalardaki bu ibare ve şekillerin bulunduğu davalılara ait ürünlere ve bu ürünlere ait ilan, reklam, broşür, afiş, ambalaj, etiket, kutu, iş evrakı,  katalog ve her türlü tanıtım ve promosyon araçlarına Türkiye sınırları içinde  veya  gümrük ve  serbest liman veya bölge  gibi alanlar  dâhil bulundukları  yerlerde el konulmasına, el konulan ürünlerin bu aşamada masrafı  davacı  tarafından karşılanmak üzere yediemine tevdii\" yönündeki tedbir talebinin reddine karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1- Davalılar vekilinin istinaf isteminin KISMEN KABULÜ ile,2- İstanbul 4. Fikrî Ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi'nin  17/01/2025   tarih, 2024/150 E., Sayılı ara kararının 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b-2. maddesi gereğince KALDIRILMASINA, ancak belirtilen hususlar yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, yeniden hüküm kurulmasına,3- Davalılar vekilinin tedbire itirazının kısmen kabulüne,4-İstanbul 4. Fikrî Ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 20/12/2024  tarihli, 2024/150 E., Sayılı tedbir ara kararının KALDIRILMASINA, 5-6100 sayılı HMK'nun 389-390. maddeleri ile 6769 sayılı SMK'nun 159. maddesi gereğince   İHTİYATİ TEDBİR TALEBİNİN TAKDİREN 400.000 TL (dörtyüzbinbintürklirası) nakdi teminat veya aynı miktarda kesin ve süresiz banka teminat mektubu ibrazı şartıyla KISMEN KABULÜNE, KISMEN REDDİNE, -Davalıya ait olduğu tespit edilen https://...-.../ internet adresine erişimin engellenmesine,-Davalıya ait olduğu tespit edilen .../ isimli internet adresinde dosya içerisinde alınan 09/12/2024 tarihli bilirkişi raporunda tespit edilen ürün ve içerikler ile yine bulunması halinde yukarıda belirtilen davacı adına tescilli marklarda bulunan ibare ve şekillerin bulunduğu içerik ve ürünlerin bu internet sitesinden çıkarılması için ara kararın davalılara tebliğ edildiği tarihten itibaren başlamak üzere davalılara iki haftalık kesin süre verilmesine, verilen kesin süre içerisinde bu ürünlerin ve içeriklerin çıkarılmaması halinde internet sitesine  erişimin engellenmesi hususunun talep halinde ayrıca değerlendirilmesine -HMK'nın 393/2 maddesi gereğince  bu tedbirin İstanbul Nöbetçi İcra Dairesi aracılığıyla infazına, infazda terettüde mahal vermemek için alınan 09/12/2024 tarihli bilirkişi raporunun  karara eklenmesine,-Davacı tarafın TPMK  nezdinde davacı  tescilli ... numaralı \"şekil\" ibareli, ... numaralı \"...\" ibareli, ... numaralı \"...\" ibareli, ... numaralı \"...\" ibareli, ... numaralı \"...\" ibareli markalardaki ibare ve şekillerin bulunduğu  davalılara ait ürünlerin;  davalının adreslerindeki üretim, dağıtım, tanıtım, ithalat, ihracat ve satışının durdurulmasına, önlenmesine, markalardaki bu ibare ve şekillerin bulunduğu davalılara ait ürünlere ve bu ürünlere ait ilan, reklam, broşür, afiş, ambalaj, etiket, kutu, iş evrakı,  katalog ve her türlü tanıtım ve promosyon araçlarına Türkiye sınırları içinde  veya  gümrük ve  serbest liman veya bölge  gibi alanlar  dâhil bulundukları  yerlerde el konulmasına, el konulan ürünlerin bu aşamada masrafı  davacı  tarafından karşılanmak üzere yediemine tevdii\" yönündeki tedbir talebinin REDDİNE,-Teminat ilk derece mahkemesine yatırıldığından tekrar yatırılmasına yer olmadığına -HMK 398/1 maddesi gereği ihtiyati tedbir kararının uygulanmasına ilişkin emre uymayan veya tedbir kararına aykırı davranan kişi/kişilerin, altı aya kadar disiplin hapsi ile cezalandırılacağı hususunun ihtarına,6- İstinaf talebi kabul edilen davalıların istinaf karar harcının talep halinde ve karar kesinleştiğinde davalıya iadesine,7- İstinaf yargılaması için davalılar tarafından yapılan yargılama giderlerinin ileride haksız çıkan taraftan karşılanmasına,8-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından taraflar lehine vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/2. maddesi hükmü gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve 6100 Sayılı HMK'nın 362/1-f. ve 394/(5). maddeleri gereğince, kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 27/03/2025</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"31c6ed6f48d02b6a","SID":"9c22a4b1e6ff40df"}}