{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. SAKARYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ    7. HUKUK DAİRESİ     Esas-Karar No: 2023/2195 - 2025/582<br>T.C.<br>SAKARYA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>  7. HUKUK DAİRESİ<br><br>DOSYA NO\t: 2023/2195 <br>KARAR NO\t: 2025/582<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br><br>BAŞKAN:...\t(...)<br>ÜYE\t:...\t(...)<br>ÜYE\t:...\t(...)<br>KATİP\t:...\t(...)<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t : KOCAELİ 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t : 21/12/2022<br>NUMARASI\t : 2022/523 Esas - 2022/621 Karar<br><br>DAVACI : ...  <br>VEKİLİ\t : Av...<br>DAVALI  : ALBARAKA TÜRK KATILIM BANKASI ANONİM ŞİRKETİ - Körfez Mah. Berk Sk. Barış İş Merkezi No:10 K:2 Merkez/KOCAELİ<br>VEKİLİ\t : Av...<br><br>DAVA\t: Menfi Tespit<br>DAVA TARİHİ\t: 18/01/2021<br>KARAR TARİHİ\t  : 27/03/2025<br>KR. YAZIM TARİHİ\t  : 27/03/2025<br><br>İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla HMK'nın 353. ve 356. maddeleri gereğince; dosya içeriğine ve kararın niteliğine göre sonuca etkili olmadığından duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda;<br><br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:<br>Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin  eşine öncelikle Kocaeli 8. İcra Dairesi 2019/1313 Esas sayılı dosyadan kambiyo senedine mahsus yolla takip yapıldığını ve ödeme emri gönderildiğini, icra takibinde alacaklı tarafından takibe konu olan borcun kaynağını teşkil eden ipotek yerine teminat olarak alınan  01.04.2015 tarihli tanzim ve 02/10/2018 vade tarihli ve 2.000.000-TL bedelli bonoyu da icraya konulduğunu, davalının öncelikle Kocaeli ili Kartepe Maşukiye Mahallesi olan ..., .... ve ... parsellerde bulunan taşınmazlar üzerinde ipotek bulunduğundan ipotekli tapuların satışı ile alacağını tahsil etmesi gerekirken teminat senedinin icraya konulduğunu, daha sonra ipotek takibi açıldığını ve müvekkilinin eşinin borcu bulunmayan tapusu üzerindeki hissesinin satışa çıkarılmış olduğunu,  müvekkilinin imzası bulunmayan bir borca ilişkin eşinin tapusu satışa çıkarılmış olduğunu,  müvekkilinin bu satışa herhangi bir şekilde muvafakatinin bulunmadığını, kredi çekilmesine ilişkin olarak ipotek gösterilecek tapularda borçlunun eşinin rızası alınması gerekmekte olmasına rağmen müvekkilinin herhangi bir şekilde rızası alınmadığı gibi bir evrakında  imzalamadığını, takip alacağına ikişkin senet banka ile ilk kullandırılan kredi zamanında teminat olarak alındığını, müvekkilinin eşinin davaya konu takipte ipotek borçlusu olarak değil dosya borçlusu olarak eklendiğini, banka kredi sözleşmesinde müvekkilinin eşinin borçlu olmamasına ve borçlu  şirket ortağı  rağmen müvekkilinin  eşininin hissesinin ihale yolu ile satılmış olduğunu ve ihalenin feshi davası açıldığını,  müvekkilinin eşi satış yapılan ilgili icra dosyasında dosya borçlusu olan şirketin ortağı olmayıp müvekkilinin eşinin tapusunu ipotek ettirilirken müvekkilinin rızasının alınmadığını, bu sebeple de müvekkilinin eşinin hissesine düşen ipoteğin gereçsiz durumda olduğunu, geçersiz ipoteğe ilişkin müvekkilinin eşinin tapusunun satılmış ve müvekkili ve eşinin hak kaybına uğramış olduğunu, müvekkilinin eşinin üzerinde de bu taşınmaz dışında başkaca herhangi bir tapusunun bulunmadığını,  icra dosyasında izaleyi şuyu yolu ile satış yapılması gerekirken ihale yolu ile icradan satış yapılarak müvekkili ve eşinin de hissesinin satıldığını, müvekkilinin eşi hakkında açılan Kocaeli 8. İcra Dairesinin 2019/1860 E. s. takibe konu ipotek için rızasının bulunmadığının tespiti ile  dosya borçlusu olmadığının tespitini, satışın iptalini, ipoteğin fekkini, iş bu dosyanın Kocaeli 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2021/32 Esas sayılı dosya ile birleştirilmesini  ilgili icra dosyasındaki satış işlemlerinin tedbiren durdurulmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; dava dışı Mertcan Metal San. Ve Tİc. Ltd. Şti. İle müvekkili banka Albaraka Türk Katılım Bankası arasında davaya konu edilen kredi sözleşmeleri imzalandığını, takip konusu alacağa ilişkin borçlarının ödenmesini temin amaçlı davacı ...'in maliki bulunduğu taşınmazı ipotekle temin altına alındığını, ve bu duruma ek olarak borca karşılık 01/04/2015 keşide tarihli, 02/10/2018 vade tarihli, 2.000.000,00 TL bedelli bir adet bonoyu tanzim ettiğini, ipotek konusu taşınmazın mesken niteliğinde olmadığını, TMK md 194 gereğince aile konutu kavramına dahil edilemeyeceğinden eş rızasının aranmasına gerek olmadığını, davacının takibin dayanağı bononun teminat bonosu olarak verildiği iddiasının esasen davada ileri sürülmesinin mümkün olmamakla tamamen gerçeğe aykırı olduğunu, davacı vekilinin kambiyo takibinin tarafı olan borçlular lehine Kocaeli 1. İcra Hukuk Mahkemesi'nin 2019/525 Esas sayılı dosyası üzerinden borca itiraz davası açıldığını, açılan davada kambiyo takibinin tekerrür teşkil ettiğine ve senedin teminat senedi olduğuna dair itirazı bulunmayan tarafın davada böyle bir iddiada bulunmasının başlı başına kötü niyet göstergesi olduğunu, ... ve eşi ...'in kambiyo takibinin tarafı olmadığı için hukuki yarar yokluğu eksikliğinden davanın usulden reddi gerektiğini, bononun teminat senedi olduğuna dair asılsız iddiaların  yanı sıra bononun üzerinde oynama yapıldığı iddiasının da dayanaksız ve asılsız olduğunu, tüm bu nedenlerle dava şartları oluşmamış olduğundan davanın usulden reddine, haksız ve hukuka aykırı tedbir kararının esastan reddine, davacı tarafı aleyhine HMK md 329 kapsamında disiplin cezası ve tazminata hükmedilmesine, davacılar aleyhine harca esas değer üzerinden en az %20 oranında tazminata hükmedilmesini talep etmiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI ÖZETİ:<br>İlk derece mahkemesince; \"...Davanın aktif husumet yokluğundan HMK'nın 114/1-d ve 115. maddeleri doğrultusunda REDDİNE, ...\" şeklinde hüküm kurulmuştur.<br>İlk derece mahkemesince verilen karara karşı davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur. <br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:<br>Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacının ilgili dosyaya eşinin tapusunun icra dosyası aracılığıyla satışı nedeniyle müdahil olduğunu, bu sebeple de davacının iş bu davanın açılmasında hukuki yararının bulunduğunu, kredi çekilmesine ilişkin olarak ipotek gösterilecek tapularda borçlunun eşinin rızası alınması gerekmekte olmasına rağmen davacının herhangi bir şekilde rızası alınmadığı gibi bir evrak da imzalanmadığını, birleşen dosyalar konusunda hüküm kurulacak ise de davanın sonunda yargılama bittikten sonra hüküm kurulması gerekirken bu şekilde verilen mahkeme kararının usulüne aykırı olması sebebiyle istinaf incelemesinin yapılarak dosyanın iadesini talep ettiklerini, bunun dışında dava usulden reddedilirken ön inceleme duruşması dahi yapılmamış olup dosya üzerinden karar verildiğini, ön inceleme duruşması dahi yapılmayan tensip zaptı ile reddedilen davada karşı taraf lehine hükmedilen vekalet ücretinin nispi değil maktu ücret olarak hükmedilmesini belirterek; istinaf taleplerinin kabulüne, yerel mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesi talebiyle istinaf yoluna başvurmuştur. <br>Davalı vekili tarafından istinaf başvurusuna karşı cevap dilekçesi verilmemiştir. <br>DELİLLER:Kocaeli 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 21/12/2022 tarih, 2022/523 Esas - 2022/621 Karar sayılı kararı ve tüm dosya kapsamı.<br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:<br>Dava menfi tespit talebine ilişkindir.<br>İlk derece mahkemesince davanın aktif husumet yokluğu nedeniyle usulden karar verilmiştir.<br>İlk derece mahkemesi kararına karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusu yapılmıştır.<br>İnceleme; 6100 sayılı HMK.'nın 355. madde hükmü uyarınca, istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.<br>Dosyanın incelenmesinde; Davacının eşi hakkında öncelikle Kocaeli 8. İcra Müdürlüğünün 2019/1313 esas sayılı takip dosyasında kambiyo senetlerine özgü haciz yoluyla takip yapıldığı, daha sonra Kocaeli 8. İcra Müdürlüğünün 2019/1860 esas sayılı dosyası ile ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla takip yapıldığı, asıl borçta davacının eş muvafakati olmadığından borcun geçersiz olduğu, bononun kambiyo vasfında olmadığından ipoteğin de geçersiz olduğu, geçersiz ipoteğe dayalı satışlar nedeniyle davacının da zarara uğradığından davacının eşinin borçlu olmadığının tespiti ile ipoteğin fekkini talep ettiği, anılan davanın davacının eşi tarafından açılan Kocaeli 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2021/32 esas sayılı dosyası ile birleştirilmesine karar verildiği, daha sonra eldeki davanın anılan dosyadan tefrik edilerek yeni esasa kaydedildiği, davanın usulden reddine karar verildiği, dairemizin  15/09/2022 tarih ve  2021/1816 Esas  2022/1579 Karar sayılı ilamıyla “…Bu hali ile dosya içeriğinden ve toplanan delillerden davanın menfi tespit davası olduğu, Kocaeli 8. İcra Müdürlüğü 2019/1860 Esas sayılı takip dosyasında takip/ değeri olan 490.153,98 TL'nin dava konusu edildiği, takibe konu toplam alacağa yönelik olan davada mahkemece, işin esasına girilmeden önce 492 sayılı Harçlar Kanunu'nun 28-(a) ve 32. maddeleri uyarınca, asıl alacak ve işlemiş faiz alacağının tamamına yönelik eksik peşin harç tamamlanmadan yargılamaya devam edilemeyeceği (harcın tamamlanması halinde davanın kabul veya red durumuna göre dava değeri üzerinden tarafların yargılama giderleri ve vekalet ücretinden sorumlu olacağı) aksi halde, dava konusu takip talebindeki miktarın tamamı üzerinden usulen açılmış bir davanın varlığından söz edilemeyeceği ve davada harçlandırılan kısım aşılarak kurulan hükmün hakimin tarafların talep sonuçlarıyla bağlı olduğu ve fazlasına karar veremeyeceği düzenlemesini içeren HMK'nın 26. maddesine aykırı olacağı bu nedenle, öncelikle dava değeri üzerinden eksik peşin harcın tamamlatılması gerektiği hususu gözetilmeden yazılı şekilde davanın usulden reddine karar verilmesi doğru bulunmamıştır.<br>Açıklanan bu gerekçelerle; davacı vekilinin istinaf başvurusunun yukarıda açıklanan nedenlerle kabulüne, diğer istinaf nedenlerinin kaldırma nedenine göre bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, kararın açıklanan gerekçeler doğrultusunda kaldırılmasına ve davanın yeniden görülmesi için 6100 sayılı HMK'nın 353-(1)-a)-4) maddesi gereğince; dosyanın mahkemesine gönderilmesine karar vermek gerekmiştir.'' Gerekçesi ile kaldırıldığı, kaldırma kararı sonrası eksik harç ikmal edilerek davanın aktif husumet yokluğundan reddine karar verildiği, karara karşı davacı tarafın istinaf yasa yoluna başvurduğu görülmüştür.<br>Somut olayda;Davalı Albaraka Türk Katılım Bankası ile dava dışı Mertcan Metal Sanayii ve Ticaret Ltd. Şti. arasında 01.04.2015 tarihli ve 2.000.000,00 TL bedelli genel kredi sözleşmesi imzalandığı, kredi sözleşmesine davalının eşi ... haricinde ..., ..., ..., ... ve ...'in kefil olduğu, davacının eşi ...’in de aralarında bulunduğu kefillerin ayrıca genel kredi sözleşmesi kapsamında davalı banka lehine Kocaeli ili, Kartepe İlçesi, Maşukiye Mahallesinde kain ... ada ..., ... ve ... parsel numaralı taşınmazlar üzerinde (yenileme kadastro çalışması öncesi parsel numaraları ..., ... ve ...'dir) 4.500.000,00 TL bedelli ipotek tesis ettirdikleri, davacının eşinin söz konusu taşınmazlar üzerinde hisseleri oranında malik bulunduğu kredi sözleşmesi ve tapu kayıtlarından anlaşıldığı, davacının anılan taşınmazlarda malik olmadığı gibi anılan taşınmazların “Tarla” vasfında olduğu, dolayısıyla aile konutu da olmadığı, davacının genel kredi sözleşmesinde taraf da olmadığı, hesabın kat edilmesi üzerine ipotek verenler yönünden ipotekli taşınmazların paraya çevrilmesi yoluyla Kocaeli 8. İcra Müdürlüğü'nün 2019/1860 Esas sayılı dosyası üzerinden takip başlatıldığı, takip tarihi itibarıyla davalı bankanın toplam 491.779,11 TL alacağının bulunduğu, davacının eşi tarafından açılan ve Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 2023/3145 esas 2024/5373 karar sayılı ilamı ile onanan dava da tespit edildiği üzere; ipoteğin usulüne uygun olduğu gibi davacının anılan sözleşmeye de taraf olmadığı, Kocaeli 8. İcra Dairesi 2019/1313 Esas sayılı dosyasına da davacının söz konusu takipte borçlular arasında yer almadığı anlaşıldığından davacının eldeki dava yönünden aktif husumetinin olmadığı (Benzer yönde Yargıtay 19. Hukuk Dairesinin 2014/8062 esas 2014/10812 karar sayılı ilamı) anlaşılarak davanın reddine karar verilmesinde bir usulsüzlük olmamasına göre; kanunun olaya uygulanmasında ve gerekçede hata edilmediği, ihtilafın doğru olarak tanımlandığı, inceleme konusu kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından, davacı vekilinin tüm istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.<br>Açıklanan nedenlerle; dosya kapsamına, kararın dayandığı delillerle, yasaya uygun gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmamasına, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, kamu düzenine ilişkin konularda da kararın esasına etkili bir aykırılık bulunmaması nazara alınarak davacı vekilinin istinaf sebepleri yerinde görülmediğinden istinaf başvurusunun esastan reddine, karar vermek gerekmiştir.<br>H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;<br>1-HMK'nın 353/1-b.1 maddesi uyarınca; davacının istinaf başvurusunun ESASTAN REDDİNE,<br>2-İstinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına,<br>3-Alınması gereken 615,40-TL istinaf karar harcından, istinafa gelirken peşin alınan 269,85-TL'nin mahsubu ile kalan 345,55-TL istinaf karar harcının davacıdan alınarak hazineye irat kaydına, harç tahsili ve harç tahsil müzekkeresi yazılması işlemlerinin HMK'nın 302/5 maddesi uyarınca ilk derece mahkemesi tarafından yerine getirilmesine, <br>4-İstinaf eden tarafından istinaf kanun yoluna başvuru için yapılan masrafların kendi üzerinde bırakılmasına,<br>5-İstinaf eden tarafından yatırılan istinaf avansından kullanılmayan kısmının HMK'nın 333. maddesi uyarınca; karar kesinleştikten sonra ilk derece mahkemesince istinaf edene iadesine,<br>6-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,<br>7-6100 sayılı HMK'nın 359/4 maddesi uyarınca; kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine,<br>8-Dosyanın mahkemesine gönderilmesine,<br>İlişkin; 6100 sayılı HMK'nın 362. maddesi gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda KESİN olmak üzere oy birliği ile karar verildi.27/03/2025<br>\t\t\t\t<br>...<br>Başkan ...<br> ¸e-imzalıdır<br>...<br>Üye ...<br> ¸e-imzalıdır<br>...<br>Üye ...<br> ¸e-imzalıdır<br>...<br>Katip ...<br> ¸e-imzalıdır<br> <br><br><br><br>  * Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümlerine uygun olarak elektronik imza ile imzalanmıştır.*<br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"566db143670029c0","SID":"f1bb62772b91c10a"}}