{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>3. HUKUK DAİRESİ<br>ESAS NO: 2025/907 <br>KARAR NO: 2025/992<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>K A R A R<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 22/11/2024<br>NUMARASI: 2024/2 E<br>DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit / İtirazın İptali<br>KARAR TARİHİ: 15/04/2025  <br>Yukarıda tarafları ve konusu yazılı bulunan dava ile ilgili olarak,ilk derece mahkemesince verilen kararın  istinaf edilmesi sebebiyle,dava dosyası üzerinde yapılan inceleme sonunda;<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>ASIL DAVADA Davacı vekili dava dilekçesinde;  Müvekkilinin uzun yıllardır \"... Mah. ... Cad. No: .. Avcılar/ İstanbul\" adresinde, ... Restaurant isimli restoranı işlettiğini,davalı şirket tarafından, ... hesap numaralı abonesi olan müvekkili adına kaçak elektrik kullanıldığından bahisle tutanak düzenlediğini ve bu tutanak gereğince ... numaralı ve ... numaralı iki ayrı cezalı fatura tanzim edildiğini, müvekkilinin kaçak elektrik kullanmadığını,  yapılan tespit ve fatura- lama işleminin hatalı olduğunu, bu faturalar ile ilgili olarak taraflar arasında görüşmeler devam eder- ken ve henüz faturaların son ödeme günü (21.12.2023)  geçmemişken,12.12.2023 tarihinde davalı firma tarafından müvekkilin elektriğinin kesildiğini, Eldeki davadan önce yaptıkları  başvuru neticesinde, İstanbul 13. Asliye Ticaret Mahke- mesi'nin, 2023/462 D.İş sayılı ilamı ile, \" dava konusu faturalarla sınırlı olmak üzere  elektriğin kesilmemesi / tedbiren elektrik enerjisi verilmesine \"yönelik ihtiyati tedbir kararı tesis edildiğini beyanla; Müvekkili şirket adına tanzim edilen 11.12.2023 tarihli, iki adet cezalı faturanın iptaline, Sözleşme ile tüketim miktarına uygun kullanım bedeli hesaplanarak müvekkilin dava konusu faturaların fazla tahakkuk ettirilen tutarı yönünden, fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla HMK'nun 109. Maddesi uyarınca şimdilik  20.000,00 TL davalı şirkete borçlu olma- dığının tespitine, vekalet ücreti ve yargılama giderlerinin davalı tarafa yükletilmesine  karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde; Dava konusu adreste kurulu bulunan 5096271000 hizmet numaralı tüketim noktasına ait tesisat mahallinde müvekkili şirketin saha ekipleri tarafından 08.12.2023 tarihinde yapılan kontrolde \"dağıtım sistemine müdahale ederek ayrı bir hat çekmek suretiyle sayaçtan geçirilmeksizin elektrik enerjisi tükettiği\"nin  tespit edildiğini,  bu tespite ilişkin video kaydının da bulunduğunu , davacı tarafın sayacı devre dışı bıraktığı, ayrı bir hat çektiği, kaçak kullanımı için şalter bağlattığı ve neticeten kaçak elektrik kullandığının gözler önüne serildiğini, Bu sebeple \"Kaçak elektrik enerjisi tüketimi halleri MADDE 42 - (1)b) Perakende satış söz- leşmesi veya ikili anlaşması mevcutken ayrı bir hat çekmek suretiyle dağıtım sistemine müdahale ederek sayaç- tan geçirilmeksizin elektrik enerjisi tüketmesi,\" hükmü gereği davacı adına ... seri numaralı zabıt düzenlenerek 21.12.2023 son ödeme tarihli 11.764 kwh karşılığı 14.648,14-TL kaçak faturası ve 21.12.2023 son ödeme tarihli 177.812 kwh karşılığı 221.508,56-TL kaçak faturası  tahakkuk olun- duğunu, Davacı tarafın kaçak elektrik kullanımını alışkanlık haline getirdiğini , daha önce hak- kında düzenlenen ... seri numaralı kaçak elektrik tutanağı gözetilerek hesaplamada ceza kat sayısının 2 olarak esas alındığını,Fatura hesaplaması, Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği'nin ilgili mad- deleri kapsamında yapılmış olup kaçak elektrik tarifesinden tahakkuk ettirildiğini, tespit ve tahakkukta hata bulunmadığını beyanla davanın reddini savunmuştur.<br>BİRLEŞEN DAVADA:Davacı vekili dava dilekçesinde; Davalı/borçlunun kullanımında bulunan ... hizmet numaralı numaralı adreste, 08.12.2023 tarihinde yapılan kontrolde, \"dağıtım sistemine müdahale ederek ayrı bir hat çekmek suretiyle sayaçtan geçirilmeksizin elektrik enerjisi tükettiği\" tespiti üzerine, işbu tüketim hakkında 08.12.2023 tarihli ve ... seri nolu kaçak elektrik tespit tutanağı tanzim edil- diğini, söz konusu faturaların ödenmemesi nedeniyle davalı borçlular aleyhine kaçak elektrik bedeline gecikmiş gün faizi ilave edilerek 236.156,70 TL'nin tahsili amacıyla İstanbul ... İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı takip dosyası ile ödeme emri gönderildiğini, davalı borçlu tarafından borca itiraz edilmesi üzerine takibin durduğunu, davadan önce başvurulan arabuluculuk sürecinin sonuçsuz kaldığını, söz konusu faturalar ile ilgili olarak davalı şirket tarafından müvekkili  aleyhine İstanbul 10. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2024/2 Esas sayılı menfi tespit davasının açıldığını  beyanla; Öncelikle davalı/borçlunun taşınır, taşınmaz malları ve üçüncü kişilerdeki hak ve ala- cakları üzerinde İİK m. 257 gereği dava ve takip kesinleşinceye kadar teminatsız veya Mahkemece uygun görülecek teminat karşılığında ihtiyati haciz konulmasına, İşbu davanın İstanbul 10. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2024/2 Esas sayılı dosyası ile birleştirilmesine, Yargılama sonunda İstanbul ... İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı takip dosyasına vaki  itirazının iptali ile takibin devamına, davalı/borçlunun  hükmolunacak meblağın % 20’sinden az olmamak kaydıyla icra inkâr tazminatı ile mahkumiyetine, yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davalı yana tahmiline karar verilmesini  talep ve dava etmiş, Mahkemece itirazın iptaline ilişkin iş bu davanın daha önce borçlu şirket tara- fından  İstanbul 10. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2024/2 Esas sayılı dosyası üzerinden açılan menfi tespit davası ile birleştirilmesine karar verilmiştir. İhtiyati haciz talebi ile ilgili olarak İlk Derece Mahkemesi'nce 22.11.2024 tarihinde \"İhtiyati hacze konu alacak tek taraflı olarak düzenlenen tutanağa dayalı faturadan kaynaklandığı, alacağın varlığını yaklaşık ispata elverişli başkaca delil sunulmadığı,uyuşmazlık konusunun yargılamaya muhtaç olduğu , dosyanın bulunduğu aşama itibariyle İİK 257. maddesi gereği ihtiyati haciz şartlarının oluşmadığı\" gerekçesi ile talebin reddine karar verilmiştir. <br>İstinaf Başvurusu: 22.11.2024 tarihli ara karar birleşen davanın davacısı ...  tarafından istinaf edilmiştir. Davacı vekili istinaf dilekçesinde:Müvekkili şirket ekiplerince yerinde yapılan ince- lemeler neticesinde tutanak tarihi ve saatinde usulüne uygun olarak düzenlenen ve aksi sabit oluncaya kadar geçerli tutanak ve kaçak kullanımı gösterir video görüntüleri ile yaklaşık ispat şartının fazlasıyla sağlandığını, ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için kanunda aranan şartların tamamının oluştuğunu, davacının kaçak elektrik kullanımını alışkanlık haline getirdiğini, mükerrere esas kaçak kullanımının bulunduğunu ,alacak kalemleri bir ''kamu alacağı'' niteliği taşımakta olup temin edilme aşamasındaki her türlü olumsuz ilerleyişin kamu zararına sebebiyet verdiğini, emsal olaylarda ihtiyati haciz kararı verildiğini beyanla ara kararın kaldırılmasını istemiştir. İstinaf sebepleri ve 6100 sayılı HMK'nun 355 md. ile sınırlı olarak yapılan incelemeye göre; İstinafa gelen kararın niteliğine göre uyuşmazlık ihtiyati haciz koşullarının oluşup oluş- madığı noktasında toplanmaktadır.  2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu(İİK)'nun 257/1. Maddesine göre, rehinle temin edil- memiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı, borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşı- nır ve taşınmaz mallarını ve alacaklarıyla diğer haklarını ihtiyaten haczettirebilir. İİK'nın 258/1. Mad- desi hükmüne göre ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için mahkemenin''alacağın varlığı hakkında kanaat edinmiş olması'' yeterlidir. Mahkemenin ''alacağın varlığına kanaat edinmiş olması\"ndan anlaşılması gereken alacağın usul hukuku kurallarına göre kesin veya tam olarak ispat edilmesi değildir. Diğer hukuki himaye tedbirlerinde olduğu gibi ihtiyati hacizde de amaç davaya ilişkin yargılamadan farklı olarak, maddi hukuka dayanan hak bakımından nihai bir karar verip, uyuşmazlığı esastan sona erdirmek değildir. Yani ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için ispat gerekmez, yaklaşık ispat için delil sunulması yeterli olup, alacaklının ilişkisinin varlığını ve muaccel olduğunu tam ve kesin olarak ispat etmesi aranmamaktadır (Yarg. 19.HD 12/12/2019 Tar. 2019/2300 E-2019/ 5531 K)  Yaklaşık ispat konusunda,  ispat ölçüsü çerçevesinde, tam kanaat değil, kuvvetle muh- temel, yaklaşık bir kanaat yeterli görülmektedir. Yaklaşık ispatla yetinilmiş olması, ispatın aranma- yacağı ya da ispat kurallarının tamamen dışına çıkılacağı anlamına gelmez. Bir taraf iddiasını mah- keme önüne ne kadar inandırıcı şekilde getirirse getirsin, bu sadece bir iddiadan ibarettir. İddia edilen vakıanın sabit yani doğru kabul edilebilmesi için, ispat yükü üzerine düşen tarafın, bunu kanundaki delil sistemi içinde yine kanunun aradığı ispat ölçüsü çerçevesinde ispat etmesi gerekir. Tam ispatın arandığı durumlarda, bu ölçü tereddütsüz ortaya konmalıdır. Yaklaşık ispat durumunda ise hâkim o iddianın ağırlıklı/kuvvetli ihtimal olarak doğru olduğunu kabul etmekle birlikte, zayıf bir ihtimal de olsa, aksinin mümkün olduğu ihtimalini göz ardı etmez. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 204. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca; \"İlgililerin beyanına dayanılarak noterlerin tasdik ettikleri senetlerle diğer yetkili memurların görevleri içinde usulüne uygun olarak düzenledikleri belgeler, aksi ispatlanıncaya kadar kesin delil sayılırlar. \"Özel hukuk tüzel kişisi olan talep eden şirkette hizmet akdiyle çalışan görevliler tara- fından düzenlenen kaçak tespit tutanaklarının, 6100 sayılı Kanun'un 204 üncü maddesinin ikinci fık- rasında sayılan belgelerden olmadığı tartışmasızdır. Eş söyleyişle, kaçak elektrik tutanağı, aksi sabit oluncaya kadar geçerli belgelerden değildir (Y.3.HD 2021/4894 E., 2021/10580 K.; 2022/8164 E-2023/954 sayılı ilamları  da aynı yöndedir.). Yargıtay 3. Hukuk Dairesi'nin 25.03.2024 tarih ve 2024/83 Esas, 2024/1218 Karar sayılı ilamında gerekçeleri belirtilmek suretiyle kaçak elektrik tutanaklarının aksi sabit oluncaya dek geçerli belgelerden olmadığı, kaçak elektrik enerjisi tüketiminin tespit edilmesinde, ilgili tüzel kişinin tespitini doğru bulgu ve belgelere dayandırması ve tüketici haklarının ihlal edilmemesinin esas olduğu, ispat yükünün kaçak elektrik kullandığı yönündeki tespite dayanarak davaya konu bedeli talep eden şirkete ait olduğu, kaçak elektrik kullanımının çeşitli yöntemlerle yapılabilmesi nedeniyle tespit işlemleri için farklı usuller ve buna bağlı olarak yapılacak çeşitli işlemler öngörüldüğünden her uyuş- mazlıkta somut olayın özellikleri ile bildirilen delillerin ayrı ayrı değerlendirilmesi gerektiği, kaçak elektrik kullandığı tespiti üzerine ilgili mevzuat uyarınca tahakkuk ettirilen faturalar nedeniyle yapılan ihtiyati haciz başvurularında; somut olayın özellikleri ile bildirilen delillerden, alacağın ve 2004 sayılı Kanun’un 257 ve devamı maddelerinde öngörülen ihtiyati haciz koşullarının varlığı kanaatine varan mahkemenin, ölçülülük ilkesine uygun düşecek şekilde ihtiyati haciz kararı verebileceğini belirtmiştir. Yukarıda belirtilmiş olduğu üzere, haksız fiile dayalı davalarda alacağın haksız fiil tari- hinde muaccel olacağı, koşullarının bulunması halinde, ölçülülük ilkeleri de nazara alınarak, talep edilen alacağın tamamı üzerine olmasa da, bir miktar alacak için ihtiyati haciz kararı verilebileceği tartışmasızdır. Somut uyuşmazlıkta; kaçak kullanım türü ve yerinin niteliği, süresi, hesaplamada esas alınacak diğer unsurlar yönünden  ispat yükünün davacı üzerinde olduğu noktasında duraksama yoktur. İhtiyati haciz talep eden ... alacağını yaklaşık ispat noktasında; kaçak tespit tutanaklarına, bu tutanağa  dayanarak yaptığı tahakkuk ve faturalara, kaçak kullanımını gösterir fotoğraf ve vide o kayıtlarına   dayanmaktadır.  İİK'nın 258/1. maddesi hükmüne göre ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için mahke- menin ''alacağın varlığı hakkında kanaat edinmiş olması'' yeterli olduğu hususu yukarıda açıklanmıştır. Dosya içeriğine göre; ... ekipleri tarafından ,davalı şirketin kullanımında bulunan ... hizmet numaralı numaralı adreste, 08.12.2023 tarihinde yapılan kontrolde, \"dağıtım sistemine müdahale ederek ayrı bir hat çekmek suretiyle sayaçtan geçirilmeksizin elektrik enerjisi tükettiği\" tespiti üzerine, şirket adına H/649031 seri nolu kaçak elektrik tespit tutanağı tanzim edildiği, Tutanakta borçlu şirketin bilgilerine  ve imzadan imtina açıklamasına yer verildiği, 2.Bilahare bu tutanak gereğince davalı şirket adına 21.12.2023 son ödeme tarihli 11.764 kwh karşılığı 14.648,14 TL kaçak faturası ve 21.12.2023 son ödeme tarihli 177.812 kwh karşılığı 221.508,56 TL  bedelli faturaların düzenlendiği, 3.Faturaların son ödeme tarihinde ödenmemesi nedeniyle davalı şirket ile gerçek kişi durumundaki diğer borçlu aleyhine  İstanbul ... İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı dosyası üze- rinden icra takibine girişilerek 236.156,70 TL (asıl) alacağın tahsili talebiyle ilamsız icra takibi baş- latıldığı , ödeme emrinin borçluya tebliğ edildiği, Borçluları temsilen vekillerinin ibraz ettiği dilekçe ile ;\"Müvekkillerin alacaklı olduğunu iddia eden tarafa, başlatılan takibe istinaden herhangi bir borcu bulunmamaktadır. Takip dayanağı faturaya ilişkin müvekkil ... adına, İstanbul 10. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2024/2 Esas sayılı dosyası üze- rinden menfi tespit talepli dava açılmıştır. Müvekkil ... şirket yetkilisi olup şirket borçlarına ilişkin şahsi malvarlığı ile sorumlu değildir. Müvekkil ...'a karşı dava ve takip ehliyeti bulunmamaktadır.\" diyerek   takibe, borca, faize ve sair tüm fer'ilerine itiraz ettiği ,4.Takip konusu borç ile ilgili olarak borçlu şirket tarafından menfi tespite ilişkin asıl davanın ve itirazın iptaline ilişkin birleşen davanın açıldığı anlaşılmaktadır.  Dosya kapsamına göre, tutanak tarihinde  borçlu şirketin belirtilen işyeri adresinde harici hattan elektrik enerjisi kullanıldığı yaklaşık olarak ispatlanmıştır.Alacak haksız fiil niteliğindeki kaçak elektrik tüketiminden kaynaklanmış olup alacak muacceldir ve rehin ile temin edilmemiştir.  Borçlu şirket yönünden  yaklaşık ispat sağlanmış, ihtiyati haciz koşulları oluşmuştur.  Ancak davalı gerçek kişinin kaçak elektrik tüketimi nedeniyle  sorumluluğunun doğup doğmadığı yargılamaya muhtaç olup  mevcut delil durumuna göre bahsedilen davalı yönünden yak- laşık ispat sağlanmamıştır. Buna göre , alacaklının talebi doğrultusunda davalı şirket yönünden ihtiyati haciz kararı verilmesi gerekirken  yazılı gerekçe ile talebin her iki davalı yönünden reddi isabetsiz olmuştur. Açıklanan nedenlerle, davacının istinaf talebinin kabulüyle HMK 353/1-b-2 maddesi gereğince  22.11.2024 tarihli  ara karar kaldırılarak yeniden aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.<br>K A R A R: Yukarıda açıklanan nedenlerle;  Alacaklı ...'ın istinaf talebinin kabulüyle HMK 353/1-b-2 maddesi gereğince, 22.11.2024 tarihli ara kararın kaldırılmasına, yeniden esas hakkında;  1- Davalı ... SAN. VE TİC. LTD.ŞTİ yönünden İHTİYATİ HACİZ TALEBİNİN KABULÜNE,  a.)Takip ve dava konusu  21.12.2023 son ödeme tarihli 11.764 kwh karşılığı 14.648,14 TL  ve 21.12.2023 son ödeme tarihli 177.812 kwh karşılığı 221.508,56 TL bedelli faturalar ile sınırlı olmak kaydıyla, borçlunun ( 236.156,70-TL) alacağı karşılayacak miktardaki  taşınır, taşınmaz malları ile 3. Kişilerdeki hak ve alacakları üzerine  ihtiyati haciz tesisine, b.) Takdir olunan % 15 oranındaki teminatın ilk derece mahkemesince tahsiline, 2- Davalı ... hakkındaki ihtiyati haciz talebinin reddine Peşin alınan istinaf karar harcının, istinaf edene isteği halinde ilk derece mahkemesince iadesine, İstinaf sebebiyle yatırılan gider avansı bakiyesi varsa, karar  kesin olmakla istinaf edene ilk derece mahkemesince iadesine, Dair dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda HMK  362/1-f maddesi gereğince kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi. 15/04/2025</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"af3649ce02b4a084","SID":"8675c3a1f8baeeae"}}