{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>3. HUKUK DAİRESİ<br>ESAS NO: 2025/197 <br>KARAR NO: 2025/989<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>K A R A R<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 05/11/2024<br>NUMARASI: 2023/219 E - 2024/1075 K<br>DAVANIN KONUSU: Tazminat <br>KARAR TARİHİ: 15/04/2025  <br>Yukarıda tarafları ve konusu yazılı bulunan dava ile ilgili olarak,ilk derece mahkemesince verilen kararın  istinaf edilmesi sebebiyle,dava dosyası üzerinde yapılan inceleme sonunda;<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının uluslararası nakliyat  alanında faaliyet gösterdiğini ve  maliki olduğu ... plakalı TIR aracın tamiri yapılmak üzere davalı ile anlaş- maya vardığını, davalı tarafça fren sisteminde parça değişimleri yapıldığını, tamir ücretinin ödendiğini ve aracın 13.06.2019 tarihinde davacıya teslim edildiğini,  ancak  çok kısa bir süre sonra, araç seyir halinde iken-davalı tarafça yapılan tamir sırasında \"...\" parçasının monte edilmesi nedeniyle -ortaya çıkan kilitlenme sonucu araç kontrolden çıkıp yol kenarındaki bariyerlere çarparak durduğunu, olay sonrasında  Çatalca Sulh Hukuk Mahkemesi'nden delil tespiti talebinde bulunduklarını,  Makine Mühendisi  bilirkişi tarafından Çatalca 2. SHM'nin 2019/25 D. İş sayılı  dosyasına sunulan bilirkişi rapo- runda da \"dava konusu  kazanın ... parçasının tıra monte edilmesi nedeniyle meydana geldiği\"nin belir- tildiğini, söz konusu kaza nedeniyle oluşan hasarın giderilmesi için dava dışı  şirkete 104.500,00 TL tamir masrafı ödendiğini, ayrıca aracın üç ay süreyle kullanılamaması nedeniyle 180.000,00 TL tutarında kazanç kaybının oluştuğunu beyanla , şimdilik  10.000,00 TL tamir masrafı ile 10.000,00 TL kazanç kaybının  tazmini talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde; davalının ...  ve ... ün- vanına sahip şahıs şirketinde kamyon ve TIR gibi ağır tonajlı araçlara servis hizmeti verdiğini, dava- cıya ait ... plakalı araca da servis hizmeti verildiğini ve davacının talebi  üzerine bir takım parçaların değiştirildiğini, davacının servis hizmetinin bedelini ödemediğini,  Davacının \"aracın servisten çıktıktan uzun bir süre sonra kaza yaptığı, tekerlek kilitlendiğin- den  şoförün aracı bariyerlere çarptırarak durdurabildiğini \" beyan etmesine rağmen Çatalca Sulh Hukuk Mahkemesi'nde açılan 2019/25 Değişik İş dosya numaralı delil tespiti dosyasında \" kazadan hemen önce araçtan hava sesi geldiği, sonrasında sağ tekerleğin kilitlendiği, neticede kazanın meydana geldiği\" yönünde iddiada bulunduğunu, beyanlar arasında çelişki olduğunu, Dava konusu aracın 21.05.2019 tarihinde lastik patlaması sonucu körüğü, rakoru, hor- tumu ve başkaca da parçalarının hasar almış olması neticesi müvekkiline ait servise getirildiğini,  ha- sar gören parçaların değiştirilmesi gerektiğinden araç sahibinin bilgisi dahilinde Wasco marka hare- ketli rakorun takıldığını, rakorun takıldığı hortum müvekkili tarafından temin edilmeyip davacı tara- fından dışarıdan getirilerek takıldığını, Davaya konu aracın davacının arkadaşının servisine çekildiğini, sonrasında mahke- mece keşif yapıldığını, müvekkilinin taktığı rakorun söz konusu serviste çıkarılıp çıkarılmadığının muamma olduğunu, rakorun çekildiği serviste kasten sökülmüş olabileceği gibi aracın kaza yaptığı esnada kazadan kaynaklı bir darbenin etkisi ile de çıkmış olma ihtimali bulunduğunu, lastik patlaması durumunda dahi ... ve körüğün hasar aldığını, meydana gelen kazanın müvekkilinin araca taktığı parçadan kaynaklandığının kabul edilemeyeceğini beyanla davanın reddini talep etmiştir. İlk Derece Mahkemesi'nce 2020/426 E., 2022/405 K. nolu 15.04.2022 tarihli ilam ile \" DAVANIN REDDİNE\" karar verilmiştir. Hükmün davacı  tarafça istinafı üzerine dairemizce yapılan inceleme sonucu tesis edilen  2022/1528 E., 2023/534 K. Nolu 20.2.2023 tarihli ilamda ; Dava, araç tamirinden kaynaklanan tazminat talebine ilişkindir. Davacı taraf; dava konusu aracını tamir için davalının iş yerine  bıraktığını, tamiri yapılıp ken- disine teslim edilen aracın kısa bir süre sonra seyir halinde iken \"kilitlenme\" problemi nedeniyle  yol kena- rındaki bariyerlere çarparak hasarlandığını, bu kazanın \"...\" isimli parçanın monte edilmesindeki sorundan , yani ayıplı tamir hizmetinden kaynaklandığını beyanla   aracın bu kazaya  bağlı hasarın giderilmesi için ödediği tamir ücretini ,ayrıca aracın çalışmadığı süre içinde mahrum kalınan karını talep etmekte, davalı taraf ise; araçta oluşan hasarın kendilerince sunulan hizmet ile ilgili olmadığını  davacının aracına rakorun kendisince takıldı- ğını, ancak ... hortumunun davacı tarafça temin edildiğini, rakorun çıkması nedeniyle kazanın meydana gelmesi halinde bile bu durumun hortumdan kaynaklanıp kaynaklanmadığının değerlendirilmesinin gerektiğini beyan etmektedir. Uyuşmazlık , davalı tarafça davacının aracına ayıplı tamir hizmeti sunulup sunulmadığı, dava konusu kazanın bu tamir işleminden kaynaklanıp kaynaklanmadığı, davacının tazmini gereken maddi zararının ne olduğu hususunda toplanmaktadır. Davacının aracı ile ilgili olarak düzenlenen kaza tespit tutanağı,  ekspertiz raporu,  delil tespiti dosyası üzerinden aldırılan bilirkişi raporu dosyaya celp edilmiş, ayrıca İTÜ  Makine Fakültesi  Otomotiv Birimi E. Prof. Dr. ... 'dan  13.09.2021 tarihli rapor aldırılmıştır. Söz konusu raporda; Dava dosyasında, dava dilekçesi ekinde bulunan 22.07.2019 tarihli bilirkişi tespit raporunda, aracın 01.07.2019 tarihinde yerinde görülerek tespit yapılmış olduğu, tespit sonucunda aracın sağ fren körüğüne takılan rakorun dişli kısmının ana gövdeye segmanla bağlanmış olduğu, basınçlı ve hareketli bir noktada olan rakorun gövde ile dişli kısmı bağlayan segmanın kırılması ile körüğün sağ ön tekerleği kilitlediği ve aracın sağ tarafa doğru çekmesine yol açarak sürücünün kontrolü kaybetmesine ve bariyerlere çarparak durabilmesine yol açtığı, söz konusu noktada esasen sabit ... kullanılması gerektiği, dolayısıyla araçta meydana gelen hasara yanlış ... takılmasının yol açmış olduğu kanaati ifade edilmiştir. Söz konusu raporda ele alınan ... böl- gesine ait ve hasarlı durumdaki araca ait fotoğraflar da mevcut olmakla birlikte, aracın sağ ön kısmından hasar görmüş olduğu anlaşılmakla birlikte hasarın kapsamı hakkında fikir vermemektedir. Söz konusu tespit raporunda segmanın kırılmış olduğu belirtilmiş olmakla birlikte fotoğraf- lardan bu husus anlaşılamadığından, esasen hızlı bağlantı segmanı olan bu parçanın yerinden çıkmış mı yoksa kırılmış mı olduğu anlaşılamamaktadır. Öte yandan ... marka çekicilerin bu modellerinde fabrika çıkışı sabit ... kullanılırken, daha yeni modellerinde ... firmasının körüklere fabrika çıkışı hızlı bağlantı seg- manlı ... kullanmaktadır. Dava konusu araçta, bu hızlı bağlantı segmanlı rakorun sonradan takıldığı anlaşıl- makla birlikte, montajı doğru yapıldığı taktirde bu genel olarak yaygın bir uygulamadır. Ancak bu rakorun direksiyon hareketleri sırasında dönerek yer değiştiren bir yerde olması nedeniyle aracın sabit kısımları ile bağ- lantı hortumunun doğru nitelik ve uzunlukta olması şarttır. Bu sağlandığı taktirde ve montaj da hatasız yapıl- dıysa, ... hızlı bağlantı segmanlı olması nedeniyle böyle bir arızaya yol açacak yapıda değildir. Fren kilitlemesi konusuna gelince; rakorun körükten kurtulması halinde körük içindeki basınç hemen boşalarak freni kilitleyecek, öte yandan çıkan hortumdan dışarı kaçan hava nedeniyle diğer silindirlerin de boşalıp kilitlemeleri, motoru çalışmayan araçta 1-2 saniye, motoru çalışır durumdaki araçta 3-4 saniye sürecektir. Kazanın olması, sürücünün direksiyon kontrolünü kaybetmesine bağlanmış olup, kısa süreli de olsa tek taraflı ön teker kilitlemesi sürücünün kontrolü kaybetmesine yol açabilecek bir olaydır. Dolayısıyla kazanın fren körüğüne hava getiren hortumu bağlayan rakorun çıkması sonucu meydana gelmiş olması olasılığı mevcuttur. Rakorun çıkmasına ise yol açabilecek etkenler, hatalı montaj veya yanlış hortum kullanılması olabilir. Bütün bu olası hususlarda davalı servisin sorumlu olacağı kanaatine varılmıştır. Onarım zararı ile ilgili olarak; Davacı taraf bu onarıma dava konusu kazanın yol açmış olduğunu ileri sürmektedir. Kaza sonrası davacıya ait aracın bir fotoğrafı tespit raporunda görülmekle birlikte, yukarıda da belirtilmiş olduğu üzere bu fotoğraf bulanık olduğu gibi, sadece bir fotoğraftan da hasarın çapını belirlemek mümkün değildir. Bu kaza sonrası ayrıca bir ekspertizin aracın hasarını inceleyerek raporlamış olması beklenir ancak dava dosya- sında böyle bir ekspertiz raporuna rastlanmamıştır. Aracın dava konusu kaza sırasında yaşı 13 olup normalde 10-15 senelik ömürleri olan bu tip araçlar için oldukça eskidir. Dolayısıyla motor aksamının yenilenmesini de kapsayan onarımın kaza nedeniyle uğranan hasarla mı, yoksa aracın yaşı nedeniyle eskimiş ve yıpranmış aksamının yenilenmesi ile mi ilgili olduğunun anlaşılmasına olanak bulunmamaktadır. Bu nedenle; tarafıma hasar tutarı ile ilgili kanaat soruluyor ise, bunun tespiti bu şartlar altında mümkün değildir. Mahrum kalınan kar ile ilgili olarak: Davacı, dava konusu kaza nedeniyle aracını 3 ay süre ile kullanamadığını ileri sürmüş ve dava konusu kaza öncesi,09.03.2019 ile 31.05.2019 tarihleri arasında bir müşterisine toplam 9 adet Hollanda-Türkiye arası navlun bedeli olarak kesilmiş olan ve 9 'unun toplam tutarı 31.000,00 Euro olan harcama faturalarını örnek göstererek kaza tarihindeki döviz kuru üzerinden kazanç kaybının 180.000,00 TL olacağını ileri sürmektedir. Onarım faturalarında sıralanan parça değişimleri, montaj ve boya işçilikleri için toplam gerekecek sürenin 3 ay olamayacağı, söz konusu işlemlerin 1 ay içerisinde tamamlanabileceği kanaatine varılmıştır. Öte yandan aylık ciro 60.000,00 TL olarak kabulü halinde de bu süre zarfında araca ve yolculuğa yapılan yakıt, personel, seyahat vb. masrafların konu ile ilgili bir uzmanı tarafından incelenerek gerçek kazancın hesaplanmasından sonra kanaat oluşturulması gereklidir.\" denilmiştir. Ancak delil tespiti dosyasına ibraz olunan bilirkişi raporu ile iş bu dava dosyasına ibraz olunan rapor birbirinden farklı tespit  içermektedir. Ayrıca toplanan delillere ve yapılan yargılamaya göre uyuşmazlık çözülmemiştir. Buna göre mahkemece , -Öncelikle, dava konusu tamir işlemi ile ilgili  olarak davalı işyerinden , ayrıca  aracın davacıya tesliminden sonra oluşan kazaya istinadan dava  dışı işyeri tarafından gerçekleştirilen tamir işlemlerine ilişkin iş emri, servis formu, araç teslim formu, ayrıntılı fatura vs dahil tüm belgelerin ilgili iş yerlerinden , -Sonrasında aracın mevcut arızası/kazası ile ilgili hasar dosyasının /renkli resimlerin  sigorta şirketinden celbi ile ,  - İkisi üniversitelerin otomotiv kürsüsünden seçilecek öğretim görevlisi/ makine mühendisi biri SMM'den oluşacak bilirkişi kurulu vasıtasıyla dava dosyası ve ekleri ile ticari defter ve kayıtları üzerinde  ince- leme yapılarak; davalı tarafça davacının aracına ayıplı tamir hizmeti sunulup sunulmadığı, aracın tesliminden sonra meydana gelen kazanın  bu tamir işleminden kaynaklanıp kaynaklanmadığı, davacının onarım zararından kaynaklanan zararı ile- vergi beyanları  vs de gözetilerek- aracın tamirde kaldığı süre itibariyle ulaşan kazanç kaybı zararının tespiti hususunda,  önceki raporlara itirazları giderici, hükme ve yargısal denetime elverişli yeni rapor alınarak hasıl  olacak sonuç dairesinde karar tesisi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde karar tesisi usul ve yasaya aykırı bulunmuştur.\" denilerek davacının istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-a-6 maddesi uyarınca kabulü ile kararın kaldırılmasına, davanın yeniden görülmesi için dava dosyasının mahkemesine gönderilmesine  karar verilmiştir. Kaldırma kararımız sonrasında İlk Derece Mahkemesi'nce yeniden  \"DAVANIN REDDİNE \" karar verilmiştir. <br>İstinaf Başvurusu: Hüküm davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir. Mahkemece \"kazanın oluş sebebinin tam olarak belirlenemeyeceği\" gerekçesiyle \"DAVA- NIN REDDİNE\" karar verilmiş ise de, Çatalca Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2019/25 D.İş sayılı dos- yasına sunulan 22.07.2019 tarihli bilirkişi raporunun kaza sonrasında ivedi şekilde alındığını , bu raporda bilirkişi tarafından kazanın ne şekilde gerçekleştirilmiş olabileceğine dair incelemelerde bulu- nulduğunu, tüm tanık beyanları ve  bilirkişi raporları birlikte değerlendirildiğinde dava konusu taz- minata sebep kazanın oluş sebebi ve kusurlu tarafın açık ve net şekilde  tespit edilebildiğini, kazanın  karşı tarafın kusuru sonucu olduğunu, dosyaya sunulan kaza sonrası çekilmiş fotoğraflar ile müvek- kilinin aracında oluşan hasarın kaza sebebiyle meydana gelmiş olduğunun da sabit olduğunu, kaza sonrası yapılan tamirat işlemlerinin tümünün kaza sebebiyle meydana gelmiş hasara ilişkin olduğunu,  bilirkişi raporlarında hiçbir tespit yapılamadığını,  ispata elverişli bir değişik iş dosyası olmasına rağmen kaza tarihinden çok sonra kazanın sebebinin bilirkişi marifetiyle öğrenilmeye çalışılmasının hatalı olduğunu, mahkemeden yapılan işlemin hatalı olup olmadığının sorulması için ... marka tırın yetkili servis ve distribütörlüğünü yapan şirkete müzekkere yazılması ve tamirat işleminin uygun olup olmadığının sorulmasının talep edildiğini beyanla kararın kaldırılmasını istemiştir.  İstinaf sebepleri ve 6100 sayılı HMK'nun 355 md. ile sınırlı olarak yapılan incelemeye göre; Kaldırma kararımız sonrasında , 13.06.2019 tarihli kazaya bağlı olarak oluşan hasar ile ilgili iş emri,servis formu ,ayrıntılı fatura ve bu tamir işlemine ilişkin tüm belgelerin celbi için ilgili işyerine müzekkere yazılmış  cevaben muavin defteri, fatura ve ödeme belgesi gönderilmiş, iş emri servis formu vs gönderilmemiştir. Anadolu Sigorta şirketine yazılan müzekkereye cevaben ,dava konusu kaza nedeniyle oluşturulmuş bir  hasar dosyası bulunmadığı bildirilmiştir. SMMM ... ile İTÜ  Makine Fakültesi öğretim üyeleri  Dr. ... ve ... tarafından hazırlanan 16.02.2024 tarihli raporda; -01.07.2019 tarihinde dava konusu aracın incelenmesi sonrası  verilmiş olan D.İş tespit raporunda ele alınan ... bölgesine ait ve hasarlı durumdaki araca ait fotoğraflar incelendiğinde, tarafımızca bu fotoğraflardan, \"fren kilitlenmesine yanlış ... montajının sebep olduğu\" şeklinde bir çıkarım yapmak müm- kün olmamıştır. -Bahsi geçen D.İş tespit raporunda, fren kilitlenmesine sebep olarak, hareketli ... kulla- nılmış olması,bunun hatalı olması, zira bu araçta fren sisteminde sabit ... kullanılması gösterilmiştir. Ancak, ... marka çekicilerin bu modellerinde fabrika çıkışında sabit ... kullanılırken, daha yeni modellerinde ... firmasının körüklere fabrika çıkışı hızlı bağlantı segmanlı ... tercih etmektedir. Dava konusu araçta, bu hızlı bağlantı segmanlı rakorun sonradan takıldığı belirlenmiştir. Montajının doğru yapıldığı takdirde, bu genel olarak yaygın bir uygulamadır. Ancak, rakorun direksiyon hareketleri sırasında dönerek yer değiştiren bir konumda olması nedeniyle, aracın sabit kısımları ile bağlantı hortumunun doğru nitelik ve uzunlukta olması gerekmektedir. Bu koşullar sağlandığında ve montaj hatasız yapıldığında, rakorun hızlı bağlantı segmanlı olması nedeniyle böyle bir arıza oluşması beklenmez. Bu sebeple D.İş dosyasında yapılmış olan tespit tara- fımızca, yeterli derecede gerekçelenmemiş olarak değerlendirilmiştir. -Davacı taraf, aracın onarımının yanlış yapılmış olmasının kazaya sebep olduğunu iddia etmek- tedir. Ancak fren donanımındaki arızanın, yanlış servisten mi kaynaklandığı,  yoksa aracın yaşlanması kaynaklı normal aşınma ve yıpranmadan mı kaynaklandığı konusunda belirsizlik bulunmaktadır. Kaza sonrasında elde edilen bulanık bir fotoğrafın yanı sıra eksiklikler dikkate alındığında, hasarın gerçek sebebini belirlemek için yeterli kanıt bulunmamaktadır. Rakorun kırılması ya da ... hortumunun çatlaması neticesinde ön sağ tekerin kilitlenmesi ile kazanın meydana geldiğine dair en önemli delil kazadan hemen sonra yapılacak olan ekspertiz incelemesidir. Ancak böyle bir inceleme dava dosyaları arasında yer almamaktadır. Davacı tarafın iddia ettiği gibi hatalı montajdan dolayı araçta ön teker kilitlenmesi neticesi ile kazanın oluştuğunu destekleyecek herhangi bir delil olmamakla birlikte; parça değişikliğinden 15.000 km yol aldıktan sonra sürücünün herhangi bir sebeple direksiyon hakimiyetini kaybetmesi ile bariyerlere çarptığı ve bu şekilde rakorun yerinden çıkma ihti- malini destekleyecek  bir veri olmadığı düşünüldüğünde kazanın oluşum nedeni ile ilgili kesin bir kanaat oluşturmanın zor olduğu öngörülmektedir.  Açıklamalar doğrultusunda,  aracın tesliminden sonra meydana gelen kazanın bu tamir işle- minden kaynaklanıp kaynaklanmadığının dosya kapsamından anlaşılması heyetimiz tarafından mümkün olmamıştır. \" şeklinde görüş bildirilmiştir. Davacı vekili bilirkişi raporuna itirazlarını içerir 07.03.2024 tarihli dilekçesinde; Bilirkişi raporunda \" ... marka çekicilerin bu modellerinde fabrika çıkışında sabit .... kullanılırken, daha yeni modellerinde ... firmasının körüklere fabrika çıkışı hızlı bağlantı segmanlı ... tercih etmektedir. Dava konusu araçta, bu hızlı bağlantı segmanlı rakorun sonradan takıldığı belirlenmiştir. Montajının doğru yapıldığı takdirde, bu genel olarak yaygın bir uygulamadır.\" denildiğini, ancak böyle bir uygulamanın yaygın olmadığı, yapılan işlemin yetkili servisin tavsiyesine uymadığı, hatalı ve kazaya sebep olabilecek parçanın takıldığının sabit olduğunu, ayrıca bilirkişi raporunda \" parça değişikliğinden 15.000 km yol aldıktan sonra\" denilmiş ise de ,dosyada mübrez tamir faturalarının  tarihleri ile kaza  tarihi arasında 15.000 KM yol yapılmasının mümkün olmadığını,  bilirkişilerin bu değerlendirmeye ne şekilde yaptıklarının kendi- lerince anlaşılamadığını ve anlam verilemediğini, aracın sürücü hatası sebepli kaza yapabileceği ihtimaline değinilmiş ise de araçta bulunan tako kayıtlarından müvekkilin belirlenmiş sınırları aşmadığının anlaşıldığını, ayrıca  raporda  hortumun kısa olmasının kazaya sebep olabileceği yönündeki değerlendirme yapılmış ise de hortumun seçimi ve montajının  da davalı tarafça  yapıldığını, bu hususta tamamen  davalı tarafın kusurlu olduğunu, tüm bu hususların  YETKİLİ SERVİS olan ... SAN. VE TİC.A.Ş'ne mü- zekkere yazılarak  sorulmasının gerektiğini, müzekkere cevabı geldikten sonra yeniden rapor alınmasını istediklerini \" belirtmiştir. Ancak mahkemece 05.11.2024 tarihli celsede, alınan raporun denetime elverişli ve uyuşmazlığın çözümü için gerekli teknik incelemeyi haiz olduğu, davacı vekilinin itirazlarını karşılar nitelikte olduğu gerekçesiyle yeniden rapor alınması talebi reddedilmiş, aynı celsede \"DAVANIN REDDİNE\" karar verilmiştir. Dairemizce yapılan inceleme sonucunda da , hükme esas raporun uyuşmazlık konu- sunda uzman bilirkişi kurulunca düzenlendiği, dosyadaki delillere uygun ve içerdiği teknik inceleme ve gerekçe itibariyle hükme elverişli olduğu değerlendirilmiştir. Açıklanan nedenlerle, ilk derece mahkemesince verilen kararda vakıa ve hukuki değerlendirme noktasında,usul ve esasa aykırılık tespit edilmediğinden,davacının istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 md gereğince reddine karar verilmiştir.<br>K A R A R: Yukarıda açıklanan nedenlerle;Davacının istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 maddesi uyarınca reddine, Davacıdan alınması gereken 615,40-TL karar ve ilam harcından, peşin alınan 427,60 TL harcın mahsubu ile bakiye 187,8 TL'nin istinaf eden davacıdan alınarak hazineye irat kaydına, İstinaf yargılama giderlerinin istinaf eden üzerinde bırakılmasına, İstinaf sebebiyle yatırılan gider avansı bakiyesi varsa, karar kesinleştiğinde istinaf edene ilk derece mahkemesince iadesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Yargıtay'da temyiz yolu açık olmak üzere oybirliği ile karar verildi.15/04/2025</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"6f9c0c8f3899182d","SID":"c3a9b4c7c2842125"}}