{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>44. HUKUK DAİRESİ<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F  M A H K E M E S İ  K A R A R I<br>DOSYA NO: 2022/1508 Esas<br>KARAR NO: 2025/419<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: Bakırköy 2. Fikri Ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi<br>TARİHİ: 01/07/2022<br>NUMARASI: 2021/427 E. - 2022/128 K.<br>DAVANIN KONUSU: Marka (Marka Hükümsüzlüğünden Kaynaklanan)<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ: 13/03/2025<br>Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda;<br>G E R E Ğ İ  D Ü Ş Ü N Ü L D Ü: <br>Tarafların İddia ve Savunmaları: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: müvekkili şirketin de dahil olduğu ... Holding’in; tekstil, enerji, çimento, ambalaj ve iş makineleri olmak üzere 11 sektörde yaklaşık 14.000 çalışana sahip bir ortaklık olduğunu, \"... Tekstil\" markasını kullanmaya başladığını ve bu markayı 23, 24, 25 ve 27. sınıflar için 09.02.1989 tarihinde yaptığı ... numaralı başvuru sonucunda yapılan tescil ile koruma altına aldığını, markanın halen koruma kapsamında olduğunu, bu markadan sonra; Nice sınıflarının 17. sınıf hariç tümünü kapsayan ... tescil numaralı \"...\" markasını Türk Patent ve Marka Kurumu nezdinde tescil ettirdiğini, belirtilen bu markanın da yasal korumasının devam ettiğini, belirtilen iki marka dışında da, muhtelif zamanlarda, muhtelif sınıflarda, esas unsuru \"...\" olan 50'den fazla markayı tescil ettirmiş bulunmakta ve bu markaları aktif olarak kullanmakta olduğunu, \"...\" markası için yaptığı ... numaralı tescil başvurusunun, 35. sınıf bakımından, dava konusu marka gerekçe gösterilerek Türkpatent tarafından kısmen reddedildiğini, davalı marka hakkı sahibine ait, Türk Patent ve Marka Kurumu nezdinde ... tescil numarası ile 07, 09, 17, 20, 35. sınıflarda tescilli, \"... şekil\" markasının, tescil edildiği 35. sınıf bakımından, bu davanın açıldığı tarihten geriye doğru beş yıllık süre içerisinde Türkiye'de ciddi biçimde kullanılmadığını belirterek ... tescil numaralı davalı markasının 35. sınıfta iptalini ve sicilden terkinini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesini özetle; müvekkili şirketin, temellerini 1983 yılında atılan ... şirketler zincirinin bir üyesi olarak plastik ve kalıp üretimi alanında faaliyet gösterdiğini, özellikle de askı üretimi konusunda ülkenin en büyük askı üreticisi konumuna geldiğini, davacı tarafın işbu davaya neden olarak gösterdiği kurum kararına itiraz ve dava yollarını tüketmeden müvekkil aleyhine işbu davayı açmasında hukuki yararın mevcut olmadığını, davaya konu müvekkiline ait 2010/26800 sayılı markanın kullanılmakta olduğunu, taraflar arasında daha önce mevcut olan uyuşmazlıklardan Ankara 4.Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi’nin 2010/289 E. sayılı dosyasında görülmekte olan davada da davacı tarafından ... sayılı ... ibareli marka başvurusunun davalı müvekkilinin itirazları üzerine bir kısım emtia ve hizmetlerin çıkarılması üzerine açtıkları YİDK iptal davasında ilgili mahkeme tarafından ... ibaresi üzerinde davalı müvekkilinin 07/17/20 ve 35/05.sınıflar açısından daha önceden kullanması nedeniyle \"Gerçek Hak Sahipliği/ Üstün Hakkı\" kabul edilerek davacı tarafın davasının reddedildiğini, davaya konu markanın tescilinin tescilli olduğu emtialara bakıldığında 07, 17 ve 20.sınıfta tescilli ettirdiği ürünler ile 11.sınıfta “sıhhi tesisat, vitrifiye” ve 21.sınıfta başta askı başta olmak üzere birçok çeşitli ürünlerin satışını ve pazarlamasını yaptığını, faturalar üzerinde de markasal şekilde kullandığını, müvekkili şirketin Damlama Sulama Boruları, Damla Sulama Bağlantı Elemanları, Hat üstü Damlatıcıları gibi ürünleri bulunduğunu, bu ürünler için ... ibareli markasını kullandığını, ... ibareli markalı ürünlerinin satış hizmetinin de ... ibareli markası altında yapıldığını, müvekkilinin Türk Patent kayıtlarına bakıldığında çeşitli marka tescilleri olduğunun görüleceğini, aynı şekilde faturalarında ve kataloglarında da çeşitli markalı ürünlerin satışını yaptığını, kötüniyetli tescil iddiasının yerinde olmadığını, katalog, fiyat listeleri gibi delillerde müvekkilinin müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için çeşitli malların bir araya getirilmesi hizmetlerinde \"...\" markasını kullandığının görüleceğini, İstanbul dışında Çanakkale, Manisa, Bursa gibi illerde satış, depo, işyeri mağazalarının/şubeleri bulunduğunu, müvekkilinin tescilden önce dahi 35/05.sınıf açısından markayı kullandığının mahkeme kararı ile tespit edildiğini dolayısıyla 07.01, 07.02; 17.01, 17.02, 17.03, 20.07, 20.08 ve 35/05. no.lu sınıflar açısından üstün hakkı/gerçek hak sahipliğinin tespit edilmiş olduğunu, müvekkilinin “...” ibareli markasının aktif olarak tescil öncesinde başlayan kullanımının halen devam etmekte olduğunu belirterek davanın reddini talep etmiştir.<br>İlk Derece Mahkemesi Kararı:Mahkemece; \"Davacının davasının REDDİNE,\" karar verilmiştir. <br>İleri Sürülen İstinaf Sebepleri:Davacı vekili tarafından süresinde istinaf yoluna başvurulmuş olup, davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; bilirkişi heyeti tarafından yapılan  incelemede gözden kaçırılan husus söz konusu kullanımların emtia markalarının kullanım ispatına yönelik olduğunu ve 35. sınıfta tescilli bir hizmet markasının kullanımdan faturalarda yer alan markasal kullanımın değerlendirileceğinin söz konusu olmadığını, heyet raporunda davalı şirketin net satış tutarının belirlenmesi, raporun eksik ve hatalı yapıldığının 35. sınıflarda tescilin kapsamının üçüncü şahıslara ait malların dağıtımı ve satışı olduğu ve farklı üreticilere ait ürünlerin tüketiciye sunulması gerektiğinin açık şekilde belirtildiğini, mahkeme kararında dava konusu markanın 2011 öncesi mal grubu belirlenmeden tescil edilmesi sebebiyle bütün emtia sınıfları açısından kullanılması zorunlululuğunun bulunmadığı belirtildiğini, mahkeme kararında davalı tarafça üretilen farklı malların bir araya getirilerek satıldığı yönündeki tespitin hatalı olduğunu,  davalı tarafın iddia dahi etmediği gibi ... ve ... markalı malları tüketiciye sunum için aynı ortamda bir araya getirilmediğini,  bu durum sayın mahkeme tarafından göz ardı edilerek birden fazla markanın yer aldığı ürünün bir araya getirilerek satıldığına hükmedildiğini, zira İsko markalı ürünlerin sunulduğu \"https://www...com.tr/...\" websitesinde yer alan katalog ve ... markalı ürünlerin sunulduğu \"https://www...com.tr/...\" websitesinde yer alan katalog diğer markalı ürünleri içermediğini,  davalı tarafın farklı markalı ürünleri aynı ortamda tüketiciye sunulmadığını, ... markası görüldüğü üzere damla sulama sistemleri satışında kullanılmakta olup sunulan fotoğraflarda da tabelada, \"Damla Sulama Boruları\" yazdığı görüldüğünü, davalının da damla sulama sistemleri ile elbise askılarının yan yana aynı ortamda satıldığı yönünde bir iddiası da bulunmadığını, dosya mündericatında birbiri ile çelişen iki rapor bulunmasına karşılık dosyanın aydınlatma görevi kapsamında yeni bir bilirkişi tevdi gerekirken hüküm tesis edilmesinin hatalı olduğunu, dosyada yer alan heyet raporu ile uzman mütalaası arasındaki çelişkinin giderilmeden  karara çıkarılmasının hatalı olduğunu ve kararın kaldırılması gerektiğini, beyanla ilk derece mahkemesi tarafından verilen kararın kaldırılmasını talep etmiştir.Davalı vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle; aynı markalı ürününü aynı marka tabelası altında satışı için 35/05.sınıfta tescile İhtiyacı olmasa da aynı üreticinin farklı markalı aynı/benzer tür veya farklı tür ürünlerini birarda satışını yapması için 35/05. sınıfta tescile ihtiyacı olduğunu, bu anlamda müvekkilin ... markası altında ... markalı askıları satışını yapması için 35/05.sınıfta tescile ihtiyacı olmasa da ... markalı ürünlerini ... markası altında satışını yapması ticari faaliyette bulunması için ... markasını 35/05.sınıfta tescile ihtiyacı olduğunu, dolayısıyla ... markası altında ... ve ... markalı ürünlerini satışı veyahut ... markası altında ... markalı ürünleri ... markalı satış mağazalarında satışını yapması 35/05.sınıfta markasal kullanım olup sayın yerel mahkeme tarafından aldırılan bilirkişi raporunu hazırlayan sayın bilirkişilerin de tespit ettiği üzere bu kullanımı ciddi bir kullanım olduğunu, mahkeme tarafından verilen, uyuşmazlık konusu olan kararın isabetli ve anlaşılır bir şekilde gerekçelendirildiği ve  davacı tarafından sunulan uzman görüşüne de neden itibar edilmediği hukuka uygun bir şekilde izah edilmiş olup davacı tarafın istinaf gerekçelerinin kabul edilebilir nitelikte olmadığını  davacı tarafın istinaf talebinin reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>GEREKÇE: HMK'nın 355. Maddesi gereği, kamu düzenine aykırılık teşkil eden hususlar hariç tutularak,  istinaf neden ve gerekçeleri ile sınırlı olmak üzere yapılan incelemede; Dava, davalıya ait ... tescil numaralı  \"... şekil\" ibareli  markanın 35.sınıfta kullanılmama nedeniyle iptali istemine ilişkindir. Davacı vekili, davacı adına  muhtelif sınıflarda, esas unsuru \"...\" olan 50'den fazla markayı tescil ettirmiş  olduğunu, \"...\" markası için yaptığı ... numaralı tescil başvurusunun, 35. sınıf bakımından, dava konusu marka gerekçe gösterilerek  kısmen reddedildiğini, davalıya ait ... tescil numarası ile 07, 09, 17, 20, 35. sınıflarda tescilli, \"... şekil\" markasının, tescil edildiği 35. sınıf bakımından,  kullanılmadığını belirterek markanın 35. sınıfta iptalini  talep ve dava etmiştir. Dava konusu ... tescil numaralı \"... ŞEKİL\" ibareli markanın  07, 09, 17, 20, 35. Sınıflarda davalı adına tescilli olduğu, 35 sınıf tescilinin \"Müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için çeşitli malların bir araya getirilmesi hizmetleri ( belirtilen hizmetler perakende, toptan satış mağazaları, elektronik ortamlar, katalog ve benzeri diğer yöntemler ile sağlanabilir ).\" hizmetleri olduğu  görülmektedir. Bilirkişi heyetince düzenlenen 24/03/2022 tarihli raporda; \"davalının 2016-2017-2018-2019-2020-2021 yılı faturalarında isko şeklinde marka kullanımının olduğunu,  davalının dava tarihinden geriye doğru 5 yıllık süre içerisindeki toplam net satışlarının 391.147.975,06 TL olduğunun mali incelemede tespit edildiğini, davalı tarafından markanın kullanımına ilişkin sunulan delillerin, hakkı devam ettirecek nitelikte bir kullanım için SMK madde 9'da belirlenen esasları sağladığını, marka sahibinin ilgili piyasada ticari bir konum elde edebilmek veya bu konumu sürdürebilmek için ciddi çabada bulunduğunu gösterdiğini (kullanımın markadan kaynaklanan hakları sürdürmek amaçlı simgesel kullanım olmadığı),  davalıya ait ... tescil numaralı markanın 35.sınıfta kullanılmama nedeniyle iptal koşullarının mevcut olmadığı\" belirtilmiştir.Davacının ... numaralı ... marka başvurusunun, davalı markası mesnet gösterilerek, 35. Sınıfta reddine karar verildiği, dava açmakta hukuki yararının bulunduğu anlaşılmıştır. Davacı vekilinin gerek yargılama sırasında ibraz ettiği 26/04/2022 tarihli dilekçe, gerekse istinaf dilekçesinde;  dava konusu hizmet markasının 35.sınıf tescilli mağazacılık (perakendecilik) hizmet markası olduğunu, söz konusu sınıf tescilinin konusunun hizmet sunumu olup mal satışı olmadığını, bu hususun Nice Sınıflandırması'nın 35.sınıfa ilişkin açıklama notunda \"mal satışının hizmet kavramı içerisinde değerlendirilemeyeceği\" şeklinde  belirtildiğini, ticari markaların doğası gereği satış amacıyla üretildikleri dikkate alındığında salt mal satışının 35. Sınıfta kullanım ispatı olarak ileri sürülmesinin bahse konu sınıflandırmanın ruhuna açık bir şekilde aykırılık teşkil ettiğini, bilirkişi raporunun hatalı olduğunu, bilirkişi raporu ile dosyaya sunulan uzman mütalaası arasında çelişki bulunduğunu, çelişkinin giderilmeden karar verilmesinin hatalı olduğunu ileri sürdüğü anlaşılmıştır.Davacı vekilinin 16/05/2022 tarihli beyan dilekçesi ekinde,  25/04/2022 tarihli,  İzmir Ekonomi Üniversitesi Dekanı ve Ticaret Hukuku Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. ...'nın uzman görüşünü sunduğu, görüşte mağazacılık hizmetinin özelliğinin farklı markalı malların bir araya getirilerek satışa sunulması olduğu, mağazacılık hizmetinden (müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için çeşitli malların bir araya getirilmesi hizmetleri) söz edilebilmesi için faaliyetin konusunun mal olması, farklı malları taşıyan malların satılması, bu malların aynı ortamda bir araya getirilmesi ve ödemenin hizmeti verene yapılması/malın hizmeti verenden satın alınmasının gerektiği, bu nedenle 35.sınıf mağazacılık hizmeti markasının sadece üretilen malın satımında kullanılmasının 35.sınıfta kullanıldığı anlamına gelmeyeceği, üreticinin kendi ürettiği malları satmasının ayrı bir hizmet olmadığı görüşü açıklanmıştır. Mahkemece alınan bilirkişi raporu ile dosyaya davacı vekili tarafından sunulan Prof. Dr. ...'nın mütalaasında açıklanan görüşler farklı olmakla birlikte, görüşlerin marka Nice Sınıflandırması 35.  Sınıfın kapsamının belirlenmesine ilişkin olduğundan, ihtisas mahkemesi hakiminin, yeni bir rapor almadan, hukuki değerlendirme ile sonuca ulaşmasında usule aykırılık görülmemiştir.Dosya kapsamında alınan bilirkişi raporundaki tespitlerden; davalı tarafça faturalarda ... ibareli logonun markasal olarak kullanıldığı, bunun dışında dosyaya sunulan fotoğraflardan, davalı tarafça fabrika binası ve fabrika satış mağazasında işyeri tabelasında ... marka/logosu ile yine davalı adına tescilli ... markasının bulunduğu, davalının ... markasının tescilli olduğu ürünleri de, faturalarında ... marka/logosu altında sattığı, Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin  24/03/2016 tarihli, 2016/596 Esas- 2016/3361 Karar sayılı kararında da açıklandığı üzere; \"...Dairemizin 03/07/2009 tarih ve ... sayılı kararında da hizmet markalarının niteliği gereği sunuldukları hizmet üzerinde kullanım şekli ticaret markalarında olduğu gibi doğrudan ait olduğu mallar üzerine konulmak biçiminde değil, ancak hizmetin sunulduğu bina, araç, gereç, basılı evraklar vb tanıtma vasıtalarıyla mümkündür. TTK'nın 41. maddesine göre de ticaret unvanının (işletme adının) işletmeyle ilgili senet ve sair evrak üzerinde kullanımıyla birlikte işletmenin girişinde herkesin kolaylıkla görebileceği şekilde yazılı olması koşulu gözetildiğinde, her iki tür işaretin de işlemlerinin farklı olmasına karşın ortak noktalarının \"tanıtma işareti\" niteliğinde olduğu görüşü açıklanmıştır.\" Davalı tarafça da, 35. Sınıfta tescilli markasının gerek işyeri tabelasında gerekse faturalarında hem ... hem de farklı ürün grubunda tescilli ... markalı ürünlerin satışında kullanıldığı anlaşılmakla,  35. Sınıfta \"Müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için çeşitli malların bir araya getirilmesi hizmetleri (belirtilen hizmetler perakende, toptan satış mağazaları, elektronik ortamlar, katalog ve benzeri diğer yöntemlerle sağlanabilir) hizmetlerinde kullanıldığının kabul edilmesi gerektiği, farklı markalı ve farklı ürün grubundaki mallar dahi olsa sırf davalıya ait ürünlerinin satışı yapıldığı gerekçesiyle markanın tescilli olduğu 35. Sınıfta kullanılmadığı sonucuna ulaşılamayacağı, mahkemece alınan bilirkişi  raporu ile kullanımın pazar payı yaratacak ölçüde ciddi kullanım olduğunun tespit edildiği anlaşılmakla mahkemece davanın reddine karar verilmesi usul ve yasaya uygun olup, davacı vekilinin istinaf sebepleri  yerinde görülmemiştir.Bununla birlikte Dairemizce HMK 355. Madde gereğince resen yapılan incelemede;   6100 sayılı HMK'nın 297 ve 298. maddelerinde mahkeme kararlarının, iki tarafın iddia ve savunmalarının özetlerini, incelenen maddi ve hukuki olayın özünü, mahkemeyi sonuca götüren gerekçelerin neler olduğu hususlarını ihtiva etmesi gerektiği düzenlenmiş olup, mahkemece gerekçeli kararda marka görseline yer verilmesinin usul ve yasaya uygun olmadığı kanaatine varılmış, (bkz Yargıtay 11. Hukuk Dairesi,  2023/4968 E.-2024/6956 K. Sayılı,01.10.2024 tarihli ilamı) resen gözetilen sebeplerle, karar gerekçesi düzeltildiğinden, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulüne, mahkeme kararının 6100 Sayılı HMK 353/1-b-2 maddesi gereğince kaldırılmasına, düzeltilmiş gerekçe ile davanın reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-Davacı vekilinin resen gözetilen sebeplerle istinaf başvurusunun KISMEN KABULÜNE,2-Bakırköy 2. Fikri Ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 01/07/2022 tarih, 2021/427 E. 2022/128 K. Sayılı kararının 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b-2. maddesi gereğince KALDIRILMASINA, ancak belirtilen hususlar yeniden yargılamayı gerektirmediğinden yeniden esas hakkında hüküm kurulmasına,3-DAVANIN REDDİNE4-İlk derece mahkemesinde yapılan yargılama giderleri ve harca ilişkin;4/a-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 615,40 TL karar harcından peşin alınan 59,30 TL'nin mahsubu  ile 556,1‬0-TL harcın davacıdan tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine, 4/b-Davacı tarafından ilk derece mahkemesinde yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,4/c-Davalı tarafından ilk derece mahkemesinde yapılan, yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, 4/ç-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre 40.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsiliyle davalıya verilmesine, 5-İstinaf aşamasında yapılan yargılama giderleri ve harca ilişkin;5/a-İstinaf talebi kabul edildiğinden davacı tarafça yatırılan istinaf harcının karar kesinleştiğinde ve talep halinde iadesine,5/b-İstinaf yargılaması için davacı tarafından yapılan 220,70 TL istinaf yoluna başvurma harcı, 191,5‬0 TL tebligat, müzekkere ve posta gideri olmak üzere toplam 412,2‬0 TL'nin davalıdan tahsiliyle davacıya verilmesine,5/c-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,6-6100 Sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince var ise bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde taraflara iadesine,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda,  20/07/2017 tarih ve 7035 Sayılı Kanunun 31. maddesiyle değişik 6100 Sayılı HMK'nın 361/1. maddesi gereğince, kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Yargıtay'a temyiz başvurusunda bulunma yolu açık olmak üzere, oy çokluğuyla karar verildi. 13/03/2025<br>MUHALEFET ŞERHİ: Somut olayda , davalı markasının 2011 yılı öncesi 35. sınıfta genel mağazacılık hizmetinde tescilli olduğu, bu nedenle  35. sınıf tescilinde herhangi bir mal grubu veya sınıfı sınırlaması olmadan tescil edilmiş olduğu, mağazacılık/ perakendecilik hizmetlerinin kapsamının, farklı markaların bir araya getirilerek sunulması olduğu, Yargıtay kararları ile  35. sınıfta tescilli mağazacılık hizmetlerinin sadece marka sahibinin kendi ürettiği malların satışıyla sınırlı kalamayacağı,  mağazacılık hizmetlerinin gerçek anlamda sunulabilmesi için sektörel bazda   farklı üreticilere ait çeşitli malların bir araya getirilerek tüketicilere sunulması gerektiği vurgulanmıştır. Yargıtay 11. H.D. 2020/7799 E.-2022/3109 K. Sayılı,  18/04/2022 tarihli kararı,  \"Dairemizin önceki kararlarında da zikredildiği üzere daha önce 35. sınıfta genel mağazacılık hizmetleri yönünden adına marka tescili bulunan taraftan sonra tescil başvurusuna konu yapılan ve özel mağazacılık hizmetlerini konu alan marka başvurularına itirazda bulunulabilmesi için kendisi adına 35. sınıfta genel perakendecilik ve mağazacılık hizmetlerinde markayı kullanması gerekmekle birlikte, tek tek her bir mal yönünden kullanımın ispat edilmesi gerekmeyip, sektörel bazda benzer malların perakendeciliği veya mağazacılığı yönünden kullanımın ispat edilmesi yeterlidir...\" Davalının kullanım delili olarak sunduğu, fatura, katalog, fabrika görselleri  toptan satış, depo, işyeri mağazalarının/şubelerinin/bayii açılışlarına ilişkin deliller, iş yeri tabelaları  v.b  delillerin davalının ... ve ...  markaları altında kendi ürettiği  malların satışını ve ilgili ürünlerin ait olduğu emtia tescili yönünden ürün markası olarak kullanıldığını  ispat vasıtası olarak dikkate alınabileceği , dosyaya delil olarak sunulan satış yeri tabelalarında ... ibaresinin ön planda   olduğu,  ... ibaresinin aynı tabelalarda köşede daha geri planda tutulduğu, isko ibareli malların satış faturalarının da tek başına mağazacılık hizmeti verildiğinin ispatına yeterli  olmadığı, davalının kendisine ait farklı markalarla ürettiği malları satmasının, ticaret hayatı içinde üretimin devamında gerçekleşmesi beklenen  olağan bir  durum  ve ticari amaç olduğu , zira bu şekilde bir satış hakkı için ürün markasının ayrıca 35. sınıfta tescil zorunluluğu olmadığı, davalının 35. sınıfta tescili olmadan da ürettiği malları satışa arz hakkı bulunduğu   dikkate alındığında, üreticinin kendi malını ticaretin doğası gereği satışa arz etmesinin ayrı bir hizmet sınıfı olarak düzenlenen  tüketicilerin farklı malları elverişli şekilde bir arada görmesini  sağlamaya yönelik kendisine ait malın satışından bağımsız  mağazacılık hizmeti olarak değerlendirilemeyeceği, farklı malların bir araya getirilmesinden anlaşılması gerekenin  farklı firmalara ait farklı markalı ürünlerin  aynı fiziki yada elektronik ortamda elverişli şekilde  görülmesini, satın alınmasını sağlamaya yönelik tüketicilere sunulması olduğu, farklı malların ve markaların bir araya getirilmesinin mağazacılık hizmetinin asli unsuru olduğu,  davalının kendi ticari faaliyetinin doğal sonucu olan  ürettiği ürünlerin satışı dışında en azından sektörel bazda   başkaca firmalar tarafından üretilen  benzer çeşitli malları ve markaları  bir araya getirerek satış / mağazacılık adına ek bir  hizmet sunmadığı, bu nedenle davalı markasının 35. Sınıfta \"Müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için çeşitli malların bir araya getirilmesi hizmetlerinde\"  ciddi şekilde kullanıldığının ispatlanamadığı  sonucuna varılmıştır. 11. HD.'nin, 10.06.2015 tarih ve E. 2015/3119, K. 2015/8075 sayılı kararı \"Davacı vekili;   markanın 35. sınıfta kullanılmadığını ileri sürerek markanın 35/6 alt grup bakımından kullanmama nedeniyle hükümsüz kılınmasını  talep etmiş, Davalı vekili; müvekkilinin markayı kullandığını, markayı taşıyan ürünlerin bayiler aracılığıyla, fabrika showroomunda ve internet üzerinden satışa sunulduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.  Mahkemece ; davalı tarafından markanın ürün markası olarak kullanıldığı,  35/6 gurupta yer alan mağazacılık hizmetinin davalı tarafından marka altında ortaya konmadığı, gerekçesiyle davanın kabulü ile, markanın 35/6. alt grubunda  kısmi hükümsüzlüğüne, sair emtia yönünden tescilinin devamına karar verilmiştir... hükmün ONANMASINA\", Tüm bu açıklamalara göre, davalının  ... markası adı altında mağazacılık hizmetinin bulunmadığı anlaşıldığından  ilk derece mahkemesince davanın kabulü ile  davalı adına tescilli ... tescil numaralı \"... ŞEKİL\" ibareli markanın , 35. Sınıfta \"Müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için çeşitli malların bir araya getirilmesi hizmetleri ( belirtilen hizmetler perakende, toptan satış mağazaları, elektronik ortamlar, katalog ve benzeri diğer yöntemler ile sağlanabilir ).\" hizmetleri yönünden kullanılmama nedeniyle SMK 9. ve 26. maddeleri gereği İptaline karar verilmesi  yerine, davanın reddi yönündeki kararın isabetli olmadığı, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü gerektiği kanaatinde olduğumdan, sayın çoğunluğun markanın 35. sınıfta ciddi şekilde kullanıldığı ve iptali koşullarının bulunmadığına dair  görüşüne katılmıyorum.</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"123eaa63ec4249e8","SID":"ffbef1a6c15114f3"}}